2025 Oscar gecesinin en büyük sürprizleri

2016-2022'de ekranlara gelen FX dizisi Better Things'le de tanınan Mikey Madison, Anora'daki rolü için Rusça öğrendi ve direk dansı eğitimi aldı (Reuters)
2016-2022'de ekranlara gelen FX dizisi Better Things'le de tanınan Mikey Madison, Anora'daki rolü için Rusça öğrendi ve direk dansı eğitimi aldı (Reuters)
TT

2025 Oscar gecesinin en büyük sürprizleri

2016-2022'de ekranlara gelen FX dizisi Better Things'le de tanınan Mikey Madison, Anora'daki rolü için Rusça öğrendi ve direk dansı eğitimi aldı (Reuters)
2016-2022'de ekranlara gelen FX dizisi Better Things'le de tanınan Mikey Madison, Anora'daki rolü için Rusça öğrendi ve direk dansı eğitimi aldı (Reuters)

2025 Oscarları, 2 Mart'ta Kaliforniya'nın Los Angeles kentindeki meşhur Dolby Tiyatrosu'nda sahiplerini buldu. İlk kez sunuculuk yapan Conan O'Brien, sivri dilli ve esprili açılış konuşmasıyla geceye harika bir giriş yaptı. Öncesinde ise Cynthia Erivo ve Ariana Grande, Wicked film müziklerinden parçalarla izleyicilere çarpıcı bir performans sundu.

97. Akademi Ödülleri'nin en şaşırtıcı yanı, fazla sürpriz ya da haksızlık yaşanmamasıydı. Neredeyse tüm Oscar ödülleri, gecenin favori isimlerine veya öne çıkan adaylara gitti. 

Gecenin en tahmin edilebilir kazananları erken açıklandı. En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü, HBO dizisi Succession'daki rol arkadaşı Jeremy Strong'u geride bırakan Kieran Culkin'e gitti. Gecenin en büyük kazananı ise 6 dalda aday olduğu Oscarlar'dan 5'ini kazanan Anora oldu. 

Öne çıkan diğer kazananlar arasında, Adrien Brody'nin The Brutalist'le 22 yıl sonra ikinci En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını alması ve Zoe Saldaña'nın Emilia Pérez tartışmalarını geride bırakıp ödül sezonundaki galibiyet serisini tamamlayarak ilk En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu seçilmesi vardı.

Ancak her Oscar gecesinde olduğu gibi dün de bazı sürprizler ve beklenmedik gelişmeler yaşandı. İşte Oscar gecesinin en büyük sürprizleri...

Mikey Madison, ödül sezonunun gözdesi Demi Moore'u geride bıraktı

Demi Moore'un Cevher'deki (The Substance) cesur performansının, onun için bir Oscar zaferine dönüşeceği düşünülüyordu. Özellikle Altın Küre, SAG ve Eleştirmenlerin Seçimi Film Ödülleri'nde ipi göğüslemesi, onun En İyi Kadın Oyuncu dalında mutlak favori olduğunu gösteriyordu. Ancak Mikey Madison'ın performansı, En İyi Film ödülünü de kazanan Anora'nın geceye damgasını vurmasını sağladı.

Hâlâ Buradayım, Emilia Pérez'i geçerek En İyi Uluslararası Film seçildi

Emilia Pérez, 13 adaylıkla yarışın en güçlü ismi olarak görülüyordu. Oysa Brezilya askeri diktatörlüğü döneminde kaybolan eşini bulmak için onlarca yıl boyunca adalet arayan Eunice Paiva'nın gerçek hayat hikayesini anlatan Hâlâ Buradayım (Ainda Estou Aqui), yalnızca üç dalda aday gösterilmişti. İstatistiklere bakıldığında Emilia Pérez'in kazanması daha olası görünüyordu ancak Brezilya'nın zaferiyle sonuçlanan bir sürpriz yaşandı.

Flow, En İyi Animasyon Filmi ödülünü kazandı

Düşük bütçeli bir Letonya yapımı olan Flow, eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanmış olsa da ödülü kazanması büyük bir sürprizdi. Zira favoriler arasında kültürel etki alanı çok daha geniş olan Vahşi Robot (The Wild Robot) ve gişe rekortmeni Ters Yüz 2 (Inside Out 2) vardı. Ama bir kediyi hafife almamak gerektiği, Flow'ın heykelciğe uzanmasıyla bir kez daha kanıtlandı.

  • Diane Warren'ın kaybetme serisi devam ediyor

Besteci ve söz yazarı Diane Warren, tam 16. kez En İyi Özgün Şarkı dalında Oscar'a aday gösterilmişti ama yine kaybetti. 68 yaşındaki Warren, Tyler Perry'nin Netflix filmi 6888. Tabur'da (Six Triple Eight) çalan şarkısı The Journey'yle yarışıyordu. Kazanan, Emilia Pérez'den El Mal oldu. 2025 töreni, Warren'ın bu kategorideki üst üste 8. adaylığıydı.

  • Sean Baker, En İyi Kurgu ödülünü kazandı

Anora'nın senaristi ve yönetmeni Sean Baker, aynı zamanda filmin kurgusunu da yapmıştı. Bu ödülün daha durağan bir anlatıma sahip Konsey'e (Conclave) filmine gideceğini tahmin ediyordu. Ancak Anora'nın enerjik temposu ve kurgusunun filmi dengede tutmadaki başarısı, ödülün Baker'a gitmesini sağladı.

  • Michelle Trachtenberg ve Tony Todd'un unutuldu

Her yıl olduğu gibi, bu yıl da bazı önemli isimler "Anısına" bölümüne dahil edilmedi ve sosyal medyada Oscar törenine anında tepki yağdı. Buffy The Vampire Slayer ve Gossip Girl gibi popüler dizilerdeki rolleriyle tanınan Michelle Trachtenberg ve korku serisi Şeker Adam'ın Laneti'yle (Candyman) ünlü Tony Todd, Oscar gecesinde anılmadı.

  • Emilia Pérez, Oscar tarihinin en çok kaybedenleri arasına girdi

Film, iki ödül kazanmasına rağmen 11 kategoride kaybederek Oscar tarihindeki en büyük kaybedenler arasına adını yazdırdı. Bu durumu The Power of the Dog, Mor Yıllar (The Color Purple) ve The Turning Point gibi filmler de yaşamıştı.

  • ABD'de dağıtımı bile olmayan No Other Land, En İyi Belgesel Oscar'ını kazandı

Oscar seçmenleri filmi özel gösterimlerde izleyebildi ancak ABD’de dağıtımı olmayan bir yapımın böylesine büyük bir ödül alması son derece sıra dışıydı. Filistinli ve İsrailli bir ekibin çektiği No Other Land, Batı Şeria'daki Filistin köylerinin boşaltılmasını konu alıyordu. Film, geçen yıl Berlinale'den de ödülle dönmüştü.

Independent Türkçe, Variety, ScreenRant



Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
TT

Bilimden "İnsanların yüzde 90'ı neden sağlak?" sorusuna yanıt

İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)
İnsanlığın evrimindeki kritik gelişmeler, bir ele yönelik baskın eğilime yol açmış gibi görünüyor (Unsplash)

İnsanların çok büyük bir bölümünün neden sağlak olduğu nihayet tespit edildi. Bilim insanları bu eğilimin ellerden ziyade bacaklarla bağlantılı olduğunu söylüyor.

Dünyanın her yerinde insanların yaklaşık yüzde 90'ı sağ elini, geri kalan yüzde 10'u ise sol elini kullanıyor.

Evrimsel biyologlar ve nörobilimciler onlarca yıldır bu eğilimi açıklamaya çalışsa da kesin bir sonuca ulaşamıyordu. Beyin yapısı, genetik veya kültürler arası farklar bu durumu açıklayamadığı gibi, diğer primatlarda da bir elin diğerine kıyasla bu kadar yoğun tercih edildiği bir örnek yok.

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar bu soru işaretini gidermek adına 41 ayrı maymun ve insansı maymun türüne ait 2 bin 25 bireyin el tercihi verilerini inceleyerek bunları insanlarınkiyle karşılaştırdı.

İstatistiksel bir model kullanan ekip, bir elin daha baskın bir şekilde tercih edilmesiyle ilgili önde gelen teorilere odaklanarak işe başladı. Bunlar arasında beslenme, yaşam alanı, vücut kütlesi, sosyal yapılar, alet kullanımı ve hareket biçimi gibi faktörler yer alıyordu.

Bu teorilerin her birine dair istatistiklerde insanlar, diğer primatlara kıyasla epey uçta yer aldı. Yani diğer primatlarda popülasyon geneli bir el tercihi görülmezken, insanlarda yüksek oranda sağ el eğilimi vardı.

Bilim insanları bu farklılığın nedenini açıklaması amacıyla modellerine iki faktörü daha ekledi: beyin büyüklüğü ve kol-bacak oranı. İnsanların bacaklarının, kollarına göre daha uzun olması iki ayak üzerinde yürümesinden kaynaklandığı için bu etken çalışmaya dahil edildi.

Araştırmacılar bu iki özelliği hesaba kattıktan sonra insanlar el tercihinde istisna olmaktan çıktı. 

Bulguları hakemli dergi PLOS Biology'de yayımlanan çalışmaya göre sağ ele yönelik baskın eğilim, büyük beyinler ve uzun bacaklardan kaynaklanıyor. 

Makalenin ortak yazarı Thomas Püsche, "Bu, insanlardaki el tercihine ilişkin başlıca hipotezlerin birçoğunu tek bir çerçevede test eden ilk çalışma. Sonuçlarımız, bunun muhtemelen bizi insan yapan temel özelliklerden bazılarıyla, özellikle iki ayak üstünde yürüme ve daha büyük beyinlerin evrimiyle bağlantılı olduğunu gösteriyor" diyerek ekliyor:

Birçok primat türüne bakarak, el tercihinin hangi yönlerinin eski ve ortak olduğunu ve hangilerinin yalnızca insana özgü olduğunu anlamaya başlayabiliriz.

Araştırmacılar sağ el tercihinin iki aşamada gerçekleştiğini tahmin ediyor. İlk olarak iki ayak üzerinde yürümeye başlayınca ellerini hareket etmek için kullanma ihtiyacı ortadan kalktı. 

Bu durum muhtemelen ellerin, eşya taşıma ve alet kullanımı gibi yeni işlevler edinerek evrimleşmesini sağladı.

Bununla birlikte insan beyninin gelişip büyümesi sonucu sağ ele yönelik tercihin iyice güçlendiği düşünülüyor.

Bilim insanları ayrıca Ardipithecus ve Australopithecus gibi daha eski hominin türlerinde sağ el tercihinin çok daha zayıf olduğunu ancak Homo cinsinin ortaya çıkmasıyla bunun arttığını tespit etti. Bu eğilim Homo erectus ve Neandertallerde giderek artarken modern insanlarda (Homo sapiens) doruk noktasına ulaştı.

Öte yandan "hobbit" diye bilinen Homo floresiensis'in burada bir istisna olduğu göze çarpıyor. Daha küçük beyinli bu insan türünde el tercihi diğerlerine göre pek baskın değildi. Araştırmacılar bu duruma, türün tamamen iki ayak üstünde yürümek yerine tırmanarak da hareket etmesinin yol açtığını düşünüyor.

Bulgular, insanlardaki sağ ele yönelik baskın eğilimin, evrimlerinin kritik dönüm noktalarıyla ve çevreyle etkileşime girme biçimleriyle yakın bir ilişkisi olduğuna işaret ediyor.

Bilim insanları daha sonraki çalışmalarda sağlaklığın bu kadar kalıcılaşmasında kültürlerin etkisi olup olmadığını ve solaklığın neden hâlâ varlığını sürdürdüğünü araştırmayı planlıyor. 

Independent Türkçe, Popular Science, Interesting Engineering, PLOS Biology


James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
TT

James Cameron'ın yeni Avatar planı endişe yarattı

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)
James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırdı (20th Century Studios)

James Cameron, Avatar serisinin 4. ve 5. filmlerini çok daha verimli bir üretim süreciyle hayata geçirmeyi planlıyor. 

Empire Film Podcast'e konuşan ünlü yönetmen, serinin prodüksiyon sürecinin son derece maliyetli olduğunu hatırlattı. "Yeni teknolojiler kullanarak bu filmlerin üretim sürecini daha verimli hale getirmenin yollarını arıyoruz" diyen Cameron ekledi: 

Çünkü mevcut süreç hem çok maliyetli hem de çok uzun sürüyor.

Kanadalı yönetmenin hedefi net: 

Süreyi yarıya düşürmek, maliyeti de üçte iki oranında azaltmak.

Cameron, bu hedefe ulaşmak için yaklaşık bir yıl sürecek bir hazırlık dönemi planlıyor.

Hayranlarda yapay zeka tedirginliği

Cameron'ın "yeni teknolojiler" vurgusu, bazı hayranlar arasında projenin üretiminde üretken yapay zeka kullanılabileceğine dair endişelere yol açtı. 

Sosyal medyada birçok kullanıcı, 71 yaşındaki yönetmenin bu adımının yapay zeka teknolojilerine kapı aralayabileceğinden kaygı duyduğunu dile getirdi.

Yeni yol haritası

Serinin üçüncü filmi Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), gişede 1,48 milyar dolar hasılat elde ederek başarılı bir performans sergilese de Disney'in daha yüksek beklentileri olduğu biliniyordu. 

400 milyon dolarlık devasa yapım bütçesi ve eklenen yüz milyonlarca dolarlık küresel pazarlama gideri göz önüne alındığında, stüdyonun serinin "maliyet-performans" dengesini iyileştirmek istediği aşikar.

Cameron daha önce, serinin geleceğiyle ilgili şeffaf davranacağını belirtmiş ve Ateş ve Kül'ün ardından Disney'in devam etmeme kararı alması durumunda, planladığı hikaye detaylarını bir basın toplantısıyla hayranlara bizzat kendisinin anlatacağını söylemişti. Ancak başarılı gişe sonuçlarının ardından, 4. filmin çekilmesine kesin gözüyle bakılıyor. 

Filmin oyuncularından Sigourney Weaver da "İnsanlık adına söyleyecek çok önemli iki hikayemiz daha var, umarım bunları hayata geçirebiliriz" diyerek devam filmlerine olan inancını dile getirdi.

Rekor hasılatlar

Avatar, dünya genelinde her filmiyle 1 milyar dolar barajını aşmayı başaran tek sinema serisi olma unvanını koruyor. 

Serinin 2009 yapımı ilk filmi 2,7 milyar dolar, Avatar: Suyun Yolu (Avatar: The Way of Water) ise 2,4 milyar dolar hasılat elde etmişti.

Avatar 4'ün 21 Aralık 2029'da, Avatar 5'in ise 19 Aralık 2031'de vizyona girmesi planlanıyor.

Şu ana kadar 4. filmin sadece üçte birlik kısmı çekilebildi ve serinin finali için kat edilmesi gereken uzun bir yol var. Cameron'ın bu "maliyet düşürme" stratejisinin, 2029'a kadar sinema teknolojilerinde nasıl bir devrim yaratacağı merakla bekleniyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Variety, Empire, Entertainment Weekly 


HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
TT

HBO'nun Harry Potter dizisinde beklenmedik ayrılık

J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)
J.K. Rowling'in 7 kitabı, Dominic McLaughlin'in (sağda) başrolde yer aldığı, 10 yıla yayılacak 7 sezonluk bir diziye dönüşüyor (HBO)

HBO'nun merakla beklenen yeni Harry Potter dizisinde önemli bir değişiklik yaşanıyor. Dizinin ilk sezonunda Ginny Weasley karakterini canlandıran genç oyuncu Gracie Cochrane, ailesinin yaptığı resmi açıklamaya göre ikinci sezon için projeye geri dönmeyecek.

"Zorlu bir karar"

İlk sezon çekimleri yeni tamamlanmışken gelen bu haber, dizinin hayranlarını şaşırttı. Cochrane ve ailesi, ayrılıkla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

Beklenmedik durumlar nedeniyle Gracie, ilk sezonun ardından Ginny Weasley rolünden zor bir kararla ayrıldı. Harry Potter dünyasında geçirdiği zaman gerçekten harikaydı; unutulmaz bir deneyim yaşamasına vesile olan Lucy Bevan'a ve tüm yapım ekibine içten şükranlarını sunar. Gracie, gelecekte onu bekleyen yeni fırsatlar için çok heyecanlı.

HBO da oyuncunun kararını desteklediğini açıklayarak, "Gracie Cochrane ve ailesinin ikinci sezon için dönmeme kararını destekliyor, ilk sezondaki emeği için kendisine teşekkür ediyoruz. Gracie ve ailesine en iyi dileklerimizi sunuyoruz" ifadelerini kullandı.

"Felsefe Taşı" Noel'de ekranlarda

J.K. Rowling'in ünlü kitap serisinden uyarlanan dizinin ikinci sezon onayı bu ayın başında verilmişti. Yeni bölümlerin çekimlerine sonbaharda başlanması planlanıyor.

Francesca Gardiner'ın dizi sorumlusu ve yürütücü yapımcı görevini üstlendiği projenin ilk sezonu olan Harry Potter ve Felsefe Taşı (Harry Potter and the Philosopher's Stone), Noel döneminde HBO Max'te izleyiciyle buluşacak. 

İlk sezonun çekimleri Londra yakınlarındaki Leavesden Stüdyoları'nda tamamlanırken, ikinci sezon için ön hazırlık çalışmaları da hız kesmeden devam ediyor.

Çocuk oyuncular sözkonusu olduğunda yeniden oyuncu seçimi son derece hassas bir sürece dönüşüyor. Harry Potter dünyasının büyüklüğü ve Ginny Weasley karakterinin hikayenin ilerleyen bölümlerindeki kilit rolü nedeniyle bu değişiklik hayranlar tarafından yakından takip ediliyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety