Karaciğer hasarının 5 erken belirtisi

Sağlıklı bir kişi ile viral hepatite yakalanmış bir kişi arasındaki cilt rengi farkını gösteren görüntü (El-Merkeziyye)
Sağlıklı bir kişi ile viral hepatite yakalanmış bir kişi arasındaki cilt rengi farkını gösteren görüntü (El-Merkeziyye)
TT

Karaciğer hasarının 5 erken belirtisi

Sağlıklı bir kişi ile viral hepatite yakalanmış bir kişi arasındaki cilt rengi farkını gösteren görüntü (El-Merkeziyye)
Sağlıklı bir kişi ile viral hepatite yakalanmış bir kişi arasındaki cilt rengi farkını gösteren görüntü (El-Merkeziyye)

Karaciğer vücuttaki en büyük ve en önemli organlardan biridir ve birçok görevden sorumludur. Kanın pıhtılaşmasını düzenler, toksinleri kan dolaşımından uzaklaştırır, safra üretimine yardımcı olur ve çok daha fazlasını yapar.

Bununla birlikte karaciğer, hastalık veya tekrarlayan yaşam tarzı alışkanlıkları nedeniyle hasar görebilir ve düşük performans gösterebilir.

Şarku’l Avsat’ın HuffPost'tan aktardığı habere göre, ABD'deki Hackensack Meridian Sağlık Merkezi'nde gastroenterolog olan Dr. Douglas Wayne'e göre ‘karaciğer hastalığı’, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı, hepatit ve hatta kanser dahil olmak üzere normal karaciğer fonksiyonunu bozan birçok farklı durumu kapsayan çok geniş bir terimdir.

Diğer yandan ABD'deki Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yardımcı doçent olan hepatolog Dr. Bobo Panini, “Karaciğer hastalıklarının belirti ve semptomları genellikle önemli karaciğer hasarı oluşana kadar ortaya çıkmaz” dedi.

İşte karaciğer hasarının en yaygın 5 erken belirtisi ve bu sorunları fark ederseniz ne yapmanız gerektiği:

*Ciltte veya gözlerde sararma

Panini, “Karaciğer hastalığının ince bir işareti, sarılık olarak bilinen, cildin veya gözlerin beyazlarının sararmasıdır” diyor.

Bu, vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin normal parçalanması sırasında oluşan bir pigment olan bilirubin fazlalığı olduğunda ortaya çıkar. Bilirubin normalde karaciğer tarafından işlenir ve vücuttan atılır, ancak çok fazlası sarılığa neden olabilir ve karaciğer sorunlarına işaret edebilir.

Bu nedenle ciltte veya gözlerde sararma fark ederseniz doktorunuzla konuşmanız önemlidir.

*Koyu renkli idrar

Koyu renkli idrar genellikle endişe edilecek bir durum değildir ve fazladan sıvı almanız gerektiğinin bir göstergesidir.

Wayne, karaciğer hastalığı olan kişilerin koyu renkli idrar yapmasının da normal olduğunu söylüyor. Bunun nedeni, idrarınızı koyu turuncu, kahverengi veya kehribar rengine dönüştürebilen bilirubin birikimidir.

*Kafa karışıklığı

Ruhsal durumunuzdaki büyük değişiklikler göz ardı edilmemelidir. Bunlar karaciğer sorunlarının veya altta yatan başka sorunların bir işareti olabilir. Kafa karışıklığı veya zihni etkileyen başka sorunlar yaşıyorsanız, derhal yardım isteyin.

Panini, “Sağlığı yerinde olan herkeste akut karaciğer yetmezliği gelişebilir ve bu da zihinsel durum veya kişilikte kafa karışıklığı veya uyuşukluk gibi değişiklikler olarak ortaya çıkabilir” diyor.

*Bacaklarda, ayak bileklerinde veya karında şişlik

Wayne, “Karaciğer sorunlarıyla ilgili olmayabilir, ancak bacaklarınızdaki ve ayaklarınızdaki şişlik bir şeylerin ters gittiğini gösterebilir” dedi.

Mayo Clinic'e göre siroz, karaciğerdeki kan akışını yavaşlatır ve kanı organa taşıyan damardaki basıncı artırır. Mayo Clinic, portal ven olarak bilinen bu damardaki basıncın ‘ödem adı verilen bacaklarda ve asit adı verilen karın bölgesinde sıvı birikmesine neden olabileceğini’ belirterek, ‘karaciğerin albümin gibi belirli kan proteinlerini yeterince üretememesi durumunda da ödem ve asit oluşabileceğini’ kaydetti.

*Kolay morarma ve kanama

Wayne, karaciğer hasarı olan kişilerin yaralandıkları yerin kolayca morarabileceğini veya kanayabileceğini söyledi. Bunun nedeni karaciğerin kanın pıhtılaşması için gereken proteinleri üretmesidir. Dolayısıyla karaciğer iyi çalışmadığında kolayca kanamaya yatkın olursunuz.

*Karaciğer hasarınız olduğunu düşünüyorsanız ne yapmalısınız?

Karaciğer sorunları göz ardı edilmemelidir. Çok fazla alkol almak, tip 2 diyabet hastası olmak, ortak iğne kullanmak ve ailede karaciğer hastalığı öyküsü olması karaciğer hasarına yol açabilecek ciddi faktörlerdir.

Herhangi bir karaciğer hasarı belirtisi yaşadığınızı düşünüyorsanız, bunu sağlık uzmanınızla görüşmeniz önemlidir. Diğer belirtiler arasında dışkı değişiklikleri, yorgunluk ve iştah değişiklikleri yer almaktadır.

Panini, şiddetli sarılık, zihinsel durumda beklenmedik değişiklikler, siyah dışkı, kan kusma, karın, ayak bilekleri ve bacaklarda kademeli şişme veya nefes almada zorluk yaşarsanız derhal tıbbi yardım almanızı öneriyor.



Araştırmacılar: Ebola virüsü beyinde birkaç ay boyunca hayatta kalabilir

Ebola virüsünü test etmek için kullanılan bir tüp
Ebola virüsünü test etmek için kullanılan bir tüp
TT

Araştırmacılar: Ebola virüsü beyinde birkaç ay boyunca hayatta kalabilir

Ebola virüsünü test etmek için kullanılan bir tüp
Ebola virüsünü test etmek için kullanılan bir tüp

Yeni laboratuvar çalışmaları, Ebola virüsünün ilk enfeksiyondan sonra vücutta aylar hatta yıllar boyunca fark edilmeden nasıl varlığını sürdürebildiğine ışık tuttu. Bu durum, ilerleyen dönemlerde hastalığın yeniden alevlenme riskine işaret ediyor.

Araştırmacılar, Ebola virüsünün enfekte kişilerde menide aylarca, hatta bir yıla kadar tespit edilebildiğini ve ayrıca merkezi sinir sisteminde, özellikle beyinde kalıcı olabildiğini belirtti. Bulgular, “Nature Microbiology” dergisinde yayımlanan çalışmada değerlendirildi.

Bilim insanlarına göre bunun nedeni, testisler ve merkezi sinir sistemi gibi bölgelerin “immün ayrıcalıklı alanlar” olarak kabul edilmesi. Bu bölgelerde bağışıklık sistemi daha zayıf tepki vererek hassas dokuları korumaya çalışıyor; ancak bu durum virüsün tamamen yok edilmesini zorlaştırabiliyor.

Çalışmada, insan kök hücreleri kullanılarak “beyin organoidleri” adı verilen, merkezi sinir sistemini taklit eden üç boyutlu yapılar geliştirildi. Araştırmacılar, Ebola virüsünün bu yapılardaki farklı hücre türlerini enfekte edebildiğini ve 120 güne kadar çoğalabildiğini gözlemledi.

Virüsün organoidler içinde iki farklı yolla yayıldığı tespit edildi: enfekte bir hücreden doğrudan komşu hücreye geçiş ve konak hücreden tomurcuklanma yoluyla yayılım.

Çalışmanın baş araştırmacısı, Alman ordusuna bağlı Mikrobiyoloji Enstitüsü’nden Lena Fiederschweik, bu modelin Ebola ve diğer filovirüslerin merkezi sinir sisteminde nasıl hayatta kalabildiğini anlamak için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.

Fiederschweik, bu tür deneylerin, Ebola hastalığını atlatan kişilerde görülebilen şiddetli iltihaplanma ve bazı durumlarda ölümcül seyreden ensefalit gibi uzun vadeli etkilerin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağını ifade etti.

Araştırmacılar, enfekte organoidlerde virüsün gizlenmesine yardımcı olabilecek bazı genetik mutasyonlar da tespit etti. Bu mutasyonların bir kısmının daha önce Ebola hastalarında gözlemlenmediği belirtildi.

Bilim insanları, özellikle Afrika’da mevcut salgına neden olan Bundibugyo virüsü gibi daha az bilinen türler üzerine daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu.


Zayıflama iğnelerinin ilginç yan etkisi: Şiddet riskini azaltıyor

Araştırmacılar, zayıflama ilacının şiddet içeren davranışlar, dürtüsellik ve alkol kullanımı arasındaki ilişkiyi değiştirdiğini buldu (AFP)
Araştırmacılar, zayıflama ilacının şiddet içeren davranışlar, dürtüsellik ve alkol kullanımı arasındaki ilişkiyi değiştirdiğini buldu (AFP)
TT

Zayıflama iğnelerinin ilginç yan etkisi: Şiddet riskini azaltıyor

Araştırmacılar, zayıflama ilacının şiddet içeren davranışlar, dürtüsellik ve alkol kullanımı arasındaki ilişkiyi değiştirdiğini buldu (AFP)
Araştırmacılar, zayıflama ilacının şiddet içeren davranışlar, dürtüsellik ve alkol kullanımı arasındaki ilişkiyi değiştirdiğini buldu (AFP)

Bir araştırmaya göre zayıflama ilaçları şiddet içeren suçlarla bağlantılı davranışları azaltabilir.

Araştırmacılar, Wegovy ve Ozempic gibi GLP-1 ilaçlarının sadece kilo vermeye ve kan şekerini düzenlemeye yardımcı olmadığını, aynı zamanda dürtüsellik ve alkol tüketiminin etkilerini azaltarak davranışları da etkilediğine inanıyor.

Bilim insanları, yüksek dürtüsellik ve alkol kullanımının genel olarak şiddet içeren davranışlarla güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ancak bu ilişkilerin kilo verme ilaçları kullananlarda önemli ölçüde zayıfladığını buldu. Çalışma, dolayısıyla GLP-1 kullanan biri alkol alsa veya dürtüsel davransa bile, durumun şiddet içeren suça karışmayla sonuçlanma ihtimalinin daha düşük olduğunu öne sürüyor.

Çalışmanın baş yazarı ve Rutgers Halk Sağlığı Okulu'ndaki New Jersey Silah Şiddeti Araştırma Merkezi'nin araştırma direktörü Daniel Semenza, "Çalışmanın en güçlü bulgusu, dürtüsellik ve şiddet içeren davranış arasındaki köklü bağlantının, eski kullanıcılara kıyasla mevcut GLP-1 kullanıcılarında önemli ölçüde daha zayıf olmasıydı" dedi.

Profesör Semenza, "GLP-1 ilaçları giderek yaygınlaştıkça, kamu güvenliğiyle ilgili olanlar da dahil tüm olası davranışsal etkilerini anlamak önemli" dedi.

GLP-1 reseptör agonistleri diye de bilinen zayıflama iğneleri, kan şekerini, iştahı ve sindirimi düzenleyen doğal hormonu taklit ederek çalışıyor.

Ancak Ozempic ve Wegovy gibi semaglutid içeren ilaçlar, beynin ödül merkezleri üzerinde de etki gösteriyor. GLP-1 ilaçlarının alkol, nikotin ve hatta kumar bağımlılığıyla bağlantılı olan mutluluk hormonu dopaminin ani artışını azalttığı ortaya konmuştu.

Criminology adlı akademik dergide yayımlanan çalışma için araştırmacılar, 2025'te 7 bin 521 ABD'li yetişkinin katıldığı bir anketten alınan verileri analiz etti. Bu kişilerin 821'i daha önce GLP-1 ilacı kullanmıştı.

Çalışma, mevcut GLP-1 kullanıcılarını eski kullanıcılarla karşılaştırdı ve ilaç kullanımının şiddet içeren davranış, dürtüsellik ve alkol kullanımı arasındaki ilişkiyi değiştirip değiştirmediğini inceledi.

Katılımcılar şiddet içeren davranışlar, kavga, saldırı ve hırsızlık gibi eylemleri değerlendiren bir "suç ölçeği" üzerinden kendileri bildirildi.

Sonuçlar, dürtüsellikle şiddet davranışı arasındaki ilişkinin, eski kullanıcılara kıyasla halihazırda kilo verme iğneleri kullanan kişilerde yaklaşık yüzde 62 daha zayıf olduğunu gösterdi. Alkol kullanımıyla şiddet davranışı arasındaki ilişki ise mevcut kullanıcılar arasında yaklaşık yüzde 52 daha zayıftı.

Rutgers Üniversitesi-Camden'de yardımcı doçent ve çalışmanın ortak yazarı Christopher Thomas, "Bulgularımız, bu ilaçların bilişsel davranışçı terapi gibi çalışarak, dürtüselliğin kendisini ortadan kaldırmaktan ziyade, dürtüden eyleme giden yolu zayıflattığı yönündeki görüşle tutarlı" dedi.

Ancak çalışma gözlemsel olduğu için araştırmacılar herhangi bir sonuca varamıyor ve GLP-1 ilaçlarının şiddet riskini gerçekten azaltıp azaltmadığını ve ilgili mekanizmaları belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyacaklar.

Independent Türkçe


İnsan deneyleri sonuç verdi: Zayıflama ilaçları, yaşlanmayı yavaşlatabilir

Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünün (UC-San Diego) bu hafta yayımladığı araştırma, semaglutid içeren GLP-1 ilaçlarının hücreleri yeniden programlayarak bağışıklık sistemini güçlendirip iltihaplanmayı azaltabileceğini ve böylece vücudun hücresel düzeydeki yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini gösterdi (Reuters)
Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünün (UC-San Diego) bu hafta yayımladığı araştırma, semaglutid içeren GLP-1 ilaçlarının hücreleri yeniden programlayarak bağışıklık sistemini güçlendirip iltihaplanmayı azaltabileceğini ve böylece vücudun hücresel düzeydeki yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini gösterdi (Reuters)
TT

İnsan deneyleri sonuç verdi: Zayıflama ilaçları, yaşlanmayı yavaşlatabilir

Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünün (UC-San Diego) bu hafta yayımladığı araştırma, semaglutid içeren GLP-1 ilaçlarının hücreleri yeniden programlayarak bağışıklık sistemini güçlendirip iltihaplanmayı azaltabileceğini ve böylece vücudun hücresel düzeydeki yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini gösterdi (Reuters)
Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünün (UC-San Diego) bu hafta yayımladığı araştırma, semaglutid içeren GLP-1 ilaçlarının hücreleri yeniden programlayarak bağışıklık sistemini güçlendirip iltihaplanmayı azaltabileceğini ve böylece vücudun hücresel düzeydeki yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini gösterdi (Reuters)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Yeni bir araştırmaya göre, Ozempic ve GLP-1 sınıfındaki diğer zayıflama ilaçları biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabilir.

Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünün (UC-San Diego) bu hafta yayımladığı araştırma, semaglutid içeren GLP-1 ilaçlarının hücreleri yeniden programlayarak bağışıklık sistemini güçlendirip iltihaplanmayı azaltabileceğini ve böylece vücudun hücresel düzeydeki yaşlanma sürecini yavaşlatabileceğini ortaya koydu.

GLP-1'lerin diğer sağlık yararları önceden tespit edilmişti ve San Diego ekibi, bunların biyolojik yaşlanmanın yavaşlamasıyla bağlantılı olabileceğini söylüyor. Ancak ekip, bu süreç hakkında hâlâ öğrenilmesi gereken çok şey olduğunu belirtiyor.

Okulun tıp fakültesinden Doçent Michael Corley yaptığı açıklamada, "Semaglutidin yaşlanmayı tersine çevirdiğini veya insanları gençleştirdiğini söylemiyoruz" diyor. 

Yaşlanmayla ilişkili bazı biyolojik süreçleri yavaşlatabileceğine dair bir işaret görüyoruz.

Yaklaşık 30 milyon Amerikalı, zayıflamaya yardım etmesinin yanı sıra diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi diğer rahatsızlıklar için de GLP-1'leri kullanıyor.

Uzmanlar, alkolle uyuşturucudan uzak durma, iyi bir beslenme biçimi ve düzenli egzersizin biyolojik yaşlanmayı yavaşlatabileceğini uzun zamandır biliyor.

Colorado Üniversitesi Boulder Anschutz kampüsünün önceden yaptığı bir araştırma, GLP-1'lerin hücreleri yeniden programlayarak vücudun bağışıklık tepkisini güçlendirebileceğini göstermişti.

UC-San Diego'dan Corley, bu çalışmada da aynı şeyin olabileceğini öne sürüyor. Bilim insanı, "Yeni yeni ortaya çıkan veriler, GLP-1 ilaçlarının farklı organlardaki belirli hücreleri yeniden programlayabileceğine işaret ediyor" diyor.

İltihaplanma, vücudun yaralanmalara ve istilacı bakterilere verdiği doğal bir tepki ancak uzun süre devam ettiğinde, organlarla dokulara zarar verebilir ve hücre yaşlanmasını hızlandırabilir.

UC-San Diego'ya göre, GLP-1 ilaçları, iltihaplanmaya neden olabilecek fazla yağın atılmasını sağlayarak hücre yaşlanmasını durduruyor.

İltihaplanma ayrıca HIV gibi kronik hastalıkların gelişme riskini de artırıyor. Daha önceki araştırmalar, genital iltihaplanmadan muzdarip kadınların cinsel yolla HIV enfeksiyonu kapma riskinin daha yüksek olduğunu göstermişti.

32 hafta süren yeni çalışma, lipohipertrofi adı verilen bir rahatsızlık nedeniyle aşırı yağ birikimi olan 100'den fazla HIV'li yetişkin üzerinde gerçekleştirildi. Lipohipertrofi, iğne tedavisi gören kişilerde yaygın rastlanan ve iltihaplanma nedeniyle gelişen bir rahatsızlık. Çalışmaya katılanların bazıları, HIV hastalarının sıklıkla yakalandığı bir başka sorun olan metabolik disfonksiyona bağlı steatoz karaciğer hastalığından da muzdaripti.

UC-San Diego ekibi çalışmanın 24. haftasında, GLP-1'lerin HIV ve steatoz karaciğer hastalığı olan katılımcıların yüzde 42'sinde biyolojik yaşlanma hızını yavaşlattığını tespit etti.

Corley, "HIV'de incelediğimiz biyolojik süreçlerin çoğu, genel nüfustaki yaşlanma için de merkezi öneme sahip" diyor. 

Bu süreçler HIV'li kişilerde daha erken veya daha belirgin görülebildiği için bu topluluk, sağlıklı yaşam süresini daha kapsamlı bir şekilde iyileştirebilecek müdahaleleri belirlememize yardımcı olabilir.

UC-San Diego ekibi, bu bulguları doğrulamak ve ilaçların vücuttaki biyolojik yaşlanmayı ne kadar süreyle yavaşlatabileceğini belirlemek için daha geniş çaplı denemeler yapmayı umuyor. Bu, gelecekte HIV'li kişilerin ve nüfusun daha geniş kısmının ilaç dozlarına ve tedavisine ışık tutabilir.

Araştırmacılar ayrıca sağlıklı beslenme, egzersiz ve uyku gibi etkisi kanıtlanmış diğer yöntemlerle yaşlanmanın daha da yavaşlatılmasının mümkün olup olmadığını araştırmayı planlıyor.

Corley, "GLP-1 bazlı yeni tedavilerin ortaya çıkmasıyla birlikte bu alanda, bu sınıftaki farklı ilaçların yaşlanma biyolojisi üzerinde farklı etkileri olup olmadığını test etme ve en fazla faydayı hangi hastalara sağlayabileceğini belirleme fırsatı doğdu" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news