Dünya Gıda Programı sona erdi: Suriye’yi açlık mı bekliyor?

Dünya Gıda Programı’nın sona ermesiyle 2024 Suriye’de açlık yılı mı olacak?

Suriyeliler, Dünya Gıda Programı’nın sağladığı yardımı teslim alıyor (Dünya Gıda Programı)
Suriyeliler, Dünya Gıda Programı’nın sağladığı yardımı teslim alıyor (Dünya Gıda Programı)
TT

Dünya Gıda Programı sona erdi: Suriye’yi açlık mı bekliyor?

Suriyeliler, Dünya Gıda Programı’nın sağladığı yardımı teslim alıyor (Dünya Gıda Programı)
Suriyeliler, Dünya Gıda Programı’nın sağladığı yardımı teslim alıyor (Dünya Gıda Programı)

Yıl sonu yaklaşırken Suriyeliler daha da sefil bir yeni yıldan korkuyor. Bunun ilk işareti, Dünya Gıda Programı’nın (WFP), yardım programında zaten bir azalmaya yol açan finansman krizi nedeniyle Ocak ayında Suriye genelinde gıda yardımının durdurulacağını açıklaması oldu.

Bu açıklama, özellikle son üç ayda fiyatların hızla arttığı, Suriye’deki yaşam krizinin derinleştiği bir yılın ardından yapıldı. Yerel para birimi son üç yılda yüzde 83, bu yıl ise yüzde 53 oranında değer kaybetti.

Öte yandan Suriye’de 5 kişilik bir ailenin aşırı gıda yoksulluk sınırı, ayda 736 bin Suriye lirasına, aşırı yoksulluk sınırı 1,16 milyon Suriye lirasına, en yüksek yoksulluk sınırı ise 2022 yılında 1,6 milyon Suriye lirasına ulaştı. 2022 yılı yoksulluk sınırlarıyla karşılaştırıldığında maaşların ‘en yüksek, en düşük ve aşırı’ yoksulluk sınırlarının hepsinden daha düşük olduğu görülüyor.

Suriyelilerin rahatsızlığı

Suriye hükümeti, Birleşmiş Milletler’in (BM) kararı karşısında şaşkın. Öyle ki Yerel Yönetim ve Çevre Bakanı ve Yüksek Yardım Komitesi Başkanı Mühendis Hüseyin Mahluf, Gıda Programı’nın Suriye’deki ülke temsilcisi Kenneth Crossley ile bir araya gelerek, program tarafından medya aracılığıyla yayınlanan duyuruya açıklık getirdi.

Lazkiye kırsalındaki Cebele şehrinde dün yaşanan depremde bir bina hasar gördü (Reuters)
Lazkiye kırsalındaki Cebele şehrinde dün yaşanan depremde bir bina hasar gördü (Reuters)

Bakan Mahluf, Suriye’nin önceden koordinasyon olmadan yapılan bu duyurudan duyduğu memnuniyetsizliği dile getirerek, “Bu durum, programın gidişatında insani yardım programlarının siyasallaştırılması yönünde bir sapma olduğunu gösteriyor” dedi. Mahluf ayrıca, yardıma muhtaç insan sayısındaki artış göz önüne alındığında, yardıma muhtaç kişilerin çoğunluğuna gıda yardımının durdurulması konusundaki çekincelerini dile getirdi.

Buna karşılık Kenneth ise mesajı program yönetimine ileteceğine ve Suriye halkına insani yardım sağlamaya devam etmek için çaba göstereceğine ve çözümler sunacağına söz verdi.

Korkunç sayılar

Suriye Politika Araştırma Merkezi’nin verileri, enflasyon oranlarını korkutucu olarak nitelendirdi. Suriye’de 2019- 2020- 2021 yıllarında yaşanan iyileşme sonrasında ekonomiyi desteklemek için gerekli olan ve şeker endüstrisi için ihtiyaç duyulan buğday ve şeker pancarı başta olmak üzere stratejik tarım, akaryakıt malzemelerine yönelik devlet desteğinin kaldırılması, tarımsal desteklerin azalması ve özellikle hükümetin yakın zamanda fiyatını artırdığı gübreler olmak üzere tarımsal malzeme fiyatlarındaki artışla birlikte sekteye uğradı. Bu durum birçok çiftçinin, özellikle hükümetin 2023 sezonu için bu ürünleri satın almak üzere belirlediği fiyatların tatmin edici olmaması nedeniyle, hükümet tarafından desteklenen buğday, pancar, pamuk ve diğer stratejik mahsulleri yetiştirme konusundaki isteksizliğini beyan etmesine yol açtı.

Suriye’nin orta kesimindeki Humus’ta buğday ve arpa mahsullerinin hasadı
Suriye’nin orta kesimindeki Humus’ta buğday ve arpa mahsullerinin hasadı

Şam’daki kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, gençlerin göç oranlarının son bir yılda arttığını ve çoğunluğunun Irak’a, özellikle de hâlâ Suriyelilerin kabul ettiği bir destinasyon olan Erbil’e yöneldiğini belirtti. Kaynaklar, bu yılın son aylarının, ister yoksul, isterse orta sınıf olsun, Suriyelilerin büyük çoğunluğu için çok zor geçtiğini belirtti.

Gazeteci Nizar el-Ferra, daha önce hükümete yakın SAMA TV’deki ‘Halkın Durumu’ adlı televizyon programında Suriyeli gençlerin Erbil’e göçünü ele almıştı. Lazkiye Havalimanı’ndan kalkan Suriye uçağıyla Erbil’e giderken, uçaktaki yolcuların yüzde 90’ından fazlasının yirmi yaş civarında genç erkekler olmasına şaşırdığını söyledi. Göçmenleri gözlemlediğini belirten Farra, bu göçmenlerin bir kesiminin aileleri nakit yardım ödeneği alamayan, zorunlu hizmetten kaçan gençler olduğunu, bir kesiminin vaat edilen göçten önce ellerindekini satarak Erbil’e gidenler olduğunu ve üçüncü bir kesimin de yatırımcılardan oluştuğunu dile getirdi. Gazeteci, Suriye’nin ve Suriye toplumunun maruz kaldığı ciddi tükenmeye dikkat çekerek, bugün göç edenlerin zorlu savaş yıllarını atlattıklarını, ancak son iki yıldır yaşanan ekonomik baskının, umutlarını yitirmelerine neden olduğunu söyledi.

Seksen kuşağı

Hükümet güçlerinin saflarında savaşan 1982 doğumlu Abbud, 1980’li yıllarda doğanların hepsinin yoksulluk, işsizlik ve askerlik koşulları altında ezildiğini ve Suriye’de kalma umutlarının tükendiğini söyledi. Abbud, “Silaha sarıldım ve hiçbir şeye ulaşamadım. Ülke sadece memurların çocuklarına aittir” derken, bu nedenle yedek görevinden vazgeçtiğini ve ülke dışına kaçmanın yolunu aradığını dile getirdi.

Suriye liraları ve dolarlar (Reuters)
Suriye liraları ve dolarlar (Reuters)

Bu yılın başından bu yana dolar kurunun yılbaşındaki 7 bin Suriye lirasından yaklaşık 14 bin Suriye lirasına fırlaması ve bununla birlikte fiyatların rekor seviyeye yükselmesi, komşu ülkelere sebze ve meyve ihracatının kapısının açılmasını sağladı. Bu durum ülke ekonomisi açısından önemli olmasına rağmen yerel pazarda sebze ve meyve fiyatlarını artırdı ve çoğu gıda, Suriyelilerin büyük çoğunluğu için ulaşılmaz bir hayal haline geldi.

WFP’nin Eylül ayında yayınladığı bir raporda, standart gıda sepeti fiyatının geçen yıla göre üç kat arttığı ve 938 bin Suriye lirasına ulaştığı belirtildi. Karaborsada 1 dolar, 14 bin Suriye lirası.

Raporda, asgari harcama sepetinin üst üste on dördüncü ayda da arttığı, bunun da hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırmasından kaynaklandığı belirtildi.

WFP ayrıca, kışın gelmesi ve bölgedeki yükselişin devam etmesiyle birlikte enerji malzemeleri ve yakıtlara yönelik artan talep ortasında fiyatlardaki artışın devam edeceği konusunda da uyarı yaptı.

Programın, Suriye’deki 3,2 milyon insana yönelik açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele etmek amacıyla önümüzdeki altı ay boyunca gıda yardımı sağlamak için 134 milyon dolara ihtiyacı var. Önceki yıllarda program 5,5 milyon kişiye gıda ulaştırmıştı.

Suriye’de savaş ve iklim değişikliği nedeniyle tükenen bir tarım alanının resmi (BM web sitesi)
Suriye’de savaş ve iklim değişikliği nedeniyle tükenen bir tarım alanının resmi (BM web sitesi)

Programa göre, son yıllarda yardımların önemli ölçüde azaldığı ülkede 12 milyondan fazla Suriyeli açlığın kurbanı oldu.

Gelecek yılın başında yardımların durdurulacağının duyurulması ile WFP, bazı çocuk beslenme planlarının sürdürülmesi ve çiftçilerin geçim kaynaklarının desteklenmesinin yanı sıra, doğal afetlerden etkilenen aileleri daha küçük programlarla desteklemeye devam edeceğini belirtti.

Ayrıca Programın, son on yılda 4,8 milyon ton gıda, 300 milyon dolardan fazla nakit yardım ve 800 milyon dolar mal ve hizmet dağıtımı için 3 milyar dolar harcadığı aktarıldı.



Suriye’de beklenen kabine değişikliği, SDG’nin entegrasyonunu da göz önünde bulunduruyor

Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Suriye’de beklenen kabine değişikliği, SDG’nin entegrasyonunu da göz önünde bulunduruyor

Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)
Suriye hükümeti, Mart 2025 (Suriye Cumhurbaşkanlığı)

Suriye hükümetine yakın kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, önümüzdeki günlerde Suriye hükümetinde kapsamlı bir kabine değişikliği yapılmasının beklendiğini bildirdi. Kaynaklara göre, değişiklik yalnızca kabine ile sınırlı kalmayacak; birçok bakanlıkta yeniden yapılanma da gerçekleştirilecek. Egemenlik alanındaki bazı bakanlıklar dahil olmak üzere çeşitli kurumlarda yapısal düzenlemeler ve bazı valileri kapsayan görev değişiklikleri planlanıyor.

Söz konusu kabine revizyonunun, Mart 2025’te kurulan hükümetin üzerinden bir yıldan fazla süre geçmesinin ardından gündeme geldiği belirtiliyor. Bu hükümet, daha önceki geçici yönetimin görevini devralmasının ardından oluşturulmuştu.

Değişikliğin özellikle yerel yönetimler ve çevre, sağlık, spor ve gençlik, tarım, ulaştırma, eğitim ile yükseköğretim gibi hizmet bakanlıklarını kapsaması bekleniyor.

Şarku’l Avsat kaynakları, değişiklik kapsamındaki bazı bakanlıklarda vekâleten yönetim uygulanacağını, kurum içinden görevlendirilen isimlerin geçici olarak işleri yürüteceğini belirtti. Sürecin, devlet kurumlarının farklı kademelerini etkileyecek daha geniş bir yeniden yapılanmanın parçası olduğu ifade edildi.

Söz konusu değişim süreci Tarım Bakanlığı ile başladı. Bakan Emced Bedr’in yerine, daha önce Bakan Yardımcısı ve Haksız Kazançla Mücadele Komitesi Başkanı olan Basil Suveydan geçici olarak görevlendirildi. Sağlık Bakanlığı’nda ise Musab Nizal el-Ali’nin yerine Muhammed Mesalihi’nin atandığı bildirildi.

fgfgf
Suriye Spor Bakanı, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın huzurunda yemin ederken (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat’ın elde ettiği bilgilere göre, planlanan değişikliklerin bir kısmı bakanların kendi kişisel talepleri üzerine gerçekleşti. Bu gerekçeler arasında sağlık sorunları da bulunuyor. Ayrıca görevden alınan bazı bakanların ilerleyen süreçte daha üst düzey yönetim pozisyonlarına getirilebileceği ifade ediliyor. Öte yandan bazı değişikliklerin performans değerlendirmeleri sonucunda yapıldığı, bununla birlikte siyasi yakınlaşma süreçleri ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) devlet yapısına entegrasyon sürecini hızlandırma çabalarının da etkili olabileceği belirtiliyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Şam’da düzenlenen el-Feyha Spor Salonu açılışında yaptığı konuşmada, Gençlik ve Spor Bakanı Muhammed Samih Hamid’in sağlık gerekçeleriyle görevden affını talep ettiğini kendisine ilettiğini açıklamıştı.

Egemenlik alanındaki bakanlıklarda herhangi bir değişiklik yapılmayacak

Son haftalarda İçişleri Bakanlığı’nda da değişiklik yapılacağı yönünde iddialar gündeme geldi. Bu iddialara göre mevcut İçişleri Bakanı Enes Hattab’ın Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na getirilmesi, yardımcısı Abdulkadir Tahan’ın ise bakanlığa atanması planlanıyordu. Ancak hükümet kaynakları, egemenlik alanındaki hiçbir bakanlığın bakan düzeyinde bir değişikliğe tabi tutulmayacağını doğruladı.

frtbrtb
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Suriyeli mevkidaşı Esad eş-Şeybani arasında yapılan görüşmeden (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Aynı kaynaklar, Cumhurbaşkanlığı’nın bu bakanlıklarda istikrarın korunmasını istediğini, özellikle son dönemde elde edilen güvenlik başarılarının bu kararda etkili olduğunu belirtti. Bu başarılar arasında eski rejime bağlı bazı savaş suçlularının, örneğin Emced Yusuf gibi isimlerin yakalanması da bulunuyor. Ayrıca, SDG’nin devlet yapısına entegrasyon süreciyle bağlantılı kurumların da çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Bu kapsamda Savunma Bakanlığı’nın askerî yapının yeniden düzenlenmesi üzerinde çalıştığı, Adalet Bakanlığı’nın doğu bölgelerindeki adliye binalarının sisteme entegrasyonunu yürüttüğü, ayrıca Enerji ve Ekonomi bakanlıklarının da bu sürece eşlik ettiği kaydedildi.

Sokaktaki gerginliği gidermek

Kaynaklar, İçişleri ve Savunma gibi bazı bakanlıkların halk nezdinde önemli bir takdir topladığını, ancak özellikle Enerji, Ekonomi ve Maliye gibi bazı bakanlıklara yönelik memnuniyetsizlik bulunduğunu belirtiyor. Bu bakanlıklar, halkın üzerindeki ekonomik yükler nedeniyle görevden alınmaları yönünde taleplerle karşı karşıya. Buna rağmen Suriye yönetiminin bu sorunların karmaşık nedenlerinin farkında olduğu, kurumların çalışmalarını ve yürütülen geliştirme projelerini yakından takip ettiği ve bu nedenle söz konusu bakanlıkların büyük ölçüde değişim dışında tutulduğu ifade ediliyor.

fdbfd
Azerbaycan ve Suriye enerji bakanları cumartesi günü gaz tedarik anlaşması imzaladı. (SANA)

Kaynaklara göre bu süreç, aynı zamanda ‘sokaktaki gerilimi azaltmaya yönelik kritik kararlarla’ birlikte ilerlemeli. Özellikle yüksek elektrik faturaları, kamu hizmetlerine yönelik memnuniyetin düşmesinde önemli bir etken olarak görülüyor. Buna karşın elektrik hizmetlerinde kesinti sürelerinin azalması ve hizmet kalitesindeki iyileşme dikkat çekiyor. Benzer bir tablo telekomünikasyon alanında da yaşanıyor. Mobil şebeke kapsama alanında belirgin bir iyileşme ve erişimin genişlemesi sağlanırken, buna paralel olarak hizmet maliyetlerinin ve fiyatların arttığı belirtiliyor.

Kapsamlı yeniden yapılandırma

Planlanan kabine değişikliğinin yalnızca bakanlıklarla sınırlı kalmayacağı, bakanlıklara bağlı müdürlükler ve üst düzey görevleri de kapsayacak şekilde genişletileceği bildirildi. Bu kapsamda İçişleri, Savunma, Turizm, İletişim, Teknoloji ve Enformasyon bakanlıkları gibi kurumlarda bazı üst düzey isimlerin görevden alınarak yerlerine yeni atamalar yapılabileceği ifade ediliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, Suriye’de devlet kurumlarının yeniden düzenlenmesine yönelik geniş kapsamlı bir değişim süreci yürütülüyor. Bu süreçte bakan yardımcıları ve idari müdürlerin yanı sıra özellikle Turizm Bakanlığı’nda önemli değişiklikler yapıldığı, ayrıca sendika ve meslek örgütlerine kadar uzanan bir yeniden yapılanma planlandığı belirtiliyor. Bu çerçevede Suriye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Favaz Ahmed’in görevden alınması gündeme gelirken, ülke genelinde barolar gibi meslek örgütlerinde de yeni yönetimlerin oluşturulması için çalışmalar yürütülüyor.

Ayrıca bazı valileri kapsayan geniş çaplı yer değişikliklerinin de gündemde olduğu, özellikle Halep ve Humus gibi büyük şehirlerin bu değişimden etkilenebileceği ifade ediliyor. Yerel kaynaklara göre Halep Valisi Azzam el-Garib’e, Cumhurbaşkanlığı’na yakın bir yürütme yapısında üst düzey bir görev teklif edildiği, ancak Garib’in halen kentteki görevine devam etmeyi değerlendirdiği aktarıldı.

Bunun yanında Humus Valisi Abdurrahman el-Ama’nın görevden alınarak Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne atanacağı, yerine ise Murhaf en-Nasan’ın Humus Valisi olarak görevlendirileceği yönünde haberler de dolaşıyor.

Paylaşım sisteminin yokluğu

Jusoor Araştırma Merkezi araştırmacısı Vail Alvan, Suriye’de mevcut hükümetin üzerinden bir yıl geçmesinin ardından gündeme gelen kabine ve idari değişiklik tartışmalarını, Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütülen bir performans değerlendirmesine bağladı.

Alvan Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu tür süreçlerin genellikle paralel siyasi gelişmelerle birlikte ilerlediğini belirtti. Alvan’a göre bu gelişmeler arasında Suriye Meclisi’nin ilk oturumlarının yapılması veya SDG ile yakınlaşma süreci gibi unsurlar yer alıyor. Alvan, mevcut göstergelerin henüz kapsamlı bir hükümet değişikliğine ya da tamamen yeni bir kabine kurulmasına işaret edecek düzeyde olmadığını ifade etti.

df fd
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, 15 Nisan 2026 tarihinde Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani’nin de hazır bulunduğu bir toplantıda SDG lideri Mazlum Abdi ile Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’i kabul etti. (SANA)

Alvan, bakanların belirlenme sürecinin ve yapılan incelemelerin takip edilmesi sonucunda, hükümette ‘paylaşımcı siyaset’ ya da taraflar arasında uzlaşmaya dayalı bir bakanlık dağılımı anlayışının bulunmadığını gözlemlediklerini söyledi. Alvan’a göre, buna rağmen önümüzdeki dönemde SDG mensuplarının bakan, bakan yardımcısı veya vali gibi karar alma pozisyonlarında yer alması mümkün. Bunun, güç paylaşımı ve tek elde iktidar toplanmaması ilkesi çerçevesinde ‘doğal’ bir gelişme olduğu değerlendiriliyor. Bakanlık ve görevlerin ise liyakat, performans değerlendirmesi ve düzenli gözden geçirme mekanizmalarıyla belirlendiği, bu nedenle görevlerin sürekli denetime açık olduğu ifade ediliyor.

Alvan ayrıca, yürütme organı içinde bazı bakanlıklar ya da sorumlu pozisyonlarda meclisin toplanmasından önce sınırlı değişikliklerin olabileceğini belirtti. Ancak kapsamlı bir hükümet değişikliğinin parlamentonun faaliyete geçmesine bağlı olduğunu, bunun daha geniş çaplı ve bazı hassas egemenlik bakanlıklarını da kapsayabilecek bir yeniden yapılanma sürecine zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Bu tür bir değişimin ise mevcut sürecin ötesinde, kapsamlı bir performans değerlendirmesinin sonucu olacağı kaydedildi.

Parlamentonun yetkileri

Öte yandan Halep’ten seçilen Suriye Halk Meclisi üyesi Akil Hüseyin, beklenen değişim sürecinin parlamentonun yetkileriyle ya da meclisin faaliyete başlamasıyla doğrudan bağlantılı olmadığını belirtti. Bu durumun, geçen yıl mart ayında kabul edilen anayasal bildiri çerçevesinde şekillendiğini ifade etti.

fvfe
Şam’daki Halk Meclisi binası ilk oturumunu bekliyor. (AFP)

Hüseyin, hukuki açıdan meclisin hükümetin kurulmasını onaylama, atama yapma ya da güvenoyu verme yetkisine sahip olmadığını söyledi. Mevcut yönetim sisteminde meclisin rolünün daha çok bakanların denetlenmesi ve hesap verebilirliğinin sağlanmasıyla sınırlı olduğunu, dolayısıyla kabine değişikliklerinin doğrudan Cumhurbaşkanı’nın yetkisi dahilinde gerçekleştiğini vurguladı.

Suriye’de kabul edilen anayasal bildiri başkanlık sistemi esasına dayanıyor, geniş yürütme yetkileri cumhurbaşkanında toplanıyor ve yürütme organı doğrudan cumhurbaşkanı tarafından belirleniyor.


Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
TT

Lübnan’ın Dahiye bölgesindeki cenaze töreninde havaya ateş açıldı, Hizbullah silahlı kişilerin tutuklanmasını engelledi

Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)
Lübnan'ın güneyinde bazı Hizbullah üyelerinin ve sivillerin cenaze töreninde taşınan Hizbullah bayrakları (Reuters)

Lübnan’ın başkenti Beyrut'un güney banliyösü Dahiye'deki Kefaat bölgesinde dün öğleden sonra bir güvenlik gerilimi yaşandı. Dört kişinin cenaze töreni sırasında havaya yoğun bir şekilde ateş açılması nedeniyle birkaç kişi yaralandı.

Lübnan basını, büyük bir kalabalığın katıldığı cenaze töreninin silahlı kişilerin yoğun biçimde havaya ateş açmasıyla kargaşaya dönüştüğünü ve bazı kişilerin yaralanmasına yol açtığını bildirdi.

Sosyal medyada paylaşılan video görüntüleri, havaya ateş açıldığını gösterirken siviller arasında panik yaşandığı da görüntülere yansıdı.

Edinilen bilgilere göre Lübnan ordusu durumu kontrol altına almak amacıyla bölgeye ulaştı, ancak Hizbullah yanlıları ateş açanların tutuklanmasını engellemek için müdahale etti.

Bir süre sonra Lübnan ordusu araçları ve İstihbarat Müdürlüğü mensuplarının Kefaat Kavşağı çevresinde geniş çaplı konuşlandığı görüldü. Bu sırada çok sayıda silahlı unsur bölgeden çekildi.

Ayrıca ambulansların yaralıları taşımak üzere olay yerine yöneldiği bildirildi. Cenaze töreni boyunca gerginlik ve kalabalık yoğunluğu devam etti.

Bu gelişme, başkent Beyrut’ta silah dosyasına ilişkin artan tartışmalar gölgesinde yaşandı. Lübnan hükümeti daha önce güvenliği sağlamak ve silahları azaltmak amacıyla yürütülen çabalar çerçevesinde Beyrut'u ‘silahsızlandırılmış şehir’ ilan etme kararını açıklamıştı.

Ancak bu karar, Hizbullah'ın sert tepkisiyle karşılaştı. Örgüt, silahlarının güvenlik kaosunun değil ‘direnişin’ bir parçası olduğunu savunarak bu dosyaya ilişkin her türlü tartışmanın kapsamlı bir ulusal savunma stratejisi çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Hizbullah ‘silahsızlandırma’ meselesinin bu şekilde gündeme taşınmasının iç gerginliklere yol açabileceği ve ülkedeki siyasi bölünmeyi derinleştirebileceği konusunda da uyardı.


Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
TT

Bakanlıklar üzerindeki çekişme, hükümeti kurmakla görevlendirilen Zeydi’nin görevini zorlaştırabilir

Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)
Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amidi, hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi ile tokalaşırken, 27 Nisan 2026 (Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi/AFP)

Irak’ta yeni hükümeti kurmakla görevlendirilen Ali ez-Zeydi, ABD’nin eşi ve benzeri görülmemiş desteğinin yanı sıra uluslararası ve yerel desteği arkasına alarak çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Zeydi, siyasi güçlerle ilişkisinin niteliğini sınayan ilk dosya olarak bakanlıkların dağılımına ilişkin yaşanan çekişmeyle yüzleşmek zorunda.

Siyasi bloklar ve güçler, Zeydi'yi belirli bakanlıkları talep ederek, başka bakanlıkları kendi çıkarları doğrultusunda döndürerek ya da yeni bakanlıklar ve başbakan yardımcılığı makamları oluşturarak köşeye sıkıştırmaya başladı. Böylece yetkileri olmasa bile bazı parti ve güç liderlerinin devlet kademelerinde mümkün olduğunca fazla yer edinmesini sağlamayı amaçlıyorlar.

Bağdat'taki siyasi gözlemcilere göre söz konusu güçlerin şartlarını dayatmakta ısrar etmesi halinde bu durum, silahlı gruplardan, şişirilmiş kadrolardan ve siyasi blokların dikte ettirdiği atamalardan arınmış bir hükümet kurmak isteyen Zeydi ile bu güçler arasındaki kopuşun başlangıcına dönüşebilir.