Uluslararası Kızılhaç Komitesi Afrika Bölgesi Direktörü Patrick Yusuf Şarku’l Avsat’a konuştu: Sudan'da insani bir çözüm için Cidde Müzakereleri’ne güveniyoruz

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Afrika Bölgesi Direktörü Patrick Yusuf Şarku’l Avsat’a konuştu: Sudan'da insani bir çözüm için Cidde Müzakereleri’ne güveniyoruz
TT

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Afrika Bölgesi Direktörü Patrick Yusuf Şarku’l Avsat’a konuştu: Sudan'da insani bir çözüm için Cidde Müzakereleri’ne güveniyoruz

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Afrika Bölgesi Direktörü Patrick Yusuf Şarku’l Avsat’a konuştu: Sudan'da insani bir çözüm için Cidde Müzakereleri’ne güveniyoruz

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Afrika Bölgesi Direktörü Patrick Yusuf, Sudan'da insani bir çözüme ulaşılması yolunda Cidde Müzakereleri’nin önemini ve gerekliliğine vurgu yaptı. Yusuf, Şarkul Avsat’a verdiği röportajda Sudan'daki krizin ve diğer Afrika ülkelerinin çektiği acıların, Ortadoğu ve Ukrayna'daki savaşla meşgul olunurken unutulmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.

Yusuf, Sudanlı yetkililer ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde ülkedeki insani durum, Sudan’daki ICRC ve Kızılay ekiplerinin çalışmalarının kolaylaştırılması, Port Sudan ve Hartum’da uluslararası insani hukuk konusunda eğitim atölyeleri düzenlenmesi konuları ele alındı. Yusuf’un yaptığı bu görüşmeler, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde devam eden müzakereler esnasında savaşın her iki tarafıyla yaptığı görüşmelerin bir uzantısı olarak geldi.

Yusuf, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada Port Sudan'da hükümet yetkilileri ve güvenlik makamlarıyla görüştüğünü ve Kassala, Gadarif ve Vad Medeni'den Hartum'a kadar araçla gerekli hareketlilik için onay aldığını söyledi. Yusuf, “Bu benim Hartum'a ilk ziyaretim değil. Geçtiğimiz altı ay boyunca 30'dan fazla ziyaret gerçekleştirdik. Bu süre zarfında bağımsız arabulucular olarak Maigoma Yetimhanesi tahliyesi, mahkumların serbest bırakılması ve bazı tıbbi malzemelerin hastanelere ulaştırılması da dahil olmak üzere çeşitli faaliyetlerde bulunduk” dedi.

Yusuf, Hartum'a yaptıkları son ziyaret sırasındaki çalışmalarının yakın koruma olmadan gerçekleştirildiğini ve bunu kendilerinin talep etmediğini açıkladı. Yusuf, “Hartum'a rutin bir giriş yok. Şu ya da bu tarafın kontrolündeki bölgelerden geçmek için ordudan ve HDK’den izin almanız gerekiyor. Hangi rotayı izleyeceğimizi, hangi köprüden geçeceğimizi ve belirli bir yerde ne kadar zaman geçireceğimizi onlara bildirmek zorundayız” dedi.

Şikayetler ve riskler

Sudan'ın başkentindeki insani durumu değerlendiren Yusuf şunları söyledi: “Hartum'u üzgün gördüm. Hartum’un üzerinde siyah duman bulutları yükseliyor, kurşun ve bomba sesleri yerleşik halkın kulaklarını sağır ediyordu. Ziyaret ettiğim tüm bölgeler tamamen boştu. Dükkanlar kapalı, yollar boş ve her yerde gözle görülür bir askeri varlık vardı.”

Şarku’l Avsat, Yusuf’a savaşın her iki tarafıyla yaptığı görüşmelerin içeriğini sordu. Buna cevaben Yusuf, onlarla uluslararası insancıl hukukun nasıl uygulanacağı ve sivillere nasıl saygı gösterileceği hakkında konuştuğunu belirterek, ordu ve HDK temsilcilerinden geçtiğimiz mayıs ayında düzenlenen Cidde Müzakereleri’ndeki taahhütlerine bağlı kalmalarını istediğini kaydetti. Yusuf, “İki taraf da sivillerin yaşamlarına saygı gösterme taahhütlerini beyan ettiler. Bu taahhütler sadece uluslararası insancıl hukuk tarafından değil, aynı zamanda İslam hukuku ve Sudan insani gelenekleri tarafından da güvence altına alınmıştır” diye ekledi.

Yusuf ayrıca, Sudan Kızılayı çalışanlarının şikayetlerinden de bahsetti ve görevlilerin gömmek üzere yollardan ceset topladıkları için büyük risklerle karşı karşıya olduklarını söyledi. “Bu başlı başına zor bir mesele ve çatışmalar devam ettikçe daha da zorlaşıyor” diyen Yusuf, “Binlerce gönüllü çok kötü koşullarda hayatına devam ediyor. Ancak Darfur, Hartum ve diğer eyaletlerde tüm samimiyetleriyle çalışmaya devam ediyorlar. Bir de gittikleri yerlerde neden yardım dağıttıkları konusunda tutuklanmaya ve hesap vermeye maruz bırakılıyorlar” ifadelerini kullandı.

ICRC’nin Darfur'da “çok sayıda mahkûm ve tutuklunun serbest bırakılması” için gösterdiği çabalara da değinen Yusuf, net bir sayı belirtmedi. “Konu tamamlanana kadar ayrıntılar hakkında konuşamam” diyen Yusuf, ICRC’nin henüz gerçek sayıya ulaşamadığını doğruladı. Yusuf ayrıca, “yetkililerin ülkedeki tüm gözaltı yerleri hakkında tam bir fikre sahip olmadığına” dikkat çekti.

ICRC’nin Sudan'daki tutukluların serbest bırakılmasına yönelik çabalarını da değerlendiren Yusuf, ordu tarafından alıkoyulan 30 tutuklunun ve aylar önce HDK’nin elinde bulunan 100'den fazla tutuklunun serbest bırakılmasına” yardımcı olunduğunu söyledi. Yusuf, “Tüm bunlar kayıt altına alındı ve tespit edildi. Serbest bırakılmaları sağlandıktan sonra varış yerleri belirlenerek sahadaki temsilcilerin yardımıyla ailelerine teslim edildiler” dedi.

Çok sayıda tutuklu çocuğun yanı sıra “Hartum'da 44'ü yaralı olmak üzere toplam 254 tutuklunun serbest bırakılmasını” sağladıklarını açıklayan Yusuf, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Beklentilerime göre çalışmalar tamamlanacak. Her iki taraftan da garanti aldık. Doksan yaşlarında yaşlı bir kişinin durumu da dahil olmak üzere özel durumları olanlar var. Bu yaşlı kişi, herhangi bir taraf için tehlike arz etmediğini, tıbbi bakıma ihtiyacı olduğunu dolayısıyla serbest bırakılması gerektiğini söyledi. Biz de bu tür kişilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Genellikle her iki taraf da bizimle bu konuda iş birliği yapıyor.”

Yusuf, tüm tutukluların ailelerine iade edilmesini umduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Cidde Müzakereleri’nin konusu ve amacı budur. Temsilcilerimiz oradaki iki tarafla birlikte. Ben de şahsen Suudi Arabistan'da taraflar ve arabulucularla bir araya geldim ve insani koşulları konuştuk.”

İhtiyaçlar ve finansman

Örgütün çalışmalarını ve insani yardım operasyonlarını finanse etmek için gereken bütçelerle ilgili olarak konuşan Yusuf, uluslararası arenaya “Sudan'ı unutmama” çağrısında bulundu. Yusuf, “Bir miktar fon aldık ve insani durumun kötüleşmesine bağlı olarak daha fazla kapasiteye sahip olacağımızı ve daha fazla yardım malzemesi elde edeceğimizi umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Yusuf sözlerini şöyle sürdürdü: “Ortadoğu ve Ukrayna'daki savaş ışığında Sudan, Somali, Etiyopya ve Afrika kıyıları gibi ülkeleri de unutmamak gerekiyor. Çünkü buralar çok hassas ve herhangi birinin güvenliği bir bütün olarak bölgenin güvenliğine bağlı. Dolayısıyla insani kuruluşların önündeki engellerin kaldırılması, sivillerin ve özgürlüklerini kaybeden ya da silahlı çatışmalardan zarar gören insanların kurtarılması için tek çözüm haline geliyor.”

İnsani ihtiyaçlara yönelik giderek artan talep konusunda uyarıda bulunan Yusuf şunları söyledi: “İnsani ihtiyaçlara olan ihtiyacın yardım edemeyeceğimiz noktaya gelmesinden korkuyorum. Ancak tarafların Sudanlıların acılarına, içinde yaşadıkları sefil ve trajik koşullara son verecek bir çözüme ulaşacaklarına dair büyük umudum var.”

Cidde Platformu

Yusuf, Cidde Platformu’nu ‘temel ve gerekli’ olarak nitelendirerek “İnsani duruma yönelik bir çözüme ulaşılması konusunda umutlar var. Sudan'a ilgi eksikliği olduğunu söylememize gerek yok. Hassas konuların masaya yatırılacağı ortak bir komitenin kurulmasının iyiye işaret olacağını umuyorum” dedi.

Yusuf, devam eden çatışmalardan duyduğu üzüntüyü dile getirerek şunları söyledi: “Dürüst olmak gerekirse aradan yedi ay geçti ve acımasız savaş ve çatışmalar her gün devam ediyor. Çocukların aşılanması için aşıları, diyaliz malzemelerini veya kanser ilaçlarını bulamayanlar da dahil olmak üzere ihtiyaç sahibi insan sayısı arttı.”

Yusuf, Sudan'da eğitim sürecinin durdurulmasının karmaşıklığını ve etkilerini anlatırken şu ifadeleri kullandı: “Okullar yerinden edilmiş insanlar için barınma alanları haline geldi. Eğer yetkililer okul sürecini yeniden başlatmaya karar verirlerse mültecilere ev sahipliği yapmak için alternatif yerler sağlamak zorunda kalacaklar.”

Yusuf ayrıca mültecilere ev sahipliği yapan komşu ülkelerin rolünün de göz ardı edilmemesi çağrısında bulundu. Zira Yusuf’a göre bu ülkeler “kendilerine sığınan insanların yükünü” taşıyor.



SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
TT

SDG’nin askeri yığılmasının tespit edilmesinden sonra Halep'in doğusunda yüksek alarm durumu ilan edildi

Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)
Halep'in Şeyh Maksud mahallesinde SDG ile Suriye hükümet güçleri arasında çıkan çatışmaların ardından enkaz içindeki mühimmatlar (DPA)

Suriye ordusu, birkaç gün süren çatışmaların ardından Şeyh Maksud mahallesinden savaşçıların tahliye edilmesinden bir gün sonra, Halep'in doğusunda "Suriye Demokratik Güçleri" (SDG) tarafından yapılan askeri yığılmayı tespit ettikten sonra dün olağanüstü hal ilan etti.

SANA haber ajansına göre Ordu operasyon komutanlığı açıklamasında, "Uçaklarımız, SDG'nin Halep'in doğusundaki Deyri-Hafer cephesine silahlı gruplar ile orta ve ağır teçhizat getirdiğini tespit etti" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Örgüt tarafından getirilen bu takviyelerin niteliğini henüz bilmiyoruz" denilerek, "Güçlerimizi seferber ettik ve konuşlanma hatlarımızı güçlendirdik, her türlü senaryoya hazırız" ifadeleri yer aldı.

Halep kırsalındaki Menbiç bölgesinde iç güvenlik operasyonları dün "kamikaze insansız hava araçlarından (İHA) kaynaklanabilecek potansiyel tehditler" konusunda uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı. Bildiride, bölge sakinlerinin "mümkün olduğunca halka açık yerlerde, meydanlarda ve pazarlarda toplanmaktan kaçınmaları" ve "ana ve tali yollarda seyahat ederken dikkatli olmaları" çağrısında bulunuldu.


Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

TT

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın tutumu belirleyici oldu... Havaalanları yakında yeniden açılacak

Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, vilayetteki durumun son gelişmelerin ardından normale dönmeye başladığını belirtti. Hanbeşi, istikrarın doğrudan vatandaşların yaşamına yansıdığını ve halkın yerel yönetime ve devlet kurumlarına olan desteğinin güçlendiğini vurguladı.

Hanbeşi, Mukalla’daki ofisinde Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen yeniden elden geçirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini ifade etti.

cdfgrt
Hadramut Valisi ve vilayetteki Vatan Kalkanı Güçleri Komutanı Salim el-Hanbeşi (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, Hadramut’un altyapı geliştirme projelerinden oluşan geniş bir paket için Suudi yetkililerden sözler aldığını aktardı. Hanbeşi, gıda yardımlarının şu anda Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen günlerde sahil bölgelerine de dağıtılacağını söyledi.

Vilayetteki askeri güçlerle ilgili olarak Hanbeşi, Hadrami Elit Güçleri komutanları, Vatan Kalkanı Güçleri ve koalisyon temsilcilerinin, elit birliğin eski kadrosuna geri dönmesi konusunda anlaştığını ve daha sonra Vatan Kalkanı Güçleri’yle birleştirilerek tek bir güç oluşturulacağını açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut’un ‘gelecek herhangi bir çözüm sürecinde etkin bir siyasi aktör olması gerektiğini’ vurguladı. Yerel yönetimin, tüm bileşenler, partiler ve kanaat önderleriyle görüşmeler yaparak Hadramut’un ortak sesini oluşturma hazırlıkları yürüttüğünü ve bu çerçevede Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde yakında gerçekleştirilecek Güney-Güney Diyalog Konferansı’na katılım sağlanacağını ifade etti.

Güvenlik ve öncelikli hizmetler

Hanbeşi, vilayet yönetiminin kanaat önderleri ve toplum liderleriyle yaptığı tekrarlayan görüşmelerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, “Onlar kamuoyunu yansıtıyor ve vatandaşların taleplerini iletiyor” dedi. Hanbeşi, vatandaşlardan en sık dile getirilen talebin ‘güvenlik, istikrar ve başta elektrik olmak üzere kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi’ olduğunu aktardı.

Hanbeşi, Başbakan’la da görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, “Başbakan, hükümetin vilayetin bu alandaki ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılamaya hazır olduğunu ifade etti” dedi. Hanbeşi, hükümetin verdiği sözler doğrultusunda gelecek yazın daha iyi geçeceği konusunda iyimser olduğunu sözlerine ekledi.

Sakinlik ve istikrar

Hanbeşi, ‘Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin çekilmesinin ardından genel tablonun huzur ve istikrarla karakterize olduğunu’ belirterek, “Çeşitli kamu kurum ve idarelerinin yeniden faaliyete geçirilmesi çalışmalarının devam ettiğini ve özellikle silah taşınmasıyla ilgili güvenlik önlemlerinin artırıldığını” söyledi.

Hanbeşi, kamu tesislerini yağmalamakla bağlantılı bazı kişilerin yakalandığını, ağır silah bulundurdukları tespit edilmeyen diğerlerinin ise serbest bırakıldığını ifade etti. Hanbeşi, hayatın yavaş yavaş normale dönmeye başladığını ve durumun daha da iyileşme potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Suudi Arabistan ile yüksek düzeyde koordinasyon

Hadramut Valisi Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın rolüne dikkat çekerek, “Bu başarı Suudi Arabistan’a aittir” dedi. Hanbeşi, Suudi Arabistan’ın vilayetteki GGK güçlerinin çıkarılmasını kısa sürede sonuçlandırdığını belirtti ve koordinasyon ile desteğin devam ettiğini vurguladı. Hanbeşi, vilayet yönetimi ile Hadrami Elit Güçleri komutanları arasında yapılan bir toplantıya değinerek, bu görüşmede “Suudi Arabistan’ın gıda ve mali teşvikler sağlayacağı taahhüdü sonrasında güçlerin eski durumuna geri getirilmesinin” ele alındığını aktardı.

Hanbeşi, Suudi Arabistan ile koordinasyon seviyesinin ‘son derece yüksek’ olduğunu belirterek, vilayetin Suudi yetkililerden altyapıyı geliştirecek büyük bir proje paketi için sözler aldığını kaydetti. Ayrıca, gıda yardımlarının Hadramut Vadisi’ne ulaştığını ve ilerleyen dönemde sahil bölgelerine de dağıtılacağını ifade etti.

Yeniden yapılandırma

Hanbeşi, yerel yönetimin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili olarak, “Alınan önlemler, açıkça GGK’yi desteklediklerini ilan eden veya siyasi olarak karşıt tavırlar sergileyen yetkililere yönelikti” dedi. Hanbeşi, bunun ‘yönetim yetkileri çerçevesinde ve yerel yönetim birimlerinde uyumu sağlama gerekliliği kapsamında’ gerçekleştirildiğini vurguladı.

Hanbeşi, “Tehdit altında tavır alanlar için hoşgörü gösterileceğini, ancak siyasi olarak GGK’ye bağlı kalanlar hakkında yasal ve idari tedbirlerin uygulanacağını” belirterek iki grubu birbirinden ayırdı.

Hanbeşi, Güney-Güney Diyaloğu ile ilgili olarak, vilayet yönetiminin bazı Hadramut Ulusal Konseyi üyeleriyle bir araya geldiğini ve diyaloğun genel çerçevesine dair bilgi edindiğini belirtti, ancak temsilcilerin seçimi ve detaylı mekanizmaların henüz netleşmediğine dikkat çekti.

Hanbeşi, önümüzdeki günlerde vilayetin farklı siyasi ve sosyal bileşenleriyle geniş kapsamlı görüşmeler yaparak, Hadramut’u temsil edecek ortak bir vizyon üzerinde uzlaşmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hanbeşi, Hadramut ile bazı güney vilayetler arasında tarihi sorunlar bulunduğunu vurgulayarak, vilayetin 1967’den bu yana yaşadığı marjinalleşmeye işaret etti ve Hadramut’un özel bir temsil ile haklı taleplerini yansıtması gerektiğini söyledi.

Hadramut’un geleceğine dair olarak ise Hanbeşi, vilayetin gelecekteki siyasi uzlaşmada etkili bir aktör olması gerektiğini vurguladı.

Doğu Bölgesi

Hanbeşi, Hadramut, Şebve, el-Mehra ve Sokotra’yı kapsayan Doğu Bölgesi seçeneğini desteklediğini belirterek, bu vilayetlerle herhangi bir sorun bulunmadığını vurguladı ve aralarındaki ilişkinin ‘derin köklere sahip sosyal dokuyu’ yansıttığını ifade etti.

İhlaller

Vali Hanbeşi, hapishaneler ve ihlaller konusuna ilişkin olarak, geçmiş dönemde Riyan Uluslararası Havalimanı’nda sert işkenceye uğrayan iki vaka kaydedildiğini ve bunların GGK ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) güçlerinin varlığı sırasında belgelenmiş olduğunu belirtti.

vfgthy
Hadramut'taki kampları ele geçirmek için harekete geçen Vatan Kalkanı Güçleri (Şarku’l Avsat)

Hanbeşi, ciddi ihlallerin yargı mercilerine sevk edileceğini vurguladı. Ayrıca, farklı vilayetlerden ciddi suç isnadı bulunmayan veya silahlarını teslim eden onlarca tutuklunun serbest bırakıldığını ifade etti.

Hanbeşi, “El-Advas bölgesinde 78 kişiyi serbest bıraktık ve silahlarını teslim eden diğer 78 kişi de yakında serbest bırakılacak. Ancak ciddi suçlara karışanlar mutlaka yargıya sevk edilecek” dedi.

Yağma operasyonları

Hanbeşi, Marib vilayetindeki Seyun Havalimanı’nda uçak yakıt ikmal aracının bulunduğunu tespit ettiklerini açıkladı. Aracın yerel yetkililer tarafından kontrol altına alındığını ve ilgili kurumlarla koordinasyon içinde geri alınması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Havaalanı hazırlığı

Hanbeşi, havalimanlarıyla ilgili olarak, Riyan Uluslararası Havalimanı’nın tamamen hazır hale getirildiğini ve önümüzdeki bir iki gün içinde hizmete açılmasının beklendiğini belirtti. Seyun Havalimanı için ise uçak yakıt ikmal aracının gelmesini beklediklerini ifade etti.

Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin birleştirilmesi

Hanbeşi, Vatan Kalkanı Güçleri ve Hadrami Elit Güçleri’nin performansını değerlendirirken, “Geniş bir toplantı yapıldı; toplantıya Hadrami Elit Güçleri’nin liderleri ve Vatan Kalkanı Güçleri katıldı. Toplantıda, Hadrami Elit Güçleri’nin önceki yapısına geri döndürülmesi ve ardından Vatan Kalkanı Güçleri ile birleştirilerek tek bir güç oluşturulması kararlaştırıldı” dedi. Hanbeşi, çok sayıda askeri oluşumun uygun bir seçenek olmadığını vurguladı.

sxdfrgt
Hadramut Valisi Salim el-Hanbeşi, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu temsilcisi Albay Abdulbari eş-Şehrani ile birlikte Hadrami Elit Güçleri ve Vatan Kalkanı Güçleri’nin liderleriyle yaptığı toplantıda (Yerel medya)

Önceki aşamanın etkilerinin üstesinden gelmek

Vali Hanbeşi sözlerini Hadramut halkına verdiği bir mesajla tamamladı ve onları, ‘önceki dönemin etkilerini geride bırakmaya, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye, vilayet güvenliği ve istikrarını korumak için yerel yönetimle iş birliği yapmaya ve inşa sürecini destekleyecek bir halk desteği oluşturmaya’ davet etti.


Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
TT

Sudani’nin Maliki'ye şartlı tavizi

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Bağdat'ta düzenlenen bir dini etkinlik sırasında Nuri el-Maliki ile birlikte (Devlet Medyası)

Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Koalisyonu'nun lideri Irak Başbakanı Muhammed Şia es-Sudani, parlamento seçimlerinde ikinci olan Hukuk Devleti Koalisyonu'nun lideri eski Başbakan Nuri el-Maliki'ye bir sonraki hükümeti kurma yetkisini verme kararı aldı.

Bilgi sahibi kaynaklar, es-Sudani'nin “gayri resmi bir toplantı sırasında bu açıklamasıyla Şii Koordinasyon Çerçevesi liderlerini şaşırttığını” söyledi.

Ona yakın üst düzey bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada es Sudani “Çerçeve liderlerinin, Maliki'nin önerdiği uzlaşma adayı yerine, el Maliki'yi şahsen atamalarını ve adaylığının Çerçeve'nin liderleri, dini otorite ve Sadr Hareketi'nin lideri Mukteda es-Sadr ve ulusal arena tarafından onaylanmasını şart koştu.”

Aynı kaynak durumu, "Es-Sudani herkese, el-Maliki'nin hükümeti kuramaması durumunda meselelerin ilk kazanan olarak kendisine döneceğini, siyasi bir çıkmazı önlemek ve anayasal sürelerin dolmasından korktuğu için taviz verenin kendisi olduğunu bildirdi" şeklinde açıkladı.