Bilinç, beynin neresinde? Öne çıkan iki teori de sınavı geçemedi

Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
TT

Bilinç, beynin neresinde? Öne çıkan iki teori de sınavı geçemedi

Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)

Bilincin beynin hangi bölümünde olduğunu araştıran bilim insanları ilginç sonuçlara ulaştı. 

Kişinin kendisini, etrafını, deneyimlerini, duygularını anlamasını sağlayan bilinç, insan varlığının temel bileşenlerinden biri. 

Bilim insanları uzun zamandır bilincin beynin hangi bölümünde, nasıl meydana geldiğini anlamaya çalışıyor. Pek çok fikir ortaya atılırken halihazırda 30'a yakın teori olduğu tahmin ediliyor. 

Bunlar arasında en çok öne çıkan ikisiyse Küresel Çalışma Alanı Teorisi (GWT) ve Bütünleşik Bilgi Teorisi (IIT). Bunlardan ilki bilincin, beynin ön kısmında olduğunu ve buradaki kilit bölgeler duyusal bilgileri tüm beyne yaydığında bilinçli deneyimin ortaya çıktığını savunuyor. 

IIT ise beyindeki bilginin son derece entegre ve bütünleşik olduğunu ve bu şekilde bilinçli bir deneyimin mümkün olduğunu öne sürüyor.

Önde gelen hakemli dergi Nature'da 1 Mayıs Perşembe günü yayımlanan çalışmada bilim insanları, bu iki teoriyi test ederek hangisinin geçerli olduğunu bulmaya çalıştı. Bulgular, ikisinin de yetersiz olduğuna işaret ediyor. 

Max Planck Enstitüsü'nden Dr. Lucia Melloni ve ekip arkadaşları, ABD, Avrupa ve Çin'deki 12 laboratuvarda 256 kişiye çeşitli görüntüleri izleterek beyinlerindeki elektrik ve manyetik aktiviteyi ve kan akışını ölçtü. 

Katılımcıların bilinçli farkındalığını ölçmek için onlara çeşitli yüzler, nesneler ve semboller gösterildi. Katılımcılar ekranda belirli görüntüler belirdiğinde bir düğmeye bastı. Ekip katılımcıların beynini üç farklı yöntem kullanarak izledi.

Bulgular bilincin, beynin düşünmeyle ilişkili ön kısmından ziyade, görme ve işitmeyle bağlantılı duyusal bölgeleri içeren arka kortekste ortaya çıktığına işaret ediyor. 

Çalışma, beynin arka kısmındaki nöronlarla öndeki bölgeler arasındaki önemli bağlantılar saptasa da bilincin ana merkezinin arka kortekste olduğu fikrini destekliyor.

Araştırmada ayrıca IIT'nin öne sürdüğü gibi bilincin, beynin çeşitli bölümlerinin etkileşimi ve işbirliğiyle oluştuğunu destekleyen güçlü kanıtlar da bulunmadı. 

Makalenin başyazarlarından Christof Koch, "Burada kanıtlar kesinlikle arka korteks lehine. Bilinçli deneyimle ilgili bilgiler ön loblarda ya yoktu ya da arka kortekse kıyasla çok daha zayıftı" diyerek ekliyor: 

Bu durum, ön lobların zeka, yargılama, muhakemede kritik önem taşımasına karşın görme, bilinçli görsel algılama gibi konularda kritik bir rol oynamadığı fikrini destekliyor.

Araştırmacılar yeni çalışmanın komadaki veya bitkisel hayattaki hastalar açısından da önem taşıdığını ifade ediyor.  

Bu durumdaki hastalar birkaç gün boyunca yanıt vermediği zaman genellikle bilinçlerini kaybettikleri varsayılarak yaşam destek ünitesiyle bağları kesiliyor. Ancak geçen yıl yayımlanan bir çalışmada tepkisiz hastaların yaklaşık 4'te birinin bilinci olabileceği tespit edilmişti.

Bu araştırmaya gönderme yapan Koch "Bilincin beyindeki temelini bilmek, sinyal vermeden 'orada olmanın' bu gizli biçimini daha iyi saptamamızı sağlar" diyor. 

Independent Türkçe, Reuters, New York Times, SciTechDaily, Nature



Ünlü yönetmenden Meryl Streep'e açık davet: Bize katıl

57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
TT

Ünlü yönetmenden Meryl Streep'e açık davet: Bize katıl

57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)

Meryl Streep, Bıçaklar Çekildi (Knives Out) evrenine katılabilir mi?

Yönetmen Rian Johnson, IndieWire'a verdiği röportajda seride hâlâ yer verme fırsatı bulamadığı pek çok oyuncu olduğunu belirterek, "Bu filmleri yapmanın en güzel yanı, her seferinde yeni yüzlerle çalışma imkânı sunması. Böylesine geniş kadrolar kurmak gerçekten büyük bir keyif" dedi.

Johnson'a, Daniel Craig'in canlandırdığı dedektif Benoit Blanc'in yanında kimi görmek istediği sorulduğunda ise hiç tereddütsüz bir yanıt verdi:

Bunu okuyorsan Meryl Streep... Bir polisiye gizemine mükemmel uyacağını düşünüyorum.

12 Aralık'ta Netflix kataloğuna eklenecek Bıçaklar Çekildi: Ölü Adamın Uyanışı'nın (Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery), Craig'in keskin zekalı dedektife hayat verdiği üçüncü film olacak. 

Serinin üçüncü halkasının oyuncu kadrosunda Josh O'Connor, Glenn Close, Josh Brolin, Mila Kunis, Jeremy Renner, Kerry Washington, Andrew Scott ve daha birçok isim yer alıyor.

Johnson, Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven (Glass Onion: A Knives Out Mystery) ve Ölü Adamın Uyanışı arasındaki farklılıklara değinerek IndieWire'a şunları söyledi:

Bir şey yazmak için oturmaya motive eden duygulardan biri öfkedir. Bu filmde yer alan meselelerin hepsi benim çok derinden önemsediğim şeyler.

Yeni film, yönetmenin Netflix'le yaptığı iki filmlik anlaşmayı da noktalıyor. Johnson ve 57 yaşındaki Craig, Benoit Blanc'ın maceralarına devam etmek istediklerini açıkça belli etse de 4. film için henüz resmi bir onay yok.

Johnson, "Benim için bu filmler Daniel'la çalışmak demek. Bu bir ortaklık. İçimizden biri bile en ufak bir isteksizlik hissetse, devam etmeyiz" diye konuştu.

Streep, üç sezondur Hulu dizisi Only Murders in the Building'de rol alıyor. Üç Oscarlı yıldızın sıradaki filmi Şeytan Marka Giyer 2 (The Devil Wears Prada 2), 1 Mayıs 2026'da vizyona girecek.

Independent Türkçe, People, IndieWire, Deadline


Günde bir saat telefonsuz yürümek neleri değiştiriyor?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Günde bir saat telefonsuz yürümek neleri değiştiriyor?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Doktorlar, yemekten sonra yürürken gaz çıkarmanın uzun vadeli sağlığa iyi gelebileceğini açıkça söylemişti. Ancak artık yeni bir trend var: Telefonsuz yürüyüş.

Bu trend, Women’s Health muhabiri Serene Madani, bir hafta boyunca telefonunu yanına almadan bir saatlik yürüyüşe çıkmayı denedikten sonra popülerlik kazanmaya başladı. Yürüyüşe çıkmadan önce telefonuna bakmadı, onu evde bırakarak çevresine odaklandı ve hayatında sürekli mevcut olan teknolojiden uzaklaştı.

Bir gün sonra, yürüyüşleri sırasında bir renk seçmeye başladı. Bu, yürürken odaklanmak için tek bir ton seçerek anda kalmayı teşvik eden ve mümkün olduğunca aynı renkteki nesneleri tespit etmeye çalışan bir başka TikTok trendi.

Deneyinin sonunda Madani 4 ana sonuç bildirdi: Daha fazla anda kalma ve üretkenlik, daha az karamsarlık hissi ve daha sakin sabahlar.

Yürüyüşün ruh sağlığına ve genel sağlığa iyi geldiği uzun zamandır biliniyor. Mayo Clinic, günlük yürüyüşlerin diğer faydalarının yanında kalp hastalıklarını önlemeye veya yönetmeye, kemik ve kasları güçlendirmeye, bilişsel işlevleri, ruh halini ve hafızayı geliştirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Telefonsuz yürüyüş, 2023'te popülerlik kazanan ve müzik veya podcast dinlemeden yürümeyi teşvik eden "sessiz yürüyüş" TikTok trendine benziyor.

Uzmanlar uzun zamandır açık havada yürüyüşlerin faydalarını vurguluyor ancak aynı zamanda teknolojiyi evde bırakmanın önemine de dikkat çekiyorlar.

Sessiz yürüyüş trendi ortaya çıktığında, Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü'nde klinik doçent olan Dr. Rael Cahn, Health.com'a "Doğada sessiz yürüyüş fikri, farkındalık meditasyonu geleneğindeki bilinçli yürüyüş veya yürüyüş meditasyonu uygulamasını çok anımsatıyor" diye konuşmuştu.

Cahn, teknoloji olmadan yürümenin "çok etkili" olabileceğini belirtmişti.

Çalışmalar, uykuya dalmadan önce ve uyandıktan sonra telefon ve teknoloji kullanımının anksiyeteyle depresyona katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Yürüyüş sırasında telefonları evde bırakıp doğayla iç içe olmak, insanlara rahatlama ve bildirimler yerine çevrelerine odaklanma fırsatı veriyor.

Cahn, "Meditasyon veya farkındalık hakkında hiçbir şey bilmeseniz bile bedeni hareket ettirerek, bedenle etkileşime girerek, hareketin kendiliğinden teşvik ettiği duyularla doğal bir etkileşim kuruluyor" demişti.

Önceleri teknolojiden vazgeçmek rahatsız edici olsa da zamanla kolaylaşıyor ve faydaları buna değer.

Cahn, "Gerçekten anda kalabildiğinizde, deneyimin zenginliği ve duyuların canlılığı hiç de sıkıcı değil" diye konuşmuştu.

Independent Türkçe


Bruce Willis'in eşi, Şükran Günü deneyimini anlattı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Bruce Willis'in eşi, Şükran Günü deneyimini anlattı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Emma Heming Willis, eşi Bruce Willis'e konan demans teşhisine rağmen onu tatil hazırlıklarına nasıl dahil etmeyi planladığını anlattı.

Zor Ölüm'ün (Die Hard) 70 yaşındaki yıldızının ailesi, afazi nedeniyle oyunculuğu "bıraktığını" söylemelerinden yalnızca bir yıl sonra, 2023'te kendisine frontotemporal demans (FTD) teşhisi konduğunu duyurmuştu.

Teşhisini açıkladığından beri Heming Willis, eşinin fiziksel sağlığı ve bunun 13 yaşındaki Mabel Ray ve 11 yaşındaki Evelyn Penn de dahil ailelerini nasıl etkilediği konusunda açık sözlü davranıyor.

Willis artık aileyle aynı evde kalmasa da Ema Hemming, onun aile aktivitelerine katılmasını sağlayacak şekilde plan yapıyor.

People dergisinde perşembe günü yayımlanan röportajında, "Çok keyifli. Sadece farklı" dedi.

Bruce Noel'i çok severdi ve biz de onunla kutlamaya bayılıyoruz. Sadece farklı oluyor, dolayısıyla buna bir şekilde uyum sağladık.

rgt
Willis, geçen hafta End Well 2025'te kocasının bakıcısı olmaktan bahsetti (End Well)

"Öğrenmek, uyum sağlamak ve yeni anılar yaratmak, daha önce sahip olunan geleneklere başvurmak gerek" diye ekledi.

Hayat devam ediyor. Devam ediyor. Demans zor ama yine de içinde bir neşe var. Bence demans hakkında bu kadar olumsuz bir tablo çizmememiz önemli. Hâlâ gülüyoruz. Neşe hâlâ var. Sadece farklı görünüyor.

Bu yorumlar, Heming Willis'in kocasının bakımıyla ilgili ailesinin kararlarına yönelik eleştirileri ele almasından bir hafta sonra geldi.

Los Angeles'ta yaşam sonu bakımına odaklanan bir konferans olan End Well 2025'te izleyicilere "Bruce'un diyeceği gibi, 'Boşverin onları'" dedi.

Etkinlik sırasında Heming Willis, babasına bakan oyuncu Yvette Nicole Brown'la bakıcı olarak deneyimlerini konuşmak üzere bir araya geldi.

Brown'ın bu yıl Willis'i dejeneratif hastalığı nedeniyle aile evinden çıkardığında karşılaştığı eleştirileri sormasının ardından model, kendisini eleştirenleri reddetti.

O dönemde Heming Willis, kocasının iki kızının hayatlarının evdeki değişikliklerden etkilenmemesini istediğini ancak bunun trollerin kararını yargılamasını engellemediğini söylemişti.

Brown, "Sana söylüyorum, ev olayını duyduğumda senin içini birilerini hırpalamak istedim tatlım" dedi.

Çünkü bakıcı olmayan insanların anlamadığı şey şu ki, her bakıcı farklıdır, özellikle de bunama veya alzheimer'la uğraşıyorsanız, bununla baş etmek çok güç... Ve hepimiz elimizden gelenin en iyisini yapıyor ve ailemiz için en iyi kararları veriyoruz. Bu yüzden onlar seni hedef aldığında, ben de onları hedef almak istedim.

Heming Willis, kocasına konan teşhisin ardından "imkansız kararlar" almak zorunda kaldığını söyleyerek duygulandı.

Gözyaşları içinde, "Hayatımızı böyle hayal etmemiştim" dedi.

Bu yüzden ailemiz için en iyi ve en güvenli kararı vermeliydim. Ve dürüst ve açık olursam, bunun büyük bir yargıyla karşılanacağını biliyordum.

Independent Türkçe