İsrail, bombardımanlarını Gazze'nin güneyine doğru genişletirken sahada şiddetli çatışmalar yaşanıyor

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ni üç küçük yerleşim alanına bölme planını hayata geçirmesiyle askeri operasyonun kısmen uzun süreceği tahmin ediliyor

İsrail'in dün Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (AP)
İsrail'in dün Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (AP)
TT

İsrail, bombardımanlarını Gazze'nin güneyine doğru genişletirken sahada şiddetli çatışmalar yaşanıyor

İsrail'in dün Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (AP)
İsrail'in dün Gazze Şeridi’nin Han Yunus şehrine düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkım (AP)

İşgalci İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ndeki savaşın başından bu yana ilk kez kuzeyde yoğunlaştırdığı bombardımanlarını güneye kaydırmasıyla, kara harekâtı güneye doğru genişledi.

Gazze Şeridi'nin kuzeyinde ve güneyinde yüzlerce noktaya bombalayarak, güneyde güvenli olması gereken bölgelerde yangın kuşakları oluşturan işgalci İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzey ve güney olmak üzere iki parçaya bölünmesini öngören eski plan yerine Gazze’yi küçük yerleşim alanlarına bölme planını hayata geçirdi.

Şarku'l Avsat'a konuşan Gazze Şeridi'ndeki Filistinli kaynaklar, İsrail ordusunun Han Yunus'un kuzeydoğusundaki Kissufim yönünden el-Mahtahin Kavşağı’na doğru ilerleme girişimlerinde bulunduğunu, ancak güçlü bir direnişle bu girişimlerin püskürtüldüğünü söylediler.

svdfg
İsrail ordusunun askeri operasyonlarının bir sonraki hedefi olması beklenen Han Yunus'ta İsrail’in bombardımanları geniş çaplı yıkıma yol açtı (DPA)

Kaynaklar, bu ilerlemenin İsrail’in Gazze Şeridi'n merkezini güneyinden ayırma girişimine işaret ettiğini, böylece Gazze Şeridi’nin iki değil üç parçaya bölünmesi, her alanın karelere ayrılmasını kolaylaştırdığını belirtti.

İsrail ordusu, Gazze'de yoğun baskınlar düzenleyerek Şeridi genelinde 400'den fazla hedefi vurduğunu doğruladı. Han Yunus bölgesindeki 50 hedefin arasında, Hamas’a ait olduğu iddia edilen bir altyapı tesisi ile İslami Cihad’a ait mescit de yer aldı.

İsrail basını Han Yunus'un, bazı Hamas liderlerinin bu bölgede olduğuna inanıldığı için hedef alındığını bildirdi. Han Yunus’taki bombardımanlar, İsrail işgal ordusunun kara harekâtını bu bölgeye doğru genişletmeyi planladığının bir işareti olarak görüldü.

cdfre
İsrail’in saldırıları öncesi ve sonrası Han Yunus'taki binalar (AFP)

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve İsrail İç Güvenlik Teşkilatı Şin Bet (Şabak) Başkanı Ronan Bar'ın dün (Cumartesi) yaptıkları toplantıda Gazze Şeridi ile ilgili askeri planları onayladıklarını aktardı. KAN, Halevi'nin toplantıda ‘Hamas'ı daha fazla dağıtmaya ve geriye kalan rehinelerin alınması için uygun koşullar yaratmaya odaklandıklarını’ söylediğini aktardı.

Öte yandan İsrail, Gazze Şeridi’ni karelere böldüğü bir planı devreye soktu.

İşgalci İsrail ordusu, dün Gazze Şeridi'ni yüzlerce küçük alana bölen bir haritayı kullanmaya başladı. Bu planla birlikte İsrail ordusunun askeri harekatının kapsamını Gazze’nin güneyine doğru genişletmesi ve kara kuvvetlerinin devreye girmesi bekleniyor.

İsrail ordusu Gazze'nin kuzeyinde yaptığı gibi toplu tahliye çağrısı yapmak yerine bu haritayı kullanmayı planlıyor.

vsfbe
Dün İsrail ordusu tarafından dağıtılan ve Gazze Şeridi'nin kuzey sakinlerinin tahliye etmesi gereken bölgeleri gösteren harita (Şarku’l Avsat)

İsrail ordusu Arapça Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Gazze'nin kuzeyindeki Cibaliye, Şucaiye ve Zeytun mahalleleri gibi çeşitli bölgelerdeki Filistinlilerden, Gazze şehrindeki ed-Derac ve et-Tuffah bölgelerindeki bilinen sığınaklara gitmelerini istedi.

Adraee ayrıca Gazze Şeridi'nin güneyinde yer alan İsrail sınırı yakınlarındaki Hirbet Huza'a, Abasan, Beni Suheyla ve Ma’an gibi çeşitli bölgelerdeki Filistinlilerden Refah'taki sığınaklara gitmelerini istedi.

İsrail ordusu, Filistinlilerden dikkatli olmaları, bölge numaraları ve  yayınlanan güncellemeleri takip etmelerini istedi.

Gazze Şeridi’nin karelere bölünmesi, İsrail ordusunun Gazze’de kare kare askeri operasyonlar düzenlemeye dayalı uzun süreli planlarına ilişkin endişeleri artırdı.

İsrailli üst düzey bir yetkili, İsrail'in önümüzdeki haftalarda son derece yoğun operasyonlar başlatacağını, ardından daha düşük yoğunluklu operasyonlarla devam edeceğini açıkladı.

İsrail’İn şiddetli bombardımanları Gazze Şeridi’ndeki geniş bölgeleri etkilerken, Gazze Şehri'nin doğusunda yer alan Şucaiye mahallesinin yerleşim bölgesini tamamen yok etti.

scdfr
İsrail'in dün Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombardımanın ardından yükselen alevler (Reuters)

Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren Filistin Sivil Savunma Müdürlüğü’nden dün yapılan açıklamada, Şucaiye mahallesindeki yerleşim bölgelerinin hedef alınması sonucunda yıkılan binaların enkazından 300'den fazla vatandaşın sağ olarak kurtarıldığı bildirildi.

Gazze'deki Hükümetin Medya Ofisinden yapılan açıklamada, Şucaiye'de 50 binanın hedef alındığı saldırı ‘korkunç bir katliam’ olarak nitelendirildi.

Can kayıpları ve yaralı sayısı artmaya devam ederken Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği bombardımanlarda ölenlerin sayısının 15 bin 207’ye yükseldiği belirtildi.

Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Eşref el-Kudra düzenlediği basın toplantısında, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırılarında yaralanan Filistinli sayısının ise 40 bine yükseldiğini söyledi.

Bir yandan İsrail ordusu Gazze'deki saldırılarını yoğunlaştırırken, öte yandan İsrail istihbarat Servisi Mossad'ın Şefi David Barnea, arabuluculuk görevini yürüten Katar heyetiyle, Gazze Şeridi'nde aralarında kadınların ve çocukların da bulunduğu geriye kalan İsrailli rehinelerin serbest bırakılması karşılığında ateşkesin yeniden başlatılmasının görüşüldüğü müzakerelerin sekteye uğramasının ardından Katar'ın başkenti Doha'daki müzakere ekibine İsrail'e dönme talimatı verdiğini açıkladı.

Mossad’dan yapılan açıklamada, Hamas’ın anlaşmanın, kendisine sunulan ve onayladığı listeye göre tüm çocukları ve kadınları serbest bırakmasını öngören kısmını uygulamadığı belirtildi. Açıklamada, Mossad Şefi Barnea’nın, Gazze Şeridi'nde tutulan rehineler arasındaki 84 çocuk ve kadının yanında yabancı uyruklu 24 kişinin de serbest bırakılmasını sağlayan büyük arabuluculuk çabaları yürüten ABD dış istihbarat servisi CIA Başkanı’na, Mısır İstihbarat Teşkilatı Başkanı’na ve Katar Başbakanı’na teşekkür ettiği belirtildi.

acsd
Dün Han Yunus'tan yerinden edilen Filistinliler (DPA)

İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, Hamas'ın, cinayetten hüküm giymiş Filistinli mahkumlar karşılığında kaçırılan İsraillileri serbest bırakma talebinin cuma sabahı sona eren ateşkesin uzatılmasını engellediğini öne sürdü. İsrailli kaynaklar, İsrail'in rehineler arasındaki geriye kalan kadınların ve çocukların serbest bırakılması karşılığında ateşkesi bir gün daha uzatmaya hazır olduğunu söylerken, kaynaklardan biri KAN muhabirine yaptığı açıklamada, en fazla dört gün sonra ateşkesi tartışmanın mümkün olmayacağını, çünkü ordunun savaşın ikinci aşamasının ortasında olacağını söyledi.

İsrail, Gazze’de 16’sı çocuk ve kadın olmak üzere yaklaşık 135 rehinenin daha olduğunu açıkladı. Ancak Hamas, rehineler arasında geriye kalan kadınların İsrail ordusunda görevli kadın askerler olduklarını ve sivil kadın rehinelerle aynı muameleyi görmediklerini belirtti.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik bombardımanlarının kapsamı genişledikçe kara harekâtı da yoğunlaştı ve kapsamı genişledi.

Öte yandan Filistinli savaşçılar, Han Yunus ve Deyr el-Beleh yakınlarında ve Şeyh Rıdvan, el-Kerame, en-Nasr, el-Atatra, eş-Şati Mülteci Kampı, Beyt Lahiya, Beyt Hanun ve diğer bölgelerde İsrail ordusuyla çatışmalara girdiler.

İzzettin el-Kassam Tugayları, Gazze Şeridi'nin Magin beldesinin doğusundaki düşman hedeflerini vurduklarını ve Kissufim, Nirim kibbutzu (kolektif çiftlik), Ayn es-Salise ve Aşkelon bölgelerini füzelerle hedef aldıklarını açıkladı. Kassam Tugayları, ayrıca Zikim, Kissufim ve Deyr el-Beleh’teki düşman noktaların kısa menzilli füzelerle, Beyt Hanun'un doğusundaki bir binada bulunan düşman komuta ve keşif odasının ise 4 anti-personel mermisi ile hedef alındığını duyurdu.

Gazze'nin kuzeybatısındaki bir binada konuşlanmış İsrail piyade kuvvetinin pusuya düşürüldüğünü belirten Kassam Tugayları, binayı anti-personel patlayıcılar, güçlendirilmiş mermiler ve ağır makineli tüfeklerle hedef aldığını bildirdi. Kassam Tugayları, saldırı sonucunda İsrailli askerlerden bazılarının öldüğünün bazılarının da yaralandığın teyit edildiğini aktardı.

BM: Yeryüzündeki cehennem Gazze'ye geri döndü

Diğer taraftan Birleşmiş Milletler (BM), Gazze'deki gelişmelerle birlikte çatışmaların ciddi boyutlardaki insani acil durumu daha da kötüleştireceği konusunda uyardı. Cenevre’deki BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke yaptığı açıklamada, “Yeryüzündeki cehennem Gazze'ye geri döndü” ifadelerini kullandı.

BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini ise İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyine yönelik saldırıların bir milyon Filistinli mülteciyi Mısır sınırına itebileceği uyarısında bulundu.

Lazzarini, yaptığı açıklamada, “Eğer çatışma olursa Gazzelilerin daha da güneye ve sınırın ötesine kaçma olasılıkları artacaktır” şeklinde konuştu.



Fas’ta Dünya Kupası öncesinde işitme engelli ve normal işiten öğrencileri buluşturan ilk kapsayıcı üniversite

Fas Prensesi ve Lalla Esma Vakfı Başkanı Lalla Esma, kapsayıcı üniversitenin açılış töreninde (Fas Haber Ajansı – MAP)
Fas Prensesi ve Lalla Esma Vakfı Başkanı Lalla Esma, kapsayıcı üniversitenin açılış töreninde (Fas Haber Ajansı – MAP)
TT

Fas’ta Dünya Kupası öncesinde işitme engelli ve normal işiten öğrencileri buluşturan ilk kapsayıcı üniversite

Fas Prensesi ve Lalla Esma Vakfı Başkanı Lalla Esma, kapsayıcı üniversitenin açılış töreninde (Fas Haber Ajansı – MAP)
Fas Prensesi ve Lalla Esma Vakfı Başkanı Lalla Esma, kapsayıcı üniversitenin açılış töreninde (Fas Haber Ajansı – MAP)

Fas, işitme engelli ve işitme güçlüğü yaşayan öğrencilerle normal işiten öğrencileri aynı sınıflarda buluşturan, mesleki ve sosyal entegrasyonu hedefleyen benzeri görülmemiş bir üniversiteyi hayata geçirerek eğitim alanında yeni bir model başlattı.

Bu adım, beşerî sermayenin yeniden şekillendirilmesi, bilimsel mükemmeliyetin geliştirilmesi ve sağlık alanında inovasyonun teşvik edilmesi çerçevesinde atıldı. Klinik tedavileri, teknolojik eğitimi ve mesleki formasyonu bir araya getiren yeni bir akademik modelin önünü açan girişim, Fas’ın İspanya ve Portekiz ile birlikte 2030 Dünya Kupası gibi büyük uluslararası organizasyonlara hazırlandığı bir dönemde gerçekleşiyor. Bu organizasyonlar, farklı ihtiyaçlara sahip ziyaretçilerin ağırlanması konusunda ülkeye önemli sorumluluklar yüklüyor.

Tıp, teknoloji ve mesleki eğitimi buluşturan akademik model

Lalla Esma Üniversitesi, yaklaşık 3 bin 500 öğrenciyi ağırlayacak şekilde tasarlanan dört ana okuldan oluşuyor. Üniversite bünyesinde, mesleki eğitim sertifikasından temel yeterliliklere ve yüksek lisans derecesine kadar uzanan, işitme bilimleri alanında tamamen ücretsiz bir eğitim programı sunulacak.

Eğitim kurumunun bünyesinde, konuşma ve dil terapisi, klinik psikoloji ve bilişsel davranışların uygulamalı analizi alanlarında eğitim veren İşitme Bilimleri, İletişim ve Klinik Sinir Bilimleri Okulu da bulunuyor. Ayrıca kulak burun boğaz cerrahlarına ileri düzey koklear implant cerrahisi alanında uzmanlık diplomaları verilecek.

İşaret Dili, Sözlü Çeviri ve Erişilebilirlik Okulu ise kapsayıcı medya ve özel eğitim alanlarında uzmanlar yetiştirecek. Sistemin diğer bileşenlerini, yapay zekâ ve dijital sanat tasarımına odaklanan Kapsayıcı Teknolojiler Okulu ile mutfak sanatları, pastacılık ve çikolata üretimi alanlarında eğitim veren Kapsayıcı Meslekler Okulu oluşturacak.

Paris, Chicago, Leuven ve Montpellier’deki kurumlarla uluslararası iş birlikleri

Üniversitenin bilimsel yönetimi ve araştırma faaliyetleri, geniş bir uluslararası akademik ve hastane iş birliği ağına dayanıyor.

Bu iş birliklerinin başında, Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan ve Avrupa’nın işitme ile konuşma alanındaki ilk uzmanlaşmış merkezlerinden biri olarak tanımlanan Reconnect Üniversite Hastanesi Enstitüsü ile kurulan stratejik ortaklık geliyor. Institut Pasteur’ü ve Paris Kamu Hastaneleri Kurumuna bağlı üç hastaneyi —Necker Çocuk Hastanesi, Pitié-Salpêtrière Hastanesi ve Lariboisière Hastanesi— bir araya getiren bu ortaklık sayesinde sağırlığın gen tedavisi ile çocuk ve yetişkin işitme sağlığı alanlarındaki ileri araştırmaların aktarılması hedefleniyor.

İş birliği ağı, Batı dünyasında faaliyetlerini sürdüren en eski tıp fakültesinin mirasını taşıyan Fransa’daki Montpellier Üniversitesi’nin yanı sıra Audiocampus ve Cochlear Academy kurumlarını da kapsıyor. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre bu ortaklıklarla koklear implant alanındaki uzmanlık eğitiminin aktarılması amaçlanıyor.

Belçika ile imzalanan niyet mektubu da uluslararası iş birliklerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Leuven Katolik Üniversitesi, Léonard de Vinci Yüksekokulu ve Fransızca konuşulan Belçika’nın ilk koklear implant merkezi olan Saint-Luc Üniversite Klinikleri arasındaki iş birliği, koklear implant uygulamalarına ilişkin Fransızca klinik eğitimin güçlendirilmesini hedefliyor.

Chicago’daki bir Amerikan akademik kurumuyla yapılan ortaklık ise uygulamalı davranış analizi alanında bilimsel uzmanlık sağlanmasını öngörüyor.

Uluslararası ortaklıklar, Muhammed V Üniversitesi ve Fas Ulusal Radyo ve Televizyon Şirketi ile yürütülen yerel iş birlikleriyle tamamlanıyor. Bu çalışmalarla kapsayıcı mesleki ve medya alanlarında yeni kariyer yollarının oluşturulması amaçlanıyor.

İnovasyonu destekleyen 7 bilimsel ve uygulamalı laboratuvar

Uluslararası iş birliklerini, üniversite kampüsünde kurulacak yedi gelişmiş bilimsel ve uygulamalı laboratuvar tamamlıyor.

Bunlar arasında, işaret dilleriyle iletişim kurmayı öğrenen insansı robotların ve yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesine yönelik inovasyon laboratuvarı öne çıkıyor. Kamu yayıncılığı kurumunun desteğiyle donatılan hareket laboratuvarında ise dijital görüntüleme, sanal karakter üretimi ve eğitsel video içeriklerinin hazırlanması üzerinde çalışılacak.

Üniversite bünyesinde ayrıca girişimciliğe, beceri geliştirmeye ve iş kurma süreçlerine odaklanan bir iş geliştirme merkezi bulunacak. Anatomi laboratuvarları ile ileri işitme testlerinin gerçekleştirileceği birimler de karmaşık cerrahi işlemlerin simüle edilmesine ve yardımcı işitme cihazlarının gerçek uygulama öncesinde ayarlanmasına imkân sağlayacak.

Erişilebilirlik hedefi ve uluslararası organizasyonlara hazırlık

Kapsayıcı üniversitenin hedefleri yalnızca akademik eğitimle sınırlı kalmıyor. Kurum, Fas’ın İspanya ve Portekiz ile birlikte düzenleyeceği 2030 FIFA Dünya Kupası öncesinde ülkenin organizasyon kapasitesini geliştirmeyi amaçlayan stratejik bir rol de üstleniyor.

Üniversitenin 2027 yılına kadar Fas’ın farklı bölgelerinden ve yurt dışından öğrencilere kapılarını açması planlanıyor. Kurum, otelcilik, ulaşım, bankacılık ve spor tesisleri gibi sektörlerde çalışacak profesyonelleri ve karşılama personelini eğiterek işitme engelli ve işitme güçlüğü yaşayan ziyaretçilerle doğrudan iletişim kurabilecek uzmanlar yetiştirmeyi hedefliyor.

Bu yaklaşım, eğitim altyapısını kamu hizmetlerinin, stadyumların ve diğer tesislerin erişilebilirliğini artıracak önemli bir araca dönüştürüyor. Böylece Fas’ın, yaklaşan uluslararası organizasyonlarda beklenen küresel erişilebilirlik standartlarına uygun biçimde insan kaynağını geliştirmesi amaçlanıyor.


İsrail: Tüccarların koordinasyonu durdurmasının ardından Gazze’ye mal girişi kesildi

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı yakınlarında bekleyen yardım tırları… 19 Ocak 2025 (Reuters)
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı yakınlarında bekleyen yardım tırları… 19 Ocak 2025 (Reuters)
TT

İsrail: Tüccarların koordinasyonu durdurmasının ardından Gazze’ye mal girişi kesildi

Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı yakınlarında bekleyen yardım tırları… 19 Ocak 2025 (Reuters)
Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah Sınır Kapısı yakınlarında bekleyen yardım tırları… 19 Ocak 2025 (Reuters)

İsrail, yerel tüccarlarla Hamas arasında vergiler konusunda yaşandığını belirttiği anlaşmazlık nedeniyle Gazze Şeridi’ne ticari ürün girişinin durduğunu açıkladı. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre bu durum, halkın yardımlara bağımlı olduğu bölgede gıda ve diğer temel ihtiyaç maddelerinin önemli bir tedarik kanalını kesintiye uğrattı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki insani yardım işlerini denetleyen askerî birimi olan COGAT (Bölgelerdeki Hükümet Faaliyetlerini Koordinasyon Birimi), çarşamba günü yayımladığı açıklamada, Gazze’deki tüccarların ticari ürünlerin girişine ilişkin koordinasyonu durdurma kararı aldığını bildirdi.

COGAT, Gazze’deki tüccarların bu kararı, Hamas’ın bölgeye giren her kamyon için 10 bin İsrail şekeli (3 bin 220 dolar) tutarında ücret talep etmesine ve Gazze’deki toplam satışlarının yüzde 30’unun nakit olarak yapılmasını istemesine tepki olarak aldıklarını kendilerine ilettiklerini belirtti.

Hamas ise daha sonra 10 bin şekellik ödemenin, Gazze’deki varlıklı kişilerin ihtiyaç sahiplerine, özellikle dul kadınlara ve yetimlere destek sağlamak amacıyla oluşturulan ulusal fona gönüllü katkılarından oluştuğunu açıkladı. Hareket ayrıca, savaşın harap ettiği bölgede ciddi nakit sıkıntısı yaşandığını öne sürerek, nakit ödemelerin teşvik edildiğini bildirdi.

Üç yıldır devam eden savaş, tekrarlanan zorunlu yerinden edilmeler ve İsrail’in insani yardım sevkiyatına yönelik sıkı kısıtlamaları nedeniyle Gazze halkının büyük bölümü yardımlara bağımlı durumda.

Küresel açlık izleme kuruluşlarından biri, temmuz ayında yaptığı uyarıda Gazze nüfusunun üçte ikisinden fazlasının yıl sonuna kadar akut açlıkla karşı karşıya kalabileceğini bildirmişti. Yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’nde halkın çoğu geçici barınaklarda hayatını sürdürüyor.

Gazze Özel Taşımacılık Birliği Başkanı Nahid Şehber, dün İsrail’den ticari ürün taşıyan hiçbir kamyonun Gazze’ye girmediğini söyledi. Ancak İsrail’in kontrolündeki bir sınır kapısından insani yardım taşıyan kamyonların yanı sıra Mısır’dan ticari ürün getiren araçların da giriş yaptığını belirtti.

COGAT, Gazze’deki tüccarların koordinasyonu durdurma kararının, bölgeye giren insani yardım ve ticari ürün taşıyan kamyonların toplam sayısını günlük yaklaşık 300’e düşürebileceğini bildirdi. Bu sayı, mevcut toplamın yarısına karşılık geliyor.

Diplomatlar, Gazze’ye günlük giren kamyon sayısının normalde de 600’ün oldukça altında olduğunu belirtiyor. Şehber ise gerçek sayının yaklaşık 300 olduğunu ve bunların üçte ikisinin ticari ürün taşıdığını ifade etti.

ABD arabuluculuğunda varılan anlaşma uyarınca İsrail’in Gazze’ye günde en az 600 insani yardım kamyonunun girişine izin vermesi gerekiyor. Bununla birlikte İsrail, yükümlülüğünün yalnızca 600 kamyonun girişine izin vermek olduğunu savunuyor ve ticari ürünlerin insani yardımları tamamlayıcı nitelik taşıdığını belirtiyor.


Husilerden Aden’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na saldırı

Yemen’in geçici başkenti Aden’deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Arşiv – SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden’deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Arşiv – SABA)
TT

Husilerden Aden’deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na saldırı

Yemen’in geçici başkenti Aden’deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Arşiv – SABA)
Yemen’in geçici başkenti Aden’deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Arşiv – SABA)

Husiler, dün Yemen’in geçici başkenti Aden’deki Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın çevresine füze saldırısı düzenledi. Saldırıda Cumhurbaşkanlığı Muhafızları’ndan iki kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı ve sarayda maddi hasar meydana geldi.

Saldırıyı üstlenen Husilere karşılık Yemen Enformasyon Bakanlığı, Başbakan Şai Zindani ile hükümet üyelerinin sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı. Bakanlık, olası saldırılara karşı önlem amacıyla hükümetin toplantılarını artık düzenli olarak sarayda gerçekleştirmediğini belirtti.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, saldırının ardından telefonla görüştüğü Başkanlık Konseyi üyeleri Tümgeneral Abdurrahman el-Muharremi ve Tümgeneral Mahmud el-Subeyhi’nin yanı sıra Başbakan Şai Zindani ve hükümet üyelerinin durumunu sordu. Alimi, saldırının etkileri ve sonuçlarıyla mücadele kapsamında alınan önlemler hakkında ilk raporu da dinledi.

Alimi, Husilerin saraya yönelik saldırısının, grubun Yemen ve Suudi Arabistan’daki havalimanlarını, petrol tesislerini ve sivil yerleşimleri hedef alan saldırılarının devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Söz konusu saldırıların bölgenin ve deniz geçiş güzergâhlarının güvenliğini tehdit ettiğini savunan Alimi, bunun Husilerin “terörist niteliğini” bir kez daha ortaya koyduğunu ve grubun Yemen halkının devlet kurumlarını yeniden tesis etme iradesiyle başa çıkamadığını gösterdiğini ifade etti.

Yemen Cumhurbaşkanı, devletin anayasal sorumluluklarını kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğini vurgulayarak, egemenlik kurumlarının ve vatandaşların korunmasının pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi. Alimi, ilgili askerî ve güvenlik birimlerine devlet kurumlarının korunması, terör tehditlerine karşı önlem alınması ve tehdit kaynaklarına hukuka uygun şekilde karşılık verilmesi talimatı verdi. Bu adımların sivillerin ve sivil altyapının korunmasını güvence altına alması gerektiğini kaydetti.

Alimi, saldırının ardından Muharrami, Subeyhi, Zindani ve hükümet üyelerinin durumunu telefonla sordu (SABA).
Alimi, saldırının ardından Muharrami, Subeyhi, Zindani ve hükümet üyelerinin durumunu telefonla sordu (SABA).

Yemen hükümetinden uluslararası topluma çağrı

Yemen Bakanlar Kurulu da Maaşık Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınmasının Husilerin “terörist yaklaşımını” ve sivilleri hedef alma politikasını ortaya koyduğunu açıkladı.

Kurul, saldırının hükümetin vatandaşlara karşı sorumluluklarını yerine getirmesini, devlet kurumlarını yeniden tesis etme ve darbeyi sona erdirme mücadelesini sürdürmesini engelleyemeyeceğini bildirdi. Açıklamada, “Yemen’in Şafağı” operasyonu kapsamında yürütülen çalışmaların devam edeceği vurgulandı.

Bakanlar Kurulu, saldırının yalnızca devlet kurumlarını hedef alan eylemlerle sınırlı kalmayan, giderek yoğunlaşan Husi saldırılarının devamı olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklamada, Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırıların yanı sıra Yemen’in Taiz ve Lahic vilayetlerindeki yerleşim bölgelerinin bombalanmasının da sivillerin hayatını tehlikeye attığı ve halkın yaşadığı sıkıntıları artırdığı ifade edildi.

Husilerin Yemen’in, komşu ülkelerin, bölgesel istikrarın ve bölgedeki hayati çıkarların güvenliği açısından doğrudan tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, “Yemen’in geleceği, kendi halkına karşı silah kullanan, komşularının güvenliğini hedef alan ve Yemenlilerin darbe projesini reddetmesine şiddetle karşılık vermeye çalışan bir milis grubuna bırakılamaz” ifadelerine yer verildi.

Kurul, uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletlere saldırılar karşısında açık ve kararlı bir tutum alma çağrısında bulundu. Açıklamada, saldırıların birbirinden bağımsız münferit olaylar olarak değerlendirilmemesi, sivillerin ve sivil tesislerin hedef alınmasının önlenmesi için gerekli baskının uygulanması ve ihlallerden sorumlu kişilerin hesap vermesinin sağlanması istendi.

Yemen hükümeti ayrıca, devlet otoritesini yeniden tesis etme mücadelesinde silahlı kuvvetleri, askerî birlikleri, güvenlik teşkilatlarını ve halk direniş güçlerini desteklemeyi sürdüreceğini bildirdi. Açıklamada, devlet kurumlarının ve kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi, vatandaşların korunması ve Yemen halkının yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesine yönelik siyasi, ekonomik ve insani çabaların da devam edeceği kaydedildi.