7 maddede Ortadoğu ülkelerinin yeni "ekonomik koridor"dan kazanımları

Bölgenin dünya ekonomik haritasında daha fazla önemsenmesiyle birlikte çok kutuplu bir strateji için iyi bir seçim

(Independent Arabia)
(Independent Arabia)
TT

7 maddede Ortadoğu ülkelerinin yeni "ekonomik koridor"dan kazanımları

(Independent Arabia)
(Independent Arabia)

Halid el-Menşavi 

Analistler, Hindistan'da düzenlenen G20 zirvesinde açıklanan yeni ekonomik koridorun, uzun vadede elde edilecek kazanımların yanı sıra, Ortadoğu bölgesi ülkeleri için 7 hızlı kazanımı da içerdiğini söylediler.

2013 yılında açıklanan "İpek Yolu" projesinin rolünden çok uzak olan ve Ortadoğu bölgesinin önemli bir yer tuttuğu bu proje küresel ekonominin yeni haritasını şekillendirmeyi hedefliyor.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Hindistan, Ortadoğu ve Avrupa arasında ekonomik koridor projesine ilişkin mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu.

G20 zirvesi oturum aralarında konuşan Veliaht Prens bu projenin altyapının geliştirilmesi ve iyileştirilmesine, limanların birbirine bağlanmasına, mal ve hizmet geçişinin artırılmasına ve ilgili taraflar arasındaki ticaret alışverişinin büyümesine katkıda bulunacağını da sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, "Koridor aynı zamanda küresel enerji arzının güvenliğini artırmak adına elektrik ve hidrojen ihracatı ve ithalatı için boru hatlarının döşenmesine de katkıda bulunacak. Mutabakat zaptı, temiz enerji geliştirme ve tüm taraflar için yeni, kaliteli iş fırsatları ve uzun vadeli kazanımlar yaratma çabalarını destekledi." diye konuştu.

Proje iki ayrı koridordan oluşuyor: Hindistan'ı Körfez'e bağlayan Doğu Koridoru ve Körfez'i Avrupa'ya bağlayan Kuzey Koridoru.

Bu proje, inşa edilmesinin ardından mal ve hizmetlerin geçişini sağlamak üzere mevcut kara ve deniz ulaşım yollarını tamamlayacak şekilde gemilerden demiryollarına kadar sınır ötesi bir ağ oluşturacak bir demiryolunu içeriyor 

Ortadoğu ülkelerinin kazanımları

Makroekonomik analist Dr. İmad Kemal, birçok ülkenin BRICS grubuna dahil edileceğinin açıklanmasının ardından yeni koridorun doğru zamanda geldiğine ve gerek Ortadoğu ülkeleri gerekse küresel ekonomi açısından 7 kazanım elde etmeyi hedeflediğine dikkat çekti.

Kemal, Independent Arabia'ya verdiği demeçte şunları söyledi:

Proje, pandemi ve ardından Ukrayna'daki Rusya savaşından bu yana yaşanan zorlu krizler ışığında küresel ticaret hareketini geliştirmek ve aynı zamanda küresel tedarik zincirleri için güvenli rotaların sağlanmasıyla ilgili sorunları çözmek adına doğrudan çalışacak. G20 ve BRICS ülkeleriyle ticaret alışverişini artırmanın yanı sıra proje enerji ve petrokimya alanında bölgedeki dev şirketlere yeni pazarlar yaratacak. Proje aynı zamanda yeni koridor kapsamında aralarındaki ticaret hareketi artan BRICS ülkeleri arasında ortak bir para birimine sahip olunması yoluyla bölge ülkelerinin rezervleri üzerindeki baskıyı azaltmayı hedefliyor. Proje küresel ekonomi haritasının yeni oluşumu üzerinde çalışacak ve Ortadoğu bölgesi ülkelerini yeni haritada gelişmiş ve önemli bir sıraya yerleştirecek.

Ekonomi uzmanına göre projenin, bölge ülkeleri ile gelişmiş ekonomiler arasında uzmanlık ve teknoloji alışverişini kolaylaştırması ve tüm bunların Ortadoğu bölgesi ülkelerinin aradığı ekonomik büyüme oranları çerçevesinde olumlu noktalara dönüşmesi bekleniyor.  

Petrol sonrası dönemde çeşitliliği teşvik etmek

İtalya Uluslararası Siyasi Araştırmalar Enstitüsü yakın zamanda yapılan bir araştırmada Hindistan, Ortadoğu ve Avrupa arasındaki ekonomik koridorun Suudi Arabistan ve BAE'nin küresel ticaretteki rolünü güçlendirdiğini ortaya çıkardı.

Enstitü koridorun söz konusu ülkelerin petrol sonrası dönemde küresel ticaretteki rolünü çeşitlendirmeyi desteklediğini ve Körfez'i jeopolitik rekabetin merkezine yerleştirdiğini kaydetti.

Enstitü, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri için Kuşak ve Koridorun birbirini dışlayan girişimler olmadığını ve her iki durumda da Körfez'in iş avantajına sahip olduğunu açıkladı.

Enstitüye göre ABD tarafından desteklenen Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nun Körfez bölgesi için iki acil ve sembolik sonucu var.

İlki Suudi Arabistan ve BAE'nin küresel ticaret yolları ve küresel güvenlikteki jeoekonomik ve jeostratejik rolünü güçlendirmek.

Öte yandan, Çin'in yeni duyurduğu "Kuşak ve Yol" girişiminin de odağı Körfez bölgesine çevriliyor.

İkinci olarak ise öngörülen koridor Suudi Arabistan ve BAE'nin ekonomik ve enerji hedeflerini en üst düzeye çıkarıyor.

Bu da onlara petrol sonrası aşamada vizyon programlarını hayata geçirmek için yararlı olan yeni çeşitlilik fırsatları sağlıyor.

Siyasi açıdan bakıldığında, halihazırda güçlü olan Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri, özellikle de Riyad ve Abu Dabi, uluslararası politika yapımında oyuncu haline gelecekler.

İki koridordan oluşacak projede yer alan ülkeler şunlar: Hindistan, BAE, Suudi Arabistan, Ürdün, İsrail ve Avrupa.

Proje inşa edildikten sonra, merkezinde Körfez bölgesi olmak üzere 2000'li yıllardan bu yana gelişen ekonomik ve insani bağlantılara limanlar, demiryolları, boru hatları ve kablolar aracılığıyla fiziksel bir form sağlayacak.

Proje aslında Hindistan, Ortadoğu ve Avrupa arasındaki ticaret ve enerji akışını artırmak için bir demiryolu ve yük koridoru olarak hizmet verecek şekilde tasarlandı.

Projede ayrıca bir güç kablosu, bir hidrojen boru hattı ve yüksek hızlı bir veri kablosu inşa edilmesi bekleniyor.

Çok kutuplu bir strateji için yeni bir seçenek

Enstitü, koridor projesinin Suudi Arabistan ve BAE'nin benimsediği çok kutuplu konumu ideal bir şekilde birleştirdiğini belirtti.

Projenin duyurulması özellikle de Suudi Arabistan ve BAE'nin BRICS grubuna üye olarak girmesinin ardından yapıldı.

Hem Kuşak hem de Koridor, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerindeki petrol sonrası çeşitlendirme planlarını destekleyerek Körfez'i rakip bağlantı planlarının merkezine yerleştiriyor. 

Enstitü ekonomik koridorun Hürmüz Boğazı'nı bir kez daha stratejik manzaranın merkezine yerleştirdiğini, bunun da Hürmüz Boğazı ve Körfez güvenliğinin küresel güvenlik kaygılarında daha ön planda olacağı anlamına geldiğini belirtti.

Ayrıca proje, ABD'nin savunma alanında Körfez İşbirliği Konseyi'ndeki ortaklarıyla bölgesel zorlukları tespit etmek ve bunları birlikte yönetmek için adım adım ittifaklar kurarak ulaşmaya çalıştığı hedef olan entegrasyon mantığına da uyuyor.

İran'la bölgesel ateşkesin gerçeğe dönüştüğü bir zaman diliminde koridor projesinin Washington ile Körfez ülkeleri arasındaki savunma entegrasyon sürecini hızlandırması muhtemel.

Ayrıca Körfez bölgesi dışından yeni uluslararası aktörlerin bölgesel deniz güvenliğine katılımı da artıyor.

Proje bu eğilimi güçlendirmek için çalışacak. Son yıllarda Körfez bölgesindeki deniz tatbikatlarına giderek artan bir şekilde çok sayıda ülke katılıyor.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.