Emmeline Saunders
Lif, beslenmemizin en önemli bileşenlerinden biri ancak Birleşik Krallık'taki (BK) yetişkinlerin neredeyse tamamı (yüzde 96) günlük önerilen miktarı (30 gram) karşılayacak kadar lif tüketmiyor.
Yeni bir araştırmada, bağırsak kanseri ve kalp hastalığına yakalanma riskinin düşmesiyle ilişkilendirilmesine rağmen kritik önemdeki besin lifi içeren gıdaları çok büyük ölçüde çöpe attığımız bulundu.
Vücudumuzun bu besini parçalaması daha zor olduğu için lif sindirime yardımcı oluyor ve bu da daha uzun süre tok hissetmemizi sağlıyor.
Ayrıca kabızlığa iyi geliyor ve yararlı bağırsak bakterilerini besleyip bağırsaklar için prebiyotik görevi görerek iltihaplanmanın azalmasına yol açıyor.
Lif, meyve ve sebzelerin kabuklarında ve saplarında bulunuyor. Kabuğu soyulmamış bir kivi, kabuğu soyulmuş bir kiviye göre yüzde 50 daha fazla besin lifi içeriyor.
King's College London'ın çalışmasında, 12 çeşit çiğ ve taze gıdanın lif içeriği analiz edilerek kabuk, deri ve çekirdek gibi genellikle atılan kısımların, yediğimiz etli kısımlardan daha fazla lif içerdiği saptandı.
Bilim insanları 100 gram karpuz kabuğunun, bir dilim tam buğday ekmeğindeki lif miktarıyla yaklaşık aynı oranda, 2,10 gram lif içerdiğini tespit etti.
Armut tipi balkabağı kabuğu ve çekirdeklerinden 100 gram yemek 9,25 gram (bir kase kepekli gevrekle yaklaşık aynı oranda) lif sağlarken, ananasın sert kabuğu ve çekirdeği de sulu yerinden 5 kat daha fazla lif içeriyor.
Proje lideri Dr. Rachel Gibson bu bulguların, tüketicilerin kayda değer miktarda lifi çöpe attığına işaret ettiğini söylüyor.
Gibson, "Bu sadece besin kaybı değil, aynı zamanda maddi bir kayıp; aslında parasını ödediğiniz şeyin ciddi kısmını çöpe atıyorsunuz" diye açıklıyor.
Yenmemiş brokoli saplarıyla karnabahar yapraklarını çöpe atmak da BK'de her yıl israf edilen 10 milyon ton gıda arasında yer alırken, bu durum sera gazı salımlarına katkıda bulunuyor.

Araştırmaya göre israf edilen gıdaların üçte ikisinden fazlası insan tüketimine uygun ve bunun büyük bir kısmı (yüzde 36) çöpe atılan taze meyve-sebzelerden oluşuyor.
Lif alımınızı hızla artırmanın yollarından biri, "kökünden ucuna" beslenme yönteminden geçiyor. Bu yöntemde meyve-sebzeleri kabuklarını soymadan, saplarını az yağla kızartarak veya dolmalık biber tohumlarını kavurup yemeklere serperek tüketebilirsiniz.
Dr. Gibson, "Buradaki mesele mükemmellik değil ve insanları lezzetsiz gıdaları yemeye zorlamakla da ilgisi yok. Mesele, atmaya alıştığımız kısımların besin değerini fark etmek" diye ekliyor.
Lif içeriği pişirme sürecinde değişebildiğinden en çok lif, çiğ veya pişirilmemiş gıdalardan elde ediliyor. Sebzeleri mikrodalgaya atmak, buharda pişirmek veya sotelemek, gıdalarınızdaki besin maddelerini korumanın en iyi yollarını sunuyor.
Independent Türkçe,independent.co.uk/life-style