Adolescence'ı sevenlerin izlemesi gereken 10 dizi

2025'e şimdiden damgasını vuran çarpıcı suç dizisi Adolescence'ın tadı damağınızda kaldıysa ve benzer temalara sahip güçlü dramalar izlemek istiyorsanız, sıraladığımız nefis önerilere göz atabilirsiniz

 Adolescence, 7-13 Nisan haftasında 9,7 milyon izlenme alarak İngilizce diziler arasında tüm zamanların en çok izlenen üçüncü yapımı oldu (Netflix)
Adolescence, 7-13 Nisan haftasında 9,7 milyon izlenme alarak İngilizce diziler arasında tüm zamanların en çok izlenen üçüncü yapımı oldu (Netflix)
TT

Adolescence'ı sevenlerin izlemesi gereken 10 dizi

 Adolescence, 7-13 Nisan haftasında 9,7 milyon izlenme alarak İngilizce diziler arasında tüm zamanların en çok izlenen üçüncü yapımı oldu (Netflix)
Adolescence, 7-13 Nisan haftasında 9,7 milyon izlenme alarak İngilizce diziler arasında tüm zamanların en çok izlenen üçüncü yapımı oldu (Netflix)

Britanya yapımı Adolescence, şu sıralar herkesin dilinde. Dizinin bu kadar büyük bir başarıya ulaşmasının birçok nedeni var: Toksik erkeklik ve sorunlu aile ilişkileri gibi konulara cesurca yaklaşması, Stephen Graham'la Erin Doherty gibi oyuncuların olağanüstü performansları ve her bölümde kullanılan tek plan çekim tekniğiyle izleyiciyi adeta hipnotize etmesi bunlardan sadece birkaçı. Ama aslında dizinin cazibesi sadece bunlarla sınırlı değil. Adolescence, gerçekten de televizyon tarihinde eşine az rastlanır türden bir iş olduğu için bu kadar sevildi. 

Bu yazıya denk geldiyseniz büyük ihtimalle Adolescence'ı çoktan izlemişsinizdir. Yine de bilmeyenler için özetleyelim: Dizi, 13 yaşındaki Jamie Miller'ın okuldan bir arkadaşını öldürmekle suçlanarak gözaltına alınmasıyla başlıyor. 4 bölüm boyunca bu olayın okuldaki, dedektiflerdeki ve en çok da ailesindeki yansımalarını izliyoruz. Jamie'nin babasını canlandıran Graham, aynı zamanda dizinin ortak yaratıcılarından biri.

Birleşik Krallık'ın dünyaya sunduğu en harika oyuncularından Graham'ın adını oyuncu kadrosunda görmek bile dizinin güçlü bir drama olduğunu garanti eder gibi. Adolescence'ın diğer yaratıcısı Jack Thorne da bir o kadar tecrübeli ve başarılı bir yazar. İkilinin birlikte ortaya koyduğı iş gerçekten etkileyici.

2025'e şimdiden damga vuran Adolescence, gençliğin kırılganlığını, aile içi gerilimi ve adalet sisteminin sert yüzünü sadece 4 bölümde çarpıcı biçimde ortaya koydu. Eğer Jamie'nin hikayesi sizde derin bir iz bıraktıysa ve aynı yoğunlukta dramalar arıyorsanız, bu liste tam size göre. Hazırsanız karanlığın kalbine doğru bir yolculuğa çıkalım...

Criminal: Birleşik Krallık (Netflix / 2019)

Criminal: Birleşik Krallık (Criminal: UK), yalnızca bir sorgu odasında geçmesine rağmen seyirciyi koltuğuna çivileyen, minimalist yapısıyla gerilimi iliklere kadar hissettiren etkileyici bir dizi. 4 duvar, bir masa ve iki taraf... Dedektiflerle şüpheliler arasındaki psikolojik savaş, her bölümde farklı bir hikaye üzerinden ilerliyor. Bu sade atmosfer izleyiciyi, en küçük jesti, bakışı ya da sessizliği bile dikkatle izlemeye zorluyor. Gerilim, alışıldık aksiyon kalıplarından çok uzak; burada tansiyonu yükselten şey, insan davranışlarının belirsizliği ve sözcüklerin altındaki anlamlar.

frgtyu7ı
Sadece dört duvar, ama yüreğe işleyen bir gerilim (Netflix)

Criminal: Birleşik Krallık de Adolescence gibi suçu aydınlatmaktan çok, gerçeğin ne kadar belirsiz ve kırılgan olabileceğini gösteriyor. David Tennant, Kit Harington ve Hayley Atwell gibi oyuncular, oynadıkları karakterlere öyle bir derinlik katıyor ki, suçluyla empati kurmakla ondan tiksinmek arasında gidip geliyorsunuz. Dizi, sadece bir suçun çözümünü değil, aynı zamanda adaletin, inancın ve manipülasyonun sınırlarını sorgulatıyor. Tek mekana rağmen özenle çekilmiş her bölüm, tiyatral bir yoğunluk taşıyor. İzleyiciye nefes alacak alan bırakmayan bu yapım, aynı zamanda dedektifler arasındaki kişisel çatışmaları da ustalıkla işliyor.

Görkemli setler ya da karmaşık kurgular olmadan da güçlü bir anlatı kurulabileceğini kanıtlayan Criminal: Birleşik Krallık için zihin açıcı demek yanlış olmaz. Gerçekle yalanın birbirine karıştığı bu sorgu odasında, her saniye gerçeğe biraz daha yaklaşıyor ama asla tam emin olamıyorsunuz. 

Polisiye tutkunları ve karakter odaklı psikolojik dramaları sevenler için kaçırılmaması gereken bir deneyim.

Glue (2014)

Glue, gençlik dramasını bir suç öyküsüyle harmanlayarak sıradan görünen hayatların altındaki karanlığı gözler önüne seriyor. Adolescence gibi Glue da pastoral ya da sıradan mekanların, aslında ne kadar çürümüş sırlarla dolu olabileceğini çarpıcı biçimde anlatıyor. 

rfgt
Glue'nun senaryosu, Adolescence’ın yaratıcılarından Jack Thorne’un imzasını taşıyor (Channel 4)

Glue'da Britanya taşrasının dinginliği, bir gencin ölümüyle paramparça olurken Adolescence, banliyö konforunun ardına gizlenmiş derin bir psikolojik çöküşü işliyor. Bu dizilerde gençlik neşeyle değil, bastırılmış travmalar, kayıplar ve suskunluklarla resmediliyor. İki yapımda da ana karakterlerin etrafındaki arkadaşlık ilişkileri, güvenle değil şüpheyle örülmüş. Suç, sıradan hayatların tam ortasına sızıyor ve izleyiciyi "Gerçek kötülük nerede saklı?" sorusuyla baş başa bırakıyor. 

Adolescence'ın ortak yazarı Jack Thorne'un Glue'da yaratmayı başardığı tedirgin edici atmosfer, Adolescence'taki psikolojik gerilimle epey benzeşiyor. Sonuç olarak her iki dizi de gençliğin kırılgan yüzünü aydınlatırken, izleyicisini boğazında bir yumru ve midesinde bir yumrukla başbaşa bırakıyor.

Ölmek İçin On Üç Sebep (Netflix / 2017-2020)

Netflix'in gençlik dizileri arasında çığır açan yapımlarından biri olan Ölmek İçin On Üç Sebep (13 Reasons Why), tabu kabul edilen konuları doğrudan ve sert bir dille ele alarak izleyiciyi sarsmayı başarmıştı. Ergenlik, akran zorbalığı, intihar ve cinsel istismar gibi ağır temaları merkezine alan dizi, gençliğin karanlık yüzünü tüm çıplaklığıyla sunarken aynı zamanda toplumsal sorumluluğa da ayna tutmuştu. 

rftghy
Ölmek İçin On Üç Sebep, liseli Hannah Baker’ın intiharının ardından geride bıraktığı kasetlerle, onu bu karara sürükleyen olayları masaya yatırıyor (Netflix)

Ölmek İçin On Üç Sebep de Adolescence gibi lise çağındaki karakterlerin içsel çatışmalarını, çevreleriyle olan çetrefilli ilişkilerini ve travmanın izlerini derinlemesine işliyor. Ölmek İçin On Üç Sebep, anlatısını bir intiharın ardından geriye kalan kasetlerle su yüzüne çıkan sırlar aracılığıyla kuruyor. Her iki yapımın da güçlü oyunculukları, karanlık atmosferi ve duygusal yoğunluğu, izleyici üzerinde kalıcı bir etki bırakıyor. Ölmek İçin On Üç Sebep nasıl bir dönemin sesi olduysa, Adolescence da bugünün gençliğinin ruhsal labirentlerine ışık tutan yeni nesil bir ağıt olarak öne çıkıyor.

Defending Jacob (Apple TV+ / 2020)

Defending Jacob tıpkı Adolescence gibi, bir çocuğun cinayetle suçlanmasının ardından ailesinin içine düştüğü psikolojik çöküşü ve adalet sistemiyle mücadelesini merkeze alan çarpıcı bir drama. William Landay'in aynı adlı romanından uyarlanan dizi, Chris Evans ve Michelle Dockery'nin güçlü oyunculuklarıyla duygusal yükünü başarıyla taşırken, izleyiciyi sürekli şu soruyla baş başa bırakıyor: Gerçekten yaptı mı?

rt5t6y
Defending Jacob'da saygın bir savcının oğlu cinayetle suçlanınca ailesi parçalanma noktasına geliyor  (Apple TV)

Her bölüm, gerilimi katman katman inşa ederken, ailenin yaşadığı vicdan hesaplaşmalarını ve parçalanma sürecini gözler önüne seriyor.

Adolescence gibi Defending Jacob da adaletin arka yüzünü, şüpheyle sarsılan ebeveynliğin sınırlarını ve toplumun önyargılarını ustalıkla işliyor. Defending Jacob, sadece bir suç draması değil, aynı zamanda bir ailenin dağılma eşiğindeki hikayesi. Dava sürecini ağır adımlarla işleyen dizinin temposu zaman zaman düşse de bu yavaşlık, atmosferin karanlığına katkı sağlıyor. 2020'de pandeminin gölgesinde yayına girdiği için fazla dikkat çekmemiş ve gümbürtüye gitmiş olabilir ama Adolescence sonrası aynı hissiyatı sürdürmek isteyenler için Defending Jacob, kesinlikle izlenmeye değer.

Unbelievable (Netflix / 2019)

Unbelievable, son yılların en sarsıcı ve etkileyici suç dizilerinden biri olarak öne çıkıyor. Üstelik de Adolescence'ın aksine gerçek olaylara dayanıyor. Netflix yapımı dizi, yalnız bırakılmış bir mağdurun sessiz çığlığını ve adalet sisteminin acımasız yüzünü gözler önüne seriyor. Kaitlyn Dever, Toni Collette ve Merritt Wever'ın olağanüstü oyunculukları sayesinde hikaye yürek burkarken, izleyicisi için umut kırıntıları da serpiyor. İlk bölümde seyirciyi neredeyse boğan adaletsizlik duygusu, ilerleyen bölümlerde iki kararlı dedektifin ortaya çıkışıyla yavaş yavaş çözülüyor.

dfgt
Netflix'in gerçek bir hikayeden yola çıkan dizisi Unbelievable, yalan söylemekle suçlanan bir genç kızın ve onu aklayan iki dedektifin adalet arayışını çarpıcı biçimde anlatıyor (Netflix)

Susannah Grant, Ayelet Waldman ve Michael Chabon tarafından yaratılan Unbelievable, sadece bir suç dizisi değil, aynı zamanda kadınların sistematik olarak nasıl görünmez kılındığını anlatan güçlü bir eleştiri. Adaletsizlik, travma ve dayanışma temalarını incelikli bir dille işleyen dizi, izleyicisini hem öfkelendiriyor hem de harekete geçmeye teşvik ediyor. Adolescence'ın bıraktığı derin duygusal izleri taşıyanlar için Unbelievable, izlenmesi gereken bir yapım, unutulmayacak bir olay örgüsü ve ustalıkla anlatılmış bir adalet arayışı...

Mare of Easttown (Bein Connect / 2021)

Son yılların en çarpıcı suç dizilerinden biri olarak adını televizyon tarihine yazdıran Mare of Easttown'u izlemek için tek bir sebep yeterli aslında: Kate Winslet... Oscarlı oyuncunun kariyerinin en iyi performanslarından birini sergilediği dizi, küçük bir kasabada yaşanan cinayeti ve olayın yarattığı sarsıntıyı konu alıyor. 

frtghy5
Kate Winslet’ın muhteşem performansıyla taçlanan bir taşra polisiyesi (HBO)

Winslet'ın canlandırdığı dedektif Mare, tıpkı Adolescence'taki gibi kendi kişisel travmaları ve ailevi sorunlarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Dizi, sadece bir suçun çözümünü değil, bir topluluğun yasla, suçla ve utançla nasıl başa çıktığını da derinlemesine işliyor. 

Kadın karakterlerin çok katmanlı temsili ve güçlü oyunculuklar diziyi klasik suç anlatılarının ötesine taşımayı başarıyor. Adolescence toplumsal baskıyı ve aile içi dinamikleri nasıl incelediyse, Mare of Easttown da benzer şekilde bir cinayetin ardındaki toplumsal çözülmeyi gözler önüne seriyor. 

Brad Ingelsby'nin yarattığı dizinin yavaş yavaş örülen temposu, izleyiciyi karakterlerle birlikte düşünmeye ve hissetmeye davet ediyor. Jean Smart ve Evan Peters gibi isimlerin performansları da Mare of Easttown'ın duygusal gücünü artırıyor. 7 bölümlük mini dizi suça değil insana odaklanarak türüne yeni bir soluk getiriyor. Adolescence'ı sevdiyseniz Mare of Easttown'a da aynı tutkuyla bağlanmanız kaçınılmaz.

Broadchurch (Netflix / 2013-2017)

Broadchurch, diziye adını veren küçük kurgusal kasabanın sessizliğini bozan bir çocuk cinayetini merkezine alarak, suçun toplumsal ve duygusal etkilerini derinlemesine inceleyen güçlü bir Britanya polisiyesi. İlk sezonunda iki efsanevi yeteneğin, David Tennant ve Olivia Colman'ın canlandırdığı zıt karakterli dedektifler, Broadchurch kasabasında yaşanan bu trajedinin peşine düşerken seyirciyi de insan doğasının karanlık köşelerine götürüyor. 

sdfgthyu
Broadchurch, küçük bir kasabada bir çocuğun ölümünün ardından sırların ortaya saçıldığı ve herkesin şüpheli haline geldiği çarpıcı bir suç draması (ITV)

Chris Chibnall tarafından yaratılan dizinin sinematografisi, kasabanın pastoral güzelliğini sert gerçeklerle çarpıştırarak suçun yıkıcılığını görsel olarak da hissettiriyor. Tıpkı Adolescence gibi Broadchurch de cinayetin yalnızca failini değil, geride kalanların iç dünyasını da sorguluyor. Her iki yapım da adaletin sınırlarını ve toplumun olaylara verdiği tepkileri etkileyici bir biçimde yansıtıyor. 
Broadchurch, daha geleneksel bir dedektif anlatısına sahip olsa da karakter derinliği ve atmosfer yaratımı açısından Adolescence'la aynı çarpıcılığa ulaşıyor. İlk sezonu, özellikle suç ve travmanın yankılarını izlemeyi sevenler için başlı başına bir deneyim. Kasaba halkının birbirine görünmez bağlarla bağlı oluşu, suçun etkisini daha da kişisel hale getiriyor. Adolescence'ı sevenler için Broadchurch, farklı bir perspektiften ama benzer bir yoğunlukla etkileyici bir alternatif.

The Night Of (Max / 2016)

The Night Of, sıradan bir gencin hayatının bir gecede kabusa dönmesini konu alan çarpıcı bir suç draması. Riz Ahmed'in hayat verdiği Nasir Khan, bir geceyi birlikte geçirdiği genç kadının cesediyle uyanınca kendini cinayet zanlısı olarak buluyor. Tıpkı Adolescence'ta olduğu gibi, suçun faili belli gibi görünse de gerçekler katman katman açılıyor. Dizi, izleyiciyi sürekli Nasir'in suçlu olup olmadığını sorgulamaya iterken, adalet sisteminin aksaklıklarını da gözler önüne seriyor. Polis sorgularındaki psikolojik baskılar, Adolescence'taki benzer sahneler gibi izleyicide tedirgin edici bir gerilim yaratıyor. Hapishane ortamı ve suçun birey üzerindeki dönüşüm etkisi de güçlü şekilde hissediliyor. 

frt5y6
The Night Of, New York’ta işlenen bir cinayet sonrası, genç bir adamın adalet sistemiyle sürükleyici ve karanlık yüzleşmesini konu alıyor (HBO)

The Night Of, atmosferi ve anlatımıyla daha sade görünse de duygusal yoğunluğu ve toplumsal eleştirisiyle iz bırakan bir yapım. Usta aktör John Turturro'nun oynadığı avukat karakteri, umutsuzluğun içinde bir ışık gibi parlıyor. Dizi boyunca artan gerilim, izleyiciyi hem ekran başına kilitliyor hem de kara kara düşündürüyor. Adolescence'ı etkileyici bulanlar için The Night Of, aynı ölçüde sarsıcı ve unutulmaz bir alternatif.

When They See Us (Netflix / 2019)

When They See Us'tan bahsederken, yalnızca bir dizi değil Amerika'nın adalet sistemiyle yüzleşmesi desek yanlış olmaz. Ava DuVernay'nin yazdığı bu çarpıcı mini dizi, 1989'da Central Park'ta yaşanan korkunç bir olay nedeniyle haksız yere suçlanan 5 gencin hikayesini anlatıyor. 

erfty6
1989’da işlenen bir suçla haksız yere ilişkilendirilen gençlerin adalet arayışını konu alan When They See Us, sistematik ırkçılığın ve önyargının acımasız etkilerini gözler önüne seriyor (Netflix)

Gerçek olaylara dayanan yapım, tıpkı Adolescence gibi çocukların suçla ilişkilendirilme biçimini sorgulatıyor. Ancak When They See Us, kurgudan çok daha ağır bir yük taşıyor: Sistematik ırkçılık, medyanın linç gücü ve devletin ihmali. 

Adolescence bireysel bir trajediye odaklanırken, When They See Us toplumsal bir adaletsizlik portresi çiziyor. İki yapım da izleyicisini rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor: 

Suçlu kim? Kurban kim? Ve sistem ne kadar tarafsız?

Jharrel Jerome'un Emmy ödüllü performansı, When They See Us'ı unutulmaz kılan unsurlardan sadece biri. Aynı Adolescence'ın yaptığı gibi, insanın suratında tokat misali patlayan When They See Us, izleyicisini sadece düşündürmekle kalmıyor, epey de öfkelendiriyor. Hazırlıklı olun.

Neredeyse Sıradan Bir Aile (Netflix / 2023)

Adolescence'a epey benzeyen bir diğer yapımsa 2023'te yayımlanan İsveç yapımı Neredeyse Sıradan Bir Aile (En helt vanlig familj). Dizi, dışarıdan bakıldığında son derece sıradan bir yaşam süren Sandell ailesini konu alıyor. Ancak 15 yaşındaki kızlarının bir cinayetin baş şüphelisi haline gelmesiyle aile fertlerinin hayatı altüst oluyor. 6 bölüm boyunca izleyiciler, Sandell ailesinin kızlarını korumak için gerçeği gizlemeyi bile göze alarak verdiği mücadeleye tanık oluyor.

thy6ju
Neredeyse Sıradan Bir Aile, ergen kızlarının cinayetle suçlanmasıyla parçalanma noktasına gelen bir ailenin, sırlar ve inançlar arasında sınanan bağlılığını konu alıyor (Netflix)

Sıradan Bir Aile de Adolescence gibi bir gencin korkunç bir suça karışma ihtimalini ve bunun ardından gelen gerçek arayışını ele alıyor. Sıradan Bir Aile suçu çözmekten çok kızlarını kurtarmaya odaklanan bir aile portresi çizerken Adolescence, daha gerçekçi ve adalet odaklı bir anlatım sunuyor.

İsveç dizisi, Adolescence kadar övgü dolu eleştiriler almasa da akabinde izlenecek yapımlar arasında sıraya eklenebilir.

Independent Türkçe



God of War'un yaratıcısı, Amazon uyarlamasını yerden yere vurdu

God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
TT

God of War'un yaratıcısı, Amazon uyarlamasını yerden yere vurdu

God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)
God of War'un yaratıcısı, diziye ilk bakış sunan görselde Kratos'un (solda) ifadesinin 'aptalca' olduğunu söyledi (Prime)

God of War video oyunu serisinin yaratıcısı David Jaffe, Amazon Prime Video'nun yaklaşan uyarlamasındaki ana karakter Kratos'a ilk bakışı sunan görsele sert eleştiriler yöneltti.

Video oyunu tasarımcısı yakın zamanda yayımladığı bir YouTube videosunda, Spartalı savaşçı Kratos rolündeki Ryan Hurst'ün ellerini dizlerine dayamış halde durarak oğlu Atreus'un (Callum Vinson) ormanda ok atışını izlediği fotoğrafı yerden yere vurdu.

54 yaşındaki Jaffe, "Kratos bu pozla, bu ifadeyle, adamın yüzünden bahsetmiyorum ama bu ifadeyle aptal görünüyor" dedi. 

Diziyi sırtlayacağını umduğunuz yepyeni bir karakteri, daha önce onu hiç görmeyen pek çok kişiye ilk kez tanıtırken bu şekilde mi tanıtırsınız?

Kratos'u intikama susamış öfke dolu birinden daha fazlası olarak göstermek için bilinçli bir kararla karakterin bu şekilde göründüğü ihtimalini değerlendirdi. Jaffe "Belki de 'Aslında odaklanmak istediğimiz şey baba-oğul hikayesi. Ve eğer onun Spartalı öfkesi gibi özelliklerine odaklanırsak belki de insanlar 'Bu diziyi izlemek istemiyorum' der' diye düşündüler" dedi.

Tamam, belki de öyledir. Ama o zaman, o noktada, sanki ormanda s*çıyormuş gibi görünmeyen bir resim bulamadınız mı? Çünkü bu resim aynen öyle görünüyor.

Jaffe gülerek "Herkesin gerçekten çok uğraştığına eminim [ama] bu çok aptalca" diye konuştu.

"Ama şunu iyice netleştirelim, olur mu?" diye duruma açıklık getirdi. 

İki şey doğru olabilir. Bu berbat bir görsel olabilir ve öyle. Birçok açıdan çok kötü.

Ayrıca dizi sorumlusu Ron Moore'un "harika" ve "yetenekli" biri olduğunu vurgulayarak canlı çekim dizinin nihayetinde iyi olacağından hiç şüphe duymadığını ekledi.

The Independent cevap hakkı için Amazon'la iletişime geçti.

God of War, PlayStation 2 oyunu olarak ilk kez 2005'te piyasaya sürüldü. Serinin ilk oyunları Yunan mitolojisine dayanıyor ve Kratos'un Olimpos tanrılarındam intikam alma yolculuğunu anlatıyor. İskandinav mitolojisinden esinlenen sonraki oyunlarsa Kratos'un kefaret arayışını konu alıyor ve oğlu Atreus'un da tanıtılmasıyla ikili çeşitli İskandinav tanrıları ve figürleriyle etkileşime giriyor.

Amazon canlı aksiyon dizisi siparişi verdiğini 2022'de duyurmuştu. Halihazırda Vancouver'da çekimleri devam eden dizide Kratos ve Atreus, birinin eşi ve diğerinin annesi olan Faye'in küllerini serpmek için bir yolculuğa çıkıyor. Dizinin resmi özetine göre maceraları boyunca Kratos oğluna daha iyi bir tanrı, Atreus da babasına daha iyi bir insan olmayı öğretmeye çalışıyor.

Dizinin yayın tarihi henüz açıklanmadı.

Independent Türkçe 


Deccal dersleriyle tanınan milyarder, Pentagon’la bağını güçlendiriyor

Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
TT

Deccal dersleriyle tanınan milyarder, Pentagon’la bağını güçlendiriyor

Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)
Facebook'un ilk yatırımcılarından Peter Thiel, Palantir'i 2003'te kurmuştu (Reuters)

Amerikan teknoloji şirketi Palantir'in yapay zeka sistemi, Pentagon'un resmi savunma programı oldu.

ABD Savunma Bakan Yardımcısı Steve Feinberg, Pentagon'dan üst düzey isimlere 9 Mart'ta gönderdiği notta, Palantir'in Maven yapay zeka platformunun resmi program haline geleceğini söyledi.

Böylelikle yazılım, ABD ordusu genelinde uzun vadeli olarak kullanılacak.

Feinberg notunda Maven sisteminin "tüm alanlarda düşmanları tespit etmek, caydırmak ve onlara karşı üstünlük sağlamak için gerekli yeni araçları" sağlayacağını belirtti.

Maven, savaş alanı verilerini analiz edip hedefleri belirleyen bir komuta ve kontrol yazılımı platformu.

Uydu, drone, radar ve istihbarat raporlarından gelen devasa miktardaki veriyi hızla analiz edebilen program, yapay zeka sayesinde düşmana ait askeri araçları, binaları ve silah depolarını otomatik olarak tespit edebiliyor.

Reuters'ın analizine göre Maven, ABD ordusu tarafından İran saldırılarının koordinasyonunda da kullanılıyor.

Feinberg, Pentagon yetkililerine gönderdiği mesajda "Yapay zeka destekli teknolojileri stratejimizin temel taşlarından biri haline getirmemiz hayati önem taşıyor" ifadelerini de kullandı.

Paris ve Roma'daki Deccal konferanslarıyla tartışma yaratan iş insanı Peter Thiel'ın şirketi, geçen yıl da ABD ordusuyla 10 milyar dolarlık anlaşma imzalamıştı. Aynı dönemde firmanın hisse değeri iki katına çıkarak 360 milyar dolara yaklaşmıştı.

Birleşmiş Milletler'den uzmanlar, insan müdahalesi olmaksızın hedef belirleyen yapay zeka programlarının etik ve hukuki açıdan risk yarattığına dikkat çekmişti.

Palantir ise yazılımının ölümcül kararlar almadığını, hedeflerin seçimi ve onaylanmasında programı kullanan kişilerin sorumlu olduğunu savunmuştu.

Diğer yandan analizde, Maven platformunun Anthropic firmasına ait Claude yapay zeka aracını kullandığına dikkat çekiliyor. Claude da Amerikan ordusunun İran'a yönelik operasyonlarında önemli rol oynuyor.

Pentagon, Claude'u hukuki çerçeve dahilinde çok daha geniş kapsamda kullanmak istiyordu. Ancak şirket, kitlesel gözetim teknolojileri ve otonom silahlar gibi alanlarda kısıtlamalar uyguluyordu.

Şirketle bakanlık arasında yaşanan anlaşmazlık sonucunda ABD Başkanı Donald Trump, firmanın federal kurumlara sağladığı hizmetlerin durdurulması talimatını vermişti.

Anthropic'in hizmetlerini "tedarik zinciri güvenliği açısından riskli" sınıfına sokan Pentagon daha sonra ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI'la anlaşma yapmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, Bloomberg


ABD'nin İran savaşı gönderisi topa tutuldu: "Tam bir delilik"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
TT

ABD'nin İran savaşı gönderisi topa tutuldu: "Tam bir delilik"

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, İran savaşının "muazzam bir başarı" olduğuna "Amerikalıların katıldığı" iddiasında bulunmasının ardından sosyal medyada eleştirilere maruz kaldı. Leavitt, MAGA seçmenlerinin savaşın başarılı olduğuna inandığını gösteren anket sonuçlarını paylaştı ancak neredeyse tüm diğer seçmen gruplarının görüşlerini göz ardı etti (AP)

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Amerikan halkının İran'daki savaşı sevdiğini gösteren verilere sahip olduğunu iddia ettikten sonra internette alaya alındı.

Leavitt, perşembe günü yaptığı X paylaşımında "Amerikalılar, Epik Öfke Operasyonu'nun muazzam bir başarı olduğunda hemfikir" iddiasında bulunarak katılımcıların yüzde 80 ila 90'ının savaşın verimli geçtiğine katıldığını gösteren Beyaz Saray anketlerinin bağlantısını gönderisine ekledi. 

Sorun şu ki, Leavitt sadece sıkı MAGA yandaşlarının görüşlerini dikkate almış ve daha geniş Amerikan halkının fikirlerini göz ardı etmişti.

Leavitt'in paylaşımı, X'te Topluluk Notu almasına neden oldu.

Topluluk Notu'nda, "Bağlantıda bahsedilen Beyaz Saray anketleri, yalnızca savaşı destekleyen MAGA Cumhuriyetçileri veya Cumhuriyetçilerden söz ediyor, daha geniş Amerikan halkından değil. Bu durum anket yapılan Demokrat ve Bağımsızları dışarıda bırakıyor ve verileri çarpıtarak Amerika'nın genel görüşlerini yanlış yansıtıyor" deniyor.

Aldığı tek yorum bu değildi. Pek çok kişi kendi eleştirilerini dile getirdi.

Gazeteci Medhi Hasan, X'te "Sadece MAGA Cumhuriyetçilerinin savaşı desteklediğini gösteren bir makaleye bağlantı veriyor ve ardından 'Amerikalıların buna katıldığını' iddia ediyor. Kendi bağlantısı onun bir yalancı olduğunu gösteriyor. O gururla ve açıkça yalan söyleyen biri. Gazeteciler de ona bu şekilde davranmalı" diye yazdı.

185 binden fazla takipçiye sahip muhafazakar siyasi hesap The Patriot Voice adlı kullanıcı da Leavitt'in, ABD Başkanı Donald Trump’ın işine gelecek şekilde gerçekleri çarptırma girişimlerinden bıkmıştı.

Gönderiyi "HAYIR HİÇ DE DEĞİL" diye yanıtladı. 

BİZE GASLIGHTING (kişinin, kendi hafızasını ve algısını sorgulamasına yol açan bir çeşit psikolojik manipülasyon yöntemi -çn.) YAPMAYI BIRAK!

"ConservativeG99" adını kullanan başka bir sağcı hesap da Leavitt'in paylaşımına benzer şekilde sinir oldu.

Kullanıcı "Bunun gerçekten işe yarayacağını mı sanıyorlar?" diye sordu. 

Gaslighting ve propaganda artık işe yaramıyor hanımefendi. Tam bir delilik.

İran'daki savaşı sürekli yüksek sesle eleştiren Glenn Greenwald, Reuters-Ipsos tarafından yapılan ve Amerikalıların yaklaşık yüzde 60'ının savaşı onaylamadığını gösteren karşıt bir anket paylaştı.

Eleştiriler Leavitt'i etkilemiş gibi görünmüyor. Cuma günü Politico'dan, MAGA tabanından Trump destekçilerinin çoğunun İran'daki savaşı tamamen desteklediğini gösteren bir anket paylaştı.

Leavitt, "Defalarca söylediğim gibi Amerikalılar, Başkan Trump'a Başkomutan görevinde güveniyor ve terörist tehditleri ortadan kaldırma ve güvenliğimizi sağlama çabalarını destekliyor" dedi. 

Medya ne kadar aksini iddia etmeye çalışırsa çalışsın 'MAGA'da bölünme' diye bir şey yok.

Independent Türkçe