Gazzeliler hem İsrail bombardımanı hem de salgın hastalıkların pençesinde

Gazzeli aileler, bir yandan da tedavi için ülke dışına gönderilen yakınlarının yolunu gözlüyor

Birleşmiş Milletler'den çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'deki sağlık sisteminin iflasın eşiğine geldiği bildirilmişti (AA)
Birleşmiş Milletler'den çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'deki sağlık sisteminin iflasın eşiğine geldiği bildirilmişti (AA)
TT

Gazzeliler hem İsrail bombardımanı hem de salgın hastalıkların pençesinde

Birleşmiş Milletler'den çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'deki sağlık sisteminin iflasın eşiğine geldiği bildirilmişti (AA)
Birleşmiş Milletler'den çarşamba günü yapılan açıklamada, Gazze'deki sağlık sisteminin iflasın eşiğine geldiği bildirilmişti (AA)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, İsrail bombardımanı altındaki Gazzelilerin bir yandan da salgın hastalıklarla mücadele ettiğini yazdı.

Gazze'nin güneyindeki Refah bölgesinde görev yapan acil servis doktoru İmad Hams, özellikle mülteci kamplarında salgın hastalıkların arttığına dikkat çekerek şunları söyledi: 

Mülteci kamplarında yaptığımız incelemelerde, nüfusun artması, içme suyu kaynaklarına erişilememesi ve bozulmuş gıdalar nedeniyle büyük bir hepatit salgını tespit ettik. Bu, ölüme yol açan ciddi bir hastalık.

Enfeksiyonun boyutuna dair net bilgiler edinmenin henüz mümkün olmadığını belirten doktor, kötü hijyen koşulları sebebiyle birçok hastalığın yayıldığına ve özellikle çocukların risk altında olduğuna işaret etti. 

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Gazze'nin kuzeyindeki evini terk edip ailesiyle Mısır sınırındaki Refah'a kaçan 45 yaşındaki Seyfeddin Muhammed Kaduha, bir okulun bahçesinde kurulan çadırda kaldıklarını söyleyerek, "Üç ya da dört günde bir, sadece bir saatliğine su alabiliyoruz" dedi. 

Birleşik Krallık (BK) merkezli kâr amacı gütmeyen yardım kuruluşu Oxfam'dan Büşra Halidi, "Gazze'deki durum sadece bir felaket değil, tam anlamıyla bir kıyamet" dedi. 

BK'deki Çocukları Kurtarın Vakfı'ndan Aleksandra Sahiye ise hastanelerde anestezi olmadan amputasyon yapıldığını ve bazı hastaların yaralarından kurtçuklar çıkarıldığını söyledi. Sahiye, "Gazze'de yaşanan dehşeti anlatacak kelime bulmakta gerçekten zorlanıyoruz" ifadelerini kullandı. 

ABD'nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ) ise Gazzeli ailelerin, tedavi için ülke dışına gönderilen yakınlarının yolunu gözlediğini yazdı.

7 yaşındaki hemofili hastası oğlu Yusuf'un tedavisi için birlikte Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) gittiklerini söyleyen Nazha Ebu Dahir, aynı hastalıktan mustarip iki oğlunu Gazze'de bırakmak zorunda kaldığını belirtti. 

Nahil Ebu Okal da İsrail bombardımanında kafatasında çatlak oluşan 10 yaşındaki kız kardeşinin tedavisi için eşi ve üç çocuğunu Gazze'de bırakarak önce Mısır'a, oradan da BAE'ye geçtiklerini ifade etti.

WSJ'nin aktardığına göre BAE, Gazze'den aralarında çocuklarında olduğu toplamda 2 bin hastayı kabul edeceğini duyurdu. Türkiye de en az 100 Gazzeli hastayı kabul etmişti.



Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
TT

Irak, İsrail'in çıkarlarına saldırmakla suçlanan suç şebekesini çökertti

Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)
Irak güvenlik güçleri mensupları (AFP - Arşiv)

Fransız Haber Ajansı AFP salı akşamı Iraklı yetkililerin, İran'ın emriyle Avrupa’da İsrail'in çıkarlarına yönelik saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli suç eylemlerinde bulunmakla suçlanan İsveç merkezli Foxrot Ağı’nın ‘liderlerinin’ tutuklandığını duyurduğunu aktardı.

Irak Ulusal İstihbarat Servisi (INIS) tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“INIS, doğru istihbarat ve iç ve dış takip operasyonlarına dayanarak, Ulusal Uluslararası Adli İşbirliği Merkezi ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) Süleymaniye kentinde güvenlik yetkilileriyle koordineli olarak, yerel ve uluslararası tutuklama emirleri bulunan ve Foxrot Ağı’nın suç liderlerini tutuklamayı başardı.”

INIS, “Foxrot Ağı, Irak topraklarını suç faaliyetleri için üs olarak kullanmaya çalıştığından, tutuklamalar birçok ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Polis Teşkilatı (Europol) pazartesi günü yaptığı açıklamada ‘ana şüphelilerden biri Irak'ta tutuklandı. İsveç polisi ile Irak kolluk kuvvetleri arasında uzun süreli iş birliği sonucunda’ tutuklandığını duyurdu.

Europol, tutuklanan kişinin ‘Avrupa Birliği'nin (AB) arananlar listesinde yer alan ve yurt dışından İsveç'i hedef alan ciddi şiddet eylemlerinin başlıca organizatörlerinden biri olduğundan şüphelenilen 21 yaşındaki bir İsveç vatandaşı’ olduğunu açıkladı.

Açıklamada, Foxrot Ağı ile bağlantılı olduğu ve küçüklerin örgüte katılmasının sağlanması ve kullanılması da dahil olmak üzere, hizmet olarak şiddet eylemlerinin koordinasyonunda merkezi bir rol oynadığına inanıldığı belirtildi.

Bu operasyon sırasında, aynı ağla bağlantılı ve İsveç adli makamları tarafından çeşitli ağır suçlardan aranan başka bir kişinin de tutuklandığını ekledi.

Washington, geçtiğimiz mart ayında İran rejiminin bu ağı kullanarak 2024 yılının ocak ayında Stockholm'deki İsrail büyükelçiliği de dahil olmak üzere Avrupa'daki İsrail ve Yahudi hedeflerine saldırılar düzenlediğini belirterek Foxrot Ağı’na yaptırımlar uyguladı. Ağın lideri Rawa Majid'e de yaptırımlar uygulandı.

Majid'in ‘özellikle İran İstihbarat ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı ile iş birliği yaptığı’ belirtildi. Ertesi ay, İngiltere de Foxrot Ağı ve liderlerine yaptırım uyguladı.

Foxrot Ağı, silah ve uyuşturucu kaçakçılığına karışmakla ve özellikle silahlı saldırılar düzenleyerek ve para karşılığı cinayetler işleyerek Kuzey Avrupa'da şiddetin tırmanmasına neden olmakla suçlanıyor.


Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
TT

Hizbullah'ın mali krizi derinleşti ve destekçilerine savaş tazminatı ödemeleri durdu

Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)
Beyrut'un güney banliyölerinde lider Heysem Tabatabai'nin suikastında hedef alınan bir binanın üzerinde Hizbullah eski genel sekreterleri Hasan Nasrallah ve Haşim Safiyuddin'in fotoğrafı (Arşiv- Reuters)

Hizbullah'ın mali krizi daha da kötüleşti ve bu durum, İsrail'in Lübnan'a yönelik son savaşında evlerini kaybeden destekçilerini etkiledi.

Beyrut'un güney banliyölerinde yaşayanlara, "tazminat ödemelerinin ne zaman yapılacağına dair henüz kesin bir tarih belirlenmediği" ve "ödeme hazır olduğunda telefonla bilgilendirilecekleri" ifade edildi.

Hizbullah, evlerini kaybeden 51 bin aileye konaklama yardımı ödemek zorundadır.  Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu yardımın yıllık tutarı güney ve Bekaa Vadisi'ndeki evler için 3 bin 600 dolar, banliyölerdeki evler için ise 4 bin 800 dolar arasında değişmektedir.

Sakinler, partinin geçen yılki ev onarım ödemelerini bozan “kaos” ve ‘kayırmacılık’ konusunda iç soruşturma yürüttüğünü bildirirken, Hizbullah'a karşı olan kaynaklar, bu yıl tazminat ödemelerinin gecikmesini “partinin karşı karşıya olduğu mali krize” bağladı.


Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
TT

Suriye, Halep'in doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi "askeri bölge" ilan etti

Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.
Haritada, Suriye ordusunun Halep'in doğu kırsalında askeri bölge olarak kabul ettiği iki alan gösterilmektedir.

Suriye ordusu dün, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yüzleşmek amacıyla Halep şehrinin doğusundan Fırat Nehri'ne kadar olan bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etti (SDG) ve bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesini talep etti. Kürt liderler, yetkilileri bölgelerine saldırı hazırlığı yapmakla suçladı.

“Operasyon Otoritesi”, SDG ve eski rejimin kalıntılarının seferberliğine yanıt olarak Deyr Hafir ve Meskene kasabalarının kapatıldığını bildirdi ve sivillere, Halep şehrini bombalayan İran intihar drone'larının fırlatma noktası oldukları için bu kasabaları tahliye etmeleri çağrısında bulundu.

Yetkili makam, Deyr Hafir civarındaki SDG mevzilerini topçu ateşiyle hedef aldığını duyurdu. Resmi kanal, askeri bir kaynağın, topçu saldırısının SDG'nin Hamima köyü civarını insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef almasına yanıt olarak gerçekleştirildiğini söylediğini aktarırken, ordu ise bir sivilin Deyr Hafir'den motosikletiyle ayrılmaya çalışırken SDG keskin nişancısının ateşi sonucu öldürüldüğünü bildirdi.

Bu arada Suriye Enerji Bakanlığı, SDG'nin Deyr Hafir'in doğusundaki Amtina Köprüsü'nü bombalamasını kınadı. Bu köprü, bölgeyi birbirine bağlayan ve hizmet veren son köprüydü ve bombalama sonucu bölgeye erişim tamamen kesildi. Bakanlık, SDG'yi ana su kanalını tehlikeye atmaktan ve özellikle Deyr Hafir bölgesi ve çevresinde su akış hızının önemli ölçüde artması sonucu yaklaşık 8 bin hektarlık tarım arazisinin su basması tehdidiyle karşı karşıya kalmasından tamamen sorumlu tuttu.