Hannibal'dan Mindhunter'a: Vaktinden evvel veda eden 10 nefis dizi

Mick Jagger, Martin Scorsese ve Rich Cohen'in yarattığı Vinyl'da iki Emmy ödüllü Bobby Cannavale'ye (solda) Olivia Wilde (sağda) eşlik ediyordu (HBO)
Mick Jagger, Martin Scorsese ve Rich Cohen'in yarattığı Vinyl'da iki Emmy ödüllü Bobby Cannavale'ye (solda) Olivia Wilde (sağda) eşlik ediyordu (HBO)
TT

Hannibal'dan Mindhunter'a: Vaktinden evvel veda eden 10 nefis dizi

Mick Jagger, Martin Scorsese ve Rich Cohen'in yarattığı Vinyl'da iki Emmy ödüllü Bobby Cannavale'ye (solda) Olivia Wilde (sağda) eşlik ediyordu (HBO)
Mick Jagger, Martin Scorsese ve Rich Cohen'in yarattığı Vinyl'da iki Emmy ödüllü Bobby Cannavale'ye (solda) Olivia Wilde (sağda) eşlik ediyordu (HBO)

İzleyicinin kalbini kırmanın en garantili yolu, yükselişe geçmiş bir dizinin bir anda ortadan kaldırılmasıdır. İlgiyle takip edilen bir diziyi en heyecanlı yerinde kaybetmek, izleyicinin kaderinde yazılı bir lanet gibidir. Ve bu lanet hâlâ tüm canlılığıyla üzerimizde dolaşıyor. 

Bunun en güncel örneklerinden biriyse Absentia: Prime Video'da rafa kaldırıldıktan sonra Netflix'te yeniden keşfedilen dizi, rekortmen Stranger Things'e bile kafa tutuyor. Hatırı sayılır bir ivme yakalayarak iki sezonuyla birden izlenme listelerine giren gerilim dizisi, aceleyle fişi çekilen yapımların aslında neye dönüşebileceğini herkese gösterdi.

Ama ne yazık ki her dizi Absentia kadar şanslı değil. Kimi zaman yüksek bütçeler, kimi zaman düşük reytingler, kimi zaman da platformların ani strateji değişiklikleri yüzünden pek çok parlak dizi potansiyeline bile ulaşamadan rafa kaldırılıyor.

Bu liste tam da o erken kaybedilmiş yapımlar için: İzleyiciyi hipnotize eden Mindhunter'dan bilimkurgunun kült klasiği Firefly'a; gençlik ruhunu en dürüst haliyle yakalayan Freaks and Geeks'ten, metafizik anlatının sınırlarını zorlayan The OA'e uzanan vakitsiz vedalar burada bir araya geliyor.

Kimileri pandeminin kurbanı oldu, kimileri bir anda yön değiştiren kanalların kararlarına yenildi, kimileri ise yalnızca algoritmaların gazabına uğradı. Hepsinin ortak noktası ise izleyicisinde yarım kalmış bir hikayenin bıraktığı o tanıdık sızı.

Bu yazı, işte o dizilere küçük bir ağıt niteliğinde. Bir zamanlar ekranlarda parlayan, sonra da tamamlanamadan kaybolan hikayelere... Hâlâ hayranlarının hafızasında yaşayanlara, "Ya devam etseydi?" diye içimizi gıdıklayan ihtimallere... Belki geri dönmeyecekler ama anlatıları, karakterleri ve yarım kalmış finalleri hâlâ bizimle.

Hazırsanız, fonda Büyük Ev Ablukada'dan İhtimallerin Heyecanına Üzülüyorum çalarken, biraz da romantize ettiğimiz erken vedaların en unutulmazlarına doğru küçük bir yas gezisine çıkıyoruz.

Firefly (2002–2003)

Joss Whedon'ın yarattığı uzay westerni Firefly, 500 yıl sonraki bir evrende geçse de insani çatışmaları, mizahla örülü diyalogları ve kusursuz ekip dinamiğiyle izleyicinin kalbine yerleşmişti. Serenity adlı küçük gemide bir araya gelen uyumsuz ama birbirine sıkı sıkıya bağlı mürettebat, hem galaktik düzenin baskısından kaçıyor hem de hayatta kalmak için en tehlikeli işlere girişiyordu. 

fd fd
Fotoğraf: FOX

Firefly'ın gücü, dev bir bilimkurgu evrenini sıcak, tanıdık ve duygusal bir hikayeye dönüştürebilmesindeydi. Ancak Fox'un bölümleri yanlış sırayla yayımlaması ve düşük reytingler dizinin şansını daha başlamadan tüketti. Whedon'ın 7 sezonluk planı rafa kalkarken, dizi yalnızca 11 bölümle yarım kaldı. Yine de hayranların benzersiz desteği sayesinde 2005'te Serenity çekildi ve Firefly evreni en azından bir vedaya kavuştu. Aradan geçen 20 yıla rağmen Firefly hâlâ gelmiş geçmiş en iyi bilimkurgu dizilerinden biri olarak anılıyor ve kült statüsünü her geçen gün daha da sağlamlaştırıyor.

IMDb: 8,9
Nereden izlenir: Disney+

Freaks and Geeks (1999–2000)

Freaks and Geeks, yalnızca bir sezon sürdüğü halde "erken biten efsaneler" listesinin en tepesine yerleşen nadir dizilerden. Paul Feig ve Judd Apatow'nun yaratıcı dokunuşuyla şekillenen dizi, lise hayatını parlatan klişelere hiç bulaşmadan ergenliğin mahcup, dağınık ve komik halini benzersiz bir dürüstlükle anlatıyordu. 

Bugün birer yıldız olan Linda Cardellini, James Franco, Seth Rogen, Jason Segel ve Busy Philipps'in aynı kadroda buluştuğu düşünülünce, dizinin o dönem izleyici bulamaması daha da şaşırtıcı geliyor.

erf
Fotoğraf: NBC

1980'lerde Michigan'ında bir banliyösünde geçen hikaye, büyüme sancılarını öyle sahici bir yerden yakalıyordu ki birçok izleyici kendini ekranda ilk kez temsil edilmiş hissediyordu. Ancak NBC'nin yanlış yayın politikaları ve dönemin dev yarışma programlarıyla aynı saate denk getirilmesi bu hikayeyi fazla erken harcadı. Bugün hem sinema okullarında incelenen hem de hayranları tarafından kült mertebesine yükseltilen bir yapım olmasının nedeni de tam olarak bu: Zamansız bir samimiyet. 

Freaks and Geeks'in tek sezonluk yolculuğu, ardında hem onlarca soru hem de hiç eskimeyen bir etki bıraktı. Ve tam da bu yüzden, 2025 biterken bile "Ya devam etseydi?" sorusunu en çok hak eden dizilerden biri olmayı sürdürüyor.

IMDb: 8,8
Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda yer almıyor

Mindhunter (2017-2019)

Mindhunter, derinleşmeye başlayan soruşturmalarının tam ortasında yarım kalan ve hayranlarını en çok üzen dizilerden biri. David Fincher'ın titizliğiyle kurulmuş bu karanlık atmosfer, FBI'ın kriminal psikolojiyi henüz şekillendirmeye başladığı yıllara uzanıyordu. Holden Ford ve Bill Tench'n seri katillerle yaptığı her görüşme ise suçun zihinsel haritasını adeta yeniden oluşturuyordu.

fevfr
Fotoğraf: Netflix

Dizi, şiddeti göstermeden dehşeti hissettirebilen nadir yapımlardan biriydi; ustalığı da tam burada yatıyordu. Ancak ikinci sezonda hikayenin büyük resmine dair ipuçları yeni yeni belirirken, Mindhunter bir anda sona erdi. Netflix resmi bir iptal kararı açıklamasa da Fincher'ın yüksek maliyetler ve iş yükü gerekçesiyle projeden çekilmesi, üçüncü sezon ihtimalini neredeyse tamamen ortadan kaldırdı. Bu ani kopuş, dizinin kusursuz işçiliğini daha da görünür kıldı. Mindhunter, tamamlanmamış haline rağmen türünün en iyilerinden biri olarak hafızaya kazındı. Geriye ise izleyicinin içini kemiren tek bir soru kaldı: Bu ustalık işi karanlık yolculuk tam olarak nereye varacaktı?

IMDb: 8,6
Nereden izlenir: Netflix

Hannibal (2013-2015)

İptal kararının üzerinden yıllar geçmiş olsa da Hannibal hayranları çok sevdikleri dizinin yasını tutmaya devam ediyor. Üç sezon boyunca izleyicilerin zihnine işleyen o karanlık, zarif ve tedirgin edici atmosfer hâlâ unutulmuş değil. Thomas Harris'in romanlarından uyarlanan dizi, Mads Mikkelsen'in büyüleyici derecede soğukkanlı Hannibal Lecter'ı ve Hugh Dancy'nin kırılgan FBI ajanı Will Graham arasındaki gerilimli ilişkiyi hipnotik bir ustalıkla kuruyordu. NBC için fazlasıyla stilize, cesur ve elbette reytinglerde düşük kalan Hannibal, her bölümünde izleyicisine görsel bir ziyafet sundu. 2015'te iptal kararı geldiğinde dizi çoktan kült mertebesine ulaşmış ve "en iyi psikolojik gerilim dizilerinden biri" diye anılmaya başlamıştı.

dvde
Fotoğraf: NBC

Final sahnesinde Will ve Hannibal'ın birbirlerine kenetlenerek uçurumdan atlaması, bu ilişkinin karmaşıklığını dizinin tonuna yaraşır bir şekilde mühürleyen bir vedaydı. Ve aynı sahne, devamının gelebileceğine dair inceden bir kapı da aralıyordu. Yıllar geçmesine rağmen hayata döndürülmesi için kampanyaların sürmesi, dizinin izleyicide bıraktığı izlerin en somut kanıtı. Hannibal, yarım kalmış olmasına rağmen zihnimizde yankılanan gotik bir başyapıt olarak yaşamaya devam ediyor.

IMDb: 8,5
Nereden izlenir: Türkiye'de bir platformda yer almıyor

GLOW (2017-2019)

Ekran hayatına erkenden veda eden yapımlar arasında GLOW, belki de "yarım kalmışlık" hissini belki de en derinden yaşatanlardan biri. Zira final sezonunun çekimleri çoktan başlamışken dizi aniden durduruldu. 1980'lerin kadın güreşi dünyasında geçen dizi, Ruth ve Debbie'nin çatışmalı dostluğu üzerinden hem sahnenin parıltısını hem de arka plandaki kırılganlığı incelikle anlatıyordu. Alison Brie ve Betty Gilpin'in güçlü performansları sayesinde GLOW, Netflix'in en sevilen işlerinden biri haline gelmiş, her sezonunda karakterlerini daha derin ve daha insani bir noktaya taşımıştı. Bu yüzden platformun pandemide yeni sezon onayını geri çekmesi, sadece bir iptal değil; hikayenin tam ortasında açılmış bir yara gibi hissettirdi.

fe
Fotoğraf: Netflix

Üçüncü sezonu Ruth'un Las Vegas'tan ayrılışıyla kapanan dizinin 4. sezonu ise hem bu yol ayrımını hem de geniş kadronun yarım kalan hikâyelerini tamamlayacaktı. Ancak set hazırlıkları başlamışken alınan bu karar, izleyicilerin karnına bir yumruk gibi indi. 

GLOW'un kaybı, yalnızca bir dizinin iptali değil; kadın dostluğunu, dayanışmayı ve sahne arkasının görünmeyen yüklerini böylesine içten anlatan bir hikayenin sonuçsuz bırakılmasıydı. Bu yüzden GLOW, bugün hâlâ "keşke bitmeseydi" dedirten en parlak işlerden biri olarak anılıyor.

IMDb: 8,0
Nereden izlenir: Netflix

The OA (2016-2019)

Brit Marling'in hem yaratıcısı hem de başrolü olduğu The OA, 7 yıl sonra görme yetisini yeniden kazanmış bir kadının dönüşüyle başlayıp hızla inanç, travma ve paralel evrenlere uzanan benzersiz bir masala dönüşüyordu. Bu evren, bilimkurguyla spiritüelliği; metafizikle duygusal derinliği aynı potada eriterek seyircisini adım adım içine çekiyordu. Her bölüm, anlatının dokusunu biraz daha derinleştirirken seyircinin hem merakını hem de sezgilerini keskinleştiriyordu. 

sdf
Fotoğraf: Netflix

Netflix'in diziyi ikinci sezonun en kritik noktasında, sorular cevaplanmamışken iptal etmesi büyük bir isyana yol açmış, hayranlar türlü kampanyalarla seslerini duyurmaya çalışmıştı. Oysa Marling ve Zal Batmanglij'in 5 sezonluk dev bir hikaye planı vardı. Şimdiyse o evren, yarım kalmış bir rüya gibi kolektif hafızada asılı duruyor. Ve hiç kuşkusuz The OA, tüm eksik kalmışlığına rağmen, televizyonun en cesur ve en özgün işlerinden biri olarak unutulmazlığını koruyor. 

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

High Fidelity (2020)

High Fidelity, klasik bir hikayeyi bambaşka bir gözle yeniden kurarken kendi özgün ruhunu yaratmayı başaran nadir uyarlamalardandı. Zoë Kravitz'in canlandırdığı Rob, popüler kültüre kafayı takmış bir plak dükkanı sahibinden çok daha fazlasıydı; kusurlarıyla, takıntılarıyla ve yüksek perdeden duygularıyla bugünün ilişkiler dünyasını acı tatlı bir gerçeklikle yansıtıyordu. 

grt
Fotoğraf: Hulu

Dizinin en etkileyici yanı, Nick Hornby imzalı romanın erkek merkezli dünyasını hiç yumuşatmadan ama tamamen farklı bir kimlikle günümüze taşımasıydı. Rob ve arkadaşları müzik snobu olmayı sürdürüyor, müşterileri yargılıyor, yanlışlara sapıyordu. Ama bu kez o kendinden emin, umursamaz tavır yalnızca beyaz erkeklere ait bir ayrıcalık olmaktan çıkıp farklı bedenlere ve hikayelere de taşınıyordu.

Eleştirmenlerden övgü almasına ve 10 bölümlük sürükleyici bir sezona rağmen Hulu'nun ani iptal kararı büyük bir şok yarattı; Kravitz'in "Çok büyük bir hata yaptılar" çıkışı da bu hayal kırıklığının özeti gibiydi. Rob'un kalp kırıklarını masaya yatırdığı, kendisiyle yüzleştiği ve sonunda kendi yolunu seçmeye başladığı final bölümü tatmin ediciydi belki ama hikayenin gerçek potansiyelinin daha yeni açıldığını hissettiriyordu. High Fidelity temsil, kimlik ve modern aşk üzerine söyleyecek çok şeyi olan, erken koparılan bir hikaye olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.

IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Disney+

Vinyl (2016)

Vinyl, 1970'lerin New York'unu müzik ve kaosun iç içe geçtiği o büyülü atmosferiyle yeniden kurarken, daha ilk bölümünden "yeni HBO klasiği" olacağına dair güçlü bir his uyandırmıştı. Martin Scorsese'nin yönetmenliği ve Mick Jagger'ın yaratıcı dokunuşu, Bobby Cannavale'nin Richie Finestra performansıyla birleşince ortaya hem dönem ruhunu hem de müziğin dönüşüm sancılarını taşıyan iddialı bir hikaye çıkıyordu. 

dewf
Fotoğraf: HBO

Dizi, değişen endüstride ayakta kalmaya çalışan bir plak şirketinin mücadelesi üzerinden hem sanatın hem de güç savaşlarının kirli yüzünü etkileyici bir tempoyla anlatıyordu. Vinyl, karakterlerini gerçek müzik tarihinin içine yerleştirme potansiyeline sahipti; bu da diziyi sadece bir dönem draması değil, müziğin evrimine tanıklık eden bir anlatı yapıyordu. Ancak büyük beklentilere rağmen izlenme oranları ve eleştiriler, HBO'nun görmek istediği seviyeye ulaşamadı. İlk bölüm sonrası hızla verilen ikinci sezon onayı, sezon finalinden sadece birkaç ay sonra geri çekildi. 10 bölümlük ilk sezonun ardından iptal edilen Vinyl, arkasında harika bir soundtrack, büyük bir potansiyel ve talihsiz bir "yarım kalmışlık" hissi bıraktı. Yine de dizi, müzikle kurgunun en tutkulu birleşimlerinden biri olarak bugün hâlâ özlemle anılıyor.

IMDb: 7,7
Nereden izlenir: Netflix

I Am Not Okay With This (2020)

I Am Not Okay With This, pandeminin gölgesinde iptal edilen en talihsiz dizilerden biriydi ve bu erken vedanın en üzücü yanı, hikayenin tam da büyük bir kırılma anında yarım kalmasıydı. Sophia Lillis'in hayat verdiği Sydney, bir yandan ergenliğin ağırlığıyla boğuşurken bir yandan da yeni ortaya çıkan güçlerinin anlamını çözmeye çalışıyor; dizi tam bu karmaşanın zirvesindeyken kapı üzerine kilitleniyor. 

DFRG
Fotoğraf: Netflix

The End of the F***ing World'ün ardındaki Charles Forsman'ın yarattığı bu evren, hem asi hem kırılgan hem de mizah duygusu güçlü bir gençlik hikayesi sunuyordu. Dizi kuir alt metni, karakter odaklı anlatısı ve hafif absürt tonuyla hedef kitlesinde karşılığını bulmuş, Netflix içinde de destek görmüştü. Ancak tüm bu olumlu karşılamaya rağmen bütçe kaygıları ikinci sezonun yolunu kesti. 

Final sahnesinin dahi yeniden düzenlenmesine izin verilmemesi, hayranların "Asla böyle bitmemeliydi" serzenişini daha da güçlendirdi. Yine de dizi, kısa ömrüne rağmen hem eğlenceli hem içten bir büyüme hikayesi sunarak kendi bütünlüğünü koruyor. Sonunun havada kalmasına aldırmadan tatmin edici bir yolculuğa çıkmak isterseniz, I Am Not Okay With This hâlâ keşfetmeye değer.

IMDb: 7,5
Nereden izlenir: Netflix

1899 (2022)

1899, izleyicisini zihnin karanlık koridorlarına davet ediyor ve orada uzun süre tutmayı başarıyordu. Çok sevilen ama beyin yakan Dark'ın yaratıcılarının elinden çıktığı düşünüldüğünde bu pek de şaşırtıcı olmasa gerek.

Eleştirmenlerin de beğenisini kazanan dizi, 2023'teki iptal haberiyle hayranlarını gözü yaşlı bırakmıştı. Gotik korkudan bilimkurguya, psikolojik gerilimden metafizik sorgulamalara uzanan yapısı, diziyi tek bir türe sığdırmayı imkansız hale getiriyordu. Prometheus'un terk edilmiş güvertesindeki ilk gizem, Kerberos'un kayıp yolcularıyla birlikte katman katman büyüyor, her bölümde gerçeklik biraz daha çözülen bir bilmeceye dönüşüyordu. 

frb
Fotoğraf: Netflix

Hikaye ilerledikçe zaman, mekan ve kimlikler birbirine karışıyor; karakterlerin geçmişleri, travmaları ve hayatları dev bir simülasyonun içine doğru çekiliyordu. Tam Kerberos'un neden piksel piksel dağılmaya başladığını anlamaya yaklaşmışken dizi, daha da büyük bir sırrın kapısını aralayıp aniden sona erdi. 

Dizinin yaratıcılarından Baran bo Odar'ın üzüntüyle açıkladığı iptal haberi, ikinci ve üçüncü sezonla tamamlanması planlanan bu hikayeyi yarım bıraktı. Oysa 1899, Netflix'in en çok izlenen yapımları arasında hızla yükselmiş, binlerce hayranın diziyi kurtarmak için imza kampanyası başlatmasına yol açacak kadar güçlü bir etki yaratmıştı. Nihayetinde, izleyicinin zihnini tersyüz eden bu yolculuk tamamlanamadı ama bıraktığı etki, fişi çekilmiş pek çok diziden çok daha uzun süre konuşulacağını gösteriyor.

IMDb: 7,3
Nereden izlenir: Netflix

Independent Türkçe



Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
TT

Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)

Gökbilimciler, en dış çeperinde karasal gezegen bulunan gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü. Gökcisminin alışılmadık bir süreç sonucu ortaya çıktığını düşünüyorlar.

Güneş Sistemi'nin iç kısmında karasal (Merkür-Mars), dış kısmındaysa gaz gezegenler (Jüpiter-Neptün) yer alıyor.

Bilim insanları bugüne kadar gözlemledikleri diğer gezegen sistemlerinde de bu sırayla karşılaştı.

Mevcut modellere göre Güneş'e yakın gezegenlerin karasal olmasının nedeni, radyasyonun gaz atmosferleri ortadan kaldırıp geriye yoğun, katı çekirdekler bırakması. Yıldızdan uzaktaki gaz devleriyse gazın birikebildiği ve gezegenlerin bu gazı tutabildiği daha soğuk bölgelerde oluşuyor.

Ancak bilim insanları Dünya'dan yaklaşık 117 ışık yılı uzaktaki kırmızı cüce bir yıldızın çevresinde bu örüntüye aykırı bir sistemle karşılaştı.

Araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı'nın ötegezegen uydusu CHEOPS'u kullanarak LHS 1903 adlı yıldıza en yakın gezegenin karasal ve sonraki ikisinin de gaz dünyası olduğunu tespit etti.

Ancak bu üçlüden sonra bir karasal gezegen daha vardı.

Bulguları hakemli dergi Science'ta yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Thomas Wilson "Bu tuhaf düzensizlik, onu ters yüz edilmiş eşsiz sistem haline getiriyor" diyerek ekliyor: 

Karasal gezegenler genellikle ana yıldızlarından çok uzakta, gaz halindeki dünyaların ötesinde oluşmaz.

Bilim insanları gaz ve karasal gezegenlerin yer değiştirmesi veya dıştaki ilginç gezegenin zaman içinde gazını kaybetmesi ihtimallerinin muhtemel görünmediğini söylüyor.

Daha ziyade gezegenlerin farklı zamanlarda oluştuğuna dair kanıt bulduklarını ifade ediyorlar.

Bu nedenle yıldıza en yakın olandan başlayarak sırayla meydana gelen bu gezegenlerin bambaşka ortamlarda oluştuğu düşünülüyor. İlk üç gezegenin sistemdeki gazı kullanması nedeniyle sonuncu cisim bu halini almış gibi görünüyor. 

Warwick Üniversitesi'nden Dr. Wilson "Bu en dış gezegen oluştuğunda sistem, gezegen oluşumunda hayati önem taşıyan gazdan muhtemelen yoksun kalmıştı" diye açıklıyor:

Yine de burada, beklentilere meydan okuyan küçük, karasal bir dünya var. Gazdan yoksun bir ortamda oluşan bir gezegene dair ilk kanıtı bulduk gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu cismin bir istisna mı, yoksa gezegen sistemleriyle ilgili yeni bir örüntünün ilk işareti mi olduğunu henüz bilmiyor. 

Bu 4. gezegen, yaşanabilirlik potansiyeli nedeniyle de ilgi çekiyor. Kütlesi Dünya'nınkinin 5,8 katı ve yaklaşık 60 derece sıcaklığa sahip.

Dr. Wilson "60 derece sıcaklık, Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklık olan 57 dereceye çok yakın ve bu nedenle gezegenin yaşanabilir olması kesinlikle mümkün" ifadelerini kullanıyor:

James Webb Uzay Teleskobu'nun yapacağı gözlemler, gezegenin koşullarını ortaya çıkararak yaşama ne kadar elverişli olduğunu anlamamıza katkı sağlayabilir.

Independent Türkçe, Phys.org, Reuters, Science


Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
TT

Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)

Rusya'nın, ABD'ye ait Alaska eyaleti yakınlarındaki Sedanka köyü, Moskova yönetiminden "askeri kahramanlık" unvanı bekliyor.

Rusya'nın Uzak Doğu'sundaki Kamçatka Yarımadası'nda yer alan Sedanka, Ukrayna savaşına katkıları nedeniyle Kremlin yönetiminden "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanı almak istiyor.

Kamçatka Krayı Valisi Vladimir Solodov, geçen yaz köye düzenlediği ziyarette Sedanka'ya prestijli "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanını vermeyi planladığını açıklamıştı.

Bu unvan, II. Dünya Savaşı'nda önemli muharebelere sahne olan Sovyet şehirlerine veriliyordu. Madalya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edilmişti ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 yıl önce unvanı yeniden devreye sokmuştu.  

Solodov, Ukrayna savaşında çok sayıda asker göndermesi nedeniyle Sedanka'nın bu onuru hak ettiğini söylemişti.

Ancak New York Times'ın aktardığına göre Kremlin, köye henüz bu unvanı vermedi. Unvan kapsamında geleceği söylenen asker ailelerine kapsamlı destek de sağlanmadı. Köy sakinlerine göre yalnızca bir defaya mahsus yakacak odun gönderildi.

Kamçatka Krayı'nda cepheye gönderilen askerlere 33 bin dolara yakın ödeme yapılıyor. Daha sonra ödemeler aylık 5 bin 200 dolar civarında devam ediyor.

Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı köydeki 67 erkekten 39'u, 7 bin kilometre batıdaki Ukrayna cephesine gitti.

Rusya Kuzey Yerli Halkları Derneği Başkanı Svetlana Zaharova'ya göre bu erkeklerden 19'u ya hayatını kaybetti ya da kayıp ve öldüğü varsayılıyor.

Sedanka'daki evlerin çoğu Sovyet döneminden kalma. Haberde, evlerin büyük bölümünde su olmadığı, çatıların aktığı ve tıkalı kanalizasyon sistemi nedeniyle toprak yollarda pis su birikintileri oluştuğu yazılıyor. Köyün etrafında çöp yığınlarının biriktiği de ifade ediliyor.

Savaşta eşini kaybeden 34 yaşındaki Zaharova, cepheden dönen askerlerdeki değişimin dikkat çekici olduğunu söylüyor:

Tükenmiş halde dönüyorlar, hayatta olmaktan mutlu değiller. İçe kapalı, değişmiş oluyorlar.

Köy sakinlerinden 43 yaşındaki balıkçı Dmitri Tulik de gönüllü olarak savaşa katılmak istediğini ancak cepheden dönen kardeşinin kendisini bu karardan vazgeçirdiğini belirtiyor:

Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kardeşimin yarısı cephede kaldı. Çok kötü yaralanmıştı.

Moskova yönetimi savaştaki kayıplara dair resmi açıklama yapmıyor. Ancak Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) geçen ayki raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade edilmiş, Ukrayna içinse bu rakamın 600 bin civarında olduğu bildirilmişti. Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian


Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
TT

Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)

Ekranın "en toksik" aşk hikayelerinden biri olarak anılan hikaye sona eriyor. 

Tell Me Lies, yaratıcısı ve dizi sorumlusu Meaghan Oppenheimer'ın dünkü açıklamasına göre üçüncü sezonla final yapıyor. Final bölümünün ABD'de bugün, Türkiye'de ise yarın izleyiciyle buluşması bekleniyor. Tell Me Lies, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

"Bu en başından beri aklımızda olan final"

"Üç harika sezonun ardından bu geceki bölüm Tell Me Lies'ın finali olacak" diyerek söze başlayan Oppenheimer, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

Bu, senaryo ekibimle en başından beri aklımızda olan finaldi ve bununla inanılmaz gurur duyuyoruz. Bu sezona gösterdiğiniz olağanüstü ilgi, hikayeyi organik biçimde sürdürmenin başka bir yolu olup olmadığını araştırmamıza ilham verdi ancak sonunda, anlatının doğal sonuna ulaştığını hissettik.

Oppenheimer açıklamasını şöyle sürdürdü:

Asıl hedefim her zaman dizinin kalitesini korumak ve size verebileceğim en iyi izleme deneyimini sunmaktı. Bu yüzden, böylesine mutlu bir deneyim olan bir şeye veda etmek buruk olsa da niyeti belli bir finalle tamamlanmış bir hikaye anlatabildiğimiz için çok minnettarım. Bu, çok az dizinin sahip olduğu bir ayrıcalık. Dizimizi sevdiğiniz için teşekkür ederiz. Yakında size yeni hikayeler getirmek için heyecanlıyız.

Carola Lovering'in aynı adlı 2018 tarihli romanından uyarlanan dizi, Eylül 2022'de başlamıştı. 

Tell Me Lies; iki üniversite öğrencisi arasındaki yıkıcı ilişkiyi ve "fazlasıyla çalkantılı" arkadaş grubunda yaşananları anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda Grace Van Patten, Jackson White, Catherine Missal, Spencer House, Sonia Mena ve Branden Cook gibi genç yıldızlar yer alıyor.

Dizi iki farklı zaman diliminde ilerliyor: Biri 2008-2010'da, üniversite dönemini mercek altına alıyor; diğeri ise 2015'te, üniversite sonrasına ve Bree'yle (Missal) Evan'ın (Cook) düğününe odaklanıyor.

Yeni aşk üçgeni büyük ilgi çekti

Üçüncü sezon ise Bree'yle Evan'ın en yakın arkadaşı Wrigley (House) arasında filizlenen yeni ilişkiyi de anlatıya ekliyor ve bu hikaye kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti. Oppenheimer, yakın zamanda Variety'ye verdiği söyleşide bu ilişkiyi şöyle açıklamıştı:

Arkadaş gruplarında hep aynı ortamlarda olup hiç baş başa kalmayan insanlar vardır. Bir grupta bulunursunuz ve bir bakarsınız, 'Ben bu kişiyle hiç özel bir konuşma yapmamışım' dersiniz. Yani birbirlerinden haberdarlardır ama kişisel düzeyde birbirlerini tanımazlar. Üçüncü sezona gelindiğinde ise birçok açıdan hayatlarındaki en ağır travmalarla yüzleşmiş kişilere dönüşüyorlar. Dibe vurmuş insanların birbirlerine tutunup iyileşmesini, birbirlerinde beklenmedik bir güvenli alan bulmasını anlatan hikayeleri severim. Bu yüzden bana kendiliğinden gelişen bir hikaye gibi geldi.

Oppenheimer ayrıca, üçüncü sezon "final sezonu" diye pazarlanmamış olsa da bunun "yıllar önce hayal ettiği ve anlattığı final" olduğunu söyledi.

Hayranlar final duyurusuyla neye uğradığını şaşırdı

Son bölümün yayımlanmasına kısa süre önce duyurulan bu haber, dizinin uzun süredir hayranı olan izleyicileri ani karar karşısında şaşkına çevirdi.

Bir izleyici "Tell Me Lies'ın finaline hiç hazır değilim" diyerek ekledi: 

Herkes 'Kemerlerinizi bağlayın', 'Beklenmedik olaylara hazır olun', 'Daha da kötüleşecek! diyor... NASIL DAHA KÖTÜLEŞEBİLİR Kİ?

Başka bir hayran ise "Tüm bu karmaşa bir bölümde nasıl sonuçlandırılacak ki?" diye isyan etti.

Yapımcı kadrosunda American Horror Story yıldızı Emma Roberts'ın da yer aldığı dizide, yazar Lovering de "danışman yapımcı" olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Geo.TV