Yemen: Husiler suçluları tetikçi olarak kullanıyor

Husiler kenti kaosa sürüklemek için çatışmaları körükledi

Husiler, Sana’da Humeyni devrimini Yemen’e getirmenin yıldönümünü kutladı (EPA)
Husiler, Sana’da Humeyni devrimini Yemen’e getirmenin yıldönümünü kutladı (EPA)
TT

Yemen: Husiler suçluları tetikçi olarak kullanıyor

Husiler, Sana’da Humeyni devrimini Yemen’e getirmenin yıldönümünü kutladı (EPA)
Husiler, Sana’da Humeyni devrimini Yemen’e getirmenin yıldönümünü kutladı (EPA)

Hapisten çıkan bir hükümlü, Yemen İbb vilayetindeki Cebele kenti yakınlarındaki bir kavşakta bulunan pazarda aralarında meydana gelen bir tartışma sırasında Kusay Ali er-Rameyşi’yi silahla vurarak öldürdü. Görgü tanıkları, hükümlünün 16 yaşındaki Rameyşi’yi vurmakla tehdit ettiğini söylüyor. Tanıklar, çocuk ise “Bu silah ateş etmiyor” şeklinde alaycı konuştuğu için hükümlünün öfkelenip onu vurarak öldürdüğünü belirtiyor.

Adı açıklanmayan hükümlü İbb’de bir güvenlik amiri olan Husi lideri Ebu Ali el-Kahlani’nin emriyle serbest bırakılmadan önce İbb’deki merkez cezaevinde cinayet suçlamasıyla tutuklu bulunuyordu. Hükümlü  daha önce Abdulmalik el-Husi’nin koruması olarak çalışıyordu; ardından hapishanede, mahkumlarla tanıştı, onlarla içeriği tam bilinmeyen anlaşmalar yaptı. Çeşitli görevlerde Husilerin yararına kendilerini işe almaları karşılığında bazılarının serbest bırakılmasını vaat etti. Mahkumlardan bazıları, yasadışı haraç toplamak, arazi ve mülk çalmakla görevli saha denetçilerine refakatçi olarak çalışmaya başladı.

Mezhepçi kurumlar

Başka bir olayda Husiler, vilayet merkezinin kuzeyindeki el-Meayin bölgesinde bir camiyi ve Kur’an kursunu gasp etti. Husiler, 400’den fazla öğrencisi olan kursun öğrencilerini sınır dışı ettikten sonra, öğrencileri ülkenin kuzeyindeki Saada, Hucce ve İmran eyaletlerinde Husilere bağlı kurslara yerleştirdi. Bölge halkına göre Husiler, kursları kendilerine ait mezhepçi kurumlara dönüştürme çabası içinde.

Bölge halkı, Husi milislerinin İbb kentinde geniş çaplı bir adam kaçırma kampanyası yürüttüğünü ve şehrin bazı gençlerinin milislerin duvarlarına asılan sloganlarını yakıp yok etmesinin ardından şehri kuşattığını belirtti. Grup, İran’dan ithal edilen ve Humeyni’nin 4 yıl önce başlattığı bir slogan olan ‘Humeyni Haykırışının Yıldönümü’ olarak bilinen şeye hazırlanırken duvarları boyamıştı.

Bölge halkına göre milisler, şehirdeki gençleri kaçırmak için güvenlik kameralarından belge almaya çalışıyor. Bir genci suçlamaları için o genci kamerada görmeleri yeterli.

Bölge halkı ister milis unsurlarının doğrudan saldırılarıyla ister devlet kurumlarının yokluğu nedeniyle bölgede kaos olmadan neredeyse bir gün geçmediği söylüyor.

yemen

İbb’nin güneyindeki el-Kaide şehrinde, iki hafta önce boş bir arazi üzerinde çıkan tartışmaya evinin penceresinden bakan bir çocuk başıboş bir kurşunla vurulduktan sonra yaşamını yitirdi.

Husi liderine gelince, milisler tarafından eyaletteki cumhuriyet savcılığına üye olarak atanan Ebu Ahmed es-Salahi, şehirdeki bir adamın karısına saldırıp bıçakladığını kanıtlamak için araştırmacıların delil toplamasını ve onu mahkemeye sevk etmesini hala engelliyor. Kadının yakınları kocasının milislerle iş birliği yaptığını söylüyor.

Yeni bir zenginlik kaynağı

Şarku’l Avsat’a konuşan İbb sakinleri Husi milislerin, devlet kurumlarının bulunmaması, kendilerinin onların yerine geçmesi ve onlarla iş birliği yapanlara koruma sağlaması nedeniyle anlaşmazlık çıkardığını doğrulamakta. Husiler, onlarla iş birliği yapmayı reddedenlerin güvenliğine zarar veriyor.

İbb’deki bir insan hakları aktivistinin takma adı olan Muşir Şarku’l Avsat’a, “Doğru ya da yanlış bir şey elde etmek için milis liderleriyle her türlü iş birliği ilişkisine sahip olmanız gerekir. Bu iş birliğinden birisi, pazarlarda ve halka açık yerlerde olup bitenleri kendilerine ileten bir muhbire dönüşmek ve insanların onlar hakkında söylediklerini izlemek, sevmedikleri faaliyetleri rapor etmek ve halkın uygulamalarına tepkisini izlemektir” dedi.

Husi milislerin, işsizliğe ve toplumun yoksullaşmasına neden olmasının ardından çetelere silah temin etmeleri, koruma sağlamaları, halkı yağmalamaları ve zorbalığa uğratmaları için serbest bırakmaları, mülk soygunlarını hızla zenginleşmenin en önemli yollarından biri haline getirmeleri dikkat çekici.

Muşir bu yaklaşımın, halkı çatışmalara ve isyanlara sürüklemek için Husilerin taktiği olduğunu açıklıyor. Husilerin gayesi kendilerinin ve yakınlarının mallarını savunmak, Husilerin nüfuz ve tahakkümüyle yüzleşmekten ya da bitmek bilmeyen çatışmalara girmekten ibaret.

yemenn

Milisler, 2016 yılında İbb’nin kuzeyindeki Yarim kentindeki cezaevlerinden bir dizi mahkumu serbest bıraktı. İbb kentinde ağır suçlarla yargılanan 70 mahkumu da Husiler tarafından serbest bırakıldı.

Muşir, Husi liderlerinden Ebu Ali eş-Şami’nin ve Ebu Ali el-Kahlani’nin mahkumlarla anlaşarak onları serbest bırakma görevlerini üstlendiğini belirtti.

Yerel bir insan hakları örgütü, İbb’de son üç yılda, özellikle Ocak 2020’nin başından bu yana ve bu yılın Mart sonuna kadar 3 bin 519’dan fazla ihlali belgeledi.



Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
TT

Analistler: Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği Mısır’ı endişelendirmiyor

Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)
Etiyopya ve Fas arasında Ortak Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı gerçekleşti (ENA)

Fas ve Etiyopya arasındaki askeri iş birliği konusunda yapılan bir toplantı, özellikle Büyük Etiyopya Rönesans Barajı'nın su güvenliğine yönelik tehdidi konusunda Addis Ababa ile anlaşmazlık yaşayan Mısır'ın tutumu hakkında soru işaretlerine yol açtı.

Dün Şarku’l Avsat’a konuşan Mısırlı bir kaynak, Kahire'nin henüz resmi olarak yorum yapmadığı Fas-Etiyopya askeri iş birliğinin ‘Kahire'yi endişelendirmediğini ve bu konuda Rabat ile sessiz diplomatik görüşmeler yapılacağını’ söyledi.

Mısır ordusunda eski üst düzey bir subay olan bir askeri uzman da bu görüşe katılıyor. Bu iş birliğinin ‘Kahire için endişe kaynağı olmadığını’ doğrulayan uzman, Fas'ın ‘şu anda Kahire'nin düşmanı ve su haklarına karşı çıkan’ Etiyopya ile iş birliği yapmasına şaşırdığını belirtti.

dfrgt6y
Büyük Etiyopya Rönesans Barajı (Etiyopya Başbakanı'nın Facebook sayfası)

Ancak Etiyopyalı bir milletvekili Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Fas ile yapılan bu işbirliğinin Kahire'ye yönelik olmadığını veya herhangi bir tehdit mesajı ya da çatışma niyeti taşımadığını belirtti.

Addis Ababa'nın ülkesinin yeniden doğuşuna ve kalkınmasına odaklandığını ve kimseyle askeri çatışmaya girmeye niyetli olmadığını belirtti.

Tartışmalı toplantı

Fas gazetesi Hespress, bu ayın ortalarında, Fas-Etiyopya Ortak Askeri Komitesi'nin ilk toplantısını Addis Ababa'da yaptığını ve toplantıda ‘iki ülke arasında askeri ve savunma iş birliği alanında bir eylem planının’ tartışıldığını bildirdi.

Aynı kaynağa göre 2025 yılının haziran ayında Rabat'ta imzalanan askeri iş birliği anlaşması, eğitim, bilimsel araştırma ve askeri tıp alanlarında iş birliğinin yanı sıra bu ortak askeri komitenin kurulmasını da öngörüyordu. Etiyopya Haber Ajansı (ENA) bir sonraki gün, Addis Ababa ve Rabat'ın çeşitli askeri alanlarda ikili iş birliğini güçlendirmek amacıyla ilk ortak savunma komitesi toplantısını gerçekleştirdiğini bildirdi.

ENA’nın haberine göre görüşmelerde ‘iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin, savunma kurumları, eğitim ve öğretim, savunma sanayii, teknoloji transferi ve diğer askeri faaliyet alanlarında karşılıklı fayda sağlayacak şekilde teşvik edilmesi’ konuları ele alındı.

Etiyopya Ulusal Savunma Kuvvetleri (ENDF) Dış İlişkiler ve Askeri İşbirliği Genel Müdürü Teshome Gemechu, o dönemde Etiyopya ile Fas arasındaki ilişkilerin birçok sektörde istikrarlı bir şekilde güçlendiğini ve iki ülke arasındaki uzun soluklu dostluğun Afrika dayanışmasını ve karşılıklı çıkarlar için birlikte çalışma konusundaki ortak taahhüdü yansıttığını vurguladı.

Gemechu, ayrıca, ortak komite toplantısının ‘Etiyopya-Fas ilişkilerinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ve mutabık kalınan iş birliği alanlarının pratik olarak uygulanması için yeni bir aşama açtığını’ belirtti.

ENA, Fas Silahlı Kuvvetleri Tedarik Direktörü Tuğgeneral Abdulkadir Osman'ın toplantı sırasında varılan anlaşmayı ‘askeri ilişkilerde önemli bir gelişme’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Tuğgeneral Osman, ‘Fas'ın Etiyopya ile savunma iş birliğini daha da güçlendirmeye kararlı olduğunu’ vurguladı.

“Sessiz diplomasi”

Bu konuda Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Mısırlı bir kaynak, Fas-Etiyopya iş birliğinin ‘açıklığa kavuşturulması gerektiğini, ancak genel olarak endişe verici olmadığını, özellikle de Kahire'nin Rabat ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu’ söyledi.

Kaynak, Rabat ile ‘sessiz diplomasi’ yaklaşımının benimseneceğini ve bu konuyla ilgili tartışmaların ‘suçlama bağlamında değil, sorunun doğasını anlamak ve Mısır'ın bu konudaki endişelerini tartışmak amacıyla’ yapılacağını düşünüyor.

Fas-Etiyopya görüşmesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu ayın ortalarında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye gönderdiği mektupla aynı zamana denk geldi. Trump, mektupta “Nil Nehri'nin suyunun paylaşımı sorununu temelden ve sonsuza kadar çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında ABD'nin arabuluculuğunu yeniden başlatmaya hazırım” ifadelerini kullandı. Trump, daha önce de defalarca kez, yönetiminin Kahire ile Addis Ababa arasında bir savaşı önlediğini söylemiş, ancak daha fazla ayrıntı vermemişti.

Mısırlı kaynak, Etiyopya'nın Mısır'a mesajlar göndermeye çalıştığına inanıyor. Bu mesajlar, Mısır ve Sudan'ın duyarlılığı ve Addis Ababa'nın yorum yapmaması üzerine Trump'ın arabuluculuk açıklamasının ardından artacak.

Öte yandan Etiyopyalı Milletvekili Muhammed Nur Ahmed, Fas ile iş birliğinin sadece askeri alanda değil, ticaret ve diplomasiyi de kapsadığını ve kimseye tehdit oluşturmaktan ziyade, bölge ülkeleriyle ilişkileri güçlendiren mesajlar taşıdığını düşünüyor.

Etiyopyalı Milletvekili Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Mısır'ın Etiyopya’nın ortaklarından biri olduğunu vurgulayarak “Mısır ile savaşmadılar ve savaşmayacaklar, özellikle de Addis Ababa ilerleme ve refahla ilgileniyor ve Mısır veya başka bir ülkeyle savaşma niyetinde değil” dedi.

Buna karşın Mısırlı askeri stratejist Tümgeneral Samir Ferec, Etiyopya'nın bu gerekçelerini reddetti. Şarku’l Avsat’a değerlendirmelerde bulunan Tümgeneral Ferec, Addis Ababa'yı ‘Mısır'ın su haklarının düşmanı’ olarak nitelendirdi.

Mısır'ın ‘bu iş birliğinden endişe duymadığını” belirten Tümgeneral Ferec, “Arap Birliği üyesi bir ülke, Mısır'ın çıkarlarını tehdit eden başka bir ülkeyle nasıl iş birliği yapabilir?” diye sordu.

Etiyopya'nın bu toplantılardan çıkan mesajlarının Mısır'ı güvenlik veya askeri açıdan etkilemeyeceğini düşünen Mısırlı askeri stratejist, Mısır'ın bu konuyu Rabat ile hemen gündeme getirmeyeceğini, ancak iki ülke arasında gelecekte yapılacak toplantılarda ‘Mısır-Fas ilişkilerine önemli bir etkisi olmadan tutumunu ifade edeceğini’ tahmin ediyor.


Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
TT

Üst düzey askeri komutan Aden'deki bombalı saldırıdan sağ kurtuldu

Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)
Hamdi Şukri es-Subeyhi, özellikle Lahic'de, güçlerinin kontrolündeki bölgelerde güvenliğin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor (X)

Dün, Yemen'in geçici başkenti Aden'de, Amalika Tugayları İkinci Tugay Komutanı ve Aden'de güvenliğin sağlanmasındaki kilit isimlerden biri olan Tuğgeneral Hamdi Şukri es-Subeyhi’nin konvoyuna bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Gelen haberlere göre Tuğgeneral Subeyhi, askeri konvoyun trafiğin yoğun olduğu Dar Sad bölgesinin Caule beldesinden geçerken meydana gelen patlamadan sağ kurtuldu.

Saldırı, Hadramut'un en büyük şehri Mukelle'deki yerel yetkililerin, yaklaşık üç hafta önce Yemen'den çekilen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından yönetilen Güney Geçiş Konseyi (GGK) gruplarının gözetiminde bulunan gizli hapishaneleri ve suikastlarda kullanılan patlayıcıları ortaya çıkarmasından bir gün sonra meydana geldi.

Olay, Yemen’deki Meşruiyeti destekleyen Suudi Arabistan liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun GGK’yı feshetmesinin ardından ülkenin güney illerinde istikrarı yeniden tesis etmeye ve askeri ve güvenlik güçlerini birleştirmeye çalıştığı bir dönemde güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.


Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
TT

Eş-Şebab, Somali'deki stratejik öneme sahip bir adaya saldırı başlattı

"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)
"Gençlik Hareketi" üyeleri (Arşiv- AFP)

Çeşitli kaynaklara göre, eş-Şebab militanları dün Somali'nin güneyindeki stratejik bir adaya saldırdı ve yarı özerk Cubaland bölgesinde konuşlanmış askeri birliklerle çatıştı.

Yaklaşık yirmi yıldır El-Kaide ile bağlantılı olan eş-Şebab, Somali hükümetiyle savaşıyor.

Cubaland yetkilileri saldırıyı püskürttüklerini açıkladı, ancak grup daha önce operasyonları için bir fırlatma noktası olarak hizmet veren Kuday Adası'ndaki bir askeri üssü ele geçirdiklerini iddia etti.

Kismayo sahil kentindeki bir topluluk lideri AFP'ye verdiği demeçte, militanların "Kuday kasabasının dışındaki askeri üsse baskın düzenledikten sonra adayı kuşattıkları" bilgisini aldığını belirterek, "şu anda neler olduğunun ayrıntılarını bilmenin hala zor olduğunu" ifade etti.

Kismayo'dan askerlere yardım etmek için birkaç tekne gönderildiğini, ancak Cubaland güçlerinin yardım çağrısı yapmasından kısa bir süre sonra adadaki iletişimin kesildiğini söyledi.

Cubaland yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "güvenlik güçleri düşmana ağır kayıplar verdirdi ve saldırıda kullanılan birçok askeri aracı imha etti" denildi.

“Eş-Şebab Hareketi” ise savaşçılarının “ada içinde ve dışında 3 askeri üssün tam kontrolünü ele geçirmeyi başardığını” duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kismayo'nun yaklaşık 130 kilometre güneybatısında bulunan Kuday Adası, 2015 yılının başlarında Somali Ulusal Ordusu'nun Kenya Savunma Kuvvetleri ile iş birliği içinde gerçekleştirdiği bir operasyonla "Eş-Şebab" hareketinin elinden kurtarıldı.