ABD'li fast food devinin "dinamik fiyatlandırma" planı tartışma yarattı

"Bu Taylor Swift konseri bileti mi?"

Wendy's'in dinamik fiyatlandırma sistemi, fast food sektörünün geleceğinde belirleyici olabilir (Unsplash)
Wendy's'in dinamik fiyatlandırma sistemi, fast food sektörünün geleceğinde belirleyici olabilir (Unsplash)
TT

ABD'li fast food devinin "dinamik fiyatlandırma" planı tartışma yarattı

Wendy's'in dinamik fiyatlandırma sistemi, fast food sektörünün geleceğinde belirleyici olabilir (Unsplash)
Wendy's'in dinamik fiyatlandırma sistemi, fast food sektörünün geleceğinde belirleyici olabilir (Unsplash)

ABD'li fast food devi Wendy's ürün satışında dalgalı fiyat uygulamasına geçmeyi planlıyor. 

Ülkenin önde gelen medya kuruluşlarından CNN'in dünkü haberinde, Wendy's'in 2025 itibarıyla "dinamik fiyatlandırma" sistemini denemeye başlayacağı aktarıldı. 

Bu kapsamda restorandaki ürün ve menülerin fiyatları yoğun saatlerde artarken, müşterilerin şubelere daha az uğradığı zamanlarda düşecek.

Proje kapsamında 20 milyon dolar yatırım yapılacağı ve dinamik fiyatlandırma sistemine uygun elektronik menüler geliştirileceği bildirildi. Bu dijital menülerde fiyatlar söz konusu sisteme göre gerçek zamanlı şekilde değişecek.

Wendy's CEO'su Kirk Tanner, menülerin yapay zeka destekli bir teknolojiyle çalışacağını söylerken, fiyatların ne ölçüde değişeceğine dair bilgi vermedi.

Firmadan yapılan açıklamada, "Dinamik fiyatlandırma, Wendy's'in rekabet ve esneklik kapasitesini artıracak" dendi. 

Değişikliklerin Wendy's'in cep telefonu uygulamasına yansıtılacağı da aktarıldı. Firmanın uygulamayı dinamik fiyatlandırma sistemine göre güncellemek için yaklaşık 15 milyon dolar harcaması öngörülüyor.

Fast food devi McDonald's da benzer bir uygulamaya gitmişti. Fakat fiyatların fazla artması müşterilerden tepki toplamıştı. McDonald's CEO'su Chris Kempczinski, 6 Şubat'taki açıklamasında "Evde yemek daha ucuza geliyor" diyerek fiyatlarda ayarlamaya gidileceğini söylemişti.

Öte yandan uzmanlar, fast food sektöründeki dinamik fiyatlandırma projelerine farklı açılardan yaklaştı. 

Gıda sektörüyle ilgili haberler yayımlayan Restaurant Business dergisinin genel yayın yönetmeni Jonathan Maze, dinamik fiyatlandırmayı "dönüm noktası" diye niteledi. Maze, Wendy's'in sisteminin rağbet görmesi durumunda bu sistemin diğer firmalar tarafından da deneneceğini söyledi.

ABD merkezli varlık yönetim şirketi oXYGen Financial'ın CEO'su Ted Jenkin ise "Bu Taylor Swift konseri bileti mi?" diyerek uygulamaya tepki gösterdi. Jenkins şunları söyledi: 

Halihazırda artan fiyatlarla ilgili endişeler varken, günün saatine göre bir hamburger ve patates kızartmasının size ne kadara mal olacağını düşünmek zorunda kalmak, yapmak isteyeceğiniz son şey.

Independent Türkçe, CNN, New York Post, CBS



Tron ve Blade Runner ilhamlı Atari Oteli geliyor

Arizona'nın Phoenix kentinde video oyunu temalı otel inşa etme planlarında ilerleme kaydeden Atari, tasarımları paylaştı (Atari)
Arizona'nın Phoenix kentinde video oyunu temalı otel inşa etme planlarında ilerleme kaydeden Atari, tasarımları paylaştı (Atari)
TT

Tron ve Blade Runner ilhamlı Atari Oteli geliyor

Arizona'nın Phoenix kentinde video oyunu temalı otel inşa etme planlarında ilerleme kaydeden Atari, tasarımları paylaştı (Atari)
Arizona'nın Phoenix kentinde video oyunu temalı otel inşa etme planlarında ilerleme kaydeden Atari, tasarımları paylaştı (Atari)

Atari, uzun zamandır beklenen video oyunu temalı otelinin tasarımlarını paylaştı. Otel, "parlayan bir monolit" ve "eğlence merkezi" diye nitelendiriliyor.

Oyun devi 2020'de, 8 şehirde otel inşa etme planlarını duyurmuştu: Las Vegas, Austin, Şikago, Denver, San Francisco, San Jose, Seattle ve Phoenix.

Ancak sadece Phoenix'teki proje ilerliyor ve inşaatın 2026'nın sonlarında 840 N. Central Ave adresindeki alanda başlaması planlanıyor.

Yapının arkasındaki uluslararası mimarlık firması Räkkhaus, yaptığı açıklamada Atari Oteli'nin "Phoenix şehir merkezindeki Roosevelt Row Sanat Bölgesi'nden dijital bir işaret feneri ve şehir için yeni bir dönemin sembolü olarak yükselen, ışık ve hareketin parlayan bir monoliti şeklinde tasarlandığını" belirtti.

Räkkhaus'a göre tasarım, "Tron ve Bıçak Sırtı'nın (Blade Runner) görsel dilinden, hayal edilen geleceklerin enerjisi, rengi ve mimarisinden" ilham alıyor.

Cephede piksel ızgaralarını yansıtan desenler yer alacakken, içeride konuklar arcade makinesi devrelerini taklit eden ışıklar ve "8 bin 300 metrekareden fazla deneyim odaklı alan" keşfedecek.

scdfrg
Atari Oteli'nin iç mekanında arcade makinesi devrelerine benzeyen ışıklar bulunacak (Atari)

Räkkhaus şöyle devam etti:

[Burada] 1860 metrekarelik, 2 bin kişilik bir konser ve etkinlik merkezi, spor bahis salonuna sahip 930 metrekarelik bir e-spor mekanıyla oyun, müzik ve gece hayatını birleştiren çok sayıda sürükleyici ortam olacak. Ek olanaklar arasında çeşitli restoranlar, perakende alanları ve yüksek enerjili partilerle toplantılar için tasarlanmış büyük bir havuz yer alıyor.

Konuklar ayrıca Atari'nin Asteroids ve Pong'uyla Nintendo'nun Tetris'i gibi klasik oyunlara yapılan ince göndermelere de rastlayabilir ve otelin oda sayısı da anlamlı: 19 süit ve 72 oda, Atari'nin kurulduğu yıl olan 1972'yi simgeliyor.

dfervg
Otelde çeşitli restoranlar, perakende alanları ve devasa bir havuz gibi olanaklar var (Atari)

Bu odaların en üst seçeneği, özel havuzu, spa'sı ve "dünya standartlarında sanatçı, sporcu ve kültürel ikonları ağırlamak için inşa edilmiş" güneşlenme terası bulunan 370 metrekarelik Baller Süiti olacak.

Räkkhaus'un kreatif direktörü Zac Cohen şunları söyledi:

Amacımız mimariyi etkileşimle birleştirmekti, temalı bir tasarım değil, saf mekansal yeniliği hedefledik. Hareketle, duyarlı yüzeylerle ve kendi iç mantığıyla parıldayan bir çerçeveyle tanımlanan bir kule. Bu, yeni bir ölçekte mekan yaratımı; dünyada gerçekten eşsiz olacak bir bina. Phoenix cesur fikirleri benimsiyor ve bu proje, bunun sınırlarını zorlamak için inşa edildi.

Independent Türkçe


Bilim insanlarından elektronik atık sorununa çikolatalı çözüm

Elektronik devre kartlarını üretmenin yeni yöntemi, her yıl ortaya çıkan on milyonlarca tonluk elektronik atık sorununu çözebilir (Glasgow Üniversitesi)
Elektronik devre kartlarını üretmenin yeni yöntemi, her yıl ortaya çıkan on milyonlarca tonluk elektronik atık sorununu çözebilir (Glasgow Üniversitesi)
TT

Bilim insanlarından elektronik atık sorununa çikolatalı çözüm

Elektronik devre kartlarını üretmenin yeni yöntemi, her yıl ortaya çıkan on milyonlarca tonluk elektronik atık sorununu çözebilir (Glasgow Üniversitesi)
Elektronik devre kartlarını üretmenin yeni yöntemi, her yıl ortaya çıkan on milyonlarca tonluk elektronik atık sorununu çözebilir (Glasgow Üniversitesi)

Mühendisler, elektronik atıkları ciddi derecede azaltabilecek yeni bir tür biyoçözünür devre kartı icat etti.

Glasgow Üniversitesi'nden bir ekibin geliştirdiği çevre dostu tasarım, kağıt, biyoplastik ve hatta çikolatadan yapılabiliyor ve sıradan toprak kompostlamasıyla güvenle bertaraf edilebiliyor.

Çığır açıcı gelişme, geleneksel devre kartlarındaki bakır yerine çinko kullanarak elektronik devreleri biyoçözünür yüzeylere basmanın yeni bir yöntemine odaklanıyor.

Geleneksel kartlara benzer bir performans sergileyen yeni devre kartları, LED sayaçlar ve sıcaklık sensörleri gibi çeşitli cihazlarda halihazırda başarıyla test edildi.

Glasgow Üniversitesi James Watt Mühendislik Fakültesi'nden Profesör Jeff Kettle, "Çalışmamızın kilit yönlerinden biri, daha gerçekçi uygulamalar için kağıt ve biyoplastikten, lezzetli ama muhtemelen pek pratik olmayan gösterimler için çikolataya kadar, neredeyse her türlü alt tabaka malzemesinin bu süreçte kullanılabilmesi" diyor.

Şu anda bu tekniği, şekillendirilebilir elektronikler veya  biyosensörleme gibi diğer alanlara da uyarlamanın yollarını araştırıyoruz. Bu alanlar da yüksek kaliteli devreleri düşük çevresel ayak iziyle üretmenin ucuz ve çok yönlü bir yolundan faydalanabilir.

Görsel kaldırıldı.
Çinko bazlı elektronik devre kartları; kağıt, biyoplastik ve çikolata üzerine basılabiliyor (Glasgow Üniversitesi)

Bu teknik giderek büyüyen e-atık sorununa yenilikçi bir çözüm sunuyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre 2024'te yaklaşık 62 milyon ton elektronik çöpe gitti.

Araştırma bilimsel dergi Communications Materials'ta yayımlanan "Additively manufacturing printed circuit boards with low waste footprint by transferring electroplated zinc tracks" (Elektrokaplamalı çinko izlerini aktararak düşük atık ayak izine sahip baskılı devre kartlarının eklemeli üretimi) başlıklı makalede anlatılıyor.

Glasgow Üniversitesi James Watt Mühendislik Fakültesi'nden araştırmayı yürüten Dr. Jonathon Harwell, "Bu çalışma, cihazların en başından itibaren yeniden kullanım, geri dönüşüm veya güvenli bozunma için tasarlandığı döngüsel elektroniklere doğru büyük bir adım" diyor.

Atılan cihazlar halihazırda yılda on milyonlarca ton atık üretiyor, bu nedenle araştırmamızın gelecekte tüketici elektroniği, nesnelerin interneti cihazları ve tek kullanımlık sensörler üzerinde geniş kapsamlı etkileri olabilir.

Independent Türkçe


James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron kesenin ağzını sıkıyor: Avatar 4 ve 5'te bütçe freni

Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)
Serinin üçüncü filmi, Jake ve Neytiri'nin ailesinin, yaşadıkları kaybın yasını tutarken, Pandora'da savaşın büyümesini ve ailenin agresif bir Na'vi kabilesiyle yolunun kesişmesini anlatıyor (20th Century Studios)

Yüksek bütçeli filmleriyle James Cameron, sıra Avatar 4 ve 5'e gelince bu kez kesenin ağzını biraz daha sıkması gerekebileceğini kabul etti.

Avatar: Ateş ve Kül'ün (Avatar: Fire and Ash) gişede 1,2 milyar dolarlık hasılatı aşmasına rağmen, Pandora evrenindeki bu üçüncü film serinin önceki halkalarının epey gerisinde kaldı. İlk Avatar 2,9 milyar dolarla hâlâ tüm zamanların en çok kazanan filmi. Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,3 milyar dolarla Avengers: Endgame'in ardından tüm zamanlar listesinde üçüncü sırada yer alıyor.

Box Office Mojo verilerine göre Ateş ve Kül ise listede 28. sırada. Bu tablo, serinin hayranları için Disney'in, Cameron'ın yıllardır planladığı devam filmlerine yeşil ışık yakıp yakmayacağı sorusunu gündeme getiriyor. Kanadalı yönetmen de bütçenin ve maliyetlerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebileceğini söylüyor

71 yaşındaki Cameron, Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda durumu şöyle özetledi:

Şöyle bir gerçek var: Sinema sektörü şu anda durgun. Avatar 3'e çok para harcadık. Devam edebilmek için iyi iş çıkarmamız gerekiyor. İyi iş çıkarmalıyız ve devam edebilmek için Avatar filmlerini daha düşük maliyetle nasıl yapacağımızı bulmamız gerekiyor.

Yönetmen ayrıca serinin sürmesi halinde kadroya katılabilecek isimler arasında Michelle Yeoh'un adını da andı. Cameron, Yeoh'un olası rolüyle ilgili şu bilgileri paylaştı:

Eğer devam edersek 4 ve 5'i birlikte yapacağız. Biz Avatar 2 ve 3'ü de birlikte çekmiştik; tek, büyük bir hikaye gibi. 4 ve 5 de başka bir büyük hikaye olacak. Michelle 4 ve 5'te yer alacak. Karakterin adı Paktu'eylat. Bir Na'vi olacak.

Yeoh'un Na'vi evrenine katıldığını beyazperdede görmek için biraz daha beklemek gerekecek. Avatar 4'ün 21 Aralık 2029, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Independent Türkçe, TVBS News, GamesRadar