Fas depreminden sonra mahkumlara "ağır işlerde çalışma" zorunluluğu gelecek mi?

Etkilenen köylerde yol inşa etmek ve engebeli yolları onarmak için mahkumların kullanılması yönünde talepler var. Hukukçular bunu uluslararası sözleşmelerin ihlali olarak görüyor

Hükümet şu anda "Alternatif Cezalar" Kanununda değişiklik yapıyor (Fas Haber Ajansı)
Hükümet şu anda "Alternatif Cezalar" Kanununda değişiklik yapıyor (Fas Haber Ajansı)
TT

Fas depreminden sonra mahkumlara "ağır işlerde çalışma" zorunluluğu gelecek mi?

Hükümet şu anda "Alternatif Cezalar" Kanununda değişiklik yapıyor (Fas Haber Ajansı)
Hükümet şu anda "Alternatif Cezalar" Kanununda değişiklik yapıyor (Fas Haber Ajansı)

Hasan el-Eşref 

8 Eylül'de Fas'ı vuran depremden etkilenen bölgelerdeki izolasyonu kırmaya yönelik mücadele sürerken yıkıcı depremden etkilenen köylerde yol inşa etmek ve engebeli arazileri onarmak için genç mahkumlara ağır iş yükü getirilmesi yönünde çağrılar yapıldı.

Faslı yetkililer, çok sayıda yardım ekibi ve özel ekipmanla şiddetli depremin hedefi olan birçok uzak dağ köyünü kuşatan izolasyonu kırmak için kayalar ve dağlar boyunca yollar inşa ediyor.

Karşıt pozisyonlar

Fas makamlarının, bu doğal afetin neden olduğu büyük mal ve can kayıplarına ek olarak, resmi olarak yaklaşık 50 bin evin bulunduğu deprem bölgesinde binlerce evin yıkılmasıyla evsiz kalan depremzedelerin yeniden ev sahibi olması ve evlerin yeniden inşa edilmesi için aylara ihtiyacı var.

Milyonlarca Faslı depremden etkilenenlere yönelik gıda, battaniye, çadır ve diğer ihtiyaçları temin etmek için büyük halk patlaması ile seferber olurken sosyal medya aktivistleri, yetkililerin izolasyonu kırma ve uzak bölgelerde zorlu yollar inşa etme mücadelesinde başarılı olmalarına yardımcı olmak için çağrılarda bulundu.

Aktivistler, Fas'ta bağımsızlığı takip eden yıllarda hayata geçirilen uygulama gibi, mahkumların ağır işlerde çalışması uygulamasına geri dönülmesi çağrısında bulundu.

Bağımsızlık yıllarında ceza davalarından hüküm giymiş mahkumlar, kamu yararına hizmet etmek amacıyla uzak bölgelerdeki arazi yollarının inşası ve asfaltlanması için görevlendirilmişti.

Yol inşa etmek ve asfaltlamak ve deprem bölgelerinde konut inşaatına katkıda bulunmak için mahkumların çalıştırılması fikrine ilişkin destekleyenler ve karşı çıkanlar arasında görüş ayrılığı yaşandı.

Bu fikri destekleyenler, bunun gerek mahkumun cezasının hafifletilmesi gerekse mahkûmun çabalarından toplumun menfaat elde etmesi olsun, tüm taraflara fayda sağlayacak gerçekçi bir talep olduğuna inanıyor.

Ayrıca bu fikre karşı çıkanlar, mahkûmların taş kırarak ve ücra dağlarda yol yaparak ağır işlerde çalıştırılmasının, mahkûmların bizzat kanunla güvence altına alınan haklarını ihlal ettiğine ve toplumsal amaç asil olsa bile bunun ağır cezalara dönüşebileceğine inanıyor.

Fas hükümetinin şu anda "Alternatif Cezalar" yasasında değişiklik yapmak için çalıştığı ve buna göre biri mahkumun kamu yararına çalışması olmak üzere üç yeni hapis cezası getirileceği belirtiliyor.

Ancak yasa tasarısında "ağır çalışma" cezasına ilişkin herhangi bir ifade yer almıyor.

Vatana bağlılık

Medya kişiliği ve toplumsal meseleler alanında araştırmacı Mahcub Binsaid şunları söyledi:

Cezaevlerindeki suçluların, devletin mali hazinesinden kendileri için harcadığı para karşılığında, kamu yararına hizmet edecek şekilde sıkı çalışmaları fikrini destekleyenler arasında pozisyon farklılığı var. Bu fikir, mahkumları disiplin altına almayı, topluma entegre etmeyi ve saldırgan, suç teşkil eden davranışlardan kurtulma konusunda eğitmeyi içerir. Mahkumun onurunun yerel ve uluslararası yasalarla güvence altına alındığına ve cezaevi kurumunda belirli bir süre tutuklu olarak özel statüsünün bulunduğuna ve bu nedenle onu ağır çalışmaya zorlamanın yasa dışı olduğuna kanaat getiren başka görüşler de var.

El Huz bölgesinde yaşanan yıkıcı deprem ve bunun geride bıraktığı yıkım ve tahribatın ardından çeşitli türlerde yardım ve destek sağlamak için yaygın halk seferberliğine gidilmesinin ışığında vatandaşlık duygusunu geliştirmek için fiziksel özellikleri güçlü genç mahkumların deprem bölgelerinde yol inşaatı ve altyapı inşası çalışmalarında çalıştırılmaları yönündeki talepler ön plana çıktı.  

Binsaid, "Bu çağrı ve talepler Fas Cezaevleri İdaresi ve Yeniden Entegrasyon Genel Delegasyonu'nun yetki alanına girdiği için karara bağlanamıyor. Uluslararası insan hakları standartlarına uygun olarak cezaevleri ve tutuklu haklarına ilişkin kanunlar ışığında bu taleplerin nasıl uygulanacağını incelemek Fas Cezaevleri İdaresi ve Yeniden Entegrasyon Genel Delegasyonu'nun işidir. Delegasyon ayrıca bu konuda kanunlara, kararnamelere ve düzenleyici prosedürlere ihtiyaç duyuyor" diye konuştu.

Medya kişiliği ve toplumsal meseleler araştırmacısı sözlerini şöyle sürdürdü:

Bazı mahkumların fiziksel yetenek ve iyi davranış gibi belirli kriterlere göre, ihtiyaç duyulması halinde belirli dönemlerde cezaevi dışında kamu yararına yürütülen iş ve çalışmalara dahil olması önemli. Bu durum cezaevinden çıktıktan sonra kendilerini sorumlu hissetmelerine, uygun sivil davranışları seçmelerine, vatana ait olmaktan gurur duymalarına, topluma entegre olmalarına, suçtan kaçınmalarına, sosyal güvenlik ve barışı tehdit etmemelerine yardımcı olacak.

İnsanlaşmanın sınırları

New City Barosu'nda avukat Reşid Vahabi ise şunları söyledi:

Hüküm giymiş bir mahkûmun, cezaevini veya hapis cezasını yalnızca yemek ve dinlenmek ile geçirmek yerine, ülke için kamu hizmetlerini yürütmek üzere görevlendirilmesi yaklaşımının ne ölçüde benimseneceği konusunda yeniden bir tartışma yaşandı. Bu uygulama Fas'ın bağımsızlık sonrası döneminde hayata geçirilmiş ve o dönemde mahkumlar kullanılarak ülkenin kuzeyinde engebeli bir dağ yolu olan "Birlik Yolu"nun inşası da dahil olmak üzere bazı hedeflere ulaşılmıştı. Bazı hükümler ‘ağır çalışmayla hapis’ ibaresiyle yıllarca uygulandı.

Avukat Vahabi, sözlerini şöyle sürdürdü:

Cezaevlerinin insanileştirilmesi, mahkumların haklarına yönelik taleplerin artması ve onlara iradeleri dışında iş verilmesinin uluslararası sözleşmelerin ve insan haklarının ihlali anlamına gelmesiyle birlikte, yeni hapis cezalarında 'ağır çalışma' terimi yer almadı, ancak bazı mahkumlar 'çiftçilik hizmetini' sürdürdüler. Bazı cezaevlerine tarım hapishaneleri deniyor. Mahkum her ne kadar tarım işlerinde çalışsa da hapishane duvarlarından çıkıp doğanın kucağında çalışacak ve yürüyebilecek alan buluyor. Dolayısıyla sivil cezaevinden tarım cezaevine geçiş, cezaevi saatlerini çitler arkasında, duvarlar arasında geçiren her mahkumun umut ettiği altın bir fırsat.

Depremde yıkılan yolların ve tahrif edilen sınırlarının yeniden yapımında mahkumların kullanılması talebine ilişkin Vahabi, şunları söyledi:

Mantıklı, gerçekçi ve dayanışma içinde görünen bir talep, hatta ilgili mahkûmlar bile depremzedelerle dayanışmanın ifadesi olarak bunu yapmayı kabul edebilirler ama mevcut kanun hükümleri yetkililerin hiçbir yasal dayanağı olmayan bu maceranın kapısını çalmalarına yardımcı olmuyor. Bu nedenle bu yola başvurulması pek mümkün görünmüyor.

 
Avukat, "Ceza Kanunu'nda belirli cezalara çarptırılan bazı mahkûmların eski adıyla ağır işler yerine genel işler yapmak gibi görevlere atanmasına ilişkin hükümlerde değişiklik yapılacağı konuşuluyor. Hizmette olan bu mahkumlar, hapis cezalarında indirimle ödüllendirilecek veya kraliyet affından yararlanabilecekler" dedi.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
TT

Koalisyon: Vali ile koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir güç Şebva'ya girmeyecektir

Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)
Yemen başkanlığına bağlı "Vatan Kalkanı" güçleri, Hadramut'taki askeri noktalardan birinin güvenliğini sağlama operasyonunda (Vatan Kalkanı Güçleri)

Yemen'deki "Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu"nun Ortak Kuvvetler Komutanlığı, Şebva Valiliği'nin istikrarına verdiği desteği yineleyerek, valilikteki yerel yönetimin, Şebva'nın güvenliğini sağlamak ve herhangi bir gerginlikten korumak için koalisyonla koordinasyon ve ortak çalışma yapılacağını teyit eden açıklamasını memnuniyetle karşıladı.

Koalisyon güçlerinin resmi sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, koalisyon liderliğinin Şebva Valisi ve Yerel Konsey Başkanı Şeyh Avad Muhammed el-Vezir'in, koalisyonun çabalarına desteğini ve eyaletteki güvenlik ve istikrarı artırmak için koalisyonla iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladığı açıklamasını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

El-Maliki, “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”nun Şebva Valiliğini koruma ve istikrarını destekleme, ayrıca orada bulunan yerlerin güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını teyit ederek, devlet kurumlarına ve yerel yönetime saygı çerçevesinde, Şebva valisiyle tam koordinasyon sağlanmadıkça hiçbir gücün valiliğe girmeyeceğini vurguladı.

Aynı bağlamda, Şebva Valiliği'ndeki şeyhler, ileri gelenler ve sosyal şahsiyetlerin istişare toplantısında, Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Cumhurbaşkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi'nin kararlarına tam destek ve onay verildiği, meşru hükümetin askeri ve güvenlik kararlarını birleştirme, devlet kurumlarını koruma ve doğu valiliklerinde güvenlik ve istikrarı sağlama amacıyla izlediği yola destek verildiği açıklandı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Toplantı sonrasında yayınlanan açıklamada, katılımcılar Güney Geçiş Konseyi'nin Hadramut ve el-Mehra vilayetlerine askeri güç ve teçhizat sevk etmesini kınadılar. Daha önce Şebva vilayetine, güvenli ve istikrarlı doğu vilayetlerinin militarizasyonunu, siyasi tercihleri zorla dayatma girişimlerini ve halkın iradesini hiçe sayma çabalarını kategorik olarak reddettiklerini teyit ettiler.

Açıklamada, doğu illerinin halkının “kendilerini temsil etmeyen veya isteklerini ifade etmeyen hiçbir projeye bağlı olmadıkları” belirtilerek, bu illerin militarizasyonunun istikrarsızlığa ve güvenlik sorunlarına yol açabileceği ve ulusal çıkarlara hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.

Danışma toplantısı, Suudi Arabistan'daki kardeşlerimize Yemen'in meşru hükümetini ve doğu illerini destekleyen kararlı tutumları için teşekkür ve takdirlerini ifade etti ve Riyad'ın güvenliği ve istikrarı korumadaki, durumun kaos ve çatışmaya sürüklenmesini önlemedeki rolünü övdü.Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ayrıca, güney bölgelerinin, güney davası için adil ve kapsamlı vizyon geliştirmek amacıyla bir güney toplantısı düzenleme ve ev sahipliği yapma talebine Riyad'ın verdiği yanıtı da övdü.

Toplantıda, "Güney Geçiş Konseyi" liderliğine sağduyulu davranmaları, Şebva, Hadramut ve el-Mehra vilayetlerinden güçlerini çekmeleri, önceki konumlarına dönmeleri, birliği korumak ve en yüksek ulusal çıkarlara hizmet etmek için meşru bileşenlerin ve güneydeki bileşenlerin geri kalanıyla diyalog ve uzlaşma diline bağlı kalmaları çağrısında bulunuldu.

Aynı zamanda, Suudi Arabistan'ın Yemen Büyükelçisi Muhammed el Cabir, Krallığın güney liderlerinin olumlu ve sorumlu tutumlarını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu tutumların güney davasının adaletini korumak ve kapsamlı bir siyasi çerçeve içinde müzakere etmek için önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Büyükelçi el Cabir, X platformundaki resmi hesabında yaptığı paylaşımda, Şebva valisinin Krallığın Riyad'da güney davası konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşılamasının, Cumhurbaşkanı Reşad Muhammed el-Alimi'nin talebine yanıt niteliğinde olduğunu ve güney liderlerinin siyasi çözüme yönelik sorumlu yaklaşımını yansıttığını açıkladı.

Bu tutumların “güney halkının davalarının adaletini korumak ve tüm beklentilerini karşılayacak şekilde tartışmaya açmak için doğru yönde ilerlediğini teyit ettiğini” belirten Bakan, Krallığın konferansın başarısına ve Yemen'de siyasi istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak yapıcı tutumlar sergileyen tüm güneyli liderlerin katılımını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Şebva Valisi Şeyh Avad Muhammed el-Vezir ise Suudi Arabistan'ın liderliğine ve Yemen'i desteklemedeki önemli rolüne olan güvenini yineledi ve yerel yönetimin, eyaletteki güvenlik ve istikrarı pekiştirmek için “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu” ile iş birliği yapma taahhüdünü vurguladı.

Bakan, Şebva'nın “eyaleti çatışmalardan kurtarmak için koalisyonla birlikte çalışacağını” belirterek, Yemen'in güneydoğusundaki stratejik açıdan en önemli eyaletlerinden birinde güvenliği ve kalkınmayı güçlendirmeye yönelik siyasi ve askeri çabaları desteklediğini vurguladı.


Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
TT

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Şebve ve Sokotra’nın tamamen kurtarılmasını talep etti

Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)
Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Doğu Yemen Vilayetleri Konseyi, Hadramut vilayetinde son dönemde yaşanan saha gelişmelerini memnuniyetle karşıladı. Söz konusu gelişmeleri güvenlik ve istikrarın pekiştirilmesi yolunda önemli bir adım olarak nitelendiren Konsey, Hadramut halkı ile Vatan Kalkanı Güçleri’nin güvenliği sağlama ve toplumsal barışı koruma konusundaki rolünü övdü.

Konsey bugün yayımladığı açıklamada, “Hadramut vilayetinde elde edilen zaferleri tebrik ediyor, güvenlik ve istikrarı pekiştirmek ve ulusal kazanımları korumak için gösterilen kahramanlıkları selamlıyoruz” ifadesine yer verdi. Açıklamada ayrıca, yaşanan gelişmelerin Hadramut halkının kendi güvenliğini savunma ve vilayeti bir çatışma veya kaos alanına dönüştürme girişimlerine karşı durma kararlılığını yansıttığı vurgulandı.

a bulundukları sırada (AFP)Güney Geçiş Konseyi'ne (GGK) bağlı güçler, birkaç gün önce Mukalla'da bulundukları sırada (AFP)

Bu bağlamda Konsey, ‘Şebve ve Sokotra vilayetlerinin tamamen özgürleştirilmesini’ talep etti. Açıklamada, Doğu vilayetlerinin kendi bölgelerini yönetme yetkisinin sağlanmasının sürdürülebilir istikrarın inşasında ve adil, dengeli bir ulusal ortaklığın güçlendirilmesinde temel bir adım olduğu vurgulandı.

Konsey ayrıca, Suudi Arabistan’ın Yemen’de barış konulu bir konferans düzenleme çağrısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Açıklamada, konferansın ‘Doğu vilayetleri bölgesini kapsayan Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’nın ağırlığını yansıtacak şekilde temsil edilmesinin’ önemine dikkat çekildi. Bu temsilin, bölgenin coğrafi, tarihi ve jeopolitik konumuna uygun olması gerektiği ifade edildi.

Konsey’e göre, planlanan konferans, 2012 yılında Körfez Girişimi ve uygulama mekanizmasının imzalanmasından, 2014 Ulusal Kapsamlı Diyalog Konferansı çıktıları ve ilgili uluslararası meşruiyet kararlarına kadar Yemen’de barışın sağlanması yönündeki çabaların doğal bir uzantısı niteliğinde. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın ‘barış sürecinin güvenilir hamisi’ olduğu ve Yemen hükümetiyle, özellikle Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Alimi koordinasyonu ve iş birliği içinde hareket ettiği vurgulandı.

Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)Yemen'in doğusundaki el-Mehra vilayetinde yaşayan bir grup vatandaş, son Başkanlık Konseyi kararlarına desteklerini ifade ediyor. (SABA)

Konsey, açıklamasında Suudi Arabistan’a olan güvenini ve Doğu’nun dört vilayetinin halkının beklentilerini gözetmedeki cömert desteğini yeniden vurguladı. Konsey, halkın bölgesini yönetme hakkını kullanmasını, kaynaklarını değerlendirmesini ve siyasi-ekonomik kazanımlarını korumasını desteklediklerini belirtti. Bu çabaların, adil bir federal devlet çerçevesinde ve Ulusal Diyalog ile üzerinde uzlaşılan üç temel referansa uygun şekilde yürütülmesi gerektiği ifade edildi.

Konsey, açıklamasını Doğu vilayetlerinde barış ve istikrarın sağlanmasının Yemen’de kapsamlı bir çözümün temel direğini oluşturduğunu ve kriz yönetiminden devlet ve kurum inşasına geçiş için fırsatları artırdığını vurgulayarak sonlandırdı.


Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
TT

Vali Hanbeşi, Hadramut Vadisi'nde hayati öneme sahip tüm bölgelerin güvenliğinin sağlandığını duyurdu

 Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)
Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hadramut Valisi, Vilayet Güvenlik Komitesi Başkanı ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi, Hadramut Vadisi'ndeki askeri kampların güvenliğinin tamamen sağlandığını ve operasyonun başarıyla tamamlandığını açıkladı.

Hanbeşi bugün, Yemen resmi haber ajansı SABA’ya yaptığı açıklamada, güçlerin tüm hayati noktalarda konuşlandırılmasının tamamlandığını, Seyun Uluslararası Havalimanı ile Hadramut Vadisi'ndeki egemenlik ve hizmet tesislerinin bütünüyle güvence altına alındığını bildirdi.

Yerel yönetimin, hizmetlerin ve günlük yaşamın kesintisiz sürdürülmesini sağlamak amacıyla kapsamlı bir normalleşme planını fiilen uygulamaya başladığını vurgulayan Hanbeşi, vatandaşlar ile aşiret mensuplarının sergilediği yüksek bilinç ve sorumluluk duygusunu övdü. Hanbeşi, bu kesimlerin güvenlik geçiş sürecinde kamu düzeninin korunmasında emniyet güçleri için gerçek bir destek ve güvenlik supabı olduğunu ifade etti.

Hanbeşi ayrıca, Mukalla kentindeki tüm güvenlik ve askeri personel, din âlimleri, toplumsal komiteler, sosyal şahsiyetler ve kanaat önderlerine, mülklerin ve kurumların korunması konusunda farkındalık çalışmalarını artırmaları çağrısını yineledi.

Hanbeşi, “Hadramut bugün güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru kararlı adımlarla ilerliyor. Burada düzen ve hukukun sesi her şeyin üzerinde; Hadramut halkının topraklarını koruma ve geleceklerini inşa etme hakkı esastır” dedi.

Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)Hadramut'taki kampları ele geçirmek için operasyon başlatan Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Dr. Reşad Muhammed el-Alimi’nin Hadramut’taki gelişmeleri yakından takip etmesini takdirle karşıladığını belirterek, sağlanan destek ve yardımlar dolayısıyla teşekkür etti. Hanbeşi ayrıca, Suudi Arabistan’ın Hadramut’ta güvenliğin tesis edilmesi ve hayatın normale dönmesi yönündeki çabalarına verdiği destekten ötürü memnuniyetini dile getirdi.

Hanbeşi, Mukalla kentindeki kamu ve özel mülklerin korunmasının önemine dikkat çekerek, kentteki kamu ve özel tesislerin Hadramut halkına ait olduğunu, bunlara verilecek her türlü zararın vilayetteki her haneyi olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

“Hadramut’un güvenliği herkesin omuzlarında bir emanettir” diyen Hanbeşi, halkın güvenlik güçleriyle dayanışmasının, fırsat kollayan kesimlere karşı en güçlü güvence olduğunu ifade etti. Hadramut’un her zaman bilinç ve olgunluğun simgesi olarak kalacağını belirten Hanbeşi, kentin ulusal imkânlara ve vatandaşların mülklerine zarar verilmesini reddeden bir hoşgörü kültürünün toprağı olduğunu söyledi.