İçinde İranlıların olduğu ve İsrail’in nüfuz ettiği “esnek” bir yapı olarak Hizbullah

Lübnan'ın güneyinde düzenlenen bir Hizbullah üyesinin cenaze töreninden, 4 Kasım 2023 (Ahmed er-Rubai – AFP)
Lübnan'ın güneyinde düzenlenen bir Hizbullah üyesinin cenaze töreninden, 4 Kasım 2023 (Ahmed er-Rubai – AFP)
TT

İçinde İranlıların olduğu ve İsrail’in nüfuz ettiği “esnek” bir yapı olarak Hizbullah

Lübnan'ın güneyinde düzenlenen bir Hizbullah üyesinin cenaze töreninden, 4 Kasım 2023 (Ahmed er-Rubai – AFP)
Lübnan'ın güneyinde düzenlenen bir Hizbullah üyesinin cenaze töreninden, 4 Kasım 2023 (Ahmed er-Rubai – AFP)

Marco Mossad

İsrail'in 1992 yılında Hizbullah lideri Abbas el-Musavi'yi öldürmesinden bu yana kamuoyunda Hizbullah'ın üst düzey komutanlarını kaybetmesinin ardından ayakta kalıp kalamayacağı her zaman tartışılmıştır. Buna karşın son dönemde çok sayıda Hizbullah komutanı öldürülmüş olsa da Hizbullah ayakta kalmaya devam ediyor. Bunun nedeni Hizbullah'ın şahıslara değil, Tahran tarafından desteklenen esnek bir örgütsel yapıya sahip olması.

Esneklik ifadesi genellikle bir yanılgı sonucu katılıkla ilişkilendiriliyor. Bu yanlış kanıya göre dirençli bir oluşum zorluklar karşısında mevcut düzenini koruyabilir ve zorlukların üstesinden geldiğinde değişmeden yoluna devam edebilir. Bu yanılgı Hizbullah için geçerli olduğundaysa, İsrail ya da başka taraflarca saldırılar gerçekleşse de gerçekleşmese de Hizbullah’ın yapısının ve faaliyetlerini yürütme şeklinin aynı kaldığı anlamına geliyor.

Esneklik ‘koşullara uyum sağlayarak hayatta kalma becerisi’ olarak daha iyi bir şekilde kavramsallaştırılabilir. Hizbullah esnekliği benimsediği için yapısı da esnektir. Esneklik sadece aksiliklerden kurtulmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda Hizbullah'ın doğası gereği akıcı ve sorunsuz bir şekilde işlediği anlamına geliyor.

Yakın bağ

Siyasi olarak ise tarihi boyunca çok fazla değişkenlik gösteren Hizbullah, 1980'lerde Lübnan devletini gayrimeşru olarak görmekten kendisini Lübnan'ın savunucusu olarak sunmaya kadar Lübnan devletine karşı çeşitli tutumlar sergiledi.

Devlet sisteminin tamamen dışında faaliyet gösterirken mecliste milletvekilleri ve hükümette bakan olarak görev yapan üyeleri oldu. Hizbullah'ın geçirdiği siyasi dönüşüm, siyasi ve askeri alanlarda varlık göstermesine katkıda bulunan önemli bir faktör.

Bu gelişme, (Maruni Hristiyan) Özgür Yurtsever Hareket (ÖYH) gibi bazı siyasi partilerin Hizbullah ile ittifak kurarak kendi lehlerine bir siyasi fırsat yakaladıklarını görmeleri nedeniyle Lübnan’ın siyaset sahnesinde elverişli bir ortamla birlikte devam etti. Bu da Hizbullah'ın siyasi konumunu güçlendirdi. Hizbullah ayrıca güce başvurarak Lübnan'ın siyasi meselelerine giderek daha fazla müdahil oldu. Örneğin siyasi muhaliflerini sindirme ve eski Cumhurbaşkanı Emile Lahud'un 2007 yılında görev süresinin dolmasının ardından yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesini engelleme gibi faaliyetleri, Hizbullah'a Lübnan’ı savunma çerçevesinin bir parçası olarak resmi meşruiyet kazandıran 2008 tarihli Doha Anlaşması'nın sonuçlarından biri olan Bakanlar Bildirisi’nin önünü açtı.

Hizbullah, sahadaki çatışmaları yönetme konusunda bir dereceye kadar askeri özerkliğe sahip olsa da topyekûn savaşa girme ve barışa aracılık etme konusundaki kilit kararları İran ile birlikte alıyor.

General Mişel Süleyman'ın seçilmesiyle cumhurbaşkanlığı makamındaki boşluğa son veren 2008 tarihli Doha Anlaşması'nın sonuçlarından biri olan Bakanlar Bildirisi, Lübnan'ın savunmasından ‘ordu, direniş (yani Hizbullah) ve halkın’ sorumlu olduğunu belirtiyor.

Bu istisna Hizbullah'ın askeri cephaneliğini geliştirmesine, savaşçılarını eğitmesine ve Lübnan Silahlı Kuvvetleri ya da Lübnan devleti ile herhangi bir denetim ya da koordinasyona ihtiyaç duymadan askeri operasyonlara katılmasına olanak tanıdı. Bu özgürlük, Hizbullah'ın 2006 yılında İsrail ile girdiği savaşta uğradığı maddi kayıpların ardından toparlanmasına da katkıda bulundu. Bugün dünyanın en ağır silahlarına sahip milis güçlerden biri olan Hizbullah, İsrail'e çok sayıda füzeyle saldırma kararı alması halinde İsrail’in Demir Kubbe gibi savunma sistemlerini alt edebilir.

Örgütsel yapı

Şu an Hasan Nasrallah tarafından yürütülen Genel Sekreterlik, Hizbullah’ın örgütsel yapısındaki en üst makam. Ancak eski Genel Sekreter Abbas Musavi suikastının da gösterdiği gibi genel sekreterin ortadan kaldırılması ya da halkın ona karşı tutumunun değişmesi Hizbullah’ı çöküşe sürükleyemiyor. Nasrallah, 2006 yılında İsrail'le savaş sırasında ve sonrasında yaptığı gösterişli çıkışlar ve konuşmalar nedeniyle önemli bir halk desteğine sahipti ve bazılarına göre karizmatik bir lider imajı çizdi. Ancak zaman içinde bir zamanlar büyüleyici olan konuşmaları etkisini yitirdi. Hizbullah'ın on yıl önce Suriye'ye müdahalesi ise eski imajının bozulmasına sebep oldu.

Lübnan'ın 2019 yılında yaşadığı mali kriz ve buna bağlı siyasi krizin ardından Nasrallah, kendisinin ve Hizbullah'ın ilk kez kamuoyu önünde ekonomik felaketten sorumlu ülke yönetiminin bir parçası olarak görülmesi ve eleştirilmesiyle aslında tüm imajını kaybetti. Hşzbullah’a yönelik eleştiriler, 2020 yılında Beyrut Limanı’nda meydana gelen patlamayla daha da yoğunlaştı. Lübnan'da çok sayıda kişi, kısmen de olsa limanda yanlış bir şekilde depolanan ve ardından infilak eden devasa amonyum nitrat stokuyla olan bağlantısı nedeniyle Hizbullah'ı suçladı. Ancak Nasrallah, Hizbullah'ın kamuoyuna mesajlarını ileten yüzü haline geldiğinden bu rolünü sürdürdü. Çünkü bu yöndeki herhangi bir değişiklik Hizbullah içinde bir kaos olduğu anlamına gelecekti.

rtgbhyn
Nasrallah'ı hedef tahtasında gösterildiği resmin işlendiği bir yelek giyen İsrail askeri, 4 Ocak 2024 (Jala Marais – AFP)

Üstelik Nasrallah Hizbullah'ı tek başına yönetmiyor. Hizbullah Genel Sekreteri tarafından denetlenen Şura Konseyi, kararlarını İran ile yapılan yakın koordinasyonla alıyor. Şura Konseyi üyeleri Hizbullah’ın siyasi, askeri, ekonomik, adli ve sosyal işlerini yönetiyor.

Şura Konseyi'ne bağlı Cihat Konseyi ise askeri ve güvenlik birimlerini denetliyor. Cihat Konseyi'nde İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO) temsilciler de yer alıyor. Hizbullah sahadaki çatışmaları yönetme konusunda bir dereceye kadar askeri özerkliğe sahip olsa da, topyekûn savaşa girme ve barışa aracılık etme konusundaki önemli kararları İran ile birlikte alıyor.

Hizbullah iç ve dış operasyonlarının bir kısmını da Birim 910'un gözetimi altında yürütüyor. Güvenlik aygıtının bir parçası olan Birim 910 içinde dış operasyonlardan, siber faaliyetlerden ve dış iletişimden sorumlu birimler yer alıyor. Hizbullah’ın Suriye-İsrail sınırındaki askeri faaliyetleri de dahil olmak üzere Suriye'deki operasyonlarının yanı sıra Avrupa'daki ve dünyanın diğer yerlerindeki faaliyetlerinden de sorumlu olsa da Lübnan içinde de faaliyet gösteriyor. Örneğin dış operasyonlar birimi, eski adı Hızlı Müdahale Gücü olan ve 2008 yılından bu yana Rıdvan Gücü adıyla bilinen özel operasyonlar birimi ile eş değer. Rıdvan Gücü, 2006 yılında İsrail ile yapılan savaşta kilit bir rol oynadı.

Fuad Şükür, Hizbullah'ın Cihat Konseyi'nde yüksek rütbeli bir komutandı ve roketler ve silahlar konusunda uzman askeri birimlerinden birinin sorumlusuydu.

Hizbullah'ın milis ve ordu bileşenlerini bir araya getirmesi, silahlı bir grup olarak güçlü yanlarından birini oluşturuyor. Örneğin, güvenlik ve askeri hizmetler Cihat Konseyi içinde farklı birimler olsa da Hizbullah'ın güvenlik ve askeri operasyonları tıpkı ordudaki gibi ayrı ve farklı olarak ele alınmaz. Her iki kategorideki operasyonlar da Hizbullah’ın üst düzey komutanları tarafından yönetilir. Rıdvan Gücü askeri birliklerle birlikte faaliyet gösterir ve üyeleri doğrudan DMO tarafından eğitilir. Benzer şekilde, Hizbullah'ın savaş bölgelerinde konuşlanması orduların konuşlanmasından bağımsızdır ve asimetrik bir savaşta milislerin konuşlanması şeklindedir.

cdvf
Fuad Şükür’ün İsrail tarafından öldürüldükten sonra Hizbullah tarafından dağıtılan bir fotoğrafı, 31 Temmuz 2024 (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Diplomatik Güvenlik Bürosu tarafından yönetilen Adalet İçin Ödül Programı (Rewards for Justice/RFJ) kapsamında eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri'ye 2005 yılında düzenlenen suikast nedeniyle 2020 yılında Lübnan Özel Mahkemesi tarafından mahkum edilen tek Hizbullah üyesi olan Salim Ayyaş'ın başına 10 milyon dolar ödül konuldu. RFJ internet sitesinde yer alan ilanda Ayyaş'ın Hizbullah'ın suikast timi olan ve emirleri doğrudan Genel Sekreter Hasan Nasrallah'tan alan Birim 121'in kıdemli bir üyesi olduğu ifade ediliyor. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, Hizbullah birimleri içindeki operasyonel kararlar sadece birim komutanları tarafından alınmıyor.

“Üst düzey komutanlar”

Yapısal esneklik ve iç içe geçişlilik Hizbullah'ı üst düzey komutanlarını kaybetmesi durumunda yaşanabilecek bir çöküşten koruyor. Hizbullah ayrıca yapısını değişen dış koşullara da adapte ediyor. Bu durum 2008 yılından bu yana üst düzey üç liderinin ölümünden sonra da açıkça ortaya çıktı. İsrail, geçtiğimiz ağustos ayında 2015 yılından bu yana ABD'nin küresel teröristler listesinde yer alan ve başına yakalanmasını sağlayacak herhangi bir bilgi için 5 milyon dolarlık para ödülü koyulan Hizbullah komutanı Fuad Şükür'e suikast düzenledi. Hacı Muhsin ve Seyyid Muhsin olarak da bilinen Şükür, Hizbullah’ın kuruluşundan bu yana örgüt içinde yer aldı ve İsrail'e karşı ilk olarak 1982 yılında savaştı.

Basında yer alan bazı haberlerde Şükür'ün Hizbullah'ın en yüksek rütbeli askeri komutanı olduğu iddia edilse de Hizbullah'ın komuta yapısı aslında bundan daha karmaşık. Şükür'ün Cihat Konseyi'nde yüksek rütbeli bir komutan olduğu ve roketler ve silahlar konusunda uzman askeri birimlerinden birinden sorumlu olduğu da biliniyor.

Şarku'l Avsat'ın RFJ internet sitesinden aktardığı habere göre Şükür'ün Hizbullah'ın ölen komutanı İmad Muğniye'nin sırdaşı olduğu belirtiliyor. Şükür'ün komuta ettiği füze birimi, 2008 yılında Şam'da öldürülene kadar, Genel Sekreter Nasrallah'ın tek askeri danışmanı olan ve Hac Rıdvan adıyla da bilinen Muğniye'nin doğrudan komutası altındaydı.

Ancak Muğniye'nin tek görevi bu değildi. Öldüğü sırada Birim 910 ve Hızlı Müdahale Gücü'nü de komuta ediyordu. Muğniye'nin ölümünden sonra bu karmaşık rolü, Mustafa Bedreddin üstlendi. Fakat Bedreddin'in 2016 yılındaki ölümünden sonra yerine bir başkasının atanması zaman aldı. Danışmanlık görevi, aralarında Şükür'ün de bulunduğu birkaç kilit isimin yer aldığı Cihat Konseyi’ne verildi. Birim 910'un başına Cihat Konseyi üyesi olan ve aynı zamanda Hizbullah'ın güvenlik aygıtını yöneten Talal Hamiye getirildi. Hamiye’nin Hizbullah'ın askeri ve güvenlik operasyonlarını yönetmesi onu örgüt içinde fiilen en üst düzey askeri komutan yapıyor. ABD, Hamiye’nin başına 7 milyon dolarlık para ödülü koydu. Rıdvan Gücü, DMO tarafından eğitilmeye devam ederken ABD'nin başına 5 milyon dolarlık para ödülü koyduğu ve küresel teröristler listesinde yer alan Heysem Ali Tabatabai tarafından yönetiliyor.

Hizbullah, sırasıyla 2008, 2016 ve 2024 yıllarında Muğniye, Bedreddin ve Şükür için yaptığı yas açıklamalarında ‘büyük mücahit komutan’ sıfatını kullandı. Başka isimler için ise kullanmayarak bu üç komutanın eşit derecede yüksek rütbeli olduğunu ima etti, ancak Muğniye ve Bedreddin'in aksine Şükür kamuoyunda bilinmiyordu. Sadece Hizbullah'ın askeri işlerini takip edenler tarafından tanınan Şükür, bunun dışında pek dikkat çekmiyordu. Muğniye'nin durumu ise Şükür’den farklıydı. İsrail’in Gazze'ye kaçak yollardan roket sokmakla suçlamasından ötürü daha hayattayken kamuoyu tarafından biliniyordu.

Basında yer alan bazı haberlerde Şükür'ün Hizbullah'ın en yüksek rütbeli askeri komutanı olduğu iddia edilse de Hizbullah'ın komuta yapısı aslında bundan daha karmaşık.

Hizbullah, Muğniye’yi 2008 yılında öldürülmesinden sonra İsrail'in 2000 yılında Lübnan'dan çekilmesinde ve 2006 yılındaki savaşta kendisinin ilan ettiği ‘zaferdeki’ rolüne atıfla ‘iki zaferin komutanı’ olarak tanımladı. Bunun yanında Hizbullah, 2006 yılında kurduğu özel operasyonlar birimine Muğniye’nin adını vermişti. Daha önce Hızlı Müdahale Gücü olarak adlandırılan birim, Muğniye’nin ölümünden sonra el-Hac Rıdvan lakabına atıfla Rıdvan Gücü olarak anılmaya başladı.

Muğniye'nin yerini Bedreddin almış olsa da Hizbullah ne hayattayken ne de öldükten sonra Bedreddin için Muğniye'nin sahip olduğu halka mal olmuş şahsiyet imajı oluşturmadı. Bedreddin’in adı 2011 yılında Lübnan Özel Mahkemesi tarafından eski Lübnan Başbakanı Refik Hariri suikastıyla ilişkilendirilene kadar kamuoyunda duyulmamıştı. Bedreddin daha sonra Hizbullah’ın Suriye'ye müdahalesiyle öncü bir rol oynadı.

Hizbullah'ın zafer olarak gördüğü 2000 ve 2006 yıllarının aksine, Bedreddin'in faaliyetleri Hizbullah'ın dikkatini olumsuz yönde çektiği için örgüt Muğniye'nin ölümünü ve özel günlerde atıfta bulunduğu başarılarını öne çıkarmaya devam etti. Buna karşın ortadan kaldırdığı Hizbullah komutanlarının kimliklerini açıklayan İsrail oldu.

İsrail'in Şükür’e düzenlediği suikastı, Lübnan ve Suriye'de Hizbullah komutanlarının ve üyelerinin hedef alındığı saldırılar takip etti. Şükür Hizbullah içinde üst düzey bir komutan olsa da Talal Hamiye gibi diğer önemli komutanlar hala hayattalar, durumları iyi ve İsrail istihbaratından kaçmaya çalışıyorlar.

sdfvg
Hizbullah destekçilerinin Beyrut'ta düzenlediği İran'a destek yürüyüşünden bir kare, 24 Mayıs 2024 (Enver Amr – AFP)

İsrail merkezli bir araştırma kuruluşu, geçtiğimiz ağustos ayında Hizbullah'ın Cihat Konseyi üyesi olduğu iddia edilen kişilerin isimlerini ve görevlerini yayınladı. Fakat yayınlanan bilgiler, Cihat Konseyi üyeleri hakkında mevcut diğer bilgilerle uyuşmuyordu. Bu uyuşmazlığın nedenlerinden biri Hizbullah'ın komutanları için genellikle takma isimler kullanması ve güvenlik nedeniyle kimliklerini ve görevlerini bir dereceye kadar gizli tutmaya çalışması. Bir diğer nedense Hizbullah içindeki rol dağılımının dış koşullara uyum sağlamak amacıyla değişebilmesi.

İsrail'in Hizbullah'ın üst düzey komutanlarına yönelik sistematik olarak gerçekleştirdiği suikastların Hizbullah'ın askeri kabiliyetlerini sınırladığına şüphe yok. Ancak halen geniş bir askeri cephaneliğe ve paha biçilmez bir savaş deneyimine sahip olmaya devam eden Hizbullah’ın örgütsel yapısı üst düzey komutanlarını kaybetse de bir dereceye kadar esneklik sağlayabiliyor.

Hizbullah'ın karşı karşıya olduğu asıl zorluk örgütün çöküşünden ziyade İsrail'in Hizbullah’ın içine ne ölçüde nüfuz ettiğinin bir göstergesi olan bu tam isabetli suikastlar. Hizbullah içindeki bu sızmalar sona ermedikçe İsrail avantajı elinde tutmaya, Hizbullah ise daha uzun bir süre siyasi ve askeri olarak varlığını sürdürebilmek için yapısını değiştirmeye devam edecek gibi görünüyor.



ABD'nin mama devi bebek ölümlerine rağmen kayırıldı mı?

Şirketin en bilinen ürünü Similac (AP)
Şirketin en bilinen ürünü Similac (AP)
TT

ABD'nin mama devi bebek ölümlerine rağmen kayırıldı mı?

Şirketin en bilinen ürünü Similac (AP)
Şirketin en bilinen ürünü Similac (AP)

ABD Adalet Bakanlığı, ülkenin en büyük yerli bebek maması üreticisi Abbott hakkındaki ceza soruşturmasını kapattı. 

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, bebek ölümlerine neden olduğu iddia edilen şirket yalnızca para ödeyerek kurtulacak. 

Abbott'ın ​Michigan fabrikasında ölümcül olabilecek Cronobacter sakazakii bakterisine ait izler bulununca tesis 2022'de kapatılmıştı. 

Pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunları, bu fabrikanın kapanmasıyla birleşince ABD'de bebek maması kıtlığı ciddi boyutlara varmıştı. 

Abbott, mamalarını tüketen 4 bebeğin Cronobacter sakazakii bakterisi yüzünden hastalanması ve bunlardan ikisinin hayatını kaybetmesiyle kendi ürünlerinin ilgisi olmadığını savunuyor. 

Amerikan gazetesinin haberine göre, savcılar davayı düşürmeden önce Abbott hakkında federal Gıda, İlaç ve Kozmetik Yasası'nı ihlal ettiği gerekçesiyle bir kabahat suçlaması ve devleti yanıltmaya yönelik ayrı bir suçlama yöneltmeyi değerlendiriyordu. Savcılar en az bir kişiye dava açmayı da düşünüyordu. 

WSJ'ye konuşan bir şirket sözcüsü, dağıtımı yapılsa da hiç açılmamış Abbott bebek mamalarının hiçbirinde bu bakteriye rastlanmadığını söyledi. 

Sözcü, devleti yanıltmaya yönelik herhangi bir hamlelerinin olmadığını da savundu. 

Diğer yandan soruşturmada yer alan bazı isimler, şirkete dava açacak kadar kanıt toplandığını ancak üst yönetimin talimatıyla soruşturmanın kapatıldığını Amerikan gazetesine belirtti. 

Dava açmak yerine federal fonlarla yapılan beslenme programlarının şirketten aldığı mamaların parasının devlete geri verilmesine karar verdiği aktarıldı. 

Adalet Bakanlığı sözcüsü, WSJ'ye yaptığı açıklamada dava açmanın şirkete karşı gereğinden sert bir adım olacağını öne sürdü. 

Independent Türkçe, WSJ, Reuters


Tom Hanks, Yeni Hayat'taki bir sahneyi hâlâ izleyemiyor

Hayatta kalma draması Yeni Hayat, hayranların favorisi (20th Century Fox)
Hayatta kalma draması Yeni Hayat, hayranların favorisi (20th Century Fox)
TT

Tom Hanks, Yeni Hayat'taki bir sahneyi hâlâ izleyemiyor

Hayatta kalma draması Yeni Hayat, hayranların favorisi (20th Century Fox)
Hayatta kalma draması Yeni Hayat, hayranların favorisi (20th Century Fox)

Tom Hanks'in 2000 yapımı filmi Yeni Hayat (Cast Away) pek çok sinemasever için vazgeçilmez filmlerden biri olmayı sürdürse de başrol oyuncusunun izlemekten hoşlanmadığı bir sahne var.

Robert Zemeckis'in yönettiği bu klasik film, uçağı Pasifik Okyanusu'na düştükten sonra öldüğü sanılan FedEx çalışanı Chuck Norland'ın (Hanks) hayatını konu alıyor.

Dünyanın geri kalanının haberi olmadan Chuck hayatta kalır ve tek arkadaşı voleybol topu Wilson'la birlikte eve dönüş planları yapar.

Uçağa binmeden önce Chuck'ın kız arkadaşı Kelly ona içinde kendi fotoğrafı olan bir cep saati verir ve yıllar sonra nihayet geri döndüğünde, saati iade etmek için kız arkadaşının evine gider. Ancak Hanks, bu duygusal sahneden hoşlanmıyor.

69 yaşındaki oyuncu, The Rest is Entertainment'ın son bölümünde şunları açıkladı:

Yeni Hayat'ta bir sahne var... Ben geri dönüyorum, Chuck, Kelly'nin evinde ve ona saatini geri veriyor. Ve o an sanki orada değilmişim gibi hissediyorum. Aslında sadece kameranın bana döndüğü kısa bir plan. Ama orada yaptığım bir hareket var ve bana inandırıcı gelmiyor. O hareket Chuck'ın değil, Tom Hanks'in hareketi gibi. Film televizyonda açıksa, o sahne gelmeden kalkıp odadan çıkıyorum.

Hanks'i Forrest Gump'ın yönetmeni Zemeckis'le yeniden bir araya getiren Yeni Hayat, başrol oyuncusu için En İyi Erkek Oyuncu da dahil iki Oscar adaylığı elde etmişti.

Uçak kazası geçiren kahramanı canlandıran Hanks, Altın Küre'de de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanmış ve BAFTA'da da aynı ödüle aday gösterilmişti.

Oyuncu bugünlerde Oyuncak Hikayesi (Toy Story) serisinin 19 Haziran'da vizyona giren 5. filminin tanıtımını yapıyor.

1995'te yayımlanan ilk Oyuncak Hikayesi'nden beri oyuncak kovboy Woody'yi seslendiren oyuncu, yeni filmin çocukların ekran başında geçirdiği zamanın "korkusunu" ele aldığını söyledi.

Pixar'ın serisinin son filminde Woody, Buzz Lightyear ve Jessie, yeni bir tür rakiple karşı karşıya kalıyor: Greta Lee'nin seslendirdiği, Lilypad adlı kurbağa şeklinde bir tablet.

Hanks, BBC'ye şöyle konuştu:

Filmde şehir manzarasına baktığımız bir an var. Yatak odalarında ve diğer odalarda telefonun o mavi parıltısını görüyoruz ve bu, insanın kalbine korku salıyor.

The Rest Is Entertainment'ı podcast'lerinizi dinlediğiniz her yerden izleyebilir veya dinleyebilirsiniz.

Independent Türkçe


Netflix'in yeni Kore dizisi ilk haftadan zirve yarışına girdi

Aksiyon sahneleriyle öne çıkan Agent Kim Reactivated, Netflix Türkiye'de en çok izlenen diziler arasında 4. sırada yer alıyor (Netflix)
Aksiyon sahneleriyle öne çıkan Agent Kim Reactivated, Netflix Türkiye'de en çok izlenen diziler arasında 4. sırada yer alıyor (Netflix)
TT

Netflix'in yeni Kore dizisi ilk haftadan zirve yarışına girdi

Aksiyon sahneleriyle öne çıkan Agent Kim Reactivated, Netflix Türkiye'de en çok izlenen diziler arasında 4. sırada yer alıyor (Netflix)
Aksiyon sahneleriyle öne çıkan Agent Kim Reactivated, Netflix Türkiye'de en çok izlenen diziler arasında 4. sırada yer alıyor (Netflix)

Güney Kore yapımı casus dizisi Agent Kim Reactivated'ın ilk iki bölümü yayımlanır yayımlanmaz Netflix'in en çok izlenen 10 dizisi arasına hızla yükseldi. 

Agent Kim Reactivated, eşini kaybettikten sonra asi kızı Kim Min-ji'yi (Seo Su-min) büyütmek için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan, sakin ofis çalışanı Bay Kim'i (So Ji-sub) merkezine alıyor.

Dizi, babayla kızının birbirine taban tabana zıt karakterlerini daha ilk sahnelerde ortaya koyuyor. Min-ji okulda kendisine zorbalık yapan üç öğrenciye karşı çıktığında Bay Kim okul yönetiminden özür diliyor. Min-ji ise özür dileyecek hiçbir şey yapmadığını savunuyor. 

Ancak Min-ji'nin aniden ortadan kaybolması ve geride bıraktığı izlerin bir kaçırılma ihtimaline işaret etmesi, Bay Kim'i gerçek kimliğini açıklamaya zorluyor.

Sabah 9 akşam 5 mesaisi yapan bu uysal adam, aslında eski bir özel ajan. Kızını kimin kaçırdığını bulmak için gerçek kimliğini ortaya çıkarıyor ve yeniden Ajan Kim'e dönüşüyor.

Manager Kim adlı popüler dijital çizgi romandan uyarlanan dizinin ilk bölümleri, Netflix'in alışılagelmiş toplu yayın modelinin aksine, haftalık yayın takvimiyle hafta sonu izleyiciye sunuldu. 

Toplam 10 bölümden oluşan yapım, her hafta iki bölümle cuma ve cumartesi izleyiciyle buluşacak. Senaryosunu Nam Dae-joong'un kaleme aldığı, yönetmen koltuğunu ise Yi Seung-young ve Lee So-eun'un paylaştığı dizinin merakla beklenen final bölümlerinin ise 24 ve 25 Temmuz tarihlerinde yayımlanması öngörülüyor.

Öte yandan, açılış bölümlerinin izlenme istatistikleri de kamuoyuyla paylaşıldı. Verilere göre birinci bölüm 1,9 milyon izleyiciye ulaşırken, ikinci bölüm 3,2 milyon izleyiciyi ekrana çekmeyi başardı. 

İzleyici sayısındaki bu kayda değer artışın, 3 ve 4 Temmuz'da yayımlanacak yeni iki bölümle birlikte katlanarak devam etmesi bekleniyor.

En çok izlenen 10 dizi listesi ve IMDb'deki izleyici yorumları da dizinin olumlu karşılandığını gösteriyor.

IMDb'de halihazırda 10 üzerinden 8,1 gibi yüksek bir puana sahip dizi için bir izleyici, "daha şimdiden ekrana kilitlendiğini" belirterek yeni bölümleri beklemenin "zor" olacağını ifade ediyor.

Aynı kullanıcı yorumuna şöyle devam ediyor: 

Dizi ilk dakikadan itibaren temposunu hissettiriyor. Eksilmeyen bir gerilim ve gizemle insanı bir sonraki bölüme geçmeye zorluyor. İnsanı daha en başından hikayenin içine çekiyor. Aksiyon sahneleri son derece başarılı, tansiyon hiç düşmüyor ve başrol oyuncusunun ekrandaki güçlü duruşu her sahneyi sürükleyici kılıyor. Eğer sıkı aksiyon dizilerini seviyorsanız, Agent Kim Reactivated kesinlikle izlemeye değer.

Bir diğer IMDb kullanıcısı Chirag ise incelemesinde şu ifadelere yer veriyor: 

Eğer şiddet dozunu veya hikayenin yarattığı heyecanı törpülemeden hakkını veren, yüksek bütçeli bir webtoon uyarlaması bekliyorsanız, bu dizi tam aradığınız cevher.

Agent Kim Reactivated'ın ilk iki bölümü Netflix'te izlenebilir.
Independent Türkçe, Metro, Express