Babu'l Mendeb korsanları nakliye masraflarını artırıyor

Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
TT

Babu'l Mendeb korsanları nakliye masraflarını artırıyor

Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)
Korsanların gemilere yönelik saldırılarının artması tüccarların yanı sıra nakliye ve sigorta şirketlerini endişelendiriyor. (Görsel: Axel Rangel Garcia)

Muhammed eş-Şarki

 

 

Babülmendep Boğazı ve Kızıldeniz ile Hint Okyanusu arasındaki Aden Körfezi, Afrika Boynuzu ile Yemen kıyıları arasındaki deniz korsanlarının başlıca faaliyet noktası. Okyanusta ilerleyen ticari gemilerde deniz taşımacılığının maliyeti, söz konusu bölgede gemilere el koyma girişimlerinin artmasıyla son zamanlarda yükseldi. Peki, dünyanın en önemli deniz yollarından birinde şu an neler oluyor?

 

İsrail’in geçen ekim ayında Gazze’ye yönelik savaşının başlamasından bu yana Londra pazarında sigorta sertifikaları, poliçeler ve navlun oranları yükseldi. Drewry World Container index (DrewryDünya Konteyner Endeksi), Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki küresel ticaret yollarındaki sekiz su yoluna deniz yoluyla gönderilen konteynerler için ortalama yüzde 12 arttı. Bu, 2023 yılı boyunca fiyat ve maliyet enflasyonundaki düşüş, tedarik zincirlerinin hızının yeniden sağlanması, elektrikli otomobil endüstrilerinin faaliyetlerinin yeniden başlaması ve Tayvan ile ABD arasında kesintiye uğrayan yarı iletken çip tedarikinden sonra 16 aydaki en büyük artış oldu. Ayrıca ABD’nin sanayileşmiş eyaleti Michigan’daki üretimdeki duraklamanın ve işçi grevinin nedenlerinden biri de buydu.

 

Ancak yeni Ortadoğu savaşı, yüzde 2,5’lik uluslararası bahis oranının üzerinde yeni ve istenmeyen bir enflasyon oranı korkusunu yeniden gündeme getirdi. Bunun nedenlerinden biri de zaman zaman Yemen’in güneyinde olduğu gibi ‘Gazze’deki direniş hareketini desteklemek, İsrail’e ve onun Avrupalı ​​ve Amerikalı dostlarına baskı yapmak’ gerekçesiyle bazı ticari gemilere saldırı veya deniz yolculuğuna devam etmelerini engellemek için füze veya drone saldırısıyapılması. Bunun Gazze’yle hiçbir ilgisi olmayan bir ticaret savaşı olduğu, daha ziyade Tahran ve Tel Aviv arasındaki jeopolitik amaçlar doğrultusunda yakın ve uzak düşmanlara karşı bir vekalet çatışması olduğu biliniyor. 

Ortadoğu’nun su yolları üzerinden yapılan deniz ticareti, en tehlikeli ve dolayısıyla mal ve ticari malların nakliyesi açısından en pahalı ticaret olarak kabul ediliyor. Sigorta fiyatları, Gazze Savaşı’ndan bu yana önceki seviyelerine göre üç kat arttı.

Yüksek nakliye maliyeti

Sonuç olarak Şangay’dan Los Angeles’a nakliye konteynırlarının (40 feetkapasiteli) maliyeti yüzde 12 artarak 2 bin 322 dolara ulaştı. Çin’den Hollanda’ya (Rotterdam Limanı) taşınan her konteyner için maliyet ise yüzde 25 artışla bin 620 dolara vardı. Bu, deniz taşımacılığı maliyetinde son üç yılda yaşanan en büyük artış oldu. Ancak Bloomberg’e göre bu durum, Kovid-19 salgını sırasındaki değerinin altında kalıyor.

Sahilde yürüyen silahlı bir Husi savaşçısı ve arka planda Husilerin 5 Aralık 2023’te Yemen’in Hudeyde vilayetindeki Kızıldeniz’de bulunan es-Salif limanı açıklarında ele geçirdiği kargo gemisi Galaxy Leader (EPA)
Sahilde yürüyen silahlı bir Husi savaşçısı ve arka planda Husilerin 5 Aralık 2023’te Yemen’in Hudeyde vilayetindeki Kızıldeniz’de bulunan es-Salif limanı açıklarında ele geçirdiği kargo gemisi Galaxy Leader (EPA)

Ortadoğu rotaları üzerinden yapılan deniz ticareti, en tehlikeli ve dolayısıyla mal ve malların nakliyesi açısından en pahalı yol olarak kabul ediliyor. Marsh Sigorta Şirketi denizcilik işleri sorumlusu Marcus Baker’in belirttiğine göre Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların artmasının ardından sigorta fiyatları önceki oranlarına kıyasla üç kat arttı. İran’a sadık Husi grupları, Aden Körfezi’nde Asya ile Avrupa arasında kuzeye veya güneye giden bir dizi ticari gemiye düzenlenen saldırıların arkasında olmakla suçlandı. Medyada ‘Yemenli devrimcilere’ atfedilen açıklamalarda korsanlığın ‘direnişle dayanışmayla bağlantısı bulunduğu, çünkü gemi sahiplerinin Yahudi kökenli olduğu’ belirtiliyor. Bu eylemler, deniz terörü olarak kabul edilirken, uluslararası hukuka göre cezalandırılıyor. 

Başarısız korsanlık

Şarku’l Avsat’ın Al-Majalla’danaktardığına göre son haftalarda Londra’daki Yahudi ailelere mensup iş adamlarının sahibi olduğu veya Hindistan ve diğerleri gibi İsrail’in dostu olan ülkelere doğru giden ticari gemilere yönelik saldırı girişimlerinde artış olduğu gözleniyor. Geçen ay deniz güvenlik şirketi Embry, korsanların Aden Körfezi’ndeki Yemen kıyısı yakınlarında İsrail bağlantılı bir İngiliz şirketine ait bir petrol tankerine kontrol amacıyla bindiklerini duyurdu. Şirket, olayın bölgesel siyasi faktörlerle bağlantılı olduğunu öne sürdü.

Navigasyon verileri, Central Park petrol tankerinin 12 Kasım’da Fas’ın Safi limanından Fas fosfatları ve fosforlu gübreler için ana pazar olan Hindistan’a doğru yola çıktığını gösterdi. Yerel basında çıkan kaynaklar, Cherifian Fosfat Ofisi’nin (OCP), Atlantik Okyanusu’ndaki JorfLasfar Limanı’ndan Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan’a giden dev bir gemi aracılığıyla 100 bin mt amonyum fosfat ağırlığındaki bir sevkiyatı ihraç edebildiğini aktardı. Sevkiyatın 255 metre uzunluğunda ve 46 metre genişliğindeki Patricia Oldendorff gemisine yüklenmesi için OCP’nin Kumatam şirketi tarafından yürütülen bir dizi karmaşık hazırlık gerekiyordu. Times of India web sitesine göre dev gemi, kargosunu Hindistan’ın Adani Mundra Limanı’nda boşaltmayı başardı ve en büyük miktardaki fosfat gübresi güvenli bir şekilde ulaştırılması kutlandı.

ABD Merkez Komutanlığı, X’de yer alan bir gönderide, Strinda gemisinin, gemide yangına neden olan hasar bildirdiğini belirterek, ABD Donanması’na ait bir destroyerin, geminin imdat çağrısını duyduğunu ve yardım sağladığını duyurdu (AFP)
ABD Merkez Komutanlığı, X’de yer alan bir gönderide, Strinda gemisinin, gemide yangına neden olan hasar bildirdiğini belirterek, ABD Donanması’na ait bir destroyerin, geminin imdat çağrısını duyduğunu ve yardım sağladığını duyurdu (AFP)

Fas, iklim değişikliğinin bir sonucu olarak dünyadaki ilk zorluk olan gıda üretimini iyileştirmek için tarım arazilerini gübreleme ihtiyacı nedeniyle küresel pazarda büyük talep gören bir ürün olan fosfat ve gübrenin en büyük ihracatçısı olarak kabul ediliyor.

Denizciler tarafından tutuklanan korsanlar

ABD’nin aktardığına göre, denizde konuşlanmış deniz askeri birimleri, son varış noktası olan Hindistan’a doğru yola çıkan dev bir kargo gemisini korsanlara baskın yapıp onları tutukladıktan sonra kurtarmayı başardı. Ayrıca geminin, Hindistan’a doğru yolculuğuna devam ettiği belirtildi. 

Arap ülkeleri, Cebelitarık Boğazı’ndan Babülmendep’e ve Hürmüz Körfezi’ne kadar küresel ticaret ve enerjinin yüzde 40’ını kontrol eden dört deniz yoluna sahip. Süveyş Kanalı, tek başına bu toplam ticaretin yüzde 12’sini elinde tutuyor.

Washington söz konusu suç eylemini kınadı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Ticari gemilere yapılan saldırılar kesinlikle kabul edilemez. Çünkü uluslararası ticareti ve deniz güvenliğini tehdit etmektedirler” dedi. Husilerkorsanlık eylemlerini övse de ABD ve müttefikleri, deniz yoluyla petrol ticaretinin yüzde 40’ına tanık olan Hürmüz Körfezi’nde yaşananların benzeri olan bu eylemlerden Tahran’ı sorumlu tuttu.

Tehlikeler ve alternatif ekonomik koridorlar

Tarihsel olarak, Asya ile Avrupa arasındaki ticaret bir buçuk asırdan fazla bir süre Süveyş Kanalı’ndan geçerek Hint Okyanusu’na ulaşıp geri dönüyor. Burası, Atlantik kıyısı boyunca Güney Afrika’daki Ümit Burnu’na ulaşan ve Hint Okyanusu’na doğru sola dönen diğer rotaya kıyasla en hızlı ve en ucuz rota. Ancak Gine Körfezi’nde Nijerya, Kongo ve Angola kıyılarındaki korsanların varlığı nedeniyle bu Afrika yolu, her zaman kullanılamaz. Fransız askeri birimleri, gemi korsanlığı hareketini teşvik etmeye yardımcı olan huzursuzluklara ve savaşlara tanık olan bu bölgelerdeki ticaret yolunu izlemek için 1990’dan beri sürekli olarak konuşlandırılıyor.

Hindistan, son G20 zirvesinde sunulan, Basra Körfezi ve Ortadoğu üzerinden Güney Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlamaya yönelik ekonomik koridor projesini başlatarak Çin’in İpek Yolu ile rekabet etmeyi amaçlıyor. Proje, mal ve petrol ürünlerinin taşınması için deniz, demiryolları ve kara taşımacılığını kullanarak küresel ticareti geliştirmek amacıyla biri Hindistan’ı Arap Körfezi’ne, diğeri Arap Körfezi’ni Avrupa’ya bağlayan iki ayrı koridordan oluşuyor. Hint kaynaklara göre bu, gelecek 10 yılda gün yüzüne çıkabilecek, Doğu ile Batı arasındaki küresel ticaretin haritasını değiştirebilecek bir proje.

Cebelitarık’tan Süveyş Kanalı’na

Arap ülkeleri, denizler ve okyanuslar arasındaki küresel ticaret ve enerji akışının yüzde 40’ını kontrol eden, Cebelitarık Boğazı’ndan Babülmendep Boğazı’na ve oradan da Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Arap Körfezi’ne kadar uzanan dört deniz yoluna (girişine) sahip. Süveyş Kanalı tek başına bu ticaretin toplamının yüzde 12’sini oluşturuyor ve burası, bir buçuk asırdır Doğu ile Batı arasında en hızlı ve her iki yönde en bağlantılı deniz yolu.

Füze destroyeri USS Karni (USS Carney), Yunanistan’ın Suda Körfezi’nde. Pentagon, 3 Aralık’ta Kızıldeniz’de ABD savaş gemisine ve çok sayıda ticari gemiye saldırı düzenlendiğini, bu durumun da saldırılarda önemli bir artışa işaret edebileceğini söyledi (AP)
Füze destroyeri USS Karni (USS Carney), Yunanistan’ın Suda Körfezi’nde. Pentagon, 3 Aralık’ta Kızıldeniz’de ABD savaş gemisine ve çok sayıda ticari gemiye saldırı düzenlendiğini, bu durumun da saldırılarda önemli bir artışa işaret edebileceğini söyledi (AP)

Kızıldeniz, kuzeyde Akdeniz ile güneyde Hint Okyanusu arasında bir su bağlantısı olmasıyla karakterize ediliyor. Başta Doğu Asya’dan gelen mallar, Arap Körfezi’nden ihraç edilen enerji ve Avrupa ürünlerinin Asya kıtasına olmak üzere küresel ticaret akışının en hayati arterleri arasında yer alıyor. Ancak ticari açıdan avantajlı bu coğrafi konuma karşılık BabülmendepBoğazı ve Aden Körfezi, gemilere yönelik saldırılara karşı daha savunmasız görülüyor. Haziran 1967 savaşının doğrudan nedenlerinden biriydi. Korsanlık hareketleri, bölgede çok eskilere dayanıyor ve her zaman güvenlik boşluğuyla ve en tehlikelisi Somalili korsanlar olan iç ve bölgesel savaşlarla bağlantılı.

Diğer yandan Avrupa Birliği ülkeleri, ister tüketim malları ister enerji malzemeleri olsun, Doğu’dan gelen tedariklerin yolunu değiştiremezler. Çünkü Kızıldeniz rotası önemli. Financial Times’ın yakın zamanda yayınlanan bir haberine göre Ortadoğu petrollerinin ve sıvılaştırılmış doğal gazlarının tamamını Kızıldeniz’den sağlayan Avrupalılar için burası çok daha önemli.

*Bu makale Şarku’l Avsat tarafındanLondra merkezli Al-Majalladergisinden çevrildi.

 



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.