Şarku’l Avsat Kebbaşi ile Daklu arasındaki Manama Anlaşması’nın belgesine ulaştı

Anlaşma birleşik bir ordunun kurulmasını, aranan kişilerin "Uluslararası Ceza Komisyonu"na teslimini ve "kurtarma" rejiminin dağıtılmasını kapsıyor.

Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
TT

Şarku’l Avsat Kebbaşi ile Daklu arasındaki Manama Anlaşması’nın belgesine ulaştı

Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA

Şarku'l-Avsat, Bahreyn'in başkenti Manama'da geçen yıl 20 Ocak'ta Sudan Ordusu Başkomutan Vekili Orgeneral Şemseddin Kebbaşi ile Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Abdurrahim Daklu arasında imzalanan anlaşmanın metnine ulaştı.  Bu konuyla ilgili sızıntılar ilk kez yerel Es-Sudani gazetesi aracılığıyla ortaya çıktığında, haberi doğrulayanlar ve yalanlayanlar arasında yoğun tartışmalar yaşandı.

22 maddeden oluşan anlaşma, "Hızlı Destek" ile birlikte ulusal bir ordunun kurulmasını, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından arananların tutuklanmasını ve ülkeyi son 30 yıldır yöneten İslamcı rejimin yıkılmasını öngörüyor.

"Sudan Krizinin Kapsamlı Çözümüne İlişkin İlkeler ve Esaslar Belgesi" olarak adlandırılan anlaşma, Sudan-Sudan diyalogu yoluyla halkın acılarının hafifletilmesi ve savaşı sonlandıracak krize çözüm bulunmasının gerekliliğini öngörüyor.

İslamcıların rahatsızlığı

Kebbaşi-Daklu müzakerelerine ilişkin haberin yayılmasının ardından, "Savaşın devamını isteyenler" olarak İslamcılar ve onların iktidara dönüşünü destekleyenler, Kebbaşi'ye karşı şiddetli ve eleştirel bir kampanya başlattı. Diğer taraftan, anlaşma haberini yalanlamak için başka bir kampanya başlatıldı. Müzakerelere ilişkin haberi ne Kebbaşi ne de resmi ordu sözcüsü yalanladı; antlaşmanın imzalanmasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen ve yerel ve uluslararası medyada ve sosyal medyada bu haber yoğun bir şekilde dolaşıma girmesine rağmen sessiz kaldılar.

Sivil güçler, Kebbaşi'nin Manama'da Orgeneral Daklu ile anlaşma imzalamasının ardından yaptığı açıklamalar karşısında şaşkınlıklarını dile getirdi. Kebbaşi geçtiğimiz hafta Beyaz Nil Eyaleti'ndeki "18. Piyade Tümeni" askerlerine hitaben yaptığı konuşmada, özellikle "sivil güçler" ile "Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri" koalisyonunu eleştirdi ve onları "paralı askerler, elçilik ajanları" ve "Hızlı Destek Kuvvetleri’nin siyasi kuluçka merkezi" olmakla suçladı.

FOTO: Hızlı Destek Kuvvetleri İkinci Komutanı Abdurrahim Daklu (X Platformu)
Hızlı Destek Kuvvetleri İkinci Komutanı Abdurrahim Daklu (X Platformu)

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) koalisyonunun bir sözcüsü Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Kebbaşi'den Abdurrahim Daklu ile imzaladığı anlaşma hakkında Sudanlıları "bilgilendirmesini" beklediklerini söyledi.

Anlaşma metnini sızdırmakla suçlanmamak için isminin açıklanmamasını isteyen sözcü, Kebbaşi'nin açıklamalarını "utanç verici" olarak nitelendirdi. Sözcü: "Biz kendisinden farklı açıklamalar bekliyorduk ama o, gerçekleri halka açıklamak yerine sivil güçlere saldırdı. Manama ziyareti ve Daklu ile bir anlaşmaya imza atmasının ardından halkı aydınlatması kendisi için daha iyi ve onurlu olurdu. Kebbaşi, sivil güçlerin savaşı durdurmak için uluslararası ve bölgesel topluluklardan yardım istemek amacıyla kamuya açık herhangi bir şey yapmasını yasakladı. Ancak “düşman” olarak nitelendirdiği “milisleri” destekleyen ülkelerin huzurunda, kendisine Hızlı Destek Kuvvetleri ile “gizlice” müzakere yapma ve imzaladığı anlaşmadan geri çekilme izni verdi."

Anlaşmanın detayları

Şarku'l Avsat'ın elde ettiği metne göre, Sudan Ordusu Başkomutan Vekili Orgeneral Şemseddin Kebbaşi ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Abdurrahim Daklu, Bahreyn başkentinde (Manama) geçtiğimiz 6 ve 18 Ocak'ta görüşmelerde bulundu. Bu görüşmeler 22 maddelik bir anlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi.

İki yetkili, anlaşmanın 7. maddesi uyarınca, siyasi bağlılık veya ideolojik yönelim olmaksızın, tüm askeri güçlerden, yani Hızlı Destek, silahlı kuvvetler ve silahlı mücadele hareketlerinden oluşan profesyonel ve ulusal bir ordu inşa etme konusunda anlaştılar. Bu ordu, düzenli güvenlik güçlerini (polis ve istihbarat servisleri) inşa edip yeniden kurmanın ve Sudanlılar arasında fırsatların adil dağılımı ilkesini benimsemenin yanı sıra, idari ve partizan her düzeyde Sudanlı çeşitliliğini ifade ediyor.

Kebbaşi ve Daku'nun "paraf" atarak imzaladığı anlaşmanın 11. maddesinde "30 Haziran rejiminin yıkılması" öngörülüyor. 17. ve 18. maddelerde, savaştan sonra hapishanelerden kaçan, yani “kurtarma” rejiminin destekçileri olan sanıkların yeniden tutuklanması ve aralarında eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir, yardımcısı Ahmed Harun ve başkaları da dahil olmak üzere arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi ve mahkemeye getirilmesi vurgulandı. Anlaşma, tüm siyasi aktörlerin katılacağı geniş kapsamlı bir ulusal diyalog düzenlenmesini onaylıyor. Ancak, "Ulusal Kongre Partisi ve ona bağlı İslami Hareket" kapsam dışı tutularak, bu grupların geçiş döneminden izole edilmesi öngörüldü.

FOTO: Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında Hartum'da yaşanan çatışmaların etkileri (Reuters)
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında Hartum'da yaşanan çatışmaların etkileri (Reuters)

"Sudan Krizinin Kapsamlı Çözümüne İlişkin İlkeler ve Esaslar Belgesi" olarak adlandırılan anlaşmada, Sudan-Sudan diyalogu yoluyla halkın acılarının hafifletilmesi, savaşı sonlandıracak krize çözüm bulunması gerekliliği, nefret söylemiyle mücadele, geçiş dönemine ilişkin olarak adalet, hesap verebilirlik, zararın onarılması ve tazminat prensiplerini benimseme, savaşın neden olduğu yıkımın yeniden inşası ve ülkenin birliğini ve federal yönetimi koruma ihtiyacı vurgulanmıştır.

Anlaşma, Sudan krizini bir güvenlik, politik, sosyal ve kültürel kriz olarak tanıyan temel prensipleri benimsemiştir. Savaşın neden olduğu büyük insan kayıplarını ve eşi benzeri görülmemiş insanlık dramını, altyapının tahribatını ve ülkenin ekonomik kaynaklarının israf edilmesini tanıyan temel prensipleri içermektedir. Hem Kebbaşi hem de Daklu, çatışmayı diyalog yoluyla adil ve sürdürülebilir bir şekilde çözme, savaşları ve çatışmaları köklerine değinerek sona erdirme ve güç ve zenginliğin adil paylaşımını sağlayan bir yönetim çerçevesi üzerinde anlaşmaya varma isteklerini dile getirdiler. Anlaşma, temelde "halkın temel güç kaynağı olduğu" prensibini benimsemekte, eşit vatandaşlığı güvence altına almakta ve "Cidde Bildirgesi"ni sivilleri koruma konusunda referans almaktadır.

Anlaşma, "nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı mücadele" prensibini kabul etmekte, "hukuki reform paketi" üzerinde mutabakata varmakta, "barışçıl bir arada yaşamı teşvik etmek, başkalarını kabul ve saygıyı güçlendirmek" gibi politikaları benimsemekte, geçiş döneminde "hesap verebilirlik, gerçeklik ve uzlaşma" içeren geçiş adaleti ilkesini onaylamakta, zararın onarılması, kurumsal reformlar, barışçıl siyasi faaliyet prensibi, tüm şiddet, aşırıcılık, anayasa dışı yöntemlere başvurma ve demokratik düzeni zayıflatma türündeki faaliyetleri suç saymaktadır. Anlaşma, dengeli bir dış politika izleme, ülkenin üst düzey çıkarlarını garanti eden bir politika benimseme ve bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği destekleme, komşuluk ilişkilerini iyileştirme ve terörizmle mücadeleyi teşvik etme konularında çağrı yapıyor.

Kaynağa göre "Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri", Kebbaşi'nin "önemli bir anlaşma"yı halka sunması bekleniyordu. Sözcü şunları söyledi: "Bu anlaşmanın çok önemli olduğunu ve Sudan'ın ulusal davasına hizmet ettiğini görüyoruz. Kebbaşi'nin buna devam edeceğini umuyorduk, ancak o birtakım bahanelerle özür dileyerek üçüncü turdan çekildi." Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri, kapsamlı ve adil bir barış anlaşmasına ulaşmak, ateşkese son vermek ve savaşların ardından sivil yolu yeniden kazanmak için krizin çözümü ve savaşın durdurulması konusunda tek seçeneklerinin diyalog olduğunu düşünüyor.



Koalisyon Taif’e yönelen balistik füzeyi engelledi... Yemen’de Suudi Arabistan’dan insani yardım projeleri başlatıldı

Koalisyon Taif’e yönelen balistik füzeyi engelledi... Yemen’de Suudi Arabistan’dan insani yardım projeleri başlatıldı
TT

Koalisyon Taif’e yönelen balistik füzeyi engelledi... Yemen’de Suudi Arabistan’dan insani yardım projeleri başlatıldı

Koalisyon Taif’e yönelen balistik füzeyi engelledi... Yemen’de Suudi Arabistan’dan insani yardım projeleri başlatıldı

Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, bugün erken saatlerde yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin Husilerin Taif yönüne fırlattığı bir balistik füzeyi önleyerek imha ettiğini duyurdu.

Koalisyon, dün de İran destekli terörist Husi milislerinin Doğu Bölgesi’ne fırlattığı 3 balistik füze ile Riyad’a yönelen 2 balistik füzeyi önleyerek imha etmişti. Ayrıca Güney Bölgesi’ni hedef alan 4 insansız hava aracı da engellenerek düşürülmüştü.

Koalisyon Kuvvetleri Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, hava savunma sistemlerinin balistik füzeleri önleyerek imha ettiğini, Güney Bölgesi’ni hedef alan 4 İHA’nın da engellenip düşürüldüğünü belirtti.

Öte yandan Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, salı günü yaptığı açıklamada, acil durum erken uyarı sirenlerinin çalmasından kısa süre sonra Riyad, Harc, el-Harik, Abha, Hamis Muşayt ve Necran’da tehlikenin geçtiğini duyurdu. Sirenler, olası tehlikelere karşı uyarı amacıyla uygulanan önlemler kapsamında devreye sokulmuştu.

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, salı günü, Suudi Arabistan’ın farklı alanlarda yürüttüğü insani yardım ve destek projeleri ile Kral Selman İnsani Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi tarafından önümüzdeki dönemde Yemen’de hayata geçirilecek 100 gönüllülük programının açılışını yaptı.

El-Alimi, Riyad’daki merkez binasına gerçekleştirdiği ziyaret sırasında projelerin tanıtımına katıldı. Ziyarette kendisini, Kraliyet Divanı Danışmanı ve merkezin Genel Müdürü Abdullah er-Rabia karşıladı. Törene ayrıca Suudi Arabistan’ın Yemen Büyükelçisi ve Yemen Kalkınma ve Yeniden İmar Programı Sorumlusu Muhammed Âl Cabir, Yemen’in Suudi Arabistan Büyükelçisi Salim bin Berik, Birleşmiş Milletler kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda yetkili katıldı.

Husilerin tırmandırdığı gerilimin insani sonuçları da ağırlaşmaya devam ediyor. Uluslararası Göç Örgütü verilerine göre, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısı 270 bini aşarken binlerce Yemenli de Cibuti’ye ulaştı.

Yerinden edilen aileler barınma, içme suyu ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Örgüt, finansman yetersizliğinin giderek artan insani ihtiyaçları karşılama kapasitesini sınırladığı uyarısında bulundu.


İHA’lar Sudan’da karanlığı genişletiyor ve Nyala’da can kaybına yol açıyor

Hartum’daki elektrik trafo merkezine yönelik saldırının ardından (Hartum eyaleti medya ofisi)
Hartum’daki elektrik trafo merkezine yönelik saldırının ardından (Hartum eyaleti medya ofisi)
TT

İHA’lar Sudan’da karanlığı genişletiyor ve Nyala’da can kaybına yol açıyor

Hartum’daki elektrik trafo merkezine yönelik saldırının ardından (Hartum eyaleti medya ofisi)
Hartum’daki elektrik trafo merkezine yönelik saldırının ardından (Hartum eyaleti medya ofisi)

Sudan’daki insansız hava aracı (İHA) savaşında, ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki karşılıklı saldırıların genişleyerek askeri mevzileri, elektrik santrallerini, petrol tesislerini, hayati sivil altyapıyı, pazar yerlerini ve yerleşim bölgelerini hedef almasıyla tehlikeli bir aşamaya geçildi.

Yaklaşık 24 saat içinde, HDK’ye ait İHA’lar 6 elektrik trafo merkezini hedef aldı. Bunların sonuncusu, Omdurman’daki el-Merhiyat elektrik trafo merkezi oldu. Saldırılar sonucunda başkentte ve diğer eyaletlerde geniş bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı. Öte yandan, Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala’daki bir pazara düzenlenen İHA saldırısında 21 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Bu saldırı, Güney Sudan ile ihtilaflı Abyei bölgesindeki bir pazara yönelik, can kayıplarına yol açan saldırıdan yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşti. Son iki saldırı, çatışmanın iki tarafı arasında her gün düzenlenmeye başlayan karşılıklı hava saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde meydana geldi.

cdfvghy
Hartum Valisi Ahmed Osman Hamza, elektrik trafo merkezinde meydana gelen hasarı inceledi. (Hartum eyaleti medya ofisi)

Hartum eyaletinde dün şafak vakti, Omdurman kentinin kuzeybatısında bulunan el-Merhiyat trafo merkezini hedef alan İHA saldırısının ardından geniş çaplı elektrik kesintisi yaşandı. Saldırı sonucunda trafo merkezi devre dışı kaldı. Yerel kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, saldırının merkezde yangına yol açtığını ve Omdurman’ın geniş kesimleriyle başkentin diğer mahallelerinde elektriklerin kesildiğini bildirdi.

Kaynaklar, son arızadan önce de bölge sakinlerinin her gün 10 ila 12 saat arasında değişen elektrik kesintileriyle karşı karşıya kaldığını belirterek, trafo merkezinin onarılması ve elektrik hizmetinin yeniden sağlanması için gereken sürenin açıklanmasını beklediklerini ifade etti.

Hartum Valisi Ahmed Osman Hamza, trafo merkezinin ağır hasar gördüğünü ve bu nedenle hizmet dışı kaldığını, ancak tesiste çalışanlar arasında yaralanan olmadığını söyledi.

Hamza, HDK’yi hizmet tesislerini ve sivil hedefleri vurmakla suçlayarak, bunun HDK’nin ‘öldürme, zorla yerinden etme ve sivillerin altyapısını ve hizmet tesislerini tahrip etme’ yaklaşımıyla örtüştüğünü belirtti. Vali, trafo merkezinin mümkün olan en kısa sürede yeniden hizmete alınması için gerekli desteğin sağlanacağını taahhüt etti. Ayrıca eyalet yönetiminin, elektrik kesintisinden etkilenen hayati tesislerin işletilmesini sürdürmek amacıyla alternatif çözümlere başvuracağını kaydetti.

Daha sonra Sudan resmi haber ajansı SUNA, Enerji ve Petrol Bakanı’nın saldırının yol açtığı hasarı elektrik yetkilileriyle görüştüğünü bildirdi. Saldırı, Nil Nehri eyaletinin bazı kesimleri ile diğer eyaletlerde de elektrik kesintilerine neden oldu. Sudan Elektrik Holding Şirketi Genel Müdürü, teknik ekiplerin onarım çalışmalarına hazırlık amacıyla hasarın boyutunu belirlemek üzere çalıştığını söyledi.

Nyala’da ölü ve yaralılar

Ülkenin batısında ise dün bir sağlıkçı ile görgü tanıklarının AFP’ye verdiği bilgilere göre, Nyala kentindeki bir pazarı hedef alan İHA saldırısında 21 kişi hayatını kaybetti, en az 40 kişi yaralandı.

Şarku’l Avsat’ın Sudan Tribune internet sitesinden aktardığına göre yerel kaynaklar, pazartesi akşamı kentteki bazı noktaların hava saldırılarına hedef olduğunu bildirdi. Saldırıların, HDK’ye ait binaları ve askeri mevzileri, HDK mensubu komutanların evlerini ve Nyala Uluslararası Havalimanı yakınlarındaki hava savunma sistemlerini hedef aldığı belirtildi. İnternet sitesi, HDK mensuplarının da aralarında bulunduğu ölü ve yaralıların olduğunu aktardı. Ancak yerel kaynakların bildirdiği can kaybı sayısına, AFP’nin haberleştirdiği pazar saldırısında hayatını kaybedenlerin dahil olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

evbfed
Güney Darfur eyaletinin başkenti Nyala’da bir hava saldırısının gerçekleştiği bölgede yıkılmış bir bina (İnsan Hakları İzleme Örgütü)

El-Merhiyat trafo merkezinin hedef alınması, Sudan’ın çeşitli eyaletlerindeki elektrik santrallerine yönelik bir dizi İHA saldırısından 24 saatten kısa bir süre sonra gerçekleşti. Sudan Elektrik Holding Şirketi, söz konusu saldırıları HDK’nin düzenlediğini öne sürdü.

Şirket, pazartesi günü yayımladığı açıklamada, saldırıların beş bölgede bulunan elektrik tesislerini hedef aldığını bildirdi. Söz konusu saldırılar, ekipmanlarda ağır hasara yol açarak söz konusu eyaletlerde elektrik hizmetinin kesilmesine neden oldu.

Şirket, saldırıların ulusal elektrik şebekesinin istikrarını tehdit eder hale geldiği uyarısında bulundu. Enerji tesislerine yönelik devam eden tırmanış kapsamında, Beyaz Nil eyaletindeki Tendelti elektrik santrali de birkaç gün önce saldırıya uğramıştı.

ghy
Abyei’de bir kamyona düzenlenen saldırının yol açtığı yangının ardından (Birleşmiş Milletler – Facebook)

Elektrik ve yakıt tesislerine yönelik tekrarlanan saldırıların, içme suyu tedarikinde aksamalara yol açabileceği, hastanelerin ve diğer hayati tesislerin faaliyetlerini sekteye uğratabileceği yönündeki endişeler giderek artıyor.

Önceki İHA saldırıları

İHA saldırıları daha önce de Sudan’ın farklı bölgelerindeki enerji ve ulaşım tesislerinde büyük hasara yol açmış, elektrik kesintilerine ve hizmetlerin değişen sürelerle aksamasına neden olmuştu.

13 Ocak 2025’te ülkenin kuzeyinde bulunan Merowe Barajı ile bağlantılı elektrik tesisleri hedef alınmış, ana trafolardan biri hasar görmüş ve bunun sonucunda geniş bölgelerde elektrik kesintisi yaşanmıştı. Santral daha sonra da başka saldırılara maruz kalmıştı. Geçtiğimiz nisan ayında düzenlenen bir saldırıda, Kuzey eyaletine elektrik sağlayan bir trafo hasar görmüş; Omdurman’ın bazı kesimleri ile Kuzey eyaletinin bazı bölgelerinde elektrik kesintisi meydana gelmişti.

gh
Sudan’ın kuzeyindeki Merowe Barajı daha önce bir İHA’nın hedefi olmuştu. (SUNA)

Aynı yılın ocak ayında, Gadarif eyaletindeki eş-Şevk trafo merkezi de saldırıya uğradı ve ülkenin doğusundaki bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı. Beyaz Nil eyaletindeki Ümmü Debakir termik santrali ile Nil Nehri eyaletinin Atbara ve Berber kentlerindeki trafo merkezleri de hedef alındı. Saldırılar, tekrarlanan elektrik kesintilerine yol açtı.

Saldırılar yalnızca elektrik santralleriyle sınırlı kalmadı. 9 Eylül 2025’te İHA’lar, başkentin kuzeyindeki Ceyli bölgesinde bulunan Hartum Rafinerisi’ni, Bahri ve Omdurman’daki elektrik santrallerini ve Hartum’un güneyindeki bir yakıt deposunu hedef aldı.

Ülkenin ana limanına ve insani yardım operasyonlarının merkezine ev sahipliği yapan Port Sudan kenti de Mayıs 2025’te saldırılara maruz kaldı. Liman ve havalimanı yakınlarındaki stratejik yakıt depolarını hedef alan saldırılar büyük yangınlara neden oldu. Elektrik santrali ve havalimanı da saldırıların hedefi oldu. Bunun sonucunda elektrik kesintileri yaşanırken uçuşlar aksadı. Ülkenin diğer bölgelerine yönelik ikmal ve insani yardım sevkiyatlarının da bu saldırılardan etkilenebileceği yönündeki endişeler arttı.

dchy
6 Mayıs 2025’te Port Sudan’ın kuzeyindeki limana düzenlenen İHA saldırılarının ardından yükselen dumanlar (AP)

Ekim 2025’te, yeniden açılışa hazırlık çalışmaları sırasında Hartum Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan İHA saldırıları nedeniyle havalimanından uçuşların yeniden başlatılması ertelendi. Havalimanı, savaşın başında patlak veren çatışmalar sırasında da büyük çaplı hasar görmüştü.

Kuzey Kordofan eyaletinin en büyük kenti olan el-Ubeyd’de ise 2026 yılı boyunca elektrik ve yakıt tesisleriyle hizmet noktalarını hedef alan tekrarlanan saldırılar yaşandı. Kentteki bu saldırılar, su ve gıda krizinin derinleşmesine ve sağlık hizmetlerinin aksamasına katkıda bulunurken, kente ikmal malzemelerinin ulaştırılması da güçlüklerle karşılaştı.

Bu gelişmeler, İHA savaşının etkilerinin doğrudan hedef alınan noktaların çok ötesine yayıldığını gösteriyor. Bir elektrik santralinin devre dışı kalması veya bir yakıt deposunun yanması, artık kentlerin ve eyaletlerin tamamında yaşayan insanların günlük hayatını ve temel hizmetleri etkiliyor.


Şara: Suriye-Irak sınırı tamamen güvenli, DEAŞ tehdidi azaldı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (AFP)
TT

Şara: Suriye-Irak sınırı tamamen güvenli, DEAŞ tehdidi azaldı

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (AFP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el Şara (AFP)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, dün akşam yaptığı açıklamada, Suriye-Irak sınırının tamamen güvenli olduğunu belirterek iki ülke arasında koordinasyon bulunduğunu ve DEAŞ tehdidinin azaldığını söyledi. Şara, her iki ülke için de tehdit oluşturan herhangi bir örgütün bulunmadığını ifade etti.

Irak’ın Dijle televizyonuna konuşan Şara, “Suriye-Irak sınırı, bazı endişeler bulunmasına rağmen tamamen güvenli. İki ülke arasında ortak koordinasyon mevcut” dedi. Şara, Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi’nin Suriye’ye yapacağı ziyareti memnuniyetle karşıladıklarını belirterek iki ülke hükümetlerinin ortak çıkarlar konusunda uzlaştığını söyledi. Iraklıların Suriye’yi ziyaret etmesini de desteklediğini kaydeden Şara, Iraklıların Seyyide Zeynep Türbesi’ni ziyaret etmelerinin önünde herhangi bir engel bulunmadığını ifade etti.

Suriye’nin Irak’a mezhepçi bir bakış açısıyla yaklaşmadığını vurgulayan Şara, “Ortak noktalarımız çok fazla. Irak ile Suriye arasındaki toplumsal ilişkiler uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde sürdü” diye konuştu. Şara, iktidara gelmelerinden bu yana Bağdat yönetiminin olumlu bir politika izlediğini, ancak bazı tarafların farklı tutumlar sergilediğini belirtti.

Irak’taki 2003 sonrası gelişmelere de değinen Şara, ülkedeki mezhep çatışmalarına müdahil olmadığını, 2011’de Irak’taki cezaevinden çıktıktan sonra Suriye’ye döndüğünü söyledi.

Suriye’nin istikrarının Irak’ın, Irak’ın istikrarının da Suriye’nin çıkarına olduğunu belirten Şara, iki ülkenin ortak noktalar üzerinden ilerlemesi ve ilişkilerdeki endişeleri giderecek uygun bir ortam oluşturması gerektiğini vurguladı. Şara, “Bizi ayıranlardan çok birleştiren şey var. Artık savaşlar ve tartışmalar yeter” dedi. Ayrıca Irak’ta hiçbir sivile saldırmadığını ifade etti.

Enerji iş birliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şara, Banyas Boru Hattı’nın rafinerilere bağlanması için uluslararası şirketlerle temasların sürdüğünü belirtti. Suriye ile Irak arasında Banyas-Kerkük hattına ilişkin mutabakat zaptları imzalandığını da açıkladı.

Suriye’nin Irak için stratejik bir batı koridoru ve deniz kapısı olduğunu belirten Şara, “Suriye, Irak’ın Akdeniz’e açılan kapısıdır ve petrol ihracatı açısından önemli bir güzergâhtır” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Irak medyasından aktardığına göre Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, ikili ilişkiler, su kaynakları, petrol ve iki ülke arasındaki ticaret konularını görüşmek üzere bugün geniş bir bakanlık heyetiyle Suriye’ye resmî ziyarette bulunacak.