Gazze’deki insani ara… Uzatma seçeneği kendini dayatıyor

Suudi Arabistan, Filistin devletinin kurulmasını vurgularken, şu ana kadar 150 yardım tırı Gazze Şeridi’nin kuzeyine girdi.

Han Yunus’un doğusundaki Huzaa köyünde İsrail’in bombalamasının yol açtığı yıkımın ortasında yemek yiyen Gazzeliler (AFP)
Han Yunus’un doğusundaki Huzaa köyünde İsrail’in bombalamasının yol açtığı yıkımın ortasında yemek yiyen Gazzeliler (AFP)
TT

Gazze’deki insani ara… Uzatma seçeneği kendini dayatıyor

Han Yunus’un doğusundaki Huzaa köyünde İsrail’in bombalamasının yol açtığı yıkımın ortasında yemek yiyen Gazzeliler (AFP)
Han Yunus’un doğusundaki Huzaa köyünde İsrail’in bombalamasının yol açtığı yıkımın ortasında yemek yiyen Gazzeliler (AFP)

Gazze’deki dört günlük insani aranın son günü, İsrail’in savaşı yeniden başlatma tehditleri arasında insani aranın uzatılması konusunda neredeyse bir anlaşma sağlanamadan geçiyordu ki, yoğun iletişimle geçen uzun bir günün ardından arabulucuların çabaları, insani aranın iki gün daha uzatılmasını sağladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres insani aranın uzatılmasını memnuniyetle karşıladı ve bunu “savaşın karanlığında bir umut ve insanlık ışığı” olarak niteledi. Beyaz Saray da “insani aranın uzatılmasını” memnuniyetle karşıladı ancak bunu “Hamas’ın ek rehineleri serbest bırakmasıyla” ilişkilendirdi.

Bu açıklamalar, Katar ve Hamas’ın insani arayı iki gün daha uzatma konusunda anlaşmaya vardıklarını duyurmasının ardından geldi. Hamas, Katar ve Mısır ile insani arayı “öncekiyle aynı koşullar altında” uzatma konusunda anlaştığını doğruladı. Önceki insani aranın bugün sabah saat 7’de bitmesi gerekiyordu. Yeni uzatma kapsamında Hamas’ın, İsrail’deki 60 Filistinli mahkûm karşılığında iki gün içinde 20 kadın ve çocuk rehineyi serbest bırakması bekleniyor.

İnsani aranın süresinin uzatıldığı duyurulmadan önce, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı telefon görüşmelerinin ardından, “Her gün 10 rehinenin daha serbest bırakılmasına yönelik düzenlemeler var ve bu da bir nimet. Ancak başkana, anlaşma sonrasında şu hedefimize geri döneceğimizi de söyledim: Hamas’ı ortadan kaldırmak ve Gazze Şeridi’nin artık eskisi gibi olmadığından emin olmak” açıklamasını yapmıştı.

Mısır sınırından Gazze Şeridi’ne yardım girmeye dün de devam ederken, Kızılay, ateşkesin başlangıcından bu yana Gazze Şehri ve kuzey bölgelerine yaklaşık 150 yardım tırı ulaştırabildiğini duyurdu.

Gazze’deki benzeri görülmemiş insani felaketi durdurmak için birden fazla cephede diplomatik çabaların yoğunlaştığı bir dönemde, Barselona dün Akdeniz İçin Birlik Forumu olağan toplantısına ev sahipliği yaptı. Avrupa Birliği’nin (AB) ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin dışişleri bakanlarının katıldığı bu toplantının gündemindeki ana maddelerden biri, İsrail ile Hamas arasındaki savaşın sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’nin ve tüm Filistin’in geleceği için bir yol haritası çizmekti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, çatışmaya “siyasi bir çözüm” bulmak için çalışmak üzere İsrail ile Hamas arasındaki insani aranın uzatılması çağrısında bulunurken, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, uluslararası toplumun Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonların derhal sona erdirilmesine, insani yardımın yeterli ve güvenli geçişinin sağlanmasına ve tüm sivil rehinelerin serbest bırakılmasına öncelik vermesinin önemini vurguladı. Bin Ferhan, barış sürecini canlandırmak ve kardeş Filistin halkının onur ve refahının sağlandığı, bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasını sağlamak için ciddi ve güvenilir bir plana doğru ilerlemenin önemine dikkat çekti.



UNRWA: Gazze’de diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım görevlisi ve gazeteci öldürüldü

İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
TT

UNRWA: Gazze’de diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım görevlisi ve gazeteci öldürüldü

İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)
İsrail’in Refah’taki BAE Hastanesi yakınında yerlerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı kampa saldırısı sonucu yaralananlar Kuveyt Hastanesi’nde tedavi görüyor (AFP)

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, Gazze savaşında diğer tüm çatışmalardan daha fazla yardım çalışanı ve gazetecinin öldürüldüğünü bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre Lazzarini sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “UNRWA bünyesindeki meslektaşımız ve foto muhabirimiz Abdullah, Gazze’nin kuzeyindeki bombardımanlarda ağır yaralandı. Bacaklarını kaybetti” ifadelerini kullandı.

UNRWA tarafından Cuma günü yapılan açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki su kuyularının dörtte birinden fazlasının tahrip edilmesinin ardından bölgedeki su arzının, artık savaş öncesi seviyelerin yüzde 7’sini aşmadığını açıkladı.

ABD aylardır, İsrail’in Gazze’ye daha fazla yardım yapılmasına izin vermesini talep etti, ancak İsrail buna direndi.

Uzmanlar, maliyetli ve etkisiz hava yardımlarına başvurmak zorunda kalmanın, Washington’un İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunun en son göstergesi olduğunu vurguladı.

İsrail ise, Gazze’deki sivillere insani yardım girişini engellediği yönündeki iddiaları reddediyor.

ABD, Ürdün Kraliyet Hava Kuvvetleri ile ortak olarak gerçekleştirilen insani yardım operasyonunda, Gazze kıyı şeridine yaklaşık 38 bin öğünlük gıda içeren yardım bıraktı.

Ancak bu, 2,2 milyonluk Gazze nüfusunun ihtiyaç duyduğu yardıma kıyasla çok az.

ABD’li yetkililer, söz konusu yardımın, sürdürülebilir bir çabanın ilk adımı olduğunu söyledi.

İsrail’in, geçtiğimiz hafta Gazze’de gıda yardımı almak için bekleyen Filistinli sivillere ateş açması sonucu yüzü aşkın kişi öldü.

İsrail ordusu, bu olayda sınırlı sayıda ateş edildiğini kabul etti, ancak kurbanların çoğunun izdiham sonucu ya da yardım tırlarının altında kalarak öldüğünü öne sürdü.

Savaş, Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı, çoğu sivil en az bin 160 kişinin ölümüne, 253 kişinin de kaçırılmasına neden olan saldırının ardından başladı.


Ankara ve Bağdat, PKK ve Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni adımlar atıyor

Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Ankara ve Bağdat, PKK ve Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni adımlar atıyor

Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Türkiye ve Irak Dışişleri Bakanları (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye ve Irak, önümüzdeki Nisan ayında başkent Bağdat'ta sınır güvenliği, PKK’nın faaliyetleriyle mücadelede iş birliği, su ve enerji sorunları ve Irak'ın Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliği konularında yeni bir müzakere turu gerçekleştirecek.

İki dışişleri bakanının başkanlığında, iki komşu ülkenin savunma bakanları ile istihbarat ve güvenlik teşkilatları başkanlarının katılımıyla 19 Aralık'ta Ankara'da Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nda gerçekleştirilen önceki turun devamı olan bu görüşmeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimler sonrasında Bağdat ve Erbil'e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde gerçekleşebilir.

PKK dosyası

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Antalya’da düzenlenen Üçüncü Antalya Diplomasi Forumu'na katılımının oturum aralarında yaptığı açıklamada, “Terör örgütü PKK sadece Türkiye'nin değil, Irak’ın da sorunudur” dedi.

Hüseyin, Irak anayasasında hiçbir grup veya örgütün Irak topraklarından başka ülkelere saldırmasına izin verilmediğinin belirtildiğini vurguladı.

Hüseyin ayrıca iki tarafın, önümüzdeki ay Bağdat'ta yapılacak bir sonraki toplantıda sunulacak iki belge hazırlamaya karar verdiğini ve Irak tarafının sınır güvenliği ve ikili ilişkilerle ilgili bir belge hazırladığını söyledi. Söz konusu görüşmelerde belgeler tartışılacak ve bu temelde ortak bir eylem planı geliştirilecek.

Ankara-Bağdat-Erbil hattında son aylarda yoğun bir hareketlilik yaşandı. Özellikle terör örgütü PKK'nın faaliyetleriyle mücadele edilmesi, ona verilen desteğin kesilmesi ve Irak'ın Türkiye ve Suriye ile olan sınırlarında kontrol tedbirleri uygulanmasına odaklanıldı.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Metin Gürak'la birlikte 8 Şubat'ta Bağdat ve Erbil'i ziyaret ederek Irak Cumhurbaşkanı Abdullatif Raşid, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ve Savunma Bakanı Sabit el-Abbasi ile görüştü. İkili ayrıca Erbil'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile de bir araya geldi.

Bunun öncesinde Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Müsteşarı İbrahim Kalın, Bağdat ve Erbil'e iki ziyaret gerçekleştirdi.

Söz konusu ziyaretler, Bağdat ve Erbil'e, PKK'nın tehditlerinin ortadan kaldırılmasında ısrar edildiği ve Ankara'nın bu tehditleri ortadan kaldırmak için çeşitli şekillerde destek vermeye hazır olduğu yönünde açık bir mesaj vermeyi amaçlıyordu.

Ankara son dönemde Bağdat ve Erbil'le iş birliğinden ve PKK’nın Irak için de tehdit oluşturduğu gerçeğini anlamalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ancak Süleymaniye şehri, Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi'nin (KYB) PKK'yı desteklediğini ifade etmesi nedeniyle Türkiye için bir gerilim noktası olmaya devam ediyor.

sdbvdfbfd
19 Aralık'ta Ankara'da düzenlenen Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nden (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, perşembe günü Antalya Diplomasi Forumu arifesinde Iraklı mevkidaşı Fuad Hüseyin ile Antalya'da bir araya geldi. Görüşmede Erdoğan'ın yaklaşan Irak ziyaretinin hazırlıkları ele alındı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre önümüzdeki ay yapılması planlanan Türkiye-Irak Güvenlik Zirvesi’nin gündemi de bu yönde olacak.

Erdoğan'ın Irak ziyareti

Geçtiğimiz hafta Erdoğan, Türkiye'de Mart ayı sonunda yapılacak yerel seçimlerin ardından Irak'ı ziyaret etmeyi planladığını açıklamıştı.

Irak hükümeti de daha önce 25 Temmuz 2023'te Erdoğan'ın Iraklı yetkililerle görüşmek üzere Bağdat'a geleceğini duyurmuş, ancak bu ziyaret birkaç kez ertelenmişti.

Iraklı kaynaklar, su ve enerji dosyaları ile terör örgütü PKK konusundaki anlaşmazlıklara atıfta bulunarak, Erdoğan'ın Bağdat ziyaretinin ‘üzerinde anlaşmaya varılamayan çetrefilli konulara tabi olduğunu’ söyledi.

Kalkınma Yolu Projesi

Ankara ve Bağdat, Kalkınma Yolu Projesi’nde iş birliğine önem veriyor. Hüseyin, Basra'daki el-Fav Limanı’ndan başlayıp Türkiye sınırında sona eren, bin 200 kilometre uzunluğunda, kara yolu, demiryolu, enerji ve iletişim hatlarını kapsayan projenin önemine vurgu yaptı.

Projenin ciddi bir finansman gerektirdiğini, bunun da çeşitli ülkelerin projeye yatırım yapabileceği anlamına geldiğini belirten Hüseyin, Kalkınma Yolu Projesi’nin çok büyük bir proje olduğunu söyledi. Hüseyin, söz konusu projenin Körfez ülkelerinin Irak üzerinden Türkiye ve Avrupa ile bağlantı kurması anlamına geldiğini söyledi.

Yatırım planlayan bazı Körfez ülkeleri olduğunu, Türkiye'nin de yatırım yapmak istediğini sözlerine ekleyen Hüseyin, “Projeyle ilgili Ankara'yla verimli görüşmeler yapıyoruz” dedi.

Türkiye ve Irak, Kalkınma Yolu Projesi’ne ilişkin çalışmaları takip etmek üzere karşılıklı ofis açmayı planlıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dün (cumartesi) yaptığı açıklamada, projeyle ilgili Türk ve Iraklı yetkililerin yakın ve yoğun bir şekilde çalıştığını söyledi.

Uraloğlu, bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Irak Ulaştırma Bakanı Rezzak Muheybes es-Sadavi ve beraberindeki heyetle bir araya geldiğini belirtti. Uraloğlu, projenin iki ülke ilişkilerinde önemli bir yere sahip olduğunu ve Türkiye ile Irak arasında projenin teknik boyutuna ilişkin çalışmaların devam ettiğini vurguladı.

dsvde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun oturum aralarında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, cuma günü Üçüncü Antalya Diplomasi Forumu oturum aralarında Neçirvan Barzani ile yaptığı görüşmede, Kalkınma Yolu Projesi’nin başta Irak ve Türkiye olmak üzere bölge ülkeleri için önemli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin projeye tam desteğinin devam edeceğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, bölgede barış ve istikrar için terör örgütü PKK ve onun Suriye'deki kollarına karşı ortak mücadele anlayışı doğrultusunda çalışmanın önemini vurguladı.


Menfi, Libya'da güvenlik ve siyasi dosyalarda somut ilerleme kaydedildiğini doğruladı

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Cezayir'de düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu Zirvesi’ne katıldı. (Libya Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Cezayir'de düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu Zirvesi’ne katıldı. (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Menfi, Libya'da güvenlik ve siyasi dosyalarda somut ilerleme kaydedildiğini doğruladı

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Cezayir'de düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu Zirvesi’ne katıldı. (Libya Başkanlık Konseyi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Cezayir'de düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu Zirvesi’ne katıldı. (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, Libya'daki çeşitli siyasi ve güvenlik dosyalarında ‘somut ilerleme’ kaydedildiğinden bahsetti. Menfi, “Bu ilerleme, enerji alanında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin Libya'da yeniden faaliyete geçmesine, arama, üretim ve geliştirme faaliyetleri yürütmesine olanak sağladı” dedi.

Menfi, dün (cumartesi) Cezayir'de düzenlenen 7’nci Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu Zirvesi öncesinde yaptığı konuşmada, Libya'nın doğal gaz üretim kapasitesini artırmak ve gelecek vaat eden rezervleri geliştirmek için büyük projeler başlatmayı planladığını açıkladı. Menfi, bu yıl boyunca petrol ve gaz sahalarında yeni bir keşif lisansı sunmak için hazırlıkların yapıldığını belirterek, bu keşiflerin üretimi arttırmak için Libya'daki kara ve deniz alanlarını hedeflediğini belirtti.

Menfi, ülkesinin Afrikalı üreticilerin Avrupa ve küresel pazarlara erişmesini sağlayacak iş birliğine ulaşma çabasına dikkat çekerek, “Doğal gaz üretim kapasitesini artırmaya yönelik büyük projeler başlatmayı planlıyoruz” dedi. Ayrıca Libya'nın etkili bir iş birliği ve koordinasyon platformu olarak Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu'nun hedeflerine olan bağlılığını da doğruladı. Menfi, foruma katılımının Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un daveti üzerine gerçekleştiğini belirtti.

Diğer yandan Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti üzerine cuma akşamı Antalya Diplomasi Forumu’na katıldı.

50'den fazla liderin bulunduğu Antalya Diplomasi Forumu'na katılarak, çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla bir dizi toplantı ve tartışma gerçekleştirdiğine işaret eden Dibeybe, forumun oturum aralarında düzenlenen ‘Kurşun Geçirmez Düşler: Gazzeli Çocuk Ressamlar Sergisi’ açılışına Erdoğan ve foruma katılan bazı devlet başkanlarıyla birlikte katıldığını söyledi.

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK) Başkanı Muhammed Takala ise cuma akşamı Antalya Diplomasi Forumu’nda Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Husam Zeki ile görüştüğünü söyledi. Görüşmede, siyasi anlaşmanın sonuçlarına uygun olarak siyasi süreçteki tıkanıklığın demokratik yolu destekleyecek şekilde çözülmesine yönelik uluslararası çabalar ve Arap Birliği’nin tek taraflı girişimlerden uzak, tüm taraflar arasında görüş birliğini yakınlaştırma ve fikir birliğine varma rolü ele alındı.

Öte yandan Libya'daki önde gelen taraflar, Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Abdullah Bathiliy'nin siyasi işlerden sorumlu yardımcılığına Zimbabveli Raisedon Zenenga'nın yerine ABD’li Stephanie Khoury'nin atanması konusunda sessiz kaldı. Ancak Bathiliy, söz konusu atamayı memnuniyetle karşıladı ve cuma akşamı X platformunda yaptığı kısa açıklamada, Libya'daki siyasi süreci ilerletmek için Khoury ile birlikte çalışma arzusunu dile getirdi.

BM’nin açıklamasına göre Khoury, Ortadoğu da dahil olmak üzere siyasi süreçleri ve barış görüşmelerini destekleme, çatışma ve çatışma sonrası durumlarda arabuluculuk yapma konusunda 30 yıldan fazla deneyime sahip. Birçok Arap ülkesinde 15 yılı aşkın süredir çeşitli görevlerde bulunan Khoury, yakın zamanda BM’nin Sudan'daki Entegre Geçiş Yardım Misyonu'nda (UNITAMS) Siyasi İşler Direktörü olarak görev yaptı.


Husiler: ABD ile İngiltere'nin düzenlediği saldırıda 2 balıkçı öldü

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv
TT

Husiler: ABD ile İngiltere'nin düzenlediği saldırıda 2 balıkçı öldü

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv

Yemen'de İran destekli Husiler, ABD ile İngiltere'nin, ülkenin batısındaki El-Meha kenti açıklarında düzenlediği saldırıda 2 balıkçının öldüğünü duyurdu.

Husilere bağlı Kızıldeniz Balıkçılık Genel Kurumundan yapılan yazılı açıklamada, ABD ile İngiltere'nin 1 Mart'ta Meha sahilleri açıklarında balıkçıları hedef aldığı bildirildi.

Saldırıda 2 balıkçının hayatını kaybettiği, bazılarının kaybolduğu belirtildi ancak sayı verilmedi.

Açıklamada, ABD ile İngiltere'nin, Kızıldeniz'deki varlığının binlerce Yemenli balıkçının hayatını tehdit ettiği kaydedildi.

ABD ile İngiltere'den konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

- Kızıldeniz'deki durum

Yemen'deki İran destekli Husiler, İsrail'in Gazze'deki saldırılarına tepki gerekçesiyle 31 Ekim 2023'te Yemen açıklarında İsrailli şirketlere bağlı olduğunu belirttikleri ticari gemilere el koymaya, bazılarına da insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenlemeye başladı.

ABD güçleri, bu süreçte birçok kez Yemen'den atılan füze ve kamikaze dronları düşürdüğünü duyurdu.

Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi, Kızıldeniz'deki seferlerini durdurma kararı aldı.

ABD, küresel deniz ticareti güvenliğinin tehlikeye girdiği gerekçesiyle 18 Aralık 2023'te bir grup ülkenin katılımıyla Husi güçlerine karşı "Refah Muhafızı Operasyonu" adında çok uluslu "deniz görev gücü" oluşturulduğunu açıkladı.

Kızıldeniz'de 31 Aralık 2023'te İsrail ile bağlantılı gemiyi ele geçirmeye çalışan Husilere ait 3 sürat teknesi, ABD helikopterlerince ateş altına alındı.

Husiler, 10 Ocak'ta da İsrail'e destek olduğu gerekçesiyle Kızıldeniz'de ABD'ye ait bir geminin füze ve kamikaze dronlarla hedef alındığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 11 Ocak'ta ABD ve Japonya tarafından sunulan, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırılarının acilen sonlandırılmasının istendiği kararı kabul etti.

Küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12'si, Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı üzerinden yapılıyor.


İsrail, tüm uyarılara rağmen Refah'a yönelik saldırılarını sürdürüyor

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
TT

İsrail, tüm uyarılara rağmen Refah'a yönelik saldırılarını sürdürüyor

Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA
Fotoğraf: Jehad Alshrafi/AA

İsrail, "güvenli olduğu" iddiasıyla Filistinlileri sürdüğü Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'a saldırmaya devam ediyor.

Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusu, Refah'ta Mısır sınırı yakınlarında boş arazilere bir dizi hava saldırısı düzenledi.

Saldırılarda yerinden edilen Filistinlilerden yaralananlar oldu.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail es-Sevabite, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in, uluslararası toplumdan gelen tüm uyarılara rağmen Refah'ı yoğun şekilde bombalamayı sürdürdüğünü belirtti.

İsrail ordusunun, Refah'taki BAE Doğum Hastanesi yakınlarında yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlara düzenlediği saldırıyı hatırlatan Sevabite, "İsrail, kasıtlı olarak yerinden edilenleri hedef alıyor ve Gazze halkını tehcir etmek istiyor. Bu suç cezasız kalamaz. İsrail, işlediği suçlarla '(Gazze'de) güvenli bir yer olmadığı ve Refah'ın ateş altında olduğu' mesajını veriyor." diye konuştu.

Sevabite, dünya ülkelerini, Filistin halkına karşı yürütülen soykırım ve saldırıların durması için İsrail'e baskı yapmaya çağırdı.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Refah'taki BAE Doğum Hastanesi yakınlarına düzenlenen saldırıda 2'si sağlık personeli 11 kişinin hayatını kaybettiği, 50 kişinin yaralandığı belirtilmişti.


İsrail ordusu Gazze'nin Han Yunus kentine hava saldırılarını sürdürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

İsrail ordusu Gazze'nin Han Yunus kentine hava saldırılarını sürdürdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrine hava saldırılarına devam ederken, kente karadan da baskınlar düzenledi.

Görgü tanıklarının AA'ya verdiği bilgilere göre, İsrail askerlerinin şehre karadan saldırılarında patlama ve ağır makineli tüfek sesleri duyuldu.

Hava bombardımanının yanı sıra İsrail askeri araçları Han Yunus'un kuzey ve batısından şehrin içine doğru ilerleyişini sürdürdü.

Saldırılar sonucunda meydana gelen can ve mal kaybına ilişkin henüz bilgi edinilemedi.

Bu saldırılar, İsrail ordusunun dün akşam Han Yunus kentindeki bir binada patlamalar meydana gelmesi sonucu 3 askerin öldüğünü ve 5'i ağır olmak üzere 14 askerin yaralandığını duyurmasından saatler sonra gerçekleştirildi.

- İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 13 bin 230'u çocuk, 8 bin 860'ı kadın olmak üzere 30 bin 320 Filistinli öldürüldü, 71 bin 533 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 245'i karadan işgal sürecinde olmak üzere 585 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeyi sürdürdü.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 419 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ve Hizbullah arasında 8 Ekim'den bu yana sınırda yaşanan çatışmalarda 219 Hizbullah mensubu, 45 Lübnanlı sivil, 11 Emel Hareketi, 12 Hamas ve 12 İslami Cihad mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 11 asker öldü.


Hamas: İsrail’in taleplerimize yanıt vermesi halinde 24 veya 48 saat içinde ateşkes anlaşması mümkün

İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
TT

Hamas: İsrail’in taleplerimize yanıt vermesi halinde 24 veya 48 saat içinde ateşkes anlaşması mümkün

İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)
İsrail askerleri Gazze Şeridi sınırında (Reuters)

Hamas hareketinden üst düzey bir kaynak, İsrail’in devam eden görüşmelerde hareketin taleplerini kabul etmesi halinde, Gazze Şeridi’nde ateşkesin ‘24 ila 48 saat içinde’ sağlanabileceğini söyledi. 

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, isminin gizli kalmasını isteyen kaynak, “Bugün Kahire’de bir müzakere turu başlayacak. İsrail, yerinden edilmiş Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyine dönmesi ve insani yardımın arttırılmasını içeren Hamas’ın taleplerini kabul ederse, önümüzdeki 24 veya 48 saat içinde bir ateşkes anlaşmasının yolu açılacaktır” diye ekledi.

Öte yandan ABD’li bir yetkili, İsrail’in ateşkes anlaşmasının genel hatlarını büyük ölçüde kabul etmesinin ardından, Gazze’de önerilen ateşkesin kaderinin, Hamas’ın ‘belirli bir kategorideki rehineleri’ serbest bırakmayı kabul etmesine bağlı olduğunu söyledi.

İsminin gizli kalmasını isteyen yetkili dün AFP’ye yaptığı açıklamada, “İsrailliler prensipte anlaşmanın şartlarını kabul etti. Top artık Hamas’ın sahasında. Hamas’ın risk altındaki belirli bir grup rehineyi serbest bırakmayı kabul etmesi halinde Gazze’de altı haftalık ateşkes bugün başlayabilir” dedi.

Savaş, Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı, çoğu sivil en az bin 160 kişinin ölümüne neden olan saldırının ardından başladı.

İsrail, Hamas’ı ‘ortadan kaldırma’ amacıyla Gazze’ye yoğun saldırılar düzenledi ve 27 Ekim’de karadan askeri operasyonlar başlattı.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in saldırıları sonucu şu ana kadar çoğu çocuk ve kadın 30 bin 320 kişi hayatını kaybetti.


İsrail ordusu Refah'ta bir ailenin evini bombaladı, 6'sı çocuk 14 kişi öldü

İsrail ordusu Refah'ta bir ailenin evini bombaladı, 6'sı çocuk 14 kişi öldü
TT

İsrail ordusu Refah'ta bir ailenin evini bombaladı, 6'sı çocuk 14 kişi öldü

İsrail ordusu Refah'ta bir ailenin evini bombaladı, 6'sı çocuk 14 kişi öldü

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde bir eve düzenlediği bombalı saldırıda aynı aileden 6'sı çocuk 14 kişi öldürüldü.Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları Refah kentinin doğusundaki Es-Selam Mahallesi'nde Ebu Anze ailesine ait üç katlı evi bombaladı.Sağlık kaynakları, saldırıda aynı aileden 6'sı çocuk 14 kişinin yaşamını yitirdiğini aktardı.

Enkaz altında hâlen ölü ve yaralılar olduğu ifade edildi.
İsrail ordusu Gazze'nin Han Yunus kentine hava saldırılarını sürdürdü
İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus şehrine hava saldırılarına devam ederken, kente karadan da baskınlar düzenledi.

gvrftbg
Fotoğraf: AA

Görgü tanıklarının AA'ya verdiği bilgilere göre, İsrail askerlerinin şehre karadan saldırılarında patlama ve ağır makineli tüfek sesleri duyuldu.

Hava bombardımanının yanı sıra İsrail askeri araçları Han Yunus'un kuzey ve batısından şehrin içine doğru ilerleyişini sürdürdü.

Saldırılar sonucunda meydana gelen can ve mal kaybına ilişkin henüz bilgi edinilemedi.

Bu saldırılar, İsrail ordusunun dün akşam Han Yunus kentindeki bir binada patlamalar meydana gelmesi sonucu 3 askerin öldüğünü ve 5'i ağır olmak üzere 14 askerin yaralandığını duyurmasından saatler sonra gerçekleştirildi.

İsrail'in 149 gündür saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de can kaybı 30 bin 410'a çıktı
İsrail ordusunun, halkı zorla aç ve susuz bıraktığı abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda can kaybı son 24 saatte 90 artarak 30 bin 410'a yükseldi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 149 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

İsrail güçlerinin son 24 saatte Gazze Şeridi'nde 90 Filistinliyi daha öldürdüğü ve toplam can kaybının 30 bin 410'a yükseldiği aktarıldı.

Son saldırılarda İsrail güçlerinin 177 Filistinliyi daha yaraladığı ve Gazze Şeridi'nde toplam yaralı sayısının 71 bin 700'e ulaştığı bildirildi.

Açıklamada ayrıca İsrail'in son 24 saatte "9 katliam" gerçekleştirdiği, enkaz altında ve yol kenarlarında hâlâ ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.


Haşdi Şabi liderinin Anbar ziyareti ‘Sünni bölge ilan etme’ konusunda tartışmalara yol açtı

Halbusi Anbar’ın batısında destekçileriyle birlikte (Arşiv - X)
Halbusi Anbar’ın batısında destekçileriyle birlikte (Arşiv - X)
TT

Haşdi Şabi liderinin Anbar ziyareti ‘Sünni bölge ilan etme’ konusunda tartışmalara yol açtı

Halbusi Anbar’ın batısında destekçileriyle birlikte (Arşiv - X)
Halbusi Anbar’ın batısında destekçileriyle birlikte (Arşiv - X)

Irak’ta Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) grubu lideri Falih el Feyyad ile ülkedeki en güçlü Sünni aşiret liderlerinden Ali Hatem Süleyman arasında Cuma günü Anbar’da yapılan toplantı ülkede tartışmalara yol açtı.

Feyyad, yıllardır görevde kalmasına itiraz eden siyasi partilerin sert eleştirilerine maruz kaldı.

Haşdi Şabi liderine yöneltilen eleştirilerin çoğu, DEAŞ’ın 2014’ün başlarında Anbar’a girmesiyle ilgili önceki tutumları göz önüne alındığında, yakın zamana kadar ‘terör’ suçlamasıyla aranan Süleyman’la görüşmesine neden olan ‘yeni gelişmeye’ odaklandı.

Süleyman, Haşdi Şabi güçlerinin DEAŞ’a saldırı amacıyla bu şehre girmesine de ilk başta açıkça karşı çıkmıştı.

dcbgrf
Feyyad Cuma günü Anbar’da yaptıkları toplantıda Süleyman’la el sıkışırken (X)

Haşdi Şabi Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Ali Hatem Süleyman ile yapılan görüşmenin önceden planlandığı ve bu ziyaretin doğrudan Başbakan Muhammed Şiya Es Sudani’nin direktifi altında gerçekleştiğini vurgulandı.

Açıklamada, “Anbar’a ziyaretin amacı, kurtarılmış bölgelerdeki güvenlik gelişmelerini takip etmek ve Irak’ın birliğini, bölünmesini öngören projelerden korumaya yönelik kararlılığı teyit etmekti” denildi.

Sünni bölge planını baltalamak

Söz konusu açıklamada, “Anbar’daki taraflar, devletin egemenliğine ve birliğine meydan okuyan ‘Sünni bir bölge ilan etme’ isteklerini dile getirirken, Feyyad ve Haşdi Şabi Güçleri ulusal birlik ve egemenliği korumaya çalışıyor” ifadelerine yer verildi.

Bu bağlamda, ‘Sünni bölge ilan etme planını baltalamayı’ amaçlayan ziyaretin amacının açıkça ifade edildiği belirtildi.

Süleyman ise, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada şunları yazdı;

Kapılarımız açık. Ülkenin istikrarı ve Anbar halkının çıkarları adına siyasi, sosyal ve hükümet yetkililerinden herkesi kabul ediyoruz.

Sünni bölge meselesi, Anbar’da haftalardır tartışmalara yol açıyor ve Bağdat’taki siyasi ve hatta yargı salonlarında geniş yankı uyandırıyor.

Şii güçlerin çoğu projeye karşı çıkıyor.

Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan iki hafta önce yaptığı açıklamada, her ne kadar ülkenin anayasası belirli ve karmaşık olmayan koşullar altında bölgeler oluşturma yetkisini veriyorsa da, Irak’ın ‘birliğinin parçalandığı’ bahanesiyle Sünni bir bölgenin kurulmasına şiddetle karşı çıktığını söyledi.

Söz konusu anayasaya göre herhangi bir bölgenin meclis üyelerinin üçte birinin veya seçmen sayısının yüzde 10’unun oyu bölgenin kurulması için yeterli.

Şii kaygısı

Görevden alınan Meclis Başkanı Muhammed el Halbusi’nin liderliğindeki Tekaddum Partisi’nin Aralık ayında yapılan yerel seçimlerde Anbar Konseyi’ni kazanmasıyla, Şiilerin Anbar’da Sünni bölgesinin kurulacağına yönelik korkusu arttı.

Partinin, vali ve il meclisi başkanı pozisyonundaki kontrolü, söz konusu bölgeyi oluşturma adımlarına başlamasının önünü açabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Halbusi’ye yönelik Sünni-Şii rekabeti nedeniyle ‘ülkeyi bölmek’ istediği yönündeki kışkırtma ve suçlamalara rağmen, kendisine yakın çevreler bunu reddediyor.

Ayrıca, Sunni bölgelerin kurulması meselesinin yasal olduğunu ve ülkenin daimi anayasası hükümlerine aykırı olmadığını belirtiyorlar.

Gözlemciler, Feyyad’ın ziyaretinin ve Süleyman’ın yanı sıra Anbar’daki diğer aşiretlerin liderleriyle görüşmesinin, ‘Halbusi’nin partisinin etkisine karşı koymak için yeni siyasi partiler yaratma’ amacı taşıdığını öne sürdü.

Yazar Falah el-Mishaal, ziyaretin normal bir bağlamda gerçekleştiğine inandığını söyleyerek, “Çünkü siyasette kalıcı bir düşmanlık yoktur, kalıcı çıkarlar vardır” dedi.

Mishaal, açıklamasını şu ifadelerle sürdürdü;

İktidardaki çerçeve partilerinin yönelimi, Süleyman da dahil olmak üzere Anbar şeyhleri ​​başta olmak üzere pek çok Sünni şahsın üzerinde çalıştığı bölge projesine karşı hale geldi. Bu eğilimin ortadan kaldırılması ve şeyhlerin maddi ve manevi olarak kazanılması için talimatlar verildi. Feyyad’ın yaptığı da bu çerçeveye giriyor.

Sadr hareketine bağlı bir analist olan Issam Hüseyin, sosyal medya platformunda Feyyad ve Süleyman’ın görüşmesine değindi.

Hüseyin,” Feyyad’a gelen öfkeli tepkiler, Koordinasyon çerçevesi liderlerinin ABD Büyükelçisi ile toplantılarının varlığı nedeniyle abartılıyor. Herhangi bir ihanet ya da gizli anlaşma suçlaması görmedik” dedi.


İsrail, Gazze Şeridi’ndeki aşiretlerin sivil yönetimi devralma planını test ediyor

ABD’nin Gazze’ye havadan yardım sürecinden bir kesit (ABD Savunma Bakanlığı-AFP)
ABD’nin Gazze’ye havadan yardım sürecinden bir kesit (ABD Savunma Bakanlığı-AFP)
TT

İsrail, Gazze Şeridi’ndeki aşiretlerin sivil yönetimi devralma planını test ediyor

ABD’nin Gazze’ye havadan yardım sürecinden bir kesit (ABD Savunma Bakanlığı-AFP)
ABD’nin Gazze’ye havadan yardım sürecinden bir kesit (ABD Savunma Bakanlığı-AFP)

ABD dün Gazze’ye havadan yardım yapan ülkeler listesine katılırken, İsrail, Hamas hükümetine alternatif bir yönetim kurmak amacıyla Gazze Şeridi’ndeki aşiretlerin sivil yönetimi devralma planını test etmek üzere sahada adımlar atmaya başladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre, Arapçayı akıcı bir şekilde konuşabilen Dürzi İsrailli subay Ghassan Alyan’ın başkanlık ettiği İsrail Hükümeti’nin (işgal altındaki) Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri Koordinatörlüğü Ofisi, Gazze Şeridi’nde Hamas ile anlaşmazlık içerisinde olan aşiretlerden bazı kişilerle iletişim kurdu.

Kaynaklar konuya ilişkin açıklamalarında şunları söyledi;

Birçok aşiret, güvenliği sağlama, durumu kontrol etme ve hatta Hamas unsurlarının geri kalan kesimleriyle yüzleşme bahanesi altında, belirli bölgeleri korumak için İsrail’in silahlı gruplar oluşturma önerisini reddetti. Ancak büyük bir aşiret kabul etti ve bir diğer aşiret de hala müzakerelerde bulunuyor.

Westobserver sitesine göre, Şarku’l Avsat’a konuşan bu kaynaklar ayrıca şunları ekledi;

“İletişim artık Gazze’nin güneybatısı ve doğusunda yoğunlaşan büyük bir aşiret üzerinde yoğunlaşıyor. Silahlı bir aşiret olan bu aşiret, savaş sırasında Hamas hareketinin silahlı kanadı olan İzzeddin El Kassam Tugayları’nın birçok üyesinin El Sabra mahallesinde öldürülmesi de dahil olmak üzere ciddi olaylara neden oldu. Bu aşiretin üyeleri, Hamas’ın ortadan kaldırılması halinde, bu işbirliğinin devam etmesi ve aşiretin bulunduğu bölgedeki Gazzelilere hizmet sağlanması koşuluyla işbirliğine hazır olduklarını İsrail’e bildirdi.”

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu, İsrail’deki güvenlik yetkililerinin, Gazze Şeridi’ne giren insani yardım tırlarına yönelik yağma ve soygunu önlemek amacıyla Gazze’de yerel halk ve Hamas dışındaki aşiretlerde silahlı grupların olması fikrini dayatmaya çalıştığını bildirdi.

Hamas’taki kaynaklar ise Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, hareketin aşiretlerle gerçekleşen temaslar hakkında yeterli bilgiye sahip olduğunu, aynı zamanda silahlı kişiler tarafından kaos ve sabotaj amacıyla gerçekleştirilen tüm ihlalleri dikkatle izlediğini açıkladı.

Kaynaklar, Hamas liderliğinin bu olaylardan söz konusu aşiretleri sorumlu tutma kararı aldığını ve eylemlerinin bedelini daha sonra ödeyeceklerini dile getirdi.

Hamas’tan kaynaklar ayrıca, “İşgalcilerle iş birliği yapanlar ve direnişçilerin öldürülmesine sebep olanlar hesap vermekten kurtulamayacaklardır” diye konuştu.

Hamas’ın Gazze Şeridi’ni kontrol altına aldıktan sonra bazı aşiretlere saldırıp silahlarına el koyduğu büyük bir operasyon başlatmasının ardından, Hamas ile bazı aşiretler arasında bir ‘intikam’ olarak tanımlanabilecek bir durum söz konusu.

Öte yandan ABD, Gazze Şeridi’ne havadan insani yardım gönderen ülkelere katıldı ve Ürdün Hava Kuvvetleri ile koordineli olarak üç askeri nakliye uçağı ile Gazze’ye 38 bin öğünlük gıda içeren yardım ulaştırdı.

Diplomatik olarak Kahire, bugün yeni bir ateşkes müzakerelerine ev sahipliği yapıyor.

Birkaç gün içinde Ramazan ayı başlamadan önce bir anlaşma beklendiğinden, bu müzakere turunun belirleyici olacağına inanılıyor.