Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor
TT

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma sağlanamaması halinde "işi bitirecekleri" yönündeki tehdidinin ardından, Washington ile Tahran arasında nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin, ABD'nin tehditlerini sürdürmesi halinde başlamayacağını söyledi.

Arakçi, salı günü X platformunda yaptığı paylaşımda, "Tehditler sürdüğü sürece nihai anlaşmaya yönelik müzakereler başlamayacak. Attığınız imzaya sadık kalın." ifadelerini kullandı.

Arakçi'nin paylaşımı, İran ile ABD arasında geçen ay imzalanan ve her iki tarafın da birbirine karşı güç kullanma veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmasını öngören geçici anlaşmaya atıfta bulundu.

ABD'li yetkililer, Axios haber sitesine yaptıkları açıklamada, İran Devrim Muhafızları'nın pazartesi akşamı Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere doğru en az iki füze fırlattığını bildirdi. Yetkililer, iki ticari geminin ağır hasar aldığını ancak olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Kurumu (UKMTO) da salı günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, Umman Sultanlığı'nda Lima'nın yaklaşık 15 kilometre doğusunda güneye doğru seyreden bir tankerin, iskele tarafından kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulmasının ardından yangın çıktığını duyurdu.

Öte yandan, eski İran dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerinin üçüncü gününde milyonlarca İranlı pazartesi günü Tahran sokaklarına döküldü. Yetkililerin güç ve birlik gösterisine dönüştürmek istediği tören kapsamında cenaze korteji başkent sokaklarında ilerledi.

Korteje katılanlar, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu hedef alan ve Hamaney'in öldürülmesinin intikamını isteyen sloganlar attı ve pankartlar taşıdı. Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney cenaze namazına katılmazken, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad savaşın ardından ilk kez kamuoyu önüne çıkarak cenaze kortejine iştirak etti. Ahmedinejad'ın katılımı, son haftalarda durumu ve nerede bulunduğuna ilişkin çelişkili haber ve söylentilerin ardından gerçekleşen ilk kamuoyu görünümü oldu.



Macron'un Şam'daki konaklama yerine yakın bölgede iki patlama... Elysee: Macron güvende

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam'da geceyi geçirdiği otelin yakınında meydana gelen bombalı saldırının ardından olay yerinde yükselen duman ve alevler arasında acil durum ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam'da geceyi geçirdiği otelin yakınında meydana gelen bombalı saldırının ardından olay yerinde yükselen duman ve alevler arasında acil durum ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. (Reuters)
TT

Macron'un Şam'daki konaklama yerine yakın bölgede iki patlama... Elysee: Macron güvende

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam'da geceyi geçirdiği otelin yakınında meydana gelen bombalı saldırının ardından olay yerinde yükselen duman ve alevler arasında acil durum ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. (Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Şam'da geceyi geçirdiği otelin yakınında meydana gelen bombalı saldırının ardından olay yerinde yükselen duman ve alevler arasında acil durum ekipleri çalışmalarını sürdürüyor. (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, salı günü Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından Halk Sarayı'nda kabul edildi. Görüşme öncesinde Macron'un geceyi geçirdiği Four Seasons Oteli yakınlarında iki patlama meydana gelirken, Suriye İçişleri Bakanlığı patlamaların el yapımı iki bombadan kaynaklandığını açıkladı.

Fransa Cumhurbaşkanlığı ise Macron'un "güvende olduğunu ve Suriye ziyaretini planlandığı şekilde sürdürdüğünü" duyurdu.

Macron'un patlamalardan önce otelden ayrıldığı ve şu anda Halk Sarayı'nda bulunduğu belirtildi. Fransız Cumhurbaşkanlığı'na göre iki lider, iki ülkenin heyetlerinin katıldığı geniş kapsamlı bir toplantı gerçekleştiriyor. Bu toplantının ardından Macron ile Şara'nın baş başa görüşmesi bekleniyor.

sdvfevb
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, bugün Halk Sarayı'nda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşıladı. (AFP)

Suriye İçişleri Bakanlığı, salı günü Şam'ın merkezinde bir çöp konteyneri ile yol kenarına park edilmiş bir araca yerleştirilen iki el yapımı bombanın patlaması sonucu en az 18 kişinin yaralandığını açıkladı.

Bakanlık açıklamasında, yaralılar arasında dört polis memurunun da bulunduğu belirtilirken, ilk bombanın park halindeki bir araca, ikinci bombanın ise çöp konteynerine yerleştirildiği ifade edildi.

Söz konusu patlamalar, cuma günü Şam'da Adliye Sarayı yakınındaki bir kafede meydana gelen ve 10 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından yaşandı.

Macron, pazartesi günü başladığı Şam ziyaretiyle, Aralık 2024'te Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinden bu yana Suriye'yi ziyaret eden ilk büyük Batılı ülke lideri olmuştu.

Macron'un bugün Şara ile gerçekleştirdiği görüşmelerde, savaşın yıkıma uğrattığı Suriye'nin yeniden inşası ele alınacak. Fransız liderin ayrıca Suriye'nin birliği ve çoğulcu yapısı konusundaki mesajını yinelemesi bekleniyor.

dertgtr
Şam ziyareti sırasında Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un konakladığı otelin önünde Fransız bayrağı sallayan kişiler. (AFP)

13 yılı aşkın süren savaşın ekonomiyi ağır şekilde tahrip etmesi ve ülkeyi bölgesel ile uluslararası alanda izole etmesinin ardından Suriye, Paris 1 Panthéon-Sorbonne Üniversitesi'nden araştırmacı Arthur Quesnay'in ifadesiyle, "Avrupa Birliği açısından Doğu'ya açılan bir kapı olarak yeniden konumlanmayı" hedefliyor.

Bu kapsamda Irak ve Körfez ülkelerine uzanan alternatif bağlantılarla birlikte deniz ve kara ulaşım koridorlarının geliştirilmesi planlanıyor.

Macron'a ziyaretinde Fransa'nın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri de eşlik ediyor. Heyette, CMA CGM Yönetim Kurulu Başkanı Rodolphe Saadé ile TotalEnergies Üst Yöneticisi (CEO) Patrick Pouyanné de yer alıyor.

dfvfvf
Şam'da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un konakladığı otelin yakınında güvenlik güçleri nöbet tutuyor. (AFP)

Taraflar arasında çok sayıda anlaşmanın imzalanması beklenirken, Fransız yatırımcıların mevcut koşullar nedeniyle temkinli tutumunu sürdürdüğü belirtiliyor.

Macron, salı günkü programına sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek başladı. Ardından Halk Sarayı'nda Ahmed Şara ile resmi görüşmelere geçen Fransız liderin programında, "Suriye'nin yeniden inşası ve stratejik ulaşım koridorları" konulu bir ekonomi forumuna katılması da bulunuyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ise pazartesi akşamı BFM TV'ye verdiği röportajda, ülkesinde "çok büyük bir yatırım fırsatı" bulunduğunu söyledi.

Şara, Fransa'nın turizm, tarım ve sanayi gibi alanlardaki altyapının yeniden inşasına katkı sağlayacağını umduğunu belirterek, Suriye'nin Avrupa merkezli uçak üreticisi Airbus'tan sekiz uçak alımını kapsayan büyük bir sözleşme üzerinde çalıştığını ifade etti.

csddfv
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, dün Şam'daki Emevi Camii ziyaretinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a eşlik etti. (AFP)

 


Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor
TT

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

Hürmüz'de gerilim tırmanırken İran, ABD'nin tehditlerini müzakerelerin önünde engel olarak nitelendiriyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma sağlanamaması halinde "işi bitirecekleri" yönündeki tehdidinin ardından, Washington ile Tahran arasında nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin, ABD'nin tehditlerini sürdürmesi halinde başlamayacağını söyledi.

Arakçi, salı günü X platformunda yaptığı paylaşımda, "Tehditler sürdüğü sürece nihai anlaşmaya yönelik müzakereler başlamayacak. Attığınız imzaya sadık kalın." ifadelerini kullandı.

Arakçi'nin paylaşımı, İran ile ABD arasında geçen ay imzalanan ve her iki tarafın da birbirine karşı güç kullanma veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınmasını öngören geçici anlaşmaya atıfta bulundu.

ABD'li yetkililer, Axios haber sitesine yaptıkları açıklamada, İran Devrim Muhafızları'nın pazartesi akşamı Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere doğru en az iki füze fırlattığını bildirdi. Yetkililer, iki ticari geminin ağır hasar aldığını ancak olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Kurumu (UKMTO) da salı günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, Umman Sultanlığı'nda Lima'nın yaklaşık 15 kilometre doğusunda güneye doğru seyreden bir tankerin, iskele tarafından kimliği belirsiz bir mühimmatla vurulmasının ardından yangın çıktığını duyurdu.

Öte yandan, eski İran dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerinin üçüncü gününde milyonlarca İranlı pazartesi günü Tahran sokaklarına döküldü. Yetkililerin güç ve birlik gösterisine dönüştürmek istediği tören kapsamında cenaze korteji başkent sokaklarında ilerledi.

Korteje katılanlar, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu hedef alan ve Hamaney'in öldürülmesinin intikamını isteyen sloganlar attı ve pankartlar taşıdı. Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney cenaze namazına katılmazken, eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad savaşın ardından ilk kez kamuoyu önüne çıkarak cenaze kortejine iştirak etti. Ahmedinejad'ın katılımı, son haftalarda durumu ve nerede bulunduğuna ilişkin çelişkili haber ve söylentilerin ardından gerçekleşen ilk kamuoyu görünümü oldu.


Avrupa ve NATO'nun savaşa hazır olması için yapması gerekenler

Fotoğraf: Al-Majalla/AFP
Fotoğraf: Al-Majalla/AFP
TT

Avrupa ve NATO'nun savaşa hazır olması için yapması gerekenler

Fotoğraf: Al-Majalla/AFP
Fotoğraf: Al-Majalla/AFP

Ursula von der Leyen & Mark Rutte

İkimiz de Soğuk Savaş döneminde büyüdük. Avrupa o yıllarda korunaklı, uyanık ve barışa bağlıydı. Kuşağımızın sloganı ‘bir daha asla’ idi. Yüzyıllarca süren çatışmaların ardından Avrupa, ekonomik iş birliğinin kalıcı barışın vazgeçilmez koşulu olduğu inancıyla şekillendi.

Komünizmin çöküşüyle bölünmüş kıtanın yarattığı tablo dağılınca savaş korkusu da eridi, savunma bütçeleri küçüldü, silahlı kuvvetlerimiz zayıfladı. Bunlara ihtiyaç duyan savunma sanayii tesislerinin büyük bölümü kapandı ve Avrupa, güvenliği tehlikeye girdiğinde ihtiyaç duyacağı kapasiteler için NATO çatısı altında ABD'ye çok daha bağımlı hale geldi.

Zamanla Avrupa'da pek çok kişi bu düzene, yani kıtanın savunma ve güvenlik kapasitesinin önemli bir bölümünü dışarıya havale etme alışkanlığına ısındı. Ancak bugünkü dünyanın sert gerçekleri ve riskleri bu alışkanlığa son verdi.

Avrupa'nın savunmasının büyük bir bölümünü dış güçlere emanet ettiği dönem kapandı. NATO'daki Avrupalı müttefikler ve Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri, savaşı önlemek istiyorsak ona hazırlıklı olmamız gerektiği gerçeğini yeniden öğreniyorlar. Dolayısıyla vatandaşlarımızı, özgürlüğümüzü ve güvenliğimizi koruyabilmemiz için yeniden silahlanıyor ve savunma sanayi tabanına yeni bir enerji pompalıyorlar. Savunma harcamaları ve üretim bir arada artıyor. Yeni fabrikalar kapılarını açıyor, mevcut fabrikalar ise vardiyalar ve üretim hatları ekliyor.

scfevfe
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Londra'da düzenlenen Ukrayna zirvesi sırasında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile görüşürken, 2 Mart 2025 (Reuters)

Üretim artışı geleneksel savunma şirketleriyle sınırlı kalmıyor. Sektörde giderek daha büyük çaplı yenilikler de yaşanıyor. Yeni şirketler modern savaşın gerektirdiği araç ve teknolojileri geliştiriyor. İnsansız hava araçları, insansız kara araçları ve elektronik harp sistemleri, silahlı kuvvetlerimizin caydırma, koruma ve savunma görevleri için vazgeçilmez unsurlar haline geldi. Zihniyette köklü bir dönüşüm yaşandı. Sivil otomobil üreticileri bile hava savunma sistemleri ve uzun menzilli insansız hava araçları (İHA) dahil savunma sektörüne yönelik bileşenler üretmek üzere fabrikalarını yeniden yapılandırıyor.

Avrupa’nın savunmasının büyük bir bölümünü dış güçlere emanet ettiği dönem artık sona erdi

Bu zihinsel dönüşümün savunma ekosistemi üzerindeki yansımasını üretim hızının artmasında somut olarak görüyoruz. Yeni ve yenilikçi yöntemler sayesinde daha fazlasını, daha hızlı ve daha düşük maliyetle üretebiliyoruz.

Bu pragmatizm ve aciliyet duygusu düşüncelerimizin ön sıralarında yer alıyor. Ancak önümüzde hâlâ uzun bir yol var. Savunma kapasitelerinde hâlâ açıklar mevcut. NATO müttefikleri ve AB üyesi ülkeler daha fazla savaş uçağına, hava ikmal tankerlerine, savaş gemilerine, denizaltılara, hava ve füze savunma sistemlerine, İHA’lara ve anti-İHA sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Ukrayna'ya gönderdiğimiz destek ve Orta Doğu'daki çatışma, önleme füzeleri ve anti-İHA kapasiteleri dahil askeri stoklar üzerindeki baskıyı artırdı. Mevcut üretim kapasitemiz talebi karşılayamıyor.
Avrupa savunma sorumluluğunu giderek daha fazla üstlenirken Rusya, Çin, Kuzey Kore ve İran iş birliklerini güçlendirip savunma sanayi kapasitelerini genişletmeye devam ediyor. Rusya ekonomisini, kısaca söylemek gerekirse savaşa göre yeniden düzenledi. Moskova devlet bütçesinin yüzde 40'ından fazlasını savunmaya ayırıyor, Ukrayna'ya karşı yürüttüğü vahşi savaş için gece gündüz askeri teçhizat üretiyor. Bu savaş makinesinin barışa kavuşulan günün ertesinde yavaşlayacağını düşünmek saflık olur.

İran, 2022 yılından bu yana Rusya'ya İHA ve teknoloji tedarik ediyor. İran'ın füze kapasiteleri ve olası nükleer kapasitelerinin oluşturduğu tehdit, AB ve NATO için uzun süredir kayda değer bir kaygı kaynağı olmayı sürdürüyor. Uzak Doğu'ya bakıldığında Çin savunma sanayii güçlü biçimde büyüyor. Şarku’l Avsat’ın The Economist’ten aktardığı habere göre Dünyanın en büyük on beş savunma bağlantılı şirketinin yedisi devlet mülkiyetindeki Çin devlet kuruluşu. Pekin'in nükleer cephaneliği de büyümeye devam ediyor.

gtrwergth
Norveç'in Evenes Hava Üssü'nde düzenlenen NATO'nun Cold Response Tatbikatı sırasında askerler, yaralı bir kişinin tahliyesini simüle ederken, 11 Mart 2026 (AFP)

Daha tehlikeli bir dünyada, büyük ölçekte ve hızla üretim yapabilecek güçlü bir Avrupa savunma sanayii, güvenilir caydırıcılık için kritik önem taşıyor. Buna ulaşmanın tek yolu ise iş birliği yapması ve ülkelerin, sanayilerin, müttefiklerin ve ortakların güçlerini birleştirmesidir.

Moskova bütçesinin yüzde 40'ından fazlasını savunmaya ayırıyor ve Pekin'in nükleer cephaneliği büyümeye devam ediyor.

Bu durum, Antlantik Okyanusu’nun her iki yakasında sürdürülen gerçek bir çaba. Savunmalarımız, Kaliforniya'dan Kyiv'e, Kopenhag'dan Varşova'ya, Oslo'dan Ankara'ya uzanan kaynak, uzmanlık ve yenilik kapasitelerini bir araya getirdiğimizde eşsiz bir boyuta ulaşıyor. Hint-Pasifik bölgesinden ortaklarımız da dahil olmak üzere ortak ağımız bu çabaya katkı sağlayabilir ve hatta sağlamalı. Sanayilerimiz, birlikte, temel kapasite ve teknolojilerde inovasyonu güçlendirebilir ve üretimi hızlandırabilir.

cds
Polonya'da gerçekleştirilen askeri tatbikatlar sırasında Amerikan yapımı bir İHA savunma sistemini kullanan Polonyalı bir asker, 18 Kasım 2025 (AFP)

Öne sürdüğümüz yaklaşım iddialı, ancak aynı zamanda ulaşılabilir. NATO ve AB, birlikte, başarmak için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip. Ekonomik güç, en yaratıcı ve yenilikçi zihinler, gelişmiş bir finansal sektör ile ileri düzey savunma ve teknoloji sanayileri. Ortak önceliğimiz, Avrupa ve Kuzey Amerika genelindeki sanayi tabanının daha fazlasını, daha kaliteli ve daha hızlı üretmesini sağlamak. Çünkü güvenliğimizi güvence altına almanın yolu da buradan geçiyor.

*Bu makale Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tarafından The Economist dergisi için kaleme alındı.