SOHR: Belge, Esed ailesinin Moskova'ya yüz milyonlarca dolar aktardığını ortaya koyuyor

Kaynak: Suriyeli iş adamları kara para aklama suçlamasıyla yaptırım listesine alındı

Moskova'nın merkezindeki tarihi Ukraina Otel (Wikipedia)
Moskova'nın merkezindeki tarihi Ukraina Otel (Wikipedia)
TT

SOHR: Belge, Esed ailesinin Moskova'ya yüz milyonlarca dolar aktardığını ortaya koyuyor

Moskova'nın merkezindeki tarihi Ukraina Otel (Wikipedia)
Moskova'nın merkezindeki tarihi Ukraina Otel (Wikipedia)

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) eski Suriye rejiminin karıştığı en gizemli ve yasadışı mali transferlerden birinde, Suriye Havayolları aracılığıyla Moskova'ya büyük miktarlarda para kaçırıldığını ve bu fonların çoğunlukla Captagon üretimi ve ticaretine yapılan yatırımların sonucu olduğunu ortaya koyan gizli bir belgeye ulaştı.

SOHR Direktörü Rami Abdurrahman, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada bu paraların kaçırıldığı son uçuşun, Suriye’nin devrik lideri Beşşar Esed'in geçtiğimiz aralık ayında Moskova'ya kaçmasından sadece 4 gün önce gerçekleştiğini söyledi.

efrgthy5
Suriye Havayolları’na ait bir uçak (Arşiv)

Suriye Havayolları'nın 2020 yılı sonlarından 2024 yılı ortalarına kadar Moskova'ya haftada bir uçuş gerçekleştirdiği belirtilen belgeye göre özellikle Vnukovo Havaalanı'na yapılan her uçuşta, ortalama değeri 20 milyon dolar olan para dolu çantalar taşındı.

SOHR'un Suriye Havayolları ve Şam Uluslararası Havalimanı güvenliğine yakın kaynaklardan elde ettiği sızdırılmış gizli belgeye göre bu paralar, Hava Kuvvetleri İstihbaratının doğrudan gözetimi altında ve son derece gizli bir operasyonla taşındı.

Son derece ayrıntılı olan belgeye göre nakit paranın bulunduğu çantalar, doğrudan Suriye Merkez Bankası'ndan korumalı bir araçla havaalanına götürülüyor ve uçağa aktarılıyordu.

devfgrth
Aralık ayında Şam'da yakılan Captagon ve uyuşturucu madde yığınlarının yanında duran yeni Suriye Yönetimi'ne bağlı bir güvenlik görevlisi (AP)

SOHR’a göre belgede bu çantaların sıkı güvenlik önlemleri altında yolcuların bagajlarından ayrı olarak uçağın kargo bölümüne yüklendiği belirtiliyor. Belgeye göre operasyonun gizliliği için çantaların diğer tüm gönderilerden önce yüklenmesi gerekiyordu. Ne personelin ne de yolcuların çantalarda ne olduğuyla ilgili bilgi almasına izin verildi. Herkes çantalarda ne olduğuyla ve nereye gittiği ile ilgili müdahale etmemesi veya bunları sormaması konusunda uyarıldı.

Sızdırılan belgede, gizli ibareli resmi bir defter ve para transferi sürecine ilişkin kesin detaylar yer aldı. Bu detaylara, Moskova'da bu paraların transferini gerçekleştiren bankanın adresi, çantaların sayısı, ağırlıkları, uçuş tarihi, transfer edilen miktar ve her bir işlemle ilgili tüm ayrıntılar da dahil. Genellikle Suriye Havayolları Genel Müdürüne hitaben bir mektup yazılıyor ve ondan paranın herhangi bir engelle karşılaşmadan yüklenmesini kolaylaştırması isteniyordu. Mektup sadece ona hitaben yazılmıştı ve başka kimsenin görmesine izin verilmiyordu.

SOHR'un güvenilir kaynakları, eski Suriye rejiminin çeşitli faaliyetlerini finanse etmek için kullandığı gizli mali operasyonlar ağını ortaya koyan belgenin orijinal olduğunu, ancak havayolunun hiçbir çalışanının ya da yolcusunun bu şüpheli operasyonlar hakkında hiçbir şey bilmediklerini doğruladılar.

xscvfgt
Rıfat Esed ve ailesine ait Lazkiye sahilindeki Afamia Evleri (projenin internet sitesi)

Şarku’l Avsat’a konuşan SOHR Direktörü Rami Abdurrahman, sızdırılan belgenin eski Suriye rejiminin yasadışı operasyonlara ne kadar derin bir şekilde dahil olduğunu ortaya koyduğunu ve bu alanda yapılacak daha fazla araştırma, Suriye'den Rusya'ya ve diğer ülkelere resmi bir kılıfla ve herhangi bir izleme ya da takip olmaksızın büyük miktarlarda paranın aktarıldığı geniş bir gizli finansal faaliyet ağının ortaya çıkarılmasına yol açabileceğini söyledi. Devrik Devlet Başkanı Beşşar Esed ve kardeşi tarafından temsil edilen rejim, Captagon'u üreterek, tanıtarak ve Suriye sahilindeki Afamia Evleri’nin yakınlarında bulunan küçük bir liman da dahil olmak üzere birçok yolla yurt dışına ihraç ederek, uyuşturucuya yatırım yapma sürecine öncülük ediyordu. Eski Devlet Başkanı Hafız Esed'in kardeşi Rıfat Esed'e ait olan bu küçük limandan kaçakçılar aracılığıyla İtalya limanlarına gönderilen Captagon, rejimin işbirlikçileri tarafından dünyanın geri kalanına satılıyordu.

scdvfgb
Moskova'nın merkezindeki tarihi Ukraina Otel (Wikipedia)

Esed rejiminin Rusya'daki Faaliyetlerini ve oradaki yatırımlarını takip eden Suriyeli bir kaynak, belgenin içeriğinin bilindiğini, ancak resmî belgenin ilk kez ortaya çıkmış olabileceğini söyledi. Medya, özellikle de Batı medyası daha önce rejimin para kaçırdığından bahsetmişti. Bu haberler çerçevesinde başta Mudalal Huri gibi rejim yanlısı iş adamları olmak üzere rejime sadık bazı isimler uluslararası yaptırım listesine alındı.

Adının açıklanmaması şartıyla konuşan kaynak, para transferlerinin gerçekten de Suriye Havayolları tarafından Vnukovo Havaalanı’na yapıldığını, onlarca transfer gerçekleştiğini ve her uçuşta dolar ve euro bazında sabit dövizlerle dolu çantaların taşındığını belirtti.

Euroların özellikle 500'lük banknotlar halinde olduğunu söyleyen kaynak, çantaların bu havaalanından doğrudan rejimin Moskova'daki büyükelçiliğine aktarıldığını ve oradan da rejime bağlı iş adamlarına dağıtıldığını belirtti. Kaynağa göre onlar da bu parayı bankalara yatırıp mülk ve dükkân satın aldılar. Bu parayla Rusya ve Belarus'ta şirketler kurulduğunu belirten kaynak, tüm sevkiyatların Moskova'nın en lüks oteli olan ve Stalin döneminden kalma büyük, güzel ve tarihi bir otel olan Ukraina Otel’de bir kat kiralayan Beşşar Esed'in dayısı Muhammed Mahluf tarafından denetlendiğini vurguladı. Kaynağa göre eşi ve yanında çalışanlarla birlikte etrafı güvenlik korumasıyla çevrili olan Mahluf neredeyse sürekli olarak Moskova'da ikamet ediyor ve rejimin mali işlerini buradan takip ediyor.

vfgthy
Esed ailesine ait lüks konutların ve şirketlerin bulunduğu devasa bir semt Moscow-City (Arşiv – İnternet siteleri)

Moscow-City’de (Moskova Uluslararası İş Merkezi) pahalı binalardan ve gökdelenlerden 20'den fazla dairenin satın alındığını söyleyen kaynak, “Bu daireler Muhammed Mahluf'un oğulları Hafız, Ehab ve diğerlerinin yanı sıra Esed ailesine ve eşlerine ait. Rusya'da yaşayan bizler bu bilgileri biliyorduk. Bunlar bize, bunları bilen ve bu bilgilerle bir şekilde teması olan görgü tanıkları tarafından aktarıldı” diye konuştu.



Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
TT

Lübnan... Hizbullah’ın ülkeyi yeni bir savaşa sürüklemesi nedeniyle öfke giderek artıyor

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)
İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırısının ardından bir binadan yükselen duman (AP)

Beyrut’un yoğun nüfuslu Aişe Bekkar mahallesinde çarşamba günü düzenlenen İsrail saldırısının ardından hüzün ile artan öfke iç içe geçmiş durumda. Savaşın başlamasından bu yana birçok Lübnanlı, ülkeyi yeni bir savaşa sürüklediğini düşündükleri Hizbullah’a tepki gösteriyor.

Hedef alınan binaya birkaç metre uzaklıktaki küçük sebze dükkânında AFP’ye konuşan Rande Harb, öfkeyle “Hizbullah silahlarını devlete teslim etmeli. Silahlar yalnızca meşru güvenlik güçlerinin elinde olmalı. Nokta” dedi.

İsrail’in binadaki bir daireyi hedef alan saldırısı çevredeki binalarda da hasara yol açtı. Sebze dükkânının karşısında bulunan, siyah başörtüsü ve abaya giyen bir kadın ise gözyaşları içinde, “Biz sadece barış içinde yaşamak istiyoruz” ifadesini kullandı.

Hizbullah, Kasım 2024’te İsrail ile arasında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana İsrail’in Lübnan’a yönelik aralıksız saldırılarına bir yıldan fazla süre boyunca karşılık vermemişti. Ancak örgüt, 2 Mart gecesi Tahran’da ABD-İsrail ortak saldırısında İran Dini Lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine yanıt olarak İsrail’e doğru bir dizi füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlattı.

Art arda yaşanan savaşlar ve süregelen ekonomik kriz nedeniyle yorgun düşen birçok Lübnanlı ise bu savaşın kendilerine ait olmadığını düşünüyor.

Lübnan hükümetinin son verilerine göre İsrail saldırılarında 13 gün içinde 634 kişi hayatını kaybetti, bin 500 kişi yaralandı. Ayrıca 800 binden fazla kişi de yerinden edildi.

Hedef kim?

Yaralıların tahliye edilmesinin hemen ardından, yoğun nüfuslu ve yerinden edilmiş kişilerin de bulunduğu mahallede hedef alınan dairedeki kişilerin kimliğine dair söylentiler yayılmaya başladı. Yakındaki bir mağazada çalışan bir kişi hedef alınan kişinin Hizbullah mensubu olduğunu söylerken, elektrik işiyle uğraşan ve bir gıda dükkânı bulunan Muhammed ise “Onun Hamas mensubu olduğunu söylüyorlar” dedi. Muhammed, söz konusu kişinin yaklaşık üç haftadır bu binada yaşadığını belirtti.

efthyj

Muhammed, hedef alınan kişinin kimliğinin önemli olmadığını, asıl sorunun ‘Hizbullah ve Hamas’ın varlığının Lübnanlıları büyük bir tehlikeye sürüklemesi’ olduğunu ifade etti. Muhammed, “Onlar hedef alındıkları için buraya geldiler. Eğer şehit olmak istiyorlarsa kendi yerlerinde kalsınlar. Yalnız başlarına şehit olsunlar” diye konuştu.

Kucağında bir çocuk taşıyan Azize Ahmed ise 2024’teki savaş sırasında evinde sekiz yerinden edilmiş aileyi ağırladığını, ancak bu kez İsrail’in ağır yıkıma yol açan saldırılar düzenlediği Beyrut’un güney banliyölerinden yeni bir göç dalgası yaşanmasından endişe ettiğini söyledi.

Hristiyanların çoğunlukta olduğu Mar Mikhael bölgesinde ise genellikle restoran ziyaretçileriyle dolu olan sokakta bir bakkal işleten 68 yaşındaki Tony Saab, savaşın ‘hayatımızı ve geleceğimizi etkilediğini’ belirterek durumu eleştirdi. Saab, “Hizbullah ülkesini ya da kendi destekçilerini düşünmeden kararlar alıyor” dedi. Örgütün ‘anlamsız savaşlar yürüttüğünü’ savunan Saab, “Bir roket atarsanız size yüz roketle karşılık verirler... Bu savaş dengeli değil” ifadelerini kullandı.

“Kim intihar etmek ister?”

Uzun yıllar boyunca Hizbullah, İsrail’e karşı mücadele eden silahlı güç olarak hem Lübnan’da hem de Arap dünyasında geniş bir popülariteye sahipti. 2006 yılında 33 gün süren savaş sırasında Lübnanlılar, güneyden gelen yerinden edilmiş kişilere evlerinin kapılarını açmıştı. Ancak örgüt, Suriye’de Beşşar Esed güçlerinin yanında savaşması ve önceki yönetim döneminde Tahran ile Şam’ın desteğiyle Lübnan’daki siyasi hayatın önemli noktalarını kontrol etmesi nedeniyle zamanla popülaritesini kaybetmeye başladı.

Mevcut savaşın başlamasından bu yana dikkat çeken gelişmelerden biri de, üyelerinin büyük bölümü Hizbullah’a bağlılık duyan Şii toplumunun içinden eleştirel seslerin yükselmeye başlaması oldu. Sosyal medya platformlarında da bu kesimden çok sayıda video ve yorum paylaşılırken, savaş ve Hizbullah’ın performansı eleştiriliyor.

55 yaşındaki Sünni Lübnanlı Gade, “Biz hiçbir zaman onlardan ya da Seyyid’den (Hizbullah’ın eski genel sekreteri Hasan Nasrallah) nefret etmedik. İsrail’i durduran ve geri püskürten oydu” dedi. Ancak Gade’ye göre ‘artık durum değişti’.

Gade, Hizbullah’ın popülaritesini ‘Şiiler arasında bile’ kaybetmeye başladığını belirterek, “İnsanlar yoruldu” ifadesini kullandı.

Şii bir aileden gelen avukat Lina Hamdan ise “Kimse bu savaşı istemiyor. Kim intihar etmek ister? İlk kurbanlar onlar (Şiiler) olur” diye konuştu.

Hizbullah’a muhalif olan Hamdan, mevcut savaşın örgütün siyasi ve askeri geleceği açısından ‘bir dönüm noktası’ olacağını düşünüyor.

Beyrut’ta yerinden edilmiş kişiler için barınağa dönüştürülen bir okulda yaşayan 53 yaşındaki Hiyam ise “Bu savaşın amacı ne? Hiçbir şey mantıklı görünmüyor” dedi.

Genellikle geniş yardım kuruluşları, hastaneler ve okullardan oluşan bir ağ üzerinden yerinden edilmiş kişilere destek sağlayan Hizbullah’ın bu kez aynı desteği sunmadığını söyleyen Hiyam, “Bu defa kendi başımızın çaresine bakmaya bırakıldık” ifadesini kullandı.


Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
TT

Irak'ta Haşdi Şabi güçlerine yönelik ölümcül saldırılar

Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan
Irak'ın batısındaki Akaşat'ta Haşdi Şabi Güçlerine yönelik saldırının gerçekleştiği yeri gösteren ve geniş çapta yayılan bir videodan

Irak, batı sınırlarından güneydeki karasularına kadar uzanan çok cepheli, benzeri görülmemiş bir askeri gerilim evresine girdi. Dün ülkenin batısındaki Akaşat bölgesinde ve Bağdat'ın güneyindeki Sakr kampında bulunan Haşdi Şabi Güçleri’nin mevzilerine düzenlenen hava saldırılarında can kayıpları çok sayıda yaralı olduğu belirtildi.

Irak Silahlı Kuvvetleri ve Ortak Operasyonlar Komutanlığı, saldırıları "belirli bir hedef gözetmeyen sistematik bir saldırganlık" olarak nitelendirerek, güvenlik kazanımlarını baltalamayı ve egemenliği ihlal etmeyi amaçladıklarını belirtti. Sorumlu uçakların belirlenmesi için de alarm durumu ilan edildi.

Daha sonraki bir gelişmede ise patlayıcı yüklü insansız hava araçları (İHA), Bağdat'ın kuzeyindeki Mahmur Kampı'nda bulunan Irak Ordusu'nun 14. Tümeni karargahını hedef aldı, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Buna paralel olarak, patlayıcı yüklü teknelerin iki yabancı petrol tankerini hedef aldığı bir saldırının ardından çatışma Basra'daki Faw kıyılarına da sıçradı. İran Devrim Muhafızları, tankerlerden birini hedef alma sorumluluğunu üstlendi.

Olay, büyük yangınlara ve Irak limanlarından ham petrol sevkiyatının geçici olarak durmasına neden olarak, ülkenin tam teşekküllü bir bölgesel savaşa sürüklenmesi korkusunu derinleştirdi.


İsrail ordusu Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye köprüsünü vurdu

 İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail ordusu Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye köprüsünü vurdu

 İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)
İsrail'e ait bir F-15 savaş uçağı, 29 Haziran 2023'te İsrail'in güneyindeki Hatzerim Hava Üssü üzerinde uçarken görüntülendi (Reuters)

İsrail ordusu bugün yaptığı açıklamada, Lübnan'daki Litani Nehri üzerindeki Zrariye Köprüsü'nü hedef aldığını ve burayı Hizbullah militanları için önemli bir geçiş noktası olarak tanımladığını belirtti.

Ordu, grubun son zamanlarda köprü yakınlarına roketatarlar yerleştirdiğini ve bunlardan İsrail'e roketler fırlattığını ifade etti.

Bu, İsrail ordusunun Hizbullah ile mevcut çatışmalarda Lübnan'daki bir köprüyü hedef aldığı ilk olay.

İran, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri liderleri, Ortadoğu'daki savaş bugün ikinci haftasına girerken, yüzlerce can kaybına, milyonlarca insanın hayatının alt üst olmasına ve finans piyasalarının sarsılmasına yol açan çatışmalara devam edeceklerini açıkladılar.

İran'ın yeni Yüksek Lideri Mücteba Hameney, dün televizyonda yayınlana ilk açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağına dair söz verdi. İslam Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen sertlik yanlısı lider, "Herkese temin ederim ki, şehitlerinizin kanının intikamını almayı unutmayacağız" dedi. Açıklamayı kendisinin yapmamasının nedeni ise belirsizliğini koruyor.