Yemenliler, Husilerin 2015'te ulusal mutabakata karşı çıkıp başkent Sana'yı ve diğer şehirleri işgal ederek ateşlediği çatışmayı sona erdirecek yönde barışa varılacağını umarken Suudi Arabistan'ın Sana Büyükelçisi Muhammed Al Cabir ise ülkesinin Husiler de dahil olmak üzere çeşitli Yemenli unsurlar arasında arabulucu rolü oynadığını bildirdi.
AFP’nin haberine göre, Büyükelçi Cabir Aden'den Riyad'a dönüşü sırasında yaptığı açıklamada, “Yemen'deki savaşın tarafları, sekiz yıl önce patlak veren yıkıcı savaşın sona erdirilmesi konusunda ciddi. Ancak doğrudan görüşmelerin ne zaman gerçekleşeceğini tahmin etmek zor. Herkes ciddi, herkes barışın peşinde. Sonraki adımları net bir şekilde belirlemek kolay değil. Net bir şey yok. Ancak ben iyimserim, Allah'ın izniyle Yemenlilerin bir an önce bir çıkış yolu bulmasını umuyoruz. Suudi Arabistan'ın Husiler dahil olmak üzere tüm Yemenliler ile ilişkisi göz önüne alındığında, tüm Yemenlileri masaya gelip sorunları tartışmaya ikna etmek için nüfuzumuzu kullandık. En nihayetinde mesele Yemenlilerin meselesi. Ancak iki taraf da bir arada oturmayı şimdilik reddediyor” ifadelerini kullandı.
Yemen'de Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Al Hadath ve Al Arabiya kanallarına verdiği röportajda, konseyin Suudi Arabistan'ın savaşı sona erdirme, barışı tesis etme, yerel, bölgesel ve uluslararası düzeyde üzerinde anlaşmaya varılan kapsamlı referanslara dayalı siyasi bir çözüme ulaşma konusundaki arabuluculuk kapasitesini takdir ettiğini vurguladı.

Alimi aynı zamanda, “Biz bu yöndeki çabaları en başından beri destekliyoruz. Ancak milisler barış sürecini her zaman reddettiler, hala savaşa geri dönme tehdidinde bulunuyorlar. Cephelerde savaşçılarını seferber ediyorlar. İnsanları silahlandırmak için yaz kursları açıyorlar. Her zaman söylediğimiz gibi biz barış yanlısıyız, ancak en nihayetinde savaş dayatılırsa Yemen halkı çıkarlarını ve meşru haklarını savunmak zorunda kalır” dedi.
Suudi Arabistan'ın ülkesinde uyguladığı bir dizi projenin açılışını değerlendiren Alimi, bunun Husi milisleri destekleyen İran rejimine, Suudi liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun her alanda yardımı veya kalkınmayı desteklediğine dair bir mesaj olduğuna dikkati çekti. Ayrıca, “Aynı zamanda Husilere ve destekçilerine yaşamak istediğimize, daha fazla proje, kalkınma ve barış istediğimize dair güçlü bir mesajdır” dedi.

Yemen’de yeni bir sayfa açma yönünde gösterilen çabalara rağmen, bilhassa İran'ın silah ve uyuşturucu desteğini sürdürdüğü sırada Husilerin barışa ulaşma yönündeki ciddiyetinden şüphe duyuluyor.
Perşembe günü, İran'ın Yemen'de barışı destekleme taahhüdünde bulunmadığına ilişkin endişelerini dile getiren ABD'nin Yemen Özel Temsilcisi Tim Lenderking, Tahran'ın Suudi Arabistan ile diplomatik ilişkileri yeniden kurma anlaşmasına rağmen Yemen'deki çatışmayı körükleyen silah ve uyuşturucu tedarik etmeye devam ettiğini söyledi.
Reuters’ın haberine göre, “İranlılar bu çatışmada silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ile İran arasındaki anlaşmanın sağlayabileceği faydalara rağmen bu faaliyetin devamından çok endişeliyiz. Bu yüzden bunu takip etmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Bu hususta Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani ise “ABD Sahil Güvenliği, İran'ın Çabahar Limanı’ndan gelen bir balıkçı teknesinde bir narkotik sevkiyatı ele geçirdi. Bu, Tahran rejiminin, uluslararası kanunları ve sözleşmeleri alenen ihlal ederek terörist Husi milislerini silah ve uyuşturucu sevkiyatıyla desteklemeye devam ettiğini teyit ediyor. Bu gelişme, aynı limandan gelen ve Yemen'e gitmekte olan bir narkotik madde sevkiyatına el konulmasının 48 saat ardından kaydedildi” açıklamalarında bulundu.
Bakan’ın açıkladığına göre, Tahran rejiminin darbenin başlangıcından bu yana Husi milislerine gönderdiği uyuşturucu sevkiyatları, milislere sağlanan mali desteğin en önemli yollarından birini temsil ediyor. Böylece milislerin savaş çabaları finanse ediliyor. Tahran, bölgedeki diğer aracılarını kullandığı gibi Husileri de uyuşturucu kaçakçılığını yönetmek ve bölgeyi uyuşturucuyla doldurmak için bir araç olarak kullanıyor.
Bakan İryani, uluslararası toplumu, BM’yi, BM Güvenlik Konseyi üyelerini yasal sorumluluklarını yerine getirmeye, İran'ın Yemen’de barışı tesis etme çabalarını baltalayan davranışlarını kınamaya çağırdı. Aynı zamanda Tahran'ın Yemen ve bölgede kaos ve terörizmi yaymayı, güvenlik ve istikrarı bozmayı amaçlayan politikalarını durdurmak için gerçek ve etkili bir baskı kurulması talebinde bulundu.

Ancak Husiler, temas hatlarına yönelik saldırılarını ve askeri geçit törenlerini sürdürmeye, kendi kontrolü altındaki bölgelerdeki muhalifleri hedef alarak baskı kampanyaları yürütmeye devam ediyor.
Yemen ordusu, Perşembe günü Husi milislerin Taiz’in doğusundaki el-Karifat cephesindeki mevzilerine sızma girişimini engellediğini bildirdi.
Yemen resmi medyasına konuşan bir askeri kaynak, “Ulusal Ordu, Taiz'in güneydoğusundaki es-Salu cephesinde Husi grubunu hedef alarak orduya karşı çatışma yürütmelerini engelledi. Ayrıca ordunun kara kuvvetleri, Taiz'in batı kırsalındaki Makbene cephesinde milisler tarafından fırlatılan bir insansız hava aracını düşürmeyi başardı” açıklamalarında bulundu.




