Mısır Cumhurbaşkanlığı, Müslüman Kardeşler’in rolünün sınırlarını sorguladı

Tantavi seçimleri kazanması halinde Müslüman Kardeşler’in geri dönmesi için kapıyı açık bıraktı.

Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
TT

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Müslüman Kardeşler’in rolünün sınırlarını sorguladı

Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)

Mısır'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin muhtemel adaylarından Ahmed el-Tantavi'nin seçilmesi halinde Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) örgütünün siyaset sahnesine geri dönebileceğini ima etmesi geniş çaplı tepkilere yol açtı. Müslüman Kardeşler’le bağlantılı isimlerin Tantavi’yi desteklediğine dair işaretler, partinin önde gelen isimleri ile aktivistlerin eleştirilerini beraberinde getirdi.

Mısır’ın resmi makamları tarafından yasaklanan örgütün ve destekçilerinin gerek yarışacak adaylardan birini destekleyerek gerekse önümüzdeki aralık ayında yapılması planlanan seçimlere katılarak süreçte meydana getirebilecekleri etkilerin boyutları hakkında çeşitli sorular gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tantavi, seçilmesi halinde Müslüman Kardeşler’in siyasi arenaya dönme ihtimaline kapıyı açık bıraktı. Bir medya platformuna verdiği röportajda “’erhangi bir fraksiyonu siyasi arenadan dışlamayı reddettiğini’ belirten Tantavi, bu bağlamda ‘2011'den önce Mısır'da iktidardaki Ulusal Demokrat Parti ile yaşananlar sonucunda, bazı liderlerinin (diğer parti üyeleri siyasi çalışmalardan dışlanmadan) yargılanmasını’ örnek gösterdi.

Mısır hükümeti, 2013’ün aralık ayının sonunda Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan etti. Söz konusu dönemde gösteriler de dahil olmak üzere örgütün tüm faaliyetleri yasaklandı. Ağustos 2014'te Mısır Yüksek İdare Mahkemesi, örgütün siyasi kolu olan Özgürlük ve Adalet Partisi'nin feshedilmesine karar verdi.

Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan'ın belirttiğine göre, Mısırlı siyasi güçler Müslüman Kardeşler’i, ‘örgüt unsurlarının şiddete teşvik ettiği’ gerekçesiyle Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin davetiyle aylar önce başlatılan Ulusal Diyalog’un da dışında bıraktı. Ayrıca Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti’nin birden fazla kez Müslüman Kardeşler'in dışlanması konusunda oybirliğiyle karar aldığı belirtildi.

Tantavi'nin Müslüman Kardeşler’e sempati duymakla suçlanması ilk kez karşılaştığı bir durum değil. Nitekim seçim kampanyası kapsamında daha önce yaptığı açıklamalarda, ‘seçim programının Müslüman Kardeşler örgütünü ve Mısır siyaset sahnesine geri dönüşünü memnuniyetle karşıladığını ve Mısır kimlik kartına sahip olduğu sürece hiç kimseyi dışlamanın doğal olmadığını’ ifade etti.

Tantavi, 2019 yılında Mısırlı yetkililere, o dönemde ‘siyasi reform’ olarak tanımladığı bir çerçevede, Müslüman Kardeşler ile uzlaşma çağrısında bulundu. Ayrıca örgütün siyasi çalışmalara geri dönmesi ve ‘ülke dışına kaçan örgüt üyeleriyle geniş çaplı bir uzlaşma yolunun açılması’ konusunu da dile getirdi. 40 partiden oluşan Mısır Partiler İttifakı'nın bir açıklama yayınlayarak ‘Tantavi'nin girişimini reddettiklerini’ ilan etmelerine neden olan da bu durumdu. Açıklamaya göre bu ‘Mısır devletini yıkmak isteyenlerin, özellikle de yeniden siyaset sahnesine dönmeye çalışan Müslüman Kardeşler'in arkasına saklandığı açık bir girişim’ olarak değerlendirildi.

Aynı bağlamda Mısır medyasında yer alan haberlerde, Tantavi'nin seçim kampanyasının önde gelen liderlerinin örgütün üyeleri arasında yer aldığı belirtildi. Bu haberlerde seçim kampanyasının genel koordinatörü Muhammed Ebu Diyar ve eğitim sekreteri İslam Behiyyüddin’in daha önce sosyal medya platformlarında Müslüman Kardeşler’e sempati duyduklarını belirten blog yazılarına dikkat çekilirken, Tantavi tarafının haberlere ilişkin herhangi bir yalanlama yayınlamadığı kaydedildi.

Tantavi’nin Müslüman Kardeşler konusundaki tutumuna ilişkin açıklamaları, örgütün önde gelen liderlerinden Hilmi Cezzar'ın Mısır sınırları dışından yayın yapan Müslüman Kardeşler’e bağlı kanallardan birinde Tantavi’ye duyduğu hayranlığı dile getirdiği bir televizyon programından günler sonra geldi. Tantavi’nin konuşmasının dengeli ve tutumlarının ulusal olduğunu belirten Cezzar, röportaj sırasında Müslüman Kardeşler’in cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağını da sözlerine ekledi.

Eski bir Müslüman Kardeşler örgütü lideri olan avukat ve yazar Muhtar Nuh ise ‘Müslüman Kardeşler adında bir örgütten bahsetmenin mümkün olmadığına’ işaret ederek, “Sayı ve etki bakımından en az olduğu tahmin edilen Hilmi Cezzar cephesi Tantavi’yi destekliyor. Sosyal medya platformlarında da bazı aktif Müslüman Kardeşler üyeleri açıkça Tantavi tarafındalar” dedi.

Nuh, Tantavi’nin adaylık prosedürlerini tamamlayabileceğinden şüphe duyuyor. Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Müslüman Kardeşler’in Mısır'daki merkezlerinin ‘teşkilatlarını özgürleştirme eğiliminde olmayacağını’ ifade eden Nuh, liderliğinin dağılması, aralarındaki çatışma, merkezlerinin dağılması ve asıl meseleden uzaklaşmaları nedeniyle örgütün harekete geçme kabiliyetini kaybetmesinin akabinde bu merkezlerin katılımının ‘sınırlı ve bireysel’ olacağını öne sürdü. Müslüman Kardeşler'in eski lideri, örgütün medya platformlarının potansiyel cumhurbaşkanı adaylarından birine destek vermesinin ‘ters sonuçlar doğuracağını’ vurguladı.

Diğer yandan Müslüman Kardeşler örgütünü destekleyen medya platformlarıda Tantavi lehine dikkat çekici bir haber yoğunluğuna tanık olundu. Müslüman Kardeşler lideri Abdullah Şerif, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabı aracılığıyla takipçilerini Tantavi için toplanmaya çağırdı. Daha sonra Tantavi'nin kişisel kimliğinin bir fotoğrafını yayınladı.

Bu destek, Müslüman Kardeşler’in siyasi arenaya dönüşüne karşı olan ve Tantavi'nin bu konudaki tutumunu eleştiren pek çok tepkiye yol açarken, Mısırlı gazeteci ve parlamenter Mustafa Bekri de bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarla Tantavi’ye mesaj göndererek şunları söyledi:

“Tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz. Sen ve diğerleri aday gösterildiniz. Bakış açınızı ortaya koyun, ancak Müslüman Kardeşler'in bir aracı olarak kalmayın ve Müslüman Kardeşler’in ne yaptığını hatırlayın.”

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdür Yardımcısı ve siyasi sistemler konusunda uzman bir araştırmacı olan Dr. Amr Haşim Rebi ise Müslüman Kardeşler örgütünün yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde herhangi bir rolü olacağına ihtimal vermedi. Ayrıca Müslüman Kardeşler örgütünün, liderlerinin hapse atılmasından ya da Mısır dışına kaçmasından rahatsızlık duyduğunu, içerideki unsurlarının ise güvenlik kovuşturmalarından korktuğunu belirtti.

Rebi, Şarkul Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı Müslüman Kardeşler örgütü liderlerinin ya da Müslüman Kardeşler’e bağlı kişilerin potansiyel adaylardan birini desteklemesinin ‘bir tür siyasi çekişme ya da gündeme gelme arzusu veya varlığını kanıtlama çabasından başka bir şey olmadığını’ söyledi. Rebi, örgütün bir zamanlar sahip olduğu etki araçlarına, özellikle de seçimlerde destekçilerini harekete geçirme kabiliyetine artık sahip olmadığını vurguladı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.