Meşhur serideki büyük yanlış yeni filmle düzeliyor

2012 ve 2017 tarihli devam filmleri hayalkırıklığı yaratmıştı

Filmin başrollerinde Cailee Spaeny, Isabela Merced, Archie Renaux ve David Jonsson rol alıyor (20th Century Studios)
Filmin başrollerinde Cailee Spaeny, Isabela Merced, Archie Renaux ve David Jonsson rol alıyor (20th Century Studios)
TT

Meşhur serideki büyük yanlış yeni filmle düzeliyor

Filmin başrollerinde Cailee Spaeny, Isabela Merced, Archie Renaux ve David Jonsson rol alıyor (20th Century Studios)
Filmin başrollerinde Cailee Spaeny, Isabela Merced, Archie Renaux ve David Jonsson rol alıyor (20th Century Studios)

Tüm zamanların en ürkütücü korku serilerinden Yaratık'ın (Alien) 7. filmi merakla bekleniyor. 

Uzun soluklu serinin Fede Álvarez yönetmenliğindeki son filmi, ölümcül bir Xenomorph'la karşılaşan genç bir ekibi takip ediyor. 

İlk filmlerle çelişiyordu

Filmde Ridley Scott'ın 1979'da çektiği ve Sigourney Weaver'ın canlandırdığı Ripley karakterini ilk kez izleyiciyle tanıştıran ikonik bilimkurguyu anımsatan unsurlar yer alıyor.

2012 yapımı Prometheus ve 2017'de gösterime giren Yaratık: Covenant (Alien: Covenant) etkileyici prodüksiyon tasarımlarına sahip olmalarına rağmen görsel açıdan serinin ilk filmleriyle çelişiyordu.

Özellikle de Prometheus'un 1979 yapımı ilk Yaratık'tan önce geçtiği düşünüldüğünde, teknolojileri fazlasıyla gelişmiş görünüyordu.

Xenomorph yaratıklarına hayat vermek için CGI (Bilgisayar Üretimli İmgeleme anlamına gelen kısaltma, yeşil ekran teknolojisinin çok daha geliştirilmiş bir versiyonu) kullanımı da vardı ve özellikle Covenant, inandırıcı olmayan görsel efektlerden muzdaripti.  

Yönetmen köklere dönüşü müjdeledi

Alien: Romulus'un CinemaCon etkinliğinde paylaşılan görüntüleri, filmin çoğunlukla bilgisayarla değil elle yapılmış efektler kullandığını doğruladı. Haberlere göre bunlar eski filmlerin tarzını anımsatıyor.

Eleştirmenlere göre ilk Yaratık filmlerini bu kadar etkileyici kılan şey, gerçekçi görsel efektler ve oyuncuların canavarlarla aynı mekanı paylaştıkları hissiydi. 

Covenant'ın yaratıklarıysa bilgisayarla üretilmiş, kökenlerine ihanet eden ve doğal görünmeyen bir duruşa sahipti. Bu da gerilimi baltalıyordu. 

Geçen ay Hollywood Reporter'a röportaj veren Uruguaylı yönetmen Fede Álvarez, serinin köklerine dönüşün müjdesini vermişti.

Senaryoyu da kaleme alan Álvarez tarz, hikaye ve ton açısından büyük ölçüde serinin ilk iki filminden yararlandığını söylemişti.

16 Ağustos'ta vizyonda

Álvarez, serinin beyni ve Romulus'un yapımcısı Scott'a yönetmen kurgusunu gösterdiğinde onay aldığını da ifade etmişti. 

Alien: Romulus'un 16 Ağustos'ta gösterime girmesi bekleniyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, Hollywood Reporter



Koalaların yeni bir becerisi keşfedildi

Okaliptus bitkisinin yapraklarıyla beslenen koalaların, gıda kaynağı da tehlike altında (Unsplash)
Okaliptus bitkisinin yapraklarıyla beslenen koalaların, gıda kaynağı da tehlike altında (Unsplash)
TT

Koalaların yeni bir becerisi keşfedildi

Okaliptus bitkisinin yapraklarıyla beslenen koalaların, gıda kaynağı da tehlike altında (Unsplash)
Okaliptus bitkisinin yapraklarıyla beslenen koalaların, gıda kaynağı da tehlike altında (Unsplash)

Koalaların hava sıcaklığını tahmin ederek vücut sıcaklığını ayarladığı bulundu. 

Avustralya'nın yerlisi olan bu canlılar özellikle iklim kriziyle beraber artan sıcaklıklarla başa çıkmak adına ağaçlara sarılmak gibi yöntemlere başvuruyor. Ağaçlar havadan daha serin olduğu için hayvanlar bu sayede vücut sıcaklıklarını kontrol altına alıyor. 

Conservation Physiology adlı hakemli dergide pazartesi günü yayımlanan yeni bir araştırmadaysa bu memeli canlıların vücut sıcaklığını hava durumuna göre düzenleyebildiği keşfedildi. 

Avustralya'nın Yeni Güney Galler eyaletindeki koalaları inceleyen araştırmacılar bu türde bugüne kadar görülen en yüksek ve en düşük sıcaklıkları kaydetti. Bilim insanları bu durumun, hayvanların vücut sıcaklığını ayarladığının göstergesi olduğunu düşünüyor. 

Koalaların bunu yapabilmek için hava durumunu tahmin etmesi gerekirken araştırmayı yürüten Valentina Mella şöyle diyor:

Bu şekilde kendini ayarlama, koalaların bireysel olarak gece ve sabahın erken saatlerindeki koşullara bakarak aşırı sıcak günleri öngörmesini ve vücut ısısı düzenlemesini buna göre ayarlamasını gerektiriyor.

Normal vücut sıcaklığı 36 derece civarında olan koalalar, sıcak günlerde daha düşük seviyeden başlayarak gün içinde havaya göre sıcaklığını yükseltiyor.

Çevresel koşullara göre değişen bu vücut sıcaklığı sayesinde koalaların, su kullanımını yüzde 18 azaltabildiği kaydedildi. 

Koalalar ağaca sarılmanın yanı sıra serinlemek için başka yöntemlere de başvuruyor. Pek çok canlı fazla ısıyı atmak için terlerken koalalar bunun yerine hızlı soluk alıp vererek ve tüylerini yalayarak buharlaşma yoluyla sıcaklıklarını düşürüyor. Fakat nemin çok yüksek olduğu ortamlarda bu yöntem pek etkili olmuyor. 

2022'de Avustralya'nın Yeni Güney Galler, Queensland ve Avustralya Başkent Bölgesi'ndeki koalalarının neslinin tükenme tehlikesi altında olduğu açıklanmıştı. İklim krizi bu türü sıcaklıklar nedeniyle zora sokarken, yaşam alanları olan okaliptüs ormanları ve ormanlık alanları daraltma tehlikesi de yaratıyor. 

Mella "Küresel iklim modelleri kuru ve sıcak havanın ve kuraklık olaylarının sıklık, süre ve şiddet bakımından artacağını öngörüyor. Bu durumun koalaları ve ağaçlarda yaşayan, yaprak yiyen diğer memelileri termal sınırlarına doğru itmesi muhtemel" uyarısı yaparak şöyle ekliyor:

Sonuçlarımız, koalaların gelecekte hayatta kalmasını sağlamak için iklim değişikliğini hafifletmenin öneminin altını çiziyor.

Independent Türkçe, Earth, Conservation Physiology, Guardian, Royal Society