Fas'ın Vadi Zem kentini genç erkekler "cinsel şantajın başkenti" haline getirdi

"Şehitler Şehri" nüfusunun bir kısmını bu uygulamaya iten birçok faktör var; en önemlisi ekonomik ufukların olmayışı

Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
TT

Fas'ın Vadi Zem kentini genç erkekler "cinsel şantajın başkenti" haline getirdi

Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)
Fas'ın Vadi Zem şehrinin genel bir görüntüsü (Twitter)

Hasan el-Eşref 

Fas'ın gelişimsel ve sosyal açıdan ötekileştirilmiş ve ülkenin merkezinde yer alan Vadi Zem kenti, bazı gençlerin elektronik cinsel şantaj suçlarına bulaşması nedeniyle zaman zaman gündeme geliyor.

Halkının Fransız sömürgecileriyle karşı karşıya gelmesi nedeniyle "Şehitler Şehri" unvanını taşıyan Vadi Zem, "elektronik cinsel şantajın başkenti" olarak anılmaya başlandı.

Bu şehirde çok sayıda genç, para kazanmak amacıyla kurbanlarına kurdukları bu dijital tuzaklarla suçüstü yakalandı. 

Fas Emniyet Müdürlüğü'nün resmi istatistikleri, siber suç ve çevrimiçi şantaj vakalarının 2022'nin ilk yarısında yüzde 4 artarak 2 bin 773'ten 2 bin 874'e çıktığını gösteriyor.

Her ne kadar bu suçun adı 538. bölümde yer almamış olsa da Fas ceza kanunu internet yoluyla yapılan cinsel şantajı cezalandırıyor.

Bu suç kanunda, "her kim bir miktar para, imza veya bir evrak teslimi alırsa" şeklinde değerlendiriliyor.

Bu suç sözlü veya yazılı olsun, utanç verici hususların ifşa edilmesi veya atfedilmesiyle tehdit edilerek işleniyor. Söz konusu suç bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir.

Polis takip ediyor

Fas Emniyet Müdürlüğü'nün daha önceki bir raporuna göre, birkaç gün önce Vadi Zem kentinde polis, yaşları 23 ile 38 arasında değişen 4 kişiyi dolandırıcılık ve elektronik şantaj suçlamasıyla tutukladı.

Ayrıca ele geçirilen bir miktar paranın da "bu suç faaliyetinden elde edilen gelir" olduğundan şüpheleniliyor.

Bu güvenlik operasyonundan bir süre önce, Vadi Zem şehrindeki güvenlik servisleri, birçok mağdura şantaj yaptığı gerekçesiyle genç bir adamı tutukladı.

Genç adam, bir miktar para karşılığında mağdurların "cinsel içerikli fotoğraflarını" sosyal medya sitelerinde yayımlamakla tehdit etti.

Vadi Zem'deki güvenlik güçleri, "bir grup mağdura şantaj yapma ve Skype aracılığıyla çekilen cinsel videoları yayınlamakla tehdit etme" suçlamalarına karıştıkları kanıtlandıktan sonra iki genç erkeği evlerinde tutukladı.

Kurban, Vadi Zem şehrindeki cinsel şantaj çetelerinin pençesine düşüyor ve burada birden kendisini, kendisinden talep edilen parayı öderken buluyor.

Çünkü özel fotoğrafları sosyal paylaşım sitelerinde yayınlanırsa "sosyal skandala" maruz kalacak.

Güvenlik raporları, farklı sosyal sınıflardan ve mesleklerden mağdurların yanı sıra, Faslı, Arap ve bazen de yabancı olmak üzere farklı milletlerden mağdurlar bulunduğundan söz ediyor.

Elektronik şantaj tuzağına düşen en ünlü kişiler arasında Fas milli futbol takımının eski teknik direktörü Hervé Renard ve Fransız kadın milli takımının şu anki teknik direktörü var.

İki ünlü isim şantajcıların tutuklanması için polise başvurmaya karar vermeden önce Vadi Zem'deki bazı genç erkekler tarafından şantaja maruz kaldı.

Şantajcılar ve kurbanlar

Konunun hassasiyeti nedeniyle isminin gizli kalmasını tercih eden özel bir şirket sahibi, daha önce Vadi Zem'li bir genç tarafından elektronik şantaja maruz kaldığını söyledi.

Arap uyruklu bir kızla tanışmadan önce sohbet sitelerini insanlarla tanışmak ve eğlenceli vakit geçirmek için kullanıyordu.

Söz konusu şahıs, tanıştığı "kızın" cinsel çağrışımlar içeren söz ve hareketlerle hızla "sıcak atmosfere entegre olduğunu", aynı zamanda da onu kendisine cinsel eylem ve hareketler yaparak karşılık vermeye teşvik ettiğini ekliyor.

Kendi deyimiyle mağdur, istenen karşılığı "tamamen saflıkla" verdi.

Şirket sahibi, "kızla" sözde iletişim kurduğu sırada bilgisayar kamerası karşısında bu cinsel hareketleri gerçekleştirmesinin üzerinden çok fazla zaman geçmediğini ve Facebook hesabına bir mesaj geldiğinde şaşkınlığa uğradığını sözlerine ekledi.

Mesajda kendisinin bir şaka kurbanı olduğu, kızın sadece kompozit ve kaydedilmiş bir video olduğu ve onunla konuşan kişinin genç bir adam olduğu söyleniyordu.

Ayrıca mesajda, ailesinin önünde skandal çıkarmak istemiyorsa 6 bin dirhem (600 dolar) peşinat ödemesi gerektiği belirtiliyordu.

Söz konusu şahıs da Vadi Zem'de bilgisayar ekranının arkasına saklanan genç adam tarafından şantaja maruz kaldığını sözlerine ekledi.

Kendisine para gönderdi ancak şantaj girişimleri devam ettikçe sonu gelmeyecek bir sarmalın içine düştüğünü fark etti ve şantajcının yakalanıp suçüstü tutuklanması için polise haber vermeye karar verdi.

Artık mağdurları, önünde "pornografik hareketler yapan gerçek bir kızı" izlediğine inandırarak, şantaj yapan genç bir adamın tuzağına düşmesine şaşırmasını sağlamak, onları "şantaj veya skandal" tuzağına çekmenin tek yolu değil.

Kızlar kurbanlarını, onları fotoğraflayıp kaydederek ve ardından şantaj yaparak avlamaya başladılar.

Uluslararası ilgi

Pek çok kişi, özellikle Vadi Zem şehrinden gelen (hatta burası dünyanın elektronik şantaj başkenti olarak anılıyor ve uluslararası medyada da yer alıyor) çoğu elektronik cinsel şantaj vakaları hakkında haklı sorular soruyor.

Yıllar önce İngiltere merkezli The Sun gazetesi, Vadi Zem şehrinden yaklaşık 3 bin gencin sosyal medya sitelerinde "yabancılara cinsel şantaj yaparak" para kazandığını belirten bir haber yayınlamıştı ancak gazete bu haberin kaynağını açıklamamıştı.

Buna karşılık, BBC web sitesi daha önce Vadi Zem şehrine "sanal dünya yoluyla yapılan cinsel şantajın başkenti" olarak odaklanmıştı.

BBC web sitesinin konuyla ilgili yayınladığı rapora göre, şehirdeki gençlerin çoğu bu "mesleği" işsizlik yaygın olduğu için ve yurtdışına göç fırsatları karmaşık olduğu için yaptığını söylüyor.

Gençleri şantaja çeken faktörler

Bu bağlamda Faslı sosyal aktivist Abdul Selam Kani şunları söyledi:

Vadi Zem şehri, internet üzerinden yapılan cinsel şantaj olgusuyla medyada ünlendi. Oysa ülkenin yabancı sömürgeciliğinden kurtarılması uğruna şehrin verdiği çok sayıda şehit sebebiyle burası "şehitler şehri" olarak anılıyordu. Ancak medya bundan hiç söz etmiyor.

Kani, açıklamalarına şöyle devam etti:

Şehir, bazı genç erkeklerin sosyal medya sitelerinde cinsel şantaj yapma konusundaki profesyonelliğiyle tanınıyor, ancak şehirde bu olguyu tamamen reddeden ve saygın düzeyde farkındalık ve eğitime sahip binlerce genç adam var. 

Vadi Zem şehrinden bazı gençlerin "cinsel şantaj işine" girmekte acele etmelerinin nedenlerine gelince aynı sözcü, "Birinci neden, geleceğini inşa etmesi gereken bir kesim için ekonomik ufukların olmayışı, zira bu kesim kendisine insana yakışır iş fırsatları sağlayacak kimseyi bulamıyor. İkinci neden ise Vadi Zem'de ve komşu bölgelerde yaşayanların çoğunun İtalya'yı göç ülkesi olarak seçmesi nedeniyle yurt dışına, özellikle de İtalya'ya olan gizli göç hızının azalması. Düzensiz göçteki azalma ve yolların karmaşıklığı, birçok gencin internet üzerinden kolay kazanç elde etmeye çalışmasına neden oldu" diye konuştu.

Kani'ye göre üçüncü neden, "bu enfeksiyonun bu mesleği kazanç ve para kazanma fırsatı olarak bulan gençler arasında yayılmasında açıkça görülüyor. Bazıları şantaj parasıyla araba ya da ev alan birinde gördüklerine ve duyduklarına aldanıp aynı yolu denerler."

Independent Arabia - Independent Türkçe



Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Savaşı durdurabilecek tek kişi Trump

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve ABD Başkanı Donald Trump (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, bugün (Pazartesi) yaptığı açıklamada, bölgedeki savaşı durdurabilecek tek kişinin ABD Başkanı Donald Trump olduğunu belirtti.

Sisi, Mısır Uluslararası Enerji Konferansı ve Fuarı (EGYPS) açılışında bölgedeki bu savaşı durdurabilecek tek kişinin Trump olduğunu ifade etti.

Sisi, arz eksikliği ve fiyat artışlarının etkisine dikkat çekerek, petrol fiyatının varil başına 200 doları aşabileceğine dair analistlerin endişeleri ve tahminlerin abartılı olmadığını vurguladı.

Sisi, Ortadoğu’daki karışıklıklar nedeniyle gübre kıtlığı ve bunun sonucunda küresel gıda güvenliği krizinin olası olduğunu söyledi. Sisi, “Zengin ülkeler bunu karşılayabilir, ancak orta gelirli ve kırılgan ekonomiler için bu durum ciddi istikrarsızlık yaratabilir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Sisi, Trump’ı Gazze’deki savaşı sona erdirmedeki rolünden ötürü övdü. Sisi, Kasım ayında Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan ateşkes anlaşmasından önce de ABD Başkanı’nın tek çözümün kendisi olduğunu söylediğini hatırlattı.

 

Mısır, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak, bölgesel bir savaşın önlenmesi için diplomatik girişimlerde bulundu.

Buna karşılık, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi video konferansla yaptığı konuşmada uluslararası toplumu hayati deniz yollarını korumaya çağırdı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasını ve enerji altyapısına yönelik saldırılarını kınadı. Budeyvi, İran’ın agresyonunun tüm dünyayı tehdit ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Trump, ABD-İsrail savaşının “İran rejiminde değişim” sağladığını ve mevcut liderleri “çok mantıklı” olarak nitelendirdiğini söyledi. Trump, aynı zamanda İranlılarla bir “anlaşma” yapacağını da belirtti.

Trump, Financial Times’a verdiği röportajda, “İran petrolünü ele geçirmek istediğini” ifade ederek, İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark Adası’nı kontrol edebileceğini söyledi. Trump ayrıca, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerin geçişine izin verdiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise ABD’nin aracılar üzerinden ilettiği müzakere mesajlarını “gerçekçi olmayan, mantıksız ve abartılı” olarak nitelendirdi.

Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed Ishak Dar, dün Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerin ardından, İslamabad’ın önümüzdeki günlerde ABD ve İran arasında “ciddi müzakerelere ev sahipliği yapmaya ve bunları kolaylaştırmaya hazır olduğunu” belirtti. Amaç, süregelen çatışmaya kalıcı ve kapsamlı bir çözüm bulmak.


Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
TT

Sur’daki kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında Lübnanlı bir asker hayatını kaybetti

İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (Reuters)

Lübnan ordusu bugün yaptığı açıklamada, ülkenin güneyindeki Sur kentinde bir askeri kontrol noktasına düzenlenen İsrail saldırısında bir askerin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bu saldırı, Hizbullah ile İsrail arasında çatışmaların başlamasından bu yana ordu noktalarına yönelik ilk doğrudan hedef alma olarak kayda geçti.

Lübnan ordusu tarafından yapılan açıklamada, el-Amiriye bölgesinde, el-Kalile-Sur yolu üzerindeki bir kontrol noktasının hedef alındığı, saldırı sonucu bir askerin yaşamını yitirdiği ve diğer askerlerin yaralandığı belirtildi. Yaralı sayısına ilişkin detay verilmedi.

2 Mart’ta başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan ordusu, güney ve doğu bölgelerinde görev yerleri dışında İsrail ateşi sonucu hayatını kaybeden sekiz asker için taziye açıklaması yayımladı.

Öte yandan, İsrail ordusunun yedi mahalle için tahliye uyarısı yapmasının ardından, bu sabah Beyrut’un güney banliyösüne hava saldırısı düzenlendi. Üç gün aradan sonra bölgeye gerçekleştirilen ilk saldırı sonrası hedef alınan noktadan dumanlar yükseldi. Sürekli saldırılar ve tahliye uyarıları nedeniyle bölge sakinlerinin büyük kısmının daha önce göç ettiği belirtildi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Beyrut’ta Hizbullah’a ait olduğunu öne sürdüğü ‘altyapı hedeflerini’ vurduğunu bildirdi.

sdvsd
İsrail’in düzenlediği hava saldırısının ardından Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar (AFP)

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X platformundaki resmi hesabından yaptığı açıklamada, Beyrut’un güney banliyölerinde yaşayanlara acil tahliye uyarısında bulundu. Adraee, özellikle Haret Hreik, el-Gubeyri, el-Leyleki, el-Hadath, Burc el-Baracne, Tahvita el-Gadir ve eş-Şiyah mahallelerinin hedef alınabileceğini belirtti.

Adraee açıklamasında, “İsrail ordusu, Beyrut’un güneyindeki farklı bölgelerde Hizbullah’a ait askeri altyapıyı hedef almaya devam ediyor. Size zarar vermek niyetinde değiliz, bu nedenle güvenliğiniz için derhal tahliye olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yaptığı açıklamada, orduya Lübnan’daki ‘tampon bölgeyi genişletme’ talimatı verdiğini duyurdu.

Netanyahu, yayımladığı video mesajda, “Lübnan’da mevcut tampon bölgenin daha da genişletilmesi için orduya talimat verdim” dedi. Bu adımın amacının, Hizbullah mensuplarının olası saldırı riskini tamamen ortadan kaldırmak ve sınır hattında tanksavar füzesi atışlarını engellemek olduğunu ifade etti.


Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
TT

Mısır: Sisi'ye suikast düzenlemeyi planlamakla suçlanan Hasm Örgütü üyeleri gözaltına alındı

Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)
Mısır İçişleri Bakanlığı Genel Merkezi (Bakanlığın Facebook sayfası)

Mısır İçişleri Bakanlığı, Mısır tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Müslüman Kardeşler Örgütü’ne bağlı terör hareketi ‘Hasm’ üyelerinin, ‘devletin güçlerine zarar vermeyi amaçlayan terör eylemleri planlamak ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'ye suikast girişiminde bulunmak’ suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurdu.

Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Hasm Hareketi üyelerine yönelik operasyonlar kapsamında Müslüman Kardeşler Örgütü liderlerinden Mahmud Muhammed Abdulvunis'i gözaltına aldığını duyurdu.

Bakanlık, bunun devlete zarar vermeyi amaçlayan eylemlere karışan Hasm Hareketi üyelerinin takibi kapsamında gerçekleştiğini ve bu eylemler arasında, 7 Temmuz'da Mısır güvenlik güçlerinin baskınlarından önce, hareketin iki üyesi olan Ahmed Muhammed Abdurezzak ve İhab Abdulatif Muhammed'in güvenlik ve ekonomik tesislerin yanı sıra başkanlık uçağını hedef alan operasyonlar gerçekleştirmeye zorlanmasının da yer aldığını ekledi. Açıklamaya göre hareket üyelerine ait bir sığınağa yapılan baskın sonucunda iki Hasm üyesi öldürüldü.

Bakanlığın açıklamasında, terörist Ali Mahmud Abdulvunis'in birçok terör davasında müebbet hapis cezasına çarptırıldığını belirtildi. Bu davalardan başlıcaları arasında, ‘başkanlık uçağını hedef almaya teşebbüs’ ve ‘Şehit Yarbay Macid Abdurrazık suikastı’ ile ilgili 2022 yılına ait 120 numaralı dava yer alıyor.

vvf
2013 yazında yanan Müslüman Kardeşler Örgütü’nün Kahire'deki merkezi (Getty)

İçişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) üyesinin planladığı terör eylemleri ve Hasm Hareketi’ne mensup diğer üyeler hakkındaki itiraflarına eşlik etti.

Abdulvunis, aralarında Menufiye vilayetindeki el-Acezi Kontrol Noktası’na düzenlenen saldırı, Tanta şehrindeki polis eğitim merkezine düzenlenen bombalı saldırı (bu saldırıda çok sayıda polis memuru şehit oldu ve yaralandı) ve el-Obur şehrinde evinin önünde öldürülen Tuğgeneral Adil Ragai'nin suikastı da dahil olmak üzere birçok terör eylemine katıldığını itiraf etti.

Ayrıca, Müslüman Kardeşlerin kaçak liderlerinden Yahya Musa’nın (Hasm Hareketi’nin kurucusu) talimatıyla 2016 yılında komşu ülkelerden birine sızdığını, Hişam Aşmavi (idam edildi) tarafından kurulan el-Murabitun Örgütü’nün liderleriyle temas kurduğunu ve Hasm Hareketi üyelerini uçaksavar füzeleri, ağır silahlar ve patlayıcıların kullanımı konusunda eğitmek üzere komşu ülkelerden birinde bir kamp kurduğunu da anlattı.

Abdulvunis, yurtdışına kaçan Hasm Hareketi liderleri Yahya Musa, Muhammed Refiqk İbrahim Menna, Alaa Ali Ali el-Samahi ve Muhammed Abdulhafız Abdullah Abdulhafiz ile birlikte 2019 yılı boyunca ülkede bazı terör eylemleri gerçekleştirmeyi planladıklarını ve hareketin eğitimli unsurlarını bomba yüklü araçlar hazırlamaya yönlendirdiklerini, bunlardan birinin Kahire’nin orta kesimlerindeki Onkoloji Enstitüsü önünde patladığını açıkladı. Ayrıca 2025 yılında, yurtdışında bulunan teröristler Mahmud Şehte Ali el-Ced ve Mustafa Ahmed Muhammed Abdulvehhab'ı, saldırı eylemleri gerçekleştirmek üzere ülkeye dönmeye cesaretlendirdiklerini itiraf eden Abdulvunis, ancak güvenlik güçleri tarafından tespit edilip yakalandıkları için bunu başaramadıklarını ifade etti.

scds
Mısır'da Müslüman Kardeşler üyelerinin yargılandığı, daha önce yapılan bir duruşmadan bir kare (AFP)

Hasm Hareketine atfedilen son operasyonlar 2019 yılında gerçekleşti. Mısırlı yetkililer, o yıl Hasm Hareketi’ni Kahire’deki Onkoloji Enstitüsü çevresinde 22 kişinin ölümüne ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan bir araba bombalamasına karışmakla suçlamıştı. Ayrıca, hareketin 2016 yılında, Mısır'ın eski Müftüsü Ali Cuma ve Başsavcı Yardımcısına saldırı hazırlığında olduğu ve Fayum ilindeki Tamiya Emniyet Müdürü'ne suikast düzenlediği iddia ediliyor. Hasm Hareketi 2019 yılında kendisini resmi olarak ilan etmişti.

Uluslararası terörle mücadele uzmanı Hatem Sabir’e göre Mısır İçişleri Bakanlığı'nın Hasm Hareketi üyelerinin gözaltına alındığını duyurması, Müslüman Kardeşlerin Mısır'ı terör eylemleriyle hedef almaya devam ettiğini gösterdi. Şarku’l Avsat’a konuşan Sabir, Müslüman Kardeşler örgütünün artan bölgesel zorluklara rağmen Mısır'ı hedef almaya devam ettiğini söyledi.

Başta Genel Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii olmak üzere Müslüman Kardeşler liderlerinin çoğu, 2013 yılında İhvan’ın iktidardan ayrılmasının ardından Mısır'da meydana gelen ‘şiddet ve cinayet’ davaları nedeniyle Mısır hapishanelerinde tutulurken, diğer üyeler ise ülke dışında ikamet ediyor.

Sabir, yakalanan teröristin, aralarında başkanlık uçağının hedef alınması da dahil olmak üzere itiraf ettiği terör eylemlerinin, ‘bazı istihbarat teşkilatlarının örgütü desteklediğini yansıttığını’ belirtti, ancak bu istihbarat teşkilatlarının adı açıklamaktan kaçındı. Bu tür operasyonların planlanmasının herhangi bir örgüt veya hareketin kapasitesini aştığını söyleyen Sabir, bu operasyonların temel amacının Mısır devletinin siyasi ve ekonomik kapasitesine zarar vermek olduğunu vurguladı.

Öte yandan Mısır İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, ülkenin güvenliğini ve istikrarını sarsmayı hedefleyen Müslüman Kardeşler örgütü ve destekçilerinin planlarına karşı kararlılıkla mücadeleye devam edeceğini teyit etti.