Arap tenisçi, 30 yıllık sessizliğin ardından uğradığı tacizin belgelerini açıkladı

Tunuslu tenisçi Selime Sfar, Independent Arabia'ya verdiği röportajda Fransız antrenörü tarafından üç yıl boyunca maruz kaldığı muameleyi ve bunun turnuvalardaki performansı üzerindeki etkisini anlattı

Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu
Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu
TT

Arap tenisçi, 30 yıllık sessizliğin ardından uğradığı tacizin belgelerini açıkladı

Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu
Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu

Yasmin el-Ferdan 

Bunu tekrar yapabileceğini görünce aynı eylemi üç yıl boyunca tekrarladı.

Tunuslu tenisçi Selime Sfar, 12 yaşından itibaren Fransız antrenörünün kendisini tacizden başlayıp tecavüze kadar varan kademeli olarak takip etme yöntemini böyle tanımladı.

Tunuslu tenisçi, antrenörün eline geçen ilk fırsattan itibaren, duygularını manipüle etme deneyimine ve Sfar'ın spor tutkusuna güvendiğini söyledi.

Selime, 30 yıl sonra bu taciz ve tecavüz vakasını ortaya çıkarmasının ardından Google arama motorunda ön sıralarda yer aldı.

Şu anda cezaevinde bulunan antrenörü daha önce de benzer bir davaya karışmıştı.

Son dönemde kamuoyunu ve medyayı meşgul eden davada olaylar genç bir kızın tenis tutkusu etrafında dönüyor. Bu tutku daha sonra acı bir çatışmaya ve yenilgiye dönüştü.

Sfar'a göre o, sonraki yıllarda kendine olan güvenini ve hatta güvenliğini kaybetti.

Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu
Selime, Arap Kadınlar Tenis Birliği'nde ilk 100 oyuncu arasında yer alarak tarihte bunu başaran ilk Arap kadın oldu

Tarihte bunu başaran ilk Arap kadın olarak Arap Kadın Tenis Birliği'nin ilk 100 oyuncusu arasında yer alan eski tenisçi, maruz kaldığı durumun sonucunun "tüm hayatını etkilediğini" söyledi.

Sfar'ın anlattığına göre, böyle bir davayı şu anda ortaya çıkarmasının gerekçesi, ilk şoku atlattıktan sonra bunun kendisinde gelecek nesildeki çocuklara ve kadınlara yönelik bir sorumluluk duygusu oluşturması.

"O beni şampiyon yapacak teknik direktördü"

Sfar, uçağın gece geç saatlerde Tunus'a gelmesinin hemen ardından başlayan olayların ayrıntılarını Independent Arabia ile yaptığı röportajda açıkladı.

Sfar, açıklamasında şunları söyledi:

Regis dünyadaki en iyi antrenörlerden biri. Yaptığı işte uzman, sakin, doğal bir adama benziyordu. Oyuncular tenis kortunda her zaman onun dikkatini çekmeye çalışırlardı. Zeki ve manipülatif biriydi. İlk fırsatı hiç tereddüt etmeden değerlendirdi. Ben 12 yaşındayken gece geç saatlerde uçak Tunus'a vardıktan sonra beni almaya geldi ve arabayı otoyol kenarında durdurdu. Bana dokunmaya başladı ve dondum kaldım çünkü o ana kadar ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Bana söylenen tek şey ona saygı duymam ve onun rehberliğini takip etmem gerektiğiydi çünkü o beni şampiyon yapacak teknik direktördü.

"Ne yazık ki bu üç yıl boyunca devam etti"

Sfar, açıklamasına şöyle devam etti:

Dondum, o da gördü. Sonra tekrar arabayı sürmeye başladı. Gecenin çok geç saatlerinde evine vardık ve bu sefer o daha da ileri gitti. Ben daha da dondum. Beni tepki veremez hale getiren bir şok yaşadım ve o benim şokumu gördüğü an bunu tekrar yapabileceğini anladı. Ne yazık ki bu üç yıl boyunca devam etti.

Acı noktası

Sfar, yaşadıklarının ne olduğunu anladığı yaşın, "kişisel düzeyde vakamla ilgili detaylandırılması en zor yaş ve bu korkunç travmanın tüm hayatımı ne ölçüde etkilediğini fark ettiğim yaş" diyerek tanımladı.

Sfar, "Eğer zamanda geriye gidebilseydim bana ilk dokunduğunda onu ciddi şekilde durdururdum. Kararlı davranırdım, gerekirse fiziki ya da sözlü şiddete bile başvururdum ya da yüksek sesle ihbar etmekle tehdit ederdim ama donup kalmazdım" dedi.

Selime Sfar, 13 yaşında iken (Independent Arabia)
Selime Sfar, 13 yaşında iken (Independent Arabia)

Sfar, açıklamalarına şöyle devam etti:

Spor kariyerimin kritik aşaması, Dubai'deki Kadınlar Tenis Birliği turnuvasının finalinde, o zamanlar dünyanın en ünlü sporcularından biri olan Rus tenisçi Anna Kournikova'ya karşı oynadığım andı. Bu oyun esnasında dondum kaldım. Bu kesinlikle 12 yaşımdayken yaşadığımla aynı duyguydu ve benim için en önemli maçın en önemli anında tenis kortunda tam olarak o zamanki gibi hissettim ve sonra tekrar felç olmuş gibi kaldım. Bu maç harika bir andı ve maçı kazanmak beni sadece ilk 50 takım arasında en iyi sıralamaya taşımakla kalmayacak, bana özellikle Arap dünyasında büyük bir görünürlük, takdir ve şöhret kazandıracaktı. Çünkü Dünya Kupası'nda Messi'yi yenmek ne ise teniste de Kournikova'yı yenmek aynı şeydi. Üçüncü seti kazandım ve aniden raket bana 300 kg gibi geldi ve dondum kaldım. Tenis şampiyonu olmak için tüm hayatımı feda ettikten sonra arka arkaya 6 maç kaybettim.

Sfar, 2009'daki o anı, tenisteki kariyerinin perdesini aralayan "karanlık" olarak nitelendirdi ve o tarihten bu yana hala pes etmeye niyetli değil.

Independent Arabia

Basınla yüzleşme

Tunuslu tenisçi o zamanki duygularını şöyle anlattı:

Kendimden nefret ediyordum. Tıpkı 12 yaşımda tacize uğradığımda hissettiğim gibi kendimi zayıf, korkak ve çaresiz hissettim. Aşırı derecede suçluluk ve utanç duydum. Daha sonra basınla yüzleşmeyi reddettim, ceza aldım ve Dubai'deki ailemle görüşmeden bir sonraki uçağa binip gittim. Kendimi çok utanmış ve öfkelenmiş hissettim. Korkunçtu ve kariyerimde hissettiğim en yalnız ve çaresiz andı.

Sfar, sözlerine şöyle devam etti:

Bu, birkaç ay boyunca aklımdan çıkmayan bir kabustu. Ailem de dahil olmak üzere herkes bana zihinsel olarak yeterince güçlü olmadığımı tekrarlayıp duruyordu, basından da bunu duydum. Zaten ne zaman zor bir maçta bir oyuncu kaybederse böyle söylenir.

Davanın ortaya çıkmasının ardından

Tunuslu oyuncu, yaşadığı şoku atlattıktan sonra, ki bu 2023'ün sonlarında ancak mümkün oldu, konuyu kamuoyu ve medyaya tereddüt etmeden anlattı.

Oyuncunun maruz kaldığı psikolojik saldırının etkileri on yıllar boyunca devam etti ve şu anda Sfar, 40 yaşını geçmiş durumda.

Tunuslu oyuncu on yaşındayken (Independent Arabia)
Tunuslu oyuncu on yaşındayken (Independent Arabia)

Selime Sfar, açıklamalarına şöyle devam etti:

Kadınları ve çocukları güçlendirmek için çalışan bir program oluşturdum. Program, özellikle de yetişkinlerin onlara karşı otoriter bir tutuma sahip olduğu durumlarda çocukların duygularını veya farklılıklarını ifade etmelerine izin verilmemesinin arkasında yatan nedeni araştırıyor.

Sfar programın "gençlere, çocuklara sıklıkla söylendiği gibi korku, öfke, kaygı ve isyan gibi karanlık duyguları ifade etme yeteneği kazandırmasını amaçladığını" belirtti.

Staf, şöyle devam etti:

Çocuklar yetişkinlere karşı isyan ederlerse ya da kızgınlık ya da üzüntü gösterirlerse kaba davranırlar. Program çocuğun, reddedilme veya aşağılanma korkusu olmadan kendini öne çıkaracak ve ne istediğini ve ne istemediğini ifade edebilecek kadar kendine güvenmesini sağlar. Ayrıca özellikle istismar vakalarının yüzde 80'i çevredeki bir yetişkinden geldiğinden çocuğun otorite figürleriyle korkmadan başa çıkmasına yardımcı olur.

Tunuslu tenisçi açıklamalarını, "Konu tüm hayatımı etkiledi" diyerek tamamladı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
TT

Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)

Stresli anlarda kedilere sarılmanın stresi azaltmak yerine artırabileceği tespit edildi.

Pek çok kişi birlikte yaşadıkları kedi ve köpeklerin ruh hallerine iyi geldiğini söylüyor. Öte yandan bu hayvanların sağladığı duygusal destek üzerine yapılan araştırmaların sayısı sınırlı.

Hollanda Açık Üniversitesi'nden araştırmacılar, evcil hayvanların insanlar üzerindeki olumlu etkilerinin arkasında yatan mekanizmaları daha iyi anlamayı amaçlayan bir çalışma yürüttü.

Araştırma kapsamında kedi, köpek veya her ikisiyle birlikte yaşayan 188 kişinin telefonuna bir veri toplama uygulaması indirildi. 

Bilim insanları bu uygulama üzerinden günde birkaç kez sinyal göndererek katılımcıların ruh halleri, stres seviyeleri ve evcil hayvanlarıyla ne kadar etkileşime girdikleri hakkında bilgi topladı.

Bu sayede edindikleri yaklaşık 8 bin anlık raporu inceleyen araştırmacılar hem kedi hem de köpeklerle etkileşime girmenin, hayvan sahiplerinde olumlu duygular yarattığını ve olumsuz hisleri azalttığını saptadı.

Ancak stresli hissederken evcil hayvanlarla etkileşime girmenin, stresin ruh hali üzerindeki olumsuz etkilerine karşı koruma sağlamadığı gözlemlendi.

En ilginç bulgu ise, stres anlarında örneğin kedilere sarılarak onlarla etkileşime girmenin olumsuz duyguların artmasına yol açmasıydı. Ancak köpeklerle etkileşim stres üzerinde ne olumlu ne de olumsuz bir etki yarattı.

Bulguları hakemli dergi Frontiers in Psychology'de bugün (16 Haziran) yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Sanne Peeters, "Bunun olası bir açıklaması, kedilerle girilen etkileşimlerin genellikle daha pasif olması ve daha az çaba gerektirmesi nedeniyle, etkileşimin yoğunlaşmasının duygusal açıdan daha fazla tepki uyandırması olabilir" diyerek ekliyor: 

Bu da stresli anlarda duyulan destek ihtiyacını karşılamayabilir.

Bilim insanları, hayvanların sadece ortamda bulunması ve onlarla yoğun şekilde etkileşime girmek arasında pek fark olmadığını düşünüyor. 

Öte yandan araştırmacılar, çalışmadaki kedi sahipleri sayısının daha az olması nedeniyle bulguların nihai olmadığını belirtiyor.

Peeters, genel itibarıyla kedi ve köpeklerin benzer duygusal destek sunduğunu düşünüyor.

Makalenin bir diğer yazarı Mayke Janssens ise bulguları şöyle değerlendiriyor:

Evcil hayvanlarla etkileşimin ruh hali üzerindeki olumlu etkileri gerçek gibi görünüyor. Ancak bu etkiler, evcil hayvanların, insanların stresle daha iyi başa çıkmasına yardım etmesi nedeniyle ortaya çıkmıyor gibi görünüyor.

Independent Türkçe, Science Alert, MedicalXpress, Frontiers in Psychology


Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
TT

Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)

Netflix, orta yaş ilişkilerini masaya yatıran popüler komedi dizisi Dört Mevsim'e (The Four Seasons) üçüncü sezon onayını verdi. 

Müjdeli haberi, Netflix'in ABD ve Kanada Senaryolu Diziler Bölüm Başkanı Jinny Howe, BANFF Dünya Medya Festivali'nde sahneden duyurdu.

Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield üçlüsünün imzasını taşıyan dizi, yeni sezonda da hayranlarının alıştığı formata sadık kalacak. 

Üçüncü sezon, ilk iki sezonda olduğu gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde geçen toplam 8 bölümden oluşacak. 

Hikaye, uzun yıllardır dost olan bir arkadaş grubunun tatil ve kutlamalar vesilesiyle bir araya gelişini işlemeye devam edecek.

Kadro fire vermeden dönüyor

İlk sezonun finalinde Steve Carell'in canlandırdığı Nick karakterinin ölümüyle dengeleri değişen dizide, bu kez ana kadro korunuyor. 

Tina Fey, Will Forte, Kerri Kenney-Silver, Marco Calvani, Erika Henningsen ve Colman Domingo gibi yıldız isimlerin tamamı üçüncü sezon için kontrat yeniledi.

İkinci sezonun son üç bölümünde, Nick'in bebeğini gruptan uzakta büyütmek için kendi yoluna giden ve bu yüzden ekranda pek görünmeyen Ginny karakterini canlandıran Erika Henningsen de hikayenin merkezindeki düzenli kadroya geri dönüyor.

Sürpriz David Tennant hamlesi

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon finali, kadroya yeni katılabilecek önemli bir ismin sinyalini verdi. Doctor Who'yla özdeşleşen David Tennant, Anne'in komşusu Gianpiero rolüyle kısa süreliğine ekrana geldi.

Dizinin yaratıcılarından Tracey Wigfield, verdiği röportajlarda üçüncü sezonda Tennant'ın canlandıracağı karakterle ilgili "daha anlatacak çok hikayeleri olduğunu" söyledi. 

Sektör kaynakları, ünlü aktörle henüz resmi bir anlaşma imzalanmadığını hatırlatıyor.

Yeni sezon onayının ardından ortak bir açıklama yapan dizinin yaratıcıları Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, heyecanlarını şu sözlerle paylaştı:

Dört Mevsim'in üçüncü sezonunu hayata geçireceğimiz için çok mutluyuz. Bizi izleyen herkese çok teşekkür ederiz. Orta yaşlılar, hadi uçuşa geçiyoruz!

Reytinglerde düşüş, eleştirilerde yükseliş

Alan Alda'nın 1981 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan Dört Mevsim, Mayıs 2025'teki ilk sezonuyla fırtınalar estirmiş, ilk iki haftasında 24,4 milyon izlenmeye ulaşarak Netflix'in İngilizce Diziler listesinde zirveye oturmuştu.

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon ise açılış haftasında 4,4 milyon izlenmeyle listeye üçüncü sıradan girebildi. Yeni bölümler, ilk sezon başlangıcına kıyasla yüzde 63'lük bir düşüş yaşadı. Ancak ikinci haftasında toparlanarak 5,7 milyon izlenmeye ulaştı ve hatta ilk sezonu da 2 milyon izlenmeyle yeniden listenin 10. sırasına taşımayı başardı.

Reytinglerdeki dalgalanmaya rağmen dizi, eleştirmenlerin ve izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Nitekim ikinci sezon, Rotten Tomatoes'da yüzde 90 başarı puanı yakalayarak ilk sezonun yüzde 78'lik skorunun önüne geçti.

Netflix ABD Komedi Dizileri Başkan Yardımcısı Tracey Pakosta da projeye olan inançlarını şu sözlerle özetledi:

Bu eski dostların kaotik ve güzel yolculuğuna tanıklık etmek büyük bir keyif. Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, içtenlikle mizahı harmanlayarak bizi de o arkadaş grubunun bir parçası gibi hissettirmeyi çok iyi başarıyor. Seyirciler bu efsane kadronun kimyasına aşık oldu. Tatili üçüncü sezonda da sürdüreceğimiz için heyecanlıyız.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Dune ve Mad Max yıldızı, Yüzüklerin Efendisi evrenine katıldı

30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
TT

Dune ve Mad Max yıldızı, Yüzüklerin Efendisi evrenine katıldı

30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)

Anya Taylor-Joy, The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'un oyuncu kadrosuna katılan son yıldız oldu. 

New Line ve Warner Bros. imzalı filmin yönetmenliğini, Gollum rolüne geri dönen Andy Serkis üstleniyor. Serkis'e Ian McKellen (Gandalf), Elijah Wood (Frodo) ve Lee Pace (Kral Thranduil) gibi serinin tanıdık yüzleri eşlik ediyor.

Altın Küre ödüllü Taylor-Joy, Kate Winslet (Marigol), Jamie Dornan (Strider) ve Leo Woodall (Halvard) gibi isimlerin yer aldığı bu iddialı kadroya katılan son isim oldu.

Emmy adayı oyuncunun filmde, "Kral Thranduil'in güvenilir ve ölümcül ajanı" diye tanımlanan Sindar Elfi Seren'i canlandırması bekleniyor.

Bu proje, Mad Max: Fury Road'un öncesini anlatan Furiosa: Bir Mad Max Destanı (Furiosa: A Mad Max Saga) ve Dune: Çöl Gezegeni'nin (Dune) ardından Taylor-Joy'un, Warner Bros. çatısı altındaki üçüncü büyük serisi olacak.

Denis Villeneuve'ün büyük övgü toplayan üçlemesinin final filmi Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç (Dune: Part Three) ise 18 Aralık'ta izleyiciyle buluşacak. 

Taylor-Joy, sinema projelerinin yanı sıra yakında idari yapımcılığını da üstlendiği Apple TV dizisi Lucky'yle ekranlarda boy gösterecek. 

Milyar dolarlık efsane dönüyor

Son 20 yılı aşkın sürede vizyona giren Yüzüklerin Efendisi evrenine ait 6 film, dünya çapında yaklaşık 6 milyar dolar hasılat elde etmişti.

The Hunt for Gollum da sinema tarihindeki bu köklü mirası sürdürmeyi hedefliyor. Film, serinin ilk halkası Yüzük Kardeşliği'nin (The Fellowship of the Ring) öncesindeki yıllarda geçecek ve adını aldığı yozlaşmış Hobbit Gollum'un peşine düşülen dönemi konu alacak.

Proje, Oscarlı yaratıcı ekibi de yeniden bir araya getiriyor. Filmin yapımcılığını Peter Jackson, Fran Walsh, Philippa Boyens ve Zane Weiner üstleniyor. Ken Kamins, Andy Serkis ve Jonathan Cavendish ise idari yapımcı olarak projede yer alıyor.

J.R.R. Tolkien'in eserlerini senaryoya uyarlayan ekipte Philippa Boyens ve Fran Walsh'a, Phoebe Gittins'le Arty Papageorgiou eşlik ediyor.

Fantastik serinin bir sonraki halkası olması planlanan The Lord of the Rings: Shadow of the Past'in senaryosu ise Philippa Boyens, Stephen Colbert ve Peter McGee tarafından kaleme alınacak. 

The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum, tüm dünyada 17 Aralık 2027'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline