Gazzeli kadınların altınları askerlerin elinde parlıyor... Hagari: Soruşturmanın sorumlusu biziz

İsrail tarafından yapılan açıklamalarda çelişki: İbrani gazeteleri Gazze Şeridi'nde 5 milyon dolar değerinde mücevher ele geçirildiğini söylerken ordu bunu reddediyor ve bir kez daha sorumluluk kabul etmediğini söylüyor

Gazzeliler İsrail ordusunu evlerindeki altın takılarını çalmakla suçluyor (Meryem Ebu Dakka Independent Arabia)
Gazzeliler İsrail ordusunu evlerindeki altın takılarını çalmakla suçluyor (Meryem Ebu Dakka Independent Arabia)
TT

Gazzeli kadınların altınları askerlerin elinde parlıyor... Hagari: Soruşturmanın sorumlusu biziz

Gazzeliler İsrail ordusunu evlerindeki altın takılarını çalmakla suçluyor (Meryem Ebu Dakka Independent Arabia)
Gazzeliler İsrail ordusunu evlerindeki altın takılarını çalmakla suçluyor (Meryem Ebu Dakka Independent Arabia)

İsrail ordusu askerleri Gazze şehrinin doğusunda yer alan Şucaiyye semtindeki evine baskın düzenlediğinde Ranin'in boynunda altın bir zincir vardı.

Oturma odasındaki İsrail güçlerini görünce taktığı kolyeyi hemen sakladı ama içlerinden biri onu gördü ve alaycı bir şekilde güldü.

Ranin'in kafası karışmıştı, bu yüzden kolyenin bulunduğu elini indirip pantolonunun cebine koydu.

Asker hemen zorla kolyeyi elinden kaptı ve ona "Ne kadar?" diye sordu.

Ranin, kolyesine göz dikmemesi için cevap vermeyi reddetti ama asker, "Tamam, eşime vereceğim" dedi.

Ardından Ranin'in eşi ve küçük oğlu tutuklandı.

Yılların yorgunluğu

Ranin, İsrail ordusunun zorla güney Gazze'ye doğru ilerlemesi yönündeki emirlerine uymayı reddetti.

Halen Şeridi'nin kuzey kesiminde yaşıyor ve oradayken yağmalanmaya maruz kalıyor.

Ranin, "Askerin ele geçirdiği mücevherler, 10 yıl boyunca inşaat işinde çalışan ve 8 bin 800 dolara 160 gram altın alabilen kocamın tüm birikimiydi. Ağır bir kolyeydi ve onu savaştan önce de ara sıra takardım, sonra da güvenli bir yerde saklardım" dedi.

Ranin ellerini çırparak, "Kocam tutuklandı ve birikimleri gözleri önünde yağmalandı. Mücevherleri geri vermesi için askere yalvarmaya çalıştım ama o silahıyla bana vurdu ve beni kalbimden vurmakla tehdit etti" ifadelerini kullandı.

Hırsızlıklar

Ranin'in yaşadıkları, İsrail ordusunun Gazze'ye kara harekâtı sırasında gerçekleştirdiği yağma ve gasp operasyonlarının bir parçası.

Bu bağlamda hükümetin Gazze'deki medya ofisi, Tel Aviv güçlerinin Şerit'ten yaklaşık 25 milyon dolar değerinde altın takı çaldığını bildirdi.

Gazze sakinlerinin birikimlerinin çalınmasını takip eden tek taraf Gazze hükümeti değil. Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları İzleme Örgütü, İsrail askerlerinin Filistin fonları ve mallarına yönelik sistematik hırsızlık olaylarına karıştığını ortaya koyan birçok vakayı belgeledi.

Buna göre altın, bir miktar para, cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlar da dahil olmak üzere çalınan eşyaların toplamının on milyonlarca dolar olduğu tahmin ediliyor.

Konuyla ilgili Independent Arabia'ya konuşan bir başka isim Seher Nassar.

Seher'in açıklamasına göre, yerinden edilenlerin Gazze'nin kuzeyinden güneyine doğru kullandığı güvenli koridor olan Selahaddin Caddesi'ndeki askeri kontrol noktasında konuşlanan İsrail askerleri, altın takılarına el koydu.

Seher, sözlerine şöyle devam etti:

Askeri kontrol noktasından geçerken asker üzerimdeki metal eşyaları çıkarmamı istedi ve ben de onun emrini yerine getirdim. Eşyalarımın arasında altın bilezikler de vardı ve bunları yere koydum ve kontrol noktasından geçtim. Bir askerin oturduğu yerden inip altına doğru gittiğini ve onu aldığını gördüm. Bir an inceleyip bana geri vereceğini düşündüm. Ancak inceleme bittikten sonra içlerinden birine altın bilezikleri sordum ama o bana el konulduğunu bildirdi ve yoluma devam etmemi emretti.

Seher, "Ona, yerinden edilmiş hayatlarımızı desteklemek için bu altını satacağımızı anlatmaya çalıştım ama o bunu geri vermeyi reddetti ve benimle dalga geçti." Dedi. Seher hanım yaklaşık 12 bin dolar tutarındaki birikimi için üzülüyordu.

Sistematik uygulamalar

Uluslararası insancıl hukukta, çatışma sırasında veya çatışma dışındaki güçlerin sivil mülklere el koyması yasak.

İsrail yasaları da bu operasyonları, savaş ganimeti olarak değil, sistematik yağma operasyonları olarak değerlendirdikleri için cezalandırıyor.

Hükümetin Medya Ofisi Genel Müdürü İsmail el-Sevabta, "İsrail askerlerinin gerçekleştirdiği hırsızlıklar birden fazla yolla gerçekleşti. Bunlar arasında, evlere yapılan baskınlar ve aramalar sırasında bölge sakinlerinin ellerindeki mücevherlere zorla el konulması veya mülklerinin çalınması da yer alıyor" açıklamasında bulundu.

Sevabta, açıklamalarına şöyle devam etti:

Bunlar Gazze halkının parasının sistematik olarak çalınmasıdır. Ordu liderliğinin Gazze'deki askerleri etik olmayan uygulamalara girişmek üzere serbest bıraktığına dair açık göstergeler var. Ancak önemli soru şu: Bu insanların birikim yapmak için harcadıkları yılların yorgunluğunu nasıl telafi edecekler?

"Yoruma 'Siz hırsızsınız' yazdım ama asker videoyu hemen sildi"

Aslında İsrail askerleri bizzat kendileri, Gazzelilerin eşyalarına el koyduklarını belgeledi.

Şöyle ki, bazı askerler Gazze'nin kuzeyinde, özellikle Beyt Lahya bölgesinde yaşayan bazı kişilerin evlerinde altın takılar ele geçirirken hatıra fotoğrafları ve video klipler çekti ve bunları, çoğu TikTok'ta olmak üzere sosyal medya platformlarında yayımladı.

Videolardan birinde İsrailli bir asker, üzerinde "Gazze'de üretilmiştir" yazan bir kolye ve kristal bir taş sergiliyordu.

Asker onu ele geçirdiğini söyleyerek övünüyor ve klibin sonunda gerçek olup olmadığını kontrol etmek için dişleriyle ısırıyor.

Ancak askerlerin gösterdiği bu video kliplerin çoğu, bu eylemlerin İsrail ordusunun değerlerini ve ahlakını temsil etmediğini kısa sürede duyuran resmi İsrail çevrelerinde bile tartışmalara yol açtıktan sonra silindi.

Başka bir videoda ise yılan şeklinde altın bir bilezik taşıyan bir İsrail askeri görülüyor.

Bileziği tanıyan Aliye el-Neccar, "Aceleyle yerimizden edilmemiz nedeniyle değerli bileziklerim de dahil olmak üzere pek çok eşyamızı evlerimizde bıraktık" dedi.

Aliye, "Askerlerin yayınladığı videolardan birinde sakladığım bazı mücevherlerimi gördüm. 24 ayar yaprak şeklinde tasarlanan özel mücevherlerimi tanıdım. İsrail askeri bunu anneme ait olan ve içine diğer altın parçalarını ve değerli eşyalarını koyduğu kumaş bir çantanın içinde sergiledi" ifadelerini kullandı.

Aliye şöyle devam etti:

Mücevherlerimi, annemin yıllardır eşyalarını sakladığı bez çantadan tanıyordum. Mücevherim olduğundan emin olunca Google Çeviri'yi kullanarak videoya yorum yaptım ve 'Siz hırsızsınız' yazdım ama asker videoyu hemen sildi.

"İsrail ordusu 5 milyon şekeli ele geçirdi"

Ynet gazetesinin bir ordunun Gazze Şeridi'nde 5 milyon dolar değerinde mücevher ele geçirdiğini ve askerlerin bunları İsrail ordusunun teknoloji ve lojistik bölümündeki ganimet birimine teslim ettiğini bildirmesiyle, Gazze'den mücevher hırsızlığı olayı İbrani medyasında yayıldı.

Yedioth Aharonot gazetesi ayrıca şunları yazdı:

Gazze Şeridi'ne kara saldırısının başlamasından bu yana İsrail ordusu 5 milyon şekeli (1,5 milyon dolar) ele geçirdi ve bunları Savunma Bakanlığı'nın maliye dairesine devretti.

Ancak gazete, el koyma işlemlerinin Hamas hareketinin kalelerinden ve üyelerinin evlerinden yapıldığını kaydetti.

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari konuyla ilgili açıklamasında, "Ülkemizdeki güçler dünyadaki en yüksek ahlaka sahiptir ve bu tür operasyonlar yapamazlar. Bu kabul edilemez" dedi.

Hagari, açıklamasına şöyle devam etti:

Böyle bir şey olursa araştırırız, kanıtlanırsa sorumsuz bir davranıştır. Bu durumda askerleri disipline etmek için de çalışacağız. Biz en yüksek ahlaka sahibiz ve uluslararası hukuka ve savaş kurallarına uyacağımız bir savaş yürütüyoruz.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Suriye'de işkence suçlamasıyla ilgili Lübnan'da ilk tutuklama kararı

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
TT

Suriye'de işkence suçlamasıyla ilgili Lübnan'da ilk tutuklama kararı

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Beni Hayyan köyünde dün düzenlediği operasyonun ardından yükselen dumanlar (AFP)

Lübnan yargısı, dün Lübnan’da gözaltına alınan eski bir Suriyeli yetkili hakkında işkence ve cinayet suçlamaları yöneltti. Bu adım, iki ülke arasındaki ilişkiler açısından bir ilk olarak değerlendiriliyor.

Suriye ordusu eski Tuğgenerali Adil İsa hakkında yürütülen soruşturma kritik bir aşamaya geldi. Lübnan Temyiz Savcılığı, Şam’ın iade talebi doğrultusunda yapılan sorgulamanın ardından İsa hakkında Suriye’de cinayet, işkence ve fitne çıkarmak suçlamalarıyla tutuklama kararı verdi. Lübnan yargısı, İsa’nın Suriye makamlarına teslim edilmesi ya da Lübnan’da yargılanmaya devam edilmesi seçeneklerini değerlendiriyor.

Bu gelişme, Washington’un Lübnan-İsrail müzakerelerini kurtarmak için diplomatik girişimlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaşandı. Lübnan Özel Askeri Koordinasyon Grubu (MCG4L) Başkanı ABD’li General Joseph Clearfield, Beyrut’u ziyaret ederek üst düzey yetkililerle görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ziyaret, güneyde gerilimin sürdüğü bir ortamda müzakere sürecini ilerletmeyi amaçlıyor.

Beyrut, İsrail’in yıkım operasyonlarının durdurulması, “pilot bölgelerin” kapsamının genişletilmesi ve İsrail güçlerinin çekilmesi için net bir takvim belirlenmesi taleplerinde ısrar etti. Gelecek müzakere turunun koşullarına ilişkin anlaşmazlıklar ise çözüme kavuşturulamadı. Bu süreçte İsrail’in düzenlediği hava saldırıları ve gerçekleştirdiği saldırılar sahadaki baskının daha da artmasına neden oldu.

Mevcut süreci reddeden bir açıklama yapan Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise gündemdeki “çerçeve anlaşmasının” “ne bir anlaşma ne de bir çerçeve, aksine yönetimin imzaladığı İsrail dayatmaları” olduğunu söyledi. Kasım, 2024 tarihli anlaşmayı ise “üzerinden hareket ettiğimiz tavan” olarak gördüklerini belirterek, bu anlaşmaya bağlılıklarını yineledi.


Yerleşimciler Kusra'daki Filistin evlerini kuşattı... Washington, Netanyahu'ya saldırıyı kınaması için baskı yapıyor

Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
TT

Yerleşimciler Kusra'daki Filistin evlerini kuşattı... Washington, Netanyahu'ya saldırıyı kınaması için baskı yapıyor

Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)
Askerler, altı gündür yerleşimciler tarafından kuşatma altında tutulan Filistinli ailelere ait üç evden birinin önündeki çadırı sökmeden önce İsrailli yerleşimcileri tahliye ediyor (AP)

Batı Şeria’nın işgal altındaki Kusra beldesinde dün çekilen görüntülerde, yerleşimcilerin Filistinli bir ailenin evinin önüne çadır kurduğu görüldü. Bir süre sonra İsrail güçleri bölgeye gelerek çadırı söktü. Yerleşimcilerin, Filistinlilerin topraklarını terk etmeye zorlamayı amaçladığını söylediği abluka ise sürüyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre yerleşimciler yaklaşık bir haftadır Kusra’daki Filistinlilerin evlerini kuşatıyor. Bu durum, insan hakları örgütlerinin yerleşimcilerin daha fazla toprağı ele geçirmek amacıyla koordineli faaliyet yürüttüğünü belirttiği bölgede Filistinliler üzerindeki baskıyı artırıyor. Söz konusu gelişmeler, Filistinlilerin gelecekte devlet kurmayı hedeflediği alanın giderek daralmasına yol açıyor.

ABD’li ve İsrailli iki yetkili Reuters’a yaptıkları açıklamada, ablukaya ABD’den tepki geldiğini ve Beyaz Saray yetkililerinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya ablukayı kamuoyu önünde kınaması yönünde baskı yaptığını söyledi.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan ve konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, Washington’un ablukaya karşı çıkmaya, kuşatılan evlerden birinin ABD vatandaşı bir Filistinliye ait olduğunu öğrenmesinin ardından başladığını belirtti.

Netanyahu, Kusra’daki evlerin kuşatılması konusunda henüz herhangi bir açıklama yapmadı.

Aktivistler, yerleşimciler tarafından altı gündür kuşatılan üç Filistinli ailenin evlerine giden yolu kapatan İsrail askerlerinin önünde gıda ve su yardımı topluyor. (AP)
Aktivistler, yerleşimciler tarafından altı gündür kuşatılan üç Filistinli ailenin evlerine giden yolu kapatan İsrail askerlerinin önünde gıda ve su yardımı topluyor. (AP)

İsrail tarihindeki en sağcı hükümet olarak nitelendirilen mevcut Netanyahu Hükümeti, İsrail’in 1967 Savaşı’nda ele geçirdiği Batı Şeria’da yerleşimlerin hızla genişletilmesini destekliyor. İsrail, bölgede onlarca yerleşim yeri ve yasa dışı yeni yerleşim noktası kurdu. İsrail, Batı Şeria’yı “Yahudiye ve Samiriye” olarak adlandırıyor.

Reuters’ın ulaştığı ve evinde mahsur kalan Filistinli bir bölge sakini tarafından çekilen görüntülerde, yedi yerleşimcinin evin dışında mavi bir çadırın yanında durduğu görülüyor. Yerleşimcilerden biri yakındaki köye taş atarken, bir diğerinin sandalyeler taşıyarak bölgeye geldiği görülüyor.

İsrail ordusuna ait askeri araçlar ve askerler bölgeye gelirken, görüntülerde daha sonra sökülen çadırın yerde olduğu görülüyor.

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, “İsrailli siviller Kusra bölgesine bir çadır kurdu. İsrail askerleri, yerel halkın güvenliğini sağlarken, çadırın kaldırılması için çalışma yürüttü” ifadelerini kullandı.


Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
TT

Mısır ve Türkiye... Bölgesel dosyalarda daha fazla uyum ve ortaklığın güçlendirilmesi

Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)
Mısır, Türk tarafının tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini bekliyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Mısır ziyareti kapsamında Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında, bölgesel meselelerde uyum ve iki ülke arasındaki ortaklığın desteklenmesi konusunda belirgin bir yakınlaşma olduğu görüldü.

Abdulati ve Fidan, Kuzey Sahili'ndeki El Alameyn kentinde, geçen şubat ayında Kahire'de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen İkinci Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın sonuçlarının uygulanmasını takip etmek amacıyla düzenlenen İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı'na başkanlık etti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) yapılan açıklamaya göre, perşembe akşamı gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasındaki ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerini güçlendirme ve iki ülke liderlerinin 2024 yılında üzerinde mutabık kaldığı üzere ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma yolları ele alındı.

vfghyju
Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz şubat ayında Kahire'de askeri iş birliği anlaşması imzaladı (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

İki bakan, ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin ve iki ülkenin mevcut potansiyelinden tam anlamıyla yararlanılmasını engelleyebilecek tüm zorlukların aşılmasının önemini vurgularken, Serbest Ticaret Anlaşması'nın kapsamının genişletilmesi sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.

Abdülati, Türk yatırımcıların faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla Mısır'ın attığı adımları gözden geçirirken, Türk tarafının Mısır'da Türk yatırımlarını daha fazla çekmek amacıyla, özellikle Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde otomotiv, ekipman, kimya ve tekstil sektörlerinde faaliyet gösterecek tam hizmetli entegre bir Türk sanayi bölgesi kurulması konusunu değerlendirmesini beklediklerini ifade etti.

İki bakan ayrıca, yük taşımacılığını artırmak amacıyla Mısır ile Türkiye arasındaki Ro-Ro deniz taşımacılığı hattının yeniden faaliyete geçirilmesine ilişkin istişarelerdeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmede, Mısır ve Türkiye limanları arasındaki tedarik zincirlerinin ve lojistik bağlantıların güçlendirilmesi de gündeme geldi.

fvg
Mısır ile Türkiye arasındaki İkinci Ortak Planlama Grubu Toplantısı El Alameyn'de gerçekleştirildi (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Mısır Dışişleri Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Rakha Ahmed Hassan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Kahire ile Ankara arasında Sudan, Yemen, Suriye ve Gazze gibi bölgesel dosyalarda uyum bulunduğunu söyledi. Hassan, iki ülkenin Orta Doğu'daki krizlerin çözümü için arabuluculuk rolü üstlendiğini belirtti.

Hassan, Libya dosyasının da iki ülkenin gündeminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, krizin çözümü için seçimlerin yapılıp yapılamayacağının ele alındığını, seçimlerin Libya krizinin çözümü açısından temel bir adım olduğunu ifade etti. Ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın da gündemde olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2024'te Ankara'da, 2025 yılının Türkiye ile Mısır arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıl dönümüne denk geldiğine ve iki ülkenin tüm alanlarda ortaklık ve iş birliğini stratejik düzeye yükseltme iradesine vurgu yapılan bir ortak bildiri imzalamıştı.

Demokrasi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bölgesel meseleler uzmanı Kerem Said ise Türkiye'nin, bölgedeki nüfuzunu güçlendirmesinin merkezi bir ülke ve gerek Libya meselesi gerekse Doğu Akdeniz konusunda temel bir dayanak olan Mısır'la yakınlaşmasını güçlendirmesine bağlı olduğuna inandığını belirtti.

Said, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Türk Dışişleri Bakanı'nın Mısır ziyaretinin, ticari ve askeri ilişkilerin yanı sıra diplomatik koordinasyon açısından da ikili ilişkilerde dikkat çekici bir gelişme yaşandığı bir döneme denk geldiğini söyledi.

fdfrgthy
Abdulati ve Fidan, bugün (Cuma) ekonomik iş birliği için mevcut çerçeve ve mekanizmaların etkinleştirilmesinin önemine dikkat çekt. (Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın Facebook sayfası)

Said, ziyaretin Libya sahasındaki koordinasyona odaklandığını belirterek, Mısır ve Türkiye'nin Libya'da birleşik bir siyasi sistem ve birleşik bir askeri yapı oluşturulmasının önemi konusunda ortak bir yaklaşım ve vizyona sahip olduğunu ifade etti.

Said ayrıca, İsrail'in bölgeyi yeniden şekillendirmeye yönelik hamlelerinin nasıl ele alınacağının da görüşmelerde gündeme geldiğini belirtti. Özellikle İsrail'in Filistin toprakları, güney Suriye ve güney Lübnan'daki operasyonlarını genişletme konusundaki ısrarına dikkat çeken Said, İsrail'in Kızıldeniz bölgesindeki girişimlerine, özellikle Somaliland’ı tanımasının ve Kızıldeniz kıyısında bu bölgede askeri üs kurma çabasının da değinilen konular arasında olduğunu söyledi.

Said, Sudan'daki savaşla bağlantılı dosyaya da değinerek, Mısır ve Türkiye'nin Sudan'daki resmi yönetimin desteklenmesi ve her türlü ayrılıkçı hareketle mücadele edilmesinin önemi konusunda ortak bir görüşe sahip olduğunu belirtti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'dan bugün (Cuma) açıklamaya göre Abdulati ve Fidan, ikili düzeyde ve Mısır, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki Dörtlü Mekanizma çerçevesinde yakın koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Bu mekanizmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlama çabalarını desteklemeyi amaçladığı belirtildi.

Görüşmelerde ayrıca bölgedeki gerilimi düşürme ve tansiyonu kontrol altına alma çabaları ile siyasi ve diplomatik çözümlerin ilerletilmesi ele alındı. Bu kapsamda, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına uyulmasını sağlamaya yönelik girişimler de değerlendirildi.

Abdulati ve Fidan, İsrail'in Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki ihlallerini kınarken, Filistin topraklarındaki gerilimin derhal durdurulması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın birinci ve ikinci aşamalarından oluşan barış planının, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nden çekilmesi de dahil olmak üzere hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

İki bakan ayrıca, ateşkesin sağlanması ve Sudan'ın birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan, Sudan halkının beklentilerini karşılayan siyasi bir çözüme ulaşılması yönündeki çabaların sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.