Ilımlılık Bloğu’nun girişimi, Lübnan için bir cumhurbaşkanının seçilmesini teşvik mi, yoksa zaman kaybı mı?

Washington ile Paris arasındaki ‘siyasi kimya’ seviyesi düştü.

Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
TT

Ilımlılık Bloğu’nun girişimi, Lübnan için bir cumhurbaşkanının seçilmesini teşvik mi, yoksa zaman kaybı mı?

Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid Buhari, Ulusal Ilımlılık Bloğu’nu ziyaret etti (Şarku’l Avsat)

Cumhurbaşkanlığı seçimini çıkmazdan kurtarmak için Ilımlılık Bloğu’nun öne sürdüğü girişimin sonuçları, bu meselede varılan sonuçlarla bağlantılı olmaya devam ediyor. Bununla birlikte adının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘engelleyiciler kategorisine’ girmemesi için parlamento blokları boykottan uzak dururken, seçimlere geniş katılımın sağlanmasında ise bir sorun olmayacağı ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı seçimini hızlandırmak için gerekli adımların tartışılmasıyla sınırlı olması beklenen istişare toplantısının tarihi bekleniyor. Ayrıca istenen amaca ulaşmak için takip edilmesi gereken mekanizmayı dikkatlice düşünmek gerekiyor. Ilımlılık Bloğu’nun rolü tartışmayı yönetmekle sınırlı kalacak ve görüşmede gerekli noktalara ulaşmak üzere Meclis Başkanı Nebih Berri’ye sunulacak fikirler ortaya koyulacak.

‘Gizemli bir girişim’

İstişare toplantısının organizatörü olan Ilımlılık Bloğu, şu ana kadar ilan edilen adayları (aday listesindeki Marada Hareketi’nin lideri eski Milletvekili Süleyman Franciyye ve rakibi eski bakan Cihad Azur) dışarıda bırakarak Beşli Komite’nin tercih ettiği üçüncü cumhurbaşkanlığı seçeneğini tercih etmek için parlamento blokları turunda cumhurbaşkanlığı adaylarının isimlerine yer vermekten kaçındı. Buna rağmen çıkış yolu, herkesin fikir birliğine varacak bir aday arayışı içinde kendini yolun ortasında konumlandırması olarak sayılıyor. Parlamento içindeki bölünmüşlük, bahsi geçen adaylardan herhangi birinin seçimleri kazanacağını garanti etmiyor.

Parlamento kaynakları, belirsizliğin toplantının istenen sonuçlarını çevrelediğini belirtti. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Ilımlılık Bloğu’nun yaptığı hazırlık toplantılarının, Hizbullah’ın Franciyye’yi aday gösterme konusundaki ısrarının aksine, muhalefet güçlerinin tutunduğu üçüncü başkanlık seçeneğinin olasılığını garanti altına alarak siyaset sahnesinde bir değişikliğe yol açmadığını söyledi.

Kaynaklar, istişare toplantısının nihai sonuç alınmadan sona ermesinden korktuklarını belirtti. Özellikle de Ilımlılık Bloğu’na üye olan milletvekillerinin, cumhurbaşkanlığı seçimlerini esnek bir şekilde ele almanın kapısını aralayan ve krizden kurtulmak için gerekli kolaylıklar gerektiren fikirler öne sürmeden, parlamento bloklarının görüşlerini dinlemekle yetindiklerini söyledi. Güneydeki çatışma şiddetlenirken, İsrail ile hala çatışmanın kontrolden çıkmasını önlemek için baskı uygulayan Hizbullah arasındaki savaşı genişletme tehdidinde bulunuyor. Dolayısıyla toplantının, cumhurbaşkanının seçilmesine uygun bir ortam oluşturmak yerine her partinin popülist pozisyonlarını tekrarlayacağı ve uçurumun derinleşeceği bir platform bulduğu parlamenter bir Hyde Park’a dönüşmesinin bir faydası yok.

Beşli Komite, Ilımlılık girişimiyle ilişkisini yalanladı

Aynı kaynaklar, Beşli’nin Ilımlılık Bloğu’nun başlattığı girişimle herhangi bir ilgisinin bulunduğunu da yalanladı. Bu durum, üye devletlerin büyükelçilerinden biri tarafından bir dizi parlamento bloğu başkanı tarafından da dile getirildi. Ayrıca kendisinin ve Beşli Komite’deki büyükelçilerin rolünün, isimlere müdahale etmeden cumhurbaşkanının seçimini kolaylaştırmak için destek ve yardım sağlama şemsiyesi altında kaldığını söyledi.

İsminin zikredilmesini istemeyen Büyükelçi, bu durumu yalanlarken, zaman zaman komite içinde fikir ayrılıkları olduğu yönünde haberler yapıldığına dikkati çekti ve Beşli Komite üyeleri arasında bir bölünmenin varlığına ilişkin söylentilerin hiçbirinin gerçek olmadığını vurguladı. Büyükelçi, aksi takdirde cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bir an önce yapılmasını gerektiren mevcut istisnai koşullar ışığında eğer bu sözler doğru olsaydı, cumhurbaşkanlığı boşluğunun sona erdirilmesine öncelik vermeleri konusunda milletvekillerine destek vermekte zorlanacaklarını söyledi.

Büyükelçi, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırganlığını durduracak bir çözüm bularak ve Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaya son vererek bölgedeki gerilimleri sona erdirmeyi amaçlayan uluslararası ve bölgesel iletişimin merkezinde yer alacak bir cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini vurguladı.

Beşli Komite içerisindeki anlaşmazlığa dair gerçek

Ancak bizzat büyükelçinin Beşli içinde bir anlaşmazlık yaşandığını yalanlaması, gereken amaca hizmet etmiyor. Aksi taktirde parlamento kaynaklarına göre Fransa Cumhurbaşkanı’nın temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın Beyrut’a dönüşüne ilişkin herhangi bir tarihin bulunmaması nedeniyle Paris ile Washington arasındaki, Beşli’nin performansına neredeyse olumsuz yansıyan ‘siyasi kimya’ seviyesindeki düşüş hakkında da ne söylenebilirdi? Bu durum, Fransa’nın Lübnan Büyükelçisi Herve Magro’nun siyasi güçler ve ekonomik kurumlarla yaptığı görüşmelerde de dile getirildi.

Şarku’l Avsat’ın ekonomi kaynaklarından edindiği bilgilere göre Büyükelçi Magro, eski Bakan Muhammed Şukayr başkanlığındaki ekonomik kurumlarla yaptığı toplantıda, Amerikalı arabulucu Amos Hochstein’ın 1701 sayılı kararın uygulanmasına yönelik arabuluculuğuyla doğrudan ilgili olmasına rağmen Tel Aviv’e yaptığı tekrarlanan ziyaretlere Beyrut’u dahil etmemesi karşısında Washington kanalından göz kırptı. Fransız Büyükelçisi, Hochstein’ın Beyrut’u ziyaret etmeyi ihmal etmesinin nedenlerini sorarken, bakanlık kaynaklarına göre ABD’li arabulucu, Lübnan’ın aklında olduğunu ve savaşın güneye yayılmasını önlemek için çalıştığını belirtti.

Dolayısıyla Ilımlılık Bloğu ile Beşli Komite arasında büyükelçinin kendisinin de söylediği gibi siyasi ufkun tıkanmasında bir boşluk açabilecekleri bir uyum yok. Büyükelçi ayrıca parlamento içindeki bölünmeyi azaltacak ve seçimleri krizden çıkaracak bir pencere açacak her türlü çabayı tebrik ettiğine dikkati çekti.

Parlamento bloklarının çoğu, milletvekillerinin istişare toplantısı yapılması yönündeki çağrılarına, toplantıda her iki tarafın da cumhurbaşkanı seçimini engellemekten diğerini sorumlu tuttuğu yönünde özelde söylediklerinin aksi şeklinde yanıt verse de Ilımlılık Bloğu’nun kendi girişimini sunmasını sağlayan iyi niyetten bir an bile şüphe etmek mümkün değil.

Geriye şu soru kalıyor; İstişare toplantısı, cumhurbaşkanı seçimi için dış koşulların henüz olgunlaşmadığı gerekçesiyle zaman kaybıyla mı sonuçlanacak? Yoksa cumhurbaşkanın seçilmesini kısır döngüden çıkarmak için Ilımlılık Bloğu’nun kendine sakladığı bilgiler mi var? Mensubiyetleri ne olursa olsun toplantıya katılmak için davet edilenler, dayanışmaya istekli olduklarını belirterek çağrı sahiplerine yönelik atılım için açıkça rekabet ediyor. Çoğu, çağrıyı öncekiler gibi ele alarak özel meclislerinde bildirdiklerinin aksine, boşa harcanan zamanı doldurmaya çalışıyorlar. Bunun için de cumhurbaşkanı seçiminden başlayarak anayasal kurumların düzenini yeniden sağlamanın zamanının henüz gelmediğini bahane ediyor. Seçimleri kolaylaştırma konusunda tavrını başkasına bağlayan taraf, bunu, anlaşmadaki koşullarını iyileştirebilecek kapasiteye sahip uluslararası ve bölgesel kuruluşların tasarrufuna bırakmayı tercih edecektir.



Sudani’nin Irak Başbakanı olarak yeniden atanma olasılığı artıyor

Irak parlamentosunun cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak parlamentosunun cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
TT

Sudani’nin Irak Başbakanı olarak yeniden atanma olasılığı artıyor

Irak parlamentosunun cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)
Irak parlamentosunun cumhurbaşkanı seçimi oturumundan (AFP)

Şii bloğunu (Sadr Hareketi hariç) temsil eden Koordinasyon Çerçevesi, başbakanlık makamı için adayını belirlemek üzere yalnızca iki haftalık bir süreye sahip. Ancak Irak Cumhurbaşkanlığı görevine Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) adayı Nizar Amidi’nin seçilmesinin ardından, bu yapı içindeki görüş ayrılıkları devam ediyor. Söz konusu ayrılıkların, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin başbakan adaylığını reddeden paylaşımının ardından başladığı belirtiliyor.

Şii siyasi güçler, ABD vetosuna rağmen Maliki’nin adaylığını sürdürme yönünde ilerleyememiş olsa da, Maliki yarıştan çekilmedi ve ABD Başkanı’nın tutumuyla ilgilenmediğini ifade ederek, kararın Koordinasyon Çerçevesi’ne ait olduğunu savundu. Bu durum, Koordinasyon Çerçevesi’nin adaylığı geri çekip çekmeyeceği konusunda süreci belirsiz bırakırken, siyasi gözlemciler yeni hükümetin başına Muhammed Şiya es-Sudani’nin getirilme ihtimalinin giderek güçlendiğine dikkat çekiyor.

sdfv
Irak parlamentosu binası (AFP)

Öte yandan, geçen yılın sonlarında yapılan parlamento seçimlerinden bu yana dört ayı aşkın bir süre geçtikten sonra yeni cumhurbaşkanı seçimi ve başbakan ataması için anayasal sürelerin aşılmasıyla birlikte, Irak Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan anayasal sürelerin ihlal edilmesi konusunda uyarıda bulundu. Zeydan, geçen hafta yaptığı açıklamada, bu sürelerin aşılmasına yönelik yaptırım mekanizmasının bulunmamasının ‘söz konusu durumun sürdürülmesi gerektiği anlamına gelmediğini’ belirterek, bunun ülkeyi anayasal ihlal sürecine sokacağını ve mevcut bölgesel gelişmeler, özellikle İran ile ABD-İsrail arasındaki gerilimler ışığında bunun uluslararası koşullarla uyumlu olmadığını ifade etti.

Konsensüsün bozulması

Görünüşe göre Irak Cumhurbaşkanlığı makamına ilişkin nihai karar, siyasi gözlemcilerin de belirttiği gibi, Şii-Kürt ilişkilerinin gelecekteki doğasını doğrudan etkileyecek. Bu ilişkiler, cumhurbaşkanlığı için Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile KYB arasında uzlaşmazlık yaşanmadan önce ‘tarihi ve stratejik’ olarak sınıflandırılıyordu. Ancak son süreçte Kürtlerin ve Şiilerin yarısının KYB’nin adayını desteklemesi, 2003 yılında eski Irak rejiminin devrilmesinin ardından siyasi süreci şekillendiren ‘uzlaşı’ ilkesinden bir uzaklaşma olarak değerlendiriliyor.

dvgfrb
Irak’ın yeni Cumhurbaşkanı Nizar Amidi (INA)

Bu çerçevede Irak Meclis Başkanı Heybet el-Halbusi, yeni cumhurbaşkanının yemin ederek görevine başlamasının ardından, en büyük parlamento bloğuna başbakan adayını en geç 15 gün içinde belirleme çağrısında bulundu. Halbusi, anayasaya göre cumhurbaşkanı ve en büyük bloğun bu süreci belirlenen süre içinde tamamlamakla yükümlü olduğunu vurguladı.

Herkesin bedelini ödediği bir yorum

‘En büyük parlamenter blok’ kavramı bağlamında Iraklı siyasi güçler, Federal Yüksek Mahkeme’nin eski başkanı Mitat el-Mahmud tarafından 2010 yılında verilen önceki bir yoruma dayanıyor. Söz konusu yoruma göre ‘en büyük parlamenter blok’, ya seçimleri kazanan liste ya da seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından parlamentoda şekillenen blok olarak tanımlanıyor. Bu yorumun temel nedeni ve bugün hâlâ etkisi hissedilen sonuçları, İyad Allavi liderliğindeki Irakiye Listesi’nin 91 sandalye kazanmasına rağmen hükümeti kurmasının engellenmesi oldu. Buna karşılık Nuri el-Maliki’nin liderliğindeki Kanun Devleti Koalisyonu 89 sandalye ile ikinci sırada yer almıştı. Bu süreçte, o dönemde Allavi’nin listesinin ana gövdesini oluşturan Sünni Arapların, yürütme erkinin başı olan başbakanlık makamından dışlanması da önemli bir etken olarak gösteriliyor.

fdvfd
Koordinasyon Çerçevesi toplantılarından (INA)

Halbusi’nin Şii siyasi bloklara yaptığı çağrı çerçevesinde ‘en büyük parlamento bloğu’ ifadesine yaptığı vurgu, doğrudan Koordinasyon Çerçevesi yerine, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin liderliğini yaptığı ve seçimlerde birinci çıkan İmar ve Kalkınma Bloğu’ndan bir adayın görevlendirilmesine işaret ettiği şeklinde yorumlanıyor.

Halbusi açıklamasında, ülkenin ciddi bir ekonomik krizden geçtiğini ve anayasa gereği geçici hükümetin herhangi bir mali, ekonomik ya da reform niteliğinde adım atamayacağını belirtti. Bu nedenle hükümetin bir an önce kurulmasının zorunlu olduğunu, zira halkın geçiminin doğrudan buna bağlı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın yemin ederek görevine başlamasının ardından yaptığı değerlendirmede Halbusi, ‘en büyük parlamento bloğunun’ milletvekillerinin imzalarıyla resmi başvuruda bulunduğunu ve bunun Koordinasyon Çerçevesi olduğunu ifade etti. Anayasanın 76. maddesine göre, en büyük bloğun 15 gün içinde başbakan adayını sunmakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Halbusi ayrıca siyasi blok liderlerini ve Koordinasyon Çerçevesi’ni, kabine kurulma sürecini başlatmak üzere Cumhurbaşkanı’na resmî görevlendirme başvurusunu iletmeye çağırdı. Ülkenin ekonomik ve güvenlik sorunları nedeniyle, günlük işleri yürüten bir geçici hükümet varken yeni bir hükümetin kurulmasının acil bir ihtiyaç olduğunu da vurguladı.

vfdvbf
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani (DPA)

Bağdat’taki siyasi gözlemcilere göre Şii siyasi blok içinde seçenekler giderek daralıyor ve görüş ayrılıkları derinleşiyor. Özellikle Maliki ve liderliğini yaptığı grubun cumhurbaşkanlığı seçim sürecine katılmayı reddetmesi ve Kürt cumhurbaşkanının seçilmesinde Koordinasyon Çerçevesi içindeki güçlerin yarısından fazlasının oluşturduğu uzlaşmadan ayrılması, Maliki’nin başbakanlığa dönüş ihtimalinin tamamen zayıfladığı şeklinde değerlendiriliyor. Bu nedenle başbakanlık için öne çıkan isimler arasında mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin yanı sıra, Hesap Verebilirlik ve Adalet Konseyi Başkanı Basim el-Bedri ile İstihbarat Servisi Başkanı Hamid eş-Şatri’nin bulunduğu belirtiliyor.


Gazze’ye yönelik İsrail ablukasını kırmayı hedefleyen yeni bir yardım filosu yola çıkıyor

Küresel Direniş Filosu Yönlendirme Komitesi üyeleri ile Open Arms (Açık Kollar) örgütü temsilcileri, insani yardım filosunun Barselona’dan Gazze’ye hareketine hazırlanılırken düzenlenen basın toplantısına katıldı (Reuters)
Küresel Direniş Filosu Yönlendirme Komitesi üyeleri ile Open Arms (Açık Kollar) örgütü temsilcileri, insani yardım filosunun Barselona’dan Gazze’ye hareketine hazırlanılırken düzenlenen basın toplantısına katıldı (Reuters)
TT

Gazze’ye yönelik İsrail ablukasını kırmayı hedefleyen yeni bir yardım filosu yola çıkıyor

Küresel Direniş Filosu Yönlendirme Komitesi üyeleri ile Open Arms (Açık Kollar) örgütü temsilcileri, insani yardım filosunun Barselona’dan Gazze’ye hareketine hazırlanılırken düzenlenen basın toplantısına katıldı (Reuters)
Küresel Direniş Filosu Yönlendirme Komitesi üyeleri ile Open Arms (Açık Kollar) örgütü temsilcileri, insani yardım filosunun Barselona’dan Gazze’ye hareketine hazırlanılırken düzenlenen basın toplantısına katıldı (Reuters)

Filistinlilere insani yardım ulaştırmayı amaçlayan ikinci bir filonun, bugün (Pazar) İspanya’nın Barselona Limanı’ndan hareket etmesi planlanıyor. Girişim, İsrail’in Gazze Şeridi üzerindeki ablukasını kırmayı hedefliyor.

Akdeniz’e kıyısı bulunan limandan, tıbbi malzemeler ve diğer insani yardımlarla yüklü yaklaşık 30 teknenin “Küresel Direniş Filosu” kapsamında yola çıkması bekleniyor. Filoya, Gazze’ye uzanan güzergâh boyunca daha fazla teknenin katılması öngörülüyor.

dervf
Gazze’ye doğru yola çıkmaya hazırlanan insani yardım filosuna ait bir teknede, Yeni Zelanda hükümetine İsrail’e yaptırım uygulama çağrısı yapan bir pankart asılı görülüyor. Girişim, İspanya’nın Barselona kentinde gerçekleşti (Reuters)

İsrail ordusu, aynı organizasyon tarafından geçen yıl Ekim ayında Gazze’ye ulaşmaya çalışan yaklaşık 40 tekneyi durdurmuş, İsveçli aktivist Greta Thunberg ile birlikte 450’den fazla katılımcıyı gözaltına almıştı.

“İnsani koridor açılması”

Gazze’nin tüm giriş-çıkış noktalarını kontrol eden İsrail, bölgeye yönelik yardım akışını engellediği yönündeki iddiaları reddediyor. Ancak Filistinliler ve uluslararası yardım kuruluşları, Ekim ayından bu yana yürürlükte olan ve yardımın artırılmasını da içeren ateşkes anlaşmasına rağmen, bölgeye ulaşan yardımların hâlâ yetersiz olduğunu belirtiyor.

Game of Thrones dizisindeki rolüyle tanınan İrlandalı oyuncu Liam Cunningham, filoya destek veren isimler arasında yer alıyor. Reuters’a değerlendirmede bulunan Cunningham, teknelerde taşınan yardımların, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin gönüllüler tarafından üstlenildiğini gösterdiğini belirterek, bunu “bir başarısızlık göstergesi” olarak nitelendirdi.

vfvf
Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan filo, İspanya’nın Barselona Limanı’ndan hareket etmeye hazırlanıyor (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü ise, devletlerin silahlı çatışmalar sırasında dahi uluslararası insancıl hukuk kapsamında insanların sağlık hizmetlerine güvenli erişimini sağlamakla yükümlü olduğunu vurguluyor.

Filonun organizasyon komitesinde yer alan Filistinli aktivist Saif Ebu Keşk, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Bu görev, yardım kuruluşlarının bölgeye ulaşabilmesi için bir insani koridor açmayı amaçlıyor” ifadelerini kullandı.

Geçen yılki filoya katılan İsviçreli ve İspanyol aktivistler, İsrail güçleri tarafından gözaltında tutuldukları süre boyunca insanlık dışı koşullara maruz kaldıklarını öne sürerken, İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bu iddiaları reddetti.


İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırısında aynı aileden altı kişi hayatını kaybetti

 İsrail’e ait bir Apache helikopteri Lübnan üzerinde uçarken işaret fişekleri ateşliyor. (Reuters)
İsrail’e ait bir Apache helikopteri Lübnan üzerinde uçarken işaret fişekleri ateşliyor. (Reuters)
TT

İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırısında aynı aileden altı kişi hayatını kaybetti

 İsrail’e ait bir Apache helikopteri Lübnan üzerinde uçarken işaret fişekleri ateşliyor. (Reuters)
İsrail’e ait bir Apache helikopteri Lübnan üzerinde uçarken işaret fişekleri ateşliyor. (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın yerel medyadan aktardığına göre, İsrail’in Güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırısında aynı aileden altı kişi hayatını kaybetti.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), güneydeki Sur ilçesine bağlı Marub köyüne düzenlenen saldırıda ‘altı kişinin şehit olduğunu’ duyurdu. Saldırının, yedi kişiden fazla nüfusa sahip bir ailenin yaşadığı bir evi hedef aldığı belirtildi.

NNA ayrıca, İsrail güçlerinin Bint Cubeyl’de kalan mahallelere sızma ve kontrol sağlama girişimlerini sürdürdüğünü, bölgede şiddetli çatışmaların yaşandığını ve İsrail tarafının ağır kayıplar verdiğini aktardı.

Açıklamada, İsrail topçusunun kentin çevresini, giriş noktalarını ve yakın köylerin kenar bölgelerini yoğun şekilde bombaladığı da ifade edildi.

İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğü, bu operasyonlarda Hizbullah unsurlarının hedef alındığını açıkladığı ve söz konusu faaliyetlerin İran ile ABD arasındaki ateşkesin bir parçası olmadığı yönündeki tutumunu koruduğu belirtildi.

İran ise Lübnan’daki askeri operasyonların durdurulması gerektiğini savunuyor.

İsrail ordusu, dün geceden bugün sabah saatlerine kadar Hizbullah’a ait roket fırlatma rampalarını vurduğunu açıkladı. Bugün Beyrut’un güney banliyölerinden yükselen dumanlar görülürken, İsrail’in sınıra yakın yerleşimlerinde ise Lübnan’dan gelen roket tehdidi nedeniyle hava saldırısı sirenleri çaldı.