Avrupa Parlamentosu'na giren ilk Filistin asıllı Fransız kadın: Rima Hasan

Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)
Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)
TT

Avrupa Parlamentosu'na giren ilk Filistin asıllı Fransız kadın: Rima Hasan

Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)
Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)

Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan, dört gün süren ve Fransız aşırı sağının, parlamentoyu feshetmek ve Haziran sonunda erken seçim çağrısı yapmak zorunda kalan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kampına karşı büyük bir farkla kazanmasıyla sonuçlanan seçimlerde Avrupa Parlamentosu'na (AP) girmeyi başardı.

dcfergthy
Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)

Boyun Eğmeyen Fransa Partisi (LFI) Fransa'daki seçimlerde oyların yüzde 8'inden fazlasını alarak AP’de 8 sandalye kazandı.

32 yaşındaki Hasan, LFI'nın listesindeki yedinci adaydı. Fransa'da oyların yüzde 9,3'ünü alarak AP'ye seçildi.

Rima Hasan kimdir?

1992 yılında Suriye'nin kuzeyindeki Halep yakınlarındaki Neyrab Filistin Mülteci Kampı’nda doğan Rima Hasan, 10 yaşında ailesi ve 5 kardeşiyle birlikte Fransa'ya taşındı. 18 yaşında vatandaşlık alan Hasan, uluslararası hukuk okudu ve 2019 yılında Mülteci Kampları Gözlemevi ve Filistin Eylemi 2023 örgütünü kurdu.

Forbes dergisi, Rima Hasan'ı kamptan ayrıldıktan sonraki olağanüstü siyasi yolculuğunu takip ederek 2023 yılında Fransa'nın en etkili kadınlarından biri olarak seçti.

Hasan, resmi Fransız kurumlarında çalıştı, ancak Gazze'deki savaş onu Filistin'i destekleyen Fransız partilerine ve şu anda LFI’ya yaklaşmaya itti. Hasan seçimlerde LFI’nın adayları arasında yer aldı.

Rima Hasan'ın adı son aylarda Fransa'da Filistin davasına ilişkin duruşu nedeniyle ünlendi ve İsrail'in Gazze'deki askeri saldırılarını ‘soykırım’ olarak nitelendirmesinin ardından Fransız siyaset ve medya çevrelerinde tartışma ve suçlamaların odağı oldu.

yhukı
Filistin asıllı Fransız insan hakları aktivisti ve avukat Rima Hasan (AFP)

Fransız polisi 23 Nisan'da Hasan'ı, özellikle ‘denizden nehre Filistin’ sloganını kullanmasının ardından ‘terörizmi yüceltmek’ suçundan soruşturmak üzere çağırdı. Hasan ayrıca sosyal medyada İsrail'in tasfiye edilmesi çağrısında bulunmakla suçlanmış, ancak televizyon röportajlarında bu sloganın Hamas'la ya da Gazze Şeridi'nde devam eden savaşla hiçbir ilgisi olmadığını ifade etmişti.

Rima Hasan'ın LFI adaylığını açıkladığı konuşmasına, partinin kurucusu eski cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Melenchon'un huzurunda, Mahmud Derviş'in ‘Sürgün olmadan ben kimim?’ şiirinden dizelerle başlaması dikkat çekicidir.



Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Avn, Lübnan'ı "intihar girişimlerine" sürüklemeyeceğine dair söz verdi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Baabda'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda diplomatik temsilcilere hitap ediyor. (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn dün, "geçmişte ağır bedeller ödediğimiz intiharvari maceralara Lübnan'ı sürüklememeye" olan bağlılığını yineleyerek, ülkenin İsrail sınırındaki güney Litani bölgesinde "geniş alanları yasadışı silahlardan temizleme" işlemini tamamladığını belirtti.

Avn, diplomatik temsilcilere ve uluslararası misyon başkanlarına, Lübnan silahlı kuvvetlerinin "her türlü yasadışı silahtan, türü veya bağlantısı ne olursa olsun, geniş alanları temizleme konusunda muazzam görevler üstlendiğini ve tüm provokasyonlara, devam eden saldırılara, şüphelere, ihanet suçlamalarına, hakaretlere ve iftiralara rağmen bunu başardıklarını" söyledi.

"Güney Lübnan'ın, tüm uluslararası sınırlarımız gibi, yalnızca silahlı kuvvetlerimizin kontrolü altında olması ve diğerlerinin, istisnasız hepsinin, kendi ülkelerinin çıkarları için görüşmeler, müzakereler ve pazarlıklar yaparken, topraklarımızda başkalarının çatışmalarına dahil olma veya bu çatışmalara kayma olasılığının kesin olarak sonlandırılması gerektiğinin" altını çizdi.


Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
TT

Suriye’de SDG ile varılan mutabakat sonrası açıklanan 4 günlük ateşkes yürürlüğe girdi

Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)
Dün Rakka'da, Suriye ordusuna göre SDG saldırısında hasar görmüş köprüden geçmeye çalışan vatandaşlar (Reuters)

Suriye hükümeti, hükümet güçlerinin bölgedeki ilerlemesinin ardından, ülkenin kuzeydoğusundaki kalesi olan Haseke vilayetinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile yeni bir anlaşmaya varıldığını ve 4 günlük bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu.

Suriye Cumhurbaşkanlığı, yaptığı basın açıklamasında "Haseke Valiliği'nin geleceğiyle ilgili bir dizi konuda ortak bir anlayışa varıldığını" belirtti. Açıklamada, "bölgelerin pratik entegrasyonu için ayrıntılı bir plan geliştirmek amacıyla Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) dört günlük istişare süresi tanınması" konusunda anlaşmaya varıldığı ifade edildi. Bunun ardından Savunma Bakanlığı, dün akşam saat 20:00'den itibaren geçerli olmak üzere dört günlük ateşkes ilan etti.

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack, yeni anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, "(Suriye Demokratik Güçleri'nin) (DEAŞ'la) mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini" belirterek, hükümet güçlerinin artık aşırılık yanlılarının ve aile üyelerinin tutulduğu hapishanelerin ve kampların güvenliğini devralmaya yetkili olduğunu kaydetti.

Barrack, mevcut durumun Kürtlere "tam vatandaşlık hakları, kültürel kimliğin korunması ve siyasi katılım da dahil olmak üzere, birleşik bir Suriye devletine tam entegrasyon yolunu sunduğunu ve bu hakların Beşşar Esed yönetiminde uzun süredir Kürtlerden esirgenmiş olduğunu" ifade etti.


Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
TT

Barrack: SDG'nin DEAŞ ile mücadelede önemli bir güç olarak üstlendiği rol sona erdi

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, (Reuters)

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack dün yaptığı açıklamada, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı mücadelede önemli bir güç olarak rolünün sona erdiğini söyledi. Barrack, hükümet güçlerinin artık radikal unsurların ve ailelerinin tutulduğu hapishaneler ve kamplarda güvenliği sağlamaya hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda Barrack,  “DEAŞ ile mücadelede sahadaki ana güç olarak SDG’nin temel amacı büyük ölçüde sona ermiştir” diye yazdı.

ABD’li Özel Temsilci, Suriyeli yetkililerin, DEAŞ üyelerinin tutulduğu hapishaneler ve aile üyelerinin barındırıldığı kamplar da dahil olmak üzere güvenlik sorumluluklarını üstlenmeye hazır olduğunu düşündüğünü belirtti.

Washington yıllardır DEAŞ’la mücadelesinde Kürtlerin liderliğindeki SDG'nin önemli bir destekçisi oldu. Bu da 2019 yılında grubun son kontrol alanlarından da yenilgiye uğramasına yol açtı. Ancak yıllar süren çatışmaların ardından eski rejimin düşmesinden sonra Şam’daki yeni yetkililerin ve ülkenin birleştirilmesi çabalarının önemli bir destekçisi haline geldi.