Fas'ta depremzede öğrenciler okula dönerek hayata yeniden tutunmaya çalışıyor

Depremin etkilediği bölgeleri hızla yeniden inşa etmek, evsizleri barındırmak, etkilenen bölgelerdeki izolasyonun kaldırılmasını sağlamak ve alternatif okullar ile okul çadırları sağlamak için acil bir eylem planı hayata geçirildi

Fas'taki çocuklar, derslerine geri dönerek çadır okullarda eğitim almaya başladılar (AFP)
Fas'taki çocuklar, derslerine geri dönerek çadır okullarda eğitim almaya başladılar (AFP)
TT

Fas'ta depremzede öğrenciler okula dönerek hayata yeniden tutunmaya çalışıyor

Fas'taki çocuklar, derslerine geri dönerek çadır okullarda eğitim almaya başladılar (AFP)
Fas'taki çocuklar, derslerine geri dönerek çadır okullarda eğitim almaya başladılar (AFP)

Hasan el-Eşref 

Fas, son günlerde Atlas Dağları'ndaki köyleri tamamen yıkan şiddetli depremin ardından, özellikle El-Huz ili ve çevresindeki deprem bölgelerinde kademeli olarak normal hayata dönmeye çalışıyor.

Cesetlerin çıkarılması, hayatta kalanların kurtarılması ve mağdurlara malzeme, yiyecek ve battaniye dağıtılması aşamasının ardından Faslı yetkililer, barınma sürecini başlatarak ve deprem öğrencilerini okula geri göndererek afetle mücadelede yeni bir dönem başlattı. 

Acil barınma planı

18 Eylül Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre hükümet, "depremden etkilenen bölgelerin gerekli hız ve verimlilikle iyileştirilmesi ve inşa edilmesini" amaçlayan acil bir eylem planı başlattı.

Faslı yetkililer, yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği depremden etkilenen bölgelerde şu anda tamamen veya kısmen yıkılan evleri sayıyor.

Bu istatistiki veriler, ilgili ailelerin alacakları destek türünü belirlemek için önemli bir temel oluşturuyor.

Fas'ta, özellikle Tizi n' Test, Takuka, Talkcunt, Unayn, Sidi ve Aziz gibi en fazla zarar gören bölgelerde teknik komiteler bulunuyor.

Diğer köylere geçilmeden önce depremden etkilenen binaların nüfusu sayılıyor.

Bu işlem, Kral VI. Muhammed tarafından yakın zamanda başkanlık edilen bir çalışma toplantısının sonuçlarını uygulamak amacıyla gerçekleştiriliyor.

Bu sonuçlara göre acil sığınma programının ve depremzedelerin bakımını sağlama programının etkili bir şekilde hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.

Fas yetkilileri, depremzedelerin yeniden yerleştirilmesi konusunda birçok paydaşın iş birliği yapmasına güveniyor.

Ayrıca, zarar gören bölgelerin genel rehabilitasyonunu sağlamak adına altyapıyı güçlendirmeyi ve kamu hizmetlerinin kalitesini artırmayı hedefliyorlar.

Evsizlere yeniden ev verilmesi ve depremden en çok etkilenen gruplara yardım sağlanmasına yönelik acil müdahale, bir yıl boyunca depremden etkilenen ailelere 30 bin dirhem (3 bin dolar) değerinde yardım sunuyor.

Tamamen yıkılan evler için 140 bin dirhem (14 bin dolar) ve kısmen yıkılan evlerin yeniden inşası için 80 bin dirhem (8 bin dolar) doğrudan mali yardım yapılıyor.

İzolasyonu kırmanın zorluğu

İmzmiz bölgesindeki bir sivil toplum kuruluşunun aktivist olan Abdussamed Uşen, bölgedeki son durumla ilgili şöyle konuştu:

İmzmiz bölgesinde yaşamın eski haline dönmesi şu an zor görünüyor, ancak özellikle felaketi etkileyen bölgelerin izolasyonunun kaldırılmasıyla normal hayata geri dönüşün işaretleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Yaşamı yavaş ama istikrarlı bir hızla doğru yola döndürme sürecinin başarısının sırrı izolasyonu kırmaktır. Dağ köyleri, yolların engebeli olması ve çevredeki dağlardaki kayaların düşmesi nedeniyle neredeyse dış dünyayla bağlantısı kesilmiş halde yaşıyordu. Başta Fas ordusu ve Sivil Koruma ekiplerinin ve diğer müdahalecilerin çabaları, bu uzak köylerin izolasyonunun kırılmasına açıkça katkıda bulundu ve bu da onların yavaş yavaş hayata dönmesini mümkün kıldı. İzolasyonu kırmadan, depremden etkilenen nüfusu yeniden barındırmaya yönelik hiçbir çaba veya planın faydası olmayacaktır. Depremden etkilenen tüm köylerde, inşaat standartlarına uygun ve yerel Amazigh topluluğunun özelliklerini ve yaşam tarzını dikkate alan evlerin inşası yapılırken, geçici konut olarak hizmet vermek üzere çadırlar kuruldu. Binlerce kişinin barınabileceği bu çadırların sağlanması, depremzedelerin psikolojik ve sosyal rahatlamasının sağlanmasının yanı sıra, onların korkunç sonuçlara yol açabilecek olası sağanak yağışlardan korunması için de gerekliydi.

Mobil okullar

Depremden etkilenen ve mağdur olanları hayata tekrar bağlamak adına binlerce öğrencinin iki yöntemle dersliklere dönmesi planlandı:

Birincisi, derslik şeklinde seyyar çadırlar kurmak ve ikincisi ise yüzlerce öğrenciyi yakınlardaki Marakeş kentindeki mevcut okullara yönlendirmekti.

Altı binden fazla öğrencinin deprem bölgelerinden Marakeş kentindeki dersliklere veya okulun temel ekipman ihtiyaçlarının bulunduğu seyyar öğretim çadırlarına nakledilmesi planlanıyor.

Depremin etkisiyle 530 okul zarar gördü. Bunun yanı sıra, 55 yatılı okul ve yaklaşık 150 taşınabilir sınıf kuruldu.

Bu sınıflar, güneş panelleri, karatahtalar ve diğer eğitim ekipmanlarına sahipti ve depremzedelerin çocuklarının eğitimlerine devam etmelerine yardımcı oldu.

El Huz Eyaletindeki bir okulun müdürü olan Aziz Afukas, depremzede çocukların yeniden okula dönmesini amaçlayan bu girişim hakkında şunları söyledi:

Konunun duygusal ve psikolojik boyutu da var, özellikle onları eğlendirecek, travmalarını hafifletecek eğitim ve spor etkinliklerinin olması, bu çocukların okula dönüşleri açısından onlara bir miktar güven ve mutluluk veriyor. Hiçbir şeyin bir öğrenciye kendi okulunun ve doğup büyüdüğü çevrenin rahatlığını veremeyeceği bilinmektedir. Ancak eğitim yetkilileri bu yönü göz önünde bulundurarak öğrencileri ve onların öğretmenlerini ve diğer eğitim personelini taşıdılar, böylece taşınan öğrencilerin yeni ortamlarında yabancı hissetmemelerini sağladılar. Zorlu bir deprem sonrası yaşamın zorluklarına rağmen, özellikle öğrencilerin psikolojisinin bozulmasıyla, onları okula geri döndürmenin hızlandırılması, okulda eski ve yeni arkadaşlarla benzer ortamlar kurarak depremin zararlarını tamir etme ve psikolojik ve sosyal sonuçlarını aşma açısından önemli bir adım olabilir.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
TT

İsrail, şubat ayı sonunda Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Gazze'deki faaliyetlerini yasakladı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Zuveyda kentinde, yanık tedavisi için gerekli tıbbi ekipman, ilaç ve temel malzemelerin ciddi bir şekilde yetersiz olduğu ortamda, Filistinli bir kadın Sınır Tanımayan Doktorlar hastanesinde yanıkları olan genç bir kadına yardım ediyor (Reuters)

İsrail, bugün yaptığı açıklamada, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün Filistinli çalışanlarının listesini sunamaması üzerine Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini durduracağını duyurdu.

Yurtdışı İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, "Gazze Şeridi'ndeki Sınır Tanımayan Doktorlar'ın faaliyetlerine son verme yönünde adımlar atıldığını" açıkladı.

Bakanlık, kararın "Sınır Tanımayan Doktorlar'ın, bölgede faaliyet gösteren tüm insani yardım kuruluşları için geçerli şart olan yerel personel listelerini sunamaması" üzerine alındığını belirterek, örgütün faaliyetlerini durduracağını ve 28 Şubat'a kadar Gazze'den ayrılacağını kaydetti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF), salı günü, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeridi'ne erişimini sürdürmesi için talep ettiği personel listelerini vermeyeceğini açıkladı ve ekibinin güvenliği konusunda garanti alamadığını ifade etti.

Gazze'deki hastaneleri destekleyen MSF, İsrail'in bu ay Filistin topraklarındaki faaliyetlerini durdurması emrini verdiği 37 uluslararası kuruluştan biri. Bu kuruluşlar, personel bilgilerini sunma zorunluluğu da dahil olmak üzere yeni düzenlemelere uymadıkları takdirde faaliyetlerini durduracaklar.

Yardım kuruluşları, personel hakkında kişisel bilgilerin paylaşılmasının güvenliklerini tehlikeye atabileceğini belirterek, Gazze'deki iki yıllık savaş sırasında öldürülen veya yaralanan yüzlerce yardım çalışanını örnek gösteriyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kayıt sürecini yöneten İsrail Diaspora İşleri Bakanlığı, yaptığı açıklamalarda, Hamas'ı Sınır Tanımayan Doktorlar'a baskı yapmakla suçladı. Bakanlık herhangi bir kanıt sunmadı, ancak Gazze Sağlık Bakanlığı'nın 29 Ocak'ta ortak sağlık kuruluşlarına bağlı sağlık çalışanlarının verilerini paylaşmayı reddettiğini, bunun nedeninin ise güvenlik endişeleri olduğunu belirtti. Bakanlık, Sınır Tanımayan Doktorlar'ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtti.

İsrail daha önce, veri kaydının Filistinli silahlı gruplara yardım ulaşmasını engellemek amacıyla yapıldığını belirtmişti. Yardım kuruluşları, önemli miktarda yardımın başka yerlere yönlendirildiğini reddediyor. Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) geçen hafta, bu bilgiyi ifşa etmeyi kabul eden Filistinli ve uluslararası personelin kısmi bir listesini paylaşmaya hazır olduğunu, ancak listenin yalnızca idari amaçlarla kullanılması ve ekibini tehlikeye atılmaması şartıyla bunu yapacağını söyledi. MSF, insani tıbbi malzemelerin yönetimini kontrol altında tutmak istediğini belirtti. Örgüt yaptığı açıklamada, "Tekrarlanan çabalara rağmen, son birkaç gündür İsrail yetkilileriyle gerekli somut garantiler konusunda bir anlaşmaya varamadığımız ortaya çıktı" ifadelerini kullandı. MSF, Gazze ve Batı Şeria'daki faaliyetlerine getirilen yasağın, Gazze'de devam eden insani kriz göz önüne alındığında, insani hizmetler üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabileceğini belirtti.


Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
TT

Dörtlü Mekanizma’nın Sudan savaşını sona erdirme planında çıkmaz yaşanıyor

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) Komutanı Korgeneral Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) (Arşiv – AFP)

Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik çabalar, son aylarda Dörtlü Mekanizma’nın yol haritasının kayda değer bir sonuç üretememesi nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

Ufkun tıkandığı bu süreçte, çok sayıda kaynak, bu yönde kapalı kapılar ardında ve son derece gizli yürütülen bazı görüşmelerin yapılmış olabileceğini, bu nedenle herhangi bir bilginin sızmasının önüne geçildiğini belirtiyor.

Aynı kaynaklar, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve Ordu Komutanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan’ın, Dörtlü Mekanizma’yı devre dışı bırakmaya yönelik bir girişim içinde olduğunu ve doğrudan ABD Başkanı Donald Trump’ın öncülük edeceği yeni bir müzakere hattı oluşturmayı hedeflediğini ifade ediyor. Burhan’ın, bu yaklaşımı çeşitli açıklamalarında birden fazla kez dile getirdiği kaydediliyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynaklar ise Dörtlü Mekanizma’nın özellikle en kritik başlık olan ateşkesin sağlanması konusunda sunduğu yol haritasında somut bir ilerleme kaydedememesine rağmen, arabulucuların girişimin başarısız olduğunu ilan etmediğini ya da görüşmeleri sonlandırdıklarına dair bir açıklama yapmadığını aktardı.

Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası

 Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)Sudan'daki çatışmanın iki tarafının temsilcileri, Mayıs 2023'te Cidde Bildirgesi’nin imzalanması sırasında (Reuters)

ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) oluşan Dörtlü Mekanizma’nın yol haritası, geçtiğimiz yıl eylül ayında, insani yardımların Sudan’ın tüm bölgelerine ulaştırılmasını kolaylaştırmak amacıyla üç ay süreli insani ateşkes öngörmüş, bunun ardından kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesini ve dokuz ay içinde Sudanlıların güvenini kazanacak meşru sivil hükümetin kurulmasına yol açacak siyasi sürecin başlatılmasını önermişti. Ancak girişim, Sudan ordusunun reddi ve ülkesindeki çatışma karşısında tarafsız olmadığı yönündeki şüpheleri nedeniyle engelle karşılaştı.

Kaynaklar, Dörtlü Mekanizma yol haritasının Sudan’daki savaşı durdurmaya yönelik şu anda masadaki tek girişim olduğunu ve yaklaşık üç yıldır süren, Birleşmiş Milletler’e (BM) göre dünyadaki en büyük insani felakete yol açan yıkıcı çatışmayı sona erdirmek amacıyla tarafların bölgesel düzeyde uzlaşması sonucunda ortaya çıktığını belirtiyor.

Aynı kaynaklar, son gelişmelerin Dörtlü Mekanizma dışında yeni bir müzakere sürecinin varlığına işaret etmediğini, yaşananların ise ordunun bu girişimi en kısa sürede kabul etmesini sağlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda, Sudan hükümetiyle iyi ilişkilere sahip bazı ülkelerin, yönetimi girişime olumlu yaklaşmaya teşvik etmek için diplomatik temaslarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor.

Tek platform

Siyasi analist el-Cemil el-Fadıl, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Dörtlü Mekanizma girişiminin Sudan’da uzayan savaş krizinin çözümü için bölge ülkeleri arasında üzerinde uzlaşı sağlanmış tek platform olmayı sürdürdüğünü söyledi. El-Fadıl, söz konusu girişimin, ABD Başkanı Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi arasında, ocak ayı ortasında Davos Forumu kapsamında yapılan görüşmede de güçlü biçimde gündeme geldiğini belirtti.

El-Fadıl, iki lider arasındaki görüşmelerin esas olarak Dörtlü Mekanizma çerçevesinde Sudan’daki savaşı sona erdirmeye yönelik ortak çabalara odaklandığını, önceliğin insani ateşkesin kalıcı hale getirilmesi olduğunu ifade etti. Bununla birlikte girişimin sahada somut kazanımlar elde etmesi gerektiğini vurgulayan el-Fadıl, mevcut tabloya bakıldığında sürecin çıkmaza girdiğinin söylenemeyeceğini dile getirdi.

Washington’daki insani yardım konferansı

 Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)Sudan’da dünyadaki en büyük iç göç yaşandı. (Reuters)

El-Fadıl, ABD yönetimine yakın çevrelerden sızan bilgilerle bağlantı kurarak, Washington’un 3 Şubat’ta Sudan’a destek amacıyla uluslararası bir insani yardım konferansı düzenlemeye hazırlandığını ve önümüzdeki kısa dönemde kayda değer bir ilerleme yaşanmasının beklendiğini söyledi. Bu adımın, Dörtlü Mekanizma tarafından ortaya konan çözüm yol haritasının parçası olduğunu da ifade etti.

El-Fadıl, ABD yönetiminin, Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri’nden (HDK) ateşkes ve çatışmaların durdurulması yönünde taahhüt almadan böyle bir insani konferansı düzenlemeye gitmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Mevcut veriler ışığında, Washington’da yapılması planlanan insani konferansla eş zamanlı olarak yol haritasının uygulanmasına yönelik taraflar arasında örtülü bir mutabakat bulunabileceğini dışlamayan el-Fadıl, sürecin başarısının tüm tarafların gerçek ve somut tavizler vermesine bağlı olduğunu dile getirdi.


İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
TT

İsrail, Gazze Şeridi sakinleri için Refah sınır kapısının sınırlı olarak açıldığını duyurdu

Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).
Bugün Mısır tarafından Refah sınır kapısından bir vinç geçiyor (AP).

İsrail, bugün yaptığı açıklamada Gazze Şeridi sakinlerinin geçişine izin vermek üzere Refah Sınır Kapısı’nın sınırlı olarak açıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanlığı’na bağlı Filistin sivil işlerinin koordinasyonundan sorumlu Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi (COGAT), “Ateşkes anlaşması ve siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda, bugün Refah Sınır Kapısı yalnızca sivillerin geçişine açılmıştır” açıklamasında bulundu.

Filistin medya kuruluşları, daha önce Filistinli personeli taşıyan otobüslerin Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafına ulaştığını, buradan Filistin tarafına geçerek kapıda göreve başlamalarının planlandığını bildirmişti.

Sınır kapısından geçişlerin, sıkı denetim altında ve yalnızca bireylerle sınırlı olacağı belirtiliyor. Bu adım, ateşkesin yürürlüğe girmesinden aylar sonra atılırken, insani yardım kuruluşları uzun süredir abluka altında ve büyük ölçüde tahrip olmuş Gazze’ye yardımların ulaştırılabilmesi için kapının engelsiz şekilde açılması çağrısında bulunuyor.

Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)Ambulanslar, Gazze Şeridi'ne doğru yola çıkmak üzere Refah sınır kapısının Mısır girişinde sıraya girdi (AP)

Gazze’de Rafah Sınır Kapısı Yeniden Açıldı, İsrail Saldırılarında 32 Kişi Hayatını Kaybetti

Gazze’de 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkesin ihlalleri devam ederken, İsrail’in dün gerçekleştirdiği hava saldırılarında 32 kişi yaşamını yitirdi; Gazze Sivil Savunma yetkililerinin bildirdiğine göre ölenler arasında kadınlar ve çocuklar da bulunuyor.

Mısır sınırındaki Refah Kapısı, İsrail topraklarından geçmeden Gazze’ye kara yoluyla açılan tek geçit olarak biliniyor. Ancak kapı, Mayıs 2024’te İsrail güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana kapalıydı. 2025 başında ise kısa bir süreliğine kısmi olarak yeniden açılmıştı.

Ayrı bir gelişmede, Filistin medyasına göre bugün sabah saatlerinde Gazze Vadisi’nin kuzeyinde İsrail dronunu saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti, bazı kişiler de yaralandı. Filistin Haber Ajansı’nın (WAFA) haberine göre böylece dün sabah saatlerinden itibaren Gazze hastanelerine ulaşan ölü sayısı 32’ye yükseldi; ölümlerin 7’si güneyde, 25’i kuzeyde kaydedildi.

Refah Kapısı, Gazze’nin güney sınırında, ateşkesin ardından İsrail’in çekilmediği alanlar içinde yer alıyor; bu da bölgenin yarısından fazlasını kapsıyor. Anlaşmanın ikinci aşamasında kapının yeniden açılması öngörülüyor. BM ve yardım kuruluşları, insani krizin derinleştiği Gazze’de 2 milyondan fazla kişiye yardım ulaştırılabilmesi için geçişin sorunsuz açılmasını talep ediyor.

Sınırlı olmasına rağmen bu adımın, Gazze’nin günlük işlerini yönetmek üzere kurulan 15 Filistinli teknokrattan oluşan Ulusal Yönetim Komitesi’nin çalışmalarını kolaylaştırması bekleniyor. Komite, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığını yürüttüğü “Barış Konseyi” denetiminde faaliyet gösterecek.