Avusturyalı yönetmen Marie Kreutzer'in son filmi Gentle Monster, Cannes'daki dünya prömiyeriyle festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri oldu.
Grand Théâtre Lumière'de ana yarışma kapsamında gösterilen karanlık ve sarsıcı drama, salonu dolduran izleyiciler tarafından coşkuyla karşılandı.
Filmin sonunda gelen 6 dakikalık ayakta alkış, ancak yönetmen Kreutzer’in mikrofonu eline alıp salona hitap etmesiyle sona erdi.
2022 yapımı Korsaj'ın (Corsage) başarısının ardından Marie Kreutzer, bu kez izleyiciyi ağır ve sarsıcı bir hikayeyle baş başa bırakıyor.
Film, mutlu bir evliliği ve küçük bir çocuğu olan bir kadının (Léa Seydoux), eşinin (Laurence Rupp) çocuk pornografisi bulundurma ve dağıtma suçlamasıyla tutuklanmasının ardından hayatının altüst olmasını anlatıyor.
Kendi aile sorunlarıyla boğuşan genç bir kadın polisin (Elsa Kühn) yürüttüğü soruşturma sürerken anne ve çocuk, geçici olarak anneannesinin (Catherine Deneuve) evine sığınıyor.
Film, güvenin en ağır biçimde sarsıldığı koşullarda bir ailenin nasıl dağıldığını gerçekçi, titiz ve ikna edici bir dille gözler önüne seriyor.
Uluslararası bir Oscar bilmecesi
Gentle Monster, eleştirmenlerin yorumlarına göre bu yıl festivalde yarışan en güçlü yapımlardan biri olarak öne çıkıyor ve şimdiden Oscar'ın En İyi Uluslararası Film kategorisi için güçlü adaylar arasında gösteriliyor.
Ancak filmin hangi ülkeyi temsil edeceği belirsizliğini koruyor. Başrollerde Léa Seydoux ve Deneuve gibi Fransız sinemasının önemli isimleri yer alsa da filmde Fransızcadan çok Almanca konuşuluyor. Üstelik projenin finansmanı büyük ölçüde İsviçre'den sağlanırken, yönetmen Marie Kreutzer Avusturyalı.
Bu çok uluslu yapı, ödül sezonunda filme hangi ülkenin sahip çıkacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Léa Seydoux övgü topluyor
Filmin geleceği ne olursa olsun, eleştirmenlerin hemfikir olduğu tek bir nokta var: Seydoux'nun büyüleyici performansı.
Hollywood Reporter, filmle ilgili haberinde şu ifadeleri kullanıyor:
40 yaşındaki Fransız aktris, 20 yıllık kariyeri boyunca sinemada inanılmaz bir tempoda çalıştı ancak genellikle kendisinden daha zayıf, kutuplaştırıcı ya da kalabalık kadrolu filmlerde rol aldı. Gentle Monster'da ise bir eş ve annenin yaşadığı derin çaresizliği ve acıyı büyük bir ağırlıkla taşıyor.
Sinema yazarlarının incelemelerine göre Seydoux, bu performansıyla Cannes'da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü evine götürebilir.
2013'te Mavi En Sıcak Renktir'le (Blue Is the Warmest Color) Altın Palmiye'yi paylaşan ancak bugüne kadar festivalde bireysel bir ödülle taçlandırılmayan oyuncu, filmin ABD dağıtım haklarının satılması durumunda kariyerinin ilk Oscar adaylığını da elde edebilir.
Eleştirmenlerin gözünden: Karanlığın içindeki çaresizlik
Sinema yazarları filmi "tüyler ürpertici, derinden etkileyen ve insanı darmadağın eden bir aile draması" diye nitelendiriyor.
İlk incelemelerde, filmin izleyiciye bu yıkıma uğramış kadının en karanlık günlerinden çıkış için neredeyse hiç açık kapı bırakmadığı; karakterin yalnızca bir şarkı performansında kendini kaybedip kendi sesini bulduğu anlarda nefes alabildiği vurgulanıyor.
Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety, TheWrap