Şarku’l Avsat Kebbaşi ile Daklu arasındaki Manama Anlaşması’nın belgesine ulaştı

Anlaşma birleşik bir ordunun kurulmasını, aranan kişilerin "Uluslararası Ceza Komisyonu"na teslimini ve "kurtarma" rejiminin dağıtılmasını kapsıyor.

Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
TT

Şarku’l Avsat Kebbaşi ile Daklu arasındaki Manama Anlaşması’nın belgesine ulaştı

Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA
Orgeneral Şemseddin Kebbaşi (SUNA

Şarku'l-Avsat, Bahreyn'in başkenti Manama'da geçen yıl 20 Ocak'ta Sudan Ordusu Başkomutan Vekili Orgeneral Şemseddin Kebbaşi ile Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Abdurrahim Daklu arasında imzalanan anlaşmanın metnine ulaştı.  Bu konuyla ilgili sızıntılar ilk kez yerel Es-Sudani gazetesi aracılığıyla ortaya çıktığında, haberi doğrulayanlar ve yalanlayanlar arasında yoğun tartışmalar yaşandı.

22 maddeden oluşan anlaşma, "Hızlı Destek" ile birlikte ulusal bir ordunun kurulmasını, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından arananların tutuklanmasını ve ülkeyi son 30 yıldır yöneten İslamcı rejimin yıkılmasını öngörüyor.

"Sudan Krizinin Kapsamlı Çözümüne İlişkin İlkeler ve Esaslar Belgesi" olarak adlandırılan anlaşma, Sudan-Sudan diyalogu yoluyla halkın acılarının hafifletilmesi ve savaşı sonlandıracak krize çözüm bulunmasının gerekliliğini öngörüyor.

İslamcıların rahatsızlığı

Kebbaşi-Daklu müzakerelerine ilişkin haberin yayılmasının ardından, "Savaşın devamını isteyenler" olarak İslamcılar ve onların iktidara dönüşünü destekleyenler, Kebbaşi'ye karşı şiddetli ve eleştirel bir kampanya başlattı. Diğer taraftan, anlaşma haberini yalanlamak için başka bir kampanya başlatıldı. Müzakerelere ilişkin haberi ne Kebbaşi ne de resmi ordu sözcüsü yalanladı; antlaşmanın imzalanmasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen ve yerel ve uluslararası medyada ve sosyal medyada bu haber yoğun bir şekilde dolaşıma girmesine rağmen sessiz kaldılar.

Sivil güçler, Kebbaşi'nin Manama'da Orgeneral Daklu ile anlaşma imzalamasının ardından yaptığı açıklamalar karşısında şaşkınlıklarını dile getirdi. Kebbaşi geçtiğimiz hafta Beyaz Nil Eyaleti'ndeki "18. Piyade Tümeni" askerlerine hitaben yaptığı konuşmada, özellikle "sivil güçler" ile "Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri" koalisyonunu eleştirdi ve onları "paralı askerler, elçilik ajanları" ve "Hızlı Destek Kuvvetleri’nin siyasi kuluçka merkezi" olmakla suçladı.

FOTO: Hızlı Destek Kuvvetleri İkinci Komutanı Abdurrahim Daklu (X Platformu)
Hızlı Destek Kuvvetleri İkinci Komutanı Abdurrahim Daklu (X Platformu)

Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) koalisyonunun bir sözcüsü Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Kebbaşi'den Abdurrahim Daklu ile imzaladığı anlaşma hakkında Sudanlıları "bilgilendirmesini" beklediklerini söyledi.

Anlaşma metnini sızdırmakla suçlanmamak için isminin açıklanmamasını isteyen sözcü, Kebbaşi'nin açıklamalarını "utanç verici" olarak nitelendirdi. Sözcü: "Biz kendisinden farklı açıklamalar bekliyorduk ama o, gerçekleri halka açıklamak yerine sivil güçlere saldırdı. Manama ziyareti ve Daklu ile bir anlaşmaya imza atmasının ardından halkı aydınlatması kendisi için daha iyi ve onurlu olurdu. Kebbaşi, sivil güçlerin savaşı durdurmak için uluslararası ve bölgesel topluluklardan yardım istemek amacıyla kamuya açık herhangi bir şey yapmasını yasakladı. Ancak “düşman” olarak nitelendirdiği “milisleri” destekleyen ülkelerin huzurunda, kendisine Hızlı Destek Kuvvetleri ile “gizlice” müzakere yapma ve imzaladığı anlaşmadan geri çekilme izni verdi."

Anlaşmanın detayları

Şarku'l Avsat'ın elde ettiği metne göre, Sudan Ordusu Başkomutan Vekili Orgeneral Şemseddin Kebbaşi ve Hızlı Destek Kuvvetleri Komutanı Yardımcısı Abdurrahim Daklu, Bahreyn başkentinde (Manama) geçtiğimiz 6 ve 18 Ocak'ta görüşmelerde bulundu. Bu görüşmeler 22 maddelik bir anlaşmanın imzalanmasıyla sona erdi.

İki yetkili, anlaşmanın 7. maddesi uyarınca, siyasi bağlılık veya ideolojik yönelim olmaksızın, tüm askeri güçlerden, yani Hızlı Destek, silahlı kuvvetler ve silahlı mücadele hareketlerinden oluşan profesyonel ve ulusal bir ordu inşa etme konusunda anlaştılar. Bu ordu, düzenli güvenlik güçlerini (polis ve istihbarat servisleri) inşa edip yeniden kurmanın ve Sudanlılar arasında fırsatların adil dağılımı ilkesini benimsemenin yanı sıra, idari ve partizan her düzeyde Sudanlı çeşitliliğini ifade ediyor.

Kebbaşi ve Daku'nun "paraf" atarak imzaladığı anlaşmanın 11. maddesinde "30 Haziran rejiminin yıkılması" öngörülüyor. 17. ve 18. maddelerde, savaştan sonra hapishanelerden kaçan, yani “kurtarma” rejiminin destekçileri olan sanıkların yeniden tutuklanması ve aralarında eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir, yardımcısı Ahmed Harun ve başkaları da dahil olmak üzere arananların Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne teslim edilmesi ve mahkemeye getirilmesi vurgulandı. Anlaşma, tüm siyasi aktörlerin katılacağı geniş kapsamlı bir ulusal diyalog düzenlenmesini onaylıyor. Ancak, "Ulusal Kongre Partisi ve ona bağlı İslami Hareket" kapsam dışı tutularak, bu grupların geçiş döneminden izole edilmesi öngörüldü.

FOTO: Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında Hartum'da yaşanan çatışmaların etkileri (Reuters)
Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında Hartum'da yaşanan çatışmaların etkileri (Reuters)

"Sudan Krizinin Kapsamlı Çözümüne İlişkin İlkeler ve Esaslar Belgesi" olarak adlandırılan anlaşmada, Sudan-Sudan diyalogu yoluyla halkın acılarının hafifletilmesi, savaşı sonlandıracak krize çözüm bulunması gerekliliği, nefret söylemiyle mücadele, geçiş dönemine ilişkin olarak adalet, hesap verebilirlik, zararın onarılması ve tazminat prensiplerini benimseme, savaşın neden olduğu yıkımın yeniden inşası ve ülkenin birliğini ve federal yönetimi koruma ihtiyacı vurgulanmıştır.

Anlaşma, Sudan krizini bir güvenlik, politik, sosyal ve kültürel kriz olarak tanıyan temel prensipleri benimsemiştir. Savaşın neden olduğu büyük insan kayıplarını ve eşi benzeri görülmemiş insanlık dramını, altyapının tahribatını ve ülkenin ekonomik kaynaklarının israf edilmesini tanıyan temel prensipleri içermektedir. Hem Kebbaşi hem de Daklu, çatışmayı diyalog yoluyla adil ve sürdürülebilir bir şekilde çözme, savaşları ve çatışmaları köklerine değinerek sona erdirme ve güç ve zenginliğin adil paylaşımını sağlayan bir yönetim çerçevesi üzerinde anlaşmaya varma isteklerini dile getirdiler. Anlaşma, temelde "halkın temel güç kaynağı olduğu" prensibini benimsemekte, eşit vatandaşlığı güvence altına almakta ve "Cidde Bildirgesi"ni sivilleri koruma konusunda referans almaktadır.

Anlaşma, "nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı mücadele" prensibini kabul etmekte, "hukuki reform paketi" üzerinde mutabakata varmakta, "barışçıl bir arada yaşamı teşvik etmek, başkalarını kabul ve saygıyı güçlendirmek" gibi politikaları benimsemekte, geçiş döneminde "hesap verebilirlik, gerçeklik ve uzlaşma" içeren geçiş adaleti ilkesini onaylamakta, zararın onarılması, kurumsal reformlar, barışçıl siyasi faaliyet prensibi, tüm şiddet, aşırıcılık, anayasa dışı yöntemlere başvurma ve demokratik düzeni zayıflatma türündeki faaliyetleri suç saymaktadır. Anlaşma, dengeli bir dış politika izleme, ülkenin üst düzey çıkarlarını garanti eden bir politika benimseme ve bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği destekleme, komşuluk ilişkilerini iyileştirme ve terörizmle mücadeleyi teşvik etme konularında çağrı yapıyor.

Kaynağa göre "Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri", Kebbaşi'nin "önemli bir anlaşma"yı halka sunması bekleniyordu. Sözcü şunları söyledi: "Bu anlaşmanın çok önemli olduğunu ve Sudan'ın ulusal davasına hizmet ettiğini görüyoruz. Kebbaşi'nin buna devam edeceğini umuyorduk, ancak o birtakım bahanelerle özür dileyerek üçüncü turdan çekildi." Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri, kapsamlı ve adil bir barış anlaşmasına ulaşmak, ateşkese son vermek ve savaşların ardından sivil yolu yeniden kazanmak için krizin çözümü ve savaşın durdurulması konusunda tek seçeneklerinin diyalog olduğunu düşünüyor.



Yemen İçişleri Bakanlığı: Husilere bağlı terör hücreleri çökertildi… Koalisyon Suudi Arabistan’a yönelik tehdide müdahale ediyor

Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
TT

Yemen İçişleri Bakanlığı: Husilere bağlı terör hücreleri çökertildi… Koalisyon Suudi Arabistan’a yönelik tehdide müdahale ediyor

Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)
Yemen İçişleri Bakanı ve Aden Valisi basın toplantısı sırasında (Yemen İçişleri Bakanlığı)

Yemen İçişleri Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, 26 Eylül’de geçici başkent Aden ile Lahic ve Ebyen vilayetlerinde Husilere bağlı terör hücrelerinin çökertildiğini duyurdu.

Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan, Aden’de düzenlediği basın toplantısında, 18 kişiden oluşan hücrenin güvenlik ve askeri yetkililer ile stratejik tesisleri hedef almayı, ayrıca çatışma cephelerine yönelen askeri takviye birliklerine ve ikmal hatlarına saldırmayı planladığını belirtti.

Öte yandan Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu, pazartesi günü Suudi Arabistan yönüne ilerleyen insansız hava araçları ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip altına alındığını açıkladı. Koalisyon, tehdide yönelik müdahalenin sürdüğünü bildirdi.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ise başkent Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda operasyonların askıya alınması kararının uzatıldığını duyurdu. Açıklamada, havalimanı tesislerinin güvenliğinin ve operasyonel hazırlık durumunun doğrulanmasına yönelik gerekli işlemlerin ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü belirtildi.

Havalimanındaki operasyonların askıya alınması, Husilerin düzenlediği ve farklı ülke vatandaşlarının hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların ardından geldi. Saldırılarda meydana gelen maddi hasarın tespit çalışmalarının da sürdüğü kaydedildi.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası toplumda geniş çaplı kınamalara neden olurken Suudi Arabistan’a yönelik güçlü bir dayanışma mesajı da verildi.

Yemen, güvenliği hedef alan Husi hücresini çökertti

Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan, pazartesi günü Aden’de düzenlediği basın toplantısında, söz konusu hücreler arasında en dikkat çekici olanının 26 Eylül’de Lahic vilayetinde yakalanan 18 kişilik bir ağ olduğunu belirtti. Haydan, ağın Husi liderlerinin gözetiminde faaliyet gösterdiğini ve üyelerinin Husilerin kontrolündeki Saada, Damar ve Taiz vilayetinin El-Havban bölgesi gibi çeşitli yerlerde özel eğitim aldığını söyledi.

Haydan, soruşturmalarda hücre üyelerine patlayıcı düzenekler yerleştirme, bubi tuzakları kullanma ve güvenlik ile askeri yetkilileri ve tesisleri hedef alan saldırılar düzenleme eğitimi verildiğinin ortaya çıkarıldığını kaydetti. Hücrenin iki gruba ayrıldığını belirten Haydan, gruplardan birinin gözetleme, takip ve istihbarat toplama, diğerinin ise bombalı saldırılar ve diğer eylemleri gerçekleştirme görevini üstlendiğini ifade etti.

sc
Yemen İçişleri Bakanı Tümgeneral İbrahim Haydan (Yemen İçişleri Bakanlığı)

İçişleri Bakanı, güvenlik ve istihbarat birimlerinin planları hayata geçirilmeden önce engellediğini doğruladı. Hücrelerin, hükümet güçlerinin kontrolündeki vilayetlerde güvenlik ve istikrarı bozmayı, çatışma cephelerindeki durumu sekteye uğratmayı ve Husilerin kentleri ele geçirmesine zemin hazırlamayı amaçladığını belirtti.

Haydan, “Güvenlik birimleri, güvenlik ve istikrarı güçlendirmek amacıyla İran destekli Husi milislerinin terör planlarına karşı tek bir an bile durmayan kesintisiz bir mücadele yürütüyor” dedi.

Güvenlik güçlerinin ülkenin iç kesimlerinde güvenliği sağlamaya yönelik elde ettiği başarıların, kurtarılmış bölgelerdeki mücadelenin tamamlanması ve Yemen halkının on yılı aşkın süredir büyük bir özlemle beklediği nihai zafere ulaşılması açısından temel bir dayanak ve gerçek bir başlangıç noktası oluşturduğunu vurguladı.

Haydan, şöyle konuştu:

“Husi milislerine karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Terörizmi ideolojik doktrininin bir parçası haline getiren bu milisler, gerçek İslam dinimizin öğretilerinden uzaklaşmıştır. Terör faaliyetleri, kurtarılmış vilayetlerdeki toplulukları hedef almakla sınırlı kalmamış, Müslümanlar için en kutsal mekânlar olan Mekke ve Medine’ye yönelmeye kadar varmıştır. Bu iki şehir, dünya genelinde bir milyardan fazla Müslümanın kalbinde özel bir yere sahip olup inançları ve dinî kimlikleriyle derinden bağlantılıdır.”

Husi milislerinin bütün örf, adet ve köklü toplumsal değerleri terk ettiğini savunan Haydan, örgütün terör ve aşırılık yanlısı hedeflerine ulaşmak, kurtarılmış vilayetlerde güvenlik ve istikrarı bozmak, kamu düzenini ve huzurunu baltalamak amacıyla çocukları, kadınları, Afrikalı göçmenleri ve yaşlıları saflarına katmak gibi alçakça yöntemlere başvurduğunu söyledi.

Haydan, Husi milislerinin söz konusu hücrelere sınırsız destek sağlamasına ve eğitimlerini İran Devrim Muhafızları Ordusu ile Hizbullah’tan uzmanların doğrudan denetlemesine rağmen İçişleri Bakanlığı personelinin hazırlığı, dikkati ve cesareti sayesinde hücrelerin birbiri ardına çökertildiğini belirtti. İstihbarat birimleriyle birlikte yürütülen operasyonların son aylarda örgüte ağır darbeler indirdiğini kaydetti.

Bu operasyonların, Husilerin kaos çıkarmak, güvenlik ve istikrarı bozmak, başta Aden, Lahic ve Ebyen olmak üzere hükümetin kontrolündeki vilayetlerde cephelerdeki durumu sekteye uğratmak ve kentleri ele geçirmek amacıyla hücrelere bel bağlama planlarını engellediğini ifade etti.

Aden’in Dar Saad ilçesinde güvenlik güçleri, bakanlığın açıklamasına göre, güvenlik ve askeri yetkililer ile stratejik tesisleri hedef alma planıyla bağlantılı patlayıcı düzenekler ve malzemeler bulunan bir hücre üyesini yakaladı. Soruşturmalar sırasında hücrenin kentte saldırmayı planladığı başka hedefler de ortaya çıkarıldı.

Bakanlık ayrıca 22 Eylül’de Lahic’te tamamı kadınlardan oluşan bir hücrenin üyelerinin yakalandığını duyurdu. Açıklamada, hücre üyelerinin gözetleme, takip, eleman devşirme ve sabotaj faaliyetleri yürütmekle görevlendirildiği belirtildi.

Bunun yanı sıra güvenlik güçleri, ayın başlarında Ebyen vilayetinin Lawdar ilçesinde iki kişiden oluşan bir hücreyi, güvenlik ve askeri güçler ile sivillere yönelik saldırılar planladıkları şüphesiyle yakaladı.

Haydan, Yemen’e sağladığı destek dolayısıyla Suudi Arabistan’a teşekkür ederek özellikle güvenlik alanındaki katkılarına dikkat çekti. Riyad’ın güvenlik kurumlarının kapasitesini güçlendirmede ve terör hücreleriyle mücadelede elde edilen başarılara katkıda bulunmada önemli rol oynadığını vurguladı.

Aden’de yerinden edilenler için 800 çadır kuruldu

Devlet Bakanı ve Aden Valisi Abdurrahman Şeyh ise yerel yönetimin, Husilerin Hudeyde ve Taiz vilayetlerindeki tırmanışı nedeniyle yaşanan göç dalgasının sonuçlarıyla mücadele etmek üzere güvenlik ve önleyici tedbirler aldığını söyledi.

Şeyh, valilik tarafından gerekli hizmet ve donanıma sahip 800 çadır kurulduğunu ve yaklaşık 15 gün içinde 7 bin yerinden edilmiş kişinin bu çadırlara yerleştirildiğini açıkladı.

Lahic Valisi Murad el-Halimi de vilayetlerdeki güvenlik birimleri ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyonun hücrelerin yakalanmasına ve planlanan terör ve sabotaj eylemlerinin engellenmesine katkıda bulunduğunu belirtti.

El-Halimi, herkesi sorumluluklarının bilincinde olmaya, kurtarılmış vilayetlerde güvenliği korumak için kararlılıkla çalışmaya ve bu bölgelerin Husi milislerinin planlarının kurbanı olmasını önlemeye çağırdı.

Yemen İçişleri Bakanlığı, soruşturmaların ve delil toplama sürecinin tamamlanmasının ardından şüphelilerin yargılanmaları için ilgili adli makamlara sevk edileceğini doğruladı.


Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor
TT

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Koalisyon, Suudi Arabistan’a yönelik İHA ve seyir füzesi tehdidine müdahale ediyor

Yemen’deki meşru hükümeti destekleyen koalisyon, pazartesi günü Suudi Arabistan’a yönelik insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzelerinden kaynaklanan bir tehdidin tespit edilerek takip edildiğini ve tehdide müdahalenin sürdüğünü açıkladı.

Husiler, Suudi Arabistan’daki sivil tesislere yönelik saldırılarını sürdürürken koalisyon sözcüsü Türki el-Maliki dün yaptığı açıklamada, bir mühimmatın Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın 4 numaralı yolcu terminaline isabet ettiğini bildirdi. Maliki, hava savunma sistemlerinin havalimanı çevresinde bir başka seyir füzesini de önlediğini belirtti.

Maliki ayrıca Hamis Muşayt’ı hedef alan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini, Doğu Bölgesi’nde ise bir İHA’nın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi ise Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiğini, 11 kişinin yaralandığını açıkladı.

Husilerin Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve sivil tesisleri hedef alan saldırıları, Arap dünyasında ve uluslararası alanda geniş çaplı kınamalara yol açarken Suudi Arabistan’la güçlü bir dayanışma mesajı verildi.


Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
TT

Saddam Hafter, Şeybani’ye “Genel Komutanlık”ın Suriye halkına destek vermeye hazır olduğunu teyit etti

Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)
Libya Ulusal Ordusu Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani’yi pazar günü Bingazi’deki komutanlık karargâhında kabul etti. (Genel Komutanlık)

Libya’daki “Ulusal Ordu”nun Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ile Bingazi’ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında bir araya gelerek çeşitli güvenlik meselelerini ele aldı. Hafter, iki halk arasındaki köklü kardeşlik ve tarihî bağlara dikkat çekti.

Suriye diplomasisi, eş-Şeybani’nin ağustos ayının sonunda başkent Trablus’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından yaklaşık 14 yıllık Libya yokluğunu sona erdirmişti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak iş birliği alanlarının geliştirilmesi hedeflenirken, Suriye’nin Libya Büyükelçiliği de yeniden açılmıştı.

Genel Komutanlık tarafından dün yapılan açıklamada, Saddam Hafter’in Bingazi’deki merkezde gerçekleşen görüşmede Suriye yönetiminin “ülkede güvenlik ve istikrarın sağlanması, geçiş sürecinde karşılaşılan zorlukların aşılması, hayatın normale döndürülmesi ve uluslararası topluma açılım” konularındaki rolünü takdir ettiği belirtildi.

Hafter, Genel Komutanlığın Suriye yönetiminin yanında olduğunu vurgulayarak, “Kardeş Suriye halkına destek olmak ve Suriye’nin Arap ve uluslararası arenadaki konumunu yeniden kazanmasını sağlamak için elimizden gelen her türlü yardımı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

scdfb
Saddam Hafter, Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani ve beraberindeki heyetle dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezinde görüştü. (Genel Komutanlık)

Suriye Dışişleri Bakanı eş-Şeybani ise Suriye yönetiminin Libya’da her düzeyde kalıcı istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacak girişimleri desteklemeye önem verdiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Eş-Şeybani, görüşmede Suriye’deki son gelişmelere ilişkin de bilgi verdi.

Toplantıya Suriye tarafından Genel İstihbarat Teşkilatı Başkanı Tümgeneral Abdülkadir Tahan da katıldı.

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığına göre görüşmede, ortak ilgi alanlarına giren konularda iş birliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı. Bu kapsamda, Bingazi’de Suriye Başkonsolosluğu açılması, iki taraf arasındaki ortak güvenlik meseleleri ve Libya’da kayıp olan Suriye vatandaşlarının durumunun takibi konuları ele alındı.

Suriye’nin Trablus Büyükelçiliği, Libya’nın devrik lideri Muammer Kaddafi’nin Ağustos 2011’de devrilmesinden aylar sonra, 2012 yılında kapatılmıştı. Bu karar, o dönemde Libya’da oluşturulan Ulusal Geçiş Konseyi’nin Suriye devrimini tanımasının ardından alındı. İki ülke arasındaki ilişkiler, devrik Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed döneminde bu tarihten sonra kesildi.

Eş-Şeybani, daha önce 4 Ağustos’ta Libya’nın Şam Büyükelçiliği maslahatgüzarı Velid Hasan Ammar ile de görüşmüştü. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi yolları ele alınmış, karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli meseleler hakkında görüş alışverişinde bulunulmuştu.

cvgr
Suriye Dışişleri Bakanı Esad eş-Şeybani, dün Bingazi’deki Genel Komutanlık merkezine gelişinde (Genel Komutanlık)