Alimi: Yemenlilerin acılarını sona erdirmek için kapsamlı bir barışta kararlıyız

ABD, Husileri küresel terörist olarak sınıflandırdı.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Riyad’da ABD büyükelçisiyle görüştü (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Riyad’da ABD büyükelçisiyle görüştü (SABA)
TT

Alimi: Yemenlilerin acılarını sona erdirmek için kapsamlı bir barışta kararlıyız

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Riyad’da ABD büyükelçisiyle görüştü (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Riyad’da ABD büyükelçisiyle görüştü (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, dün (17 Ocak Çarşamba) liderliğini üstlendiği konseyin kapsamlı barış sağlama ve ülkesinin acılarını sona erdirmeye yönelik uluslararası çabaları destekleme konusundaki kararlılığını yeniledi. Öte yandan Washington, Husileri küresel bir terörist olarak sınıflandırdığını duyurdu.

Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak Husilerin bir Yunan gemisini füzeyle hedef alması ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) Husilere gitmekte olan İran’ın gelişmiş silah sevkiyatına el konulduğunu duyurmasının ertesi günü Kızıldeniz’de hasarın oluşmadığı yeni bir olay kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, 30 gün sonra yürürlüğe girecek bir kararla Husilerin ‘küresel terör örgütü’ olarak sınıflandırıldığını duyurdu. Açıklamada, kararın yürürlüğe girmesinden önceki 30 günlük süre boyunca, ABD hükümetinin Yemen’e insani yardım ve gerekli malların ticari ithalatını kolaylaştırmak için ilgili taraflarla, yardım sağlayıcılarla ve önemli ortaklarla geniş iletişim kuracağı belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Husilerin uluslararası denizcilik faaliyetlerine yönelik saldırılarının serbest ticaret akışını bozduğunu ve denizcileri tehlikeye attığını söyledi. Blinken, Husilerin terör örgütü olarak nitelendirilmesinin, onu terör faaliyetlerinden sorumlu tutmayı amaçladığını belirtti. Bakan, “Husiler yaptıklarının hesabını vermeli. Ancak bu, Yemenli sivillerin zararına olmamalı. Bu sınıflandırmanın Yemen halkına olası yansımalarını azaltmak için önemli adımlar atıyoruz” dedi.

Washington ve Londra, faaliyetlerine ilişkin şüphelerin ortasında Husilere karşı saldırı başlattı (AFP)
Washington ve Londra, faaliyetlerine ilişkin şüphelerin ortasında Husilere karşı saldırı başlattı (AFP)

İran yanlısı örgüt, Galaxy Leader gemisi korsanlığının ve mürettebatını alıkoymanın yanı sıra bir Norveç gemisini, ABD gemisini ve bir Yunan gemisini etkileyen bazı kayıplar da dahil olmak üzere, 19 Kasım’dan bu yana Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gemilere yönelik 29’a yakın saldırı gerçekleştirdi.

Washington ve Londra’nın geçen cuma ve cumartesi günü Sana ve diğer dört vilayetteki Husi bölgelerine yönelik başlattığı saldırılara rağmen Husiler, Gazze’deki Filistinlileri destekleme iddiaları bağlamında İsrail’e ait olan veya İsrail’e gidip gelen gemilere saldırmaya devam edeceği sözünü verdi.

Darbeye son verme

Şarku’l Avsat’ın Yemen medyasından aktardığı habere göre Alimi, dün Riyad’da ABD’nin Aden Büyükelçisi Stephen Fagin’i kabul etti. Alimi’nin Fagin ile ‘son gelişmeleri, Suudi Arabistan’ın övgüye değer çabaları temelinde darbeye son verilmesini ve devlet kurumlarının restorasyonunu sağlayacak kapsamlı bir siyasi süreç başlatılmasına yönelik uluslararası çabaları’ ele aldığı belirtildi.

SABA ajansının haberine göre toplantıda bölgesel duruma ilişkin gelişmelere, İsrail’in Filistin halkına karşı yürüttüğü savaşa ve bunun, Husi milislerinin Kızıldeniz’i savaş alanına dönüştürmesi ve uluslararası seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehdit de dahil olmak üzere uluslararası barış ve güvenliğe yönelik feci yansımalarına değinildi.

Alimi, liderliğini yaptığı Başkanlık Konseyi’nin ‘kapsamlı ve adil bir barış yaklaşımını sürdürmeye’ ve ‘Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi’nin İran rejimi tarafından desteklenen terörist Husi milislerin yol açtığı insani acılara son verme çabalarını desteklemeye’ kararlı olduğunu söyledi.

Yemen hükümeti Husileri, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşından yararlanarak İran’ın bölgedeki gündemini uygulamakla suçluyor (AFP)
Yemen hükümeti Husileri, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşından yararlanarak İran’ın bölgedeki gündemini uygulamakla suçluyor (AFP)

Hükümet medyasına göre Alimi, ‘uluslararası alanda sıkı duruş sergilemeyi gerektiren petrol tesislerine ve uluslararası nakliye hatlarına yönelik terör saldırılarının yanı sıra kamu sektörü çalışanlarının maaşlarının ödenmesine yönelik tüm girişimlerin reddedilmesi, devam eden ağır insan hakları ihlalleri ve çeşitli cephelerde askeri tırmanış da dahil olmak üzere’ Husilerin barış çabalarına karşı uzlaşmazlığını hatırlattı.

Öte yandan dün Yemen Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Aidaros ez-Zubeydi, Kızıldeniz’de yaşanan gelişmeleri ‘Gazze Şeridi’nde olup bitenlerden farklı’ olarak nitelendirdi. Zubeydi, Husilerin gerginliği tırmandırmasının gelecekte ülkede insani bir felakete yol açacağı uyarısı yaptı.

Zubeydi, Davos Dünya Ekonomik Forumu’ndaki bir oturumda Husilerin, Kızıldeniz’deki operasyonlarını Gazze’de olup bitenlerle ilişkilendirerek popülerliklerini artırmaya çalıştıklarını belirtti.

Zubeydi, ABD ve İngiltere’nin yaptıklarının gerekli olduğunı belirtirken, iki ülkenin son dönemde başlattığı saldırıların gerilimin tırmanmasına yol açmasının beklendiğini vurguladı.

Nüfusun çoğunluğu BM yardımı ile yaşayan Yemen’e insani erişimin etkileneceğine dair korkular artarken, 26 uluslararası ve Yemenli örgüt, yaptıkları ortak açıklamada, Yemen ve Kızıldeniz’deki askeri gerilimin insani yardım çalışmaları üzerindeki etkisine ilişkin derin endişelerini dile getirdi.

Söz konusu örgütler, yaptıkları açıklamada “Kızıldeniz’deki güvenlik tehdidinin etkisini zaten hissediyorsunuz. Ticaretin bozulması, fiyatları artırıyor ve hayat kurtaran malların sevkiyatını geciktiriyor” dedi.

Açıklamada ayrıca, Kızıldeniz’de yaşanan tırmanış ve ABD saldırılarının ardından bazı kuruluşların emniyet ve güvenlik endişeleri nedeniyle faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldığı, bazı kuruluşların ise çalışma kabiliyetlerini yeniden değerlendirdiği belirtildi.

İnsani yardım kuruluşları, gıda ve yakıt gibi temel ihtiyaç maddelerinin yetersizliği ve artan fiyatlarının, halihazırda ciddi olan ekonomik krizi daha da kötüleştireceğini ve yardıma olan bağımlılığı artıracağını söyledi.

Yeniden sınıflandırma

Beyaz Saray’ın kararı hakkında bilgi sahibi iki kaynak ve ABD’li bir yetkilinin Associated Press’e (AP) verdiği bilgiye göre, Husilerin hava ve deniz saldırıları da dahil olmak üzere ABD ve uluslararası uyarılara uymaması nedeniyle Washington, örgütü uluslararası terör listelerinde yeniden sınıflandırmaya hazırlanıyor.

Mevcut ABD yönetimi, eski Başkan Donald Trump’ın Husilerin terör listelerine alınması yönündeki kararını, bu sınıflandırmanın insani durumu etkileyeceğine inandığı gerekçesiyle iptal etmişti.

Husi saldırıları küresel ticareti etkilerken, Yemenli balıkçıların hayatını tehdit ediyor (AFP)
Husi saldırıları küresel ticareti etkilerken, Yemenli balıkçıların hayatını tehdit ediyor (AFP)

Yemenli gözlemciler, milis mantığıyla faaliyet gösteren ve liderleri mağaralarda saklanan bir örgüt için sınıflandırma kararının işe yaramayacağına inanıyor.

Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, ABD’nin durumu incelediğini belirtti. Kirby, ancak Husilerin yeniden ‘yabancı terör örgütleri’ listesine alınması kararının yakın zamanda gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda yorum yapmaktan kaçındı.

New York Times’ın isminin gizli kalmasını isteyen ABD’li bir yetkiliden aktardığına göre ABD, diğer yaptırımların yanı sıra Husileri Şubat ayının ortasından itibaren yeniden listeye almayı değerlendireceğini, bu gelişmenin de onların küresel mali sisteme erişimlerini önleyeceğini söyledi.

Diğer taraftan ABD Dışişleri Bakanlığı Bölgesel Sözcüsü Samuel Warburg, Washington’un, ‘ABD’nin Husi bölgelerine yönelik düzenlediği saldırılara Husiler tarafından verilecek tepki konusunda’ Yemen halkı adına endişe duyduğunu ifade etti.

Arap Dünyası Haber Ajansı’nın (AWP) haberine göre Warburg, “Herhangi bir açıklama veya karar yayınlamak için BM Güvenlik Konseyi’ne dönmemiz, hatta kendimizi ve küresel ticareti korumak için başka bir tarafa gitmemiz gerekirse, ABD bunu yapmaktan çekinmeyecektir” dedi.

İran’a ait silah sevkiyatı taşıyan bir tekne ABD Donanması tarafından durduruldu (ABD Ordusu)
İran’a ait silah sevkiyatı taşıyan bir tekne ABD Donanması tarafından durduruldu (ABD Ordusu)

Warburg, Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere düzenlediği saldırılardan İran’ı sorumlu tuttu.

Samuel Warburg, “Husileri destekleyen, finanse eden, onlara silah, teknolojik, lojistik ve istihbarat imkanları sağlayan İran’dır. İran’ın bu saldırılarda büyük rolü var ve şu ana kadar İran rejiminden Husilerin bu saldırıları gerçekleştirmesini engellemeye yönelik herhangi bir belirti veya girişim yok. Dolayısıyla İran ve İran rejimi sorumluluk taşıyor” dedi.

Washington’un İran’ın Husilere verdiği desteğe ilişkin tutumu hakkında ise Warburg, “ABD’nin gelecekte hangi adımları atacağı tahmin edilemez. Ama Kızıldeniz’den geçen gemilere yönelik bu saldırılarda İran rejiminin nasıl katkı sağladığını da kuşkusuz izliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ayrıca ABD’nin sivilleri bu saldırılardan kaynaklanacak her türlü zarardan koruma konusundaki kararlılığını da yineledi.

Washington ve müttefiklerinin öncelikle ‘gemileri korumak ve genel olarak bölgeyi, örneğin yakıt ve petrol yüklü herhangi bir geminin vurulması sonucu oluşabilecek herhangi bir çevre felaketi olasılığından korumak’ konusunda istekli olduklarını söyledi.

ABD Bölgesel Sözcüsü, “ABD yönetimi, her zaman diplomatik yolu tercih ediyor ve askeri seçeneğin ilk değil son seçenek olduğuna inanıyor. Bu nedenle diğer ülkelerle ortak açıklamalar hazırladık, Güvenlik Konseyi’nin açıklamalarını ve 44’ten fazla ülkenin açıklamalarını yayınladık” ifadelerini kullandı.

BM’nin Yemen elçisi Hans Grundberg (BM)
BM’nin Yemen elçisi Hans Grundberg (BM)

Husi saldırıları ve ABD- İngiltere saldırıları sonucunda Kızıldeniz ve Yemen sularında artan gelişmelerin ardından BM’nin Yemen Özel Elçisi Hans Grundberg, yaptığı açıklamada Yemenli sivillerin korunması gerektiğini ve ‘tarafların geçtiğimiz Aralık ayında verdikleri taahhütler, ülke genelinde ateşkesi etkinleştirecek, BM himayesinde kapsamlı bir siyasi süreci yeniden başlatacak ve Yemen halkının yararına temel öncelikleri ele alacak bir BM yol haritasına ilişkin devam eden tartışmalar da dahil’ 2022 ateşkesinden bu yana barış çabalarında kaydedilen ilerlemenin korunması gerektiğini vurguladı.

Özel Elçi, giderek istikrarsızlaşan bölgesel durum ve bunun Yemen’deki barış çabaları ile bölgedeki istikrar ve güvenlik üzerindeki olumsuz etkisine dair derin endişesini dile getirdi. Ayrıca ilgili tüm tarafları itidalli davranmaya ve askeri seçenekler yerine diplomatik yollara öncelik vermeye çağıran Grundberg, gerilimin sona ermesi çağrısında bulundu.



Şam ile SDG arasındaki toplantı ‘somut sonuçlar’ alınamadan sona erdi

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
TT

Şam ile SDG arasındaki toplantı ‘somut sonuçlar’ alınamadan sona erdi

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) liderliği arasında daha önce gerçekleşen bir görüşmeden (Arşiv)

Şam’da dün yapılan ve 10 Mart Anlaşması kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, tarafların kamuoyuna ilerleme içeren olumlu bir gelişme açıklayacak durumu olmadığı belirtildi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi ile Şam’daki Suriye yönetimi arasında, SDG unsurlarının ulusal orduya entegrasyon sürecinin ele alındığı toplantı, mart ayında imzalanan ve uygulanması için tanınan sürenin 2025 yılı sonunda dolması nedeniyle kritik önem taşımasına rağmen, ortak bir açıklama yapılmadan sona erdi.

Hükümetten bir kaynak, Mazlum Abdi’nin de katılımıyla Şam’da yapılan ve 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasının takibini amaçlayan toplantıların, sahadaki uygulamayı hızlandıracak somut sonuçlar üretmediğini açıkladı.

Kaynak, Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye’ya yaptığı açıklamada, ilerleyen dönemde yeni toplantılar düzenlenmesi konusunda mutabakata varıldığını, ancak bu toplantılar için herhangi bir takvim belirlenmediğini söyledi.

Öte yandan SDG, Şam’da hükümet yetkilileriyle yapılan ve DEAŞ’la mücadele kapsamında faaliyet gösteren Birleşik Ortak Görev Gücü – Doğal Kararlılık Operasyonu’nun (CJTF–OIR) Komutanı Tuğgeneral Kevin Lambert’in de katıldığı görüşmenin sona erdiğini duyurdu. SDG’nin sosyal medya hesaplarından paylaşılan açıklamada, görüşmeye ilişkin ayrıntıların daha sonra açıklanacağı kaydedildi.

cdfgt
(soldan sağa) Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) Genel Komutanlık üyesi Sozdar Derik, SDG lideri Mazlum Abdi ve SDG Genel Komutanlık Üyesi Sipan Hemo (Hawarnews)

SDG dün sabah yaptığı açıklamada, askeri entegrasyon sürecini ele almak üzere üst düzey bir heyetinin Şam’da merkezi hükümet yetkilileriyle görüştüğünü duyurdu. Kuzeydoğu Suriye’nin geniş bir bölümünü kontrol eden SDG, açıklamasında heyette Mazlum Abdi’nin yanı sıra genel komuta üyeleri Sozdar Derik ve Sipan Hemo’nun da yer aldığını bildirdi.

Verimsiz toplantı

Suriye hükümetine yakınlığıyla bilinen araştırmacı Bessam es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Toplantı yapıcı değildi; çünkü SDG hâlâ oyalama taktiği izliyor” dedi. Süleyman, Suriye devletinin farklı seçenekleri değerlendirdiğini belirterek, bu tutum karşısında nasıl bir yaklaşım izleneceği sorusuna, “Büyük olasılıkla başka görüşmeler yapılacak. Devlet, müzakere baskısının sürdürülmesi de dahil olmak üzere seçenekleri açık tutmak istedi, ancak şu aşamada net bir tablo yok. Oyalama devam ederse izlenecek yaklaşım daha sonra belirlenecek” yanıtını verdi.

frgthy
Şam’daki Polis Akademisi, ‘ilk memur eğitim kursu’ için başvuruları kabul etmeye başladı. (Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) ise cumartesi günü yapılan diplomatik konseyinin yıllık toplantısında, 10 Mart Anlaşması’na bağlı kalınması ve anlaşmanın tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Yönetim ayrıca, anlaşma hükümlerinin sahada uygulanmasını hedefleyen diyalog ve müzakerelerin sürdürülmesi yönündeki tutumunu yineledi.

Hatırlanacağı üzere, SDG lideri Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera tarafından 10 Mart 2025’te imzalanan anlaşma, başta KDSÖY’ye bağlı sivil ve askeri kurumların yıl sonuna kadar ulusal kurumlara entegre edilmesi olmak üzere birçok madde içeriyor. Ancak taraflar arasındaki görüş ayrılıkları, Washington öncülüğündeki baskılara rağmen, anlaşmanın uygulanmasında somut ilerleme sağlanmasını engelledi.

SDG için sınırlı seçenekler

Jusoor Araştırma Merkezi’nden Abdulvahhab Assi, SDG’nin hükümetle yürüttüğü müzakerelerde bir dizi kozu elinde tuttuğunu belirterek, bunların başında ülke topraklarının dörtte birinden fazlasını kontrol etmesi, DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonu’nun (DMUK) ortağı olması, Irak sınırının büyük bölümünü ve birçok sınır kapısını denetlemesi ve en önemli petrol ve doğal gaz sahalarını elinde bulundurmasının geldiğini söyledi.

Ancak Assi’ye göre SDG, bu kozlardan en önemlilerinden birini, yani DMUK’la ortaklığını kaybetti. Bu alanda Suriye hükümeti DMUK’un başlıca muhatabı haline gelirken, SDG ile yürütülen ortak operasyonlar azaldı ve Şam ile DMUK arasındaki koordinasyon arttı.

Assi, tarafların mevcut tutumları dikkate alındığında, ABD’den bu yönde bir baskı olmadığı sürece entegrasyonun yakın zamanda gerçekleşmesinin zor göründüğünü ifade etti. Assi’ye göre SDG, elinde bulundurduğu diğer baskı unsurlarıyla, özellikle saflarında bazı eski unsurların bulunması, Halep’te tansiyonu yükseltmesi ve Suveyda’da Ulusal Muhafızlar ile koordinasyonu üzerinden hükümet üzerindeki baskıyı sürdürmeye devam edecek.

dscfvgh
Suriye halkı Şam'daki bir döviz bürosunda eski paralarını yeni paralarla değiştiriyor. (EPA)

Şarku’l Avsat’ın Suriye devlet televizyonu el-İhbariyye’den aktardığına göre, Cumhurbaşkanlığı Medya Danışmanı Ahmed Muvaffak Zeydan, SDG ile ilgili seçeneklerin artık sınırlı hale geldiğini belirterek, 10 Mart’ta Türkiye ve ABD gibi etkili ülkelerin huzurunda imzalanan anlaşmaya uyulmamasının sorumluluğunun SDG’ye ait olduğunu söyledi.

Zeydan, 25 Aralık’ta X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Herkes yeni dönemin etrafında oluşan iç birlikteliği, zaferin birinci yıl dönümü kutlamalarında açıkça görüyor. Buna, ‘yeni Suriye’nin’ uluslararası düzeyde gördüğü destek de eşlik ediyor. Bu yeni Suriye’nin temel başlığı ise inşa ve kalkınmaya yönelik gerçek yatırımdır” ifadelerini kullandı.


Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı
TT

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas, Gazze’deki çetelerle ilk kez sahada çatıştı

Hamas Hareketi dün, Gazze şehrinin doğusundaki et-Tuffah Mahallesi’nde faaliyet gösteren silahlı çete üyeleriyle ilk kez doğrudan ve sahada çatışmaya girdi. İsrail’in kontrolündeki bölgelerde bulunan Filistinli Rami Halas liderliğindeki bir grup, Filistinlilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı ve son günlerde en az iki kişiyi öldürdü.

Şarku’l Avsat’a konuşan sahadaki kaynaklar, Halas çetesinin üyeleri Sarı Hattın batısındaki et-Tuffah Mahallesi’ndeki Sanfur Kavşağı’na doğru ilerlediklerini, burada Hamas üyeleriyle karşılaştıklarını ve 20 dakikadan fazla süren bir çatışmanın yaşandığını, ardından saldırganların geri çekildiğini söyledi.

Kaynaklar, çatışmaların İsrail’e ait insansız hava araçları (İHA) bölgenin üzerinde uçarken meydana geldiğini belirterek, ‘çatışmaların sona ermesinin hemen ardından İHA’ların aynı bölge ve çevresindeki evlere bomba attığını’ da kaydetti.


Hadramut ve el-Mehra, yeniden Yemen'in meşru hükümetinin kontrolünde

Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
TT

Hadramut ve el-Mehra, yeniden Yemen'in meşru hükümetinin kontrolünde

Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)
Vatan Kalkanı Operasyonu kapsamında dün Mukalla şehrine meşru güçler konuşlandırıldı (Reuters)

Yemen'in doğusundaki Hadramut ve el-Mehra illeri, Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi liderliğindeki Vatan Kalkanı Güçleri tarafından yürütülen ‘askeri mevzilerin ele geçirilmesi’ operasyonu sonrasında, yeniden uluslararası toplum tarafından tanınan hükümetin kontrolüne geçti. Bu operasyon, Güney Geçiş Konseyi (GGK) güçlerinin rekor sürede geri çekilmesiyle sonuçlandı.

Yemen Cumhurbaşkanı, Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Dr. Reşad el-Alimi, Hadramut ve el-Mehra illerinin halkını, yerel yetkililerin liderliğini ve Vatan Kalkanı Güçlerini tebrik etti. Her iki ilde askeri mevzilerin ele geçirilmesinin, beklentileri aşan, hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi, güvenliğin ve istikrarın pekiştirilmesine ve sivil barışın korunmasına katkıda bulunması nedeniyle tebrik etti.

Bu başarının, yerel toplulukların devlet ve kurumları etrafında bir araya geldiğinin bir göstergesi olduğunu söyleyen Alimi, yeni bir birlikte yaşama aşaması, hizmetlerin yeniden başlaması ve vatandaşların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için temel oluşturduğunu belirtti.

Alimi ayrıca, Suudi Arabistan liderliğindeki Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu'na bağlı ortak güçlerin çabalarını büyük bir övgüyle karşıladı.

Alimi, bu güçlerin, askeri mevzilerin ele geçirilmesi, gerilimin azaltılması, sivillerin korunması ve operasyonun uluslararası hukuk ve normlar çerçevesinde başarıyla gerçekleştirilmesinde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı.

Sahada ise vatandaşlar tarafından sıcak bir şekilde karşılanan Vatan Kalkanı Güçleri, Hadrami Elit Güçlerinin desteğiyle Mukalla şehrinde konuşlandırıldı. Vatan Kalkanı Güçleri, burada Merkez Bankası, yerel yönetim binası ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi hayati öneme sahip kurumların güvenliğini sağladı.

Hadramut Valisi Salim el-Hanbaşi, askeri mevzilerin ele geçirilmesinin çok sınırlı kayıplarla verimli ve hızlı bir şekilde gerçekleştirildiğini vurguladı. Stratejik öneme sahip Sayun şehrine gelen Vali Hanbaşi, burada yaptığı basın açıklamasında, “Zarar çok sınırlıydı ve sorunu siyasi yollarla çözmeyi umuyorduk, ancak onları rekor sürede uzaklaştırmak için zorlayıcı güç kullanmak zorunda kaldık” ifadelerini kullandı.