Meşhur korku serisinin yeni halkası, kült filmin ekibini kızdırdı

Korku klasiği, Blair Cadısı olarak bilinen yerel efsaneyle ilgili belgesel çekmek için Black Hills'te gezintiye çıkan üç sinema öğrencisini anlatıyordu (Artisan Entertainment)
Korku klasiği, Blair Cadısı olarak bilinen yerel efsaneyle ilgili belgesel çekmek için Black Hills'te gezintiye çıkan üç sinema öğrencisini anlatıyordu (Artisan Entertainment)
TT

Meşhur korku serisinin yeni halkası, kült filmin ekibini kızdırdı

Korku klasiği, Blair Cadısı olarak bilinen yerel efsaneyle ilgili belgesel çekmek için Black Hills'te gezintiye çıkan üç sinema öğrencisini anlatıyordu (Artisan Entertainment)
Korku klasiği, Blair Cadısı olarak bilinen yerel efsaneyle ilgili belgesel çekmek için Black Hills'te gezintiye çıkan üç sinema öğrencisini anlatıyordu (Artisan Entertainment)

Geçen hafta Las Vegas'ta gerçekleşen CinemaCon etkinliğinde yapım şirketi Lionsgate, meşhur korku serisi Blair Cadısı'na (The Blair Witch Project) yeni bir film daha ekleneceğini duyurdu. 

25 yıllık hayalkırıklığı

Ancak 1999 yapımı ilk filme imza atan ekibin bu plandan haberdar olmadığı ortaya çıktı. Film ekibinin, serinin geleceğine dahil olamamaktan duyduğu hayal kırıklığı yıllardır devam ediyordu.

1999'da çekilen buluntu film türündeki korkunun yapım tasarımcısı Ben Rock, Hollywood Reporter'a yaptığı açıklamada, planlanan yeni filmle ilgili "Dürüst olmak gerekirse buruk bir sevinç" dedi.

Rock, yönetmenler Daniel Myrick ve Eduardo Sánchez de dahil olmak üzere hiç kimsenin 2000 yapımı Blair Cadısı 2: Gölgelerin Dili (Blair Witch 2: Book Of Shadows) ya da 2016'da çıkan devam filmine dahil olmadığını belirtti.

Rock, Lionsgate ve Blumhouse'un üzerinde çalıştığı mevcut projede bu durumun değişeceğini umsa da şu ana kadar ilk filmden hiç kimseyle temasa geçilmediğini söyledi.

"Şans verilebilirdi"

İlk filmin yaratıcılarının göz ardı edildiğini söyleyen Rock, Joe Berlinger'in çektiği ikinci ve Adam Wingard imzalı 2016 yapımı üçüncü filmin gişede aradığını bulamadığını hatırlattı:

Devam filmlerinin hiçbiri izleyicilerle istenilen bağı kuramadı. Bu yüzden en azından ilk filmin yaratıcılarından bazılarıyla konuşmaya şans verilebilirdi.

İlk filmin ekibinden pek çok kişi, yeni projeye sosyal medya üzerinden tepki gösterdi. Rock'ın yanı sıra Blair Cadısı'nın ortak yapımcılarından biri olan Mike Monello da tepkisini dile getirenler arasındaydı.

"Radikal bir fikir"

Lionsgate ve Blumhouse'la birlikte şirketin kurucusu Jason Blum'ı da etiketleyen Monello, şöyle yazdı:

Radikal bir fikir: Bu projeyi ilk filmi çeken ekibin ellerine teslim etmeyi deneyebilirsiniz. Bilirsiniz, hani bir Blair Cadısı filminin nasıl çekilebileceğini yeniden keşfetmek için bütün seriyi planlamış olan ekip?

Ayrıca, filmin üç başrol oyuncusundan biri olan Joshua Leonard da Instagram'da hayal kırıklığına uğradığını dile getiren bir paylaşımda bulundu. 

Oyuncu, yeni bir film çekileceğini, kendi fotoğrafını kullanan bir haberle öğrenmiş.

"Aslan payını cebe indirenlerin 25 yıllık saygısızlığı"

Leonard, "Küçük punk-rock filmimizle gurur duyuyorum ve hayranları SEVİYORUM" diye yazarak ekledi: 

Ama bu noktada, işimizden elde edilen kârın aslan payını cebe indirenlerin 25 yıllık saygısızlığı sözkonusu ve bu hem iğrenç hem de aşağılayıcı.

Blair Cadısı, pazarlama masrafları hariç 35 bin dolar gibi cüzi bir bütçeyle çekilmiş ve Ocak 1999'da Sundance Film Festivali'nde gösterildiğinde bir anda sansasyon yaratmıştı.

Artisan Entertainment filmi satın almış ve haziranda sinemalarda gösterime sokmuştu. Bir yaz fenomeni haline gelen proje, hem 1999'un en yüksek gişe hasılatı elde eden 10 filminden hem de tüm zamanların en kârlı yapımlarından biri oldu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, ScreenRant



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe