Yeni bir çalışma, sigara içmenin daha fazla göbek yağına yol açabileceğini gösterdi

Londra’nın merkezindeki bir kadın sigara içiyor (Reuters)
Londra’nın merkezindeki bir kadın sigara içiyor (Reuters)
TT

Yeni bir çalışma, sigara içmenin daha fazla göbek yağına yol açabileceğini gösterdi

Londra’nın merkezindeki bir kadın sigara içiyor (Reuters)
Londra’nın merkezindeki bir kadın sigara içiyor (Reuters)

Bilim insanları yakın zamanda sigaraya karşı yeni bir olumsuz nokta daha ortaya çıkardı.

Yürütülen yeni bir çalışmaya göre sigara ciddi hastalıklarla bağlantılı bir tür vücut yağında artışa neden olabilir.

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı habere göre İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nde epidemiyolog ve yardımcı doçent olan, araştırmanın baş yazarı Dr. German Carrasquilla, “Daha ileri analizlerde bu artışın iç organ yağında olduğu görüldü” dedi.

Cleveland Clinic’e göre karnımızın içindeki organların çevresini saran yağ dokusu olan ‘visseral yağ’ görünmez.

İç organ yağının, vücudun toplam yağının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturması normal ve sağlıklıdır.

Ancak çok fazla iç organ yağı, iltihaplanma yaratarak kronik hastalığa katkıda bulunabilir.

Dr. Carrasquilla konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

Yağların konumu ve vücudumuzun işlevleriyle etkileşim şekli onu özellikle tehlikeli kılıyor. Bu tür yağlar kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve diğer metabolik durumlarla güçlü bir şekilde bağlantılıdır. Sonuçlar sigarayı önlemek ve azaltmak için geniş çaplı çabalara ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Nüfustaki büyük bir sağlık riskini azaltmak, dolaylı olarak başka bir büyük sağlık riskini de azaltacaktır.

Kötü alışkanlıklar birlikte yol alır

Araştırma ekibi, davranışlar veya ortamların nasıl farklı sağlık sonuçlarına yol açtığını incelemek için genetik farklılıkları kullanan ‘mendel randomizasyonu’ adı verilen istatistiksel bir analiz gerçekleştirdi.

Dr. Carrasquilla, “Genetik verileri inceleyerek bir ilişkinin nedensel olup olmadığını, çağrışımların ötesine geçip geçmediğini çıkarabiliriz” dedi.

İskoçya’daki Glasgow Üniversitesi’nde kardiyometabolik tıp profesörü olan Naveed Sattar ise, sigara içme ile artan karın yağının sadece korelasyonel değil nedensel bir ilişkiye sahip olduğuna dair güçlü kanıtlar sunmasına rağmen, bunun tam olarak kesin olmadığını söyledi.

Denver’daki Ulusal Yahudi Sağlığı’nda kardiyovasküler önleme ve sağlıklı yaşam direktörü Dr. Andrew Freeman da, sigara içme ile göbek yağı arasındaki bağlantıyı daha güçlü hale getiren bazı kafa karıştırıcı unsurlar olabileceğini ifade etti.

bfr
Sigara içmek göbek yağını artırabilir (Reuters)

Araştırmaya dahil olmayan Freeman, “Kötü alışkanlıklar birlikte yol alma eğiliminde. Örneğin, insanlar stresli olduklarında bir paket sigaraya uzanabiliyor veya biranın yanında sigara içebiliyorlar” diye ekledi.

Bırakmaya hazır mısınız?

Dr. Carrasquilla, sigarayı bırakmanın karın yağının gelişimini tersine çevirip çeviremeyeceği konusunda geriye kalan büyük bir sorunun olduğunu söyledi.

Ancak bunun, sigara içenlerin ‘bırakma’ yolculuğuna başlarken tereddüt etmeleri gerektiği anlamına gelmediğini söyledi.

Dr. Carrasquilla, “Sigara içmenin kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Halk sağlığı müdahaleleri, sigarayı bırakmayla ilişkili genel sağlık iyileştirmelerini vurgulamaya devam etmelidir” diye ekledi.



Norveç Veliaht Prensesi'ne başarılı bir akciğer nakli yapıldı

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir tören sırasında (Reuters)
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir tören sırasında (Reuters)
TT

Norveç Veliaht Prensesi'ne başarılı bir akciğer nakli yapıldı

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir tören sırasında (Reuters)
Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir tören sırasında (Reuters)

Norveç Kraliyet Ailesi, ciddi bir akciğer hastalığıyla mücadele eden Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in başarılı bir akciğer nakli operasyonu geçirdiğini açıkladı.

52 yaşındaki Mette-Marit, akciğer dokusunda kalıcı hasara ve nefes alma güçlüğüne yol açan, tedavisi bulunmayan pulmoner fibrozis (akciğer fibrozisi) hastalığından muzdaripti. Veliaht Prens Haakon’un eşi olan Mette-Marit, günlük yaşamında oksijen desteği kullanıyordu.

Oslo’daki Kraliyet Sarayı, 5 Haziran’da yaptığı açıklamada prensesin akciğer nakli için bekleme listesine alındığını duyurmuştu.

Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir törende (Reuters).Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit, 22 Temmuz 2021'de Norveç'in Utoya adasında düzenlenen bir törende (Reuters).

Şarku’l Avsat’ın Norveç haber ajansı NTB’den aktardığına göre Organ Bağışı Vakfı bu açıklamanın ardından ülkede potansiyel akciğer bağışçılarının sayısında önemli bir artış yaşandığını belirtti.

Operasyonun gerçekleştirildiği hastanenin Göğüs Hastalıkları Bölüm Başkanı Ari Holm, “Şu ana kadar her şeyin iyi gitmesinden büyük mutluluk duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Holm, Mette-Marit’in diğer organ nakli hastalarında olduğu gibi birkaç hafta hastanede kalacağını belirterek, bu sürenin ilaç tedavisine uyum sağlanması, olası komplikasyonların yönetilmesi ve rehabilitasyon süreci için standart bir uygulama olduğunu ifade etti.

Kraliyet Sarayı ise Veliaht Prens Haakon’un bu dönemde eşinin yanında olmak için programında düzenlemeye gideceğini açıkladı. Saray, prensesin hastaneden taburcu edilmesinin ardından sağlık durumuna ilişkin yeni bir bilgilendirme yapılacağını da duyurdu.


Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
TT

Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)

Stresli anlarda kedilere sarılmanın stresi azaltmak yerine artırabileceği tespit edildi.

Pek çok kişi birlikte yaşadıkları kedi ve köpeklerin ruh hallerine iyi geldiğini söylüyor. Öte yandan bu hayvanların sağladığı duygusal destek üzerine yapılan araştırmaların sayısı sınırlı.

Hollanda Açık Üniversitesi'nden araştırmacılar, evcil hayvanların insanlar üzerindeki olumlu etkilerinin arkasında yatan mekanizmaları daha iyi anlamayı amaçlayan bir çalışma yürüttü.

Araştırma kapsamında kedi, köpek veya her ikisiyle birlikte yaşayan 188 kişinin telefonuna bir veri toplama uygulaması indirildi. 

Bilim insanları bu uygulama üzerinden günde birkaç kez sinyal göndererek katılımcıların ruh halleri, stres seviyeleri ve evcil hayvanlarıyla ne kadar etkileşime girdikleri hakkında bilgi topladı.

Bu sayede edindikleri yaklaşık 8 bin anlık raporu inceleyen araştırmacılar hem kedi hem de köpeklerle etkileşime girmenin, hayvan sahiplerinde olumlu duygular yarattığını ve olumsuz hisleri azalttığını saptadı.

Ancak stresli hissederken evcil hayvanlarla etkileşime girmenin, stresin ruh hali üzerindeki olumsuz etkilerine karşı koruma sağlamadığı gözlemlendi.

En ilginç bulgu ise, stres anlarında örneğin kedilere sarılarak onlarla etkileşime girmenin olumsuz duyguların artmasına yol açmasıydı. Ancak köpeklerle etkileşim stres üzerinde ne olumlu ne de olumsuz bir etki yarattı.

Bulguları hakemli dergi Frontiers in Psychology'de bugün (16 Haziran) yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Sanne Peeters, "Bunun olası bir açıklaması, kedilerle girilen etkileşimlerin genellikle daha pasif olması ve daha az çaba gerektirmesi nedeniyle, etkileşimin yoğunlaşmasının duygusal açıdan daha fazla tepki uyandırması olabilir" diyerek ekliyor: 

Bu da stresli anlarda duyulan destek ihtiyacını karşılamayabilir.

Bilim insanları, hayvanların sadece ortamda bulunması ve onlarla yoğun şekilde etkileşime girmek arasında pek fark olmadığını düşünüyor. 

Öte yandan araştırmacılar, çalışmadaki kedi sahipleri sayısının daha az olması nedeniyle bulguların nihai olmadığını belirtiyor.

Peeters, genel itibarıyla kedi ve köpeklerin benzer duygusal destek sunduğunu düşünüyor.

Makalenin bir diğer yazarı Mayke Janssens ise bulguları şöyle değerlendiriyor:

Evcil hayvanlarla etkileşimin ruh hali üzerindeki olumlu etkileri gerçek gibi görünüyor. Ancak bu etkiler, evcil hayvanların, insanların stresle daha iyi başa çıkmasına yardım etmesi nedeniyle ortaya çıkmıyor gibi görünüyor.

Independent Türkçe, Science Alert, MedicalXpress, Frontiers in Psychology


Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
TT

Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)

Netflix, orta yaş ilişkilerini masaya yatıran popüler komedi dizisi Dört Mevsim'e (The Four Seasons) üçüncü sezon onayını verdi. 

Müjdeli haberi, Netflix'in ABD ve Kanada Senaryolu Diziler Bölüm Başkanı Jinny Howe, BANFF Dünya Medya Festivali'nde sahneden duyurdu.

Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield üçlüsünün imzasını taşıyan dizi, yeni sezonda da hayranlarının alıştığı formata sadık kalacak. 

Üçüncü sezon, ilk iki sezonda olduğu gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde geçen toplam 8 bölümden oluşacak. 

Hikaye, uzun yıllardır dost olan bir arkadaş grubunun tatil ve kutlamalar vesilesiyle bir araya gelişini işlemeye devam edecek.

Kadro fire vermeden dönüyor

İlk sezonun finalinde Steve Carell'in canlandırdığı Nick karakterinin ölümüyle dengeleri değişen dizide, bu kez ana kadro korunuyor. 

Tina Fey, Will Forte, Kerri Kenney-Silver, Marco Calvani, Erika Henningsen ve Colman Domingo gibi yıldız isimlerin tamamı üçüncü sezon için kontrat yeniledi.

İkinci sezonun son üç bölümünde, Nick'in bebeğini gruptan uzakta büyütmek için kendi yoluna giden ve bu yüzden ekranda pek görünmeyen Ginny karakterini canlandıran Erika Henningsen de hikayenin merkezindeki düzenli kadroya geri dönüyor.

Sürpriz David Tennant hamlesi

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon finali, kadroya yeni katılabilecek önemli bir ismin sinyalini verdi. Doctor Who'yla özdeşleşen David Tennant, Anne'in komşusu Gianpiero rolüyle kısa süreliğine ekrana geldi.

Dizinin yaratıcılarından Tracey Wigfield, verdiği röportajlarda üçüncü sezonda Tennant'ın canlandıracağı karakterle ilgili "daha anlatacak çok hikayeleri olduğunu" söyledi. 

Sektör kaynakları, ünlü aktörle henüz resmi bir anlaşma imzalanmadığını hatırlatıyor.

Yeni sezon onayının ardından ortak bir açıklama yapan dizinin yaratıcıları Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, heyecanlarını şu sözlerle paylaştı:

Dört Mevsim'in üçüncü sezonunu hayata geçireceğimiz için çok mutluyuz. Bizi izleyen herkese çok teşekkür ederiz. Orta yaşlılar, hadi uçuşa geçiyoruz!

Reytinglerde düşüş, eleştirilerde yükseliş

Alan Alda'nın 1981 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan Dört Mevsim, Mayıs 2025'teki ilk sezonuyla fırtınalar estirmiş, ilk iki haftasında 24,4 milyon izlenmeye ulaşarak Netflix'in İngilizce Diziler listesinde zirveye oturmuştu.

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon ise açılış haftasında 4,4 milyon izlenmeyle listeye üçüncü sıradan girebildi. Yeni bölümler, ilk sezon başlangıcına kıyasla yüzde 63'lük bir düşüş yaşadı. Ancak ikinci haftasında toparlanarak 5,7 milyon izlenmeye ulaştı ve hatta ilk sezonu da 2 milyon izlenmeyle yeniden listenin 10. sırasına taşımayı başardı.

Reytinglerdeki dalgalanmaya rağmen dizi, eleştirmenlerin ve izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Nitekim ikinci sezon, Rotten Tomatoes'da yüzde 90 başarı puanı yakalayarak ilk sezonun yüzde 78'lik skorunun önüne geçti.

Netflix ABD Komedi Dizileri Başkan Yardımcısı Tracey Pakosta da projeye olan inançlarını şu sözlerle özetledi:

Bu eski dostların kaotik ve güzel yolculuğuna tanıklık etmek büyük bir keyif. Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, içtenlikle mizahı harmanlayarak bizi de o arkadaş grubunun bir parçası gibi hissettirmeyi çok iyi başarıyor. Seyirciler bu efsane kadronun kimyasına aşık oldu. Tatili üçüncü sezonda da sürdüreceğimiz için heyecanlıyız.

Independent Türkçe, Deadline, Variety