Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Muhammed el-Beşir başkanlığında Suriye hükümetinin kurulmasının ardından bir Türk heyetinin başkanlığında Şam'a ilk ziyaretini gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da MİT Başkanı ve Türk heyetine Şam'da eşlik etmesi planlanıyordu, ancak Dışişleri Bakanlığı kaynakları Fidan'ın programının buna izin vermediğini bildirdi.
Kalın'ın dün (Perşembe) Şam'a yaptığı ziyaret, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın bugün (Cuma) Ankara'ya yapacağı ve Fidan ile Suriye'deki gelişmeleri görüşeceği ziyaretin arifesinde gerçekleşti.
Şam ziyareti ve ABD'den talepler
Kalın ve beraberindeki heyet, Suriye Kurtuluş Hükümeti liderleriyle geçiş sürecinin nasıl yönetileceği ve bu süreçte atılacak adımlar üzerinde durarak, Suriye halkının çeşitli grup ve kesimlerinin isteklerini karşılayan yeni bir anayasanın oluşturulması ve ülkede istikrar ve refahın sağlanması konularına odaklandı.
Türk televizyon kanalları, Kalın ve Türk heyetinin akşam namazını kılmak üzere Şam'daki Emevi Camii'ne giderken, camiye giden sokaklarda Türk heyetinin etrafını saran büyük bir Suriyeli kalabalığın ortasında çekilmiş canlı görüntülerini yayınladı.
Bu arada diplomatik kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Türkiye'nin Blinken'ın temasları sırasında ABD'ye Suriye'nin yeni ve kritik bir aşamadan geçtiği, Suriye'de düzenli bir geçiş sürecine ihtiyaç duyulduğu, bu aşamada ülkenin daha fazla istikrarsızlığa ve parçalanmaya sürüklenmesinin önlenmesinin önemli olduğu, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve birliğinin korunmasının vurgulanması ve Suriye'deki durumla ilgilenen uluslararası tarafların geçiş sürecinin sorunsuz bir şekilde tamamlanması, gerekli insani yardım ve siyasi desteğin sağlanması için rol oynaması gerektiği gibi bir dizi önemli mesaj vereceğini açıkladı.
Kaynaklar, Fidan'ın ABD'li mevkidaşına sahadaki yeni gerçekliği göz önünde bulundurarak Suriye'deki gelişmeleri yönlendirmek için Birleşmiş Milletler (BM) dahil çeşitli forumlarda yoğun çaba sarf edilmesi gerektiğini de vurgulayacağını söyledi.
Kaynaklar, Türkiye'nin Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) en büyük bileşeni olan YPG’nin desteklenmesi konusunda ABD'den net ve kararlı bir tutum isteyeceğini bildirdi.
Kaynaklar, “Blinken'a, ülkesinin bir pozisyon almaması ve YPG ile arasına mesafe koymaması halinde, Türkiye'nin sınırlarını ve halkını onların tehditlerinden korumak için gerekeni yapacağı söylenecek” ifadesini kullandı.
Kaynaklar, Washington'un Türkiye ile ‘Münbiç ve Fırat'ın doğusuyla ilgili olarak 2018 ve 2019'da YPG’yi Türkiye'nin güney sınırından 30-40 kilometre uzakta tutma konusunda’ imzaladığı mutabakatlara uymadığına dikkat çekti.
Kaynaklar ayrıca, Türkiye'nin Suriye ile olan 900 kilometrelik sınırı boyunca güvenlik kuşağını bu derinlikte tamamlamaya kararlı olduğunu vurguladı.
YPG üzerindeki baskı
Diğer yandan Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, Suriye Milli Ordusu (SMO) gruplarının ‘Suriye'nin kuzeyini terörden temizlemek’ için ilerlemeye devam ettiğini doğrulayarak, grupların SDG'nin kontrolündeki bölgelerde yürüttüğü ve Tel Rıfat ve Münbiç kentlerinin ele geçirildiği Özgürlük Şafağı Operasyonu’na atıfta bulundu.
Dün Savunma Bakanlığı'nın haftalık brifinginde konuşan Türk askeri yetkili, “Türkiye, ABD'ye bir terör örgütünün (DEAŞ) başka bir terör örgütü (YPG) kullanılarak ortadan kaldırılamayacağını defalarca söyledi” dedi.
Yetkili, YPG'nin ‘kirli bir plan’ üzerinde çalıştığını ve ‘DEAŞ teröristlerinin kıyafetlerini giyerek dünyaya Suriye'nin kuzeydoğusunda DEAŞ'ın bitmediği izlenimi yaratmaya çalıştığını’ belirtti. Yetkili ayrıca, Türk güçleri ve müttefik grupların onlara Suriye'nin kuzeyinde toprak kazanma fırsatı vermeyeceğini vurguladı.
Öte yandan, Blinken'ın Türkiye ziyareti öncesinde Washington, Türkiye'nin saldırılara karşı kendini savunma hakkını kabul ederken YPG'ye desteğinin devam edeceğine dair açık
Türkiye, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetinde yer alan Kamışlı Havaalanı civarında Beşşar Esed rejimi güçlerinin geride bıraktığı askeri teçhizat, silah ve mühimmat depolarını hedef almaya devam etti. Rejim ordusu Kamışlı'nın güneyindeki 54. Alay'dan çekilmeden önce bu depoları terk etmiş ve daha sonra SDG'nin iç güvenlik güçleri (Asayiş) bölgeyi kontrol altına almıştı.
Suriyelilerin ülkelerine dönüşü
Türkiye'deki Suriyeliler ülkelerine dönmek için üç sınır kapısına akın etmeye devam ediyor: Türkiye'nin güneyindeki Hatay ile İdlib'in kuzeyini birbirine bağlayan Cilvegözü, Hatay ile Halep arasındaki Yayladağı ve Kilis ile Halep arasındaki Öncüpınar.
Çarşamba gününden bu yana Türkiye’den ayrılmak üzere sınır kapılarına yönelen Suriyelilerin sayısında düşüş yaşanırken, onlarca Suriyeli beklenmedik durumlarla karşı karşıya kaldı. Zira Türk yetkililer, İnterpol tarafından aranan ya da Türkiye'de davası olan ya da gitmeden önce borçlarını ve mali durumunu kapatmayan Suriyeliler ile çifte vatandaşlığa sahip olan ve Türk vatandaşlığı dışında bir vatandaşlığa sahip olan Suriyelileri sınır kapılarından geri gönderiyor.