İsrail Mısır-Gazze sınırını işgal peşinde

Mısırlı resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a tüm taraflarla temasların devam edeceğini açıkladı

Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
TT

İsrail Mısır-Gazze sınırını işgal peşinde

Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)
Kuzey Gazze’den yerinden edilmiş Filistinliler, Mısır ile Gazze Şeridi’ni ayıran duvarın yakınında yürüyor (DPA)

İsrail’in Philadelphia Koridoru’na ve Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne yardımların girişine yönelik sert tavırları, Kahire'de öfkeyi artırırken, Mısırlı resmi bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Gazze’deki çatışmayı ve bunun sonucunda bölgede ortaya çıkan gerilimi kontrol altına almak için tüm taraflarla temaslara devam ediyoruz” dedi. Kaynak, İsrail’in son tavırlarının ve açıklamalarının Tel Aviv’deki kriz durumundan kaynaklandığını söyledi.  

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen cumartesi günü yaptığı açıklamada ülkesinin, Gazze Şeridi ile Mısır’ı birbirine bağlayan Philadelphia Ekseni’nin askeri kontrolü konusunda henüz bir karar almadığını belirtti. “Hamas hareketini izole etmek için sınır bölgesinin kapatılması, Gazze’de devam eden savaşın hedeflerinden biri” diyen Netanyahu, “Güçlerin Philadelphia Koridoru’na aktarılması da dahil olmak üzere bir dizi seçenek var. Bunlar tartışıldı, ancak henüz bir karar alınmadı” şeklinde konuştu.

Netanyahu, “Philadelphia Koridoru’ndaki açığı kapatmadan Gazze’deki savaşı bitirmeyeceğiz” diyerek, “Silahlar bu güney boşluğundan Gazze Şeridi’ne girebilir” şeklinde konuştu.

Geçen cuma günü İsrail, Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırılamamasından Mısır’ı sorumlu tuttu. Ayrıca İsrail’in avukatı, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı önünde ‘Gazze Şeridi’ne erişimin Mısır üzerinden gerçekleştiğini’ söyledi.

Resmi bir Mısırlı kaynak, bu tür tavır ve açıklamaları, İsrail hükümetinin 7 Ekim’deki Hamas saldırısının ardından ulusal güvenlik kavramının ihlal edilmesiyle İsrail’deki kriz durumuna çözüm bulma arzusundan ve mevcut sağcı hükümetin krizi yönetememesinden kaynaklandığını belirtti.

Kaynak, “Kahire, bu tür durumlar için suçlama ya da uyarıda bulunabilir ama mesele bundan öteye gitmez” diyerek, “Mısır, Gazze’deki savaştan kaynaklanan gerilimlere karşı son derece itidalli ve bilge davranıyor. İsrail, Hamas, ABD ve İran dahil tüm taraflarla temaslar sürüyor” ifadelerini kullandı.

Mısırlı kaynak, “Mısır’ın bu konuda net sabiteleri var; Ateşkes, uluslararası meşruiyet ve iki devletli çözüm kararlarına dayalı bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, Filistin iç cephesinin birleştirilmesi” dedi.

Mısır, savaşı sona erdirmek için sürekli arabuluculuk çabasında bulunuyor. Daha önce İsrail hapishanelerindeki bazı Filistinli mahkumların serbest bırakılması karşılığında Hamas hareketi tarafından tutulan bazı tutukluların serbest bırakıldığı 7 gün süren bir ateşkesin sağlanmasına katkıda bulunmuştu.

Resmi Mısır medyasının daha önceki bir haberine göre bir güvenlik kaynağı, "Kahire ile Tel Aviv arasında Philadelphia Ekseni ile ilgili herhangi bir koordinasyon olduğunu yalanlamıştı. Ancak ABD merkezli Wall Street Journal’ın cumartesi günü yayınladığı bir habere göre İsrail’in eksenle ilgili planları olduğu görülüyor. Gazete, haberinde İsrail’in sınır eksenini kontrol altına almak için askeri operasyon başlatmayı planladığını belirtirken, bu konuda Mısır’a bilgi verdiğini ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd, cumartesi akşamı bir televizyon kanalında yayınlanan bir açıklamasında Mısır’ın hâlâ sınırlarının tam kontrolüne sahip olduğunu vurguladı. Sınırlarla ilgili konuların ilgili ülkeler arasındaki hukuk ve güvenlik anlaşmalarına tabi olduğuna dikkati çeken Ebu Zeyd, “Bu konuyla ilgili her türlü konuşma genellikle incelemeye tabidir ve beyan edilen pozisyonlarla yanıt verilir” dedi.

Mısırlı gazeteci ve Temsilciler Meclisi üyesi Mustafa Bekri, dün (14 Ocak Pazar) X üzerinden yayınladığı bir paylaşımda Netanyahu’nun kabadayılığını eleştirdi. “Mısır sınırlarını iyi kontrol ediyor” diyen Bekri, Netanyahu’yu Mısır’la uğraşmaya karşı uyarırken, “Sınırlarımız kırmızı çizgidir” ifadelerini kullandı.

Selahaddin Koridoru olarak da adlandırılan Philadelphia Koridoru, Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınırda, kuzeyde Akdeniz’den güneyde Kerem Ebu Salim sınır kapısına yaklaşık 14 km boyunca uzanan bir şerit.

Kahire Üniversitesi’nde Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ahmed Yusuf Ahmed, İsrail medyasında, Philadelphia Koridoru’nu kontrol etme arzusuyla ilgili iyi bilinen planların yanı sıra, Mısır’ın Hamas hareketine silah sağlamaktan sorumlu olduğu ve yardımlarının ulaştırılmasından sorumlu tutulduğu yönündeki resmi olmayan suçlamaların tekrarlanmasıyla birlikte “İsrail'in Gazze savaşındaki davranışı Mısır ile ilişkilerinde gerginliğe yol açtı” dedi. Dr. Ahmed Yusuf’a göre bu durum, Mısır ile olan yükümlülüklerinin açık bir ihlalidir ve elbette bu konu ilişkilerde gerginliğe yol açmıştır.

Prof. Dr. Yusuf, Mısır’ın genel ilkelerden ödün vermeden İsrail ile ilişkilerinde son derece itidalli davrandığını belirtirken, “Tel Aviv, Mısır’dan Philadelphia Koridoru boyunca sensörler yerleştirmesini ve insansız hava araçlarını uçurmasını istedi. Kahire, ilk talebi kabul etti, sonra ise reddetti” dedi. Prof. Dr. Ahmed Yusuf, “İsrail’in yaptığı şey, kesinlikle Mısır’ı İsrail ile ilişkilerini ‘barış anlaşmasını gözden geçirme kapısından değil, potansiyel bir tehlike kaynağı olarak’ yeniden değerlendirmeye itiyor” şeklinde konuştu.

Mısır parlamentosu, kriz hattına dahil olurken, Meclis Başkanı Müsteşar Hanefi Cibali, Gazze Şeridi sakinlerine yardım ulaştırılamaması nedeniyle Kahire’yi sorumlu tutan İsrail iddialarını yalanladı. Cibali, dün genel kurul açılışında yaptığı konuşmada “Bu iddialar tamamen yalandır. Bu, saf bir yalandan başka bir şey değildir. Aksine Mısır’ın bir yandan devam eden çatışmanın çözümünde, diğer yandan da Gazze Şeridi halkının acılarının azaltılmasında oynadığı role ilişkin uluslararası toplumun şahit olduğu somut bir gerçeklikten sapıyor” şeklinde konuştu.

Mısır, dün yardımların Gazze Şeridi’ne girişinin devam etmesini sağlamak için elinden gelen çabayı sarf ettiğini yineledi ve İsrail’i yardımların gelişini engellemekle suçladı. Mısır Devlet Enformasyon Servisi (SIS) Başkanı Diaa Rashwan, yaptığı basın açıklamasında “Refah kapısından yardım girişi, başlangıçtan beri bir engelle karşı karşıyaydı. Bu engel, geçişin malların değil bireylerin geçişine yönelik olmasıydı. Mısır, kamyonların geçişine izin vermek için yoğun ve acil teknik çabalarla bu engeli aştı” dedi.

Rashwan, “İsrail ordusu, Filistin tarafından sınır kapısına uzanan yolları en az 4 kez bombaladı. Bu da ilk aşamada sınır kapısının engellenmesine neden oldu” dedi.

Yetkili, “Yardımların girişlerine ilişkin son 100 gündür devam eden en büyük engel; Gazze Şeridi’ndeki diğer geçiş noktalarını işgal eden İsrail yetkililerinin, Gazze Şeridi toprakları üzerindeki askeri kontrolü nedeniyle, yardımların Filistin tarafına geçmesine izin vermeden önce denetlemeyi geciktirme inatçılığıdır” ifadelerini kullandı.

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi Filistin Koordinatörü Jamie McGoldrick de geçen cumartesi akşamı BM internet sitesine yayınlanan bir açıklamasında bu durumu doğruladı. McGoldrick, “İsrail’in, yardım kamyonlarının Gazze Şeridi’ne girmesine izin vermek için bireylere ayrılmış Refah sınır kapısını kullanma konusundaki ısrarı, yardım faaliyetlerini engellemektedir” diyerek, diğer sınır kapılarının açılması çağrısı yaptı. McGoldrick, “Geçtiğimiz cuma günü Refah sınır kapısından 2,2 milyon kişinin yaşadığı Gazze Şeridi’ne 200 yardım kamyonu girdi. Bu, BM’nin bu geçiş yoluyla Gazze Şeridi’ne ulaştırdığı en büyük sayıdır” şeklinde konuştu.

SIS Başkanı ise Mısır tarafındaki Refah kapısının saldırı günlerinde ve öncesinde bir an bile kapatılmadığını ifade etti. Diaa Rashwan, “Refah kapısından Gazze’ye şu ana kadar 7 bin ton tıbbi yardımın yanı sıra 50 bin ton gıda, 20 bin ton su, 1000 çadır ve ihtiyaç malzemesi, 11 bin ton diğer yardım malzemesi, 88 yeni ambulans, 4,5 bin ton akaryakıt ve ev gazı ulaştırıldı” dedi. Şu ana kadar Refah’tan Gazze Şeridi’ne geçen tırların toplam sayısının ise 9 bine ulaştığına dikkati çekti.

Rashwan, “Aynı dönemde Mısır, 23 bin Filistinli, yabancı uyruklu ve çifte uyruklu kişinin geçişine ek olarak, Gazze’den bin 210 yaralı ve hastayı, yaklaşık bin 85 refakatçiyle birlikte Mısır hastanelerinde ve diğer bazı ülkelerde tedavi edilmek üzere kabul etti. 2 bin 623 Mısırlı da Gazze Şeridi’nde mahsur kaldı” açıklamasında bulundu.

Philadelphia Koridoru nedir?

Mısır yıllardır devam eden yasadışı geçişleri durdurmak için 2014 yılından beri Gazze Şeridi ile olan tünelleri kapatmaya çalışmış ve sınır şeridini tamamen boşaltarak Refah Şehri’ni yeni bir lokasyonda yeniden inşaa etmişti.

Oslo Görüşmeleri’ne göre doğrudan İsrail ordusu kontrolünde kalan yaklaşık 100 ila 200 metre genişliğindeki alanı kapsayan koridor Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki sınır boyunca uzanmaktadır. 2005 yılına kadar İsrail kontrolü altındaki yer alan sınır koridoru, bu tarihten itibaren kontrollü olarak Mısır’a bırakılmıştır. Ancak öncesinde 2004 yılının eylül ayında gerçekleştirdiği “Gökkuşağı Operasyonu” sırasında İsrail, bu koridor içindeki en az 1600 evi yerle bir etmiştir. Ayrıca söz konusu koridorun altına kazılan tünellerden silah kaçakçılığı yapıldığı yönündeki iddialara binaen bunu önlemek için duvarları ve zırhlı karakolları olan bir tahkimat sistemi kurmuştur. 2005 yılının eylül ayında İsrail ordusu Philadelphia Koridoru’nun kontrolünü günümüzde bölgenin güvenliğinden ve herhangi bir kaçakçılığın önlenmesinden sorumlu olan Mısır ordusuna teslim etmiştir. 2009 yılının ocak ayında İsrail, Dökme Kurşun Operasyonu adını verdiği saldırıda, söz konusu koridor içindeki 300 tane tüneli bombalayarak imha etmiştir. Ancak sonrasında bu hat üzerinde açılan yeni tünellerin varlığı sebebiyle bu kez Mısır yönetimi 2014 yılından itibaren bölgedeki tünellere yönelik operasyonla tümünü yerle bir etti.

Mısır tarafındaki sınır şeridinde olayların ortaya çıkmasından bu yana yoğun güvenlik önlemleri alındı. Mısır Ordusu Keşif Kolordusu eski Başkanı Tümgeneral Nasr Salim, “İsrail’in Gazze Şerdi’nde tüm uluslararası hukuku çiğneyecek ve ihlal edecek şekilde hareket ettiği” bilincine rağmen “Mısır’ın, sınırlarındaki hiçbir ihlali kabul etmeyeceğini “ vurguladı.

Şark’ul Avsat’a konuşan Salim, “Mısır’ın Gazze Şeridi ile olan sınırı tamamen güvenlik altındadır ve bu sınıra tünel açılması mümkün değildir. Dolayısıyla İsrail’in hamlelelerinin, farklı alanlarda kontrol ve varlık gösterme hedefine ulaşmaktan başka bir anlamı yoktur”  ifadelerini kullandı.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyine girdiği bölge “Camp David” Anlaşması kapsamında yer alması ve İsrail’in Gazze Şeridi’nden çekilmesinin ardından Filistin kontrolüne geçmeden önce tampon bölge olması nedeniyle izleniyor. Uzunluğu yaklaşık 14 km olup Kerem Ebu Salim geçişinden Akdeniz’e kadar uzanıyor.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.