İsrail ordusu Gazze şehrinin derinliklerine ilerlerken şiddetli çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusu, Hamas Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetim noktalarını kontrol altına aldığını duyururken Kassam Tugayları ise İsrail ordusuna büyük kayıplar verdirdiğini bildirdi.

Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
TT

İsrail ordusu Gazze şehrinin derinliklerine ilerlerken şiddetli çatışmalar yaşanıyor

Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)
Dün Gazze Şeridi'ndeki Bureyc Mülteci Kampı’nda geniş çaplı yıkım meydana geldi. (AFP)

İsrail ordusunun Gazze’nin iç kesimlerine doğru ilerlemesi sürüyor. Şehirde çatışmalar artmış durumda. İsrail ordusu Hamas Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetim noktalarının kontrolünü ele geçirdiğini açıklarken İzzeddin el-Kassam Tugayları, çok sayıda İsrail askerini öldürdüklerini, tankları ve askeri araçları imha ettiklerini duyurdu.

Diğer yandan İsrail ordusu, Gazze'nin kuzeyindeki tüm hastanelerin çevresindeki ablukayı daha da sıkılaştırırken kısmen faaliyet gösteren tek hastane olan Baptist Hastanesi’ne doğru ilerlemeye başladı. Diğer taraftan elektrik, su, yiyecek ve ilacın olmadığı Gazze'de abluka altındaki halkın yaşadığı trajedi daha da derinleşiyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Gazzeliler, İsrail ordusunun iç bölgelere ve mahallelere girmesiyle tamamen kuşatıldıklarını ve artık temel ihtiyaçlarını bulamadıklarını, İsrail askerlerinin üzerlerine ateş açmaları nedeniyle evlerinden dışarı çıkamadıklarını aktardılar. Gazzeliler, insansız hava araçları (İHA), tanklar ve askerlerin Gazze sokaklarında hareket eden her şeyi hedef aldıklarını ve kimsenin kendilerine ulaşamadığı insanları öldürdüklerini belirttiler. 

Gazze şehrinin merkezindeki Filistin Meydanı'na kadar gelen İsrail askerleri, şehrin çeşitli bölgelerine sızarak tıpkı Batı Şeria'da yaptıkları gibi evlere baskınlar düzenleyip Gazzelileri öldürmeye, tutuklamaya ve sorgulamaya başladılar.

İsrail, Batı Şeria'daki gibi bir güvenlik durumu yaratmak amacıyla Gazze şehrini tamamen kontrol altına almaya çalışıyor gibi görünüyor. Bu amaçla ordusunun istediği zaman saldırmasına, baskınlar düzenlemesine ve halkı öldürmesine izin veriyor.

Gazze’deki Filistinli gruplardan bir kaynak şu açıklamada bulundu:

“Direniş hareketi yönetimi, İsrail'in Gazze Şeridi'nde yeni bir gerçeklik dayatma girişiminin farkında. Ancak İsrail güçleri, her cephede ve her zaman şiddetli, aralıksız ve devam eden bir direnişle karşı karşıya kaldıkları ve ağır kayıplar verdikleri için burada bir dakika bile dinlenmeyecekler. Gazze sonuna kadar direnecek, teslim olmayacak ve beyaz bayrak çekmeyecek”

Fotoğraf Altı: Gazze Şeridi'nde, Bureyc Mülteci Kampı’ndaki enkazda kurbanları ve hayatta kalanları bulmak için arama kurtarma çalışmaları yürütüldü. (AP)
 Gazze Şeridi'nde, Bureyc Mülteci Kampı’ndaki nekazda kurbanları ve hayatta kalanları bulmak için arama kurtarma çalışmaları yürütüldü. (AP)

Hamas Hareketi’nin askeri kanadı Kassam Tugayları, savaşın 39’uncu gününde savaşçılarının Gazze şehrinin kuzeyindeki sıfır mesafeden yedi, Beyt Hanun'da da sıfır mesafeden iki asker olmak üzere dokuz İsrail askerini öldürdüğünü duyurdu. Kassam Tugayları tarafından yapılan açıklamalara göre Tel Aviv füzelerle vuruldu, tanklar, askeri araçlar ve personel taşıyıcıları imha edildi ve İsrail ordusunun konuşlandığı noktalar çeşitli anti-zırh ve anti-personel silahlarla hedef alındı.

Diğer yandan İsrail ordusu, çok sayıda askerinin öldürüldüğünü itiraf etti. İsrail ordusu, Çavuş Roy Marom ve Binbaşı (yedek) Raz Abulafia’nın öldürüldüğünü, dört askerin de yaralandığını, böylece Gazze'nin kuzeyine yönelik kara harekatında öldürülen toplam asker sayısının 46'ya yükseldiğini açıkladı.

İsrail ordusu, askerlerinin Gazze şehrinde Hareketi’nin kontrol merkezlerini ve yönetimini temsil eden noktalarının kontrolünü ele geçirdiğini ve Kassam Tugayları üyelerini öldürdüğünü duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 162’nci Tümen’in şimdiye kadar 160'tan fazla tünelin yerini tespit ettiği belirtildi.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Yaklaşık 2 bin 800 terör altyapısı hedef alındı, Hamas terör örgütünün yaklaşık bin üyesi ve lideri öldürüldü. Son birkaç saat içinde Şati Mülteci Kampı’nın operasyonel kontrolü ele geçirildi. 162’nci Tümen, Gazze Şeridi'ndeki faaliyetleri kapsamında Hamas terör örgütünün stratejik ve hayati önem taşıyan binalarına girdi. Bunlar arasında Force 17 Sitesi, Hamas Güvenlik Meydanı, terör örgütünün askeri faaliyetler ve kaçırılan kişileri tutmak için kullandığı Rantisi Hastanesi ve Bedir Sitesi yer alıyor.”

Fotoğraf Altı: Dün Gazze'ye atılan bir termal bomba. (AP)
Dün Gazze'ye atılan bir termal bomba. (AP)

Açıklamada ayrıca ana polis merkezinin, bir mühendislik fakültesinin, Gazze valisinin evinin ve Gazze şehrinde savaşın başlarında İsrail tarafından öldürülen Eymen Nevfel komutasında olan Kassam Tugayları’nın merkezi karargahının yanı sıra eğitim merkezleri ve güvenlik ofislerinin de ele geçirildiği belirtildi.

İsrail ordusu savaşı sürdürürken Gazze’deki hastanelerin çoğu hizmet dışı kaldı.

Hamas'ın üst düzey yöneticilerinden Usame Hamdan’ın aktardığına göre İsrail'in Gazze Şeridi'ni bombalaması ve karadan işgal etmesi, kuşatma altındaki Gazze Şeridi'ndeki 35 hastaneden 25'inin hizmet dışı kalmasına yol açtı.

İsrail ordusu Gazze'deki Şifa Hastanesi'ni kuşatırken Kassam Tugayları komuta merkezinin yanı sıra Rantisi, el-Uyun, en-Nasır ve Kudüs hastanelerinin de kuşatıldığı açıkladı.

İsrail ordusu, kuşatma altındaki hastanelere giriş-çıkış her türlü hareketi engelliyor.  İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, pazartesi gecesi, Rantisi Hastanesi'nin altında bir tünel olduğunu ve bu tünelin askeri amaçlarla ve rehineleri tutmak için kullanıldığını iddia ettiği bir video yayınladı. Ancak iddialar Hamas ve Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yalanlandı.

İsrail ordusu hastanelere yönelik ablukayı sıkılaşırken, Şifa Hastanesi'ndeki doktorlar dün onlarca kişinin cenazesini hastane bahçesine gömmek zorunda kaldılar.

Bölgedeki gazeteciler, halkın tıbbi ve idari ekiplerin hastane kompleksinin avlusunda toplu mezar kazmaya gönüllü olduklarını ve 100'e yakın cenazeyi buraya defnettiklerini aktardılar.

Hastaları ve çocukları hastanelerden çıkarmak için yoğun temaslar sürdürülse de bu yapmak neredeyse imkansız gibi görünüyor.

İsrail ordusuna göre burası güvenli bir bölge. İsrail, bir yandan çatışmalar devam ederken, diğer yandan Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehri dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerini bombalamaya devam etti.

Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik saldırılarının başlamasından bu yana şehit sayısının 11 bin 451'e yükseldiği duyuruldu. Açıklamaya göre yaralıların sayısı ise 4 bin 630'u çocuk, 3 bin 130'u kadın, 682'si yaşlı olmak üzere 29 bine ulaştı.



Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
TT

Refah Sınır Kapısı’nın açılışı beklenirken, işleyişiyle ilgili belirsizlikler devam ediyor

Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)
Refah Sınır Kapısı’nın Mısır tarafında bekleyen yakıt tankerleri ve insani yardım malzemesi yüklü tırlar (AFP)

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı’nın açılmasının önündeki engel, İsrail’in son cesedin kalıntılarını bulmasının ardından aşıldı. Ancak kapının çalışma mekanizmasına ilişkin Mısır ile İsrail arasında istişareler sürüyor. Kapının yarın (cuma) ya da en geç pazar günü yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor.

Mısırlı ve Filistinli iki bilgi sahibi kaynak, dün Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sınır kapısının yakın zamanda açılmasına yönelik dikkat çekici bir beklenti olduğunu, nihai çalışma usullerinin ise önümüzdeki saatlerde Mısır-İsrail arasındaki mutabakatlarla belirleneceğini ifade etti.

Mısırlı kaynak, sınır kapısının işleyiş mekanizmasına dair Mısır, ABD ve İsrail arasında istişareler yürütüldüğünü belirterek, İsrail’in özellikle Gazze Şeridi’ne giriş mekanizması konusunda engeller koymasının beklendiğini, zira Tel Aviv’in yalnızca tehcir seçeneğini istediğini, buna karşılık Mısır’ın yaralıları ve ailelerini acil ve geçici olarak kabul etmeye hazır olduğunu söyledi.

Aynı kaynak, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle sınır kapısında karmaşık ve sıkı prosedürler uygulamasının da beklendiğini, kapının yalnızca bireylerin geçişine tahsis edileceğini kaydetti. Kahire’nin tutumunun ise sahadaki fiili duruma ve İsrail tarafından engellerle karşılaşılıp karşılaşılmayacağına göre şekilleneceğini belirtti.

Filistinli kaynak da sınır kapısının açılma tarihinin artık yakın olduğunu ifade ederek, bu konuda bir görüş ayrılığı bulunmadığını, özellikle Mısır ile İsrail arasında süren düzenleme ve mutabakatların beklendiğini söyledi. Kaynak, çalışma mekanizmasının ise henüz netlik kazanmadığını, ancak kapının 2005 Anlaşması uyarınca Avrupa denetiminde ve Filistin Yönetimi’nin katılımıyla işletileceğinin bilindiğini kaydetti.

Kaynak, belirsizliğin nedenini, geçmişte sınır kapısından Hamas’a bağlı İçişleri biriminin sorumlu olmasına bağlayarak, İsrail’in şu aşamada isim listelerini önceden teslim alıp incelemede ısrar ettiğini, Gazze Şeridi’nden çıkışlarda görece esneklik, bölgeye girişlerde ise sıkı denetimler uygulanmasını istediğini aktardı. Kahire’nin Washington ve Tel Aviv ile mutabakata varması halinde dahi, asıl belirleyici unsurun sahadaki uygulama olacağını vurgulayan kaynak, İsrail’in olası sıkılaştırmaları ve engellerine yönelik endişelere dikkat çekti.

Öte yandan, Refah Sınır Kapısı’nın açılma tarihi ve çalışma usulleri İsrail medyasında da kesinlik kazanmış görünmüyor. İsrail’in Haaretz gazetesi, güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılması için hazırlıklarını tamamladığını bildirdi. Gazete, Avrupalı bir diplomata atıfla, Refah’tan geçişine izin verilecek Filistinlilerin sayısının hâlâ İsrail ile Mısır arasında müzakere edildiğini aktardı. İsrail merkezli Walla haber sitesi ise sınır kapısının pazar günü açılmasının mümkün olabileceğini yazdı.

defrgty6
Han Yunus'ta İsrail ordusu tarafından yıkılan binaların enkazı arasında top oynayan Filistinli bir kız çocuğu (AFP)

İsrail Ordu Radyosu, Refah Sınır Kapısı’nda uygulanması planlanan yeni çalışma mekanizmasına ilişkin olarak, Gazze Şeridi’ne giriş ve çıkışların öncelikle Mısır’ın onayını gerektireceğini, ardından isim listelerinin İsrail’e iletilerek onay alınacağını bildirdi.

Haberde, sınır kapısı içinde bir İsrailli güvenlik görevlisinin, Gazze Şeridi’nden Mısır topraklarına geçiş yapanları gözetlemekle görevli olacağı, bölgeden çıkan kişilerin doğrudan fiziki aramaya tabi tutulmayacağı ancak güvenlik denetimi altında geçiş yapacakları ifade edildi.

Geçiş mekanizmasına ilişkin rakamlar ise çelişkili. Şarku’l Avsat’ın İsrail medyasından aktardığına göre, Gazze Şeridi’ne günlük yaklaşık 150 kişinin girişine izin verilmesi, daha fazla sayıda kişinin ise bölgeden çıkış yapabilmesi öngörülüyor. Diğer sızıntılarda ise İsrail’in, sınır kapısının açılmasının ilk aşamasında Gazze Şeridi’ne döneceklerin sayısını günlük 50 kişiyle sınırlamayı planladığı belirtiliyor. Bu konunun, bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun üst düzey güvenlik yetkilileriyle yapacağı ve Gazze’deki yeni düzenlemelerin ele alınacağı güvenlik toplantısında netleşmesi bekleniyor.

Netanyahu’nun ofisi, geçtiğimiz pazar günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nde kalan son İsrailli rehinenin cesedinin yerinin tespit edilmesine yönelik operasyonun tamamlanmasının ardından, Refah Sınır Kapısı’nın yalnızca bireylerin geçişi için yeniden açılacağını duyurmuştu. İsrail ordusu, açıklamadan saatler sonra söz konusu cesede ulaşıldığını bildirmişti.

Netanyahu dün, pazartesi günü cesedi İsrail’e getirilen Ran Gvili’nin cenaze törenine katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, “Görevlerimizi tamamlamaya kararlıyız: Hamas’ı silahsızlandırmak ve Gazze Şeridi’ni silahsız bir bölge haline getirmek. Bunu başaracağız. Düşmanlarımız bilsin ki İsrail’e el kaldıran herkes çok ağır bir bedel ödeyecektir” dedi.

Filistinli siyaset analisti Dr. Eymen er-Rakab ise Netanyahu’nun meydan okuyan söylemlerinin ötesinde, Mayıs 2024’ten bu yana kontrolü altında tuttuğu Refah Sınır Kapısı’nı açmaktan başka bir seçeneği bulunmadığını savundu. Rakab, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Hamas’ın silahsızlandırılmasına ilişkin son açıklamaların ve benzeri çıkışların, sınır kapısının açılmasının uygulanmasını bekleyen tabloyu karmaşıklaştırmaya yönelik olduğunu belirtti. Rakab, söz konusu açılışın, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.


Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
TT

Şara ve Putin ikili ilişkileri güçlendirecek

Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)
Moskova'da dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen görüşmeden (EPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında dün Moskova'da gerçekleşen, üç ay içinde ikinci kez yapılan görüşme, iki ülke arasındaki ilişkileri yeniden kurma arzusunu yansıtıyor.

Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin "Başkan Şara'nın kişisel çabaları sayesinde somut ilerleme kaydettiğini" söyledi. Putin Şara'ya hitaben, "Yeniden yapılanma ve rehabilitasyon konusunda yapılacak çok iş olduğunu biliyorum... ve inşaat sektörü de dahil olmak üzere ekonomik kurumlarımız bu ortak çabaya tamamen hazır" dedi.

El-Şara ise Suriye'nin "geçtiğimiz yıl birçok aşama ve engeli aştığını, bunların en sonuncusunun da Suriye topraklarının birleştirilmesi sorunu olduğunu" söyledi. "Şam, bölgedeki yıkım halinden istikrar ve barışa geçişe bel bağlıyor" ifadesini kullandı.

İki cumhurbaşkanı yeniden yapılanma ve Suriye'nin kuzeydoğusundaki durumu görüşürken, görüşmenin açık bölümünde potansiyel olarak tartışmalı olabilecek noktalara değinmekten kaçındılar. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu noktalar arasında Suriye'deki Rus askeri üslerinin akıbeti veya Suriye kıyılarındaki durum yer alıyor; zira Rus topraklarında bulunan eski rejimin bazı kalıntılarının bölgedeki durumu alevlendirmeye çalıştığı yönünde suçlamalar da mevcut.


Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"
TT

Batı Şeria'da "savaş suçu"

Batı Şeria'da "savaş suçu"

İsrail dün Batı Şeria'daki saldırılarını artırarak, iki yıl boyunca kuzeye yoğunlaştırdığı saldırılarını Batı Şeria'nın orta ve güney kesimlerine de genişletti.

BM İnsan Hakları Ofisi dün, yerleşimcilerin, İsrail güvenlik güçlerinin desteği ve katılımıyla Filistinlilerin geniş bölgelerden zorla göç ettirilmesine yol açtığını ve bunun "savaş suçu teşkil ettiğini" belirterek uyarıda bulundu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi Direktörü Ajith Sunghay, “İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin zorla yerinden edilmesi bir savaş suçudur ve insanlığa karşı suç teşkil edebilir” dedi.

Bu arada, Hamas kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD de dahil olmak üzere arabulucular aracılığıyla Refah sınır kapısının bu hafta içinde açılacağına dair güvenceler aldıklarını ve bugünün (Perşembe) en muhtemel tarih olduğunu vurguladı.

Ancak İsrail'deki haberler açılış tarihi konusunda çelişkili; İsrail Yayın Kurumu bugün açılacağını doğrularken, Walla web sitesi açılışın önümüzdeki pazar günü gerçekleşeceğini belirtti.