Komplo teorilerinin odağındaki Kate Middleton nerede?

Gazeteci Piers Morgan, Middleton'la ilgili "Bana öyle şeyler söylendi ki, eğer yarısı bile doğruysa, yaşananlar epey endişe verici" dedi (AP)
Gazeteci Piers Morgan, Middleton'la ilgili "Bana öyle şeyler söylendi ki, eğer yarısı bile doğruysa, yaşananlar epey endişe verici" dedi (AP)
TT

Komplo teorilerinin odağındaki Kate Middleton nerede?

Gazeteci Piers Morgan, Middleton'la ilgili "Bana öyle şeyler söylendi ki, eğer yarısı bile doğruysa, yaşananlar epey endişe verici" dedi (AP)
Gazeteci Piers Morgan, Middleton'la ilgili "Bana öyle şeyler söylendi ki, eğer yarısı bile doğruysa, yaşananlar epey endişe verici" dedi (AP)

Yakın zamanda Kate Middleton'ın komada olduğuna, yüzünü gerdirdiğine ya da gerçekten öldüğüne dair çeşitli söylentilere rastlamış olabilirsiniz. Gerçekten bildiğimiz şeyse Middleton'ın Noel'den sonraki birkaç aydır kamuoyunda görülmediği.

Galler Prensesi'nin ocakta geçirdiği "planlı bir karın ameliyatından" sonra iyileşmekte olduğu iddia ediliyor. Sarayın "iyi olduğuna" dair verdiği muğlak güvencelere rağmen işin içinde bir bit yeniği olduğuna dair söylentiler dolaşıyor. 

Galler Prensesi'nin sadece birkaç bulanık ve/veya üzerinde oynanmış görüntüde yer alması spekülasyonları daha da artırdı. 

Middleton'ın ortalarda görünmemesi artık pilot Amelia Earhart'ın kaybolması ya da hava korsanı D.B. Cooper'ın uçak kaçırmasıyla yarışacak bir gizeme dönüşüyor. 

Geçen hafta hafta gözler yıllardır Prens William'la ilişkisi olduğu öne sürülen ve Cholmondeley Markizi olarak da bilinen Rose Hanbury'ye çevrildi. 

Andy Cohen'in salı gecesi sohbet programı Watch What Happens Live'da ifade ettiği gibi:

Kate Middleton'a neler oluyor?

İşte Kate Middleton'ın ortadan kaybolmasına dair bilinmesi gereken her şey...

Kate gerçekten ameliyat oldu mu?

Bu karmaşa 17 Ocak'ta sarayın Middleton'ın "planlı" bir karın ameliyatı geçirdiğini paylaşmasıyla başladı. 

Açıklamaya göre Middleton iyileşme sürecine evde devam etmeden önce iki hafta hastanede kalacak ve muhtemelen Paskalya'ya (31 Mart) kadar halka açık etkinliklere katılmayacaktı. 

Açıklamada ayrıca Middleton'ın "kişisel tıbbi bilgilerinin" gizli kalmasını istediği kaydedildi. 

29 Ocak'ta Saray, Middleton'ın iyileşmeye devam etmek için eve gittiğini ve "iyi bir ilerleme" kaydettiğini belirten bir güncelleme yaptı.

Ardından şubat sonlarında Prens William, Kensington Sarayı'nın "kişisel bir mesele" olarak nitelendirdiği bir nedenden ötürü, 2023'te ölen vaftiz babası Yunanistan Kralı Konstantin için düzenlenen bir törene katılmaktan vazgeçti. 

Son dakika değişikliği kraliyet gözlemcilerini şaşırttı, özellikle de William'ın ayin sırasında konuşma yapması beklendiği için. 

Saray, William'ın hangi kişisel meseleden dolayı törene katılmadığı konusunda ayrıntılı bilgi vermese de bir kraliyet yardımcısı, muhtemelen William'ın yokluğunun Middleton'ın sağlığı hakkında spekülasyonlara yol açacağını tahmin ederek CNN'e açıklama yaptı ve Galler Prensesi'nin "iyi olmaya devam ettiğini" söyledi.

İyi olduğuna inanan var mı?

Bu şifreli güncellemeler, Middleton'ın aslında iyi olmadığına dair çılgın spekülasyonları daha da körükledi. 

Bir noktada sosyal medyada, Middleton'ın Brezilya usulü popo kaldırma ameliyatı geçirdiğine ya da İskoçya'daki Willy Wonka etkinliğine katıldığına dair teoriler dolaşıyordu. 

Bazı sosyal medya kullanıcılarıysa Middleton'ın yokluğunun Prens William'la boşanıyor olmalarına bağlanabileceğine inanıyor. 

Galler Prensesi için "Belki de Banksy'dir?" diyerek şaka yapanlar bile var.

Bir sosyal medya kullanıcısıysa gizemli kayboluşun suçunu Konsort Kraliçe Camilla'ya attı:

Kraliçe Elizabeth öldü, Kral Charles kanser, Prenses Diana öldü, Kate Middleton kayıp, sanırım burada kimin suçlu olduğunu hepimiz biliyoruz...

Gittikçe artan komplo teorilerin ortasında Middleton'ın bir temsilcisi, Page Six'e konuşarak prensesin "iyi durumda" olduğunu yineledi ve ekledi: 

Kensington Sarayı ocakta prensesin iyileşme süresini açıkça belirtmişti ve biz sadece önemli güncellemeler sunacaktık. Bu yönlendirme hâlâ geçerli.

Middleton, Noel'den beri hiç görüldü mü?

Mart başlarında Middleton, Noel'den bu yana ilk kez görüldü. TMZ'ye göre Windsor Kalesi yakınlarında bir arabada annesi Carole'la birlikte güneş gözlükleri takmış ve anlaşılmaz bir ifadeyle fotoğraflandı. 

Bu arada Prens William'ın bir temsilcisi People'a "sosyal medyaya değil işine odaklandığını" söyledi.

Pazar günü William ve Kate'in resmi sosyal medya hesapları Anneler Günü (Birleşik Krallık'ta Mart ayında kutlanır) dolayısıyla Kate'in üç çocuğuyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı. 

Fotoğraf, başlangıçta prensesin iyi olduğunun kanıtı olarak görüldü. Ancak birkaç haber kuruluşu, üzerinde oynandığını gösteren kanıtları gerekçe göstererek fotoğrafı geri çekti. Bu durum dedikoduların daha da büyümesine neden oldu.

Geçen pazartesi Kate ve Williams'ın X'teki resmi hesabından yapılan bir paylaşım, tuhaf bir şekilde düzenlenmiş fotoğrafı Kate'in kendisinin değiştirdiğini iddia ederek açıklamaya çalıştı. 

"C" imzalı mesajda "Birçok amatör fotoğrafçı gibi ben de zaman zaman düzenleme denemeleri yapıyorum" deniyordu: 

Dün paylaştığımız aile fotoğrafının neden olduğu karışıklık için özürlerimi iletmek istedim.

Birkaç saat sonra prenses, Westminster Abbey'deki bir gösteriye gitmekte olan Prens William'la birlikte Windsor Kalesi'nden çıkarken görüldü. 

People'a göre Kate özel bir randevuya bırakıldı. Doğal olarak, bu fotoğraf da Photoshop suçlamalarına yol açtı ancak fotoğrafçı kırpma ve ışıklandırmanın ötesinde düzenleme yaptığını reddetti.

Peki ya Markiz?

Tüm bu gevezeliklerin ortasında bazı medya kuruluşları, William'ın Rose Hanbury'yle ilişki yaşadığı iddiasını yeniden ele almak için harika bir zaman olduğuna karar verdi. 

Daha resmi olarak Cholmondeley Markizi olarak bilinen Hanbury, bir noktada kraliyet çiftinin yakın bir arkadaşıydı. Ancak 2019'da magazin basını Middleton'la aralarının bozulduğunu bildirdi. 

O sıralarda haftalık magazin dergisi In Touch, Prenses Kate'in Hanbury'yle ilişkisi konusunda William'la yüzleştiğini ve eşinin "hiçbir şey olmadığını söyleyerek gülüp geçtiğini" iddia etti. 

Tüm bunlar Kate'in ortadan kaybolmasının, yaklaşan bir boşanmayla açıklanabileceği söylentisini ortaya atmak içindi.

Saray ne saklıyor?

Gazeteci Piers Morgan, Uncensored adlı programında konuyu gündeme getirerek prensesin "durumunun iyi olabileceğini" ve Saray'ın komplo teorilerini bastırma çabalarının "yanlış olduğunu" söyledi. 58 yaşındaki Morgan daha sonra "Saray'ın bir şeyler saklıyor olabileceğini" iddia etti.

2020'de Kaliforniya'nın Montecito kentine taşınmalarından bu yana Kate Middleton ve eşi Prens William'la konuşmayan Meghan Markle'ın bile baldızına destek vermeye çalıştığı iddia edildi.

Bir kraliyet uzmanı, Markle'ın "Kate'in sağlığıyla ilgili gerçekten endişeli" olduğu ve Middleton'la bağlantı kurmak için birkaç kez Kensington Sarayı'na ulaştığı iddiasında bulundu.

Ayrıca geçen hafta sohbet programı Watch What Happens Live sırasında sunucu Andy Cohen, Britanyalı komedyen John Oliver'a herkesin düşündüğü şeyi sordu: 

Kate Middleton'a neler oluyor?

Oliver, "18 ay önce ölmüş olma ihtimali sıfır değil" diye yanıt verdi ve ekledi: 

Aksi kanıtlanana kadar, onu bugünkü gazetenin bir kopyasıyla görene kadar.

Independent Türkçe, The Cut, Variety, TMZ, Page Six, In Touch, CNN, People



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct