Somali hükümeti Tiktok, Telegram ve 1XBET'i yasaklıyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/4498551-somali-h%C3%BCk%C3%BCmeti-tiktok-telegram-ve-1xbeti-yasakl%C4%B1yor
Somali hükümeti Tiktok, Telegram ve 1XBET'i yasaklıyor
AA
Bakanlık tarafından düzenlenen "İletişim, İnternet ve Sosyal Medya Güvenliği Konferansı"nın ardından alınan karar kapsamında ülkede Tiktok, Telegram ve 1XBET'in yasaklanması talimatı verildi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Konferansta Somalili gençlerin hayatını olumsuz yönde etkileyen hatta ölümlere neden olan Tiktok, Telegram ve 1XBET platformlarının kapatılmasının önemli olduğu kararlaştırıldı." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, gençlerin ve kadınların çoğunlukta olduğu bu platformların "ahlaka aykırı durumlar sergilediği" kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Ulusal Telekomünikasyon Kanunu'nun 64 ve 65. maddelerinin uygulanması amacıyla, İletişim ve Teknoloji Bakanlığı, Somali toplumunun yaşam biçimini etkileyen ve kötü davranışlarda artışa neden olan iletişim ve internet araçlarını kullanırken ahlaki davranışlarını korumak için çalışmaktadır."
Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail ordusu Batı Şeria’da bir genci ve bir çocuğu öldürdühttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314282-filistin-sa%C4%9Fl%C4%B1k-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-i%CC%87srail-ordusu-bat%C4%B1-%C5%9Feria%E2%80%99da-bir-genci-ve-bir-%C3%A7ocu%C4%9Fu
Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrail ordusu Batı Şeria’da bir genci ve bir çocuğu öldürdü
İsrail ordusuna ait dozerler, Batı Şeria’daki Ramallah yakınlarında Filistinlilere ait iki binayı yıktı. (Reuters)
Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail ordusu bugün, işgal altındaki Batı Şeria’da bulunan el-Muğayyir köyüne düzenlediği baskın sırasında iki Filistinliyi öldürdü. İsrail ordusu, köyde ‘şiddetli olaylar’ çıktığını ve bu sırada ateş açıldığını kabul etti.
Bakanlık, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir köyünde 19 yaşındaki Ömer Muhammed Naci en-Nasan ile 16 yaşındaki Halil Rasım Halil Şehade’nin ‘işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybettiğini’ açıkladı.
Filistin Kızılayı, en-Nasan’ın boynundan, Şehade’nin ise sırtından vurulduğunu bildirdi. Durumlarının ağır olması nedeniyle iki yaralıya da kalp masajı ve yeniden canlandırma müdahalesi yapıldı. Ardından Ramallah’taki iki ayrı hastaneye kaldırılan iki gencin de hayatını kaybettiği doktorlar tarafından açıklandı.
El-Muğayyir Köy Meclisi Başkanı Emin Ebu Aliya, AFP’ye yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu köyü kuşattıktan sonra merkeze girdi” dedi.
Ebu Aliya, İsrail ordusuna bağlı keskin nişancıların köy merkezindeki binalara konuşlandığını ve ‘iki Filistinliye ait evden koyun çalmaya çalışan yerleşimcilere karşı koymaya çalışan’ Filistinlilere gerçek mermilerle ateş açtığını söyledi. Söz konusu evlerin Salih Süleyman ve Şehade Kaabine’ye ait olduğu belirtildi.
İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, polis ekipleri ile bir İsrailli sivilin el-Muğayyir’e girişini, ‘köyde bulunan ve İsrailli sivillere ait olduğu tespit edilen hayvanların geri alınmasını kolaylaştırmak’ amacıyla güvence altına aldığını bildirdi.
Açıklamada, “Kuvvetlerin bölgedeki faaliyeti sırasında şiddetli olaylar çıktı. Teröristler, askerlere beton bloklar ve taşlar fırlattı. Kuvvetler, tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla olayları kışkırtan başlıca kişilere ateş açarak karşılık verdi. Yaralanmalar doğrulandı” ifadeleri kullanıldı.
İsrail ordusu, olay öncesindeki koşullar ile olay sırasında uygulanan müdahale yönteminin incelendiğini de belirtti.
AFP’ye bağlı bir gazetecinin çektiği video ve fotoğraflarda, Filistinlilerin Ramallah’taki Filistin Tıp Kompleksi’nde Şehade’yi son yolculuğuna uğurlamak üzere toplandığı görüldü. Filistin bayrağına sarılı cenaze, daha sonra omuzlarda taşınarak ambulansla köyüne götürüldü. Cenazenin bugün ilerleyen saatlerde toprağa verilmesi bekleniyordu.
Törende “Özgür yaşamak için yaratıldık” ve “Canımızla, kanımızla senin için feda oluruz ey şehit” sloganları atıldı.
Batı Şeria’da, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği ve savaşın başlamasına yol açan benzeri görülmemiş saldırının ardından Gazze Şeridi’nde savaşın patlak vermesiyle birlikte şiddet olaylarında artış yaşanıyor. Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırıları da neredeyse günlük hale geldi.
Filistin yönetiminin verilerine dayanan AFP bilançosuna göre, Batı Şeria’da aralarında silahlı kişilerin de bulunduğu en az bin 105 Filistinli, İsrail askerleri veya yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.
Buna karşılık İsrail’in resmi verilerine göre, Filistinlilerin düzenlediği saldırılarda veya İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda, siviller ve askerler dahil en az 48 İsrailli öldü.
Şam, Lübnan'dan iki listede onlarca Esed rejimi kalıntısının teslim edilmesini talep ettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314199-%C5%9Fam-l%C3%BCbnandan-iki-listede-onlarca-esed-rejimi-kal%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n-teslim-edilmesini
Suriye Dışişleri ve Yurtdışı Vatandaşlar Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani ile beraberindeki heyetin, Beyrut’ta Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci ile yaptığı toplantıdan kareler, 10 Ekim 2025 (SANA)
Şam, Lübnan'dan iki listede onlarca Esed rejimi kalıntısının teslim edilmesini talep etti
Suriye Dışişleri ve Yurtdışı Vatandaşlar Bakanı Esad Hasan eş-Şeybani ile beraberindeki heyetin, Beyrut’ta Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci ile yaptığı toplantıdan kareler, 10 Ekim 2025 (SANA)
Lübnan makamlarının, Lübnan ve Suriye'deki güvenliği hedef alan bir planın boşa çıkarıldığını, ayrıca Hizbullah'a ve eski Suriye rejiminin kalıntılarına bağlı olarak iki ülke arasında faaliyet gösteren tehlikeli bir ağın çökertildiğini duyurmasının ardından, yeni Suriye hükümetinin Lübnan'a kaçan ve oradan yerel unsurlar ile Moskova'daki diğer kalıntılarla iş birliği içinde Suriye'deki durumu bozmaya çalışan Esed rejimi kalıntılarının teslim edilmesine yönelik çabaları bir kez daha ön plana çıktı.
Suriye hükümeti daha önce Lübnan makamlarıyla, Lübnan’daki eski rejimin güvenlik ve askeri yetkililerinin teslim edilmesini iki liste aracılığıyla iki resmi talep sunarak görüşmüştü. Birinci liste, Tuğgeneral Abdurrahman ed-Dabbag tarafından geçtiğimiz ocak ayında Lübnan'a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, Lübnan İstihbarat Şefi Tuğgeneral Tony Kahveci ve Lübnan Genel Güvenlik Müdürü Tümgeneral Hasan Şukayr ile yaptığı görüşmede teslim edilmişti. Liste, Lübnan'a giren ve eski rejimin kalıntıları arasında yer alan 200'den fazla üst düzey subayın adını içeriyor ve bunların takip edilerek yerlerinin tespit edilmesi talep ediliyordu.
Geçtiğimiz aralık ayında sosyal medya kullanıcıları tarafından yaygınlaştırılan, Albay Abdurrahman ed-Dabbag’ı ziyaret etmeye yönelik paylaşım
İkinci liste ise geçtiğimiz mayıs ayındaydı. Güncellenen liste, yasadışı geçiş noktalarından Lübnan topraklarına girdikleri kanıtlanan yüzden fazla subayı kapsıyordu. Suriye tarafı, kalıntıların takip edilmesini ve iki ülke arasında adli bir anlaşma yoluyla bu dosyanın kapatılması için çalışılmasını talep etti.
Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Lübnan'dan Esed rejimi kalıntılarından Suriye halkına karşı ihlalde bulunmakla suçlanan kişilerin teslim edilmesini talep etmiş, bu hususta geçtiğimiz ocak ayında ‘Lübnan'ın Suriyelilere Karşı Savaş Suçu İşlediğinden Şüphelenilenleri Teslim Etme Yükümlülükleri’ başlıklı bir rapor yayımlayarak Lübnan makamlarını Esed rejimi subaylarının peşine düşmedeki eylemsizliklerinden dolayı eleştirmişti.
SNHR, savaş suçlarına ve insanlığa karşı suçlara karışan bu yetkililerin Lübnan'da rahatça kalmaya devam etmesinin, ülkeyi ‘ikili bir güvenlik tehdidi platformuna’ ve suçlular için güvenli bir sığınağa dönüştürdüğü konusunda uyardı.
Esed rejimi üyesi eski Tuğgenerali Adil İsa (Suriye İçişleri Bakanlığı)
Şam'daki makamlar, eski Tümgeneral Adil İsa'nın Beyrut'taki Suriye Büyükelçiliği içinde gözaltına alınması olayında olduğu gibi bireysel yakalama emirleri çıkararak son zamanlarda fiili hareketlilik başlattı. Adil İsa, Esed rejimi kalıntılarından askeri bir yetkilinin bu türdeki ilk resmi teslimi olarak geçtiğimiz ağustos ayında teslim edilmişti.
Basında yer alan haberlere göre Beyrut'taki Suriye Büyükelçiliği'nde, iki ülke arasındaki yasa, anlaşma ve mutabakatlar çerçevesinde Lübnan'daki kalıntıları izleme görevini üstlenen uzman bir Suriye güvenlik ekibi bulunuyor.
Şam'daki insan hakları kaynaklarına göre Lübnan'da bulunan eski rejim kalıntılarının teslim edilmesi dosyası, işkence veya idam cezası riskinin bulunması halinde iadeyi yasaklayan uluslararası hukuka ilişkin yasal ve siyasi engellerin yanı sıra iki ülke arasındaki adli anlaşmaların seyrinin gözetilmesiyle karşılaşıyor. Söz konusu kaynaklar, iki ülke arasındaki adli ilişkilerin 1951 yılında imzalanan adli iş birliği anlaşmasına ve cezaların infazı ile hükümlülerin nakli amacıyla 2026 yılı başlarında imzalanan bir anlaşmaya dayandığını belirtti.
Lübnanlılar ve Suriyeliler, Beyrut'ta Suriye rejiminin ve rejim başkanı Beşar Esad'ın devrilmesini kutluyor (AFP)
Kaynaklar, Tümgeneral Adil İsa'nın iadesinin, adli iş birliği anlaşmasına ve Suriye yakalama emirlerine dayanarak gerçekleştirildiğini, işlenen suçun iadeyi talep eden ülkenin yasalarına göre en az bir yıl hapis cezası gerektiren bir cürüm veya kabahat teşkil etmesi ya da kişinin fiilen en az iki ay hapis cezasına mahkûm edilmiş olması halinde iadenin zorunlu olduğunu belirtti.
Kaynaklara göre Suriye tarafı, aranılan kişilerin, özellikle de Suriye'deki güvenlik ve istikrarı tehdit eden eylemlere karıştığı kanıtlananların teslim edilmesi için bu adli anlaşmaya güveniyor.
Kaynaklar, Lübnan hükümetinin Suriye tarafıyla olan güvenlik iş birliğini kısıtlayan karmaşıklıklara rağmen, öncelikli tercihinin her iki ülkede de güvenliği korumak olduğunu değerlendirdi.
Irak'ta Bedir Örgütü liderine karşı halk öfkesihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5314186-irakta-bedir-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BC-liderine-kar%C5%9F%C4%B1-halk-%C3%B6fkesi
Irak'ta Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri'ye yönelik halkın öfke ve eleştiri dalgası, kendisinin ‘direniş’ olarak adlandırdığı yapının, yaklaşık iki yıl süren ve 600'den fazla göstericinin hayatını kaybettiği, 20 binden fazla kişinin de yaralandığı 2019 yılındaki ‘Ekim Hareketi’ sırasında yaşanan olaylara karıştığını itiraf ettiği açıklamalarının ardından halen devam ediyor.
Protesto gösterileri sırasında ölenlerin ailelerinin birçoğu, son itiraflarının ardından Amiri hakkında dava açma niyetinde olduklarını açıkladı. Irak İnsan Hakları Merkezi Başkanı Ali el-Abadi, Yüksek Yargı Konseyi’ni ve yetkili makamları, ‘Ekim olayları dosyasını ele almaya ve kanun çerçevesinde ihlallerden sorumlu olanları belirleyecek ciddî ve şeffaf bir soruşturma açmaya’ çağırdı. Abadi ayrıca uluslararası kuruluşları, Birleşmiş Milletleri (BM) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni (UCM), ‘ihlal suçlarına karışanların hesap vermekten ve adaletten kaçmamasını garanti altına almak için dosyayı takip etmeye’ davet etti. Amiri geçtiğimiz pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Ekim fitnesi, karşısında cesurca duran ve devleti ile siyasi sistemi koruyan direnişti” demişti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة