Mısır Cumhurbaşkanlığı, Müslüman Kardeşler’in rolünün sınırlarını sorguladı

Tantavi seçimleri kazanması halinde Müslüman Kardeşler’in geri dönmesi için kapıyı açık bıraktı.

Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
TT

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Müslüman Kardeşler’in rolünün sınırlarını sorguladı

Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)
Mısır Ulusal Seçim Kurulu Başkanı geçtiğimiz pazartesi günü cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin basın toplantısı düzenledi. (AFP)

Mısır'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinin muhtemel adaylarından Ahmed el-Tantavi'nin seçilmesi halinde Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) örgütünün siyaset sahnesine geri dönebileceğini ima etmesi geniş çaplı tepkilere yol açtı. Müslüman Kardeşler’le bağlantılı isimlerin Tantavi’yi desteklediğine dair işaretler, partinin önde gelen isimleri ile aktivistlerin eleştirilerini beraberinde getirdi.

Mısır’ın resmi makamları tarafından yasaklanan örgütün ve destekçilerinin gerek yarışacak adaylardan birini destekleyerek gerekse önümüzdeki aralık ayında yapılması planlanan seçimlere katılarak süreçte meydana getirebilecekleri etkilerin boyutları hakkında çeşitli sorular gündeme taşındı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Tantavi, seçilmesi halinde Müslüman Kardeşler’in siyasi arenaya dönme ihtimaline kapıyı açık bıraktı. Bir medya platformuna verdiği röportajda “’erhangi bir fraksiyonu siyasi arenadan dışlamayı reddettiğini’ belirten Tantavi, bu bağlamda ‘2011'den önce Mısır'da iktidardaki Ulusal Demokrat Parti ile yaşananlar sonucunda, bazı liderlerinin (diğer parti üyeleri siyasi çalışmalardan dışlanmadan) yargılanmasını’ örnek gösterdi.

Mısır hükümeti, 2013’ün aralık ayının sonunda Müslüman Kardeşler’i terör örgütü ilan etti. Söz konusu dönemde gösteriler de dahil olmak üzere örgütün tüm faaliyetleri yasaklandı. Ağustos 2014'te Mısır Yüksek İdare Mahkemesi, örgütün siyasi kolu olan Özgürlük ve Adalet Partisi'nin feshedilmesine karar verdi.

Ulusal Diyalog Genel Koordinatörü Ziya Raşvan'ın belirttiğine göre, Mısırlı siyasi güçler Müslüman Kardeşler’i, ‘örgüt unsurlarının şiddete teşvik ettiği’ gerekçesiyle Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin davetiyle aylar önce başlatılan Ulusal Diyalog’un da dışında bıraktı. Ayrıca Ulusal Diyalog Mütevelli Heyeti’nin birden fazla kez Müslüman Kardeşler'in dışlanması konusunda oybirliğiyle karar aldığı belirtildi.

Tantavi'nin Müslüman Kardeşler’e sempati duymakla suçlanması ilk kez karşılaştığı bir durum değil. Nitekim seçim kampanyası kapsamında daha önce yaptığı açıklamalarda, ‘seçim programının Müslüman Kardeşler örgütünü ve Mısır siyaset sahnesine geri dönüşünü memnuniyetle karşıladığını ve Mısır kimlik kartına sahip olduğu sürece hiç kimseyi dışlamanın doğal olmadığını’ ifade etti.

Tantavi, 2019 yılında Mısırlı yetkililere, o dönemde ‘siyasi reform’ olarak tanımladığı bir çerçevede, Müslüman Kardeşler ile uzlaşma çağrısında bulundu. Ayrıca örgütün siyasi çalışmalara geri dönmesi ve ‘ülke dışına kaçan örgüt üyeleriyle geniş çaplı bir uzlaşma yolunun açılması’ konusunu da dile getirdi. 40 partiden oluşan Mısır Partiler İttifakı'nın bir açıklama yayınlayarak ‘Tantavi'nin girişimini reddettiklerini’ ilan etmelerine neden olan da bu durumdu. Açıklamaya göre bu ‘Mısır devletini yıkmak isteyenlerin, özellikle de yeniden siyaset sahnesine dönmeye çalışan Müslüman Kardeşler'in arkasına saklandığı açık bir girişim’ olarak değerlendirildi.

Aynı bağlamda Mısır medyasında yer alan haberlerde, Tantavi'nin seçim kampanyasının önde gelen liderlerinin örgütün üyeleri arasında yer aldığı belirtildi. Bu haberlerde seçim kampanyasının genel koordinatörü Muhammed Ebu Diyar ve eğitim sekreteri İslam Behiyyüddin’in daha önce sosyal medya platformlarında Müslüman Kardeşler’e sempati duyduklarını belirten blog yazılarına dikkat çekilirken, Tantavi tarafının haberlere ilişkin herhangi bir yalanlama yayınlamadığı kaydedildi.

Tantavi’nin Müslüman Kardeşler konusundaki tutumuna ilişkin açıklamaları, örgütün önde gelen liderlerinden Hilmi Cezzar'ın Mısır sınırları dışından yayın yapan Müslüman Kardeşler’e bağlı kanallardan birinde Tantavi’ye duyduğu hayranlığı dile getirdiği bir televizyon programından günler sonra geldi. Tantavi’nin konuşmasının dengeli ve tutumlarının ulusal olduğunu belirten Cezzar, röportaj sırasında Müslüman Kardeşler’in cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday çıkarmayacağını da sözlerine ekledi.

Eski bir Müslüman Kardeşler örgütü lideri olan avukat ve yazar Muhtar Nuh ise ‘Müslüman Kardeşler adında bir örgütten bahsetmenin mümkün olmadığına’ işaret ederek, “Sayı ve etki bakımından en az olduğu tahmin edilen Hilmi Cezzar cephesi Tantavi’yi destekliyor. Sosyal medya platformlarında da bazı aktif Müslüman Kardeşler üyeleri açıkça Tantavi tarafındalar” dedi.

Nuh, Tantavi’nin adaylık prosedürlerini tamamlayabileceğinden şüphe duyuyor. Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Müslüman Kardeşler’in Mısır'daki merkezlerinin ‘teşkilatlarını özgürleştirme eğiliminde olmayacağını’ ifade eden Nuh, liderliğinin dağılması, aralarındaki çatışma, merkezlerinin dağılması ve asıl meseleden uzaklaşmaları nedeniyle örgütün harekete geçme kabiliyetini kaybetmesinin akabinde bu merkezlerin katılımının ‘sınırlı ve bireysel’ olacağını öne sürdü. Müslüman Kardeşler'in eski lideri, örgütün medya platformlarının potansiyel cumhurbaşkanı adaylarından birine destek vermesinin ‘ters sonuçlar doğuracağını’ vurguladı.

Diğer yandan Müslüman Kardeşler örgütünü destekleyen medya platformlarıda Tantavi lehine dikkat çekici bir haber yoğunluğuna tanık olundu. Müslüman Kardeşler lideri Abdullah Şerif, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabı aracılığıyla takipçilerini Tantavi için toplanmaya çağırdı. Daha sonra Tantavi'nin kişisel kimliğinin bir fotoğrafını yayınladı.

Bu destek, Müslüman Kardeşler’in siyasi arenaya dönüşüne karşı olan ve Tantavi'nin bu konudaki tutumunu eleştiren pek çok tepkiye yol açarken, Mısırlı gazeteci ve parlamenter Mustafa Bekri de bir televizyon kanalında yaptığı açıklamalarla Tantavi’ye mesaj göndererek şunları söyledi:

“Tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz. Sen ve diğerleri aday gösterildiniz. Bakış açınızı ortaya koyun, ancak Müslüman Kardeşler'in bir aracı olarak kalmayın ve Müslüman Kardeşler’in ne yaptığını hatırlayın.”

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdür Yardımcısı ve siyasi sistemler konusunda uzman bir araştırmacı olan Dr. Amr Haşim Rebi ise Müslüman Kardeşler örgütünün yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde herhangi bir rolü olacağına ihtimal vermedi. Ayrıca Müslüman Kardeşler örgütünün, liderlerinin hapse atılmasından ya da Mısır dışına kaçmasından rahatsızlık duyduğunu, içerideki unsurlarının ise güvenlik kovuşturmalarından korktuğunu belirtti.

Rebi, Şarkul Avsat’a yaptığı açıklamada, bazı Müslüman Kardeşler örgütü liderlerinin ya da Müslüman Kardeşler’e bağlı kişilerin potansiyel adaylardan birini desteklemesinin ‘bir tür siyasi çekişme ya da gündeme gelme arzusu veya varlığını kanıtlama çabasından başka bir şey olmadığını’ söyledi. Rebi, örgütün bir zamanlar sahip olduğu etki araçlarına, özellikle de seçimlerde destekçilerini harekete geçirme kabiliyetine artık sahip olmadığını vurguladı.



Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
TT

Sudan’da dengeleri değiştirecek Pakistan hamlesi: 1,5 milyar dolarlık anlaşmada sona gelindi

Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)
Pakistan yapımı JF-17 Thunder savaş uçağı, Pakistan’daki bir etkinlik sırasında düzenlenen gösteride (Reuters)

Askerî kaynaklar, Pakistan’ın Sudan ile yaklaşık 1,5 milyar dolar değerinde bir silah anlaşmasını sonuçlandırmanın son aşamasına geldiğini açıkladı.  Sudan’daki kriz, askerî ve diplomatik cephelerde hızlanan gelişmelerle yeni bir aşamaya girerken, özellikle Darfur ve Kordofan bölgelerinde savaşın yıkıcı biçimde sürmesi, uluslararası toplumun insani felaketin derinleştiğine yönelik uyarılarını artırdı. Çatışmaların bölgesel boyut kazanabileceğine dair endişeler de giderek güçleniyor.

Anlaşmanın, Sudan ordusuna hafif saldırı uçakları, keşif ve taarruz amaçlı insansız hava araçları ile gelişmiş hava savunma sistemlerinin tedarikini kapsadığı belirtildi. Eski bir üst düzey hava kuvvetleri yetkilisi ile Reuters’a konuşan kaynaklara göre pakette yaklaşık 10 adet “Karakoram-8” tipi uçak, 200’den fazla insansız hava aracı ve “Super Mushshak” eğitim uçakları yer alıyor. Çin ile ortak geliştirilen “JF-17” savaş uçaklarının da anlaşmaya dahil edilmesi ihtimali bulunuyor; ancak teslimat takvimi ve kesin sayılar konusunda bilgi verilmedi.

vfedv
Orgeneral Abdulfettah el-Burhan (AFP)

Pakistan Hava Kuvvetleri’nde daha önce üst düzey görevlerde bulunan emekli Mareşal Amir Masood, söz konusu anlaşmanın “fiilen tamamlandığını” belirterek, bu satışın, Sudan ordusunun, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin insansız hava araçlarını yoğun biçimde kullanmaya başlamasıyla kaybettiği hava üstünlüğünü yeniden kazanmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. Buna karşın, Pakistan ve Sudan hükümetlerinden şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Pakistan’ın savunma sanayii hamlesi

Pakistan’ın savunma alanındaki hedefleri, son yıllarda büyüme kaydeden askerî sanayisini güçlendirmeye odaklanıyor. Yetkililere göre bu sektör, özellikle geçen yıl Hindistan’la yaşanan gerilimde Pakistan uçaklarının kullanılması sonrasında artan ilgi ve yatırımlarla daha da öne çıktı. İslamabad, geçen ay Doğu Libya’daki Libya Ulusal Ordusu ile değeri 4 milyar doları aşan büyük bir silah satış anlaşması imzaladı. Anlaşma, “JF-17” savaş uçakları ile eğitim uçaklarını kapsıyor.

Pakistan ayrıca, Dakka ile ilişkilerin iyileşmesiyle birlikte Bangladeş ile de “Super Mushshak” eğitim uçakları ve “JF-17” savaş uçaklarını içerebilecek bir savunma anlaşması konusunda görüşmeler yürütüyor. Hükümet, büyüyen savunma sanayiinin uzun vadeli ekonomik istikrar için önemli bir itici güç olabileceğini değerlendiriyor.

Sahada çatışmalar sürüyor

Sahada ise Sudan ordusu, Darfur ve Kordofan eyaletlerinde, ayrıca Güney Libya’dan gelen ikmal hatlarını hedef alan yoğun hava ve kara saldırıları düzenlediğini açıkladı. Ordu Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, operasyonlarda “Hızlı Destek Kuvvetleri”ne ait 240’tan fazla savaş aracının imha edildiği, yüzlerce unsurun öldürüldüğü, ayrıca Nyala Havalimanı’ndaki insansız hava araçları, askerî depolar ve operasyon merkezlerinin hedef alındığı bildirildi. Nyala, Güney Darfur’da Hızlı Destek Kuvvetleri’nin önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor.

Buna karşılık Hızlı Destek Kuvvetleri, Nyala üzerinde uçan bir insansız hava aracını düşürdüklerini duyurdu. Grup, Sudan ordusunu sivilleri ve altyapıyı, özellikle de sağlık tesislerini hedef alan hava saldırıları düzenlemekle suçladı ve hava savunma unsurlarının olası yeni saldırılara karşı hazır olduğunu vurguladı.

Bu gelişmeler, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin daha önce Sudan-Libya-Mısır sınırındaki üçgen bölgenin kontrolünü ele geçirmesinin ardından, Kahire’nin olası güvenlik sonuçlarına dair artan kaygılarıyla birlikte yaşanıyor. Sudan’da iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden savaş, dünyadaki en ağır insani krizlerden birine yol açarken, ülkenin stratejik konumu, Kızıldeniz kıyıları ve önemli altın üretimi nedeniyle dış aktörlerin de çatışmaya dahil olmasına neden oluyor.

İngiltere-Almanya girişimi

Siyasi cephede ise İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İngiltere’nin Almanya ile birlikte Nisan ayında Berlin’de Sudan konulu bir uluslararası konferans düzenleyeceğini açıkladı. Konferansın, savaşın üçüncü yıl dönümüne denk geleceğini belirten Cooper, ülkesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başkanlığını, Sudan dosyasının uluslararası gündemdeki önceliğini korumak için kullanacağını ifade etti.

sdfvgt
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper (AP)

Cooper, Şarku’l Avsat’ta yayımlanan makalesinde, Londra’nın Sudan’da işlenen ihlalleri gündemde tutmayı ve 2026’da barışa yönelik yeni bir ivme oluşturmak için uluslararası desteği seferber etmeyi sürdüreceğini kaydetti. ABD’nin, ABD-Suudi Arabistan-Mısır-BAE’den oluşan dörtlü mekanizma aracılığıyla ateşkes sağlanmasına yönelik girişimlerine de değinen Cooper, Washington’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Donald Trump’ın üst düzey danışmanlarıyla görüşmeler yaptığını aktardı. Cooper, Sudan’daki savaşın artık yerel bir kriz olmaktan çıktığını, bölgesel ve küresel bir nitelik kazandığını ve uluslararası toplumun etkili ittifaklar kurma kapasitesi açısından ciddi bir sınav teşkil ettiğini vurguladı.


Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
TT

Halep’te SDG’yi şoke eden hamle: Saf değiştirdiler

Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)
Halep kentindeki Eşrefiye Mahallesi’nde ordu unsurları ile SDG arasında yaşanan çatışmalar sonucu zarar gören konutlar (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı SANA’nın bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre bugün (Cuma) Halep’in kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bağlı 100 unsurun saf değiştirdiğini, iç güvenlik güçlerinin söz konusu kişileri koruma altına aldı.

Olay, İçişleri Bakanlığı’nın, SDG’ye bağlı silahlı grupların çekilmesinin ardından devlete devredilen mahallelerde güvenliğin yeniden sağlanması planı çerçevesinde Eşrefiye Mahallesi’nde iç güvenlik güçlerinin görevlendirildiğini duyurmasından saatler sonra gerçekleşti.

SANA’nın bir askeri kaynağa dayandırdığı habere göre SDG, Cuma günü İran yapımı insansız hava araçlarıyla Halep’in kuzeyindeki sivil ve güvenlik noktalarını hedef alarak saldırılarda çok sayıda kişi yaralandı.

Ajans, kaynaklarına dayanarak, PKK mensuplarının hükümet güçlerine karşı çatışmalara katılmayı reddeden dört Kürt’ü öldürdüğünü aktardı. Aynı kaynak, PKK’nın SDG unsurlarının da yardımıyla Halep’teki Şeyh Maksud Mahallesi’nden ayrılan sivillere ait evleri ateşe verdiğini ileri sürdü.

dfvg
Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi’nden sivillerin insani bir koridor üzerinden tahliyesi (SANA)

Suriye basınında yer alan haberlerde, Şeyh Maksud Mahallesi’nde SDG’ye ait büyük bir mühimmat deposunun imha edildiği bildirildi. Suriye Savunma Bakanlığı ise SDG’nin Halep’te bir hastanenin hedef alındığı yönündeki iddiasının doğru olmadığını, vurulan hedefin bir mühimmat deposu olduğunu açıkladı.

Günün erken saatlerinde Suriye ordusu, ateşkes ilanından kısa süre sonra, Halep’teki Kürt mahallesinde bazı bölgelerin bombardıman öncesinde boşaltılması çağrısında bulunarak, SDG’yi bu alanları askerî amaçlarla kullanmakla suçladı. SANA, ordunun hedef alınması planlanan noktaları gösteren haritalar yayımladığını, sivillerden bu bölgeleri “derhal terk etmelerini” istediğini ve SDG’nin buraları “Halep kentinin mahallelerini ve sakinlerini hedef almak için askerî mevzi olarak kullandığını” ileri sürdüğünü aktardı.

Şarku’l Avsat’ın SANA’dan aktardığı habere göre askeri bir kaynak yaptığı açıklamada, orduya ait insansız hava araçlarının, SDG’nin Şeyh Maksud Mahallesi’nde yolları kapattığını, halkı korkutarak mahalleden çıkmalarını engellediğini ve sivilleri, ordu ve güvenlik güçlerine yönelik saldırılar sırasında “canlı kalkan” olarak kullanmayı amaçladığını belirtti.

Suriye televizyonu, ordunun harekât birimine dayandırdığı haberinde, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “kapalı askerî bölge” ilan edildiğini ve saat 18.30’dan itibaren “ikinci bir duyuruya kadar” tam sokağa çıkma yasağı uygulandığını bildirdi. Harekât birimi, mahalledeki sivillere pencerelerden uzak durmaları, alt katlara inmeleri ve SDG mevzilerine yaklaşmamaları yönünde uyarıda bulundu.

Öte yandan SDG, Şeyh Maksud Mahallesi’nin “Suriye hükümetine bağlı gruplar tarafından yoğun ve şiddetli bombardımana maruz kaldığını”, hükümet güçlerinin tanklarla ilerlemeye çalıştığını ve buna karşı “şiddetli ve sürekli bir direniş” gösterdiklerini savundu.

Ordu daha önce, sivillerin Şeyh Maksud’dan çıkışı için yerel saatle 16.00–18.00 (13.00–15.00 GMT) arasında bir geçiş noktası açıldığını, SDG savaşçıları ise “silah bırakma” çağrısı yapıldığını duyurmuştu. AFP muhabiri, Şeyh Maksud yakınlarında bazı sivillerin mahalleden ayrıldığını gözlemledi.

SDG güçleri, günün erken saatlerinde, Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini açıklamıştı. Yetkililer, ateşkes kapsamında bu bölgelerin saatler içinde tahliye edileceğini duyurmuştu.

Suriye Savunma Bakanlığı, Cuma günü şafak vakti yaptığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini, silahlı grupların bu saatten itibaren en geç 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri gerektiğini bildirdi. Açıklamada, militanların yalnızca hafif bireysel silahlarını taşıyabilecekleri, Suriye ordusunun ise “güvenli şekilde refakat ve kuzeydoğu bölgelerine ulaşana kadar tam güvenlik sağlama” taahhüdünde bulunduğu belirtildi.

Salı günü, Halep’teki Kürt ağırlıklı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde hükümet güçleri ile Kürt güçler arasında çıkan şiddetli çatışmalarda 21 kişi hayatını kaybetmiş, taraflar olayların sorumluluğu konusunda birbirini suçlamıştı. Gelişmeler, Mart ayında imzalanan ve Kürt özerk yönetimine bağlı kurumların Suriye devleti çatısı altında birleştirilmesini öngören anlaşmaya rağmen, Şam ile SDG arasındaki müzakerelerin tıkanması ortamında yaşanıyor.


SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
TT

SDG Halep'ten ayrılmayı reddediyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile çatışmaların ardından kontrolünü ele geçirdikleri Eşrefiye mahallesinde devriye geziyor... Halep, 9 Ocak 2026 (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bugün yaptıkları açıklamada, yetkililerin ateşkes kapsamında saatler içinde tahliye edileceklerini duyurmasına rağmen Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmeyi reddettiklerini bildirdi. Söz konusu ateşkes, günler süren kanlı çatışmaların ardından sağlanmıştı.

Şeyh Maksud ve Eşrefiye Halk Meclisi tarafından yayımlanan açıklamada, “Şam hükümeti güçlerinin halkımıza ve güvenlik güçlerimize yaptığı çağrı bir teslimiyet çağrısıdır. Ancak bu mahallelerdeki halkımız, yaşadığı yerlerde kalma ve onları savunma konusunda kararlıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, “Mahallelerimizde kalma ve onları savunma yönünde kararımızı aldık” ifadesine yer verildi.

ı8
Suriye'nin kuzeyindeki Halep şehrinde, Şeyh Maksud mahallesine girmek ve SDG milislerini iki bölgeden tahliye etmek için sıraya giren otobüsler, 9 Ocak 2026... (AFP)

Halep’teki yerel yetkililer bugün erken saatlerde yaptıkları açıklamada, kentte kuşatma altında bulunan SDG  milislerinin saatler içinde Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelere nakledileceğini duyurmuştu.

Halep Valiliği Basın Müdürlüğü tarafından yayımlanan açıklamada, ‘Savunma Bakanlığı’nın günler süren kanlı çatışmaların ardından ateşkes ilan etmesinin akabinde, önümüzdeki saatlerde SDG unsurlarının hafif bireysel silahlarıyla birlikte Fırat’ın doğusuna nakledileceği’ belirtildi. Açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde Kürt güçleri ile hükümet güçleri arasında yaşanan çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiği kaydedildi.

Suriye Savunma Bakanlığı ise bugün şafak vakti yayımladığı açıklamada, ateşkesin gece yarısından sonra saat 03.00’te yürürlüğe girdiğini bildirdi. Açıklamada, mahallelerdeki silahlı gruplardan ateşkesin başlamasından itibaren cuma sabahı saat 09.00’a kadar bölgeyi terk etmeleri istendi. Bakanlık, silahlı unsurların yalnızca hafif bireysel silahlarını yanlarına alarak ayrılabileceklerini belirterek, Suriye ordusunun ‘kendilerine eşlik etmeyi ve ülkenin kuzeydoğusundaki bölgelere güvenli şekilde ulaşmalarını sağlamayı taahhüt ettiğini’ duyurdu.

dfrgthy
Suriye iç güvenlik güçleri, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile şiddetli çatışmaların ardından 8 Ocak 2026 günü geç saatlerde Halep'in Eşrefiye mahallesine girerken sokakları güven altına alıyor. (AFP)

Yetkililer, söz konusu adımın ‘bu mahallelerdeki askerî durumu sona erdirmeyi, hukukun ve resmî kurumların yeniden tesis edilmesini sağlamayı, ayrıca evlerinden zorla ayrılmak zorunda kalan sivillerin geri dönerek güven ve istikrar ortamında normal hayatlarına dönmelerine imkân tanımayı’ amaçladığını açıkladı.

Açıklamada, herkesin güvenliğinin sağlanması ve sahada herhangi bir sürtüşmenin önlenmesi için belirlenen süreye titizlikle uyulması çağrısında bulunulurken, silahlı grupların mahallelerden Suriye’nin kuzeydoğusuna çıkışının, iç güvenlik güçleri ile Suriye ordusundaki operasyonlar biriminin koordinasyonunda düzenleneceği bildirildi.

Öte yandan Suriye ordusuna bağlı birliklerin, açıklamadan saatler önce Halep’te SDG’nin kontrolünde bulunan mahallelerden biri olan Eşrefiye’nin büyük bölümünde kontrolü sağladığı belirtildi. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü, Eşrefiye mahallesinin “güvenli hale geldiğini, diğer eksenlerde de ilerlemenin sürdüğünü” söyledi. Sözcü ayrıca, SDG güçlerinin evleri ve iş yerlerini mayınladığını belirterek, bakanlık birliklerinin Eşrefiye mahallesini mayınlardan arındırmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.