Hamas, Lübnan’da Aksa Tufanı İzcileri’ne gelen tepkiler üzerine geri çekildi

Muhalefet geçmişe dönmemek konusunda uyarıyor ve sorumluluğu Hizbullah’a yüklüyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar, Gazze’deki savaşın sona ermesi talebiyle Beyrut’ta gösteri düzenledi. (Reuters)
Sınır Tanımayan Doktorlar, Gazze’deki savaşın sona ermesi talebiyle Beyrut’ta gösteri düzenledi. (Reuters)
TT

Hamas, Lübnan’da Aksa Tufanı İzcileri’ne gelen tepkiler üzerine geri çekildi

Sınır Tanımayan Doktorlar, Gazze’deki savaşın sona ermesi talebiyle Beyrut’ta gösteri düzenledi. (Reuters)
Sınır Tanımayan Doktorlar, Gazze’deki savaşın sona ermesi talebiyle Beyrut’ta gösteri düzenledi. (Reuters)

Lübnan’da Kudüs’ü kurtarmak için Aksa Tufanı İzcileri’nin kurulduğunu duyurması, geniş çapta tepkiyle karşılaştı. Geçmişe dönmeye karşı uyarılar yapıldı. Bu durum, Hamas’ın geri çekilmesine ve kastedilenin askeri harekât olmadığını belirttiği bir açıklama yapmasına yol açtı.

Başbakan Necib Mikati, bu adıma karşı olduğunu açıklarken, “Bu konu tamamen reddedilmiştir ve kabul etmeyeceğiz” dedi. Mikati ayrıca, ilgili tarafların geri adım attığını ve amaçlarını açığa kavuşturduğunu dile getirdi.

Hamas, yaptığı açıklamada Lübnan’da Aksa Tufanı İzcileri projesinin nedenlerini şöyle sıraladı:

“Gençlerin tehlikeli toplumsal olgulara kapılmasının, düşmanca ve zararlı projelerde kullanılmalarının önlenmesi, onların Filistin davasına bağlanması, onun için çalışması ve davanın savunulması hedeflendi. Bu adım, bazılarının tahmin edebileceği gibi önceki Filistin deneyimine geri dönmeye ilişkin stratejik yönlendirmelerle bağlantılı değildir.”

Açıklamada ayrıca Lübnan’ın egemenliğine saygı duyulduğu, kanunlarına bağlı olundupu, güvenliği ve istikrarına önem verildiği ve iç işlerine karışılmadığı vurgulandı.

Muhalefet, Hamas’ın askeri çağrısını oybirliğiyle reddederken, çoğunluk asıl sorumluluğun savaş ve barış kararını tekelinde bulunduran Hizbullah’a ait olduğunu düşünüyor. Kaynaklar, bunun, Hizbullah’ın Lübnan’daki kaosu meşrulaştıran silahlarıyla mücadelenin doğruluğunu gösterdiği görüşünde.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar şu açıklamayı yaptı:

“Lübnan’da Hamas hareketinin olmadığını, Hizbullah’ın bağlantı kuran, planlayan, emir veren, uygulayan bir hareket olduğunu ve tüm Filistinli grupların onun isteği ve denetimi dışında herhangi bir harekette bulunmadığını herkes biliyor. Dolayısıyla yayınlanan beyan, tarafın talebi üzerine verilmiş bir beyandır.”

Kaynaklar ayrıca, ulusal mülahazalar ne olursa olsun yasa dışı silahlara dayalı olarak, Lübnan’ı kaosa sürükleyen ve Lübnan’ın sınırlarını Filistin örgütlerine açan tarafla çatışmanın yaşandığını, bunun halen devam ettiğini ve böyle kalacağını vurguladı. Hamas’ın beyanının, Lübnan’ın tepkisinin sonucu olduğunu ifade eden kaynaklar, açıklamanın kimseyi atlamadığını ve Hamas tarafından değil, Hizbullah tarafından yayınlandığını kaydetti.

Eski Başbakan Fuad Sinyora da Filistin’in Lübnan’dan yapacağı silahlı eyleme karşı olunduğunu vurgulayarak, Lübnan halkının Filistin halkının yanında durduğunu ifade etti. Sinyora sözlerini şöyle sürdürdü:

“Filistinli kardeşlerin Lübnan’dan silahlı eylemlere geri dönmeleri yönündeki herhangi bir düşünce kabul edilemez.

Lübnan halkı, tüm silahlı milislerin dağıtılmasını öngören Taif Anlaşması’nı onayladı. Halk, Lübnan devletinin tüm sahaları ve ulusal toprakları üzerinde münhasır otoritesinin tesis edildiğini vurguladı. Ayrıca Lübnan’ın Arap ve uluslararası meşruiyet kararlarına, özellikle de 1701 sayılı karara tam bağlılığını dile getirdi.”

Lübnan Ketaib Partisi lideri Milletvekili Sami Cemayel ise geçmişe dönmeyi kabul etmediğini söyleyerek, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada “Aksa Öncüleri, Filistin’dedir. Lübnan’da değildir. Lübnanlı da değildir. Geçmişe dönmeyeceğiz” ifadelerine yer verdi.

Özgür Yurtsever Hareket lideri Milletvekili Cibran Basil de Lübnan’da ‘Hamas Land’ (Hamas Toprağı) kurulmasını kabul etmediğini söyledi. Basil, X üzerinden şu açıklamayı yaptı:

“Hamas hareketinin Lübnan’da Aksa Tufanı Öncüleri kurulduğunu duyurmasını ve Filistinli gençleri buna katılmaya çağırmasını kesinlikle reddediyoruz. Ayrıca Lübnan topraklarından kaynaklanan her türlü silahlı eylemin ulusal egemenliğe saldırı olduğu kanaatindeyiz.”

Basil, ‘Lübnanlıların 1990’dan bu yana Taif Anlaşması’nda kamplardaki ve kamp dışındaki Filistinlilerden silahların toplanması gerektiği konusundaki uzlaşıyı ve 1969’dan bu yana Lübnan’daki Filistinlilere yönelik silahlı eylemi yasallaştıran Kahire Anlaşması’nın iptali konusunda anlaşmaya vardıkları noktaları’ hatırlattı.

Diğer yandan milletvekili Eşref Rifi de Aksa Tufanı İzcileri’nin kurulmasını ciddi bir hata olarak nitelendirdi. Rifi açıklamasında “Bundan geri adım atılmasını talep ediyoruz. Çünkü bu, hatırlanmaması gereken bir anıyı canlandırıyor. Onu ticarete dönüştüren direniş ekseninin yararına Filistin davasına zarar veriyor” dedi.

Ulusal Liberal Parti Başkanı Milletvekili Camille Chamoun da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Lübnan’ın Hamas Land’a dönüşmesini kabul etmiyoruz. Aynı zamanda içerdeki dış hesapları olan bazı ajanlar uğruna yok edilecek bir çatışma alanına dönüştürülmesini de reddediyoruz. Bu durum, Lübnan’ın egemenliğini koruduğunu iddia eden ve askeri yapının başına saldıran bazı kişilerin boyunduruğu altındadır.”



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.