Lübnan hükümeti, Özgür Yurtsever Hareket bakanları olmadan toplanıyor

Ara diploma sınavları, güvenliğin sağlanmasının zorluğu nedeniyle iptal edildi.

Başbakan Necib Mikati, kabine oturumlarının sona ermesinin ardından hükümet kararlarını imzaladı. (Dalati ve Nahra)
Başbakan Necib Mikati, kabine oturumlarının sona ermesinin ardından hükümet kararlarını imzaladı. (Dalati ve Nahra)
TT

Lübnan hükümeti, Özgür Yurtsever Hareket bakanları olmadan toplanıyor

Başbakan Necib Mikati, kabine oturumlarının sona ermesinin ardından hükümet kararlarını imzaladı. (Dalati ve Nahra)
Başbakan Necib Mikati, kabine oturumlarının sona ermesinin ardından hükümet kararlarını imzaladı. (Dalati ve Nahra)

Lübnan hükümeti, son yıllarda artan çağrıların ardından sivil savunma gönüllülerinin atanmasına yönelik ‘açık kararlar’ alırken, Başbakan Necib Mikati de subayları terfi ettiren bir kararname imzaladı. Ayrıca ara diploma sınavları, Eğitim Bakanı Abbas el-Haleb,i’yi öfkelendiren bir kararla iptal edildi. Halebi daha sonra yaptığı açıklamada, söz konusu iptalin güvenlik güçleriyle yaşanan lojistik zorluklardan kaynaklandığını belirtti.

Söz konusu kararlar, Özgür Yurtsever Hareket’e mensup bakanların çoğunun boykotuna rağmen gerçekleştirilen bir hükümet toplantısında alındı. Hareket, cumhurbaşkanlığı boşluğu sürerken hükümet oturumları düzenlemeyi reddediyor ve başta Lübnan Kuvvetleri Partisi olmak üzere diğer Hristiyan güçlerle fikir birliğine varmış durumda. Başbakan Mikati, Yurtsever Hareket’in bu tavrı nedeniyle oturumun başında itirazların ‘engelleme, kibir ve inat hevesi taşıyanlar’ tarafından yapıldığını söyleyerek eleştiride bulundu.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre ara diploma sınavlarını iptal kararı ise şaşkınlık yarattı. Öyle ki karar, Eğitim Bakanlığı yetkililerinin resmi sınavlar için fon sağlandığını açıklamasının ertesi günü alınırken durum, Eğitim Bakanı Abbas el-Halebi’nin öfkelenmesine neden oldu. Hükümet kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, İçişleri Bakanı Bessam Mevlevi’nin kabineye bakanlığın ortaöğretim ve üniversite sınavlarını güvence altına almak için güvenlik personeli sağlayamadığını ve iki sınavdan birini seçmek zorunda kaldıklarını bildirdiğine dikkat çekti. Kaynaklara göre güvenlik personeli yetersizliğinden, güvenlik güçlerinin yaşadığı zorluklardan, ekonomik ve mali krizden ve kaynak yetersizliğinden kaynaklanıyor. Bu çerçevede ise sadece bu yıl için iptal kararı alındı.

Halebi, kabine oturumunun sona ermesinin ardından, “Meclis, bu yıl için ara diploma sınavlarının iptalini talep etti. Öyle görünüyor ki güvenlik güçleriyle ilgili lojistik zorluklar var. Bu yüzden bu kararı almaya karar verdik ve lise sınavları finanse edildi” dedi.

Diğer yandan Mikati oturum sırasında şu açıklamada bulundu:

“Kabineyi toplama kararı aldığımızdan beri, cumhurbaşkanının yetkilerine el koyduğumuz gerekçesiyle engelleme, kibir ve inat hevesi taşıyan bazılarının itirazlarını ve oturumun anayasaya uygunluğunu sorgulayan, bizi ve Bakanlar Kurulu’nu yaralayıcı sözler duyuyoruz. Bazıları, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde görevlerini yerine getirmemeye devam ediyor ve hükümete zarar veriyor. Bu nedenle cumhurbaşkanının bir an önce seçilmesi çağrısında bulunuyoruz. Sorun yaratma taraftarı değiliz ve yaptığımız şey kurumları korumak, insanlara hizmet etmek ve acil meseleleri yönetmektir. Son yasama meclisi oturumunda, bütçe ve sunum tarihi hakkında sorular duyduk. Bu bağlamda onay için sürekli toplantılar yapmaya hazırlık olarak, Maliye Bakanlığı ekibinin, Sayın Bakanımızın gayreti ve takibi ile, bütçe kanun taslağının ay sonuna kadar tamamlanarak bakanlara gönderilmesi için büyük çaba sarf ettiğini söyleyebilirim. Bazıları, bütçe onaylanır onaylanmaz, ‘hükümetin bütçeyi onaylama yetkisi olmadığı ve bugün bütçe çağrısı yapanların kendileri olduğu’ şeklindeki meşhur slogan altında hükümete karşı bir kampanya başlatacak. Siyasi sorunların ve süregelen engellemenin son bulmasını temenni ediyoruz.”

Mikati açıklamasının devamında yaşanan bakan sorununa dikkat çekti:

 “Kendisi bakanlıklardaki günlük görevlerini sürdürürken ve işlerini yürütürken, bazı bakanlar siyasi gerekçelerle Bakanlar Kurulu toplantılarını boykot etmeye devam ediyor. Genel Sekreterliğe yazılar yazarak, bakanlığındaki dosyalarının çözümlenmek üzere kabine masasına konulmasını talep ediyor. Her seferinde bir bakan eksikliğini aşarak, dosyayı Bakanlar Kurulu’na sunacağız. Çünkü amacımız milletin işlerini yönetmek.”

Hükümet oturumu, ilki yıllardır ertelenen, memurların terfileriyle ilgili olan iki ayrıntılı maddeyi içeriyor. İkinci madde, yıllardır açık haklarından mahrum bırakılan ve sayıları yaklaşık 2 bin 184’ü bulan sivil savunma gönüllülerinin tespitiyle ilgili.

Mikati, oturumun hemen ardından 2023 yılı albaylık terfi takvimine ilişkin kararnamelere ek olarak ordu, iç güvenlik güçleri, asayiş ve devlet güvenliğindeki subayların albaylıktan tuğgeneralliğe terfilerine ilişkin kararnameleri imzaladı. Başbakan ayrıca Bakanlar Kurulu Genel Müdürlüğü’ne gelen tüm güvenlik güçlerinin her kademesinden unsurların 2023 yılı terfi takvimine alınmasına ilişkin kararnamelere de imza attı.

Başbakan Necib Mikati bunun yanı sıra Expo Katar’a katılım konusunda Ekonomi ve Turizm Bakanları arasındaki anlaşmazlıklara da son vererek “Herkes tarafından kabul edilebilecek uygun bir formül bulmaya karar vermemiz sonrasında bu konu kapalı duvarlar ardında yürütülüyor” dedi. Mikati, söz konusu iki bakana ise “Bu sayfayı çevirin. Çünkü önemli olan hükümetin çalışmalarının faydalı olması ve Lübnan varlığının kısır ve yararsız tartışmalardan uzak, tüm forumlarda ve en güzel şekilde etkili olmasıdır” çağrısı yaptı.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.