Bahar şehre giriş yaptı: İstanbul Film Festivali'nde izlemeniz gereken 10 film

31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
TT

Bahar şehre giriş yaptı: İstanbul Film Festivali'nde izlemeniz gereken 10 film

31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)
31 yaşındaki Sean Wang imzalı Dìdi, festivalde N Kolay Galaları kapsamında izleyiciyle buluşacak (Focus Features)

İstanbul'da baharın gelişi, sadece çiçeklenen ağaçlarla değil, perdelerini aralayan sinema salonlarıyla da hissedilir. Şehrin en köklü kültür-sanat etkinliklerinden biri olan İstanbul Film Festivali, her yıl olduğu gibi bu nisanda da sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin örnekleriyle buluşturuyor. 

Beyoğlu'ndan Kadıköy'e uzanan festival ruhu, sinemanın büyüsünü İstanbul'un sokaklarına taşımaya hazırlanıyor. Ödüllü yapımlardan kült filmlere, usta yönetmenlerden genç yeteneklere uzanan bu zengin seçki, izleyicileri bir kez daha keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor. 

12 gün sürecek festival boyunca Beyoğlu, Kadıköy ve Şişli'deki 7 salon birer kutlama alanına dönüşürken, sinemaseverler olarak biz de bu şölenin bir parçası olacağız.  

Festival biletleri satışa çıkarken biz de 44. İstanbul Film Festivali'nde kaçırılmaması gereken filmlere birlikte göz atalım...

Buzlar Kraliçesi (La tour de glace) 

Özellikle çocukken masalını okuyarak büyüyenler için Buzlar Kraliçesi, Berlinale'de ödülle taçlandırıldığından beri merakla bekleniyor.

Çoğu masal gibi Buzlar Kraliçesi de mutsuz bir yetimle başlıyor. 1970'lerin Fransa'sında küçük, dağlık bir köyde yaşayan Jeanne evden kaçarak ve bir stüdyoya sığınıyor. 16 yaşındaki Jeanne, kendini burada çekilmekte olan Karlar Kraliçesi filminin esrarengiz yıldızı Cristina'nın tuhaf çekiciliğine kaptırıyor. Filmle gerçeklik birbirine karışırken, oyuncu ve kızın arasında da karşılıklı bir hayranlık gelişiyor. 

dcfrgt
(Goodfellas)

Evrim (Évolution) ve Masumiyet'le (Innocence) tanınan Fransa'nın en özgün seslerinden Lucile Hadžihalilović'in bu yeni filmi, Oscarlı yıldız Marion Cotillard ve çizgi dışı yönetmen Gaspar Noé'nin de aralarında bulunduğu bol yıldızlı bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor.

Slant Magazine'den Diego Semerene, "Buzlar Kraliçesi, nihayetinde estetik ve nostaljik bir egzersiz" ifadesini kullanırken, eleştirmen Dennis Schwartz ise "Performanslar muhteşem" diyor. 

12 Nisan Cumartesi 16:00   Cinewam City's 3    
14 Nisan Pazartesi 11:00     Kadıköy Sineması    
21 Nisan Pazartesi 21:30     Atlas 1948

Köln 75

Köln 75, caz tarihine damga vuran The Köln Concert albümünün heyecan dolu perde arkasını anlatan etkileyici bir film. 1975'te gerçekleşen bu unutulmaz konserin ardında, sadece 17 yaşındaki lise öğrencisi Vera Brandes'in azmi ve tutkusu vardı. Tüm engellere rağmen bu konseri hayata geçiren Brandes, Keith Jarrett'ın belki de kariyerinin en özel performanslarından birine vesile olmuştu. Bu performansın kaydı, caz tarihinin en çok satan solo ve piyano albümü olarak tarihe geçti. 

dfrgthy
(Bankside Films)

Ido Fluk'un yönetmenliğini üstlendiği film, bu yılki Berlin Film Festivali'nde özel bir galada prömiyer yaparak büyük ilgi topladı. 44. İstanbul Film Festivali'nin açılışında gösterilecek Köln 75, konserin 50. yılına anlamlı bir saygı duruşu niteliğinde. Müzik ve sinema tutkunları için kaçırılmayacak bu yapım, ilham veren gerçek bir hikaye sunuyor. Açılış gecesi için film ekibinin de İstanbul'a geleceğini hatırlatalım.

11 Nisan Cuma 21:30            Atlas 1948    
11 Nisan Cuma 21:30            Kadıköy Sineması    
12 Nisan Cumartesi 21:30    Cinewam City's 7    
17 Nisan Perşembe 19:00     Paribu Cineverse Nautilus

Ada (Islands)

Luca Guadagnino'nun geçen yıl hem sinemaseverlerin hem de tenis meraklılarının yüzünü güldüren filmi Rekabet'ten (Challengers) sonra bir kez daha kortlardayız. Bu kez Kanarya Adaları'nda lüks bir otelin kortunda... 2019'da çektiği Lara'yla adından söz ettiren Alman yönetmen, oyuncu ve senarist Jan-Ole Gerster'in merakla beklenen yeni filmi Ada, kara film, drama ve gerilim türlerini harmanlıyor. Prömiyerini bu yıl Berlinale'de özel bir galayla yapan Ada, lüks bir otelde tenis hocalığı yapan Tom'u merkezine alıyor. Derslerden arta kalan zamanını  tek gecelik ilişkilerle dolduran Tom'un hayatı, sıradışı Maguire ailesinin otele gelişiyle değişiyor.

xdcfgrt
(Protagonist Pictures)

2007 yapımı Kontrol'de (Control) efsanevi post-punk grubu Joy Division'ın solisti Ian Curtis'i canlandıran Sam Riley'ye İtiraf: Bölüm 1'le tanınan (Nymphomaniac: Vol. I) Stacy Martin ve Jack Farthing eşlik ediyor. Telegraph, eleştirisinde Ada için şöyle diyor:

Ada, zekice bir ters vuruşla bizi yanıltan bir tatil gizemi.

12 Nisan Cumartesi 11:00      Beyoğlu Sineması    
15 Nisan Salı 19:00               Cinewam City's 7    
17 Nisan Perşembe 13:30     Paribu Cineverse Nautilus

Dìdi

Dìdi, izleyicisini yakın geçmişe, 2008'in nostaljik dünyasına götürüyor. Eğlenceli ve dokunaklı bir büyüme hikayesini anlatan film, 13 yaşındaki Tayvan asıllı Amerikalı bir çocuğun kaykay kaymayı, flört etmeyi ve annesini her şeyden çok sevmeyi öğrendiği bir yazı anlatıyor. 

Sean Wang'in ilk yönetmenlik denemesi olan film, sinemacının kendi büyüdüğü kasabada geçiyor. Mizah dolu şaka videoları, havalı kaykaycılar ve 2000'lerin unutulmaz müzikleriyle bezenmiş Dìdi, aidiyet arayışına yazılmış sıcacık bir mektup gibi. 

cdvfgt
(Focus Features)

Sundance'te hem İzleyici Ödülü'nü hem de Jüri Özel Ödülü'nü kazanan film, Stockholm ve Münih'te de ödüllere layık görüldü. Bununla da kalmayan Dìdi, ABD Ulusal İnceleme Kurulu tarafından geçen yılın en iyi 10 bağımsız filminden biri seçilerek başarısını perçinledi. "En dokunaklı film" ödülünü de kapan Dìdi, seyirciye kahkaha attırırken gözleri nemlendirmeyi de başarıyor. The Atlantic, "Dìdi, büyüme sancılarının çalkantılarından daha fazlasını inceleyerek kendini diğerlerinden ayırıyor" diye yazıyor.

Bugünlerde hayatımızı ele geçiren sosyal medyanın doğduğu dönemi hatırlamak ve büyümenin tatlı sancılarına tanıklık etmek isteyenler için biçilmiş kaftan.

15 Nisan Salı 21:30              Kadıköy Sineması    
16 Nisan Çarşamba 19:00    Atlas 1948    
16 Nisan Çarşamba 21:30    Paribu Cineverse Nautilus    
17 Nisan Perşembe 21:30    Cinewam City's 7

Siyah Köpek (Gouzhen)

Siyah Köpek, insan ve hayvan dostluğunu sıradışı bir perspektiften ele alan, görsel açıdan çarpıcı bir film. Hapisten yeni çıkan Lang, Gobi Çölü kıyısındaki memleketine döndüğünde, kasabanın başıboş köpek sorununu çözmekle görevlendiriliyor. Ancak kaderin cilvesiyle, hakkında ödül konmuş gizemli bir siyah köpekle beklenmedik bir bağ kuruyor.

cvfbg
(Playtime)

Çinli yönetmen Guan Hu, büyük şehirlerden uzak, hayatta kalma mücadelesi veren insanların dünyasına güçlü bir mercek tutuyor. Cannes'da Belirli Bir Bakış Ödülü ve Palm Dog Büyük Jüri Ödülü kazanan film, Varşova ve Valladolid'de de büyük ödüllerle taçlandırıldı. 

Filmin sert ama duygu yüklü atmosferi, usta yönetmen Jia Zhang-ke'nin Lang'in amcası rolüyle kamera karşısına geçmesiyle daha da derinleşiyor. IndieWire'ın da belirttiği gibi, olay örgüsü bazen raydan çıkma tehlikesi yaşasa da Guan'ın etkileyici görselliği filmi daima izlenmeye değer kılıyor. 

Siyah Köpek, yalnızlık, dostluk ve hayatta kalma üzerine etkileyici bir hikaye anlatırken izleyicisini de içsel bir yolculuğa çıkarıyor

12 Nisan Cumartesi 13:30    Cinewam City's 7    
13 Nisan Pazar 19:00           Cinewam City's 3    
14 Nisan Pazartesi 16:00      Kadıköy Sineması

Takipçi (Lurker)

Takipçi, süperstarlık hayalleri, takıntılı bir hırs ve sosyal medya şöhretinin karanlık yüzü üzerine sürükleyici bir gerilim. Tezgahtarlıktan bunalan Matthew, yükselen pop yıldızı Oliver'ın yakın çevresine girmeyi başarsa da kısa sürede onun dünyasında herkesin kolayca gözden çıkarılabilir olduğunu fark ediyor. Göz önünde kalmak için her yolu deneyen Matthew için bu, kısa sürede bir ölüm kalım meselesine dönüşüyor. 

cdfrgt
(Universal Pictures, Focus Features)

Senarist Alex Russell'ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, Los Angeles müzik sahnesinin ışıltılı ama acımasız dünyasını cesurca ele alıyor. Dünya prömiyerini Sundance'te yapan ve Berlinale'de de gösterilen Takipçi, şöhretin patolojisini hem şık hem de tedirgin edici bir dille anlatıyor. 

Guardian filmi "rahatsız edici bir gerilim" diye tanımlarken Hollywood Reporter, Takipçi'nin başlarda zaman zaman yavaş olan temposunun bir yerden sonra hiç durmadığını vurguluyor. Variety ise filmi, zamanımıza dair "ibret alınacak şık bir öykü" diye övüyor. 

Takıntı, ihanet ve kimlik kaybı ekseninde şekillenen bu modern psikolojik gerilim, izleyiciyi hem büyüleyip hem de huzursuz etmeyi başarıyor.

12 Nisan Cumartesi 21:30    Atlas 1948    
13 Nisan Pazar 19:00           Kadıköy Sineması    
14 Nisan Pazartesi 19:00     Cinewam City's 7    
18 Nisan Cuma 21:30           Paribu Cineverse Nautilus

 

Maldoror

Maldoror, yasaların sınırlarını zorlayan bir polis memurunun karanlık bir adalet arayışına sürüklendiği, tüyler ürpertici bir gerilim filmi. İki genç kızın kaybolmasıyla başlayan hikayede, fevri polis memuru Paul Chartier, şüpheli bir cinsel suçluyu takip eden gizli birime atanıyor. Ancak operasyonun başarısız olması, Chartier'i kuralların dışına çıkmaya ve kendi yöntemleriyle adalet aramaya itiyor. 1990'larda Belçika'yı sarsan gerçek bir seri katil vakasından esinlenen film, suç ve adalet kavramlarına cesurca yaklaşan bir hikaye anlatıyor. 

yhu
(WTFilms)

Venedik Film Festivali'nde yarışma dışı gösterilen Maldoror, 52 yaşındaki Belçikalı sinemacı Fabrice du Welz'in etkileyici yönetimiyle izleyiciyi sürükleyici bir ahlaki çıkmazın içine çekiyor. 

Sinema yazarı Matthew Turner, filmi "küçük kasaba gerilim türünün ustalıkla işlenmiş bir örneği" diye tanımlıyor. Kötülüğün doğasını sorgulayan film, gerçek suç hikayelerine ilgi duyanları büyülemeye aday. Adaletin ne kadar esnetilebileceğini sorgulatan Maldoror, izleyicisini sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor.

18 Nisan Cuma 16:00    Atlas 1948    
20 Nisan Pazar 16:00    Cinewam City's 7    
22 Nisan Salı 21:30       Kadıköy Sineması

Öldürdüğün Şeyler (The Things You Kill)

Öldürdüğün Şeyler, intikam, vicdan ve gerçeklik algısının bulanıklaştığı, sürükleyici bir psikolojik gerilim. Annesinin ölümünün ardından derin bir öfkeye kapılan Ali, babasından intikam almak için gizemli bahçıvanıyla birlikte karanlık bir plan yapıyor. Ancak ailesi ve yetkililer yaşlı adamın kayboluşunu araştırmaya başladıkça Ali, işlediği suçun haklı olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. 

cdfvghtyj
(Best Friend Forever)

İranlı yönetmen Alireza Khatami'nin imzasını taşıyan film, Prömiyerini Sundance'te yaparak Yönetmenlik Ödülü kazanmıştı.

"Lynchvari tuhaflık ve Türk gerçekçiliğinin sürükleyici bir karışımı" diye tanımlanan film, izleyiciyi hem büyüleyen hem de rahatsız eden bir kabusun içine çekiyor. Vulture yazarı Bilge Ebiri, incelemesinde psikolojik gerilim türünün ustalıkla işlendiğini vurgularken Variety, filmi "zekice yazılmış bir alıştırma" diye niteliyor. Sinematografisiyle hipnotize eden, atmosferiyle geren Öldürdüğün Şeyler,  Kendi adaletini sağlamaya çalışan bir adamın içsel çöküşünü ustalıkla işliyor.

Başrollerini Ekin Koç, Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü ve Ercan Kesal'ın paylaştığı filmin 17 ve 19 Nisan'daki gösterimleri film ekibinin katılımıyla gerçekleşecek, hatırlatalım.

17 Nisan Perşembe 21:30        Kadıköy Sineması    
19 Nisan Cumartesi 16:00        Atlas 1948    
21 Nisan Pazartesi 16:00         Cinewam City's 7

Çirkin Üvey Kardeş (The Ugly Stepsister)

Çirkin Üvey Kardeş, herkesin bildiği Külkedisi masalını unutamayacağınız kadar rahatsız edici, grotesk bir beden korkusu (body horror) şölenine dönüştürüyor. Prens Julian'ın kalbini kazanmak için güzelleşmeye takıntılı hale gelen Elvira, kendini tenyalar, çürüyen cesetler ve 19. yüzyılın ilkel ameliyatlarıyla dolu tüyler ürpertici bir dönüşüm sürecinin içinde buluyor. Kara mizahla bezeli bu karanlık masal, toplumsal baskılar altında saplantının ne kadar ileri gidebileceğini gözler önüne seriyor. 

cvfbgh
(Memento International)

2025 Sundance Film Festivali'nde Geceyarısı Bölümü'nün açılışında prömiyer yapan film, o kadar etkileyici ki Variety'ye göre bir izleyici gösterim sırasında koridora kusmuş! Raw ve Cevher (The Substance) gibi filmlerle kıyaslanan Çirkin Üvey Kardeş, bedensel dönüşüm temasını en rahatsız edici haliyle işliyor. 

Fantastic Film Fans'ten Jason Osiason, filmi "beden korkusunun kaotik bir şaheseri" diye tanımlarken, son sahnenin izleyiciyi koltuklarına çivileyeceğini vurguluyor. Güzellik ve romantizm takıntısının karanlık sonuçlarını sert bir dille ele alan film, sizi epey zorlama garantili sahneler ve unutulmaz bir final vaat ediyor. Karanlık masalları sevenlere...

15 Nisan Salı 19:00               Kadıköy Sineması    
16 Nisan Çarşamba 21:30    Cinewam City's 3    
21 Nisan Pazartesi 19:00      Paribu Cineverse Nautilus
22 Nisan Salı 13:30               Atlas 1948

Penguen Dersleri (The Penguin Lessons) -  Peter Cattaneo

Penguen Dersleri, bir adam ve bir penguenin alışılmadık dostluğunu anlatan sıcacık bir hikaye. 1976'da hayattan umudunu kesmiş Tom, İngilizce öğretmeni olarak Arjantin'e gittiğinde, kendini askeri darbenin eşiğindeki bir ülkede ve huysuz öğrencilerle dolu bir sınıfta buluyor. Derken petrol sızıntısına bulanmış çaresiz bir penguenle karşılaşıp onu kurtarmaya karar veriyor. Juan Salvador'la dostlukları da böylece başlıyor. 

sdcfrg
(Rocket Science)

Yönetmen koltuğunda Anadan Doğma'yla tanınan (The Full Monty) Britanyalı sinemacı Peter Cattaneo'nun oturduğu Penguen Dersleri, Tom Michell'ın anılarından uyarlandı. Hollywood Reporter, prömiyerini Toronto Film Festivali'nde yapan filmi "Steve Coogan ve penguenlerin bir araya geldiği harika bir hikaye" diye tanımlıyor. Hem eğlenceli hem de beklenmedik derecede dokunaklı bulunan film, gerçek görüntülerle sona erdiğindeyse izleyicisini büyülemeyi başarıyor. 

Mizah, dostluk ve biraz da kaosla dolu Penguen Dersleri, her şeyin çok güzel olacağına inanmak istediğimiz bu günlerde ihtiyacımız olan sıcak bir hikaye.

12 Nisan Cumartesi 13:30    Atlas 1948    
17 Nisan Perşembe 11:00    Paribu Cineverse Nautilus    
18 Nisan Cuma 21:30          Cinewam City's 7

Independent Türkçe



Charlize Theron ve Michelle Yeoh'lu fantastik film yeniden gündemde

24 yaşındaki Sophia Anne Caruso, Beterböcek'in (Beetlejuice) Broadway prodüksiyonunda Lydia Deetz karakterini canlandırarak büyük çıkışını yaptı (Netflix)
24 yaşındaki Sophia Anne Caruso, Beterböcek'in (Beetlejuice) Broadway prodüksiyonunda Lydia Deetz karakterini canlandırarak büyük çıkışını yaptı (Netflix)
TT

Charlize Theron ve Michelle Yeoh'lu fantastik film yeniden gündemde

24 yaşındaki Sophia Anne Caruso, Beterböcek'in (Beetlejuice) Broadway prodüksiyonunda Lydia Deetz karakterini canlandırarak büyük çıkışını yaptı (Netflix)
24 yaşındaki Sophia Anne Caruso, Beterböcek'in (Beetlejuice) Broadway prodüksiyonunda Lydia Deetz karakterini canlandırarak büyük çıkışını yaptı (Netflix)

Kült klasik Aşkın Büyüsü'nün (Practical Magic) devam filmi haberi, cadılık ve büyü temalı yapımların hayranlarını heyecanlandırdı.

Başrollerini Sandra Bullock ve Nicole Kidman'ın paylaştığı devam halkasının fragmanı, ilk filmle büyüyen sadık hayranları kadar, 1998 yapımı bu klasiği yeni keşfeden genç izleyiciler arasında da heyecan yarattı. 

18 Eylül'de vizyona girecek filmi bekleyen sinemaseverlerin dijital platformlarda önerdiği yapımlardan biri ise Netflix'teki İyilik ve Kötülük Okulu (The School for Good and Evil).

Soman Chainani'nin 2013 tarihli popüler romanından Paul Feig yönetmenliğinde sinemaya uyarlanan film, zengin oyuncu kadrosu ve göz alıcı prodüksiyonuyla büyü dünyasına meraklı izleyiciler için dikkat çekici bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Sophia Anne Caruso ve Sofia Wylie'nin başrolleri paylaştığı filmde Charlize Theron, Kerry Washington, Laurence Fishburne ve Michelle Yeoh gibi isimler yer alırken, Cate Blanchett de sesiyle anlatıcı olarak filme eşlik ediyor. Kuzey İrlanda'da çekilen film, 800'den fazla el yapımı kostümüyle görsel açıdan iddialı bir dünya kuruyor.

Film, iki uyumsuz en yakın arkadaş Sophie ve Agatha'nın hikayesini anlatıyor. 

Masallara aşık Sophie, kasaba hayatından kaçmanın hayallerini kurarken, karanlık bir estetiğe sahip Agatha "gerçek bir cadı" olma potansiyeli taşımaktadır. 

Gizemli bir güç tarafından İyilik ve Kötülük Okulu'na götürülen kızlar, kendilerini beklenmedik bir durumun içinde bulur: Sophie, Lady Lesso'nun yönettiği Kötülük Okulu'na, Agatha ise Profesör Dovey'nin neşeli İyilik Okulu'na düşer. 

İzleyici ne diyor?

İyilik ve Kötülük Okulu'nu izleyen sinemaseverler, filmin büyülü dünyasını ve samimi anlatımını öven yorumlar yapıyor.

Rotten Tomatoes'da yorum yapan bir izleyici yapımı, "Her şeyi yeniden yazan epik bir öykü zira arkadaşlar arasındaki sevgiden daha gerçek ne olabilir ki?" sözleriyle tanımlayarak dostluk bağının önemine dikkat çekti.

Çocuklarıyla birlikte filmi izleyen ebeveynler devam halkasını merakla beklediklerini dile getirirken, teknik detaylara odaklanan bir başka izleyici ise şu ifadeleri kullandı: 

Sektörün bu tarz filmlere ihtiyacı var. Görsel efektler bütçe nedeniyle yer yer zayıf gelse de müzikler filme çok yakışmış, her dakikasından keyif aldım.

Kitap uyarlaması oluşuyla da takdir toplayan film için bir hayran, "600 sayfalık bir romanın ruhunu bu kadar sadık ve başarılı bir şekilde beyazperdeye aktarmak kolay değil, sonuçtan gerçekten etkilendim" diyerek beğenisini ifade etti.
Independent Türkçe, Express, Mirror


2026'nın en beğenilen korku filmi: Severance yıldızı başrolde

53 yaşındaki Emmy adayı Adam Scott, Hokum'da İrlanda'da tenha ve ürkütücü bir otele gittiğinde hayatı altüst olan korku romanı yazarı Ohm Bauman rolünde (Neon)
53 yaşındaki Emmy adayı Adam Scott, Hokum'da İrlanda'da tenha ve ürkütücü bir otele gittiğinde hayatı altüst olan korku romanı yazarı Ohm Bauman rolünde (Neon)
TT

2026'nın en beğenilen korku filmi: Severance yıldızı başrolde

53 yaşındaki Emmy adayı Adam Scott, Hokum'da İrlanda'da tenha ve ürkütücü bir otele gittiğinde hayatı altüst olan korku romanı yazarı Ohm Bauman rolünde (Neon)
53 yaşındaki Emmy adayı Adam Scott, Hokum'da İrlanda'da tenha ve ürkütücü bir otele gittiğinde hayatı altüst olan korku romanı yazarı Ohm Bauman rolünde (Neon)

2026'nın ilk 4 ayını geride bırakırken, korku türü şimdiden dikkat çekici yapımlarla güçlü bir yıl geçireceğinin sinyalini verdi. Ancak yarın vizyona girecek bir yapım, Rotten Tomatoes puanıyla şimdiden yılın en iddialı korku filmlerinden biri olarak öne çıkıyor.

2024'ün büyük ses getiren korku filmi Oddity'ye imza atan yönetmen Damian McCarthy, yeni filmi Hokum'la çıtayı daha da yükseltiyor. 

1 Mayıs'ta vizyona girecek film, 75 eleştirmenin incelemelerine göre Rotten Tomatoes'ta yüzde 89 gibi etkileyici bir puan yakalayarak şimdilik 2026'nın en yüksek puanlı korku filmi oldu.

Yas ve cadı efsaneleri arasında bir yüzleşme

Fenomen dizi Severance'ın yıldızı Adam Scott, bu kez Ohm Bauman adlı içine kapanık bir yazar rolünde karşımıza çıkıyor.

Korku yazarı Bauman, anne ve babasının küllerini savurmak için gittiği İrlanda kırsalında tenha bir otelde konaklıyor. Ancak otel çalışanlarının, balayına gelenleri lanetlediği söylenen kadim bir cadıya dair anlattıkları hikayeler Bauman'ın zihnini ele geçirmeye başlıyor. Giderek artan rahatsız edici görüntülerse onu delirmenin eşiğine sürüklüyor. Böylece Bauman, hem otelin karanlık geçmişiyle hem de kendi iç dünyasındaki travmalarla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Sarsıcı bir performans

Eleştirmenler, Adam Scott'ın performansını "dönüştürücü" diye nitelendiriyor. Scott, başta alaycı tavrıyla "eğlenceli bir ukala" izlenimi veren karakterin, giderek ağırlaşan kaygı sarmalını ustalıkla yansıtıyor.

Oyuncu kadrosunda Scott'a, The Walking Dead'den tanıdığımız Austin Amelio'yla Peter Coonan ve David Wilmot eşlik ediyor.

Oddity'yle yarattığı klostrofobik atmosferi bu filmde daha geniş bir ölçeğe taşıyan McCarthy; sıradan bir yataktan daracık bir servis asansörüne kadar pek çok nesneyi korku unsuruna dönüştürüyor.

Bilberry Ormanı Cadısı efsanesi etrafında şekillenen hikaye, kan yerine atmosferden beslenen bir korku duygusu ve ustaca planlanmış ürkütücü sahneleriyle izleyiciyi köşeye sıkıştırmayı hedefliyor.

101 dakikalık süresiyle soluksuz bir korku deneyimi vaat eden Hokum, özellikle yavaş tempoda yükselen nitelikli korku hayranları için sezonun ilk büyük hiti olmaya aday. 

Eleştirmenlerin ortak kararı ise net: 

Hokum, Damian McCarthy'yi modern korku sinemasının ustalarından biri olarak tescilliyor.

Independent Türkçe, Forbes, ComicBasics


Rekortmen dizinin yıldızı Netflix'in yeni uyarlamasında başrolde

Beni Kandıramazsın, Michelle Keegan'ın canlandırdığı Maya Burkett karakterinin, eşi Joe'nun öldürülmesiyle baş etmeye çalışmasını konu alıyordu (Netflix)
Beni Kandıramazsın, Michelle Keegan'ın canlandırdığı Maya Burkett karakterinin, eşi Joe'nun öldürülmesiyle baş etmeye çalışmasını konu alıyordu (Netflix)
TT

Rekortmen dizinin yıldızı Netflix'in yeni uyarlamasında başrolde

Beni Kandıramazsın, Michelle Keegan'ın canlandırdığı Maya Burkett karakterinin, eşi Joe'nun öldürülmesiyle baş etmeye çalışmasını konu alıyordu (Netflix)
Beni Kandıramazsın, Michelle Keegan'ın canlandırdığı Maya Burkett karakterinin, eşi Joe'nun öldürülmesiyle baş etmeye çalışmasını konu alıyordu (Netflix)

Netflix ve gerilim edebiyatının usta ismi Harlan Coben arasındaki işbirliği hız kesmeden sürüyor.

Platform, Coben külliyatından uyarlanan 14. yapım olacak 8 bölümlük yeni mini dizi The Woods'un oyuncu kadrosunu resmen duyurdu.

Netflix'in izlenme rekorları kıran Beni Kandıramazsın (Fool Me Once) ve Özlüyorum Seni (Missing You) projelerinin ardından gözler, yazarın bir diğer sevilen romanı Orman'a (The Woods) çevrildi. 

Dizinin başrollerini, Gözlerinin Ardında'yla (Behind Her Eyes) tanınan Tom Bateman ve Coben evrenine yabancı olmayan, Beni Kandıramazsın yıldızı Michelle Keegan paylaşacak.

20 yıllık bir sır 

Dizi, başarılı bir avukat ve bekar bir baba olan Paul "Cope" Copeland'a odaklanıyor. Cope, 20 yıl önce bir yaz kampında kaybolan kız kardeşi Camille'in gizemini çözmeye çalışıyor.

20 yıl sonra yeni kanıtlar ortaya çıkınca Cope, kız kardeşinin hâlâ hayatta olabileceğine dair ilk kez ciddi bir ihtimalle karşılaşıyor. Gerçeği ortaya çıkarmaya kararlı olan Cope, ilk aşkı Lucy Silverfield'la yeniden bir araya geliyor. İkili, geçmişin yalanlarını ve aile sırlarını deşerken, Cope'un kurduğu yeni hayatı altüst edecek bir arayışa sürükleniyor.

Yönetmen koltuğunda Andy De Emmony, Claire Tailyour ve Isher Sahota'nın oturduğu 8 bölümlük yapım, zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Keegan ve Bateman'a Mandeep Dhillon, Pearce Quigley, Rade Sherbedgia ve James Buckley gibi pek çok isim eşlik ediyor alıyor.

"Kişisel ve duygusal bir hikaye"

Dizinin yaratıcısı Harlan Coben, projeyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

Bu, epey sarsıcı ve kişisel bir hikaye. İzleyicinin bizden beklediği her şeye; yani ters köşelere ve soluk kesen anlara sahip. Ancak merkezinde eski bir aşkın ve özlemin hikayesi yatıyor. Bateman ve Keegan'ın başını çektiği bu muazzam kadroyla çalışmak tam bir ayrıcalık.

Michelle Keegan, Coben uyarlamalarının Netflix'teki başarısıyla özdeşleşen isimlerden biri haline geldi. Oyuncunun son projesi Beni Kandıramazsın, dünya çapında 107,5 milyon izlenmeye ulaşarak 2024'ün ilk yarısının en çok seyredilen dizisi olmuştu. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety