Hamas savaş sırasında yeni savaşçıları nasıl topladı ve eğitti?

Şarku’l Avsat, Kassam Tugayları tarafından kullanılan askeri eğitim kılavuzlarının fotoğraflarını yayınladı

TT

Hamas savaş sırasında yeni savaşçıları nasıl topladı ve eğitti?

Hamas savaş sırasında yeni savaşçıları nasıl topladı ve eğitti?

Hamas tarafından yapılan bir açıklama ve eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın teyidi, Filistin hareketinin 15 ay süren Gazze savaşı sırasında savaşçı toplayabildiğini ve eğitebildiğini gösterdi.

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, geçtiğimiz temmuz ayında yaptığı bir açıklamada şöyle demişti: “Savaş sırasında binlerce yeni savaşçı devşirebildik, bazı önemli yeteneklerimizi geliştirdik, pusu hazırladık, bomba ve füze ürettik ve düşmanın kalıntılarını geri dönüştürdük.”

Eski ABD Dışişleri Bakanı da 14 Ocak'ta Dışişleri Bakanı olarak yaptığı son konuşmada Hamas'ın yeni savaşçılar devşirdiğini doğrulayarak şunları söyledi: “Tahminlerimize göre Hamas neredeyse kaybettiklerine eşit sayıda yeni savaşçı devşirdi. Bu adım intifadanın ve savaşın devam ettiğini gösteriyor.”

Hem ABD'nin açıklamaları hem de Hamas'ın iddiaları, hareketin savaş ortamında nasıl savaşçı topladığı ve eğittiği konusunda soru işaretleri yarattı. Ancak Şarku'l Avsat muhabirinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nın yıkıntılarında bulduğu Hamas askeri eğitim kılavuzları, hareketin üyelerini eğitmek için kullandığı mekanizmayı kısmen açıklıyor.

Cibaliye Mülteci Kampı, ordunun itiraflarına göre yaklaşık 100 gün süren ve onlarca İsrailli subay ve askerin ölümüyle sonuçlanan özel ve yoğun bir İsrail askeri operasyonuna tanık olurken, Hamas bu çatışmalardaki kayıplarını açıklamadı.

Tatbikatların niteliği

‘Zırhlılara Karşı Silahlar - Kuzey Tugayı’ başlıklı ve 2023 tarihli kılavuzlar, Kassam Tugayları’nın yeni askerleri İsrail kuvvetlerine karşı operasyonlar yürütmeye yönlendirme girişimlerinin bir parçası olarak hafif silahların ve güdümlü roketlerin nasıl kullanılacağına dair askeri eğitim talimatlarını içeriyor.

Yayınlar ayrıca yeni savaşçılara, nişancılık ve atış kuralları, İsrail araçlarına, özellikle de Merkava tankına zarar vermek için gereken mesafe ve tanktaki zayıf noktalar hakkında bilgi veriyor.

Kılavuzlarda ayrıca RBG, PG-7V, F-7, BG-7M, Yasin, Tandem, Çin, Rus ve TBG mermilerinin kullanımına ilişkin temel bilgiler de yer alıyor.

Şarku'l Avsat'a konuşan Hamas kaynakları, ‘bu kılavuzların, el kitaplarının ve diğer araç gereçlerin askeri bölgelerde eğitilen yeni Kassam Tugayları savaşçılarına uygulamalı eğitim vermek için yıllardır var olduğunu’ söyledi. Kaynaklar, “Bu kılavuzların ve diğer araç gereçlerin Cibaliye Mülteci Kampı'ndaki çatışma yerlerinde bulunması, direnişçilere, özellikle de yeni savaşçılara saldırganlıkla başa çıkmalarında yardımcı olmayı amaçlıyordu” diye konuştu.

‘Eğitim kılavuzlarının Gazze Şeridi'nin özellikle diğer bölgelerden daha yoğun ve daha geniş saldırıya maruz kalan kuzey bölgelerinde meydana gelen çatışmalarda çok yardımcı olduğunu’ belirten kaynaklar, “Askeri kabiliyetler de erozyona uğruyordu. Ancak saha komutanları, savaşı yönetmek için alternatifler bularak ve yeni savaşçılar alarak bunu hızla çözdüler” ifadelerini kullandı.

Yeni savaşçılar... Kim bunlar?

Kaynaklar, savaş sırasında Kassam Tugayları tarafından silah altına alınanların, savaştan önce acemi savaşçılar için düzenlenen hızlı askeri kurslarda silah eğitimi almış unsurlar olduğunu söylüyor. Kaynaklar, “Savaşan ana unsurların büyük bir kısmını kaybettikten sonra bu acemi savaşçılar, harekete sadık unsurlardan devşirilen diğerleriyle birlikte savaşlara katılmaya çağrıldı. Ancak daha önce olduğu gibi kapsamlı bir eğitim almadılar ve sadece saha gerçekliğiyle başa çıkmak için bazı hızlı temel bilgiler öğrendiler” şeklinde konuştu.

Hamas kaynakları ayrıca, ‘bu yeni savaşçılara deneyimli savaşçıların eşlik ettiğini, sahadaki gelişmeler ışığında güdümlü füzeler (örneğin Yasin) ve diğerleri gibi alışılmadık silahların kullanımına ilişkin yazılı talimatlara sahip olduklarını, ancak hepsinin Kalaşnikof gibi hafif silahların kullanımında ustalaştığını’ açıkladı.

Kaynaklar yeni savaşçıların ‘sahada çalışma ve taktikler konusunda çok az deneyimleri’ olduğunu ve bazılarının ‘zorluklarla’ karşılaştığını kabul ederken, ‘gerilla ve sokak savaşının onlar için daha kolay olduğunu’ vurguladılar.

Kaynaklara göre bu kişilerin çoğu başta Cibaliye ve Beyt Lahiya olmak üzere Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki çatışmalarda önemli rol oynarken, bir kısmı da Beyt Hanun'da savaştı ve İsrail askerlerinin öldürülmesine yol açan operasyonlara katıldı.

Yanıltmaca

İsrail'le varılan ateşkes anlaşmasının ardından geçtiğimiz pazar günü gerçekleştirilen ilk esir değişimi sırasında Hamas'ın eleman devşirebildiği fikrini sürekli kılmaya çalıştığı anlaşıldı. Zira Kassam Tugayları mensupları, Gazze Şeridi'nin nispeten kuzey kesiminin bir parçası sayılan Gazze şehrinin merkezindeki operasyon sırasında açık ve belirgin bir şekilde ortaya çıktı.

Kaynaklara göre Hamas, gerçekleştirdiği bir yanıltmaca operasyonunun ardından gerçekleşen teslim sırasında, esirleri taşıyan araçlara benzer tipte ve farklı şekillerde araçları aynı anda Gazze şehrinin çeşitli mahallelerinden geçirdi.

Kaynaklar, esirleri taşıyan özel aracın izlenmesini engellemek için Hamas ajanlarına Saraya Meydanı'nda toplanmaları yönünde mesajlar gönderildiğini bildirdi.

Savaşçı sayısı

Kaynaklar, Ebu Ubeyde'nin konuşmasından sonra ‘2024 acemi’ olarak adlandırılan yeni askerlerin sayısı hakkında net bir bilgi vermedi. Bu, Hamas'a bağlı aktivistler tarafından Gazze içinde ve dışında sosyal medya ağlarında İsrail'in kabiliyetleriyle alay etmek için kullanılan bir terim.

İsrail Yayın Kurumu tarafından bu ayın başlarında yayınlanan ve askeri kaynaklara dayandırılan tahminlere göre savaşçıların sayısı 4 bine ulaşıyor. Aynı kaynaklar, üst düzey bir Kassam Tugayları lideri olan Muhammed Sinvar'ı (Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki merhum lideri Yahya Sinvar'ın kardeşi) bundan sorumlu olmakla suçluyor.

scadvf
İsrail ordusu tarafından 17 Aralık'ta yayınlanan ve Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Erez (Beyt Hanun) Sınır Kapısı yakınlarında Hamas'a ait bir tünelin içinde arabada çekilmiş fotoğrafı (İsrail ordusu - Reuters)

Wall Street Journal'a göre Muhammed Sinvar, ‘Hamas'ın yeteneklerini yeniden inşa etmeye’ çalışıyor. Hamas'ın savaş sırasında yürüttüğü savaşçı toplama kampanyası ve devam eden çatışmaları, Gazze Şeridi'nde militanlardan temizlediğini ilan ettiği bölgelere birkaç kez geri dönen ancak her seferinde şiddetli bir direnişle karşılaşan İsrail için büyük bir zorluk oluşturdu.

Savaştan önce Kassam Tugayları'nın 24 tabura bölünmüş beş tugaya bağlı yaklaşık 30 bin savaşçısı olduğu tahmin ediliyor.

Eski ABD Dışişleri Bakanı, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde kaybettiği savaşçı sayısı kadar savaşçı devşirdiğini tahmin ediyordu.

Blinken, Atlantik Konseyi'nde yaptığı bir konuşmada, İsrail'in Gazze Şeridi stratejisini eleştirerek şunları söyledi: “İsrail hükümetine Hamas'ın sadece askeri bir harekatla yenilemeyeceğini ve net bir alternatif, çatışma sonrası bir plan ve Filistinliler için inandırıcı bir siyasi ufuk olmadan Hamas'ın yeniden büyüyeceğini uzun zamandır anlatıyoruz.”

Konuşmasında, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde halen direnişle karşı karşıya olduğunu belirten Blinken, “7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşanan tam da budur. İsrail ne zaman askeri operasyonlarını tamamlayıp Hamas'ı geri çekse, militanlar yeniden toparlanıp ortaya çıkıyor. Çünkü boşluğu dolduracak başka bir şey yok” ifadelerini kullandı.



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.


Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Sudan'daki barış çabalarını koordine etmek için Kahire'de uluslararası toplantı

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile görüşmesi sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire bugün, Sudan’da barış çabalarını güçlendirmek ve iki buçuk yılı aşkın süredir devam eden iç savaşı durdurmaya yönelik yolları ilerletmek amacıyla kurulan Danışma Mekanizması’nın beşinci toplantısına ev sahipliği yapacak.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra’nın Danışma Mekanizması toplantısına katılımını memnuniyetle karşıladı. Abdulati, dün Kahire’de Lamamra ile yaptığı görüşmede, toplantıdan çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesine yönelik uluslararası çabalara katkı sağlamasını umut ettiklerini söyledi.

Sudan’da Nisan 2023’ün ortasında savaşın patlak vermesinin ardından oluşturulan Danışma Mekanizması’nda, Afrika Birliği (AfB), Avrupa Birliği (AB), Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi (IGAD), Arap Birliği ve BM olmak üzere beş ana çok taraflı kuruluş yer alıyor. Mekanizma kapsamında daha önce Mısır, Cibuti, Moritanya ve Brüksel’de toplantılar düzenlenerek Sudan’daki barış girişimlerinin eşgüdümü hedeflendi.

asdfrgt
Birleşmiş Milletler (BM) Sudan Özel Temsilcisi Ramtane Lamamra ile Kahire'de kapsamlı görüşmeler yapıldı. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Abdulati, Lamamra ile yaptığı görüşmede, Danışma Mekanizması toplantısından çıkacak sonuçların Sudan’da barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik çabalara katkı sağlamasının önemini vurguladı. Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, başta Dörtlü Mekanizma olmak üzere bölgesel ve uluslararası ortaklarla eşgüdümün güçlendirilmesinin gerekliliğine de dikkat çekti.

Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve ABD’den oluşan Dörtlü Mekanizma, Sudan’da ateşkesin sağlanması için çalışmalar yürütüyor. Mekanizma, 12 Eylül’de Washington’da bakanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirmiş ve Sudan’daki silahlı çatışmanın çözümü için tüm çabaların gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştı. Toplantıda ayrıca sivillerin ve altyapının korunması, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının sağlanması ve Kızıldeniz bölgesinin güvenliği için uygun koşulların oluşturulması çağrısı yapılmıştı.

Abdulati, Lamamra ile görüşmelerinde Sudan krizine ilişkin Mısır’ın tutumunun temel ilkelerini yineleyerek, Sudan’ın birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının öncelik olduğunu ifade etti. Sudan devlet kurumlarının muhafaza edilmesinin, istikrarın yeniden sağlanmasının temel dayanağı olduğu vurgusunu yaptı.

Lamamra ise Mısır’ın Sudan’a yönelik siyasi ve insani çabalarını takdir etti. Şarku’l Avsat’ın Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan aktardığına göre Lamamra, Kahire’nin ateşkesin sağlanmasına yönelik girişimleri desteklemedeki aktif rolüne ve Sudan halkının acılarını sona erdirecek, iç istikrarı güçlendirecek kapsayıcı bir siyasi sürecin başlatılması için uygun koşulların oluşturulmasına yönelik çabalarına dikkat çekti.

Danışma Mekanizması’nın geçtiğimiz haziran ayında Brüksel’de yapılan son toplantısında, grubun Sudan’ın birliğine, toprak bütünlüğüne ve Sudan halkının egemenliğine bağlılığı teyit edildi. Katılımcılar, silahların susturulması, sivil geçiş sürecine geri dönülmesi ve özellikle kadınlar ile gençler başta olmak üzere savaştan etkilenen Sudan halkının geleceğine yönelik acil adımlar atılması için kolektif ve eşgüdümlü çalışmanın gerekliliği konusunda mutabık kaldı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Salah Halime ise Danışma Mekanizması toplantısının Sudan’daki savaş krizinde bir kırılma yaratacağı konusunda temkinli. Halime, girişimin bölgesel ve uluslararası çözüm yollarını birleştirmek amacıyla kurulduğunu ancak özellikle çalışma çerçevesinin güvenlik ve insani boyutlarla sınırlı kalması, siyasi süreci kapsamaması nedeniyle bugüne kadar somut bir fayda sağlamadığını söyledi.

Halime, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Dörtlü Mekanizma, Sudan’da barış sürecinde ilerleme sağlama açısından daha etkili bir yol sunuyor” dedi. Dörtlü Mekanizma ülkelerinin güvenlik, insani ve siyasi boyutları içeren bir vizyon benimsediğini belirten Halime, uluslararası toplumun Sudan krizinin sona erdirilmesinde bu girişimin çabalarına güvendiğini ifade etti. Halime, beşinci toplantının Kahire’de düzenlenmesinin de Mısır’ın Sudan’da istikrarın yeniden tesisine verdiği önemi yansıttığını vurguladı.

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Abdulati, BM Sudan Özel Temsilcisi’yle yaptığı görüşmede, uluslararası ve bölgesel ortaklarla eşgüdüm içinde kalıcı ateşkes sağlanmasına yönelik Mısır’ın yürüttüğü temaslara dikkat çekti. Abdulati ayrıca, Mısır’ın topraklarında çok sayıda Sudanlıyı misafir etmesi bağlamında Sudan halkına sağlanan sürekli desteğe de değindi.

Sudanlı siyasi analist el-Hindi İzzeddin ise Danışma Mekanizması’nın Sudan’daki insani çabaların ilerletilmesinde rol oynayabileceğini, ancak önceki çıktılarının barış dosyasında siyasi bir atılım yapma kapasitesini yansıtmadığını söyledi. İzzeddin, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Kahire toplantısının öneminin, Sudan’da siyasi çözüm sürecinin fiilen başlaması halinde beş çok taraflı uluslararası kuruluşun çabalarının eşgüdümünde ortaya çıkacağını belirtti.