Biraz nostalji, biraz keşif: İz bırakan 10 bilimkurgu dizisi

Stranger Things'in yeni sezonu kapıda, Alien: Earth ise dillerden düşmüyor. Hal böyleyken bize bilimkurgu evrenine dalıp en iyileri şöyle bir hatırlamak kalıyor

Legion'un başrolünde Downton Abbey, Zero Day ve Tutsak Abigail (Abigail) gibi yapımlarla da tanınan 42 yaşındaki Dan Stevens yer alıyor (FX)
Legion'un başrolünde Downton Abbey, Zero Day ve Tutsak Abigail (Abigail) gibi yapımlarla da tanınan 42 yaşındaki Dan Stevens yer alıyor (FX)
TT

Biraz nostalji, biraz keşif: İz bırakan 10 bilimkurgu dizisi

Legion'un başrolünde Downton Abbey, Zero Day ve Tutsak Abigail (Abigail) gibi yapımlarla da tanınan 42 yaşındaki Dan Stevens yer alıyor (FX)
Legion'un başrolünde Downton Abbey, Zero Day ve Tutsak Abigail (Abigail) gibi yapımlarla da tanınan 42 yaşındaki Dan Stevens yer alıyor (FX)

Bilimkurgu, televizyon tarihinde her zaman özel bir yere sahip oldu; kimi zaman uçsuz bucaksız uzayda, kimi zamansa zihnimizin derinliklerinde geçen hikayelerle. Bir dönem Uzay Yolu'nun (Star Trek) "son sınır" dediği evrende yolculuk ederken, Alacakaranlık Kuşağı (The Twilight Zone) izleyiciyi hayal gücünün sınırlarını zorlamaya davet ediyordu. Ardından Gizli Dosyalar (X-Files) ve Ziyaretçiler (V) gibi diziler, bilinmeyenin ürkütücü cazibesini evlerimize taşıdı. Bugün ise dijital platformların altın çağında, bilimkurgu yalnızca bir tür değil; insan olmanın ne demek olduğunu anlamaya yönelik en yaratıcı alanlardan biri.

Doctor Who, Black Mirror, Lost, Westworld, Alien: Earth, Andor ve Stranger Things gibi yapımlar, modern izleyiciyi uzun zamandır türün merkezinde tutuyor. Ama bu listede amacımız, belki biraz gölgede kalmış, uzun ömürlü olamamış, vaktinden erken unutulmuş ya da hatta yarıda bırakılmış yapımları hatırlayarak masaya yatırmak. Çünkü bilimkurgu tarihi, yalnızca dev hitlerden değil kültleşmiş, zamanla kıymeti daha iyi anlaşılan dizilerden de oluşuyor.

Battlestar Galactica'nın karanlık politik atmosferinden Firefly'ın kısa ömrüne rağmen kalıcı olan ruhuna, Dark'ın akıl dolu zaman döngülerinden The Expanse'in sert gerçekçiliğine kadar, bu dizilerin her biri farklı bir evreni önümüze seriyor. Devs özgür iradeyi sorgulatırken, Utopia bizi paranoyanın kıyısında dolaşan distopik bir dünyaya çekiyor. Orphan Black klonlarla kimliği tartışmaya açarken, Legion zihnin karanlık labirentlerini görsel bir şölene dönüştürüyor.

Bu diziler bazen büyük bütçelere, bazen yalnızca cesur fikirlere dayanıyor. Ancak ortak noktaları, ekran başında hem kalbimizi hem de zihnimizi harekete geçirmeleri. Televizyonun soğuk ışıkları altında bir anda kendimizi, yıldızlar arası bir savaşın tam ortasında ya da bir laboratuvar deneyinin sonuçlarıyla yüzleşirken bulabiliyoruz.

Ve işte bu yüzden, bilimkurgu dizilerinin izleyicide bıraktığı izler kolay kolay silinmiyor. Çünkü her biri, kendi döneminin hayallerini, korkularını ve umutlarını yansıtıyor.

Bu listeyi hazırlarken amacımız, biraz nostaljiyi biraz da keşif duygusunu canlandırmak oldu. Eğer unutulmuş favorilerinizi yeniden hatırlamak ya da hiç bilmediğiniz bir bilimkurgu dünyasına adım atmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz.

Çünkü bilimkurgu yalnızca geleceği hayal ettirmekle kalmaz, bugünü anlamak için de en güçlü merceklerden biridir.

Firefly

Bilimkurguyu western ruhuyla buluşturan Firefly, televizyon tarihinin en kısa ömürlü fakat en unutulmaz dizilerinden biri oldu. Joss Whedon'un yarattığı evrende galaksiler arası yolculuk, at sırtındaki yalnız kovboy hikayeleriyle aynı nefeste yan yana duruyordu. Yalnızca 14 bölüm süren bu macera, aslında büyük bir savaşın kaybedenlerinin hayatta kalma mücadelesiydi. 

ert5y6
Fotoğraf: Fox

Serenity mürettebatı, hem galaksiyi yöneten otoriteye hem de kendi içlerindeki yaralara karşı direnirken izleyicinin kalbine dokunmayı başardı. Nathan Fillion'ın canlandırdığı Kaptan Malcolm Reynolds, modern bir Han Solo gibi hem anti-kahraman hem de umudun sembolüydü. 

Firefly, devasa uzay savaşlarına değil, karakterlerinin yaralı ruhlarına ve aralarındaki bağa odaklanarak fark yarattı. İngilizce ve Çincenin bir arada konuşulduğu çok kültürlü gelecek tasviri ise temsil eksikliklerine rağmen cesur ve ileri görüşlüydü. 

Yayından kaldırılması, hayranlarının gözünde onu daha da özel bir yere taşıdı ve dizi kült statüsüne yükseldi. 2005'te vizyona giren Serenity, hikayeyi beyazperdede noktalasa da Firefly'ın asıl mirası hayranlarının bağlılığı ve sonraki bilimkurgu yapımlarına verdiği ilham oldu. Kısacık ömrüne rağmen Firefly, televizyon tarihinin en çok "Keşke bitmeseydi" dedirten dizilerinden biri olmaya devam ediyor.

Nereden izlenir: Disney+
IMDb: 8,9

Dark

Dark, çok emek isteyen ama izleyicisine karşılığını fazlasıyla veren bilimkurgu dizilerinden biri. 2017'de sessizce başlayan hikaye, üç sezon sonunda televizyon tarihinin en karmaşık ve en incelikli yapbozlardan birine dönüştü.

Winden adlı küçük Alman kasabasında bir çocuğun kaybolmasıyla başlayan olaylar, kısa sürede 4 ailenin kaderini kuşaklar boyunca süren bir zaman yolculuğu labirentine sürüklüyor. Her bölümde yüzler, ilişkiler ve gizler birbirine ekleniyor; seyirci ise hem geçmişi hem geleceği aynı anda çözmeye çalışıyor.

rgty
Fotoğraf: Dark

Dizinin cesareti, hiçbir noktada izleyicinin elinden tutmamasında yatıyor. Dark, karmaşık kurgusunu kolaylaştırmaya çalışmadan, izleyiciyi dikkatle düşünmeye zorluyor. Zaman döngüleri, determinist paradokslar ve kuantum ihtimalleri öyle ustaca işleniyor ki, izleyici her seferinde yeni bir ayrıntıyı fark ediyor. Jonas karakteri etrafında şekillenen bu hikaye, kişisel seçimlerin yalnızca geleceği değil, geçmişi de değiştirdiğini gösteriyor.

Atmosferi, müzikleri ve kasvetli görselliğiyle Dark, yalnızca bir bilimkurgu değil, aynı zamanda insan doğasının karanlık yönlerine ayna tutan bir dram. Finalinde akılda hâlâ onlarca soru bırakıyor ama işte bu sorular diziyi unutulmaz kılıyor. Dark, izleyiciyi zihin açıcı bir yolculuğa çıkaran, zaman ve kader üzerine kurulmuş en çarpıcı televizyon deneyimlerinden biri.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 8,7

Severance

Ofis koridorlarının bu kadar ürkütücü olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Severance, bilimkurguyu uzay gemilerinden ya da uzak geleceklerden değil, hepimizin çok yakından bildiği iş hayatının soğuk duvarlarından çıkarıyor. Apple TV+ yapımı dizi, Lumon Industries adlı şirketin çalışanlarının hafızalarını iş ve özel hayat arasında cerrahi bir operasyonla ayırdığı distopik bir düzeni anlatıyor. Bu düzen, "içerideki" ve "dışarıdaki" benlikleri birbirinden tamamen farklı iki kişiye dönüştürüyor ve izleyiciyi kimlik, özgürlük ve aidiyet üzerine rahatsız edici sorularla baş başa bırakıyor.

uı8
Fotoğraf: Apple

Adam Scott'ın canlandırdığı Mark, kaybının acısıyla bu işe sığınırken, içerideki benliği adeta bir labirentin içinde sıkışıp kalıyor. John Turturro'nun hayat verdiği Irving'in iş yerinde filizlenen kırılgan ilişkisi ise insanın en karanlık yerde bile umut bulabileceğini hatırlatıyor. Dizinin retro-fütüristik tasarımı, beyaz koridorlar ve yeşil masalarla modern kapitalizmin ruhsuzluğunu neredeyse kabus gibi gözler önüne seriyor. Ben Stiller'ın yönetmenliği ve Dan Erickson'ın senaryosu, bu soğuk atmosferi bir gerilim ve gizem oyununa dönüştürüyor.

Severance, büyük bir bilimkurgu hikayesinin uzaylılara ya da galaksilere ihtiyaç duymadığını, asıl gücünü cesur bir fikir ve güçlü bir anlatımdan aldığını kanıtlıyor. Çünkü bazen en ürkütücü distopya, sabah işe gitmek için açılan kapının ardında gizlidir.

Nereden izlenir: Apple TV+
IMDb: 8,7

Battlestar Galactica

Bilimkurgunun televizyon tarihindeki en çarpıcı örneklerinden biri olan Battlestar Galactica, uzayın sonsuzluğunu bir geminin dar koridorlarına sığdırarak insan hikayelerinin gücünü kanıtladı. Birkaç dakika içinde yok edilen 12 koloni, geriye kalan yalnızca 49 bin insan ve yeni bir yurt arayışı... İşte dizinin tüm ağırlığı bu umutsuz başlangıca yaslanıyor. Filonun son savunma hattı, yıpranmış bir savaş gemisi olan Galactica ve onun karizmatik komutanı William Adama. Ancak asıl tehlike, yalnızca dışarıdaki düşman değil; kime güvenileceğini bilemediğiniz bir dünyada insanın insana yabancılaşması.

frgthy
Fotoğraf: Sci-Fi

Dizi, yoğun aksiyon sahneleriyle izleyiciyi nefessiz bırakırken, kimlik, sadakat ve insan olmanın anlamına dair felsefi sorularla zihni sürekli uyanık tuttu. Özellikle Cylonlar, yalnızca birer robot değil, insanlığın kendi kusurlarının ve ikilemlerinin aynasıydı. 11 Eylül sonrası döneme denk gelen dizi, politik göndermeleri ve sosyal eleştirileriyle çağının ruhunu yakaladı.

4 sezon boyunca sürükleyici, paranoya dolu bir atmosfer kuran Battlestar Galactica, bilimkurgu televizyonunu 21. yüzyılda yeniden tanımlayarak gelecek kuşaklara ilham verdi.

Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda bulunmuyor
IMDb: 8,7

The Expanse

Bilimkurguya bilimsel titizlikle yaklaşan bir dizi arıyorsanız, The Expanse tam da bu beklentiyi fazlasıyla karşılıyor. James S.A. Corey'nin romanlarından uyarlanan dizi, insanlığın Güneş Sistemi'ni kolonileştirdiği bir gelecekte geçiyor. Dünya, Mars ve Kuşak arasındaki gerilim, her an büyük bir savaşa dönüşebilecek kırılgan bir denge üzerinde ilerliyor.

Tüm bu politik kargaşanın ortasında Rocinante gemisinin mürettebatı kendilerini insanlığın kaderini değiştirecek bir komplonun merkezinde buluyor. James Holden, Naomi Nagata, Amos Burton ve Alex Kamal gibi karakterler, sıradan kahraman klişelerinin ötesine geçiyor: Kusurları, çelişkileri ve insanlıklarıyla gerçeğe dokunan figürler.

frg
Fotoğraf: Syfy

Diziyi ayrıcalıklı kılan unsurlardan biri, sıfır yerçekiminin fiziksel gerçekçiliğinden, farklı kültürlerin dillerine kadar her detaya gösterilen özen. Politik entrikalar, ekonomik sömürü ve sınıf çatışmaları, uzak bir geleceğin değil bugünün dünyasının da aynası gibi. The Expanse bilimkurguyu sadece bir tür değil, insanlığın neye dönüşebileceğini gözler önüne seren güçlü bir hikaye aracı haline getiriyor.

Her sezon farklı bir olay örgüsüne odaklansa da tüm hikayeler büyük resmin içinde ustaca birleşiyor. Gerçekçi yaklaşımı ve sürükleyici karakterleriyle The Expanse, modern televizyonun en etkileyici bilimkurgu destanlarından biri olarak izleyicinin hafızasında yer ediyor.
    
Nereden izlenir: Amazon Prime Video
IMDb: 8,5

Utopia

"Jessica Hyde nerede?" sorusu, televizyon tarihinin son yıllardaki en ürkütücü ve unutulmaz repliklerinden biri haline geldi. Utopia, sıradan bir çizgi roman takıntısını, insanlığı hedef alan karanlık bir komploya dönüştüren benzersiz bir hikayeyle izleyiciyi yakaladı. Dennis Kelly'nin 2013'te ekranlara taşıdığı dizi, renkleriyle hipnotize, şiddetiyle rahatsız eden ve zekasıyla büyüleyen bir yapımdı. Komplo teorilerinin gündelik sohbetlere karıştığı bir dünyada Utopia, bu paranoyayı en uç noktaya taşıdı. Çizgi romanın sayfalarından fırlayan karanlık bir örgüt, masum insanların üzerine acımasızca çökerken, biz de gerçeğin peşinde koşan sıradan karakterlerin çaresizliğine tanık olduk. 

fg
Fotoğraf: Channel 4

Dizi, cesur anlatımı ve stilize şiddetiyle sınırları zorlayarak izleyiciye rahatsız edici ama gözlerini alamadığı bir deneyim sundu. Fiona O'Shaughnessy'nin canlandırdığı Jessica Hyde, televizyon tarihinin en unutulmaz ve tehlikeli kadın karakterlerinden biri olarak akıllara kazındı. Utopia'nın kısa ömrü, onun kült statüsünü daha da güçlendirdi zira dizi tam zirvedeyken sona erdi. Amerikan uyarlaması ise bütçesine rağmen orijinalin ruhunu yakalayamadı. Ve geriye, hâlâ zihinlerde yankılanan o soru kaldı: "Jessica Hyde nerede?"

Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda bulunmuyor
IMDb: 8,4

Orphan Black

Orphan Black bilimkurgunun en çarpıcı klon hikayelerinden birini sunarken, merkezine tek bir oyuncunun çoklu kimliklerini yerleştirerek fark yaratıyor. Kanadalı yıldız Tatiana Maslany'nin olağanüstü performansı sayesinde Sarah, Alison, Cosima, Helena ve Rachel yalnızca farklı kişilikler değil, sanki bambaşka oyuncular tarafından canlandırılmış insanlar gibi görünüyor. 

Dizi, şirket komploları ve genetik deneyler gibi ağır bilimkurgu ögelerini işlerken asıl gücünü bu karakterlerin etkileşimlerinden alıyor; Alison'la Helena'nın komik anları ya da Sarah'yla Cosima'nın kırılgan dostluğu, hikayeye duygusal bir katman ekliyor. Bu da Orphan Black'i yalnızca bir bilimkurgu komplosu değil, aynı zamanda güçlü bir kimlik ve aidiyet anlatısı haline getiriyor. 

rgthy
Fotoğraf: Space

Kadın bedeninin ve biyolojisinin güç odaklarınca metalaştırılmasına karşı verdiği mesaj, diziyi adeta feminist bir televizyon manifestosuna dönüştürüyor. Emmy ödüllü Maslany'nin 11 farklı karakteri canlandırma becerisi, diziyi unutulmazlar arasına sokuyor. Bu gerilim, bilimsel doğruluğa verdiği önemle de dikkat çekiyor; danışmanların katkısıyla genetik temalar gerçekçi bir zemine oturtuluyor. Her bölüm, yüksek konseptli bir bilimkurgu fikrini insani ilişkilerle harmanlayarak izleyiciyi hem düşündürüyor hem de içine çekiyor. 

Orphan Black, karmaşık komplolarla dolu evrenini; kaybolmadan, akıcı bir anlatıyla izleyiciye sunmayı başarıyor. Sonuç olarak dizi, son yılların en yaratıcı ve sürükleyici bilimkurgu işlerinden biri olarak hâlâ hafızalarda.

Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda bulunmuyor
IMDb: 8,3

Legion

Şu sıralar ortamlarda Alien: Earth'ü överken adını sık sık zikrettiğimiz Noah Hawley, Fargo'ya UFO'ları taşıdığında aslında bizi Legion'a hazırlıyordu... X-Men evreninden beslenen bu dizi, süper kahraman klişelerinden çok daha fazlasını vaat ediyor. Legion'un merkezinde David Haller var: Çocukluğundan beri şizofreni teşhisiyle yaşayan ama aslında dünyayı altüst edebilecek kadar güçlü bir mutant. İzleyiciye sürekli şu soruyu düşündürüyor: David deli mi, yoksa dehası gerçeği mi büküyor?

fgthy
Fotoğraf: FX

Legion'un büyüsü, hikayeyi onun karmaşık zihninin merceğinden aktarmasında yatıyor. Çarpıcı görseller, doğrusal olmayan anlatı ve bilinç akışı estetiği, izleyiciyi başkarakterle birlikte kaybolmaya davet ediyor. Aubrey Plaza'nın sınırları zorlayan performansı ise diziyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Hawley, Kubrick göndermelerinden müzikal sekanslara kadar, bir dizide cesaretle nelerin yapılabileceğini gözler önüne seriyor.

Üç sezonluk yolculuğu boyunca Legion, delilikle dahilik arasındaki çizgiyi ustalıkla siliyor. Ortaya çıkan sonuç ise hem aklın hem de bilimin sınırlarını zorlayan, türünün en özgün bilimkurgu dizilerinden biri.

Nereden izlenir: Disney+
IMDb: 8,1

Altered Carbon

Netflix'in bilimkurgu türündeki en cesur adımlarından biri olan Altered Carbon, Richard K. Morgan'ın romanından uyarlanan karanlık ve felsefi bir gelecek tasviri sunuyor. Dizi, bilincin farklı bedenlere aktarılabildiği bir dünyada kimliği, ölümsüzlüğü ve sınıf uçurumlarını sorguluyor. Ana karakter Takeshi Kovacs, bir askerin bilincini taşıyan bir dedektif olarak izleyiciyi hem kişisel hem de toplumsal çatışmaların içine çekiyor.

u78ı
Fotoğraf: Netflix

İlk sezonda Joel Kinnaman, ikinci sezonda ise Anthony Mackie'nin hayat verdiği Kovacs, farklı bedenlerde ama aynı kimlikle karşımıza çıkıyor. Altered Carbon, Japon animesi Akira ve video oyunu Cyberpunk 2077 gibi kült yapımlarla kıyaslanabilecek kadar stilize ve çarpıcı bir estetiğe sahip. Üstelik yalnızca görselliğe yaslanmıyor; noir atmosferiyle aynı zamanda derin bir polisiye de sunuyor. Ölümsüzlüğün yalnızca zenginlere ait bir ayrıcalık olduğu bu evrende, sınıf mücadelesi sert ve düşündürücü bir şekilde işleniyor.

İki sezonun ardından iptal edilse de türün meraklıları için hâlâ son yılların en özgün ve güçlü bilimkurgu dizilerinden biri olan Altered Carbon, izleyicisini hem büyüleyici görsellerle hem de zihni kurcalayan sorularla baş başa bırakıyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7,9

Devs

En son söylenecek şeyi baştan söyleyelim: Devs, bir Alex Garland harikası. Son olarak Çatışma (Warfare) ve İç Savaş (Civil War) gibi çarpıcı filmlerini izlediğimiz Garland'ın yarattığı, yazıp yönettiği Devs, izleyicisini yavaş temposuyla içine çeken ama bir daha çıkmasına izin vermeyen bir bilimkurgu deneyimi. Özgür irade, kader ve teknolojinin tanrısal ihtimalleri üzerine kurulu bu hikaye, adını bile bilinçli bir harf oyunuyla Latincede Tanrı anlamına gelen "Deus"a yaklaştırıyor. 

Hikayenin merkezinde Lily var; sevgilisi Sergei, Amaya adlı dev teknoloji şirketinde işe başladıktan yalnızca bir gün sonra gizemli bir şekilde ölüyor. Lily, sevgilisinin ölümünün ardındaki sırları araştırdıkça şirketin en karanlık projeleriyle ve Nick Offerman'ın canlandırdığı patronu Forest'ın gizli amaçlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

htyju
Fotoğraf: FX / Hulu

Garland, önceki işlerinde olduğu gibi burada da bilimin ve teknolojinin sınırlarında dolaşan derin sorular soruyor. Devs sadece bir ölüm gizemini çözmek için izlenmiyor; aynı zamanda bizi, geçmişin ve geleceğin gerçekten ne kadar değişmez olduğu üzerine düşünmeye zorluyor. Yavaş ilerleyişi, aslında dizinin felsefi derinliğinin bir parçası. Hal böyle olunca sabırla izleyenler için unutulmaz bir deneyim yaratıyor.

Karanlık ve melankolik atmosferiyle seyirciyi adeta bir meditasyona davet eden Devs, yalnızca bir bilimkurgu dizisi değil, aynı zamanda varoluşsal bir yolculuk. Final sahneleri ise şu soruyu izleyicinin zihnine kazıyor: 

Gerçeği bilmek mi, yoksa bilmemek mi daha ağır?

Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda bulunmuyor
IMDb: 7,6



Karanlık maddeyi nihayet ortaya çıkarabilecek yeni bir yöntem bulundu

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Karanlık maddeyi nihayet ortaya çıkarabilecek yeni bir yöntem bulundu

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, karanlık maddeyi nihayet tespit etmenin bir yolunu bulmuş olabilir.

Evrenin büyük bir kısmını oluşturan karanlık madde, çevremizdeki yıldız sistemleriyle galaksilerin ayrılmaz bir parçası. Ancak görünmez olduğu için bilim insanları, onu sadece görebildiğimiz maddeyle nasıl etkileşime girdiğini inceleyerek anlayabiliyor.

Artık araştırmacılar, uzayda sürekli hareket eden ve Dünya'dan saptayabildiğimiz kütleçekim dalgaları üzerinde bıraktığı izler aracılığıyla karanlık maddeyi görebileceklerini düşünüyor.

Gökbilimciler, kütleçekim dalgalarının boş uzay yerine karanlık maddenin içinden geçen bir kara delikten çıksaydı nasıl görüneceğini tahmin etti. Ardından bu modeli, halihazırda saptanmış kütleçekim dalgası sinyallerinden elde edilen gerçek verilere uyguladılar.

En net 28 kütleçekim dalgası sinyalinden 27'sinin boşlukta ortaya çıktığı anlaşılıyor. Ancak GW190728 diye bilinen bir sinyalde, karanlık maddenin izleri var gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu tekniğin karanlık maddenin kendisini tespit etmelerini sağlamadığını vurguluyor. Ancak karanlık maddenin izlerini saptamanın yolunu sunabilir ve bu izler daha sonra diğer teknikler aracılığıyla karanlık maddenin olası izlerini incelemek için kullanılabilir.

MIT Fizik Bölümü'nden Josu Aurrekoetxea, "Karanlık maddenin çevremizde olduğunu biliyoruz. Sadece etkilerini görebilmemiz için yeterince yoğun olması gerekiyor" diyor. 

Kara delikler bu yoğunluğu artıran bir mekanizma sağlıyor ve artık birleştiklerinde yayılan kütleçekim dalgalarını analiz ederek bunları arayabiliriz.

Çalışma, hakemli dergi Physical Review Letters'ta yayımlanan "Scalar fields around black hole binaries in LIGO-Virgo-KAGRA" (LIGO-Virgo-KAGRA'daki kara delik çiftlerinin etrafındaki sayıl alanlar) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe 


Trump'ın 30 bin göçmeni gönderme sözü verdiği Guantanamo neredeyse boş

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump'ın 30 bin göçmeni gönderme sözü verdiği Guantanamo neredeyse boş

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Donald Trump, bir yıldan fazla süre önce, kötü şöhretli Guantanamo Körfezi askeri üssünde 30 bin göçmeni tutacağına söz vermişti ancak yeni bir habere göre üs neredeyse boş.

CBS News'un federal belgelere dayanarak bildirdiğine göre, pazartesi günü Küba'daki ABD deniz üssünde sadece 6 göçmen tutuluyordu. Tutukluların tamamı Haitili.

Guantanamo Körfezi'ndeki tutuklu sayısının azlığına rağmen, Demokrat Parti'den bir senatöre verilen bilgilere göre operasyonun orduya 70 milyon dolardan fazla maliyeti olması bekleniyor.

Trump, Beyaz Saray'a döndükten kısa süre sonra ABD'den onbinlerce göçmeni Guantanamo Körfezi'ne göndereceğine söz vermişti.

vfvf
Başkan Donald Trump, bir yıldan fazla bir süre önce, kötü şöhretli Guantanamo Körfezi askeri üssünde 30 bin göçmeni tutacağına söz vermişti ancak yeni bir habere göre üs neredeyse boş (Thomas Watkins/AFP)

Ocak 2025'te Trump, Savunma Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı'na Guantanamo Körfezi'ndeki Göçmen Operasyonları Merkezi'ni "tam kapasiteye" çıkarma talimatını vermişti.

Başkan o dönemde, "Amerikan halkını tehdit eden en kötü suç işlemiş düzensiz göçmenleri gözaltında tutmak için Guantanamo'da 30 bin yatağımız var" demişti.

Bazıları o kadar kötü ki, ülkelerin onları tutmasına bile güvenmiyoruz çünkü geri dönmelerini istemiyoruz.

Trump, "en kötü suçlu" göçmenlerin Guantanamo Körfezi'ne gönderildiğini iddia etmişti ancak CBS News Şubat 2025'te yönetiminin ciddi bir suç kaydı olmayan veya geçmişte hiçbir suç işlememiş, şiddete başvurmamış tutukluları da gönderdiğini bildirmişti.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı sözcüsü Lauren Bis, çarşamba günü CBS News'a yaptığı açıklamada, "Ülkemize yasadışı yollarla gelirseniz ve yasalarımızı çiğnerseniz, kendinizi Guantanamo Körfezi'nde, CECOT'ta veya üçüncü bir ülkede bulabilirsiniz. Mesajımız açık: Suç işlemiş düzensiz göçmenler ABD'de hoş karşılanmaz" dedi.

fd bvfd
Trump'ın onbinlerce göçmen gönderme sözüne rağmen, pazartesi itibarıyla Küba'daki Amerikan deniz üssünde sadece 6 göçmen tutuklunun tutulduğu bildirildi (Mandel Ngan/AFP)

CECOT, El Salvador'da insanlık dışı koşullara sahip olmakla suçlanan bir hapishane. 2002'de Terörle Savaş sırasında açılan Guantanamo Körfezi'ndeki hapishane de işkence dahil insan hakları ihlalleri iddialarıyla kötü şöhret kazandı.

The Independent, yorum almak için Savunma Bakanlığı ve İç Güvenlik Bakanlığı'yla iletişime geçti.

Askeri üsse gönderilen göçmenlerin yıllık toplamı bile Trump'ın 30 bin hedefine yaklaşmıyor. CBS News'un ulaştığı federal belgelere göre, geçen yıl boyunca 100'den fazla uçuşla sadece 832 tutuklu üsse nakledildi.

Guantanamo Körfezi'ndeki göçmen tutuklulara karşılık hükümet çalışanlarının bu hafta kaydedilen oranı 100'e 1 olmasına rağmen, belgelere göre operasyonun orduya 73 milyon dolara mal olduğu bildiriliyor.

CBS News'un paylaştığı bu rakam, nisanda Savunma Bakanlığı tarafından Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren'a verilmişti.

Warren, CBS News'a yaptığı açıklamada Trump ve Savunma Bakanı Pete Hegseth'i "acımasız bir göçmenlik gündemi için milyarlarca dolarlık vergi mükellefi fonunu israf etmekle" suçlamıştı.

Yakın tarihli bir Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların çoğu (yüzde 53) Trump’ın göçmenlik politikasını desteklemezken, yalnızca yüzde 40’ı onaylıyor.

Independent Türkçe


Sıradışı tanıtımla gündem olan yıldız rapçi üç albüm birden çıkardı

Buzu en nihayetinde itfaiye eritmişti (AP)
Buzu en nihayetinde itfaiye eritmişti (AP)
TT

Sıradışı tanıtımla gündem olan yıldız rapçi üç albüm birden çıkardı

Buzu en nihayetinde itfaiye eritmişti (AP)
Buzu en nihayetinde itfaiye eritmişti (AP)

Iceman adlı albümünü bugün sevenleriyle buluşturması beklenen Drake, Maid of Honour ve Habibti isimlerini taşıyan iki albüm daha yayımlayarak sürpriz yaptı.

Future, 21 Savage, Sexyy Red, Qendresa, Molly Santana, Central Cee, Popcaan, PartyNextDoor, Loe Shimmy, Iconic Savvy ve Stunna Sandy'nin konuk sanatçı olarak yer aldığı üç albümde toplam 43 parça var. 

Kanadalı rapçi, nisan sonunda Toronto'nun merkezine buz blokları yerleştirmiş, bunların kırılması halinde Iceman'in dinleyicilerle ne zaman buluşacağının görülebileceğini belirtmişti. 

Kishka adlı bir Twitch yayıncısı, buzların içindeki çantayı Drake'in evine götürünce albümün 15 Mayıs'ta yayımlanacağı ilan edilmişti. 

Asıl adı Aubrey Drake Graham olan sanatçı, son yıllarda meslektaşı Kendrick Lamar'la yaptığı atışmayla gündemde. 

5 Grammy sahibi Drake ve Lamar eskiden birlikte şarkı yapsa da 2013'ten beri birbirlerini kamuoyu önünde hedef alıyor.

Kendrick Lamar, klasik müzik ya da caz dışında farklı bir müzik türünde verilen ilk Pulitzer müzik ödülünü kazanmıştı.

İki rapçi arasındaki atışmanın kızıştığı 2024'te Not Like Us adlı parçasını yayımlayan Kendrick Lamar, hem listelerde bir numaraya tırmandı hem de Grammy'ye aday gösterildi. 

Lamar, 2 Şubat 2025'te düzenlenen törende 5 Grammy daha alarak müzesindeki ödül sayısını 22'ye yükseltti. 

38 yaşındaki rapçinin başarısı, Drake'i zor durumda bıraktı. 

İlk yorumlar, bu atışma sonrasında nihayet solo albüm yayımlayan Drake'in üzerindeki baskıyı kaldırdığı yönünde. 

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, AP