Mısır'da ‘şekerin kilo fiyatı’ sosyal medyada trend oldu

Sosyal medyada sıkça karşılaşılan şeker pazarlarda ve marketlerde ise nadiren bulunuyor. (Şarku’l Avsat)
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan şeker pazarlarda ve marketlerde ise nadiren bulunuyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Mısır'da ‘şekerin kilo fiyatı’ sosyal medyada trend oldu

Sosyal medyada sıkça karşılaşılan şeker pazarlarda ve marketlerde ise nadiren bulunuyor. (Şarku’l Avsat)
Sosyal medyada sıkça karşılaşılan şeker pazarlarda ve marketlerde ise nadiren bulunuyor. (Şarku’l Avsat)

Mısır'da, ‘lüks bir ürün’ ve ‘değerli bir hediye’ olarak değerlendirilebilecek birçok şey arasında şeker, arzın azalması ve fiyatının yükselmesi nedeniyle trend oldu. Mısır Hükümeti’nin açıklamalarına göre vatandaşlar, Ramazan Ayı öncesinde şeker satın almak için yarış halindeler. Mısır Başbakanı Dr. Mustafa Medbuli, pazar günü, Ramazan Ayı’na hazırlık olarak piyasalarda ürün arzını sağlama ve fiyatları kontrol altına alma çabalarının devam ettiğini vurguladı.

2023 yılı boyunca ve özellikle bu yılın başından itibaren Mısır'da, temel malların fiyatlarında arka arkaya yaşanan artışlar gözlemlenirken son günlerde Mısır Hükümeti, fiyat artışlarıyla mücadele amacıyla ‘Hoş Geldin Ramazan’ ve ‘Hepimiz Biriz’ sloganlarla gibi indirimli mal satış noktalarını tüm Mısır illerinde genişletme kararı aldı. Bu satış noktalarında ürün indirim oranları yüzde 25 ila yüzde 30 arasında değişirken, şekerin kilogram fiyatı 27 Mısır Lirası olarak belirlendi.

Ancak hükümet destekli bu satış noktalarının dışında şu an piyasada şeker bulunamıyor. Bu durum, Sanayi Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Ticaret Odaları Birliği üyesi mühendis Usame el-Şahid tarafından teyit edildi. El-Şahid, cumartesi günü televizyonda yaptığı açıklamada, "Mısır'da şeker var ama piyasada dolaşımı yok" diyerek, bunun nedenini "tüccarların izlenen yönteme olan güvensizliğine" bağladı.

Sosyal medya platformları, özellikle ‘X’ platformunun kullanıcıları ve Facebook kullanıcıları arasında şeker kriziyle ilgili büyük bir etkileşim gözlemlendi. ‘#Şekerinkilosu’ hashtag'i, öfke, eleştiri ve alaycılığın bulunduğu çeşitli tepkilerle trend oldu.

Mısır Ticaret Odası’nın verilerine göre Mısır, yılda 2,8 milyon ton şeker üretiyor ve 700 bin ton ithal ediyor. Bu miktar, 3,5 milyon tonluk yıllık tüketim ihtiyacının yüzde 80'ini karşılıyor.

Şeker eksikliğini dile getiren sosyal medya kullanıcılarından biri, “3 gündür şeker peşindeyim" derken bir diğer kullanıcı bu arayışı, işten izin almayı gerektirecek bir ‘gezinti’ olarak tanımladı.

Mısır Tedarik ve İç Ticaret Bakanlığı Sözcü bu ayın başlarında, Bakanlığın, aile tedarik kartları üzerinden serbest şekilde şeker dağıtımına devam ettiğini açıkladı. Buna göre, dört veya daha fazla kişiye sahip aileler için iki kilogram, üç veya daha az kişiye sahip aileler için ise bir kilogram şekeri, kilogram başına 27 Mısır Lirası'ndan sunuyor. Bu destek programından 63 milyon vatandaşın yararlandığı ve devletin, temel ihtiyaç malzemelerini her gün vatandaşlara sağladığı belirtildi.

Uluslararası Ekonomik Danışmanlık ve Fizibilite Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Hüda el-Mellah, Şarku'l Avsat’a verdiği demeçte, şeker arzındaki eksikliğin nedenlerinden biri olarak ekonomideki spekülasyon sistemine işaret etti. Bu sistemle, fiyatların değişkenliği ve sabit bir fiyatın olmaması nedeniyle her tüccarın kendi belirlediği fiyatta satış yapması durumuna işaret etti.

Mısır Parlamentosu da şeker sıkıntısına dikkat çekti. Milletvekili Halid ebu Nahul, Başbakan'a ve Tarım ile Tedarik Bakanları'na, dükkanlarda şekerin bulunmayışı ve şeker kuyruklarının yeniden oluşumu hakkında bir soru önergesi sundu. Şekerin, her Mısır evinde olmazsa olmaz bir mal olduğunu ve özellikle Ramazan Ayı’nda bu ihtiyacın arttığını vurguladı. Ekonomi uzmanı, Ramazan ayına yaklaşırken şeker talebinin artmasının, arzın azalmasına ve dolayısıyla fiyatların yükselmesine neden olduğunu belirtti.

Parlamento üyesi, yetkililerden şekerin piyasadan neden kaybolduğuna dair açıklama yapmalarını talep ederken, Tedarik Bakanı Dr. Ali el-Mesilhi, Kalyubiye ilinde ‘Hoş Geldin Ramazan’ fuarının açılışında mal fiyatlarındaki artış nedeniyle kendisine yönelik yapılan sert eleştirilerle gündeme geldi.



İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
TT

İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti

İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)

Suriye ve İsrail'in Paris'te, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasiye girişmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurma konusunda anlaşmaya varmış olmalarına rağmen, İsrail Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etti. İsrail ordusu dün, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Kuneytra ilinde birkaç köye girdi, es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askeri kontrol noktası kurdu ve yoldan geçenlerin üstünü aradı.

Yerel kaynaklara göre iki Hilux ve Hummer aracından oluşan bir İsrail gücü, Berika köyü yönünde Bir Acim beldesine girdi, Bir el-Kabbas'ta yaklaşık on dakika durdu ve ardından bölgeden çekildi. Bu arada Suriye'nin resmi yayın kuruluşu El-İhbariyye, İsrail güçlerinin ‘Kuneytra kırsalındaki es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde üç araçtan oluşan bir askeri kontrol noktası kurduğunu ve yoldan geçenleri aradığını’ bildirdi.

Bu olay, İsrail ordusunun Kuneytra'nın doğusundaki el-Ahmer tepesinde mevzilenip İsrail bayrağını göndere çekerek, eski rejimin düşüşüne kadar Suriye'nin kontrolünde olan gözetleme noktaları ve siperler içeren ileri çatışma merkezleri olarak kabul edilen batı ve doğu el-Ahmar tepelerinin kontrolünü ele geçirmesinden birkaç gün sonra meydana geldi.

İsrail basını dün, ABD'nin himayesinde Paris'te düzenlenen Suriye-İsrail müzakerelerinin, ‘ABD'nin etkin katılımıyla sahada çatışmaları önlemeye yönelik bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda sınırlı bir mutabakat’ ile sonuçsuz kaldığını bildirdi. O tarihten bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi.

İsrail gazetesi Ma'ariv, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail'in pozisyonunun net ve tartışmaya kapalı olduğunu, Hermon (Şeyh) Dağı'ndan çekilmeyeceklerini söylediğini aktardı.

Yetkili, Suriye'nin güvenlik anlaşmasını İsrail'in çekilmesiyle ilişkilendirme talebinin, müzakerelerin teknik koordinasyon aşamasından öteye geçememesinin nedeni olduğunu vurguladı.

dfgrty
Kuneytra'nın batısındaki Tel el-Ahmer'deki İsrail askeri üssü (Facebook)

Araştırmacı ve siyasi analist Muhammed es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Paris'te yapılan son müzakere turunun, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmayı ve İran destekli milislerin sınırdan geri dönmesini engelleyerek bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bilgilerin paylaşılmasını amaçladığını söyledi.

Süleyman, müzakerelerin tıkanmasının nedeninin, İsrail'in Suriye topraklarında ihlallerinin yanı sıra Suriye’nin güneyi ve el-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörlere desteğini sürdürmesi olduğunu vurguladı.

Süleyman’a göre İsrail'in bu politikaları müzakerelerde baskı aracı olarak izlediğini, ancak bunun müzakerelerin başlaması konusunda anlaşma olasılığını zayıflatıyor.

İsrail ayrıca 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor. Bu durum, ‘İsrail'in 8 Aralık öncesi sınırlarına tamamen çekilmesini’ ısrarla talep eden ve ‘bu sınırlar içinde bir tampon bölge kurulmasını ulusal egemenliğin ihlali’ olarak nitelendirerek reddeden Şam için kabul edilemez.

Suriyeli araştırmacı Süleyman, Şam'ın ‘bölgedeki gerilimi azaltmanın ve ihlalleri durdurmak amacıyla sınırlı bir güvenlik anlaşması yapmanın yanı sıra İsrail ile Suriye'nin güneyindeki ve Suriye'nin El-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörler arasındaki iletişimi durdurmak istediğini söyledi.

İsrail'in bu bağlantıları, Suriye devletinin istikrarını bozan aktörleri desteklemek için kullandığı göz önüne alındığında bu talebin doğal olduğuna işaret eden Süleyman, İsrail'in, ‘gerçek bir caydırıcı unsur olmaksızın’ ihlallerine devam etmek için ABD'nin desteğini kullandığının altını çizdi.

dfrgty
Hermon (Şeyh) Dağı'ndaki bir kontrol noktasının yanında duran bir İsrail askeri, 8 Ocak 2025 (AFP)

İsrail ordusu bir yılı aşkın bir süredir, neredeyse her gün Suriye topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Özellikle Kuneytra vilayetinin kırsal kesiminde sınır hattı üzerinde bulunan köylerde kontrol noktaları kuruyor, yoldan geçenleri tutuklayıp sorguluyor, tarım arazilerini buldozerlerle yıkıyor ve ekinleri tahrip ediyorlar.

6 Ocak'ta, bilgi alışverişini koordine etmek, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasi ve ticaret fırsatlarını değerlendirmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen, İsrail'in uygulamaları azalmadı. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın başkenti Paris’te Suriye, İsrail ve ABD temsilcilerinin katıldığı iki günlük yoğun görüşmelerin ardından yayınlanan üçlü bildiride böyle belirtildi.

Araştırmacı Muhammed Süleyman'a göre İsrail'in askeri kuleler ve karakollar inşa etmesi, bölgenin parçalanmasına katkıda bulunrken sınırların kontrolünü kolaylaştırıyor ve bölgeyi tek taraflı bir askeri bölgeye dönüştürüyor. Süleyman, İsrail'in sivillere ve Suriye'nin egemenliğine yönelik uygulamalarının şüphesiz ‘orta ve uzun vadede genişleme ve yerleşim korkularını artırdığını’ belirtti.

Öte yandan Suriye hükümetinden bir kaynak, bu ayın 5'inde İsrail ile müzakerelerin yeniden başlamasının ‘Suriye'nin müzakere edilemez ulusal haklarını geri kazanma konusundaki sarsılmaz kararlılığını teyit ettiğini’ açıkladı.

fgthyu
Suriye'nin güneyinde, İsrail sınırına yakın Kuneytra şehrindeki bir gözlem noktasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlemci Gücü (UNDOF) mensubu bir asker (AFP)

Görüşmelerde Suriye, İsrail ile arasında 1974'te imzalanan ‘Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının’ yeniden yürürlüğe konmasını talep etti. Böylece Suriye'nin egemenliğini diğer tüm hususların üzerinde tutan ve Suriye'nin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti eden adil bir güvenlik anlaşması çerçevesinde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihinden önceki konumlarına çekilmesi garanti edilecekti.

Suriye yetkilileri, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana, ABD'nin arabuluculuğunda İsrailli yetkililerle bazı müzakereler gerçekleştirdi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail, Suriye topraklarında silahsız bir tampon bölge kurulmasında ısrar ederken, Şam bunu reddediyor.


Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
TT

Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor

Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)

Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.

Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.

Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.

Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.


Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
TT

Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.

Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.