5 soruda zayıflama iğneleri: "Mucizevi" Ozempic hakkında her şey

Logos'ta bu hafta obeziteyle mücadelede "çığır açtığı" söylenen zayıflama iğnelerini masaya yatırıyoruz

2030'da dünya çapında 1 milyar kişinin obeziteyle yaşayacağı tahmin edilirken, zayıflama ilaçları gittikçe yaygınlaşıyor (David J. Phillip/AP)
2030'da dünya çapında 1 milyar kişinin obeziteyle yaşayacağı tahmin edilirken, zayıflama ilaçları gittikçe yaygınlaşıyor (David J. Phillip/AP)
TT

5 soruda zayıflama iğneleri: "Mucizevi" Ozempic hakkında her şey

2030'da dünya çapında 1 milyar kişinin obeziteyle yaşayacağı tahmin edilirken, zayıflama ilaçları gittikçe yaygınlaşıyor (David J. Phillip/AP)
2030'da dünya çapında 1 milyar kişinin obeziteyle yaşayacağı tahmin edilirken, zayıflama ilaçları gittikçe yaygınlaşıyor (David J. Phillip/AP)

Bu yılın en çok konuşulan korku filmlerinden Cevher (The Substance), kadınlara uygulanan güzellik standartlarının nasıl bir bedel ödetebileceğini gündeme taşırken, "Ozempic çılgınlığı"nı da akıllara getirdi. 

Yönetmen Coralie Fargeat'nın da dediği gibi filmde gençlik ve güzellik vaat eden yeşil sıvı, zayıflama iğnelerinin ötesinde yıllardır satılan pek çok "sihirli ürün"e karşılık geliyor.

Hollywood ünlülerinden sosyal medya fenomenlerine çok yaygın şekilde reklamı yapılan Ozempic ise bir yandan muazzam seviyedeki zayıflama etkisiyle, diğer yandan da yarattığı endişelerle son yıllarda bu sihirli ürünlerin en popüler olanı. 

Kilo vermenin yanı sıra çeşitli sağlık faydalarıyla da gündeme gelen zayıflama iğneleri, yaşlanmayı geciktirdiği iddialarıyla birlikte Cevher'deki maddeye gittikçe benziyor gibi görünüyor. 

Bu hafta Logos'ta Ozempic ve Wegovy adı altında satılan zayıflama iğnelerini, faydalarından zararlarına, bırakılması durumunda ne olduğuna ve muadilleriyle arasındaki farklara kadar bütün yönleriyle ele alacağız. 

1) Ozempic ve Wegovy nedir?

Ozempic ve Wegovy, esasen aynı etkin maddeyi içeren ancak farklı amaçlar için kullanılan ilaçlar. 

Danimarka merkezli ilaç şirketi Novo Nordisk'in satışa sunduğu bu iğnelerin etkin maddesi semaglutid. 

Semaglutid, glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) analogları denen ilaç sınıfında yer alıyor. Bu ilaçlar, vücutta doğal olarak üretilen GLP-1 hormonunu taklit ederek iştahı bastırıyor ve kan şekeri seviyesini düzenleyen insülin düzeyini artırıyor. 

Yemek yedikten sonraki tokluk hissini daha uzun süre koruyor, kan şekeri seviyesinin düşük kalmasını sağlıyor ve kana salınan şeker miktarını azaltıyor.

Birleşik Krallık'taki Imperial College London'dan Simon Cork, "Bu ilaçlar, insan vücudunda halihazırda var olan ve görevi, yemek yedikten sonra iştahı bastırmak olan bir sistemi güçlendiriyor" diye açıklıyor.

GLP-1 analogları aslında pek yeni sayılmaz. Ancak semaglutid, bu sınıftaki diğer ilaçlara kıyasla daha güçlü bir etki yaratmasıyla öne çıkıyor.

Ozempic, tip 2 diyabet tedavisinde kan şekerini düzenleme amacı taşırken, Wegovy ise aşırı kilolu veya obez kişilerde kilo kontrolü için kullanılıyor. İkisi de semaglutid içermesine karşın dozları arasında fark var. 

Diğer yandan aynı maddeyi içerdikleri için Ozempic, zayıflama amacıyla da reçete edilebiliyor. Wegovy daha yüksek dozda kullanıldığı için daha fazla kilo verilmesini sağlıyor gibi görünüyor. Ancak bununla beraber yan etkilerin de daha şiddetli olması riski var. 

Doktorlar duruma göre bu iğneler arasında seçim yaparken, kesinlikle ikisinin beraber kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyorlar. 

2) Kilo kaybından kalp sağlığına faydaları neler?

Semaglutid, obeziteyle mücadelede çığır açıcı bir etki yarattığı öne sürülerek pek çok bilim insanı tarafından takdir ediliyor. 

Hakemli dergi Nature Medicine'da 2022'de yayımlanan bir çalışmada Wegovy'nin, diyabeti olmayan obez veya aşırı kilolu kişilerde iki yıl içinde vücut ağırlığının yüzde 15'ine kadar kilo kaybı sağladığı bulunmuştu.

Başka bir araştırmada da daha düşük dozda semaglutidin 4 hafta içinde yüzde 7 civarında kilo kaybı sağladığı kaydedilmiş ve bu etkilerin diyabeti olmayan kişilerde daha kuvvetli olduğu gözlemlenmişti. 

New Scientist'in aktardığı üzere daha önce ameliyat dışındaki yöntemlerle vücut ağırlığının yüzde 5'inin kaybedilmesi kayda değer bir başarı sayılıyordu. 

Fakat zayıflama iğnesi kullanılırken bir yandan diyet ve egzersiz yapılması gerektiğini belirtmekte fayda var. 

Yüksek yağ ve şeker oranına sahip gıdalar, işlenmiş yiyecekler ve alkol tüketiminin büyük ölçüde azaltılması tavsiye ediliyor.

Gastroenterolog ve obezite uzmanı Dr. Lauren Donnangelo şu ifadeleri kullanıyor:

Lif, protein ve sağlıklı yağ oranı yüksek gıdaların hem genel sağlık hem de kilo kaybı için dengeli bir beslenme stratejisinin kilit parçaları olduğunu unutmamak önemli.

Son yıllarda Ozempic ve Wegovy'nin zayıflamanın yanı sıra sağlığa çeşitli şekillerde fayda sağladığına işaret eden pek çok araştırma yayımlanıyor.

Özellikle kalp sağlığına iyi geldiği görülürken, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), obez veya aşırı kilolu kişilerde kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm, kalp krizi ve inme riskini azaltmak için Wegovy'nin kullanılmasına bu yıl onay verdi. 

Ayrıca Novo Nordisk'in yürüttüğü bir araştırmada semaglutidin böbrek hastalıklarına iyi geldiği de gözlemlenmişti. 

Bunların yanı sıra tip 2 diyabet hastalarında kolon kanseri görülme riskini de azalttığı öne sürülüyor. Ayrıca obezite ve diyabetin bilişsel işlevleri etkilediği düşünüldüğünden Ozempic gibi ilaçların Alzheimer'la mücadelede kullanılabileceği iddia ediliyor.

En son bu yıl yapılan bir araştırmada, semaglutidin herhangi bir nedenle ölüm riskini azalttığına dair bulgular edinilmişti.

Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Harlan Krumholz, "Semaglutidin başlangıçta hayal ettiğimizden çok daha geniş kapsamlı faydaları var" diyerek ekliyor: 

Sadece kalp krizlerini önlemiyorlar. Bunlar sağlığı destekliyor. İnsanların sağlığını bu şekilde iyileştirerek aslında yaşlanma sürecini yavaşlatması şaşırtıcı olmaz.

3) Beden ve ruh sağlığına nasıl bir tehdit oluşturuyor?

Zayıflama iğneleri bütün bu "mucizevi" etkileri sunarken çeşitli sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. 

Ozempic veya Wegovy kullanan kişilerin en az yarısı mide bulantısı yaşadığını bildirirken bu yan etki genellikle zaman içinde geçiyor.

Ayrıca kabızlık, ishal, kusma ve karın ağrısı da sıkça gözlemlenen hafif yan etkiler arasında yer alıyor. Uzmanlar bunların birkaç hafta içinde kaybolacağını söylerken, devam etmeleri durumunda daha ciddi bir sorun sözkonusu olabilir. 

Doktorlar, nadiren de olsa bu ilaçların pankreasta iltihaplanmaya yol açabileceğini belirtiyor. 

GLP-1 analogları uzun zamandır tiroit kanseriyle ilişkilendirildiğinden zayıflama iğnelerinin böyle bir risk taşıdığı ifade ediliyor. Bilim insanları özellikle ailesinde bu hastalıktan muzdarip biri olan kişilerin Ozempic ve Wegovy gibi ilaçları kullanmamasını öneriyor.

Bu ilaçların böbrek hastalıklarına iyi gelebileceği gibi bu organlarda aksamalara yol açabileceği de görülüyor.

Ayrıca yakın zamanda fareler üzerinde yapılan bir çalışmada zayıflama iğnelerinin kalp kaslarını küçültebileceği öne sürülmüştü. 

Diğer ciddi yan etkiler arasında safra kesesi rahatsızlıkları, düşük kan şekeri ve bağırsak düğümlenmesi yer alıyor. 

Temmuzda yapılan bir araştırmada semaglutidin körlüğe neden olabileceği de öne sürülmüştü.

100 binde 10 gibi düşük oranda görülen bu nadir hastalık, optik sinire giden kan akışının azalması sonucu bir gözde acısız ve ani bir körlüğe yol açıyor. Görme becerisi çoğu zaman geri getirilemiyor. 

Hakemli dergi JAMA Ophthalmology'de yayımlanan çalışmada, semaglutid kullanan hastalarda bu nadir göz probleminin daha sık görüldüğü kaydedilmiş ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu belirtilmiştir.

Zayıflama iğnelerinin ruh sağlığı sorunları ve intihar düşüncelerini tetiklemesiyse bir diğer tartışma konusu. 

Semaglutid kullananlar, başka kilo verme ilaçları kullananlara kıyasla bu tür şikayetleri daha sık dile getirirken, konu üzerine yapılan araştırmalarda farklı sonuçlar elde ediliyor.

Bazı çalışmalarda Ozempic ve Wegovy'nin intihar düşüncelerini azalttığı iddia edilirken, iğneleri kullanan pek çok kişide depresyon ve anksiyete belirtileri görülmesi ikisi arasında bir bağlantı olduğunu akla getiriyor.

Diyabet nedeniyle Ozempic almaya başlayan Jenny Kent, birkaç ay sonra kilo kaybı ve kan şekeri seviyelerinde olumlu gelişmeler görse de ruh hali için aynı şeyi söyleyemiyor.

Sürekli bunalmış hissettiğini ve ağladığını ifade eden Kent, bir süre sonra doktoruyla konuşup ilacı bırakmış. Ardından ruh halinin iyiye gittiğini görse de bunun Ozempic'i bırakmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığından emin değil. 

Yazar Johann Hari de semaglutidin umduğu zayıflama etkisini gösterdiğini ancak yaratacağı psikolojik etkiyi öngöremediğini söylüyor.

Hari "İlacı aldığım ilk 6 ay boyunca istediğim oluyordu; çok fazla kilo veriyordum, sırt ağrılarım geçmişti, her türlü iyi şey oldu" diyerek ekliyor:

Ama aslında duygularımda bir iyileşme hissetmiyordum. Aksine, biraz daha kötü hissediyordum.

Yazar bu hislerin, özellikle stresle başa çıkmak için istediği gibi yemek yeme imkanının olmamasından kaynaklandığını düşünüyor.

Zayıflama iğneleriyle ilgili durumu "kitlesel bir deneye" benzeten Hari, bunu da şöyle açıklıyor:

Ben iki deneyin parçasıyım, sadece bir deneyin değil. Bizi çok daha fazla obez yapan deneyin parçasıydım. Şimdi de ilaç kullanarak bunu tersine çeviren deneyin parçasıyım.

Ozempic ve Wegowy gibi ilaçların fiziksel yan etkileri arasındaysa deri sarkması ve saç dökülmesi yer alıyor.

Uzmanlar bunları hızlı kilo kaybına bağlarken, sarkmış derilerin egzersizle veya gerektiğinde ameliyatla toparlanabileceğini ifade ediyor. 

Saç dökülmesiyse kilo kaybı dengelendiğinde genellikle dursa da dökülen saçlar her zaman yeniden çıkmayabiliyor.

4) Neden herkeste işe yaramıyor?

Zayıflama iğneleri klinik testlerde büyük başarı göstermesine ve pek çok kişi istedikleri gibi kilo verdiğini bildirmesine karşın herkes için durum böyle değil. 

ABD'deki Hackensack Üniversitesi Tıp Merkezi'nde Kilo Kaybı ve Metabolik Sağlık Merkezi Direktörü Dr. Hans Schmidt, hastalarının yüzde 15'inin GLP-1 analoglarına olumlu yanıt vermediğini söylüyor. 

Bazıları haftada bir yapılması gereken iğneleri düzenli uygulamadığı için kilo vermiyor. Dr. Schmidt "Eğer bir sonuç elde etmiyorsanız ve yan etkilere maruz kalıyorsanız, ilaç kullanmanız için bir neden yok demektir" diye konuşuyor.

Diğer yandan bu ilaçları haftalarca kullanıp yine de zayıflamayanlar da var. Tek bir ilaç genellikle herkeste aynı etkileri yaratmaz ancak bilim insanları farklılıkların tam olarak neyden kaynaklandığını söyleyemiyor.

Michigan Üniversitesi'nden endokrinolog Amy Rothberg "Pek çok şey kişinin fizyolojisi ve biyolojisine bağlı. Bir ilacın herkese uygun olmasını bekleyemeyiz" diyor.

Bununla beraber farklılıkların arkasında dozun düşük gelmesi, egzersiz ve sağlıklı beslenmeyle sürecin desteklenmemesi, yeterince iyi uyunmaması veya stres gibi nedenler olabilir.

Uzmanlar Ozempic ve Wegowy gibi ilaçların "sihirli değnek" olmadığının ve esasen zayıflamaya destek olan bir rol üstlendiğinin altını çiziyor.

Ayrıca diyabet hastalarında kilo kaybı daha az gözlemlenirken, aynı zamanda farklı ilaçlar kullanmanın da zayıflamanın önüne geçmesi muhtemel.

Zayıflama iğnelerinden istenen sonuç alınsa bile bu kazanımların kalıcı olmayabileceğini belirtmekte de fayda var. 

Çeşitli araştırmalar bu ilaçları kullanmayı bırakan çoğu kişinin, iştahın geri gelmesiyle tekrar kilo aldığını gösteriyor.

Uzmanlar genellikle başlangıç kilosuna geri dönülmediğini söylüyor. 2022 tarihli bir çalışmada semaglutid alan katılımcıların yarısı, ilacı iki yıl boyunca bıraktıktan sonra bile verdiği kiloların tamamını geri almadı. 

Pittsburgh Üniversitesi'nden Dr. Walid Gellad, "Bu ilaçları ne kadar süre kullanmanız gerektiğini kimse bilmiyor" diyor.

5) Ozempic ve Wegovy'nin muadilleri daha mı iyi?

Uzmanlar, semaglutid kullanarak kilo veremeyen bazı kişilerin ilaç değiştirmesinin faydalı sonuçlar doğurabileceğini söylüyor. 

Novo Nordisk'in semaglutidi bulmasıyla "obeziteyle mücadelede yeni bir çağ başladığı" söylenirken, kısa süre sonra Eli Lilly de kendi GLP-1 analoguyla piyasaya girdi.

ABD merkezli ilaç şirketinin tirzepatid etkin maddesini içeren iki ilacı mevcut: diyabet hastalarına verilen Mounjaro ve aşırı kilo veya obeziteye karşı kullanılan Zepbound.

Esasen aynı şekilde çalışan semaglutid ve tirzepatid arasında çok büyük farklar yok. Diğer yandan son zamanlarda yapılan araştırmalar Eli Lilly iğnelerinin Danimarkalı rakibinden daha etkili olduğunu gösteriyor.

72 hafta süren bir deneyde Wegovy kullananların, vücut ağırlığının yüzde 14'ünü, Zepbound kullananların ise yüzde 20'sini kaybettiği gözlemlendi.

Bununla beraber Mounjaro ve Zepbound'ın yan etkilerinin, Ozempic ve Wegovy'le büyük ölçüde aynı olduğunu belirtmekte fayda var. 

Şubatta iki şirkete, mide felci ve bağırsak düğümlenmesi gibi riskleri açıkça belirtmekleri gerekçesiyle ABD'deki bir mahkemede en az 55 dava açılmıştı.

Zayıflama iğnelerinin yanı sıra kilo vermeyi desteklemesi için geliştirilen Contrave ve Qsymia gibi haplar da mevcut. Ancak bunlar aynı seviyede kilo kaybı sağlamadığı gibi kusma, ishal, ağız kuruluğu ve karıncalanma gibi yan etkilere de neden olabiliyor.

Halihazırda Novo Nordisk ve Eli Lilly piyasaya hükmetse de obezitenin dünya çapında gittikçe daha ciddi bir sorun haline gelmesiyle başka ilaç şirketleri de yarışa giriyor. 

İki dev şirketin yoğun talep nedeniyle tedarik sorunları yaşamasının yanı sıra yüksek fiyatları nedeniyle de yakın zamanda hem iğne hem de hap formunda çeşitli yeni ilaçların raflarda yerini alması bekleniyor.

Logos'un bu haftaki yazısına son verirken, her şeyin başının sağlık olduğunu ve zayıflamak için herhangi bir takviye kullanmadan önce kesinlikle doktor görüşüne başvurmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz. 

Bir sonraki yazıda görüşene kadar bu soğuk kış günlerinde sağlığınıza dikkat edin ve merakla kalın!

Independent Türkçe



Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
TT

Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)

Steven S. Knight imzalı ve Spartaküs (Spartacus) evrenine dönüşü temsil eden Spartacus: House of Ashur, Starz tarafından ilk sezonunun ardından iptal edildi. 

Dizinin yapımcısı Lionsgate Television'ın, projeyi başka platformlara taşımak için görüşmelere başladığı öğrenildi.

Beklentileri karşılayamadı

2010'da yayımlanan efsanevi Spartaküs'ün başarısını ve kitlesini yakalamakta zorlanan yapım, Starz'ın yeni yayın stratejisinin dışında kaldı.

Kaynaklara göre Starz, bundan sonra ağırlıklı olarak kadın izleyicilere ve ekranda daha az temsil edilen gruplara seslenen içeriklere odaklanacak. Spartacus: House of Ashur'ın daha çok erkek izleyiciye seslenmesi, kanalın bu yeni stratejisiyle örtüşmedi.

Ashur'ın alternatif hikayesi

House of Ashur, "Ya Ashur ölmeseydi ve Romalılar, ihanetini ödüllendirip ona bir zamanlar kölesi olduğu gladyatör okulunu verseydi ne olurdu?" sorusuna yanıt arıyordu. 

Alternatif bir zaman çizelgesinde geçen dizide Ashur, artık bir köle değil, bir zamanlar kendisini ezen sistemin başına geçmişti. Ancak acımasız gladyatörleri yönetmek, Roma siyasetinin vahşi dünyasında hayatta kalmaktan çok daha kolaydı zira burada ihanet günah değil, geçer akçeydi.

Ashur'ın, erkek egemen dünyada kendini kanıtlamaya çalışan güçlü kadın gladyatör Achillia'yla işbirliği yaparak kurduğu yeni düzen, Roma elitlerini şoke eden bir gösteriye dönüşüyordu.

Dizinin başrolünde yer alan Nick E. Tarabay'a Tenika Davis, Graham McTavish, Claudia Black ve Ivana Baquero gibi isimler eşlik ediyordu. 
Ayrıca serinin tanıdık yüzlerinden Lucy Lawless, ilk bölümde konuk olarak yer alarak bu alternatif zaman çizelgesinin kurulmasına yardımcı olmuştu. 

Projenin başka bir platformda yoluna devam edip edemeyeceği ise merak konusu.

Spartacus: House of Ashur, Türkiye'de Amazon Prime Video üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, TV Line


95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
TT

95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)

Stranger Things'in finalinin ardından oluşan boşluğu doldurmaya aday yeni dizi nihayet geldi. Fenomen bilimkurgunun yaratıcıları Duffer Kardeşler'in yapımcılığını üstlendiği, Jeffrey Addiss ve Will Matthews imzalı yeni dizi The Boroughs, Netflix'te izleyiciyle buluştu. 

Eleştirmenler tarafından şimdiden "yaşlılar için Stranger Things" benzetmesiyle anılan dizi, Rotten Tomatoes'da yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranı yakaladı. Böylece The Boroughs, Duffer Kardeşler'in Stranger Things'in ilk sezonundan beri ulaştığı en iyi eleştirel başarıya imza attı.

New Mexico çölündeki lüks ve huzurlu bir emeklilik topluluğunda geçen dizi, sakin bir yaşam süren sıradışı karakterleri merkezine alıyor. Ancak bu huzurlu yaşam, mahalleye yaklaşan karanlık ve doğaüstü bir tehdidin ortaya çıkmasıyla altüst oluyor. 

Karşı karşıya oldukları canavarı durdurmak için bir araya gelen bu "uyumsuz ekip", hem geçmişteki travmalarıyla hem de geleceklerine kasteden bu gizemli güçle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bilimkurgu ve korku unsurlarını buluşturan dizinin en güçlü yönü şüphesiz usta oyunculardan kurulu kadrosu. Alfred Molina, Geena Davis, Alfre Woodard, Bill Pullman, Denis O'Hare ve Jena Malone gibi isimlerin yer aldığı dizi, Hollywood'un yaşlı karakterleri genellikle "sevimli" ya da "huysuz" kalıplarına hapsetme alışkanlığının aksine, bu karakterleri daha derinlikli ve samimi bir yerden ele alıyor.

Time dergisinden Judy Berman, yapımın bu karakterleri klişelerden arındırıp insanileştirme başarısını özellikle vurguluyor.

Eleştirmenler, dizinin Stranger Things'le arasındaki "DNA benzerliğine" dikkat çekse de The Boroughs'un kendi ayakları üzerinde duran özgün bir yapım olduğunu belirtiyor. 

Ron Howard'ın 1985 yapımı klasiği Cocoon'la Stephen King ve Steven Spielberg dokunuşlarını anımsatan dizi için yapılan yorumlar son derece olumlu.

Guardian'dan Lucy Mangan, 4 yıldızlı eleştirisinde diziyle ilgili şu yorumu yapıyor: 

En iyi fantastik hikayeler gibi The Boroughs da canavarlar ve ektoplazmalar üzerinden insanlığın evrensel korkularına sesleniyor.

Variety yazarı Aramide Tinubu ise incelemesinde şu ifadeleri kullanıyor: 

Yürek burkan, eğlenceli ve son derece büyüleyici bir macera. Yaşamın sonbaharındaki kayıpları, acıları ve zamanın sınavını inceleyen bir yapım.

Empire'dan David Opie de "Stranger Things'in ruhani bir devamcısı olmanın ötesinde, The Boroughs kendi kuralları içinde başarılı olan özgün bir bilimkurgu" diye yazıyor.

The Boroughs, 8 bölümlük ilk sezonuyla Netflix'te yayında.

Independent Türkçe, MovieWeb, GamesRadar, Variety, Guardian, Time, Empire


Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
TT

Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)

Cannes Film Festivali'nde büyük ses getiren ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan İspanyol yapımı La Bola Negra (The Black Ball), festivalin ses getiren filmlerinden birine dönüştü.

Birlikte Los Javis diye tanınan Javier Ambrossi ve Javier Calvo'nun imzalarını taşıyan filmi, festival izleyicisi dünya prömiyerinde 20 dakika boyunca ayakta alkışladı.

La Bola Negra'nin başrollerinde Penélope Cruz, Glenn Close, Lorenzo Zurzolo ve Julio Torres gibi isimler yer alıyor.

İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca'nın yarım kalmış bir metninden esinlenen film; 1932, 1937 ve 2017'de yaşayan üç farklı erkeğin hikayesini Lorca'nın son metinleri üzerinden birbirine bağlıyor.

Hollywood Reporter eleştirmeni Richard Lawson, yönetmenlerin "çağdaş pop estetiği ve klasik sinemayı harmanlayan göz kamaştırıcı vizyonunu" övgüyle karşıladı.

Netflix kapmak üzere

Prömiyerin ardından Neon, A24 ve Mubi gibi büyük dağıtımcıların ABD hakları için kıyasıya rekabete girdiği filmin, Netflix'e satılması konusunda sona yaklaşıldığı bildiriliyor. 

İspanyol yapımcı şirket Movistar Plus, görüşmelerin devam ettiğini belirtse de Netflix cephesi henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filmin İspanya dağıtımını Elastica, Fransa dağıtımını ise Le Pacte üstlenecek.

Bu süreç, Jordan Firstman imzalı Club Kid'in 17 milyon dolara A24'e satılmasının ardından festivalin bu yılki ikinci büyük satın alma yarışına dönüşmüş durumda.

Netflix, daha önce Jacques Audiard'ın Emilia Pérez'i ve Alfonso Cuarón'un Oscar ödüllü Roma'sı gibi İspanyolca yapımlarla ödül sezonunda önemli başarılar elde etmişti.

La Bola Negra'nın Netflix'e dahil edilmesi, platformun küresel ödül sezonu stratejisi açısından önemli bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Senaryosu Ambrossi, Calvo ve oyun yazarı Alberto Conejero tarafından kaleme alınan film, teknik başarısı ve vizyoner anlatımıyla yönetmenlikte yeni bir zirveyi Cannes'da gösterdi.

Altın Palmiye sahibini buldu

Öte yandan bu yıl jüri başkanlığını Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalin büyük ödülü Altın Palmiye, Fjord adlı filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu'ya gitti.

Rus sinemacı Andrei Zviaguintsev, Minotaure'la Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo ödülünü Notre Salut'yla Emmanuel Marre kazandı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline