ABD'de kürtaj kısıtlamaları tehlikeli yöntemlere başvurulmasına yol açıyor

Kadınlar alkol aldıklarını, kendi karınlarına vurduklarını veya vücutlarına cisimler soktuklarını bildirdi

Kürtaj hakları protestocuları 24 Haziran 2022'de Iowa'nın Des Moines kentinde, Roe-Wade kararı iptal edilerek ülke çapında kürtaja erişimi sonlandırdıktan sonra bir gösteriye katılıyor. Yüksek Mahkeme'nin iki yıl önceki kararının ardından daha fazla kadın hamileliklerini sonlandırmak için tehlikeli yöntemlere başvuruyor (AP)
Kürtaj hakları protestocuları 24 Haziran 2022'de Iowa'nın Des Moines kentinde, Roe-Wade kararı iptal edilerek ülke çapında kürtaja erişimi sonlandırdıktan sonra bir gösteriye katılıyor. Yüksek Mahkeme'nin iki yıl önceki kararının ardından daha fazla kadın hamileliklerini sonlandırmak için tehlikeli yöntemlere başvuruyor (AP)
TT

ABD'de kürtaj kısıtlamaları tehlikeli yöntemlere başvurulmasına yol açıyor

Kürtaj hakları protestocuları 24 Haziran 2022'de Iowa'nın Des Moines kentinde, Roe-Wade kararı iptal edilerek ülke çapında kürtaja erişimi sonlandırdıktan sonra bir gösteriye katılıyor. Yüksek Mahkeme'nin iki yıl önceki kararının ardından daha fazla kadın hamileliklerini sonlandırmak için tehlikeli yöntemlere başvuruyor (AP)
Kürtaj hakları protestocuları 24 Haziran 2022'de Iowa'nın Des Moines kentinde, Roe-Wade kararı iptal edilerek ülke çapında kürtaja erişimi sonlandırdıktan sonra bir gösteriye katılıyor. Yüksek Mahkeme'nin iki yıl önceki kararının ardından daha fazla kadın hamileliklerini sonlandırmak için tehlikeli yöntemlere başvuruyor (AP)

Bir araştırma, ABD Yüksek Mahkemesi'nin iki yıl önce ülke çapında kürtaja erişimi kaldıran kararından sonra daha fazla kadının hamileliğini sonlandırmak için tehlikeli yöntemlere başvurduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmacılar, Haziran 2022'de mahkeme Roe-Wade kararını iptal ettikten sonra hamileliğini kendi başına sonlandırmaya çalıştığını bildiren üreme çağındaki kadınların yüzde 2,4'ten yüzde 3,3'e çıktığını keşfetti.

Salı günü hakemli tıp dergisi JAMA'da yayımlanan çalışma, kadınların kullandığını bildirdiği yöntemler arasında bitki yeme, alkol alma, kendi karnına vurma, vücuduna bir cisim yerleştirme ve ağır eşyalar kaldırmanın bulunduğunu aktardı.

Araştırma, daha sonra bazı kadınlarda ağrı, kanama ve ateş de dahil olmak üzere tıbbi müdahale gerektiren komplikasyonlar görüldüğünü belirtti. Diğer vakalarda kadınlar klinikte kürtaj yaptırdı veya hamileliğini sürdürdü.

Araştırmanın ortak yazarı, San Francisco'daki California Üniversitesi'nde epidemiyolojist olan Dr. Lauren Ralph, The Associated Press'e "Elimizdeki veri, kürtaja erişimi zorlaştırmanın insanların kürtaja daha az istek veya ihtiyaç duyduğu anlamına gelmediğini gösteriyor" dedi.

Anketi yanıtlayanlardan bazıları reçetesiz alınabilen ilaçlar kullandığını bildirdi. Bazıları, sağlık sisteminin dışında temin ettikleri acil doğum kontrol haplarıyla misoprostol ve mifepriston kürtaj haplarını kullandı.

Mifepriston, kullanımı güvenli olan ve bu sene Yüksek Mahkeme'deki bir davada itiraz edilen bir kürtaj ilacı. Ülkenin en yüksek mahkemesi geçen ay davayı düşürerek itirazı bir süreliğine sonlandırmıştı. Fakat Axios, halihazırda bazı Cumhuriyetçi yasa koyucularının yeni bir dava açmaya yemin ettiğini bildiriyor.

Araştırmada yer almayan Pittsburghlü bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Grace Ferguson, çalışma için "bunca zamandır yaptığımız açıklamayı (doğruluyor): Eğer resmi kurumlarda (kürtaj) yaptırmayı zorlaştırırsanız, insanlar gayriresmi yollarla yapar" dedi.

Dobbs-Jackson kararının ardından kürtaj, hepsi Cumhuriyetçilerin kontrolünde olan 14 eyalette birkaç istisna dışında tamamen yasaklanmıştı. Bu, pek çok kişinin hayati tehlike taşıyan hamilelikleri sürdürmeye zorlandığı anlamına geliyor.

34 yaşındaki Breanna Cecil daha önce The Independent'a, Tennessee'de gelecekte çocuk sahibi olma yetisini ortadan kaldıran bir hamilelik için kürtaj talebinin reddedildiğini anlatmıştı.

Geçen aylarda Cecil, The Independent'a "Tennesse eyaleti benim doğurganlığımı elimden aldı" demişti.

(Eyaletteki yasa koyucular) yürürlüğe soktuğu bu korkunç yasalarla aile sahibi olma yani kendi biyolojik aileme sahip olma şansımı elimden aldı.

Diğerleri, eyalet dışındaki en yakın kürtaj kliniğine yüzlerce kilometre seyahat etmek zorunda kalmıştı.

Axios, güneydeki bazı county'lerde (sözcük anlamı kontluk; ABD ve BK’de yer alan Türkiye’de karşılığı olmayan idari birim -çn.) yaşayanların 1126 kilometreden daha fazla yol aşması gerektiğini aktarıyor. Roe-Wade kaldırılmadan bir yıl önce, Haziran 2021'de yalnızca 216 county'de yaşayanlar bu mesafeyi katetmek zorundaydı.
Independent Türkçe



5 haftadır listeleri kasıp kavuran diziye onay gecikmedi

İlk sezonu 8 bölümden oluşan Nemesis, zeki bir dedektifle (Matthew Law, sağda) uzman bir soyguncu (Y'lan Noel, solda) arasındaki yüksek tempolu kedi-fare kovalamacasını konu alıyor (Netflix)
İlk sezonu 8 bölümden oluşan Nemesis, zeki bir dedektifle (Matthew Law, sağda) uzman bir soyguncu (Y'lan Noel, solda) arasındaki yüksek tempolu kedi-fare kovalamacasını konu alıyor (Netflix)
TT

5 haftadır listeleri kasıp kavuran diziye onay gecikmedi

İlk sezonu 8 bölümden oluşan Nemesis, zeki bir dedektifle (Matthew Law, sağda) uzman bir soyguncu (Y'lan Noel, solda) arasındaki yüksek tempolu kedi-fare kovalamacasını konu alıyor (Netflix)
İlk sezonu 8 bölümden oluşan Nemesis, zeki bir dedektifle (Matthew Law, sağda) uzman bir soyguncu (Y'lan Noel, solda) arasındaki yüksek tempolu kedi-fare kovalamacasını konu alıyor (Netflix)

Nemesis'teki kedi-fare oyunu bir sezon daha devam edecek. Netflix, Courtney A. Kemp (Power) ve Tani Marole tarafından yaratılan diziye ikinci sezon onayını verdi. 

Bu karar, başrollerini Matthew Law ve Y'lan Noel'in paylaştığı dizinin prömiyerinden yaklaşık 6 hafta sonra geldi. Yapım, yayımlandığı ilk 5 hafta boyunca dijital platformun dünya genelinde en çok izlenen İngilizce diziler listesinde yer almayı başarmıştı.

Dizi sorumlusu Courtney A. Kemp, yeni sezon kararıyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

İkinci sezon onayını aldığımız için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hayranlarımıza çok teşekkür ederiz, bu tamamen onların sayesinde oldu, başka hiçbir nedeni yok. Diziyi izlediler, hakkında konuşup sosyal medyada büyük bir yankı uyandırdılar. Seyircimizin gücünü fark edip bizi hayranlarımız için geri getiren Netflix'e minnettarız.

Dizinin ortak yaratıcısı Tani Marole ise "İkinci sezon için çok minnettarız. İlk sezondan kalan soruların yanıtlanacağından ve aklınızda yeni soru işaretleri bırakacağımızdan emin olabilirsiniz. Hiç şüpheniz olmasın, ikinci sezon çok daha büyük ve çok daha iyi olacak" diyerek iddialı bir açıklama yaptı.

"Bunu yapmayacağımızı söyledim"

Kemp, mayısta Hollywood Reporter'a verdiği röportajda Netflix'le yaşadıkları ilginç bir diyalogdan da bahsetmişti: 

Netflix bizden hikayeyi ikinci bir sezona ihtiyaç duymayacak şekilde bitirmemizi istemişti. Ben de içimden 'Görürsünüz, kesinlikle öyle yapmayacağız' dedim.

İlk sezon, Dedektif Isaiah Stiles'ın oğlunu kurtarmak için Coltrane Wilder'ı serbest bırakmasının ardından, usta hırsızın kaçışıyla sona ermişti.

Kemp, Hollywood Reporter'a yeni sezon planları hakkında fazla detay vermekten kaçınsa da "Stiles'ın ağır sonuçlarla yüzleşeceğini bence açıkça gösterdik. Ayrıca sezonu Coltrane'in eşini bulmak zorunda kalacağı bir noktada bitirdik. Şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar" dedi.

Netflix'in ABD ve Kanada Senaryolu Dizilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Nne Ebong ise "Courtney ve Tani, Nemesis'le izleyicileri ekrana kilitleyen gerçekten özel bir işe imza attılar. Dünyanın dört bir yanından gelen tepkileri izlemek olağanüstüydü. Onların vizyonu, ustalığı ve tutkusu eşsiz. Bu yolculuğa ikinci sezonda da onlarla devam edecek olmaktan büyük heyecan duyuyoruz" şeklinde konuştu.

Nemesis'in prömiyerinden kısa bir süre sonra Apple TV'yle kapsamlı bir anlaşma imzalayan Kemp, dizinin yürütücü yapımcılığını kendi şirketi End of Episode aracılığıyla üstleniyor. 

Projede ayrıca Tani Marole, Chris Selak ve Philipp Barnett de yürütücü yapımcı olarak yer alıyor. 

Dizinin geniş oyuncu kadrosunda ise Cleopatra Coleman, Tre Hale, Domenick Lombardozzi ve Gabrielle Dennis gibi isimler bulunuyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety, Hollywood Reporter


Nükleer patlama modeli Dünya'yı olası asteroit felaketinden koruyabilir

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Nükleer patlama modeli Dünya'yı olası asteroit felaketinden koruyabilir

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Bilim insanları, bizi yok olmaktan kurtarmak için bir asteroidin içine nükleer bomba gömülmesini öneriyor.

Dünya'ya doğru ilerleyen bir asteroidin gezegenimizdeki yaşam için tehlike oluşturması durumunda elimizdeki seçenekleri inceleyen yeni bir çalışmada bu öneride bulunuldu.

Gelecekte Dünya'ya tehdit oluşturacağı bilinen bir asteroit henüz yok. Ancak böyle bir asteroit her an keşfedilebilir ve belki de kendimizi kurtarmak için elimizde sadece birkaç gün kalabilir, ki daha önce uzay kayaları, Dünya'da kitlesel yok oluşlara ve diğer felaketlere yol açmıştı.

Bilim insanları olası bir tehdide karşı koymak için Dünya'yı bu tür bir felaketten korumanın yöntemlerini aktif bir şekilde araştırıyor.

Başlıca savunma yöntemlerinden biri, tehlikeli asteroitleri imha ederek ya da rotalarını değiştirerek tehdidi bertaraf etmek. Ancak yıkıma sadece birkaç gün kalmışsa, asteroitle çarpışma gibi daha geleneksel önlemler yeterli etkiyi sağlayamayabilir.

Araştırmacılar yeni çalışmada, bazı uç durumlarda bizi kurtarabilecek tek şeyin devasa bir nükleer patlama olabileceğini öne sürüyor.

Çalışma, bu tür bir asteroitle başa çıkmanın yenilikçi bir yolunu öneriyor: asteroidin içine bir nükleer bomba yerleştirip havaya uçurmak.

Bir asteroidin yanından geçip içine delik açacak zamanımızın olmadığı durumlarda, asteroidi doğrudan vurmak gibi daha geleneksel bir yaklaşım gerekebilir. Ancak araştırmacılar, yeterince erken uyarı alırsak asteroidin rotasını değiştirmede yeni yaklaşımın çok daha etkili olacağını öne sürüyor.

Araştırmacılar, asteroidin çok büyük olduğu ve çarptığında yıkıcı sonuçlar doğurma potansiyeli taşıdığı durumlarda, güvenliğimizi sağlamak için muazzam miktarda enerjiye ihtiyaç duyacağımızı söylüyor.

Bunun için asteroide bir uzay aracı gönderilerek göktaşının yüzeyinde derin bir krater oluşturacak konvansiyonel bir patlayıcı yerleştirilecek. Ardından nükleer bir düzenek bu kraterin içine yönlendirilerek patlatılacak.

Araştırmacılar, bu yöntemin asteroide daha kesin bir çarpma noktası ve çok daha iyi bir enerji aktarımı sağlayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntem aynı zamanda hem çok daha karmaşık hem de daha uzun uyarı süresine ihtiyaç duyuyor.

Çalışma, hakemli dergi Space: Science & Technology'de yayımlanan "Analysis of Defense Technology for Large-Sized Near-Earth Asteroids" (Dünya'ya Yakın ve Büyük Boyuttaki Asteroitler için Savunma Teknolojisi Analizi) başlıklı yeni bir makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


Antik DNA verileri Medici kardeşlerin ölümünü nihayet aydınlattı

Medici kardeşler (Wikimedia Commons)
Medici kardeşler (Wikimedia Commons)
TT

Antik DNA verileri Medici kardeşlerin ölümünü nihayet aydınlattı

Medici kardeşler (Wikimedia Commons)
Medici kardeşler (Wikimedia Commons)

Rönesans dönemi İtalyası'ndaki Medici kardeşlerin iskelet kalıntıları üzerinde yapılan yeni genetik analiz, sıtmaya neden olan Plasmodium adlı parazitik protozoaya yakalanarak öldüklerini ortaya çıkardı.

Hakemli dergi iScience'ta yayımlanan çalışmayı yürüten araştırmacılar, son bulguların Rönesans dönemi ve sonrasında Orta İtalya'da sıtmanın yayılmasıyla evrimine ışık tuttuğunu söylüyor.

Bilim insanları bulguların, Francesco de Medici'nin zehirlenerek öldürüldüğüne dair süregelen spekülasyonlara karşı kesin kanıtlar sunduğunu da ekliyor.

Yale Üniversitesi'nde antropoloji alanında yardımcı doçent olan Serena Tucci, "Çalışmamız, bu ölümcül patojenin tarihini haritalandırmak için gelişmiş antik DNA laboratuvar yöntemlerini kullanabileceğimizin harika bir örneği" diyor.

Yale Üniversitesi'nden çalışmanın bir diğer yazarı Adalgisa Caccone ise, "Çalışma, hâlâ dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen ölümcül bir hastalık olan sıtma üzerine mevcut ve gelecekteki araştırmalara katkı sağlayabilecek veriler de ortaya koydu" ifadelerini kullanıyor.

Sıtma, 20. yüzyıla kadar Orta İtalya'da endemik bir hastalıktı ve bu yüzyılda kökünü kazımaya yönelik kampanyaların ardından hastalık bölgeden silindi.

Tarihsel kaynaklara göre Kardinal Giovanni de Medici, 1562'de Toskana sahillerine yapılan bir gezide annesi Eleonora di Toledo ve küçük kardeşi Garzia'nın da aralarında bulunduğu ailesinin sıtmaya yakalanmasının ardından 19 yaşında hayatını kaybetti. Bu bölgedeki bataklıkların, hastalığın üreme alanı olduğu biliniyordu.

Daha sonra Francesco de Medici ve eşi Bianca Cappello, 1587'de Medici ailesinin Poggio'daki villasını ziyaret etti. Villa, sivrisineklerin yoğun olduğu pirinç tarlası bataklıklarının ortasındaydı.

Çift, sıtmadaki gibi aralıklı ateş nöbetleri geçirdikten sonra arka arkaya iki gün içinde hayatını kaybetti.

Ancak ani ölümlerinin ardından, Francesco'nun kardeşi ve rakibi Kardinal Ferdinando de Medici'nin onları zehirlettiğine dair söylentiler yayıldı.

Çalışmanın ortak yazarı Valentina Giuffra, "O dönemde her ikisinde de aralıklı ateş gibi sıtmayla uyumlu semptomlar teşhis edilmişti" diyor.

dfvbyj
Araştırmacılar, Giovanni ve Francesco de Medici kardeşlerin kalıntılarını inceliyor (Valentina Giuffra)

Bilim insanları çalışmada, İtalya'nın Floransa kentindeki San Lorenzo Bazilikası'nın içindeki Medici Şapelleri'nde gömülü olan Medici kardeşlerin 4 kaburga örneğinden DNA topladı.

Araştırmacılar, Toskana'da siyaset ve bankacılığa hükmeden hanedan ailesinin soyundan gelen Giovanni de Medici'nin kemiklerinde, insanlarda görülen en ölümcül sıtma türüne yol açan Plasmodium falciparum'un yeni bir suşunu tespit etti.

Yine sıtmaya yenik düşen kardeşi Francesco de Medici'nin kalıntılarında da P. falciparum'un yanı sıra P. malariae isimli ikinci bir türün moleküler izlerini buldular.

Dr. Giuffra, "Bu genetik analiz, tarihsel kayıtları ve önceki araştırmaları doğruluyor. Artık Grandük Francesco de Medici'nin zehirlenme değil, sıtma nedeniyle öldüğünü bilimsel kesinlikle söyleyebiliriz" diyor.

dfvhbtyj
Analizde tespit edilen sıtma suşları (iScience / 2026)

Francesco de Medici'nin vücudunda iki sıtma paraziti türüne ait izlerin saptanması, her ikisinin de o dönemde Avrupa'da yayılıyor olabileceği sinyalini veriyor.

Ancak araştırmacılar, bunu kanıtlamak için daha fazla genetik kanıta ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Çalışmanın ortak yazarı Alexander Ochoa şu ifadeleri kullanıyor:

Antik DNA incelemeleri, bize sadece geçmişte yaşamış kişilerin kalıntılarına sıtma teşhisi koyma fırsatı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sıtma türlerinin evrimini anlamamız için bir pencere açıyor. Bilim insanları bu sayede patojenin zaman içinde nasıl bir adaptasyon geçirdiğini daha iyi anlayabilir.

Independent Türkçe