Lübnan: Özgür Vatansever Hareketi’nden 5 milletvekili Franciye’ye mi oy verdi?

Oturumda milletvekilleri oy kullandıktan sonra sayımda geçildi. (DPA)
Oturumda milletvekilleri oy kullandıktan sonra sayımda geçildi. (DPA)
TT

Lübnan: Özgür Vatansever Hareketi’nden 5 milletvekili Franciye’ye mi oy verdi?

Oturumda milletvekilleri oy kullandıktan sonra sayımda geçildi. (DPA)
Oturumda milletvekilleri oy kullandıktan sonra sayımda geçildi. (DPA)

Lübnan’da Hizbullah ve Emel Hareketi’nin desteklediği aday Süleyman Franjiye’nin dün mecliste düzenlenen 12. oturumda 51 oy alması muhalifleri için sürpriz oldu.

Oy kullanan 128 milletvekilinden 127’sinin oy kullandığı ortaya çıkınca, oyların sayılması, oturumun yasallığı hakkında tartışmaya neden oldu.

Bazı milletvekilleri anlaşmazlığı çözmek için oyların yeniden sayılmasını talep etti, ancak Temsilciler Meclisi Nebih Berri’nin bunu reddetti.

Berri’nin boş bir zarf olduğunu açıklamasıyla durum sakinleşti.

Milletvekili Neemat Frem’in açıklamasına göre, 128. oyun ‘Yeni Lübnan’ için olduğu daha sonra anlaşıldı.

Şarku’l Avsat’ın Lübnan resmi haber ajansı NNA’dan aktardığına göre Meclis Genel Sekreteri Adnan Daher’in makamında yaptığı toplantıda çeşitli bloklardan temsilcilere durumu bildirdi.

Lübnan Kuvvetleri, Özgür Vatansever Hareketi, İlerici Sosyalist Parti, Ketaib Partisi ve diğer bağımsızların desteklediği eski bakan Cihad Azur 59 oy aldı.

Hizbullah ve Emel Hareketi’nin desteklediği Franjiye 51 oy alırken, Yeni Lübnan 8, eski bakan Ziad Barud 6 oy ve ordu komutanı General Joseph Avn bir oy aldı.

Milletvekillerinin çoğu üzerinde anlaşmaya varılan oylamayı gerçekleştirdiğinden, ana parlamento bloklarında önemli farklılık olmadı.

Demokratik Buluşma bloğunun sekreteri Temsilci Hadi Ebu Hasan, “Partinin tüm temsilcileri tek bir pozisyon, tek karar ve bir oy üzerindedir ve aday Cihad Azur’a oy vererek bunu gösterdiler” dedi.

Özgür Vatansever Hareketi’nden 5 milletvekilinin Franjiye’ye oy verme ihtimali şüpheler arasında, çünkü bunlar belirsiz oylar.

Lübnan medyası, bloktan bazı milletvekillerinin Azur’a oy verme anlaşmasına uymadığını ileri sürdü.

Bunlar arasında, Franjiye’ye oy veren beş bilinmeyen milletvekili olduğu için oyunu açıklamayı reddeden Meclis Başkan Yardımcısı İlyas Busaab da var.



Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
TT

Sudan'dan yapılan saldırı sonucu Çad'da en az 15 kişi öldü

Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)
Darfur'dan kaçan binlerce mülteci şu anda Çad'daki Adré sınır kampında yaşıyor, (Reuters)

Yerel kaynaklara göre, dün akşam Çad'ın sınır kasabası Tine'de Sudan'dan gelen bir saldırı sonucu en az 15 kişi öldü.

Bir yerel yetkili, «Çad'ın Tine kentinde düzenlenen bir cenaze töreni sırasında Sudan’dan gelen bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu 15 ila 16 kişinin hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntü duyuyoruz» dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre bir askeri kaynak, Nisan 2023'ten bu yana Sudan ordusuyla çatışan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) ait bir İHA’nın saldırısında 16 kişinin öldüğünü vurguladı.

HDK, Telegram üzerinden yayınladığı açıklamada, üç yıldır süren iç savaşta rakibi olan Sudan ordusunu sorumlu tuttuğu saldırıyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.

Çatışma, şubat ayı sonunda hükümetin savaşa katılan silahlı grupların “tekrar eden saldırıları” nedeniyle Sudan ile sınırlarını kapatma kararına rağmen Çad'a da sıçradı.

Şubat ayı sonunda Sudan'dan fırlatılan bir füze, Tine'de hasara yol açtı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Çad sınırında, Sudan'ın batısında yer alan geniş bir bölge olan Darfur, neredeyse tamamen HDK’nın kontrolü altında.

21 Şubat'ta HDK, Çad'daki Tine kasabasının ikizi olan Sudan'ın sınır kasabası Tine'yi ele geçirdiğini duyurdu; iki kasabayı birbirinden ayıran tek şey, çoğu zaman kurumuş olan dar bir su yolu.

Sudan'daki savaş, on binlerce kişinin ölümüne ve ülke içinde ve dışında 13 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı. Birleşmiş Milletler'e göre savaş, dünyanın en kötü insani krizlerinden birine neden oldu.


ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
TT

ABD arabuluculuğu Kerkük'ün petrol ihracatını kurtardı

Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)
Irak'ın Basra kıyıları açıklarındaki karasularında bulunan Basra petrol terminalinde ham petrol yükleyen petrol tankerleri (Arşiv- Reuters)

ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın öncülüğünde yürütülen arabuluculuk çabaları, Kerkük petrolünün günlük 250 bin varil kapasiteyle Türkiye'nin Ceyhan limanına yeniden akışını sağladı. Bu adım, İran ile yaşanan çatışmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin durması nedeniyle ortaya çıkan ekonomik ablukayı kırmayı amaçlıyor; zira üretimdeki yüzde 70'lik düşüşten sonra petrol sektörünün nefes alabilmesi için kuzey güzergâhı petrol sektörünün “tek nefes alma noktası” haline geldi.

Barrack ile Bölge Başbakanı Mesrur Barzani arasındaki telefon görüşmesi, siyasi tartışmayı sonlandırdı ve “Saralo” istasyonunun devreye sokulmasıyla krizi teknik bir çerçeveye dönüştürdü.

Buna paralel olarak Irak Parlamentosu, ekonomiyi güçlendirmek amacıyla bir dizi karar aldı; bu kararlarda hükümeti, maaşların ödenmesini garanti altına almak için üretim faaliyetleri üzerinde merkezi kontrol kurmaya ve alternatif ihracat boru hatlarını yeniden işler hale getirmeye mecbur kıldı. Yıllar süren duraklamanın ardından gerçekleşen bu geri dönüş, mevcut krizin gölgesinde bölgenin istikrarını güçlendirmek amacıyla Washington'un bu çabalara tam desteği eşliğinde, depoların dolmasını ve üretimin tamamen durmasını önlemek için “savaş koşulları”nın dayattığı zorunlu bir bütünleşmeyi gösteriyor.


Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
TT

Irak Hizbullah Tugayları, ABD büyükelçiliğine yönelik saldırıların askıya alınması için şartlar öne sürdü

ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)
ABD'nin Irak Büyükelçiliği, Bağdat'taki "Yeşil Bölge" içinde yer alıyor (AFP)

Irak’taki “Hizbullah” milisleri, dün yaptıkları açıklamada, belirli şartlar altında ABD Büyükelçiliği’ne yönelik saldırılarını beş gün süreyle askıya aldıklarını duyurdu.

Tugayların açıklamalarında belirtilen şartlar arasında, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerindeki sakinleri tahliye etmeyi ve bombalamayı durdurması ve Bağdat ile diğer illerdeki yerleşim bölgelerini bombalamamayı taahhüt etmesi yer alıyor.