Natalie Portman haklı: "Metot oyunculuğu" kadınlar için hep farklı bir anlama geldi

Siyah Kuğu'nun yıldızı ekstrem hazırlıklara "kadınların karşılayamayacağı bir lüks" diyerek burun kıvırırken, Daniel Day-Lewis ve Benedict Cumberbatch'in övgüyle karşılanması çifte standardın altını çiziyor

Natalie Portman, metot oyunculuğunun "kadınların karşılayamayacağı bir lüks" olduğunu söylüyor (AP)
Natalie Portman, metot oyunculuğunun "kadınların karşılayamayacağı bir lüks" olduğunu söylüyor (AP)
TT

Natalie Portman haklı: "Metot oyunculuğu" kadınlar için hep farklı bir anlama geldi

Natalie Portman, metot oyunculuğunun "kadınların karşılayamayacağı bir lüks" olduğunu söylüyor (AP)
Natalie Portman, metot oyunculuğunun "kadınların karşılayamayacağı bir lüks" olduğunu söylüyor (AP)

Sahneyi gözünüzde canlandırın. Işıl ışıl bir cuma sabahı ve Natalie Portman'ın koşuşturmalı programında çocukları okula bırakabileceği küçük bir boşluk var. Hollywood yıldızı olduğunuzda, çocuklarınızın hayatını vurgulayan günlük rutinlerin yanınızdan geçip gitmemesi çok önemlidir. Yani: Üniformalar giyildi, beslenme çantaları ellerde, hadi herkes marş marş! Yalnız... Portman okul kapısına vardığında diğer tüm ebeveynler dönüp gözlerini dikiyor. Çocuklar ağlamaya başlıyor; bazıları dehşet içinde çığlık atıyor. Portman neden kan ve beyin parçaları sıçramış pastel pembe takım elbisesi içinde orada durup Lyndon B. Johnson'la konuşuyormuş gibi davranıyor? Çocukları iç çekiyor; anneleri yine metot oyunculuğu yapıyor.

Tamam, peki, bu gerçekten yaşanmadı. Portman'ın Pablo Larraín'in 2016 yapımı filmi Jackie'deki Jackie Kennedy performansı yoğun, tuhaf ve biraz rahatsız edici olsa da (ve ona Oscar adaylığı kazandırsa da) hazırlığı bu kadar aşırıya kaçmadı. Aslında Portman yakın zamanda verdiği bir röportajda oyuncuların bu tür maskaralıklarına burun kıvırarak metot oyunculuğunu sadece belirli kişilerin keyif alabileceği bir zevk diye nitelendirdi.

Portman yakın zamanda Wall Street Journal'a verdiği röportajda "Rollere iyice giriyorum ama dürüst konuşmak gerekirse bence bu kadınların karşılayamayacağı bir lüks" dedi. Aktris, "Çocukların ya da partnerlerin, bilirsiniz işte, herkesi bana sürekli 'Jackie Kennedy' diye hitap etmeye zorlamamı pek anlayışla karşılayacağını sanmıyorum" diye konuştu. Haklı; bakmanız gereken kişiler olduğunda gerçeklikten öylece kopmak mümkün değil. 2021'de Benedict Cumberbatch (üç küçük çocuk babası) The Power of the Dog'la neredeyse Oscar alacakken herkese, aylarca yıkanmadığını ve kendi ismine cevap vermediğini söylüyordu ve benim tek düşünebildiğim zavallı karısıydı.

Ama "metot oyunculuğu" her zaman adamların alanı olmadı mı? Her ne kadar bu kavram Stanislavski ve daha sonra Lee Strasberg gibi oyunculuk öğretmenleri tarafından içsel bir dönüşüm süreci (yeni bir duygusal ortam yaratıp orada yaşama) olarak ortaya atılsa da bugün çoğunlukla daha gösterişli, daha dışsal bir şey olarak düşünüyoruz: set dışında bile karakterden çıkmayı reddetmek ya da havaya girmek için eziyet verici şeyler yapma kararlılığı. Kendi yiyeceğini yakalayıp öldürmek ya da hücre hapsinde yaşamak (sırasıyla Son Mohikan [Last of the Mohicans] ve Babam İçin'de [In the Name of the Father] Daniel Day-Lewis), rol arkadaşlarına ürkütücü hediyeler göndermek (Suicide Squad: Gerçek Kötüler'de Jared Leto; gerçi daha sonra kullanılmış prezervatif gönderdiğiyle ilgili espri yaptığını söylemişti) ya da kendisine biber gazı sıkılması için yalvarmak (Şikago Yedilisi'nin Yargılanması'nda [The Trial of Chicago 7] Jeremy Strong) gibi.

Geçimsiz veya kuruntulu (ya da Portman'ın öne sürdüğü gibi korkunç anneler) olarak nam salmak istemedikleri sürece, kadınlar bu şekilde davranamaz. Cafcaflı Hollywood'un efsanelerindeki sözümona "metot" hikayelerinin çoğunlukla erkek yıldızlardan gelmesi tesadüf değil. Bunun yerine odak noktası her zaman, kadın yıldızların "çirkinleşmek" için güzelliklerini asilce feda ettiği durumlara kayıyor. Protez burun takmak (Saatler'de [The Hours] Nicole Kidman), yaklaşık 15 kilo almak (Bridget Jones'un Günlüğü'nde [Bridget Jones's Diary] Renée Zellweger) ya da yaklaşık 10 kilo verip kafayı tıraş etmek (Sefiller'de [Les Misérables] Anne Hathaway) gibi.

Kadın yıldızlar için bunun "sınırları aşmak" olarak görülmesi iç karartıcı ama aynı zamanda bu şekilde ödüllendiriliyorlar. Charlize Theron, Cani'de (Monster) kaşlarını kazıtıp kilo aldıktan ve saçlarını mahvettikten sonra Oscar kazandı. Jessica Chastain, Tammy Faye'i̇n Gözleri'nde (The Eyes of Tammy Faye) takma diş takıp adi bir far sürerek ve protez kullanarak altın ödülü kazandı. Meryl Streep, Margaret Thatcher'ı canlandırmak için aptalca bir peruk ve diş taktığı Demir Leydi'yle (The Iron Lady) üçüncü Oscar'ını aldı. Ve dikkate değer bir şekilde Natalie Portman da 2010'da kendisine Akademi Ödülü kazandıran Siyah Kuğu'daki (Black Swan) rolü için sadece badem ve havuç içeren bir diyetle hayatta kaldı.

Ancak "metot yapmanın" erkeksi ve isyankar dünyasında sinir bozucu olan şey, kadın yıldızların da yaptığı yoğun, kapsamlı araştırma ve hazırlıkların görmezden gelinmesi. Evet Portman, Siyah Kuğu'da başrolü oynamak için kilo verdi ama aynı zamanda New York Balesi'nden bir balerinle her gün saatlerce çalıştı. Bale yapmayı öğrendi! Zellweger, Bridget Jones'un Günlüğü öncesinde Londra'daki bir yayınevinde haftalarca fotokopi çekip kahve yaptı. Frances McDormand (ve yönetmeni Chloe Zhao) Nomadland'i çekerken gerçekten minibüslerde yaşadı. Hathaway, Sefiller'deki rolü için hayat kadınlığını araştırdı ve hatta izolasyonunu artırmak için çekimler sırasında kocasını kendisinden uzağa gönderdi. Sanatlarına daha az bağlı değiller; bunlar sadece büyük performansları sınıflandırırken sıklıkla kullanılan gürültülü, tuhaf, kötü şöhretli parametrelerle uyuşmuyor.

John Berger 1972'de "Erkekler kadınları seyreder. Kadınlarsa seyredilmelerini seyreder" diye meşhur bir söz yazmıştı. Metot oyunculuğu hakkında konuşma şeklimiz bize ne kadar az şeyin değiştiğini gösteriyor. Erkekler vahşi hayvanları öldürür; kadınlar tuhaf peruklar takar.

Independent Türkçe



Exorcist evrenine yıldız takviyesi: Emmy ödüllü oyuncu kadroya katıldı

William Peter Blatty'nin 1971 tarihli çok satan romanından yine Blatty tarafından beyazperdeye uyarlanan Şeytan, iki Katolik rahibin genç bir kızın bedenini ele geçiren şeytani varlığa karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor (Warner Bros.)
William Peter Blatty'nin 1971 tarihli çok satan romanından yine Blatty tarafından beyazperdeye uyarlanan Şeytan, iki Katolik rahibin genç bir kızın bedenini ele geçiren şeytani varlığa karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor (Warner Bros.)
TT

Exorcist evrenine yıldız takviyesi: Emmy ödüllü oyuncu kadroya katıldı

William Peter Blatty'nin 1971 tarihli çok satan romanından yine Blatty tarafından beyazperdeye uyarlanan Şeytan, iki Katolik rahibin genç bir kızın bedenini ele geçiren şeytani varlığa karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor (Warner Bros.)
William Peter Blatty'nin 1971 tarihli çok satan romanından yine Blatty tarafından beyazperdeye uyarlanan Şeytan, iki Katolik rahibin genç bir kızın bedenini ele geçiren şeytani varlığa karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor (Warner Bros.)

Korku sinemasının The Haunting: Tepedeki Ev (The Haunting of Hill House) ve Doktor Uyku'yla (Doctor Sleep) tanınan usta ismi Mike Flanagan'ın yazıp yöneteceği yeni Şeytan (The Exorcist) filminin kadrosuna, usta aktör John Leguizamo dahil oldu. 

Hollywood Reporter'ın haberine göre Emmy ödüllü oyuncu; Scarlett Johansson, Jacobi Jupe, Diane Lane, Chiwetel Ejiofor ve Sasha Calle gibi yıldızlarla dolu bir kadroya katılıyor.

Projenin konusu henüz sır gibi saklansa da filmin, The Exorcist evreninde geçen tamamen yeni bir hikayeyi konu alacağı biliniyor. 

Yapım, ne William Friedkin'in 1974 yapımı korku klasiğinin bir yeniden çevrimi ne de 2023'te hayal kırıklığı yaratan Exorcist: İnançlı'nın (The Exorcist: Believer) devamı niteliğinde olacak.

Filmde Scarlett Johansson bir anneye, Jacobi Jupe ise onun oğluna hayat verecek. John Leguizamo'nun ise hikayenin ana kötü karakteri olarak karşımıza çıkabileceği belirtiliyor.

"Kariyerimin en korkunç filmi olacak"

Filmin yapımcılığını Flanagan'ın Red Room Pictures şirketiyle birlikte Jason Blum ve David Robinson üstleniyor. Proje hakkında 2024'te Hollywood Reporter'a konuşan Flanagan, şu ifadeleri kullanmıştı:

Bu, seride daha önce hiç yapılmamış bir şeyi deneme fırsatı. Geçmişe saygı duyan ancak nostalji üzerine kurulmayan bir iş olacak. Sadece şimdiye kadar çektiğim en korkunç filmi yapma fırsatını değerlendirdim. Beklentilerin çok yüksek olduğunun farkındayım ve bu konuda herkesten daha fazla tedirginim.

Vizyon tarihi 2027

Universal Pictures tarafından dağıtılacak filmin çekimleri, gelecek hafta New York'ta start alıyor. Merakla beklenen yapım, 12 Mart 2027'de sinemaseverlerle buluşacak.

2022'de Latin History for Morons gösterisiyle Tony ödülü kazanan Leguizamo, son olarak milyar dolarlık hasılat yaparak rekor kıran Zootropolis 2'de (Zootopia 2) seslendirme yapmıştı. 

Ayrıca Apple TV dizisi Smoke'ta başrol oynayan aktörün bir sonraki büyük projesi, Christopher Nolan'ın 17 Temmuz'da vizyona girecek yıldızlar geçidi destanı The Odyssey.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Bloody Disgusting


Netflix duyurdu: Yıldızlarla dolu komedi ikinci sezonuyla dönüyor

10 Emmy ödüllü Tina Fey (solda) ve Oscar adayı Colman Domingo'yu (sağda) buluşturan Dört Mevsim, ilk haftasında 51 milyon saat seyredilerek büyük bir başarıya imza atmıştı (Netflix)
10 Emmy ödüllü Tina Fey (solda) ve Oscar adayı Colman Domingo'yu (sağda) buluşturan Dört Mevsim, ilk haftasında 51 milyon saat seyredilerek büyük bir başarıya imza atmıştı (Netflix)
TT

Netflix duyurdu: Yıldızlarla dolu komedi ikinci sezonuyla dönüyor

10 Emmy ödüllü Tina Fey (solda) ve Oscar adayı Colman Domingo'yu (sağda) buluşturan Dört Mevsim, ilk haftasında 51 milyon saat seyredilerek büyük bir başarıya imza atmıştı (Netflix)
10 Emmy ödüllü Tina Fey (solda) ve Oscar adayı Colman Domingo'yu (sağda) buluşturan Dört Mevsim, ilk haftasında 51 milyon saat seyredilerek büyük bir başarıya imza atmıştı (Netflix)

Netflix, sevilen dizisi Dört Mevsim'in (The Four Seasons) ikinci sezonunun 28 Mayıs'ta prömiyer yapacağını açıkladı. Dijital yayın platformu, duyuruyla birlikte 8 bölümlük yeni sezondan ilk kareleri de izleyicilerin beğenisine sundu.

Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield üçlüsünün imzasını taşıyan dizi, ikinci sezonda da bir yılda 4 farklı tatile çıkan 6 yakın arkadaşın hikayesini anlatmaya devam edecek.

Fey'in yanı sıra Will Forte, Kerri Kenney-Silver, Marco Calvani, Erika Henningsen ve Colman Domingo gibi isimler, Dört Mevsim'in ana kadrosu olarak yeni sezonda da rollerini sürdürecek.

Dizinin ilk sezonunda Kate, Jack, Nick, Anne, Danny ve Claude'dan oluşan 6 kişilik arkadaş grubunun, çiftlerden birinin ayrılık kararıyla sarsılan dinamiklerini izlemiştik. 4 farklı tatil boyunca, bu değişimin grup içindeki dengeleri nasıl bozduğuna ve eski defterlerin nasıl açıldığına tanık olmuştuk.

Dizinin yaratıcılarından Tina Fey, geçen mayısta düzenlenen etkinlikte yeni sezonun yazım sürecine dair detaylar paylaşmıştı. Fey, yazar kadrosunun aynı kaldığını belirterek şu ifadeleri kullanmıştı:

Tekrar bir araya gelip sadece geçen sezonu değil, kendi hayatlarımızdaki deneyimleri de paylaşmak çok ilginçti. Yazarlarımız bu konuda çok cömert davrandı. İlk sezonda gördüğünüz pek çok şey orijinal filmden alınmış olsa da önemli bir kısmı bizim gerçek hayatlarımızdan süzüldü.

Fey, bu sezonun en büyük farkının ise filmin artık bir çıkış noktası olarak kullanılmaması olduğunu vurgulamıştı. Ünlü yazar ve oyuncu, bu kez ekibin hikayeye tamamen "sıfırdan başladığını" eklemişti.

Universal Television tarafından Netflix için hazırlanan yapımda Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield'ın yanı sıra Jeff Richmond, Eric Gurian ve David Miner yönetici yapımcı olarak görev alıyor. Sezonun yönetmen koltuğunda ise aynı zamanda dizinin ortak yaratıcısı olan Fisher oturuyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter 


Milyar dolarlık korku kulvarının yeni yüzü: Tarihi başarı

Çığlık 7'de Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell'a (solda) muhabir Gale Weathers'ı canlandıran Friends yıldızı Courteney Cox (sağda) eşlik ediyor (Paramount Pictures)
Çığlık 7'de Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell'a (solda) muhabir Gale Weathers'ı canlandıran Friends yıldızı Courteney Cox (sağda) eşlik ediyor (Paramount Pictures)
TT

Milyar dolarlık korku kulvarının yeni yüzü: Tarihi başarı

Çığlık 7'de Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell'a (solda) muhabir Gale Weathers'ı canlandıran Friends yıldızı Courteney Cox (sağda) eşlik ediyor (Paramount Pictures)
Çığlık 7'de Sidney Prescott rolüyle tanınan 52 yaşındaki Neve Campbell'a (solda) muhabir Gale Weathers'ı canlandıran Friends yıldızı Courteney Cox (sağda) eşlik ediyor (Paramount Pictures)

Ghostface ve Sidney Prescott, korku sineması tarihinde büyük bir başarıya imza attı. Çığlık 7'nin (Scream 7) vizyondaki ilk günlerinde elde ettiği gişe başarısı sayesinde, efsanevi slasher serisi resmen 1 milyar dolar kulübüne katıldı.

Bu sonuçla Çığlık, Cadılar Bayramı (Halloween) ve 13. Cuma (Friday the 13th) gibi devleri geride bırakarak tüm zamanların en çok kazandıran slasher serisi unvanını kazandı.

Çığlık filmleri dünya çapında toplamda 1,01 milyar dolar hasılata ulaştı. Enflasyondan arındırılmamış rakamlara göre Wes Craven imzalı 1996 yapımı ilk Çığlık, 173 milyon dolarlık hasılatıyla hâlâ listenin başında yer alıyor. 

Onu 172 milyon dolarla ikinci film takip ederken, serinin en düşük hasılatlı halkası 96 milyon dolarla 2011 yapımı Çığlık 4 (Scream 4) olmaya devam ediyor. Buna rağmen seri, düşük bütçeleri ve yüksek gişe getirileriyle istikrarlı bir başarı grafiği sergiliyor.

Eleştirilere rağmen rekor açılış

Eleştirmenlerden pek de olumlu yorumlar alamayan Çığlık 7, buna rağmen küresel çapta yaklaşık 100 milyon dolarlık bir açılış yaparak seri rekorunu kırdı. 

Birçok jenerasyonun Ghostface ve Sidney Prescott karakterlerine duyduğu sevgi ve seriyi diğer slasher yapımlardan ayıran "Katil kim?" gizemi, ilginin canlı kalmasını sağlıyor. Maskenin ardındaki yüzün her filmde değişmesi, serinin hem merak duygusunu hem de tazelik hissini ayakta tutuyor.

2022 yapımı Çığlık 5 (Scream) ve Çığlık 6 (Scream VI), seriyi sadece nostaljiye hapsetmeyip yeni ve genç oyuncu kadrosuyla Z kuşağını da hikayeye dahil etmeyi başarmıştı. Yeni kuşak karakterlerle kurulan bu köprü, serinin gişede yeniden büyümesinin de ana nedenlerinden biri olmuştu.

Korku dünyasının "milyar dolarlık" seçkin kulübü

Çığlık'ın bu tarihi başarısı, onu korku sinemasının en prestijli çevrelerinden birine dahil etti. Bu seçkin kulübün zirvesinde, 2,89 milyar dolarlık devasa hasılatıyla erişilmesi güç bir rekoru elinde tutan Korku Seansı (The Conjuring) evreni yer alıyor. Onu 1,9 milyar dolarla bilimkurgu-korku klasiği Yaratık (Alien) ve 1,2 milyar dolarla Ölümcül Deney (Resident Evil) serisi takip ediyor.

Listenin en dikkat çekici üyelerinden biriyse sadece iki filmle 1,17 milyar dolar kazanarak müthiş bir gişe verimliliği sergileyen O (It) serisi olurken; 1,14 milyar dolara ulaşan Testere (Saw) da bu dar kadronun son halkasını oluşturuyor. Çığlık artık bu dev isimlerle aynı kategoride anılmanın gururunu yaşıyor.

Çığlık 8 yakın mı?

Çığlık 7 vizyon yolculuğunu tamamladığında toplam hasılatın 1,1 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Rotten Tomatoes'da eleştirmen puanı yüzde 31'de kalmasına rağmen, izleyici puanının yüzde 76 gibi yüksek bir seviyede olması, Paramount'un Çığlık 8 için çalışmaları hızlandıracağının işareti olarak görülüyor.

30 yıllık serinin yeni halkası, Sidney'nin kızı Tatum'la birlikte memleketine dönüşünü izliyor. Ancak ikilinin yolu kısa süre içinde yeni bir Ghostface katiliyle kesişiyor.

Çığlık 7 halen sinemalarda.

Independent Türkçe, Bloody Disgusting, Fangoria, GamesRadar