John Wick 4'ün nefes kesen sahnesiyle ilgili "kral" itirafı

Dünya çapında 440 milyon dolar hasılat yapan John Wick 4, eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'da 100 üzerinden 94 gibi yüksek bir puan almayı başarmıştı (Lionsgate)
Dünya çapında 440 milyon dolar hasılat yapan John Wick 4, eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'da 100 üzerinden 94 gibi yüksek bir puan almayı başarmıştı (Lionsgate)
TT

John Wick 4'ün nefes kesen sahnesiyle ilgili "kral" itirafı

Dünya çapında 440 milyon dolar hasılat yapan John Wick 4, eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'da 100 üzerinden 94 gibi yüksek bir puan almayı başarmıştı (Lionsgate)
Dünya çapında 440 milyon dolar hasılat yapan John Wick 4, eleştiri derleme sitesi Rotten Tomatoes'da 100 üzerinden 94 gibi yüksek bir puan almayı başarmıştı (Lionsgate)

John Wick serisinin yönetmeni Chad Stahelski, filmin en nefes kesici sahnelerinden birinin hayata geçirilmesinde gerçek bir kralın parmağı olduğunu açıkladı. 

Keanu Reeves'in canlandırdığı meşhur suikastçı, geçen bahar 4. kez geri dönmüş ve şimdiye kadarki en aksiyon dolu bölümde Yüksek Şura'yı devirip özgürlüğünü kazanmak için savaşmıştı. 

John Wick 4'te (John Wick: Chapter 4) beğeni toplayan sadece aksiyon sahneleri değil. Sinematografi ve yerinde çekimler de devam filminin epik sunumuna katkıda bulundu.

Stahelski, Josh Horowitz'in Happy Sad Confused podcast'ine konuk oldu ve John Wick 4'ün çarpıcı sahnelerine değindi.

Yönetmen, bir kraliyet figürünün, prodüksiyonun çölde gün doğumunu yakalamasına yardımcı olduğunu da açıkladı.

Bu, Akabe ve Rum Vadisi'nin dışındaki Ürdün çölünde gerçek bir gün doğumu, yani dijital değil. Bununla gurur duyuyorum. Ürdün Kralı bu gün doğumu çekimini yapabilmemiz ve çölün ortasına gitmemiz için bize ödünç helikopter verdi.

Popüler aksiyon serisinin 2014'te gösterime giren ilk filmi, Hollywood'da pek sık görülmeyen bir aksiyon seviyesi ve tarzına sahip olmasının yanı sıra son derece mütevazı bir bütçeyle çekilmesiyle de sürpriz bir hit olmuştu. 

Ancak Stahelski'nin aksiyonun ötesine geçen hedefleri olduğu daha ilk filmden belliydi. Bu hedefler, her biri bir öncekinden daha görkemli olan John Wick filmlerinde daha da belirgin hale geldi.

John Wick 4 geniş manzaralar, nefes kesici gerçek mekanlar, aksiyon türünde pek de alışık olunmayan sinematografi ve set tasarımıyla fark yarattı.

Filmin açılışındaki çöl sekansı, David Lean imzalı başyapıt Arabistanlı Lawrence'ı (Lawrence of Arabia) anımsatırken, diğer aksiyon sahnelerinde Japonya, Berlin ve Fransa'daki gerçek mekanlar çarpıcı bir şekilde kullanıldı. 

Örneğin filmin finalindeki Sacré Coeur sekansı tamamen 222 basamaklı merdivende şekilleniyordu ve çekimlerin tamamı Paris'te gerçekleşti.

Independent Türkçe, ScreenRant, Happy Sad Confused



En iyi Harry Potter filminin yönetmeni 20 yıl sonra itiraf etti

İki Oscar adayı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, dünya çapında 804 milyon dolar hasılat yapmıştı (Warner Bros)
İki Oscar adayı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, dünya çapında 804 milyon dolar hasılat yapmıştı (Warner Bros)
TT

En iyi Harry Potter filminin yönetmeni 20 yıl sonra itiraf etti

İki Oscar adayı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, dünya çapında 804 milyon dolar hasılat yapmıştı (Warner Bros)
İki Oscar adayı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı, dünya çapında 804 milyon dolar hasılat yapmıştı (Warner Bros)

Alfonso Cuarón, eleştirmenlerce serinin en iyisi kabul edilen 2004 yapımı Harry Potter ve Azkaban Tutsağı'nı (Harry Potter and the Prisoner of Azkaban) yönetmeyi, meslektaşı Guillermo del Toro aklını başına getirmeden önce neredeyse reddedeceğini açıkladı.

Popüler film serisinin üçüncü filminin 20. yıldönümü vesilesiyle Total Film'e konuşan yönetmen, başlangıçta Büyücülük Dünyası'na çok aşina olmadığını söyledi ve film kendisine teklif edildiğinde verdiği tepkiyi paylaştı.

"Kafam karışmıştı çünkü kesinlikle gündemimde değildi" diyen Cuarón, Harry Potter'dan önceki projesinin tamamen farklı bir türde olduğunu belirtti. Yönetmen, 2001'de İspanyolca erotik drama Ananı Da!'yı (Y Tu Mamá También) çekmişti.

Meslektaşı Guillermo del Toro'yla sık sık konuştuğunu aktaran Cuarón, şöyle dedi: 

Tekliften birkaç gün sonra Guillermo'ya 'Biliyor musun, bana bu Harry Potter filmini teklif ettiler ama benden istemeleri gerçekten garip' dedim.

Ancak del Toro, Chris Columbus'un ilk iki filminden sonra gişe canavarı serinin ne kadar büyüdüğünü biliyordu. 2004 yapımı Hellboy'un yönetmeni, bu nedenle Cuarón'a bazı samimi tavsiyelerde bulundu.

62 yaşındaki Cuarón, meslektaşıyla konuşmalarını şöyle anlattı:

'Dur, dur, dur, Harry Potter'ı okumadığını mı söyledin?' dedi. Ben de, 'Bana göre olduğunu sanmıyorum' dedim. 

Oscar ödüllü yönetmen, konuşmalarının nasıl ilerlediğini şöyle aktardı: 

Çok süslü bir dille, İspanyolca olarak, 'Sen kibirli bir pisliksin' dedi.

Cuarón filmi yönetmek için uygun olmadığını düşünse de Harry Potter'ın 8 filminin de yapımcısı olan David Heyman, Azkaban Tutsağı için farklı bir yol izlemek istediğini anlattı.

Heyman, "Ananı Da!'yı izlemiştim, çok sevmiştim ve tuhaf bir şekilde onun üçüncü Potter için mükemmel bir yönetmen olacağını düşündüm" dedi.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Total Film, Variety


Cannes'da açık artırma: Emily In Paris'te figüranlık 250 bin dolardan alıcı buldu

Lily Collins, Emily in Paris'te (Netflix)
Lily Collins, Emily in Paris'te (Netflix)
TT

Cannes'da açık artırma: Emily In Paris'te figüranlık 250 bin dolardan alıcı buldu

Lily Collins, Emily in Paris'te (Netflix)
Lily Collins, Emily in Paris'te (Netflix)

Netflix'in Emily in Paris'in yeni sezonunun gelmeyebileceğini açıklamasına rağmen Cannes'da düzenlenen yardım galasında bir teklif sahibi, dizinin 5. sezonunda rol almak için 250 bin euro ödedi.

HIV ve AIDS'in sona erdirilmesine yönelik araştırmalar için para toplayan AmfAR Galası sırasında Winnie Harlow ve Paris Jackson sahneye çıkarak dizide figüran olarak rol almanın yanı sıra Los Angeles'ta düzenlenecek 4. sezon prömiyerine katılma şansını açık artırmayla satışa sundu. 

Harlow ve Jackson, dizinin 5. sezon çekimlerinin 2025 ortalarında başlamasının planlandığına da atıfta bulundu.

Ancak Variety, Netflix çalışanlarının henüz dizinin yeni sezonuna yeşil ışık yakılmadığını söylediğini bildirdi. 

The Independent açıklama için Netflix'e ulaştı ancak henüz yanıt alamadı. 

4. sezon dijital yayın platformunda iki bölüm halinde yayımlanacak; ilk bölüm 15 Ağustos'ta, ikinci bölümse 12 Eylül'de izleyiciyle buluşacak. 

AmfAR'ın resmi müzayede sitesinde, konuk oyuncu rolünün popüler diziyi yaratan "Darren Star'ın izniyle" düzenleneceği belirtiliyor.

İnternet sitesi, teklif sahibinin "5. sezonun onaylanması şartıyla çekim sırasında Paris'teki sette bir gün geçirme fırsatına sahip olacağını" belirtmek için kısa bir süre önce güncellendi.

Resmi müzayede kitapçığında yer alan orijinal dilde 5. sezon çalışmalarının zaten başladığı öne sürülüyor. 

Netflix'in dizinin 4. sezonuna ilişkin resmi açıklamasında şu ifadeler yer alıyor:

Emily (Lily Collins), Camille (Camille Razat) ve Gabriel'in (Lucas Bravo) gayri meşru düğününde yaşanan dramatik olayların ardından sarsılır. İki erkeğe karşı güçlü duygular besliyor ama artık Gabriel eski sevgilisinden bir bebek bekliyor ve Alfie'nin (Lucien Laviscount) kendisi ve Gabriel hakkındaki en kötü korkuları doğrulandı.

The Independent'tan Isobel Lewis dizinin üçüncü sezonu için yazdığı iki yıldızlı eleştiride şöyle demişti:

Emily in Paris epey inişli çıkışlı bir yolculuk geçirdi. Halkla ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Şikagolu bir kızın Aşk Şehri'ne gitmesini konu alan ilk sezon eleştirmenler tarafından alay konusu olmuş, Netflix'in kaliteli yapımlardan vazgeçip bunun yerine kalıplaşmış diziler üretmeye başladığının bir işareti olarak görülmüştü (iki yıl ve çok fazla gerçek suç dizisinin ardından bu yargı cidden isabetli bir tahminmiş gibi geliyor). Ancak dizinin yaratıcısı Darren Star sorunları gidermeyi vadetmişti. İkinci sezon geldiğinde eleştirmenler U dönüşü yaparak dizinin artık tamamen "şakayla karışık" olduğunu iddia etti. Üçüncü sezon bölümleri Netflix'e geldiğinde, ben ikna olmadım. Eğer şaka iyi değilse, bir dizinin şakayla karışık olması yeterli mi? Dizinin klişe olduğunu bilmek onu eleştirilerden muaf mı kılıyor?

Independent Türkçe


Bir kuş cinsinin "zihinsel zaman yolculuğu" yapabildiği bulundu

Bayağı alakargaların hatırlanan bir olaydaki rastgele detayı da akıllarına getirebildiği bildirildi (Unsplash)
Bayağı alakargaların hatırlanan bir olaydaki rastgele detayı da akıllarına getirebildiği bildirildi (Unsplash)
TT

Bir kuş cinsinin "zihinsel zaman yolculuğu" yapabildiği bulundu

Bayağı alakargaların hatırlanan bir olaydaki rastgele detayı da akıllarına getirebildiği bildirildi (Unsplash)
Bayağı alakargaların hatırlanan bir olaydaki rastgele detayı da akıllarına getirebildiği bildirildi (Unsplash)

Şu sorulara hızlıca yanıt vermeye çalışın: Dün öğle yemeğinde ne yediniz? Yanınızda kim vardı? Neredeydiniz? Ortamı kafanızda canlandırabiliyor musunuz?

Geçmişteki olaylardaki küçük detayları hatırlama yetisi, bilim insanlarının epizodik bellek diye adlandırdığı hafıza biçiminin alametifarikası. 

Yeni bir araştırma insanların dışında bir kuş türünün de bu belleğe sahip olduğunu ortaya koydu: Bayağı alakargalar (Garrulus glandarius). 

15 Mayıs'ta PLOS One adlı bilimsel dergide yayımlanan makalenin ilk yazarı James Davies epizodik belleği şöyle anlatıyor:

Zihninizde bir şekilde yeniden yaşıyorsunuz. Bu, deneyimi oluşturan detayları da içeriyor: Sesler, görüntüler ve hatta düşüncelerinizle ruh haliniz.

Cambridge Üniversitesi'nde psikoloji alanında doktora yapan Davies, epizodik belleği semantik hafızayla karşılaştırıyor:

Semantik hafıza, gerçek bilgilerin hatırlanması anlamına geliyor. Semantik hafızayı bilmeyle, epizodik belleğiyse hatırlamayla yanyana düşünebiliriz, işin aslı bilinçli bir hatırlama yok.

Hayvanlar ne düşündüğünü söyleyemediğinden onların epizodik belleğe sahip olup olmadığını de bilmek güç.

Onların geçmişte yaşanan olayları hatırlamasıyla ilgili yöntemler geliştiren bilim insanları; martılar, köpekler ve mürekkepbalıklarının epizodik belleği andıran hafızaları olduğuna dair kanıtlar elde etmişti. 

Zekasıyla bilinen kargagillerin de epizodik bellek sahibi olabileceği bildirilmişti. Dr. Nicola Clayton'ın 1998'de yaptığı bir deney, gıdaları ne kadar süre önce nerelere sakladıklarını hatırladıklarını ortaya koymuştu. 

Clayton'ın öğrencisi Davies, bu kabiliyeti test etmek için başka yöntemlere girişti:

Eğer tek bir metodoloji kullanıyorsanız o yöntemde muhtemelen hata vardır. Aynı şeyi farklı şekillerde çeşitli metodolojilerle denerseniz çok daha kesin bir kanıt çıkar.

Yeni bir yaklaşımla bayağı alakargaları inceleyen bilim insanları, insan hafızası araştırmalarına yansıması olabilecek sonuçlar buldu. 

Davies ve arkadaşları, "zihinsel zaman yolculuğu" diye adlandırılan sürecin bu kuşlarda yaşanıp yaşanmadığını araştırdı. Bu süreç şöyle düşünülebilir: Dün öğle yemeğinde ne yediğiniz gibi, hafızanıza kaydetmek isteyecek kadar değerli bulmadığınız bilgi parçalarını hatırlamak. 

Alakargalara önce hangi kupanın altında yemek saklandığı gösterildi ve rahatlıkla hatırladılar. 

İkinci adımda kupaların üstüne çıkartmalar ya da ipler yerleştirildi. Yine aynı kupanın altına saklanan yemek bulundu. Kuşlar için bu eklemelerin bir önemi yoktu. 

Deneyin son aşamasındaysa bu çıkartmalar ve ipler önem kazandı zira kupaların yerleri değiştirildi. Kuşlar yiyecek içeren kupadaki işaretleri tanıyarak yüzde 70 isabet oranı yakaladı. 

Araştırmada yer almayan Dr. Jonathon Crystal, "Bu araştırma bayağı alakargalardaki epizodik hafızanın varlığına dair güçlü bir kanıt sunuyor" diyor. Alzheimer gibi hastalıklarda bu belleğin kaybının dikkat çekici olduğunu belirterek yeni çalışmanın konuyla ilgili araştırmalarda fayda sağlayabileceğini vurguluyor.

Crystal, "Sadece hafızayı geliştirmek yetmez, epizodik belleği de geliştirmemiz lazım" ifadesiyle ilgili ilaçların hayvanlarda test edilerek insanlar için geliştirilebileceğini öne sürüyor. 

Independent Türkçe, CNN, Scientific American


Kargaların sesli olarak sayı sayabildiği ortaya çıktı

Zekalarıyla bilinen kargalar, alet kullanabiliyor ve insan yüzlerini unutmuyor (Pexels)
Zekalarıyla bilinen kargalar, alet kullanabiliyor ve insan yüzlerini unutmuyor (Pexels)
TT

Kargaların sesli olarak sayı sayabildiği ortaya çıktı

Zekalarıyla bilinen kargalar, alet kullanabiliyor ve insan yüzlerini unutmuyor (Pexels)
Zekalarıyla bilinen kargalar, alet kullanabiliyor ve insan yüzlerini unutmuyor (Pexels)

Kargaların, yürümeye yeni başlayan küçük çocuklar gibi sayı sayabildiği ortaya çıktı. Bu beceri ilk defa insan dışında bir türde görülüyor. 

Daha önce maymun, şempanze, sıçan ve tavuk gibi bazı hayvanların farklı miktarlardaki şeyleri ayırt edebildiği, bal arılarının sayı algısı olduğu ve kargalarınsa sayma sayılarının yanı sıra sıfırı da kavrayabildiği tespit edilmişti.

Öte yandan bundan farklı olan, sayıyı sesle ifade etme becerisinin insanlara özgü olduğu düşünülüyordu.

Sayı saymayı öğrenme sürecinde nesnelerin çıkarılan sesle sayıldığı bir süreçten geçiliyor. Örneğin küçük bir çocuk üç tane elmayı sayarken "bir, iki, üç" değil; "bir, bir, bir" veya "üç, on, beş" diye sayabiliyor. Üç elma olduğunu anlamalarına karşın bunu "üç" diye soyut bir şekilde ifade etme becerisine henüz sahip olmuyorlar.

Science adlı hakemli dergide dün yayımlanan araştırmada leş kargası türünün de bu şekilde sayabildiği tespit edildi. 

Almanya'daki Tübingen Üniversitesi'nden araştırmacılar üç leş kargasını görsel ve işitsel uyarılar karşısında 1 ila 4 kez gaklayacak şekilde eğitti. Ekranda görülen sayı veya işittikleri sesli uyaran kadar gaklayan kargalara ödül verildi.

Bir yıllık eğitim sürecinin sonunda kargalar kendi seçtikleri uyaranlarla test edildi. Görsel veya işitsel uyarandaki kadar ses çıkarması beklenen hayvanlar bir noktayı gagalayarak işlerini bitirdiğini haber verdi. Seçtikleri görsel veya sesle aynı sayıda gaklayan kargalar ödüllendirildi. 

Her bir kargayla yapılan 20 testin sonucunda araştırmacılar, hayvanların doğru sayıda gak sesini çıkarmayı büyük ölçüde başardığını tespit etti. 

Kargalar bir sayısında çoğunlukla yüzde 100, ikide yüzde 60, üçte yüzde 50 ve 4'te yüzde 40 civarında başarı gösterdi. 

Bu beceriyi yürümeye yeni başlayan çocukların saymasına benzeten araştırmacılar, kargaların ilk sesi çıkarmadan kaç kere gaklayacaklarını önden planladığını söylüyor. 

Carnegie Mellon Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden, araştırmada yer almayan Jessica Cantlon, "Dünyadaki şeyleri ifade etmek için sesleri kullanmaya başlayınca düşünme şekli değişiyor" diyerek şöyle ekliyor:

Başka hiçbir hayvanın bunu yapıp yapamadığı net değildi.

Öte yandan Cantlon, kargaların duydukları seslerin sayısını değil süresini ölçüyor olabileceğini ve aslında sesle sayı arasındaki ilişkiyi kuracak beceriden yoksun olabileceklerini söylüyor. 

Bunun tespit edilmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulurken kargalar hakkında öğrenilenler insanların sayı algısı hakkıda da bazı soruları yanıtlayabilir. 

Matematiğin insan bilişselliğinin belirleyici bir özelliği olduğunu belirten Cantlon şöyle diyor:

Evrim ağacının farklı dallarına bakarsak, kendi düşünme tarihimizin izini sürmeye başlayabiliriz.

Independent Türkçe, Popular Science, Science Alert, Science


Beyin yaşlanmasını yavaşlatan besinler belirlendi

Uzmanlar Akdeniz diyetinin bağışıklığı güçlendirdiği ve kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü söylüyor (Unsplash)
Uzmanlar Akdeniz diyetinin bağışıklığı güçlendirdiği ve kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü söylüyor (Unsplash)
TT

Beyin yaşlanmasını yavaşlatan besinler belirlendi

Uzmanlar Akdeniz diyetinin bağışıklığı güçlendirdiği ve kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü söylüyor (Unsplash)
Uzmanlar Akdeniz diyetinin bağışıklığı güçlendirdiği ve kronik hastalıklara yakalanma riskini düşürdüğünü söylüyor (Unsplash)

Bilim insanları beynin yaşlanmasını yavaşlatan besinleri belirledi. Bulgular büyük ölçüde Akdeniz diyetiyle uyuşuyor. 

Sebze ve meyve ağırlıklı Akdeniz diyetinin, Alzheimer ve bunama riskinin düşmesi ve sağlıklı bir beyinle ilişkisi daha önceki çalışmalarda ortaya konmuştu. 

Nature Aging adlı bilimsel dergide salı günü yayımlanan çalışmadaysa, spesifik olarak hangi besinlerin beyin yaşlanması üzerinde olumlu etki yarattığı saptandı. 

65 ila 75 yaşındaki 100 kişinin beslenme biçimini inceleyen araştırmacılar, sıkça yapıldığı gibi katılımcıların aktarımına dayanarak değil, kan örneklerini analiz ederek besin seyivelerini ölçtü. 

Daha sonra katılımcılara bilişsel testler uygulandı ve MR taraması yapıldı. Bilim insanları bu kişilerde hızlı ve yavaş olmak üzere iki tür beyin yaşlanması gözlemledi. 

Balık ve zeytinyağındaki yağ asitleri, ıspanak ve bademdeki E vitamini gibi antioksidanlar, havuç ve balkabağındaki karotenoid ve yumurta sarısı ve soya fasulyesindeki kolin gibi besinlerin, beyin yaşlanmasının yavaş olduğu kişilerin beslenme profilinde öne çıktığı görüldü.

Araştırmacılar bu profilin, Akdeniz diyetindekine çok yakın besinleri içerdiğini söylüyor. Sebze ve meyvenin yanı sıra tam tahıllar ve zeytinyağı açısından zengin bu beslenme biçiminde balık ve peynir de ortalama miktarlarda yeniyor. Kırmızı ve işlenmiş etse çok kısıtlı miktarda tüketiliyor. 

Çalışmayı yürüten nörolog Aron Barbey bulguları şöyle değerlendiriyor: 

Bu sonuçlar, sözkonusu faydalı besinler bakımından zengin gıdaları merkeze alan Akdeniz diyetinin sağlık üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyan kapsamlı araştırmalarla da uyumlu.

Barbey, yeni çalışmanın hem kan örneklerine dayanması hem de detaylı bir bilişsel değerlendirme yapması açısından önemini vurguluyor.

Öte yandan bilim insanı, gözleme dayalı bu bulgularının doğrulanması için başka araştırmalar yapılması gerektiğinin de altını çiziyor. 

Geçen yıl yayımlanan ve katılımcıların 12 yıl boyunca takip edildiği bir çalışmada da benzer sonuçlara ulaşılmış ve Akdeniz diyeti, bilişsel gerilemenin yavaşlamasıyla ilişkilendirilmişti. 

Yeni araştırmayı yürüten ekip beslenme ve beyin yaşlanması arasındaki bağlantıyı daha iyi keşfetmek adına klinik çalışmalar yürütmeyi planlıyor.

Bu araştırmalar Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar açısından önem arz ederken, beslenme biçiminde yapılacak ufak tefek değişikliklerle riskin düşürülmesi mümkün olabilir.

Independent Türkçe, Science Alert, Newsweek, Nature Aging


İlk insanlar Avustralya'ya farklı bir yoldan gitmiş

(Mike Morley)
(Mike Morley)
TT

İlk insanlar Avustralya'ya farklı bir yoldan gitmiş

(Mike Morley)
(Mike Morley)

Arkeologların Pasifik'te yer alan Timor Adası'ndaki derin bir mağarada gün yüzüne çıkardığı taştan eserler ve hayvan kemikleri, eski insanların Avustralya'ya ilk ne zaman ve nasıl göç ettiğini gözden geçirmeyi gerektiriyor.

Güneydoğu Asya anakarasıyla Avustralya ve Yeni Gine arasındaki ilk insan göçünde Timor Adası'nın basamak görevi gördüğü uzun zamandır düşünülüyordu. Ancak yeni bulgular bu teoriye meydan okuyor.

Araştırmacılar insanların bölgeye ilk gelişini saptamak adına Avustralya'nın kuzeyindeki Doğu Timor'da yer alan Laili Kaya Sığınağı'ndaki eser ve tortuları tarihlendirip analiz etti.

Bölgedeki diğer kazı alanlarından farklı olarak derindeki tortuları koruyan Laili Kaya Sığınağı'ndaki 54 ila 59 bin yıl öncesine tarihlenen bu tortular, insan yerleşimine dair net bir işaret taşımıyordu. 

Bu da insanların Pasifik'teki bölgeye yaklaşık 44 bin yıl önce vardığı ve bundan önce Timor Adası'nda yerleşim olmadığı anlamına geliyor.

Bulgular ayrıca ilk insanların Avustralya'ya Timor Adası yerine Yeni Gine'yi basamak olarak kullanarak ulaştığına işaret ediyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nden Shimona Kealy, ortak yazarı olduğu çalışma hakkında "Bu adalar yüksek ihtimalle Avustralya'ya geçiş yapan eski insanların kullandığı bir geçiş kapısı olduğu için bu önemli" diyor.

Doğu Timor ve yakındaki Flores Adası'nda yer alan diğer kazı alanlarındaki insan yerleşimine dair belirteçleri analiz edip karşılaştırınca, insanların Wallacea Adaları'nın güneyindeki daha geniş bir bölgede de bulunmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Araştırmacılar, Avustralya'daki ilk yerleşimden binlerce yıl sonra bile yerleşim olduğuna dair kanıtlarla birlikte bu adalara göçün süreklilik gösterdiğine dair kanıtlar buldu.

Dr. Kealy, "Araştırmacıların benimsediği geleneksel görüş, su üzerinden bu önemli geçişleri yapan ilk insanların bu adalara yanlışlıkla rastladığı yönünde ve bu büyük ölçüde bunun çok uzun zaman önce gerçekleşmesinden kaynaklanıyor" ifadelerini kullanıyor.

Timor'a kazara varmadılar. Bu büyük bir kolonileşme çabasıydı ve yolculuğu yapan kişilerin sayısı da bunun kanıtı.

Araştırmacılar, bulguların ilk insanların denizcilik teknolojisi, tekneleri ve denizleri geçmedeki güven ve yetkinliklerinin "delili" olduğunu söylüyor.

İlk insanlar muhtemelen yakınlardaki Flores Adası ve Güneydoğu Asya anakarasından Timor Adası'na geldiğinde, mağarayı çok yoğun bir şekilde kullanmış; zeminin yakıldığı ve ayakla çiğnendiğine dair açık kanıtlar bulundu. Flinders Üniversitesi'nden, araştırmanın bir diğer yazarı Mike Morley, "Bölgedeki yerleşim öncesi dönemden yoğun insan faaliyetlerine geçiş, tortularda çok açık bir şekilde görülüyor" diyor.

Kazı sırasında küçük taş aletler ve kömürleşmiş balık kemikleri bulan arkeologlar, bunların ne için kullanıldığından emin değil.

Dr. Kealy "Günlük beslenmelerinin çoğu kabuklu deniz ürünleri ya da küçük hayvanlardan oluşuyordu ve bu tür yiyecekleri toplamak için büyük bıçaklara ihtiyaç duyulmaz. Fakat küçük, ince aletlere sahip olmak, yaprakları soyup bunlardan sepet örmek ve aynı zamanda ahşap aletler yapmak gibi şeyler için kullanışlı" diye açıklıyor. 

Independent Türkçe


NASA teleskobu, Dünya gibi bir gezegen keşfetti

Gliese 12 b'nin atmosferi, yaşamı barındırma açısından kilit önemde (NASA/JPL-Caltech/R. Hurt)
Gliese 12 b'nin atmosferi, yaşamı barındırma açısından kilit önemde (NASA/JPL-Caltech/R. Hurt)
TT

NASA teleskobu, Dünya gibi bir gezegen keşfetti

Gliese 12 b'nin atmosferi, yaşamı barındırma açısından kilit önemde (NASA/JPL-Caltech/R. Hurt)
Gliese 12 b'nin atmosferi, yaşamı barındırma açısından kilit önemde (NASA/JPL-Caltech/R. Hurt)

Gökbilimciler Dünya'ya yakın boyutlarda bir gezegen keşfetti. Güneş Sistemi'nin yakınlarındaki bu ötegezegen, yaşamı barındırıyor olabilir. 

NASA'nın Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu'nun (TESS) verileriyle tespit edilen Gliese 12 b adlı gezegenin yarıçapı Dünya ve Venüs'e çok yakın. İki ayrı araştırma ekibi bulgularını dün hakemli dergiler Monthly Notices of the Royal Astronomical Society ve The Astrophysical Journal Letters'ta yayımladı.

Gliese 12 b'nin yörüngesinde döndüğü yıldızı, Dünya'dan 40 ışık yılı uzaktaki Pisces Takımyıldızı'nda yer alıyor. Kırmızı cüce olan Gliese 12 adlı yıldız, Güneş'ten çok daha küçük ve soğuk. 

Yıldızına çok yakın olan ötegezegen, bir dönüşünü yaklaşık 12,8 günde tamamlıyor. Güneş gibi bir yıldızın olduğu sistemde bu yakınlık gezegendeki yaşamı imkansız kılardı. Fakat Gliese 12 b, kırmızı cüce yıldızından Dünya'nın Güneş'ten aldığının sadece 1,6 katı kadar radyasyon alıyor.

Yeni keşfedilen gökcismi bu sayede yaşanabilir bölgede yer alsa da bu, yaşanabilir olduğunun kanıtı değil. Yaşanabilir bölge bir gezegenin yıldızına, sıvı halde su barındırmasına olanak tanıyacak bir mesafede yer almasını ifade ediyor: Suyu donduracak kadar uzak veya buharlaştıracak kadar yakın olmamalı.

Öte yandan Güneş Sistemi'nde Dünya gibi yaşanabilir bölgede bulunan Venüs, yaşamı destekleyecek koşullara sahip değil. Araştırmacılar Gliese 12 b üzerine yapılacak incelemelerin bunun nedeninin anlaşılmasına da katkı sağlayabileceğini umuyor. 

Venüs'ün yüzey sıcaklığı 464 dereceyi bulurken, Dünya'da bu ortalama 15 derece. Gökbilimciler Gliese 12 b'nin yüzey sıcaklığınınsa 42 derece olduğunu tahmin ediyor. 

Bu ötegezegenin yaşamı barındıracak koşullara sahip olması için atmosferinin de olması gerekiyor. Bunun belirlenmesi için daha fazla gözleme ihtiyaç duyulurken, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society'de yayımlanan çalışmanın ortak yürütücüsü Shishir Dholakia şöyle diyor:

Gliese-12b, soğuk yıldızların yörüngesinde dönen Dünya büyüklüğündeki gezegenlerin atmosferlerini koruyup koruyamadığını inceleme açısından en iyi hedeflerden birini sunuyor. Bu, galaksimizdeki gezegenlerdeki yaşanabilirliğe dair anlayışımızı geliştirmede çok önemli bir adım.

Yaşam koşullarının sağlanması için gezegenin atmosferinin çok kalın olmaması gerekiyor. Araştırmacılar bunun tespiti için NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'ndan yararlanmayı planlıyor fakat halihazırda ellerindeki veriler, ince bir atmosfere işaret ediyor. 

Dholakia'nın ekip arkadaşı Vincent Van Eylen, ötegezegenin ya hiç atmosferi olmadığını ya da Dünya gibi bir atmosferi olduğunu düşünüyor. Van Eylen "Bazı gezegenlerin tüm gezegeni kaplayan çok kalın bir hidrojen atmosferine sahip olduğunu biliyoruz. Bu çok kalın gaz tabakası aslında yaşanabilirlik açısından kötü haber" diyerek şöyle ekliyor:

Genellikle bu gezegenler Dünya'nın iki ya da üç katı büyüklüğünde. Gliese 12 b, Dünya boyutunda, bu yüzden muhtemelen çok kalın bir atmosferi yok.

Bilim insanları Gliese 12 b'nin yaşama ev sahipliği yapma ihtimaline temkinli yaklaşıyor. Öte yandan bu alandaki araştırmalar açısından önemli olduğunun altını da çiziyorlar. Dholakia'yla beraber araştırmayı yürüten Larissa Palethorpe şöyle açıklıyor:

Araştırma sonuçları ne olursa olsun; Dünya yaşanabilir kalırken, Venüs'te bu olmadı ve Gliese-12b ikisinin arasında bir yerde. Dolayısıyla gezegenlerde yaşanabilirliğin nasıl işlediğini araştırma açısından Gliese-12b, çok iyi bir başlangıç noktası!

Independent Türkçe, Space.com, Science Alert, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society, The Astrophysical Journal Letters


Ünlü komedyenden Gazze çıkışı: "Soykırım" dedi

Chappelle,Netflix'te ekranlara gelen gösterisinde transfobik şakalar yaptığı gerekçesiyle protesto edilmişti (AP)
Chappelle,Netflix'te ekranlara gelen gösterisinde transfobik şakalar yaptığı gerekçesiyle protesto edilmişti (AP)
TT

Ünlü komedyenden Gazze çıkışı: "Soykırım" dedi

Chappelle,Netflix'te ekranlara gelen gösterisinde transfobik şakalar yaptığı gerekçesiyle protesto edilmişti (AP)
Chappelle,Netflix'te ekranlara gelen gösterisinde transfobik şakalar yaptığı gerekçesiyle protesto edilmişti (AP)

Amerikalı komedyen Dave Chappelle, perşembe günü Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkentindeki gösterisinde İsrail-Hamas savaşı sırasında Gazze Şeridi'nin "soykırıma" uğradığını söyledi ve Amerikalıları antisemitizmle mücadele etmeye çağırarak Yahudilerin İsrail tarafından korunmaları gerektiğini düşünmemelerini istedi.

DJ Trauma'dan Filistin şarkısı

Bu arada, savaşın başlamasından bu yana Filistin yanlısı yürüyüşler tüm Ortadoğu'yu kasıp kavururken, Arap Yarımadası'nda 7 şeyhlikten oluşan bir federasyon olan Birleşik Arap Emirlikleri'nde protestolar sıkı bir şekilde kısıtlanmaya devam ediyor.

Chappelle'e gezisinde eşlik eden DJ Trauma, komedyen sahneye çıkmadan önce Filistinli şarkıcı Mohammed Assaf'ın My Blood is Palestinian (Benim Kanım Filistinli) adlı şarkısını çaldı. Abu Dabi'deki Etihad Arena'yı dolduran kalabalık, parçaya kayıtsız kalmadı ve salonda büyük bir alkış koptu.

Salondaki binlerce kişi, Chappelle'in performansı için kapattıkları cep telefonlarını kilitli poşetlere yerleştirmeyi kabul etmişti. Bu, 50 yaşındaki ünlü komedyenin gösterilerindeki standart bir uygulama.

Bir Müslüman olan Chappelle, Abu Dabi'deki gösterisinin yarısına doğru arkadaşlarının kendisine savaşı tartışmasını ya da tartışmamasını söylediklerini aktardı. 

"Özgür Filistin!"

Seyirciler arasından bir kadın bağırdı: 

Özgür Filistin!

Kalabalık alkışladı.

Chappelle daha sonra Gazze Şeridi'nin "soykırım"la karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Ayrıca, antisemitizm vakalarının arttığı Amerika'da Yahudileri emniyet altına almanın nihai bir koruyucu olarak İsrail'e ihtiyaç duymadıklarını fark etmelerini sağlayacağını söyledi.

Independent Türkçe, AP, Hollywood Reporter


Eski UFC yıldızı, Conor McGregor'un Habib Nurmagomedov'u "kıskandığını" söyledi

McGregor, Habib'le yaptığı dövüşün 4. raundunda yere yığılmıştı (Reuters)
McGregor, Habib'le yaptığı dövüşün 4. raundunda yere yığılmıştı (Reuters)
TT

Eski UFC yıldızı, Conor McGregor'un Habib Nurmagomedov'u "kıskandığını" söyledi

McGregor, Habib'le yaptığı dövüşün 4. raundunda yere yığılmıştı (Reuters)
McGregor, Habib'le yaptığı dövüşün 4. raundunda yere yığılmıştı (Reuters)

Ben Askren'a göre Conor McGregor, Habib Nurmagomedov'un kazandığı saygıyı "kıskanıyor".

McGregor, 2018'de UFC tarihinin en büyük dövüşünde Habib Nurmagomedov'a karşı pes ederek kaybetmişti. Bu sonuçla Habib, daha önce McGregor'un sahip olduğu hafifsıklet unvanını korudu ve Rus dövüşçü 2020'de yenilgisiz emekli olma yolunda ilerlemeye devam etti.

O zamandan bu yana Nurmagomedov, çocukluk arkadaşı İslam Mahaçev'i hafifsıklet unvanı için çalıştırırken, McGregor da 1 galibiyet 2 mağlubiyet almıştı. İrlandalı son olarak Temmuz 2021'de Dustin Poirier'le çıktığı maçta bacağını kırdı.

Bu sakatlık, McGregor'un Poirier tarafından nakavt edilmesinden 6 ay sonra gerçekleşti. 29 Haziran'da eski şampiyon, 2020'den beri ilk galibiyetini elde etmek için Michael Chandler'la karşılaşacak.

Bu karşılaşma öncesinde McGregor, bu hafta Duelbits canlı yayınına katılmış ve Habib de dahil çok sayıda dövüşçüye sert eleştirilerde bulunmuştu.

Eski UFC yarı ortasiklet Ben Askren, McGregor'un sözlerine tepki göstererek UFC efsanesi Daniel Cormier'e şöyle dedi:

80 yaşına geldiğinde bile Habib'ten bahsedecek. Kıskanıyor tabii ki! Kesinlikle, hiç şüphem yok. Dünyadaki tüm paraya sahip, [ama] kalbinin derinliklerinde olmak istediği şey, dünyadaki en saygı duyulan dövüş şampiyonu olmaktı. Hiçbir para bunun yerini tutmaz, Habib de tam olarak bu. Habib, hayatını yaşama biçimiyle herkesin derin bir saygı duyduğu dövüş şampiyonu ve Conor da kendisine bu kadar saygı duyulmasını isterdi ama [...] kendine hakim olamıyor.

Habib, Justin Gaethje'yi mağlup ettikten hemen sonra 2020'de UFC hafifsıklet şampiyonu olarak emekliye ayrılmıştı. Çalıştırdığı Mahaçev'i de 2022'de şampiyonluğa taşıdığından beri Habib antrenörlükten de emekli olmuş gibi görünüyor. 

Siklet farkı gözetilmeden bakıldığında UFC'nin 1 numaralı dövüşçüsü olma konusunda Habib'i taklit eden Mahaçev, Nurmagomedov'un Amerikalı dövüşçüyü pes ettirmesinden 5 yıl sonra, 1 Haziran'da Poirier'e karşı unvanını koruyacak.

McGregor, kemeri Kasım 2016'dan Nisan 2018'e kadar elinde tutmuş ve bu dönem Aralık 2015'ten Kasım 2016'ya kadar süren tüysiklet şampiyonluğuyla çakışmıştı. McGregor her iki kemeri de savunmamıştı ancak kazandığı bu unvanlar onu UFC tarihindeki ilk çift sıklet şampiyonu yapmıştı.

McGregor'ın bu başarısını o günden beri Cormier ve Askren de dahil olmak üzere üç dövüşçü daha tekrarlamıştı. Cormier, 2008'de Askren'le aynı ABD Olimpiyat takımında güreşmişti. 

Askren, UFC'de 1 galibiyet 2 mağlubiyet aldığı 2019'a kadar MMA'de yenilmemişti. Bu mağlubiyetlerden biri, Askren'i 5 saniye içinde uçan diz hamlesiyle nakavt eden Jorge Masvidal'ın rekor kıran yenilgisiydi. Askren, UFC'ye katılmadan önce Bellator ve One'da dünya MMA şampiyonlukları elde etmişti. 
Independent Türkçe


Bol yıldızlı kıyamet filmi Netflix'in zirvesinde

Dünyayı Ardında Bırak, prömiyerini 25 Ekim 2023'te Los Angeles'ta gerçekleşen AFI Fest'te yaptı (Netflix)
Dünyayı Ardında Bırak, prömiyerini 25 Ekim 2023'te Los Angeles'ta gerçekleşen AFI Fest'te yaptı (Netflix)
TT

Bol yıldızlı kıyamet filmi Netflix'in zirvesinde

Dünyayı Ardında Bırak, prömiyerini 25 Ekim 2023'te Los Angeles'ta gerçekleşen AFI Fest'te yaptı (Netflix)
Dünyayı Ardında Bırak, prömiyerini 25 Ekim 2023'te Los Angeles'ta gerçekleşen AFI Fest'te yaptı (Netflix)

Distopik gerilim Dünyayı Ardında Bırak (Leave the World Behind) 2023'ün ikinci yarısında Netflix'te küresel olarak en çok izlenen film olurken, anime esintili canlı çekim One Piece, televizyon kategorisinin lideri konumunda.

Veriler, Netflix'in Temmuz-Aralık 2023'teki izlenme oranını yansıtan Ne İzledik: Netflix Etkileşim Raporu'ndan elde edildi.

Üç haftada 121 milyon izlenme

Dünya genelindeki aboneler, geçen yılın ilk yarısında 93 milyar saat, ikinci yarısındaysa yaklaşık 90 milyar saat Netflix izledi.

Yayın devi, 2023'ün ilk yarısını kapsayan ilk büyük veri dökümünü geçen aralıkta paylaşmıştı.

Perşembe günü yayımlanan ikinci raporda şirket, yayın süresini ve görüntülenme sayısını ekleyerek filmlerle dizileri ayırdı ve haftalık "en popüler" listeleriyle eşitledi.

Netflix'te tüm zamanların en popüler 5. filmi olan Dünyayı Ardında Bırak, 8 Aralık 2023'te gösterime gidi ve üç haftadan biraz daha uzun bir süre içinde 121 milyon kez izlendi.

Barack ve Michelle Obama'nın yönetici yapımcılığını üstlendiği filmde Julia Roberts, Ethan Hawke, Mahershala Ali ve Myha'la Herrold rol alıyor. 

Gal Gadot'nun aksiyonu ikinci sırada

Öte yandan Gal Gadot'un başrolünü oynadığı aksiyon-gerilim filmi Heart of Stone, 2023'ün ikinci yarısında yaklaşık 110 milyon kez izlendi.

Yayıncının bugüne kadarki en büyük animasyon filmi olan Adam Sandler'lı Leo, 11 Kasım'da gösterime girererek 96 milyon izlenme elde etti. 

Netflix'in İngilizce olmayan en popüler üçüncü filmi Nowhere ise 86 milyon kez izlendi.

One Piece zirvede

Dizi kategorisinde popüler Japon manga serisinin yüksek bütçeli televizyon uyarlaması One Piece, yaklaşık 72 milyon izlenme alarak liderliği kimseye kaptırmadı. 

İkinci sıradaysa Britanyalı bir kadının Barcelona'daki sakin yaşamının, bir süpermarketteki silahlı soygunun ardından şiddet dolu gizli geçmişinin açığa çıkmasıyla altüst oluşunu anlatan mini dizi Kim Bu Erin Carter? (Who Is Erin Carter?) yer aldı.

Onu sırasıyla Lupin, The Witcher ve Sex Education'ın yeni sezonları izledi.

Independent Türkçe, Variety, ScreenRant