Gazze’de “insani ateşkes” ve “geçiş süreci” hakkında konuşulanlar

İsrail, Gazze Şeridi'nde kontrolü ‘uzun bir süre’ daha sıkılaştırma niyetinde olmadığını açıkladı

Dün Bureij Mülteci Kampı'ndaki Selahaddin Caddesi'nde Gazze Şeridi'ne doğru yürüyen Filistinliler (AP)
Dün Bureij Mülteci Kampı'ndaki Selahaddin Caddesi'nde Gazze Şeridi'ne doğru yürüyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze’de “insani ateşkes” ve “geçiş süreci” hakkında konuşulanlar

Dün Bureij Mülteci Kampı'ndaki Selahaddin Caddesi'nde Gazze Şeridi'ne doğru yürüyen Filistinliler (AP)
Dün Bureij Mülteci Kampı'ndaki Selahaddin Caddesi'nde Gazze Şeridi'ne doğru yürüyen Filistinliler (AP)

Arap ülkeleri ve uluslararası kaynakların, İsrail ile Hamas Hareketi arasında Gazze Şeridi’nde devam eden savaşta, Hamas’ın elinde tuttuğu bazı rehineleri serbest bırakması karşılığında ‘insani ateşkese’ varılması yönündeki konuşmalar dün hız kazandı.

Gazze’de savaşın 33’üncü gününde de çatışmalar devam etti. İsrail ordusu, Gazze’nin içlerindeki tüm cephelerde yaşanan yoğun çatışmalar nedeniyle daha fazla ilerleyemedi. İsrail ordusu, Gazzelileri her gün 4 saatliğine açılan bir koridordan güneye doğru gitmeye zorlamak amacıyla kuzeyden başlattığı Gazze kuşatmasının kapsamını genişletti. İsrailli üst düzey bir yetkili, İsrail’in Gazze Şeridi’ni yeniden işgal etme ya da ‘uzun bir süre’ kontrol altında tutma niyetinde olmadığını söyledi.

Gerek Arap ülkelerinden gerek uluslararası camiadan kaynakların çoğu, dünkü açıklamalarında insani ateşkes görüşmelerine odaklandı. Bunun yanında ateşkes anlaşmasına varıldıktan sonra serbest bırakılacak rehinelerin sayısıyla ilgili bir kafa karışıklığı hakimdi. Serbest bırakılması istenen rehinelerin sayısı 10 ile 15 arasında değişiyordu.

Öte yandan Fransız Haber Ajansı (AFP), Hamas’a yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Katar'ın arabuluculuğunda yarısı ABD vatandaşı olan 12 rehinenin serbest bırakılması karşılığında üç günlük insani ateşkes ilan edilmesi konusunda müzakereler yapıldığını aktardı. Alqahera News adlı televizyon kanalı ise adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, Mısır'ın Gazze’de esir takası için insani ateşkese ulaşmaya yaklaştığını bildirdi.

Diğer yandan Şarku’l Avsat’a konuşan bir Arap kaynak, Batılı bazı yetkililerin son üç günde, savaş sonrası Gazze Şeridi’nin yönetimine ilişkin görüşler ortaya koyduklarını söyledi. Ancak şu an öncelikli meselenin ‘insani yardımların sağlanması ve insani ateşkes ilan edilmesi’ olduğuna dikkat çeken kaynak, ‘Gazze Şeridi’nin geleceğinin kapsamlı bir çözümün parçası olması gerektiğinin’ altını çizdi.

G7 ülkelerinin dışişleri bakanları dün, Gazze’ye insani yardımların girişine izin verilmesi için insani ateşkes yapılması çağrısında bulundu. Bakanlar, Gazze için uzun vadeli çözümler hazırlanması ve daha geniş bir barış sürecine girilmesi konusunda ısrarcı olduklarını vurguladı.

Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Hüsam Zeki, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, cumartesi günü Suudi Arabistan’da yapılması planlanan Arap Birliği Olağanüstü Zirvesi’nde ‘Filistin’in haklarını destekleyen sağlam bir tutumun ortaya koyulacağını’ söyledi. Arapların, İsrail'in Filistinlileri topraklarından zorla sürmeye yönelik her türlü projesini engelleme sözü verdiklerini ifade eden Zeki, Arap Birliği’nin İsrail’in işlediği soykırım suçlarını takip etmek ve onları yasal olarak izlemek üzere bir mekanizma kuracağını da sözlerine ekledi.



Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak
TT

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu, SDG'nin çekilmesinin ardından el-Hol kampını güvence altına alacak

Suriye ordusu bugün, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) kampı korumaktan çekilmesinin ardından, iç güvenlik güçleriyle birlikte el-Hol kampına girerek kampın güvenliğini sağlayacağını duyurdu. SDG daha sonra kamptan "zorla" çekildiğini açıkladı.

Kürdistan İşçi Partisi (PKK) Suriye Kürtlerini terk etmeyeceğine dair söz verirken, Kürt özerk yönetiminden bir yetkili bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki müzakerelerin "tamamen çöktüğünü" doğruladı.

Bu arada, Suriye Savunma Bakanlığı Rakka'daki El-Aktan cezaevi civarında çatışmalar olduğuna dair haberleri yalanladı.


Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
TT

Sisi ve Trump, Davos Forumu'nun oturum aralarında bölgesel gelişmeleri görüşecekler

ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi (Arşiv- Reuters)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi, "Diyalog Ruhu" temasıyla 19-23 Ocak tarihleri ​​arasında düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere bugün İsviçre'nin Davos kentine hareket ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed el-Şennavi bugün yaptığı basın açıklamasında, forumun gündeminde devlet başkanları, uluslararası ve bölgesel örgüt başkanları ve büyük özel sektör kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek bir dizi etkinlik bulunduğunu belirtti.

El-Şennavi, forum oturumlarında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi, küresel refah yollarının desteklenmesi, büyümenin itici gücü olarak teknoloji ve inovasyona olan bağımlılığın artırılması ve insan sermayesine yatırım yapılması gibi konuların ele alınacağını ifade etti.

Sözcü, Mısır Cumhurbaşkanı'nın forumun oturum aralarında Amerikalı mevkidaşı Donald Trump ile bir araya gelerek, ortak ilgi alanlarına giren son bölgesel ve uluslararası gelişmeleri görüşeceğini belirtti. Liderler, her iki ülkenin çıkarlarına hizmet edecek ve bölgesel ve uluslararası istikrarı teşvik edecek şekilde Mısır ile Amerika Birleşik Devletleri arasında iş birliği ve koordinasyonu artırmanın yollarını ele alacaklar.


UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)
TT

UCM: HDK, Sudan'daki “savaş suçlarını” gizlemek için toplu mezarlar açtı

UCM Genel Merkezi (AFP)
UCM Genel Merkezi (AFP)

Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcı Yardımcısı Nazhat Shameem Khan dün, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ni (HDK) ‘ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde işlenen savaş suçlarını ve insanlığa karşı suçları’ gizlemek için toplu mezarlar kazmakla’ suçladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığı habere göre Khan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) verdiği brifingde, Savcılık Ofisi'nin ‘Faşir'de, özellikle ekim ayı sonlarında HDK'nın şehri kuşatmasının zirveye ulaştığı dönemde, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar işlendiği sonucuna vardığını’ söyledi.

Kendisine ABD'ye giriş vizesi verilmediğini açıklayan Khan, videolu brifinginde, Savcılık Ofisi’nin suçlamalarını ‘toplu katliamları ve toplu mezarlar kazarak suçları gizleme girişimlerine dair ses ve video materyalleri ile uydu görüntülerine’ dayandırdığını söyledi.

HDK, 2024 yılının mayıs ayında Kuzey Darfur eyaletinin yönetim şehri Faşir'e uyguladığı kuşatmayı sıkılaştırdı ve 2025 yılının ekim ayında şehrin tam kontrolünü ele geçirdi.

Fransız Haber Ajansı AFP tarafından aralık ayında analiz edilen uydu görüntüleri, 3 bin 600 metrekareyi kaplayan bir alana mezarların yayıldığını gösteriyordu.

ABD’deki Yale Üniversitesi İnsani Yardım Araştırma Laboratuvarı tarafından kasım ayı sonlarında yapılan benzer bir analiz, taşınmış, gömülmüş veya yakılmış ‘insan kalıntılarına benzeyen nesnelerden oluşan yığınlar’ tespit etti.

Faşir savaşından sağ kurtulanlar, sivillerin şehirden kaçarken hedef alındığını, hatta yargısız infazlara ve cinsel şiddete maruz kaldıklarını bildirdi.

Darfurluların ‘toplu işkenceye’ uğradığı uyarısında bulunan Khan, “Faşir’in düşüşü, Arap olmayan toplulukları en derin acılara maruz bırakmak için sistematik ve planlı bir kampanyayla birlikte gerçekleşti” değerlendirmesinde bulundu.

Savcı Yardımcısı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araştırmalarımıza göre tecavüz dahil cinsel şiddet, Darfur'da bir savaş aracı olarak kullanılıyor ve yavaş yavaş ortaya çıkan tablo, toplu infazlar ve zulümler dahil olmak üzere büyük çaplı organize suçların korkunç bir görüntüsüdür.”

Bu suçların geniş bir coğrafyayı kapsadığını ve Faşir ile sınırlı olmadığını vurgulayan Khan, ‘2023 yılında El-Cenine'de işlenen zulümlerin 2025 yılında Faşir'de tekrarlandığını ve bu suçların Darfur'daki bir bölgeden diğerine aktarıldığını’ gösteren kanıtlardan bahsetti.

Savcı Yardımcısı, bu suçların ‘mevcut çatışma ve cezasızlık sona erene kadar’ devam edeceği konusunda uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, HDK’nın Batı Darfur'un El-Cenine kentinde çoğu Masalit kabilesinden olmak üzere 10 bin ila 15 bin kişiyi öldürdüğünü tahmin ediyor.

Khan, Sudanlı yetkililere, UCM’nin tutuklama emri çıkardığı kişileri, özellikle de eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir döneminde iktidar partisinin lideri olan Ahmed Harun'u teslim etmeleri çağrısını yineledi.

Savcı Yardımcısı, Harun'un teslim edilmesini öncelikli bir konu olarak görüyor. Çünkü Harun, 2000’li yılların başlarında Darfur'da ve 2011 yılında Güney Kordofan'da yetkililerin isyanı bastırma sürecinde işlediği cinayet, tecavüz ve işkence dahil olmak üzere onlarca insanlığa karşı suç ve savaş suçu ile suçlanıyor. Harun ise hakkındaki bu suçlamaları reddediyor.